ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİ İL VE İLÇE TEŞKİLATI KURULUMASI

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİ İL VE İLÇE TEŞKİLATI KURULUMASI

AMAÇ

MADDE 1 – Çağdaş Adalet İktisad Partisi amacı, siyasî partilerle ilgili  olmayıb TÜRK milletimize sadakat ile  hizmet etmek için TÜRK milletimizin kurduğu devletin uygun gördüğü siyasi kanuni esaslarına göre  Çağdaş Adalet İktisad Partisinin ilkelerini düzenlenmişdir.

Cağdaş Adalet İktisad Partisi

aşağıdaki belirtilen yönetim oluşumu

Asil kurucu üyeler

100 % 25 Kayıtı Kadın

100%  25 Erkek

100% 25 Genç

100% 25 yaşlı

Partiden Sorumlu Başkan Erkek ve Bayandan oluşur

Yönetim Kurulu Başkanı Erkek ve Bayandan oluşur

İl ve İlçe Teşkilatlarının yönetim kurulu oluşumunda Başkan bir Hanım bir Beyden oluşması şarttır.

Gençlik Kolları yönetim Kurulu Başkanı Bir Genç Hanım ile Bir Genç Delikanlı ile oluşması şarttır

 

KAPSAM

MADDE 2 –  Çağdaş Adalet İktisad Partisi kendisine üye olmak isteyen bütün fertler üye olmadan önce partimizin kendi mal varlıklarını hem partimizin üye mal varlıkları kuruluna ibraz etme zorunluluklarının olduğundan hemde TÜRKiye Cumhuriyetine bildirmek zorunda olub üye kayıtını ve kayıtlarını yaptırabilir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi üyelikleri  üye mal varlıkları kurulunun kabulünden sonra esası asil kurucu ana üyelerinin kabulü görüldükden sonra  Çağdaş Adalet İktisad Partisinde görevlendirilinebilecek kurulmalarımızın, teşkilatlanmalarımızda, faaliyetlerimizde, görev, yetki ve sorumlulukları, şahıslar üzerinde olup kurucu esas asil üyeleri tarafından takibi edilir sorumlu tutlamaz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi üzerinden mal edinemezler Partimizin yaşayabilmesi için  Çağdaş Adalet İktisad Partisine aid yönetim kurulu ve ona bağlı sorumlular ile gelir ve giderleri, denetlenmeleri, sorumlular üzerinde partimizin bir üst kurumu olan kurucu esas asil üyeler Çağdaş Adalet İktisad Partisinden sorumlu kurucu ve daimi sahibleri tarafından yetkili üyelerimizin üye olmadan önce belirttikler mal varlıklarını esasa alarak mal varlıklarının çoğalması büyümesi hangi zamanlarda olduğunu inceler gerek görüldüğü anda tekrarında denetlenir.

Üyelerimizin denetlenmesinde yakınen olmaksızın Üyelikleri askıya alınmaz derhal terk ettirilerek gerekli kanuni işlemlerin yapılması için ihbarını sağlar kapanma ve kapatılmalarıyla ilgili hükümleri kapsar.

 

TANIM

MADDE 3 –  Çağdaş Adalet İktisad Partisi Siyasî partiler, Anayasa ve kanunlara uygun olarak; milletvekili ve mahalli idareler seçimleri yoluyla, tüzük ve programlarımızda belirlenen görüşleri doğrultusunda çalışmalarımızı ve açık propagandalarımız ile milli iradenin oluşmasını sağlayıcı demokratik TÜRK Devleti ve TÜRK toplumu düzeninin içinde  TÜRK ülkemizin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacını güder ve TÜRK ülkemizin en ücra köşesinde (çapında) faaliyet göstermek üzere teşkilatlarımızın  Çağdaş Adalet İktisad Partisi tüzelkişiliğe sahip kuruluşlarıdır.

 

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİNİN VAZGEÇİLMEZLİĞİ VE NİTELİĞİ

MADDE 4 –  Çağdaş Adalet İktisad Partisi Siyasî pari olup, TÜRK demokratik siyasî hayatının vazgeçilmez unsurlarıdır. Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı olarak çalışırlar.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi kuruluşu, organlarının seçimi, işleyişi, faaliyetleri ve kararları TÜRK Anayasada nitelikleri belirtilen demokrasi esaslarına aykırı olamaz.

 

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİNİN SİYASİ PARTİ KURMA HAKKI

MADDE 5 – Bütün TÜRK Vatandaşları Çağdaş Adalet İktisad Partisine üye olma  hakkına sahiptirler.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi Anayasa ve kanunlar çerçevesinde, önceden izin almaksızın serbestçe üye olurlar.

 

ÜYE OLMA VE ÜYELİKTEN ÇEKİLME HAKKI

MADDE 6- Her Türk vatandaşı kanunda ve parti tüzüğünde gösterilen şartlara ve usullere göre Çağdaş Adalet İktisad Partisine üye olma ve dilediği anda üyelikten çekilme hakkına sahiptir.

Kimse, aynı zamanda birden fazla siyasî partinin üyesi olamaz, aksi halde üyelik sıfatı bu siyasî partilerin hepsinde birden sona ermiş olacakdır.

Kimse, Çağdaş Adalet İktisad Partisindeki birden fazla teşkilat birimine üye kaydolamaz, aksi halde son kayıt tarihinden önce yapılmış olan bütün üyelik kayıtları geçersizdir.

 

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİNİN SİYASİ TEŞKİLATI

MADDE 7 – (Değişik: 3370 – 21.5.1987) Siyasî partilerin teşkilatı; Çağdaş Adalet İktisad Partisi merkez organları ile il, ilçe ve belde teşkilatlarımızın; Türkiye Büyük Millet Meclisi Grubu ile il genel meclisi ve belediye meclisi gruplarımızdan ibarettir. (Ek cümle: 4445 – 12.8.1999) Çağdaş Adalet İktisad Partisi Siyasi  tüzüklerimizde ayrıca kadın kolu, gençlik kolu ihtiyar heyeti ve benzeri yan kuruluşlarla, yabancı ülkelerde yurtdışı temsilciliği kurulması öngörülebilir şekilde teşkilatlanır ve teşkilatlandırılır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi Belde teşkilatı, il ve ilçe merkezleri dışında belediye teşkilatı olan yerlerde kurulacakdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi Belde teşkilatlarımız ilçe başkanlığına ilçe başkanlıkları il başkanlığna bağlıdır.

Bu teşkilatlarımızın seçim tarzı, kuruluşumuzun ve faaliyet şekil ve şartlarımızın, üye sayısı, il ve ilçe teşkilatlarımızla münasebetleri Çağdaş Adalet İktisad Partisi siyasî tüzüğümüzde gösterilmektedir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi; belde teşkilatının üye sayısı üçten az olamaz.

 

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİNİN SİYASİ TEŞKİLATLANMASI

Çağdaş Adalet İktisad Partisi Siyasî, milletvekili seçilme yeterliğine sahip en az otuz Türk vatandaşı tarafından kurulmuşdur. MADDE 8 – (Değişik 1. fıkra: 4778 – 2.1.2003 / m.6) Çağdaş Adalet İktisad Partisi Siyasi, partiye üye olma yeterliğine sahip en az otuz Türk vatandaşı tarafından kurulurmuşdur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi siyasî  genel merkezi Ankara’da bulunur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi, aşağıda belirtilen bildiri ve belgelerin, İçişleri Bakanlığına verilmesiyle tüzelkişilik kazanırılır (mışdır).

Çağdaş Adalet İktisad Partisi bildirimiz, kurulacak siyasî partinin adı,Çağdaş Adalet İktisad Partisi genel merkez adresi, kurucuların adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, öğrenim durumları, meslek veya sanatlarıyla ikametgâhlarının belirtilmesi ve bu bildirinin bütün kurucular tarafından imzalanması ve bildiriye beşer adet olmak üzere kurucuların nüfus kayıt örnekleri, adlî sicil belgeleri ve kurucularımızın ayrı ayrı düzenledikleri siyasî parti kurucusu olabilme şartlarını taşıdıklarımızına belirten imzalı beyannameler ile kurucular tarafından imzalanmış Çağdaş Adalet İktisad Partisi tüzüğü ve programına eklendirimesi yapılmışdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi tarafından şahısların bilgi ve belgelerin alındığı anda, İçişleri Bakanlığınca bir alında belgesi alınarak verilir.

İçişleri Bakanlığı, kuruluş bildirisi ve alındı belgesinin onaylı birer örneği ile bildiri eklerinin birer takımını üç gün içinde Cumhuriyet Başsavcılığı ile Anayasa Mahkemesine gönderir cevabı beklenir.

 

TÜRKİYE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİNİN KURULUŞUNU DENETLEMESİ

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİNİN SİYASİ PARTİ SİCİLİ

MADDE 10 – Cumhuriyet Başsavcılığınca Çağdaş Adalet İktisad Partisi siyasî parti için bir sicil dosyası tuturuldukdan sonar yürşlgeye girmesini bekler.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi sicil dosyasında:

  1. a) Çağdaş Adalet İktisad Partisi kuruluş bildirisi ve ekleri,
  2. b) Çağdaş Adalet İktisad Partisi Merkez organlarımız ile, teşkilatlarımızınkurulmasında kurulan teşkilatatlarımzın üye lerinin kurdukları il, ilçe ve beldeleri, bunların organlarında görev alanların adlarını, soyadlarını, doğum yer ve tarihlerini, meslek veya sanatlarını ve ikametgâhlarını göstererek onayları listelenilir,
  3. c) Çağdaş Adalet İktisad Partisi faaliyetlerimizi düzenleyen her türlü kurumlarımızın yönetmenlikleri ve diğer yayınları ile TÜRK milletimiz bilgilendirilir,
  4. d) Çağdaş Adalet İktisad Partisi, Partiye kayıtlı üyelerin, ilçelere göre (b) bendindeki bilgileri içeren listelerini bulundurur.

 

Cumhuriyet Başsavcılığınca Çağdaş Adalet İktisad Partisinden istenilen sicille ilgili diğer bilgi ve belgeler de bu dosyaya konarak verirlir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi Siyasî partiler, (b) ve (c) bentlerindeki bilgi ve belgeler ile bunlarda ve parti tüzük ve programlarımızda yapılan değişiklikleri, yayın veya değişiklik tarihinden itibaren on beş gün içinde; (d) bendindeki listeler ile bunlarla ilgili değişiklikleri ise, altı ayda bir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi mecburu kılınır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi sicili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından herkese açıktır.

Soruşturma ile ilgili bilgilerin gizliliğine ilişkin hükümleri saklıdır.

(Ek fıkra: 3420 – 31.3.1988) Çağdaş Adalet İktisad Partisi Siyasî Partilerin bu Kanuna göre yapacağımız kongre delege seçimlerimizde ve ön seçimlerimizde (b) ve (d) bentleri gereğince Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir üye listeleri esas alınır.

(Ek fıkra: 3420 – 31.3.1988) Cumhuriyet Başsavcılığı,Çağdaş Adalet İktisad Partisi üye listelerinin düzenlenmesi, yazımı, bunların ilçe seçim kurullarına gönderilmesi ve buna ait işlerde 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki esaslar dairesinde personel görevlendirebileceğimiz gibi, bu işlerin yürütülmesinde kamu kurum ve kuruluşlarına ait teknik araçlardan da yararlanabileceğimizi.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi tarafından görevlendirileceklere 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 182 nci maddesine göre ücret ödendirilir. Bu ücretler ile hizmetin ifası için gerekli ödenecek Genel Bütçeden ödendirilir.

 

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİNE ÜYE OLMA

MADDE 11 – (Değişik 1. fıkra: 4445 – 12.8.1999) Onsekiz yaşını dolduran, medeni ve siyasi hakları kullanma ehliyetine sahip bulunan her Türk vatandaşı Çağdaş Adalet İktisad Partisine üye olabilir.

Ancak;

  1. a) (Değişik: 4445 – 12.8.1999) Hakimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri Çağdaş Adalet İktisad Partisine üye olamazlar.
  2. b) 1 – Kamu hizmetlerinden yasaklılar,

2 –  Zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle mahkûm olanlar, 2. (Değişik: 4778 – 2.1.2003 / m.7) Basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle mahkum olanlar,

3 – Herhangi bir suçtan dolayı ağır hapis veya taksirli suçlar hariç üç yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar, 3. (Değişik: 4778 – 2.1.2003 / m.7) Taksirli suçlar hariç beş yıl ağır hapis veya beş yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkum olanlar Çağdaş Adalet İktisad Partisimize üye olamazlar.

4 – Türk Ceza Kanununun ikinci Kitabının birinci babında yazılı suçlardan veya bu suçların işlenmesini alenî olarak tahrik etme suçundan mahkûm olanlar Çağdaş Adalet İktisad Partisimize üye ollamazlar ,

5 – Türk Ceza Kanununun 312 nci maddesinin ikinci fıkrasında yazılı halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etme suçlarından mahkûm olanlar, 5. (Değişik: 4778 – 2.1.2003 / m.7) Terör eyleminden mahkum olanlar asla Çağdaş Adalet İktisad Partisimize üye olamazlar,

6 – (…) (12.8.1999 tarih ve 4445 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.)

Çağdaş Adalet İktisad Partisine üye olamazlar ve üye kaydedilemezler.

(Ek fıkra: 4445 – 12.8.1999) Yükseköğretim elemanları, yasaklamanın dışındadır.

Bunlar hakkında Yükseköğretim Kanunu uygulanır.

 

ÜYELİĞE KABUL ŞARTLARI

MADDE 12 – Çağdaş Adalet İktisad Partisi Siyasî üyesi olmaya kanuna göre engel hali bulunmayanların üyeliğe kabul şartları parti tüzüğümüze gösterilmektedir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi tüzüğümüzde üyelik için başvuranlar arasında dil, ırk, cinsiyet, din, mezhep, aile, zümre, sınıf ve meslek farkı gözeten hükümler bulunamaz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi siyasî  üye olma istemlerini sebep göstermeksizin de reddedebilirler.

Ancak, üyeliğe kaydını isteyenin istemini reddeden teşkilatın bir üste kademesine, Çağdaş Adalet İktisad Partisi tüzüğünde gösterilen şekilde itiraz hakkı vardır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi İtiraz üzerine verilen karar kesindir.

 

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİ MERKEZ TEŞKİLATI

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİ GENEL MERKEZ TEŞKİLATI

MADDE 13 – (Değişik: 3370 – 21.5.1987)  Çağdaş Adalet İktisad Partisi merkez organlarımızın büyük kongre, genel başkan ile diğer karar, yönetim, icra ve disiplin organlarından ibarettir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi bu organların isimleri ve üye sayıları tüzüğümüzde gösterilmekdetir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi tüzüğümüzde, partimizin gayesine uygun olarak, danışma ve araştırma amaçlı ihtiyari kurullar da teşkil edilmişdir.

İhtiyari kurulların görev ve yetkileri ile üyelerinin sayısı ve seçilme usulleri tüzüğümüde gösterilmekdetir.

BÜYÜK KONGRE

MADDE 14 – Çağdaş Adalet İktisad Partisi en yüksek organı genel kurucu asil üyeleri dışında olmakla beraber büyük kongredir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi kurucu asil üyelerin dışında büyük kongrede, seçilmiş üyeler ile tabii üyelerden oluşur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi kurucu asil üyeler dışında Seçilmiş üyeler, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının iki katından fazla olmamak kaydıyla, parti tüzüğümüzde gösterdiğimiz şekilde ve sayıda il kongerelerimizce seçilen delegelerdir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi asil kurucu üyelerimizin dışında tabii üyeler;  Çağdaş Adalet İktisad Partisi genel başkanı, merkez karar ve yönetim kurulu ile merkez disiplin kurulu üyeleri mizin ve Çağdaş Adalet İktisad Partisi  partimizin üyesi olan bakanlar ve milletvekilleridir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi asil kurucu üyeleri taşıdıkları sıfat dolayısıyla ve büyük kongre üyesi olan kimseler, ayrıca il kongrelerince delege olarak seçilemezler.

Not Çağdaş Adalet İktisad Partisi asil kurucu üyeler daimidir (Hakları gizlidir) vaz geçilemez Çağdaş Adalet İktisad Partisi içinde yüz kızartıcı TÜRK milletimizin kurduğu devletinin anayasası esasa alınarak ancak ihraç edilebilinilir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi kurucu asil üyelerin dışında asil üyeler gözetimi altında Parti genel başkanını, partinin merkez karar ve yönetim kurulu ile merkez disiplin kurulu üyelerini gizli oyla seçer;  Çağdaş Adalet İktisad Partisi partimizin tüzük ve programında değişiklik yapmak; partimizin gelir-gider kesin hesabını kabul ve merkez karar ve yönetim kurulumuza ibra etmek veya kesin hesabı reddetmek;TÜRK

siyasi kanunları, partimizin tüzüğü ve parti programı çerçevesinde toplumu ve Devletimizi ilgilendiren konularla kamu faaliyetlerimizle ve parti politikalarımız hakkında genel nitelikte olmak şartıyla temenni kararları veya bağlayıcı kararları almak; TÜRK kanunun veya parti tüzüğümüzün gösterdiği sair hususları karara bağlamak;  Çağdaş Adalet İktisad Partimizin kapanmasına veya başka bir partiyle birleşmesine müsade edilemez ve böylece hukuki varlığı sona erecek partimizin mallarının tasfiye veya intikal şekline dair kararları vermek,kurucu asil üyeler yetkili olub  ancak büyük kongre üyeleri istifalarını sunmalarıyla üyelikleri son erdirilir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisiyetkisinin yetkisini asil kurucu üyeler taşır ve dahilindedir

Büyük kongreyi Çağdaş Adalet İktisad Partisi asil kurucu üyelerimizin düzenlediği tüzüğümüzün göstereceği süreler içerisinde toplanır.

Bu süre iki yıldan az üç yıldan fazla olamaz.

Olağanüstü toplantıları asil kurucu üyelerimiz tarafından gösterilmesi durumunda, genel başkanın veya merkez karar ve yönetim kurulunun lüzum göstermesi veya büyük kongre üyelerinin en az beşte birinin yazılı istemi üzerine yaparız.

 

(Değişik 7. Fıkra: 3370 – 21.5.1987) Çağdaş Adalet İktisad Partisi Parti kurucuları dahilinde seçilmiş delegelerin % 15’inden fazla olmamak kaydıyla, partimize üyelikleri devam ettiği müddetçe, ilk büyük kongre dahil büyük kongrenin tabii üyesidirler.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi Parti asil kurucularıın altındaki  Çağdaş Adalet İktisad Partisi üyeleri dahilinde seçilmiş delegenin % 15’inden fazla ise tabii delegelerin kurucular arasından nasıl seçeceğimizi  Çağdaş Adalet İktisad Partisi tüzüğümüzde gösterilmekdetir.  Çağdaş Adalet İktisad Partisi Parti asil kurucuları ilk büyük kongreyi, partimizin tüzelkişilik kazanmasından başlayarak her bir yıl içinde toplamak için karak alma zorunluluğu vardır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi büyük kongre ilk toplantısını yapıncaya kadar, bu kongrenin yetkilerini asil kurucular kurulu hakkına sabipdir ve hakklarını kullanır.  Çağdaş Adalet İktisad Partisi Partinin asıl kurucuların altında olup genel başkanı ile yaş kaydı aranmaksızın asil kurucu üyelerimizin kuruculuk şartlarımızı haiz merkezde bulunan asil kurucular altında karar ve yönetim kurulu ile merkez disiplin kurulu üyeleri ve milletvekilleri, bu kurulun tabii üyeleridir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi asil kurucu üyelerimizin altında olub büyük kongremizin toplantısı yeteri sayısı, büyük kongre üye tamsayısının salt asil kurucu çoğunluğu dışındadır .

İlk çağrı asil kurucu üyelerin isteği üzerine üyelerle yapılacak toplantıda toplantı yeteri üye sayısı bulunamıyorsa, ikinci çağrı üzerine yapılacak toplantıda toplantı üyeleri yeter sayısı aranmaz.

Çağdaş Adalet İktisad PartisiBüyük kongrenin karar yeter sayısı, kanunda veya parti tüzüğünde daha büyük bir sayı gösterilmediği hallerde, hazır bulunan üyelerin salt çoğunluğudur.

Parti tüzük ve programında değişiklik yapılmasına ilişkin olan veya parti politikasını ilgilendiren konularda karar alınmasına dair teklifleri karara bağlamak için bunların genel başkan, merkez karar ve yönetim kurulu veya büyük kongre üyelerinin en az yirmide biri tarafından ileri sürülmüş olması gerekir. Kanunlar, parti tüzük ve parti programı çerçevesinde toplumu ve Devleti igilendiren konularla kamu faaliyetleri konularında karar alınmasına dair teklifleri karara bağlamak için bu tekliflerin büyük kongrede hazır bulunan üyelerin üçte biri tarafından yapılmış olması şarttır. Bu teklifler, büyük kongrece seçilecek bir komisyonda görüşüldükten sonra, komisyon raporuyla birlikte incelenir ve karara bağlanır.

GENEL BAŞKAN

MADDE 15 – Çağdaş Adalet İktisad Partisi asil kurucu üyelerin altında parti genel başkanı, büyük kongrece gizli oyla ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile seçer. İlk iki oylamada sonuç alınmazsa, üçüncü oylamada en çok oy alan seçilmiş sayar.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi asil üye kurucularının altında olmak kayıdı ile Genel başkan en çok üç yıl için seçilir. (Birinci cümle hariç diğer) hükümler, 17 Mayıs 1990 tarih ve 3648 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)

Çağdaş Adalet İktisad Partisi asil kurucu üyelerinin sorumluluğu altında Partiyi temsil yetkisi genel başkana aittir.

Kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydı ile parti adına dava açma ve davada husumet yetkisi, genel başkana veya ona izafeten bu yetkileri kullanmak üzere parti tüzüğünün göstereceği parti mercilerine aittir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi asil kurucu üyelerin altında Parti genel başkanı, merkez karar ve yönetim kurulunun tabii başkanıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi Parti tüzüğümüzde , genel başkana görevinin yerine getirilmesinde ve yetkilerinin kullanılmasında yardımcılık etmek üzere genel başkan yardımcısı ve genel sekreter adlarıyla gerekli gördüğü sayıda yardımcılar öngörebilir.

Bunların ne suretle seçileceği, görev ve yetkileri parti tüzüğümüzde gösterilir.

Genel başkanlığın herhangi bir sebeple boşalması halinde, büyük kongre toplanıncaya kadar, asil kurucu üyeleri partimizin merkez karar ve yönetim kurulu partiyi temsil yetkisini verir kendi içinden seçeceği bir üyeye tevdi eder ve en geç kırkbeş gün içerisinde büyük kongreyi toplantıya çağırır.

 

 

MERKEZ KARAR, YÖNETİM VE İCRA ORGANLARI

MADDE 16 – (Değişik: 3370 – 21.5.1987)Çağdaş Adalet İktisad Partisi asil kurucu üyeler tarafından Siyasî partimizin merkez karar, yönetim ve icra organlarını parti tüzüğümüzde belirtilen isim, şekil ve sayıda kurulur. Büyük Kongrece seçilecek merkez organlarının herbirinin üye sayısı 15’den az olamaz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi asil kurucu üyeler tarafından verilen bu organlarında iki büyük kongre arasında, parti tüzüğümüzün ve programına ve büyük kongre kararlarına uymak şartıyla, partiyi ilgilendiren hususlarda karar almak ve alınan kararları asil kurucu üyeler tarafından onaylanılmasıyla uygulama yetkisine sahip olurlar.

Çağdaş Adalet İktisad Partisinin asil kurucu üyeleri altında olan Merkez karar organı, zorunlu sebepler dolayısıyla büyük kongrenin toplayamadığı hallerde, partimizin asil kurucu üyelerimizin el koyması ile birlikde hukuki varlığını devam ettirebilmesi için tüzüğümüzün ve programımızın değiştirilmeden asil urucu üyeler tarafından müdahele edilerek patri organlarındaki değişiklikler yapar

Çağdaş Adalet İktisad Partisi Parti işlerini düzenleyen asil kurucu üyeler parti iç yönetmeliklerini düzenler ve merkez karar organını tekrar seçer asil kurucu üyeler tarafından yapılır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi asil kurucu üyeleri tekrar Merkez karar ve yönetim organlarının üyelerini büyük kongrenin yapılması için hazırlar.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi diğer merkez organlarının seçim usul ve esasları parti tüzüğümüzde asil kurucu üyeleri belirtir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi asil kurucu üyelerinin dahilinde Parti genel başkanı merkez karar, yönetim ve icra organlarının herbirinin de başkanlığını yapar.

Çağdaş Adalet İktisad Partisinin asil kurucu üyelerinin verdiği yetki ile büyük kongrece seçilen merkez organlarının herbirinin üyeleri büyük kongrenin ve büyük kongre yetkilerini kullanan kurucular kurulunun tabii üyeleridir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi asil kurucu üyeleri Organların toplanma ve çalışma usulleri, görev ve yetkileri, birbirleriyle münasebetleri parti tüzüğünmüze gösterilmişdir.

 

MERKEZ DİSİPLİN KURULU

MADDE 17 – Çağdaş Adalet İktisad Partisi siyasî partimizin asil kurucu üyelerimizin altında merkez disiplin kurulu, TÜRK Kanununda ve partimizin tüzüğünde gösterilen şekilde kurulur.

Bu kurulun üye sayısı yediden az olamaz.

KÜÇÜK KONGRE

İL VE İLÇE TEŞKİLATI

İL TEŞKİLATI

MADDE 19 – Çağdaş Adalet İktisad Partisi il teşkilatı; il kongresi, il başkanı, il yönetim kurulu ve il disiplin kurulundan oluşur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi İl kongresi, sayısı altıyüzden fazla olmamak üzere, Çağdaş Adalet İktisad Partisi tüzüğümüzde ilçe kongrelerince seçilen delegelerden oluşur.

O ilin partili milletvekilleri ile yönetim ve disiplin kurulları başkan ve üyeleri, il kongresinin tabii üyeleridir. Geçici yönetim kurulu başkan ve üyeleri de kongreye katılma hakkına sahiptirler.

Ancak geçici il yönetim kurulu başkanı ve üyelerinden delege sıfatı olmayanların kongrede oy kullanma hakları yoktur.

(Değişik 3. Fıkra: 3377 – 23.5.1987) Çağdaş Adalet İktisad Partisi küçük kongresi İl kongresi, büyük kongrenin yapılmasına engel olmayacak şekilde parti tüzüğümüzde gösterilen süreler içinde toplanır.

(Değişik 4. Fıkra: 3370 – 21.5.1987)Çağdaş Adalet İktisad Partisi  İl yönetim kurulu, parti tüzüğünün göstereceği sayıda üyeden oluşur. Bu sayı 7’den az olamaz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi İl başkanı ile il yönetim kurulu il kongresince seçilir.

Kurucu asil üyeler tarafından gözetlenerek İl başkanı ile yönetim kurulunun, seçim şekli ve merkez karar ve yönetim kurulunca hangi hallerde ve nasıl işten el çektirileceği ve geçici yönetim kurulunun nasıl oluşturulacağı parti tüzüğümüzde gösterilir.

El çektirme kararı, 101 inci maddenin (d-1) bendinde gösterilen haller dışında yetkili kurulların üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ve gizli oyla alınır.

İşten el çektirme kararının kurucu asil üyeler tarafından denetlendikden sonra il yönetim kuruluna bildirilmesinden itibaren kırkbeş gün içinde il kongresi toplanarak yeni il yönetim kurulunu seçer.

Bu süre içerisinde il kongresi için yeni delegeler seçilmiş değilse, kongre eski delegelerle toplanır.

(Değişik 6. Fıkra: 3270 – 28.3.1986)

Çağdaş Adalet İktisad Partisi İl başkanı en çok üç yıl için seçilir. (Birinci cümle hariç diğer hükümler, 17 Mayıs 1990 tarih ve 3648 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)

Çağdaş Adalet İktisad Partisi İl teşkilatında bir il disiplin kurulu bulunur.

İl disiplin kurulunun üye sayısı ve bu üyelerde aranacak nitelikler parti tüzüğümüzde belirtilmişdir.

Bu maddede yazılı kurulların; görev ve yetkileriyle yedek üyelerinin sayısı, nasıl seçileceği ve ne suretle göreve çağrılacağı parti tüzüğümüzde açıklanır.

İLÇE TEŞKİLATI

MADDE 20 – (Değişik 1. ve 2. fıkra: 3420 – 31.3.1988) Çağdaş Adalet İktisad Partisi ilçe teşkilatı, ilçe kongresi, ilçe başkanı, ilçe yönetim kurulu ve belde teşkilatından meydana gelir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi tüzüğümüzdeki ilçe disiplin kurulu teşkili de öngörülebilir.

Bir ilçede teşkilatlanmamızdaki, ilçe sınırları içerisindeki beldelerin en az yarısında teşkilat kurmayı gerektirir.

Belde sayısı üç veya daha az ise beldenin sadece birinde teşkilat kurulmuş olması yeterlidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi  İlçe kongresi, ilçe ve çevresindeki köy ve mahallelerde Çağdaş Adalet İktisad Partisi son genel seçimde aldığı oy sayısına göre, seçime katılmamış isek üye sayımıza göre, bu Kanunun 10 uncu maddesinde gösterilen siyasî partiler sicilimizde kayıtlı ilgili Çağdaş Adalet İktisad Partimiz üyelerimizin seçtikleri, sayısı 400’ü aşmayan delegelerden oluşturulur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi İlçe yönetim kurulu ve ilçe disiplin kurulu başkan ve üyelerimizin ilçe kongresinin tabii üyeleridir.

Geçici ilçe yönetim kurulu başkan ve üyelerimizin de kongreye katılma hakkına sahiptir.

Ancak geçici ilçe yönetim kurulu başkan ve üyelerimizden delege sıfatı olmayanların kongrede oy kullanma hakkı yoktur.

(Değişik 3. Fıkra: 3270 – 28.3.1986) Çağdaş Adalet İktisad Partisi Delege seçimleri; köy ve mahallelerde partimizin bu yerlerde son genel seçimde aldığı oy miktarı, seçime katılmamış partimizde ise üye sayısı esas alınmak suretiyle bu yerlere verilecek kontenjanlara göre yapılacakdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi Köy ve mahallelerdeki üye sayısı delege kontenjanı verilmesini gerektiren nispetin altında ise bu durumdaki köy ve mahallelerin diğer köy ve mahallelerle birleştirilerek delege seçilmesini mümkün kılar.

Yapılan delege seçimleri bir tutunakla tespit edilerek, tutanak partimizin ilçe başkanlığına gönderilir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisimizin tüzüğünde, münhasıran delege seçimi işlemlerini yürütmek üzere kurucu asil üyelerimizin köy veya mahallelerdeki üyelerden birinin görevlendirilmesi öngörebilir.

Delege seçimiyle ilgili diğer hususlar Çağdaş Adalet İktisad Partisi tüzüğümüzde gösterilmekdetir.

(Değişik 7. Fıkra: 3377 – 23.5.1987) Çağdaş Adalet İktisad Partisi İlçe kongresi, il kongresinin yapılmasına engel olmayacak şekilde partimizin tüzüğünde gösterilen süreler içinde toplanır.

(Değişik 8. Fıkra: 3370 – 21.5.1987) İlçe yönetim kurulu, partimizin tüzüğünün göstereceği sayıda üyeden oluşur.

Bu sayı 5’ten az olamaz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi kurucu asil üyeler tarafından  görevlendirilecek İl Başkanı ve yardımcısı gözetiminde İlçe başkanı ile ilçe yönetim kurulu ilçe kongresince seçilir.

İlçe başkanı ile ilçe yönetim kurulunun, seçim şekli ve il yönetim kurulunca veya merkez karar ve yönetim kurulunca hangi hallerde ve nasıl işten el çektirileceği ve geçici yönetim kurulunun nasıl oluşturulacağı parti tüzüğümüzde gösterilmekdetir.

El çektirme kararı, 101 inci maddenin (d-1) bendinde gösterilen haller dışında yetkili kurulların üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ve gizli oyla alınır.

İşten el çektirme kararının ilçe yönetim kuruluna bildirilmesinden itibaren dokuz gün içinde ilçe kongresi toplanarak yeni ilçe yönetim kurulunu seçemini İl Başkan ve Başkan yardımcısını davet ederek ve İl Bakşanı ve Başkan yardımcısı gözetimi altında seçilir.

Bu süre içerisinde ilçe kongresi için yeni delegeler seçilmiş değilse, İl Başkanı ve yardımcısının kongre eski delegelerini toplar.

(Değişik 10.Fıkra: 3270 – 28.3.1986) İlçe başkanı en çok üç yıl için seçilir. (Birinci cümle hariç diğer hükümler, 17 Mayıs 1990 tarih ve 3648 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.)

Bu maddede yazılı kurulların; görev ve yetkileri ile yedek üyelerinin sayısı ve ne suretle göreve çağrılacağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi  tüzüğümüzde açıklanır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisimizin, illerin merkez ilçelerinde teşkilat kurmaları hususunda ilçe teşkilatına ilişkin hükümleri uygulatır.

 

SEÇİMLERİN YAPILMASI

MADDE 21 – Çağdaş Adalet İktisad Partisi kurucu asil üyelerinin tavsiyesi ile genel merkez, il ve ilçe organları seçimleri ile il kongresi ve büyük kongre delegelerinin seçimleri, yargı gözetimi altında gizli oy ve açık tasnif esasına göre aşağıdaki şekilde yapılacaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi seçimi yapılacak büyük kongreyle ile ve ilçe kongrelerinin toplantılarından en az on beş gün önce, kongreye katılacak partimizin üyelerini belirleyen listeleri, büyük kongreyle il kongreleri için Yüksek Seçim Kurulunun önceden belirleyeceği seçim kurulu başkanına, ilçe kongreleri için o yer ilçe seçim kurulu başkanımıza ilçede birden fazla ilçe seçim kurulunun bulunması halinde birinci ilçe seçim kurulu başkanımıza iki nüsha olarak verilir.

Ayrıca toplantının gündemi, yeri, günü, saati ile çoğunluk sağlanamadığı takdirde yapılacak ikinci toplantıya ilişkin hususlar da bildirilicektir.

Seçim kurulu başkanı, gerektiğinde ilgili kayıt ve belgeleri de getirtip incelemek suretiyle varsa noksanları tamamlattırdıktan sonra seçime katılacakları belirleyen liste ile yukardaki fıkrada belirttiğimiz diğer hususları onaylar.

Onaylanan liste ile toplantıya ilişkin diğer hususlar kongrenin toplantı tarihinden yedi gün önce Çağdaş Adalet İktisad Partisi ilgili teşkilatlarımızın bulunduğu binada asılmak suretiyle ilân edilir. İlân süresi üç gündür.

İlân süresi içinde, listeye yapılacak itirazlar hâkim tarafından incelenir ve en geç iki gün içinde kesin olarak karara bağlanır. Bu suretle kesinleşen listeler ile toplantıya ilişkin diğer hususlar, hâkim tarafından onaylanarak siyasî partinin ilgili teşkilatına gönderilir.

(Değişik 5. ve 6. Fıkra: 3270 – 28.3.1986) Çağdaş Adalet İktisad Partimizin Kongrelerde yapılacak seçimleri ilgili seçim kurulunun gözetimi ve denetiminde yapılır.

Bu seçimlerin usul ve şekilleri ile seçimlerde kullanılacak oy pusulası ve listelerin tanzim tarzı Çağdaş Adalet İktisad Partimizin kurucu asil üyelerimizin gözetimi tüzük ve kongre yönetmelikleri ile düzenlenir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi kurucu asil üyeler tarafından gözetimi altında hazırlatır ve seçim kurulu başkanı, bir başkan ile iki üyeden oluşan yeteri kadar seçim sandık kurulu oluşturtur.

Kurucu asil üyelerinin gözetiminde sandık kurulu başkanı ile bir üyesi memurlar, diğer üyesi de aday olmayan parti üyeleri arasından seçilir.

Ayrıca her sandık için aynı şekilde üçer yedek üyeleriylede belirlenir.

Seçim sandık kurulu başkanının yokluğunda, kurula memur üye başkanlık eder.

Seçim sandık kurulu, kanunun ve Çağdaş Adalet İktisad Partimizin  tüzüğünün öngördüğü esaslara göre seçimlerin yürütülmesi, yönetimi ve oyların tasnifi ile görevli olup, bu görevleri seçim ve tasnif işleri bitinceye kadar aralıksız olarak devam eder.

(Değişik: 3673 – 31.10.1990) Çağdaş Adalet İktisad Partisi Listesinde adı yazılı bulunmayanlar oy kullanamazlar.

Oylar oy verenin nüfus hüviyet cüzdanı veya resimli üyelik kimlik kartı veya kimlik tespiti amacıyla düzenlenmiş resmi belge ile ispat edilmesinden ve listedeki isminin karşısındaki yerin imzalanmasından sonra kullanır.

Oylar, oy verme sırasında sandık kurulu başkanınca verilen, seçim kurulu başkanınca mühürlenmiş ve adayları gösterir listelerin tüzük ve kongre yönetmeliklerinde gösterilen usule uygun bir şekilde işleme tabi tutularak sandığa atılması suretiyle kullanır.

Oy kullanma ve oyların muteberlik şekil ve şartları Çağdaş Adalet İktisad Partimizin tüzük ve kongre yönetmelikleri ile düzenlendirilir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisimizin seçim süresinin sonunda seçim sonuçları tutanakla tespit edilip, seçim sandık kurulu başkan ve üyeleri tarafından imzalanır.

Tutanakların bir örneği seçim yerinde asılmak suretiyle ilân edilecek.

Kullanılan oylar ve diğer belgeler, tutanağın bir örneği ile birlikte üç ay süre ile saklanmak üzere seçim kurulu başkanlığına verilecektir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisimizin seçimin devamı sırasında yapılan işlemler ile tutanakların düzenlenmesinden itibaren iki gün içinde seçim sonuçlarına yapılacak itirazlar hâkim tarafından aynı gün inceler ve kesin olarak karara bağlalar.

Hâkim seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük veya kanuna aykırı uygulama nedeniyle seçimlerin iptaline karar verdiği takdirde bir aydan az ve iki aydan fazla bir süre içinde olmamak üzere seçimlerin yenileceği tarihi tespit ederek ilgili Çağdaş Adalet İktisad Partimize bildirecektir. Belirlenen günde yalnız seçim yapılır ve seçim işlemleri bu madde ile kanunun öngördüğü diğer hükümlere uygun olarak yürütecekdir.

Çağdaş Adalet İktisad Partimizin İlçe seçim kurulu başkanımıza ve seçim sandık kurulu başkanımıza ile üyelerimize, „Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kunter Kanun“ da belirtilen esaslara göre Genel Bütçeden ücret ödenir.

Seçimler sırasında sandık kurulu başkan ve üyelerine karşı işlenen suçlar, Devlet memurlarına karşı işlenmiş gibi cezalandırılır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi

ATATÜRKMENBEY

 

 

 

Standard

Çağdaş Adalet İktisad Partisi kültürün önemi nedir – Milli Kültür

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi kültürün önemi nedir – Milli Kültür

kültürün önemi nedir….???

Kültür, bir toplumu kendi tarihi içinde meydana getirdiği değer hükümlerinin bütünüdür.

Bunlar ilim, sanat, ahlak ve dine ait değerlerdir. Her toplumun kendi kültürü vardır ve kültürün yükselmesi, ilerlemesi ve gelişmesi medeniyetin doğuşunu sağlar. Sosyolojik çerçevede en geniş sınırlarına ulaşan kültür kavramı ‘bir yaşama biçimidir.’

Bu yaklaşımda bir toplumda bulunan ve bulunmayan bütün ifade ve etkileşim biçimleri önem kazanır.

Bu anlamda kültür, insan olarak belli bir toplumda öğrendiklerimizle, davranış, düşünce sistemimizin toplamı sayılabilir.

Bir bakıma ne yediğimiz, ne içtiğimiz, ne okuduğumuz, nelere sempati ile yaklaşırken, nelere tepki duyduğumuz, ait olunan grup, küme ya da toplumu karakterize eder. Günümüzde iletişimin son derece hızlı yapılabilmesi kültürel ve bilimsel gelişmelerin, anında yayılmasına olanak sağlamıştır. Bu durum kültürlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin ve etkileşimlerinin üzerine düşünülmesi gereğini çıkarmıştır.

Aslında sosyal bilimciler farklı tanımı olan kültür kavramı için ‘bir kavramın bu kadar çok tanımı varsa, onun tanımlanamayacağını kabul etmek gerekir’ diyebiliyorlar.

Kültür tarihçileri insanoğlunun gelişme ve ilerleme göstererek hayatta kalma ve varlığını sürdürme savaşındaki başarısını, kültürel bir varlık oluşuna yani öğrendiklerini birikiminde saklayıp yeni nesillere aktarma yeteneği ile becerisine bağlar.

Kültür gelişim sürecinde önce günlük yaşam biçimi, sözlü kültür doğmuş, daha sonra yazılı kültür oluşmuştur.

Bugün yazılı kültür ile beraber sözlü kültür de devinim ve gelişimine devam etmektedir.

Sözlü kültür de yazar yoktur, toplumun ortak değeri, doğaldır, metinsizdir, ezbere dayalıdır, topluluk içinde birbirlerinden gördükleri hal hareketlerini birbirlerine bakarak uygulamalarıyla çeşitlenebilir, sürekli akış, dolaşım ve dolayısı ile değişim içindedir.

Toplumun ananeviden gördükleri bu günlük yaşamlarında alışa gelmiş   sıradan benimsenen hal hareket tavırları uygulamalarıdır.

Kültür de çözümleme ve inceleme yoktur.

Yazılı kültür yazılıdır, metne bağlıdır, okuru değişebilse bile metin değişmez, üreten yalnızdır, anlatıya istenilen sıklıkta dönülebilir, çözümleme ve inceleme yapılabilir.

Bir başka ifadeyle kültür, bir toplumun; gelenek, görenek, sanat, düşünce yapısı, tarihsel birikim ve sosyal kurumlar gibi varlıklarının tümünü kapsayan ve bireyleri arasında duyuş ve düşünüş birliğini sağlayan, şekillenmiş, kollektif maddi ve manevi değerleridir.

Her kültür ilkin öz gücüyle, özünde barındırdığı gizli güçle gelişir ve süreklileşir.

Bununla birlikte, tek bir kültür özünü tümüyle öbür kültürden soyutlayarak gelişemez. Bu nedenle her kültür, gelişmesini sürdürebilmek için, öbür kültürlerin kazanımlarından yararlanmak ister.

Bir kültür, ne denli gelişkin ve ne denli yaygın olursa olsun, bir başka kültürden üstün sayılmaz.

Hangi amaçla olursa olsun, kültürler arasında gelişmişlik- gelişmemişlik ya da ilerilik-gerilik değerlendirilmesi yapılmaz; kültürler, üstlük altlık ilişkisine sokulamaz.

Kültür hakkındaki bilimsel tartışmada üzerinde görüş birliğine varılan konulardan biri de, kültürel gelişmişlik ya da gelişmemişlik savının görece oluşudur. Her bütün kültür, içerisinde bulunan parça ya da alt kültürlerden oluşur; bunlar arasında gerçekleşen sürekli etkileşimle ve güncel koşullara göre biçimlenir.

Kültür kavramında bir sentez çabası içine girdiğimizde; antropolog’lar kültürü 4 temel kavram üzerinde yoğunlaştırarak açıklamaktadırlar. Bunlar:

 

 

 

  1. Kültür, bir toplumun, yada bütün toplumların uygarlık birikimidir.
  2. Kültür, belli bir toplumun kendisidir.
  3. Kültür, bir dizi sosyal süreçlerin bileşkesidir.
  4. Kültür, bir insan ve toplum kuramıdır.

Milli Kültürün Önemi

“Millet, aynı kültürden insanların oluşturduğu toplumdur”.

“Milli kültür”, bir devleti ayakta tutan unsurların en önemlisidir.

Çünkü,toplulukların birlikde oldurdukları aynı yaşam tarzını benimsenmesi ile milli kültür oluşur ve ortaya millet çıkar.

Millet ise mutlaka bir devlet oluşturur.

Dünya tarihine baktığımızda, milli kültüre sahip olmanın önemi daha iyi anlaşılır.

Tarihe gözatıldığında, milli kültüre sahip halkların her türlü zorluğa karşı varlıklarını sürdürdükleri  korudukları görülecektir.

İkinci Dünya Savaşı’ndan enkaz halinde çıkmalarına rağmen kısa sürede önemli birer güç haline gelen Almanya ve Japonya bunun en güzel örneğidir. Aynı şekilde, İstiklal Savaşı’nda Türklere yeni zaferler kazandıran, Türk Milletinin birlikde oluşdurdukları ortak milliyetçiliği ile tamamlanan milli kültürünün sağlamlığıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak.

Milli kültür, milli ve manevi değerlerin öğretildiği eğitim kurumlarında oluşmaya başlayacagiz.

Eğitim kurumlarında, milli ve manevi değerleri öğrenen gençler ise bu değerlere sahip çıktıkları ölçüde devleti, milli birliği ve beraberliği güçlendirecekler.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak.

Milletleşen topluluklar ortak bir kültür oluşturarak eğitimin milli birlik ve beraberlik açısından önemini açıkça ortaya koya cagiz:“Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri öğrenimin sınırları ne olursa olsun, ilk önce ve herşeyden önce Türkiye’nin bağımsızlığına, kendi benliğine, milli geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek gereği öğretecegiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Dünyada uluslararası duruma göre böyle bir mücadelenin gerektirdiği manevi unsurlara sahip olmayan kişiler ve bu nitelikte kişilerden oluşan toplumlara hayat ve bağımsızlık yoktur.

Çocuklarımızı aynı eğitim derecesinden geçirerek yetiştireceğiz. Kesinlikle bilmeliyiz ki iki parça halinde yaşayan milletler zayıftır, hastadır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Çocuklarımıza vereceğimiz öğrenim sınırı ne olursa olsun onlara esas olarak şunları öğreteceğiz: Milletine, Türkiye Devleti’ne, TBMM’ne düşman olanlarlarla mücadele; bu mücadelenin sebep ve vasıtaları ile donatılmayan millet için yaşama hakkı yoktur.

Alınan eğitimin, mahiyeti her ne olursa olsun, milli değerleri yücelten ve her zaman korunması gerekli unsurlar olarak ön planda tutan bir üsluba sahip olması gerektiğini vurguluyacagiz.

Çünkü, bir devletin sağlam temellere oturması için öncellikle milli birlik ve beraberliğini koruması gerekir.

Bir devlet ne kadar gelişmiş olursa olsun, ne kadar güçlü olursa olsun eğer ortak bir kültüre sahip değilse parça parça demektir.

Böyle bir devlet ise tüm gücünü kaybeder.

Milleti oluşturan unsurların en temel noktasında bireyler karşımıza çıkmaktadır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Bireylere milli beraberliğin ne olduğunu öğretmek ve milli şuuru kazandırmak ise ancak eğitimle gerçekleştirecegiz.

Bireylere milleti için çalışmanın önemi öğretilmediği takdirde milli eğitim amacına ulaşmamış olur.

Birey devletine ve dolayısıyla milletine faydasız bir insan haline gelir. Atatürkmenbe’in vurguladığı gibi eğitimin mahiyeti ve düzeni her ne olursa olsun, gençler milli şuurun aşılayıcısı olan milli kültürümüzü öğrenecek şekilde eğitimler verecegiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ayrıca bizim sistemimizde, milli kültürün temellerini “Milletin edindiği İlkerinin oluşturduğunu gençlere anlatacağız.

Eğitim insanlara milli şuurdan başka daha birçok şey kazandıracağız. İnsanın hayata bakışını, prensiplerini, sanat anlayışını, ideallerini, yaşam şeklini belirleyerek değişdireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İnsanların aileleri, dini, ülkesi, cinsiyeti, yaşam seviyesinin standartları her ne olursa olsun verilen iyi bir eğitimle aradaki tüm farklılıkları bir anda bütünü ile ortadan kaldıracağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak böylece insanlar aynı ortak amaçta birleştirilmiş olacağız.

Milli şuur da buna eklendiğinde bireyler tamamen kaliteli, yüksek ahlaklı, devletine bağlı ve faydalı bir millet haline getireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Bireyler için devletine bağlı ve faydalı olmalarını, kendisinin ve gelecek nesillerin en iyi yaşam standartlarına ulaşmasına katkıda bulunmalarını eğitim sistemimiz ile değerlerimizin önemini anlatacağız. Sonuç olarak, Türkiye, İktisad-i, Ekonomi, Partisi olarak eğitimin amacı

, Milletimizin birlikde ortak edinidiği milli kültürü kendilerine ilke edinmiş, devletini ve milletini tüm değerlerin üzerinde tutan gençler yetişdirerek dünya devletleri arasında en yüksek İdeal kültürümüzü yükseltmiş olacağız.

 

TOPLUMLARIN CAN DAMARI MİLLÎ KÜLTÜRD ÜR…..

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak yeni ikibin yılın ilk basamaklarına adım attığımız bu günlerde, özellikle toplumlar arasında görülen değişmenin hızlı boyutunu farkedememek mümkün değil.

Anlayışların, düşüncelerin yeniden şekillendiği çağımızda kültürel anlamda belirginleşen oluşumlar ise hiç de yabana atılacak gibi göremiyoruz.

Daima değişen çağa ayak uydurarak Anaevimize bağlı yenilikçi olacağız.

Yakın çevremizde, aile hayatımızda, çalışma ortamımızda olup bitenler, bizi herşeyi yeniden düşünmeye, yeniden bir değerlendirme yapmaya zorlamaktadır.

Bu değerlendirmede geçmiş ile içinde bulunduğumuz an; içinde bulunduğumuz an ile gelecek arasında köprü konumundaki kültürel varlıklarımız, kültür dinamiklerimiz ön plana çıkartaca ğız.

Şehirlerde de bulunsak, köylerde de yaşasak bu kavram ile karşılaşıyor, unsurları yenilikçiliğimiz ile birlikte eşit hale getireceğiz.

Hayatımızın hemen hemen her bölümünde, sosyal yaşantımızın bütün dilimlerinde bu kelime ile karşılaşıyoruz.

Dil kültürümüzden bahsimiz, teknoloji, medeniyet ile kültür arasındaki bağı ve sorunlarını tartışarak gidereceğiz.

Sanatın bütün dallarında onu en geniş manası ile kullanıyoruz. Müzik kültürü, sinema kültürü, edebiyat kültürü diyoruz.

Sosyal hayatımızın durumunu aynı kelimenin yardımı ile izaha çalışıyoruz; şehir kültürü, köy kültürü, gecekondu kültürü diyoruz.

Sadece yazılı basınımızda, gazete ve dergilerde konu ile ilgili araştıma yapan uzmanların dilinde ve kaleminde değil, televizyon ve radyo kanallarında da sık sık duyduk bu kelimeyi.

Toplumun hemen hemen her kesimindeki insanların hayatlarında yer aldı kültür.

Yıllarca kültürün nasıl birşey olduğunu anlamaya ve onu tanımaya çalıştık, etkisinden ve gücünden bahsettik.

Kültürümüzü ve medeniyetimizi nasıl muhafaza edebileceğimizi ve rgelecek nesillerimize bu değerleri nasıl aktarabileceğimizi tartışarak milli kültür değerlerimizin eğitimini gençlerimize nasıl vereceğiz sorusuna cevab bulmaya çalışıyoruz.

Yabancı kültür etkisinde kalmış gençlerimize sempati ile yaklaşarak kendi kültüründen uzaklaştıklarını nasıl yozlaşdılarını anlatıb kendi kültürlerinin ne kadar değerli olduğunun önemini anlatarak benliklerine kavuşturacağız.

Bir çok tanımıyla karşılaştığımız kültürün UNESCO uzmanlarınca yapılan ve kabul edilen tarifinde, bir insan topluluğunun kendi tarihi tekamülü hususunda sahip olduğu şuur ve bu insan topluluğunun bu tarihi tekamül şuuruna atfen varlığını devam ettirme azmini gösterdiği ve gelişimini sağladığı belirtilmiş.

Bizler milli kültürün tarif, içtimâî-manevî şuur muhtevalarını kültür olarak vermekle birlikte, kültürdeki sürekliliği ve millî olma zaruretini öne çıkarması bakımından da oldukça dikkate değer bulunuyoruz.

Tanımdan da anlattığımız gibi bir kültür ancak kendi toplumunun tarihi varlığında ortaya çıkabiliyor.

Milli Kültürü, yüzyıllara uzanan bir zaman çerçevesinde topluluklar meydana getirmek içinde, milli değerler içinde milli kültürümüzde milleti ayakta, dik ve sağlam tutan eğitim vereceğiz.

Ne kadar çok  önemli olduğunu okullarda milli kültür derslerinin verilmesini mecburi tutacağız.

Milli kültür tarihi bugüne kadar getiren ve onu aktüel bir güç yapan vasıtanın ilim, kültür ve sanat olduğunu ve bütünüyle zamanın içinde ebediyete giden bir yol olan, bütün zamanları besleyen dinin, ilme, kültüre ve sanata etkide bulunduğunu belirtiyoruz.

Yavuz Bülent Bakiler

kültürü, milleti diğer milletlerden ayıran maddi ve manevi değerler bütünü olarak görüyor ve bir örnekle şöyle izah ediyor:

Ana karnında bir çocuk düşününüz.

Çocuğu bir kordonla besleyen anadır.

O göbek bağını içeriden kopardınız mı, ananın da çocuğun da felaketine sebep olursunuz.

Kültürle millet arasındaki bağ da aynen öyle.

Milletler ancak kendi kültürleri ile yaşayabilirler.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Sayın Yavuz Bülent Bakiler Beyfendiyle Milli Kültür anlayışı konusunda hem fikiriz.

Kültür bir milletin dini inancıdır, konuştuğu dilidir, millet sevgisidir, tarih bilgisidir, birikimidir. Değer hükümleridir.

Örf ve adetleri gelenek ve görenekleridir.

Nihayet kültür, bir milletin yaşama tarzıdır.

Böyle olması gerekliliğidir.

Nedense bir türlü Halkımıza öğretilmedi kültürün gücünün farkına  kültür nedir ne değildir diye eğitim verdirmediler.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak işte en büyük hatada burdan kaynaklanıyor şimdi gençlerimizin neden başka medeniyetleri özentisi olduklarını daha iyi anlıyoruz ve milli kültür derslerini bütün okullarda mecburi tutacağız.

Yüzyıllar öncesinden başlayarak kültür dünyamıza binlerce yıldız serpiştiren, millet olarak şahsiyetimizin, karakterimizin yapısına nakışlarıyla biçim veren düşünce şekillerini, yaşama kural ve kaidelerini gerektiği gibi Türk milletinin ilelebet yaşayabilmesi için gelecegin teminatı olan asil gençlerine eğitim verdirmediler.

Zaten bir anlayabilselerdi,

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak olarak kültürümüzün varlık sebebimiz olduğunu kuvvetli inançla eğitimde eğlim göstereceğiz.

Devleti yöneten geçmiş iktidarların nasıl bir hataya düşdüklerini

Bir anlayabilselerdi, bu topraklar üzerinde hür ve müstakil yaşamak için kültürümüze sahip çıkmamız gerektiğini.

Telefi edilmesi çok zor olan hatalarını

Bir anlayabilselerdi, kültürün, sadece müzelerin kuytu köşelerine çekilmiş arkeolojik kalıntılardan ibaret olmadığını.

Kime nasıl hizmet edileceğini bizi biz yapan değerleri bir anlayabilselerdi.

Asırlar öncesinden gelen ve geleceğe yön veren, güzellikleri ile gecenin içinde parlayan ışık kaynakları nasıl görmezlikten gelinirdiki!

 

TÜRK KÜLTÜRÜ VE MEDENİYETİ

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler Kültürümüzü, orta asyadaki akrabalarımız kandaşlarımızın yaşadığı aynı kültürü birlikte bütünlük içinde dünyadaki bütün Türkler ile Toplumumuzun yaşayışını şekillendireceğiz.

Bizler dünyamızdaki yaşayan Türk milletimizin kültür sanatlarında, sosyal sistemlerinde, alışkanlıklarında, adetlerinde ve geleneklerinide yaşatacağız.

Bizler aynı kültüre sahip olan milletimizi, birlikte yaşayan ve aynı dili konuşan insanlarımızı, başka dili konuşan insanlardan farklı bir şekilde düşünmesini, hissetmesi ve onlardan farklı heyecan duymasına katkı sağlamasına çalışacağız

Başka milletlerin kültür yaşam tarzlarına özenen gençlerimizi asıl kendine aid olan milletinin manevi kültür değerlerini din, dil, sanat, edebiyat, örf ve adetleri ile düşünüş ve yaşayış tarzlarını tekrar meydana getireceğiz.

Bizler bu kültür değerlerimizi bozmadan kendilerinden sonra gelecek nesillere devretmeye gayret edeceğiz.

Eğer bir kültürün özü terkedilecek olursa veya toptan terkedilirse, o milletten, o cemiyetten eser kalmaz.

Bizler Kültür millî duyguların gelişmesini sağlayıp, insanı vatansever yaparak bu sevgiyle de millî bütünlüğünü sağlayacağız.

Kültür, istiklal isteyen bir yapıya sahib olduğunu hak ettiği istiklaline kavuşturacağız.

Başka bir kültürün kendi toplumumuzda gelişip, boy göstermesine asla fırsat vermeyeceğiz.

Bizler milletimizin kendine ait inanış ve yaşayışını meydana getiren din, asırlardır kültürün en önemli unsuru oluşturduğunu. İnanış ve yaşayış unsurları bu toplumumuzdaki bütün ferdi hareketleri, örf ve adetleri, sanatı, vs. Kendi tesiri altına alacağız.

Kültürü, psikolog, sosyolog ve kültürümüzü tarihimizi başka değişik şekillerde tanımlamaya izin vermeyeceğiz.

Bizler Bilgiyi, imanı, sanatı, ahlakı, hukuku, örf-âdeti ve insanın (cemiyetin bir üyesi olması dolayısıyla) kazandığı diğer bütün maharet ve ihtiyat ihtiva eden mürekkep bir bütün olarak tarif ederek kültürü Bir toplumun yaşama tarzı Atalardan gelen maddi-manevi değerler toplamı Bir toplulukta örf ve âdetlerin, davranış tarzlarından, teşkilat ve tesislerden kurulu âhenkli bir bütün olarak tanımlıyoruz.

Örneği verilecek olursa.

Ziya Gökalp ise kültürü: Bir milletin dinî, ahlakî, hukukî, bediî, muakaleleli (entellektüel), lisani, iktisadi ve fenni hayatının ahenkli bir bütünü eklinde ifade etmiştir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler Kültürden farklı bir anlam taşımakta olan medeniyeti, milletler arasında ortak değerler seviyesine yükselen anlayış, davranış ve yaşama vasıtalarının bütünlüğüdür.

Bu ortak değerlerimizin kaynağı, milletimizin kendi oluşturduğu kültürleridir.

KÜLTÜR MİLLETLERİN VARLIK GÖSTERGESİDİR

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler Kültürümüzü, belirli birlikte bütünlük içinde yaşayan Toplumumuzun yaşayışını şekillendireceğiz.

Bizler milletimizn kültür sanatlarında, sosyal sistemlerinde, alışkanlıklarında, adetlerinde ve geleneklerinide yaşatacağız.

Bizler aynı kültüre sahip olan milletimizi, birlikte yaşayan ve aynı dili konuşan insanlarımızı, başka dili konuşan insanlardan farklı bir şekilde düşünmesi, hissetmesi ve onlardan farklı heyecan duymasına katkı sağlamasına çalışacağız.

Bir bütünlük içinde Aynı inanış, düşünce, eğilim, kullanış ve davranış tarzlarımızile dünyadaki en ücra köşelerinde ne kadar yaşayan Türk  milletinden oluşsan bireysellere kadar ulaşarak millî kültür unsurlarımızı temsil ve teşkil etmeye gayret göstereceğiz.

Kültürlerimizden  doğan medeniyet, karekter yönünden umumi; kültür ise hususidyetlerimizden taviz vermeden bir bütünlük ahenk içinde koruyub yaşamaya yaşatmaya gayret sarf edeceğiz.

Hem ferdi her bireyselleri bir  topluluk  içinde Kültürümüzü tek bütün halinde sahiblendirerek, hem tek kültür bütünlüğü ile topluluklarımızı temsil ederceğiz.

Bizim kültür değerlerimizi milletimizin yaşam tarzlarında önemli yer tutararak bir bütün olarak yaşatacağız.

Dünyadaki en ücra köşelerinde yaşayan her ferdler ile iletişim içnde olarak Milletizin de bu kültür değerlerimiz üzerinde yaşatmaya ve önemle üzerinde duracağız.

Bizim milletimiz tek kültür varlığını, bir olduğunu milletimizde mevcut olduğunu göstererek, kendi birtek toplululuklarımızın varlığı ise aynı kültürün varlığına işaret ederek eğlim göstereceğiz.

Bizler dünyadaki bütün Cemiyetlerimiz arasında iletişimi ile çok sıkı bir bağ kuracağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler Sosyal yapı ile kültür bir gerçeğin milletimizin tek yüzü gibi olduğunu hissettireceğiz.

Sosyal yapılarımızı mevcut kültüre göre şekillendirerek, kültür de içinde bulunduğu çevreden sürekli etkili haline aldıracağız.

Bizler İnsanlarımızın zaman ve mekan içerisinde birleştiren ortak noktalarını bulunması tek millet olmanın en önemli özellikleride olduklarını vurgulayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bunu sağlayan ise kültür olduğunu belirtiyoruz.

KÜLTÜRÜN DOĞUŞU İNSANLIĞIN YARATILIŞI İLE BAŞLAR…

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Muhakkak ki kültürün meydana çıkmasında bütün insanların payı vardır. Kültür ve medeniyetlerin ileri ve güçlü olduğu ülkeler, sosyal ve kültürel temaslara açık ülkelerdir.

 

 

Sosyal ve kültürel temaslara açık olmayan ülkeler gelişememişlerdir.

  1. asırdan sonra keşfedilen bazı adalarda yaşayan insan gruplarının hepsinin seviyelerine uygun bir kültüre sahip oldukları görülmüştür.

Fakat dış dünyaya kapalı olarak oluşturulan bu kültürler, başka kültürlerle temas edemedikleri için gelişememişlerdir.

Türk kültürünün ortaya çıkış sahası, Türk kavimlerinin anavatanı olan Orta AsyaÕdır. Orta Asya, coğrafi yönden Türk kültürünün ana kaynağıdır. Hun, Göktürk ve Uygur Türk devletlerinin meydana getirdiği kültür, Orta Asya Türk Kültür ve Medeniyetinin ana temelini oluşturmuştur.

Göktürkler döneminden kalan Orhun Kitabeleri, o dönemin kültürünü yansıtan birer kültür hazineleridir. Bu dönemin kültür ve medeniyeti „Bozkır Kültürü“, „Bozkır Medeniyeti“ ve „Atlı Göçebe Kültürü“şeklinde isimlendirilmektedir.

TÜRK KÜLTÜRÜNE YENİ ÇEHRE ………

Orta Asya Türklerinin, İslamiyete girişleri ile birlikte Türk Kültürü de evrensel bir boyut ve yeni bir çehre kazanmıştır.

Türklerin İslamiyetle ilk temasları Emeviler döneminde başlamıştır. Abbasilerin Çine karşı yaptıkları Talas Muharebesinde (M. 751) Türkler, Abbasiler yanında yer almış, böylece İslamiyeti daha yakından tanıma fırsatı bulmuşlar ve İslamiyete girmeye başlamışlardır.

Türklerin İslamiyete girmeleri Maveraünnehir çevresinde hızlanmıştır. Türk İslam Kültür ve Medeniyeti, Karahanlı ve Gazneli Türk Devletleri ve İtil-Ural Türk Devleti döneminde geçiş dönemini yaşamış, Selçuklular ve Osmanlılar dönemi ise bu kültür ve medeniyetin en üst düzeye çıktığı dönem olmuştur.

Diğer kültür ve medeniyet çevrelerini etkisi altına alan Türk İslam kültür ve medeniyeti Türklüğün kendine has özelliğini gösterir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Mavera ün nehirden Anadoluya, Anadoludan da Balkanlara kadar uzanan bu kültür ve medeniyet, Akdeniz ülkelerini de etkisi altına almıştır. Toplumlar devlet ve millet olma seviyesine yükseldikleri zaman kendi millî kültürlerini oluşturabilirler.

Nihayet milattan önce 3. yüzyılda kurulan Hun Devletinden, bugüne kadar geçen zaman içinde Türk milletinin kendi bağrından doğurduğu lider başbuğAtatürk Hazretleri tarafından temelleri atılan Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar oluşan Türk Kültür ve Medeniyetinin bir bütün olduğu görülür.

Türkler Malazgirt Ovası’na ayak bastıklarında bir millî kimliği ve o kimliğin gerisinde onbin ile yirmibin beşyüz yıllık bir tarihi vardı.

O kimlik ve o tarihin gücü ile bu vatana sahip oldular.

Her mekandan ve her kültürden etkilendikleri gibi, kendi kültürü ile etrafındaki ülkeleri de etkilediler.

Türkler AnadoluÕya geldiklerinde; bin beşyüz yıllık çok sağlam bir devlet geleneğine sahiplerdi.

Anadolu, Türklerin eline geçince bir uçtan bir uca düzen ve disiplin altına alındı.

Dünya milletlerin gıpta ettiği bir düzen kuruldu.

Saray, medrese, han, hamam, yol, kervansaray, hastane, köprü, türbe, camiler inşaa ettiler.

Bugün dahi gururla seyrettiğimiz muazzam bir bayındırlık hamlesi gerçekleştirdiler. Bu hamleler gerçekleştirilirken daha önce Anadoluda hüküm sürerek eserler bırakan milletlerin eserlerine de saygı gösterildi ve aynen korundu.

Türk milleti fethettiği ülkelerde hakimiyet kurarken daha önce meydana getirilmiş olan medeniyetlere saygı duymuş, diğer milletlerin din, dil, örf ve adetlerine büyük bir müsamaha göstermiştir.

Osmanlı Devleti meşruiyetini, „Din ü Devlet Mülk ü Millet“ idaelinden, idaresindeki müslim ya da gayri müslim olan çeşitli toplumların kültürel, dini özelliklerini koruyup, garanti altına alışında buluyordu.

Yüzyıllar süren hoşgörüye dayalı, barış içerisinde bir beraberlik sayesindedir ki Osmanlı devleti zengin bir kültür ortaya çıkarmıştır.

Bu kültür, içerisinde farklı birçok kültürü barındırıyordu, bu özelliği ile bir mozayiği andırıyordu.

Bugün Türkiye dahil, Balkan ve Ortadoğu ülkelerinin şaşırtıcı kültürel benzerliklerinin temelinde bu olgu yatmaktadır.

Değişik coğrafyaların kesiştiği, değişik toplum ve tarihlerin karşılaştığı bir kavşak noktasında ortaya çıkan ve gelişen Osmanlı kültürü, Ortaasyalı olduğu kadar, Akdenizli, Ortadoğulu olduğu kadar Anadolulu ve Balkanlı idi.

Osmanlılının mührünü vurduğu bu kültür hem değerler, hem ürünler ve hem de duyuş, düşünüş ve davranış tarzları düzeyinde Türk toplumuna miras kalmıştır.

MADDİ GELİŞMENİN İTİCİ GÜCÜ KÜLTÜREL GELİŞMEDİR….

Bugün artık toplumlar yanlızca ekonomik göstergelerle ifade edilen kalkınmaya değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir gelişmeye, maddi tatmine olduğu kadar, manevi tatminde de ilerlemeye ihtiyaç duymaktadırlar.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler maneviyatımızında güçlenmesinde ve kalkınmasında yani kültürel gelişme, göstereceğiz.

maddi kalkınmanında ikinci gücümüz olacağıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler her  ikisi arasında biribirini destekleyen gizli bir akım varlığının. İçinde bulunduğumuz asrın insanlığa kazandırdığı en önemli tecrübelerden birisi, kalkınmamızda sosyal ve kültürel faaliyetlerimizi de gözardı edilemeyeceği gerçekliliğinede önem vereceğiz.

Bizler Milletler arası ilişkilerimizde belirleyen; sosyal, siyasal ve ekonomik etkenlerin yanında muhakkak ki kültürel etkenlerin de öneminin ne kadar büyük olduğunun farklılığımız ilede kültürümüzden ayrıda kalmadan milletimize hizmette sınır tanımayacağız.

Aslında bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak esasen kültürel etkenler, uluslararası yaklaşımlara daima devamlılık ve canlılık sağladığımızın farklılıklarımızı göstereceğiz.

Mevcut olan millî kültürürümüzün değerleri ile  Türk milletimizin birbirlerine daha fazla yaklaştırarak bütünlüğümüzü sağlayacağız.

Bunu sağlarken eski eserleri, tarihi vesikaları, şiiri, tiyatrosu, sanatı, edebiyatı ve folklorumuzu birleştirerekde dünya milletleri arasındada büyük rol oynayacağız.

Bu vesikalar ve değerlerimiz ilede diğer içimizdeki azınlıklarında , vatan bütünlüğüne dokunmadan, kardeşçe ve dostça, barış içinde yaşamalarını sağlayacağız.

Bu varlıklarımızın ve değerlerini anlam ve önemini maddi yönden ölçmek veya senteze tabi tutmak mümkün kılmayacağız.

Bizler Millî kültür varlıklarımızın korunmasını güvence altına alarak koruyacağımızın ilk  şartıdır.

Bizlerin en önemlisi millî kültür varlıklarımızın korunmasına büyük önem vererek öceliliklerimizden olacaktır.

Sınırlar dışına kaçırılmış millî kültür varlıklarımızın araştırılmasınada özen göstererek geri getirilmesi içindede gayret çaba sarf edeceğiz.

Korunması ve yayılması için bütün tedbirlerin alınmasına gerekli itinayı göstereceğiz.

Bizler Kültür toplumun sosyal yapısına yön veren ve o Türk milletimize kişilik kazandıran ortak davranışlarada itinaa ğöstereceğiz. Zaman içinde değişme, gelişme ve yenileşme özellikleri taşıdığındanda dolayı kültür, canlı ve dinamik bir yapıya sahib olarakda Türk milletimizi en üst yaşama Kültür düzeyimize bağlı olarakda gelişmeğe özenle hayatımızın içindede birlik bütünlüğü sağlayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler milletimizin diğer milletlerden ayıran yaşayış tarzının, dünya milleteleri iinde özgü duygu ve düşünce birliğinin ruhunu oluşturacağız.

Bizler bununla birlikte bu aşamada milletimizin yaşama tarızlarını anlatması bakımından millî kültür kavramının ne kadar önemli olduğunu vurgulayarak eğitimi gençlerimize vereceğiz.

Millî kültürümüzü bu durumda canlı bir organizma gibi telakki edilmesini kolaylaştıracağız.

Bu bakımdan millî kültürüzün  sağlıklı olarak gelişebilmesi içinde, bugünün geçmiş ile olan ilişkisini kesmemekle, bilakis yeniden kurmakla mümkünleştirerek. Yıllar boyu yaşayan kültürümüzün mensupları olarakda esas sahibi bizim milletimizin olduğun Atalarımızdan emanet olarak aldıkları geleneksel kültürlerine yeni ilaveler yaparak kendilerinden sonra gelen nesillere intikal ettireceğiz.

Bizler Sanayileşme ile  birlikte geleneksel toplum yapımızı değişdirmeden, gelişi güzel çarpık bir şehirleşme yapısına izin vermeyeceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Üstleneceğimiz misyonu kaybedmedende, kültür taşıyıcı olmaktan da uzaklaşmayacağız.

Teknolojimizi  geliştirirkende kültürümüzün  bozulmadan ilişkilerimizi yine teknolojinin bize kazandırdığı radyo, televizyon,vs vasıtalarla yayınlar yaparakda çocuklarımıza ve gençlerimize verilecek daha zengin eğitim çalışmalarımızla katkı sağlayacağız.

Kültürümüzü hem maddi,hemde manevi yönünün bozulmasınada izin vermeden koruyub yaşamasını sağlayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler Bilim ve teknik alanlarındaki gelişmelerde elde ettiğimiz maddi maddi gelirlerlede milletimizin kültür yaşamınada katkı sağlayacağız.

Türk medeniyetini birleşir hale getirerek ve milletlerarası bir nitelikde en yüksek mevkide temsil etme ve ettirmek içinde çaba sarf edeceğiz.

Bizler Türk milletimizin Manevi yönü ile birlikde ise dil, din, tarih, ahlak, hukuk, felsefe, edebiyat, sanat, eğitim, örf   anaevi ve adetler gibi doğrudan doğruya dünyadaki tüm Türk topluluklarımızın kendi yapısına göre şekillenen unsurları içine alacağız.

Bizler Manevi kültümüzün, topluluklarımızın kendi özel davranışlarının eseri olduğu, milli bir kişilik yapısınıda, orjinali ilede gerçek kültürüde teminatı altına alarak yabancı kültür akımına karşıda önlem alarak koruyacağız.

Bizler Kültürümüzü, her iki yönüyle de toplumumuza dinamizm vererek ve böylece milletimizi yaşatan,geleceğe bağlayan kültürümüzün sosyal bir geliştirme gücüne sahibleştirerekde bütünlüğü geliştireceğiz.

Bizler bu özelliğimiz ile de toplumumuzdaki kalkınma ve gelişmenin temel faktörü durumunada getireceğiz.

Günümüzde milletler arasındaki hakimiyet ve üstünlük yarışı silahlarla değil, kültür ile yapılmaktadır.

Bizler Milletler arasındaki üstünlük savaşında en etkili silah olarak, bağlı bulunduğumuz külktürümüz ile  toplumumuzun eğitim ve kültür seviyeleri bakımından en üst düzeye çıkarmak, bilim ve teknolojide ön sırayı almaktır.

Bizler bu gerçeği şöyle ifade ederkende: „Dünyada Türk milletininde, varlığı, kıymeti, hürriyet ve bağımsızlık hakkı, sahip olduğu ve yapacağımız medeni eserlerle  eşsiz hale getirilerek üstünlük olgusunu ilke edineceğiz.

Bizler Medeni eserlerimizi tek  vücuda getirmekden ve Türk milletimizin kabiliyetinde mahrum bırakmayarak, hürriyet ve kültür bağımsızlığımızdan ödün vermedende dünya milletleri arası platforumda üstün hale getirmeye son gücmüzle katkı sağlayarak koruyub en etkili hale getirib söz sahibi yapacağız.

Dünya Medeniyetleri yolunda en önde yürümek ve muvaffak olarak var gücümüzlede yürüyeceğiz.

Bizler milletizin kedine aid olduğu kültürünü değişime uğratmadan kültürümüzün temel kanunu kendi kendisi olarak, özü ve kökleri koruyarak devam etmesi, içinde değişime uğratmadan gelişmesine özenerek itinaa göstereceğiz.

Özü ve kökü koruyamayan milletler yabancı kültürlerin istilasına uğrarlar. Bu da modern çağda istilanın en tehlikelisidir. Zira millî kültür bir milletin varolma şuurudur. Şuur ise bilmek demektir. Kendini, kendi değerlerini tanımayan bir milletin sadece müstakil bir coğrafyaya sahip olması o millete hiçbir şey kazandırmaz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlerin dikkate değer almasını sağlayacağız.

Bizler Fikir ve Düşüncelerimizi ,Gerçekten de zamanımızda milletimizin hayatında, kültürümüzün ana unsuru olan bilimle şekillendirerekde, ülkemizin rafahı bilimle ve ilim ile gerçekleştirilmekdir.

Bizlerde temelimizde bilimi olmayan sosyal ve iktisadi kalkınma düşüncemizde mümkünüyatı yoktur.

Bizler Bilim ve teknolojide, çağın akışına ayak uydurmak önce toplulumuzun eğitim ve kültür seviyesini yükseltmeye ve toplumun ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştirmeye bağlı inatla kararlılıklada yolumuza devam edeceğiz.

Bizler Kültürürümüzde, oluşum ve değişim sürecinde başka kültürlerle alış verişte bulunurkende tavizsiz önemli hususlarda dikkatli davranarak kültürmüzün yozlaşmasına müsade etmeyeceğiz, onlardan aldığımız bilim teknolojiyide daha modern hale getirerek gelişdib dünya milletlerine pazarlıyacağız.

Bizler milletimizin çağın icaplarına göre başka kültürlerden etkilenmedende diğer milletlerin kültürlerine aşılanır hale getirib ve kültür zenginliğimizi diğer kültürlerden daha etkin hale getirib milletlerin kültüründe yaşatacağız.

Bizler diger milletlerin kültürüne bu aşılama sağlamayı borç bileceğiz. milletlerin kültürlerine Aşılarken özün ve kökün mutlaka korunmasını gerekliliği ile bozudurmadan sağlayacağız.

Kültürümüzü en tabii hale getirebilmek içinde diğer kültürlerinini içine girerek değişmesini sağlamak içinde mücadelemizi tebdirler alarakda devam edeceğiz. Bizler kültürümüzün yabancılaşması, yozlaşma ve kültürümüze karşı istila edilmesine müsade ve müsamaha göstermeyeceğiz ikamesi gayri tabiiliğini bozulmasının önüne geçerekde önlem alacağız.

Modern ve medeni milletimiz kendi kültürünün yerine bir başka kültürünede müsade ettirmeden kendi kültürümüz yerinede koydurmayacağız.

GURBETTE KÜLTÜR…………

KÜLTÜRÜN DOĞUŞU İNSANLIĞIN YARATILIŞI İLE BAŞLAR

Muhakkak ki kültürün meydana çıkmasında bütün insanların payı vardır. Kültür ve medeniyetlerin ileri ve güçlü olduğu ülkeler, sosyal ve kültürel temaslara açık ülkelerdir. Sosyal ve kültürel temaslara açık olmayan ülkeler gelişememişlerdir. 15. asırdan sonra keşfedilen bazı adalarda yaşayan insan gruplarının hepsinin seviyelerine uygun bir kültüre sahip oldukları görülmüştür. Fakat dış dünyaya kapalı olarak oluşturulan bu kültürler, başka kültürlerle temas edemedikleri için gelişememişlerdir.

Türk kültürünün ortaya çıkış sahası, Türk kavimlerinin anavatanı olan Orta AsyaÕdır. Orta Asya, coğrafi yönden Türk kültürünün ana kaynağıdır. Hun, Göktürk ve Uygur Türk devletlerinin meydana getirdiği kültür, Orta Asya Türk Kültür ve Medeniyetinin ana temelini oluşturmuştur. Göktürkler döneminden kalan Orhun Kitabeleri, o dönemin kültürünü yansıtan birer kültür hazineleridir. Bu dönemin kültür ve medeniyeti „Bozkır Kültürü“, „Bozkır Medeniyeti“ ve „Atlı Göçebe Kültürü“şeklinde isimlendirilmektedir.

TÜRK KÜLTÜRÜNE YENİ ÇEHRE ………

Orta Asya Türklerinin, İslamiyete girişleri ile birlikte Türk Kültürü de evrensel bir boyut ve yeni bir çehre kazanmıştır.

Türklerin İslamiyetle ilk temasları Emeviler döneminde başlamıştır. Abbasilerin Çine karşı yaptıkları Talas Muharebesinde (M. 751) Türkler, Abbasiler yanında yer almış, böylece İslamiyeti daha yakından tanıma fırsatı bulmuşlar ve İslamiyete girmeye başlamışlardır.

Türklerin İslamiyete girmeleri Maveraünnehir çevresinde hızlanmıştır.

Türk İslam Kültür ve Medeniyeti, Karahanlı ve Gazneli Türk Devletleri ve İtil-Ural Türk Devleti döneminde geçiş dönemini yaşamış, Selçuklular ve Osmanlılar dönemi ise bu kültür ve medeniyetin en üst düzeye çıktığı dönem olmuştur.

Diğer kültür ve medeniyet çevrelerini etkisi altına alan Türk İslam kültür ve medeniyeti Türklüğün kendine has özelliğini gösterir.

Maveraünnehirden Anadoluya, Anadoludan da Balkanlara kadar uzanan bu kültür ve medeniyet, Akdeniz ülkelerini de etkisi altına almıştır. Toplumlar devlet ve millet olma seviyesine yükseldikleri zaman kendi millî kültürlerini oluşturabilirler. Nihayet milattan önce 3. yüzyılda kurulan Hun Devletinden, bugüne kadar geçen zaman içinde Türk milletinin kendi bağrından doğurduğu lider başbuğAtatürk Hazretleri tarafından temelleri atılan Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar oluşan Türk Kültür ve Medeniyetinin bir bütün olduğu görülür.

Türkler Malazgirt Ovası’na ayak bastıklarında bir millî kimliği ve o kimliğin gerisinde onbin ile yirmibin beşyüz yıllık bir tarihi vardı.

O kimlik ve o tarihin gücü ile bu vatana sahip oldular.

Her mekandan ve her kültürden etkilendikleri gibi, kendi kültürü ile etrafındaki ülkeleri de etkilediler.

Türkler Anadoluya geldiklerinde; bin beşyüz yıllık çok sağlam bir devlet geleneğine sahiplerdi.

Anadolu, Türklerin eline geçince bir uçtan bir uca düzen ve disiplin altına alındı.

Dünya milletlerin gıpta ettiği bir düzen kuruldu.

Saray, medrese, han, hamam, yol, kervansaray, hastane, köprü, türbe, camiler inşaa ettiler.

Bugün dahi gururla seyrettiğimiz muazzam bir bayındırlık hamlesi gerçekleştirdiler. Bu hamleler gerçekleştirilirken daha önce Anadoluda hüküm sürerek eserler bırakan milletlerin eserlerine de saygı gösterildi ve aynen korundu.

Türk milleti fethettiği ülkelerde hakimiyet kurarken daha önce meydana getirilmiş olan medeniyetlere saygı duymuş, diğer milletlerin din, dil, örf ve adetlerine büyük bir müsamaha göstermiştir.

Osmanlı Devleti meşruiyetini, „Din ü Devlet Mülk ü Millet“ idaelinden, idaresindeki müslim ya da gayri müslim olan çeşitli toplumların kültürel, dini özelliklerini koruyup, garanti altına alışında buluyordu.

Yüzyıllar süren hoşgörüye dayalı, barış içerisinde bir beraberlik sayesindedir ki Osmanlı devleti zengin bir kültür ortaya çıkarmıştır.

Bu kültür, içerisinde farklı birçok kültürü barındırıyordu, bu özelliği ile bir mozayiği andırıyordu.

Bugün Türkiye dahil, Balkan ve Ortadoğu ülkelerinin şaşırtıcı kültürel benzerliklerinin temelinde bu olgu yatmaktadır.

Değişik coğrafyaların kesiştiği, değişik toplum ve tarihlerin karşılaştığı bir kavşak noktasında ortaya çıkan ve gelişen Osmanlı kültürü, Ortaasyalı olduğu kadar, Akdenizli, Ortadoğulu olduğu kadar Anadolulu ve Balkanlı idi.

Osmanlılının mührünü vurduğu bu kültür hem değerler, hem ürünler ve hem de duyuş, düşünüş ve davranış tarzları düzeyinde Türk toplumuna miras kalmıştır.

MADDİ GELİŞMENİN İTİCİ GÜCÜ KÜLTÜREL GELİŞMEDİR….

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bugün artık toplumlar yanlızca ekonomik göstergelerle ifade edilen kalkınmaya değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir gelişmeye, maddi tatmine olduğu kadar, manevi tatminde de ilerlemeye ihtiyaç duymaktadırlar.

Bizler maneviyatımızında güçlenmesinde ve kalkınmasında yani kültürel gelişme, göstereceğiz.

maddi kalkınmanında ikinci gücümüz olacağıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  bizler her  ikisi arasında biribirini destekleyen gizli bir akım varlığının. İçinde bulunduğumuz asrın insanlığa kazandırdığı en önemli tecrübelerden birisi, kalkınmamızda sosyal ve kültürel faaliyetlerimizi de gözardı edilemeyeceği gerçekliliğinede önem vereceğiz.

Bizler Milletler arası ilişkilerimizde belirleyen; sosyal, siyasal ve ekonomik etkenlerin yanında muhakkak ki kültürel etkenlerin de öneminin ne kadar büyük olduğunun farklılığımız ilede kültürümüzden ayrıda kalmadan milletimize hizmette sınır tanımayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak aslında bizlerin  Esasen kültürel etkenler, uluslararası yaklaşımlara daima devamlılık ve canlılık sağladığımızın farklılıklarımızı göstereceğiz.

Mevcut olan millî kültürürümüzün değerleri ile  Türk milletimizin birbirlerine daha fazla yaklaştırarak bütünlüğümüzü sağlayacağız.

Bunu sağlarken eski eserleri, tarihi vesikaları, şiiri, tiyatrosu, sanatı, edebiyatı ve folklorumuzu birleştirerekde dünya milletleri arasındada büyük rol oynayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu vesikalar ve değerlerimiz ilede diğer içimizdeki azınlıklarında , vatan bütünlüğüne dokunmadan, kardeşçe ve dostça, barış içinde yaşamalarını sağlayacağız.

Bu varlıklarımızın ve değerlerini anlam ve önemini maddi yönden ölçmek veya senteze tabi tutmak mümkün kılmayacağız.

Bizler Millî kültür varlıklarımızın korunmasını güvence altına alarak koruyacağımızın ilk  şartıdır.

Bizlerin en önemlisi millî kültür varlıklarımızın korunmasına büyük önem vererek öceliliklerimizden olacaktır.

Sınırlar dışına kaçırılmış millî kültür varlıklarımızın araştırılmasınada özen göstererek geri getirilmesi içindede gayret çaba sarf edeceğiz.

Korunması ve yayılması için bütün tedbirlerin alınmasına gerekli itinayı göstereceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Kültür toplumun sosyal yapısına yön veren ve o Türk milletimize kişilik kazandıran ortak davranışlarada itinaa göstereceğiz.

Zaman içinde değişme, gelişme ve yenileşme özellikleri taşıdığındanda dolayı kültür, canlı ve dinamik bir yapıya sahib olarakda Türk milletimizi en üst yaşama Kültür düzeyimize bağlı olarakda gelişmeğe özenle hayatımızın içindede birlik bütünlüğü sağlayacağız.

Bizler milletimizin diğer milletlerden ayıran yaşayış tarzının, dünya milleteleri iinde özgü duygu ve düşünce birliğinin ruhunu oluşturacağız.

Bizler bununla birlikte bu aşamada milletimizin yaşama tarızlarını anlatması bakımından millî kültür kavramının ne kadar önemli olduğunu vurgulayarak eğitimi gençlerimize vereceğiz.

Millî kültürümüzü bu durumda canlı bir organizma gibi telakki edilmesini kolaylaştıracağız.

Bu bakımdan millî kültürüzün  sağlıklı olarak gelişebilmesi içinde, bugünün geçmiş ile olan ilişkisini kesmemekle, bilakis yeniden kurmakla mümkünleştirerek.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak yıllar boyu yaşayan kültürümüzün mensupları olarakda esas sahibi bizim milletimizin olduğun Atalarımızdan emanet olarak aldıkları geleneksel kültürlerine yeni ilaveler yaparak kendilerinden sonra gelen nesillere intikal ettireceğiz.

Bizler Sanayileşme ile  birlikte geleneksel toplum yapımızı değişdirmeden, gelişi güzel çarpık bir şehirleşme yapısına izin vermeyeceğiz.

Üstleneceğimiz misyonu kaybedmedende, kültür taşıyıcı olmaktan da uzaklaşmayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak teknolojimizi  geliştirirkende kültürümüzün  bozulmadan ilişkilerimizi yine teknolojinin bize kazandırdığı radyo, televizyon,vs vasıtalarla yayınlar yaparakda çocuklarımıza ve gençlerimize verilecek daha zengin eğitim çalışmalarımızla katkı sağlayacağız.

Kültürümüzü hem maddi,hemde manevi yönünün bozulmasınada izin vermeden koruyub yaşamasını sağlayacağız.

Bizler Bilim ve teknik alanlarındaki gelişmelerde elde ettiğimiz maddi maddi gelirlerlede milletimizin kültür yaşamınada katkı sağlayacağız.

Türk medeniyetini birleşir hale getirerek ve milletlerarası bir nitelikde en yüksek mevkide temsil etme ve ettirmek içinde çaba sarf edeceğiz.

Bizler Türk milletimizin Manevi yönü ile birlikde ise dil, din, tarih, ahlak, hukuk, felsefe, edebiyat, sanat, eğitim, örf   anaevi ve adetler gibi doğrudan doğruya dünyadaki tüm Türk topluluklarımızın kendi yapısına göre şekillenen unsurları içine alacağız.

Bizler Manevi kültümüzün, topluluklarımızın kendi özel davranışlarının eseri olduğu, milli bir kişilik yapısınıda, orjinali ilede gerçek kültürüde teminatı altına alarak yabancı kültür akımına karşıda önlem alarak koruyacağız.

Bizler Kültürümüzü, her iki yönüyle de toplumumuza dinamizm vererek ve böylece milletimizi yaşatan,geleceğe bağlayan kültürümüzün sosyal bir geliştirme gücüne sahibleştirerekde bütünlüğü geliştireceğiz.

Bizler bu özelliğimiz ile de toplumumuzdaki kalkınma ve gelişmenin temel faktörü durumunada getireceğiz.

Günümüzde milletler arasındaki hakimiyet ve üstünlük yarışı silahlarla değil, kültür ile yapılmaktadır.

Bizler Milletler arasındaki üstünlük savaşında en etkili silah olarak, bağlı bulunduğumuz külktürümüz ile  toplumumuzun eğitim ve kültür seviyeleri bakımından en üst düzeye çıkarmak, bilim ve teknolojide ön sırayı almaktır.

Bizler bu gerçeği şöyle ifade ederkende: „Dünyada Türk milletininde, varlığı, kıymeti, hürriyet ve bağımsızlık hakkı, sahip olduğu ve yapacağımız medeni eserlerle  eşsiz hale getirilerek üstünlük olgusunu ilke edineceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Medeni eserlerimizi tek  vücuda getirmekden ve Türk milletimizin kabiliyetinde mahrum bırakmayarak, hürriyet ve kültür bağımsızlığımızdan ödün vermedende dünya milletleri arası platforumda üstün hale getirmeye son gücmüzle katkı sağlayarak koruyub en etkili hale getirib söz sahibi yapacağız.

Dünya Medeniyetleri yolunda en önde yürümek ve muvaffak olarak var gücümüzlede yürüyeceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK milletizin kedine aid olduğu kültürünü değişime uğratmadan kültürümüzün temel kanunu kendi kendisi olarak, özü ve kökleri koruyarak devam etmesi, içinde değişime uğratmadan gelişmesine özenerek itinaa göstereceğiz.

Özü ve kökü koruyamayan milletler yabancı kültürlerin istilasına uğrarlar. Bu da modern çağda istilanın en tehlikelisidir. Zira millî kültür bir milletin varolma şuurudur. Şuur ise bilmek demektir. Kendini, kendi değerlerini tanımayan bir milletin sadece müstakil bir coğrafyaya sahip olması o millete hiçbir şey kazandırmaz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlerin dikkate değer almasını sağlayacağız.

Bizler Fikir ve Düşüncelerimizi ,Gerçekten de zamanımızda milletimizin hayatında, kültürümüzün ana unsuru olan bilimle şekillendirerekde, ülkemizin rafahı bilimle ve ilim ile gerçekleştirmektir.

Bizlerde temelimizde bilimi olmayan sosyal ve iktisadi kalkınma düşüncemizde mümkünüyatı yoktur.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bilim ve teknolojide, çağın akışına ayak uydurmak önce toplulumuzun eğitim ve kültür seviyesini yükseltmeye ve toplumun ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştirmeye bağlı inatla kararlılıklada yolumuza devam edeceğiz.

Bizler Kültürürümüzde, oluşum ve değişim sürecinde başka kültürlerle alış verişte bulunurkende tavizsiz önemli hususlarda dikkatli davranarak kültürmüzün yozlaşmasına müsade etmeyeceğiz, onlardan aldığımız bilim teknolojiyide daha modern hale getirerek gelişdib dünya milletlerine pazarlıyacağız.

BizlerÇağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK  milletimizin çağın icaplarına göre başka kültürlerden etkilenmedende diğer milletlerin kültürlerine aşılanır hale getirib ve kültür zenginliğimizi diğer kültürlerden daha etkin hale getirib milletlerin kültüründe yaşatacağız.

Bizler diger milletlerin kültürüne bu aşılama sağlamayı borç bileceğiz. milletlerin kültürlerine Aşılarken özün ve kökün mutlaka korunmasını gerekliliği ile bozudurmadan sağlayacağız.

Kültürümüzü en tabii hale getirebilmek içinde diğer kültürlerinini içine girerek değişmesini sağlamak içinde mücadelemizi tebdirler alarakda devam edeceğiz. Bizler kültürümüzün yabancılaşması, yozlaşma ve kültürümüze karşı istila edilmesine müsade ve müsamaha göstermeyeceğiz ikamesi gayri tabiiliğini bozulmasının önüne geçerekde önlem alacağız.

Modern ve medeni milletimiz kendi kültürünün yerine bir başka kültürünede müsade ettirmeden kendi kültürümüz yerinede koydurmayacağız.

 

GURBETTE KÜLTÜR…………

Bizlerin Gurbetçi Türkdaşlarımızın  bir kısmı Anavatana özlem duymakla yetindi, anavatandan uzakda fakat kalplerinde daima anavatan sevgisi ile  zamanlarının  içinde yaşadı.

Gurbetçi Türkdaşlarımızın İçinde bulundukları anavatana, bağlı kalarak kendilerini esir etmişleridir.

Yaşadıkları ülkelerde anavatanınında geçirdikleri zaman anını unutmayarak hayaller kurarak hatta rürayalrında canlı yaşamaya  ve bir hayli hayali anavatanlarını kalkındırmak içinde geeceli günzler demeden var gücleri ile çalışarak bir gelecek inşaa etme  isteyişleri ile özlemlerini gidermek için heycanla yılmadan alın terlerini anavatanlarına aktarırırlar.

Bizler için 50 yıl boyunca unutulan gurbetçi Türkdaşlarımızın geçmişi ne kadar gerçek ise gelecekleri de o kadar gerçek.

Geçmişleri ne kadar değerli ise gelecekleri de o derece önemlidir.

Gerek ülkemizin büyük bir nüfus potansiyelini oluşturan gençlerimizi, gerekse yurtdışında yaşayan gurbetçi Türkdaş diye isimlendirdiğimiz gençlerimizi bu açıdan değerlendirecek olursak, kültürün ne derece önemli olduğunu görürüz.

Bir kıyaslama ile konuya yaklaşırsak, kendi ülkelerinde yaşayan gençlerin, gurbette yaşayan gençlere nazaran kültürlerine daha bağlı oldukları görülmektedir.

Dünyanın birçok ülkesinde çalışmakta olan gurbetçi Türkdaş vatandaşlarımızın, bulundukları ülkelerin kültürüne, diline, dinine, örf ve adetlerine tamamen yabancı olduklarından, o ülkeye uyum sağlamakta büyük zorluklarla karşılaştıkları dikkatlerimizi çekeriz.

Bununla birlikte bu vatandaşlarımızın çocuklarının çoğu Türkiye öyle döndüklerinde de yine aynı ölçüde sayılabilecek sıkıntılarla karşılaşmakta, yakın çevrelerine dahi uyum sağlayamamaktadırlar. Bu çocuklar hem Türk kültürünü hem de yaşamakta oldukları ülkenin kültürünü iyi bilmedikleri için, iki kültür arasında bocalamakta, bunun sonucu olarak da bir kimlik bunalımı ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Gurbette doğup büyüyen gençlerin çoğunluğu da Türk kültürüne tamamen yabancı olarak yetişmektedirler. Kendi insanını yeterince tanımayan, millî kültüründen uzaklaşan bu gençlerin çoğu yaşadıkları ülkelerin bazı kötü alışkanlıklarını benimseme durumunda kalabiliyorlar.

Bu nedenle süre gelen zamamlar içerisinde anavatanlarındaki gelib geçmiş hükümetleri ilgi nazarından  kaçmış veya ilgisizlikden duyarsız davranılarak ihmale yol açmışolub bocalamaya bırakılmışlardır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak üzerinde durarak yozlaşmaya karşı dur dieceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler için Türk kültürünün din ve imandan sonra gelen en önemli unsuru dilidir.

Bir milletin dili onu diğer milletlerden ayıran en önemli unsurlardandır.

Dil, hem millî kültürün taşıyıcısı hem de millî birliğin harcı durumundadır.

Dil aynı zamanda millî yapıyı meydana getiren, sağlamlaştıran ve destekleyen en büyük faktör ve dayanaktır. Milletimizin kahramanlık ve civanmertliğini anlatan destanları, marşları, hikayeleri, şiirleri, manileri ve ninnileri dilimizin en müstesna vesikalarıdır.

Uyum problemi Türkiye’den yurtdışına, yurtdışından tekrar Türkiye’ye uzanan çok yönlü, son derece karmaşık, hayati ciddiyeti olan bir meseledir.

Bu bağlamda kişilerin kendi dillerine olan uzaklık ya da yakınlık diye tanımlayabileceğimiz durumlarını ele alarak bir değerlendirme yaptığımızda, dilin ne derece önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.

Bizler bunun içinde yaşadıkları ülkelerdeki yönetimlerle tekrar antlaşmar yaparak bu konu üzerinde ciddiyetle duracağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak hiç şüpheleri olmasınki kültürel kimliğin en önemli unsurlarından birisi de dilimizi ile eğitimler vereceğiz.

Gurbetçi Türkdaşlarmızı dil aracılığı ile çevresiyle ilişki kurmalarına yardımcı olarakda, kendi töresini, dinini, tarihini tanıyabilmesi için; kendinin kim olduğunu eğitim vererek öğretmek olacktır.

Bizler kendi Türk Dili, kültürel kimliğe şekil veren bir kalıp tanımıyla, belli kendi dilini öğrenen kimselerin kendi toplumunun düşünce yapısını ve değerlerini de daha iyi benimseyecekler. Yani kendi kültürlerinden kopmadan benimsedikleri kendi dillerinin kültürünü yaşamaya başlayacakllardır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler Gurbetteki Türkdaşlarımızın anadillerini onların can damarı olduğunu eğiterek yaşadıkları üklelerdeki insanlarının arasındaki farklılıklarının ne kadar önemli bir misyon içinde temsil ettiklerini farkına vardıracağız.

Anadilini bilmeyen kimselerin kültürel kimliğinin can damarı, fonksiyonunu yerine getiremiyor demektir.

Bir milletin özellik ve karekterini o milletin dilinde bulmak mümkündür.

Dil insanın görüş ve düşünce biçiminde etkiler.

Kendi dilini unutup, başka bir dili konuşan kimse o dilin kültürünü de öğrenmesi, dolayısıyle o kültürün etkisi altında kalması ve kendi öz Kültüründen uzaklaşması kaçınılmazdır.

Gurbetteki Türkcü gençlerimizin asimile sindirme kültür emperyalizne karşıda önemli kararlar alarak önüne geçeceğimzi tahüt ederiz.

Bizler gurbetteki türkdaşlarımızın  ve çocukları il birlikde kendi öz kültürlerinden uzaklaşmamaları, dillerini iyi bilmeleri; tarih, örf ve ananelerine sahip çıkmalarından geçmekte oldğunu eğitimler vererekde yaşamalarını kendi kültürleri ile yaşaöasını sağlayacağız.

Bunun için devletimiz, yurtdışında çalışan  gurbetçi Türkdaş vatandaşlarımızın çocuklarının eğitimi için uzman öğretmenler; dini konularda aydınlanmaları amacıyla da uzman din görevlileri göndermekte, onlara sahip çıkmakdır.

Bizler Gurbetteki Türkdaş gençlerimizin millî kültürlerinden kopmamaları ve onların milletine, devletine bağlı olarak yetişmeleri için devletin maaşlarını vererek, gönderdiği uzman öğretmen ve uzman din görevlilerinden oluşan özel eğitimli uzmanlar göndererek garantina altına alacağız.

Bizlere bu yönden büyük görevler düştüğü muhakkaktır.

Bunun yanında asıl görev, daha rahat bir hayat sürmek için gurbette  çalışmaya giden, gurbetçi Türkdaşlarımız maddi konulardaki kazançları yanında, çocuklarının öz kültürlerine bağlı olarak yetiştirilmeleri yönünde azami çaba sarfederek, manevi kazançları da göz ardı etmemeleri gereken anne-babalara  vurgulayarak önemli görevler düşmektedir.

KÜLTÜR VE TEKNOLOJİ…..

Bizler Teknolojik gelişimin insanın davranış ve düşüncelerinde birçok değişmelere yol açtığı bugün çoğunlukla kabul edilen bir gerçektir.

Tekerleğin icadından modern arabalara; karasabandan traktöre geçen insan, teknolojik alanda gerçekleştirilen bu gelişmelere en azından makine gücünün insan ve hayvan gücüne olan üstünlüğünü; daha çok makineleşmenin, daha çok zaman ve emek tasarrufu olduğunu, makinenin üretim gücünün üstünlüğü sayesinde kendi hayatının önemli ölçüde değiştiğini düşünmüştür.

Buna karşılık mesleki aktivitelerine göre insanların kültür ve teknoloji değerlendirmesinin farklı olduğu görülmektedir.

Bir imalat fabrikasında çalışan bir işçi ile aynı işteki bir mühendisin teknoloji anlayışlarının ve teknoloji karşısındaki tavırlarının birbirinden oldukça farklı olacağının tahminini yapmak zor olmasa gerek.

Teknoloji ve kültür konuları bir arada zikredildiğinde özellikle Japonya iyi bir örnek olarak gösterilmektedir.

Uzun sayılmayacak bir süre içerisinde (1858-1905) hızla gelişen Japonya’da kültür açısından ancak bazı temel ilkelerin devamlılığını koruyabildiği görüşünü kabul ederek, Japonya gibi modern teknolojiyi ile hiçbir manevi kültürmüzü değişime uğratmadan Türk milletimizi modern yüksek tenkoloji ile birlikde kültürümüzden kopuşmadan gelişme göstererek milletler arasında yerimizi alacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu anlayışımızla milli kültürümüden taviz vermeden yüksek teknolojisi olan ülkelerle kıyasla mücadele ederek başka kültürlerin  yaklaşımına müsamaha göstermeden dinimizi, dilimizi ve alfabemizi değiştirmeden, gelenek ve adetlerimize karşı ilgi ve saygılarımızı kaybetmeden bu teknolojik değişimi yaşatacağız.

Bununla birlikte modern teknolojiye sahip olmanın gerektirdiği değişmelerin var olduğu kadarda bu bir kültür gerçeğimizide zaafa uğratmadan ahenk içinde maddiyatla milli kültür zenginliklerimize katkı sağlayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler bu teknoloji değişimleri ülkemizde milli kültürmüze zafiyat verdirmeden koruyarak modern teknolojiyi değişmelerini birlikde yapacağız.

Bizler bazıyabancı sosyal-kültürel unsur ve unsur komplekslerinden milli kültürümüzü uzak tutarak koruma altında modern teknolojilerin üklemizde milletimizn refahı için çaba göstereceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak günden güne değişen elimizdeki eski teknoloji atıp, yerine yenilerinin alınması şeklinde ortaya çıkartacağımız icaatlarla hem ülkemize hemde Türk milletimize milli kültürümüzün bozulmasına asla müsamaha göstermeden refahını daima düşünerek sınırsız hizmetler sunarak hem dünya milletlerini hemde milletimizi şaşkına çevirerek sürpirzler yapacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bunları belirtir ve tahahütümüzü milletimizden başka milletlere vermeyeceğimizi ve „En azından, mesela modern üretim yaparkende,kendi insanlarımızı ezdirmeden insan  münasebetlerinde aile ve milli kültür  bağlarımızın bir yana bırakılmamasını ve verimlilik esasına, rasyonel hesaplara dayanan münasebetlerin  milletimiz üzerinde başka yapılmasına engel olacağız.

Bizler Modernleşme ve kalkınma, doğallığı ilede bilimsel ilerlemeden kaynaklanan yeni teknolojilerle gerçekleştireceğimiz bu yenilik arayışlarının milli kültürümüzün kavramıyla oldukça yakınlaşdırarakda ilgili önlemler içinde katkı sağlayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bilim ve teknoloji, tarih boyunca yeni ölçü ve kriterler getirerek, milletimizin tabiatı üzerindeki kontrolünü artırarak, milli kültürümüzü dünyaya bakışını, düşünce, duygu ve davranışını, sosyal ilişkilerini değiştirmeden, etki altına aldırmadan başka kültürlerin gölgesi altına aldırmadan bağımsızlığını sağlayarak teminat altında koruyarak milli kültürmüzü ahenk içinde Türkkandaşlarımızla yaşayacağız.

Bizler Dolayısıyla milli kültürümüzün ve toplummumzun örf ve âdetlerine, ahlakına, diline, sanatına modern yüksek bilim ve teknolojinin oldukça fazla etkisinde bulunmadırmadan sınırsız hizmet vereceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak faaliyetlerimizde olduğu hemen her yerde uygulanacak bir tekniğin imar ederk var olduğu milli kültürmüzün birlik içinde düşüncesinden haraketle, teknolojinin toplumumuzu, bir yanda mevcut kültürümüzü değiştirmeden, bir yanda da iktisadi refahı artırarak etkide bulunarak mümkün hale getireceğiz.

Bizler İster sanayi öncesi toplumdan sanayi toplumuna, ister sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş olsun, kalkınma ve iktisadi refahın kültürürümüzü değişikliğe uğratmadan beraberinde modern teknoloji ile getireceğimiz  muhakkakdır.

Bizler çağa ayak uydurmanın gereği olarak hemen hemen dünya ülkelerinin hepsinde yaşanan teknolojik değişim, toplumlarda meydana gelecek sosyal değişimi de beraberinde getirerek düzelemelerle milli kültürümüzde değişim olmadanda bu oluşumu bütünü ile  toplumuzu karşı karşıya maruz kalmadan en üst düzeyde modern teknolojiye sahib olarak problemsiz  milli kültürümüzle yaşayacağız.

Bu değerlerimizede özellikle gelişirken ülkemiz için, ileri teknolojiye sahip ülkelerin içine düştükleri manevi buhranlara düşmeden milli küktürmüzü ön plana çıkaracağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türkiyemizin de içinde bulunacağı gelişirkende dünya ülkeleri kervanınındaki milli kültür zaafına düşmeden yer alacağız.

Bizlerin bu problemleri aşmasında sahip olduğumuz milli kültürüzün avantaj ise, dünya tarihinin yakın ve uzak geçmişinde yaşanan oluşumlardan, uzak kalarak kendini koruyarak gelişen sanaiden modern teknolojiye geçiş döneminde milli kültürümüzü bu oluşumlardan koruyarakzaafa uğramış ülkelerin hatasına düşmeden alınacak dersler ve bir yığın tecrübemiz olacakdır.

YABANCI KÜLTÜRLER KARŞISINDA MİLLİ KÜLTÜR

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler Bu çok geniş konuyu kısa bir tebliğ hâlinde işlemek imkânı olmadığı için irade-i fikirlerimzi  kısa özetleyerek vereceğiz.

Bizler irademizin ürettiği bu fikirleri Türk kültürümüzün yabancı kültürlerle olan temaslarına ait belli başlı noktalarını belirtecek şekilde düşünülmüş ve tertiplenmiştir.

  1. Türk Millî kültürümüz ve yabancı kültür diye birbirinden tamamen ayrı, bağımsız mevcudiyetlerden bahsetmemiz en doğrusudur.

,  Türk kültürümüzün özellikleri kadar , Hiçbir kültür temastan ve onların etkisinden değişmekten müstağni göstermez.

Bizler Kısacası, tarihin herhangi bir anında millî kültürü ve yabancı kültürleri birbirlerini ilk tanıyan şahıslar gibi karşı karşıya getiremeyiz.

Bizler yinede, her kültürü hususî vasıflara göre Türk kültürümüzün sahipolduğu bir bütünü olarak göremeyiz.

 

  1. Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk kültürümüzü yabancı kültürler arasındaki münâsebeti belirtebilmek için bunların her biri birbirinden farklı şeyler olduğunu kabul ederek Türk kültürümüzün ayrıcalıklarını birlikde göremeyiz.

Bizler Türk millî kültürümüz ile yabancı kültürler arasındaki münâsebetin mahiyeti ve derecesi çok yüksektir.

  1. Bizler Türk üKültürümüzün değişime uğratmadan, zamanımızın bütün zaman ve mekânlar için geçerli bir „millî kültürümüzün yeniden şemasını“ çizmenin doğru olmadığını da kabul etmeliyiz.
  2. Bizim kültürürümüzün değişmesini belli bir yönde şekillendirmek isteyenlerin gayretine karşı çıkarak koruma altına alarak güvence sağlayacağız.

Bizler bu türlü gayretlerin boş olduğunu da her zaman özen göstererek söyleyeceğiz.

Bizce bu türlü faaliyetlere kültürümüzü millileştirme yerine „millî kültürümüze“ şu veya bu karakteri kazandırmak adını verirsek, birçok yersiz münâkaşa ve çelişmelerin önüne geçmiş oluruz.

  1. Bizler Türk millî kültürümüzün yabancı kültürler karşısındaki durumunu, elbette devamlı münâsebette bulunduğu kültürlerden ne gibi tesirler aldığını, onlara neler verdiğini, aldığı tesirlerin kendi bünyesinde ne gibi değişmelere yol açtığını analize ederek düşüneceğiz.

Bizler Bu bakımdan Türkiyemizin bir yandan „Batı medeniyeti“ne intibak etmeye çalışan bir ülke olarak, bir yandan da kendi kültürümüzünimar ettiği hususî durumlar içinde ele alınması gereken bir ülkeyiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak batılılaşmanın önünde ve batı kavramı hangi duygusal tavırla karşılanırsa karşılansın, Türkiyemizin Batılılaşan ülke yerine batının modern teknolojisini alarak Türkiyemize hizmet etmek ve batının kültür Ve emperyalist sömürü eğlimlerine karşıda bir dizi önlemler alarak yüksek düzeylere getirmeliyiz.

Bizlerin başka bir ifade ile, özellikle Batı Avrupa ülkelerinde geliştirilmiş bir teknoloji ve onunla birlikte bir takım değerlerimizi, adetlerimizi değişime uğratmadan Batının hatta dünyada gelişmiş ülkelerin modern teknolojilerini Türkiyemize getirib yeniden imar etmemiz ne kadar gerekli ve önemili olduğunun farkında modern teknolojlerini benimseyerekde gelişmeye çalışmaktadır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizller bu hâlde her şeyden önce teknolojik değişmenin yarattığı sosyal ve kültürel değişmelerle karşı karşıyayız ve birdizi önlemler alarak önüne geçmeliyiz.

Bu değişmeler şimdi karşımıza çıkar şeyler değildir; yüz yılı aşkın bir zamandır ve gitgide artarak meydana gelmektedir.

Türkiyemiz bu kültür karşılaşmasında esas itibariyle en önemli modern teknoloji alıcı durumundadır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak modern teknolojide neleri nasıl aldığını ve bu alınanların yerli kültürde meydana getirdiği durumları görmek için kolaylık olmak üzere kültürümüzün çeşitli sahalarını birer birer ele alarak önleme paketleri    hazırlayacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak modern teknoloji sahalarının değişmelerinde takipini oldukça kolay, bazılarında ise oldukça zor edebilemek içinde uzmanlaşmış eğtimcilere yer vereceğiz.

Bizler dikkatli hazırlık içinde, kültürümüzün dış tezâhürlerle ilgili değişimeleri kolayca görülebilmek içinde uzmanlar eğiterek kültürümüzü koruma kollamaya alacağız.

Bizlerin Kılık kıyafetleri bunların başında gelir.

Diğer bazı kültür sahaları, ki bunlara „kültürün çekirdeği“ diyoruz, kıymetlerden ve duygusal yükü ağır basan tepkilerden, çağrışımlardan meydana gelen kültürmüze karşı karşıya bırakmayacağız; bunlar çok zor ve geç değişen, kültürümüzü değişdirmelere karşı zorda olsa tesbit ettiğimiz sahaları kapartacağız.

  1. Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Şeklere ait her ne olursa olsun unsurların başında gelen kılık-kıyafet, bugünkü Batı dünyasında geliştirilen ve oradan dünyanın her tarafına yayılan modellere göre değişmektedir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak asla, Batılı ve Batılılaşmakta olan ülkelerde kıyafetin standartlaşması artık herhangi bir millî kültürün eseri olmaktan çıktığı gibi,bizler göz ardı etmeden millî kültürlerimizi kolaylıklamukavemetedebileceklerihâldende çıkartırmayacağız.

Bu yüzden bazıları bizde vaktiyle yapılan kıyafet değiştirme teşebbüsünün boşuna emek  ve kültür kayıbına yol açan kültürmüzü kılık kıyafete bağlayan zihniyetlerin düşüncelerini çürüterek kendi kılık kıyafetlerimizinde modrn teknoloji ile uyum sağlayabileceğini isbat ederek göstereceğiz.

Kıyafetin modern teknolojik değişme ile ilgili  hiç bir ilgisinin olmadığını vazgeçilmez bir netice olmayacağını üstüne basarakda söyleyeceğiz; bu esas itibariyle prestije dayanarak kültürümüzün ve yabancı kültür gruplarına intikal eden bir forum haline getirerek benimseteceğiz.

Bizlerin Kıyafetin teknolojik değişme ile ilgili vazgeçilmez bir netice olduğunu ve Türk anneviye aykırı olmaksızın modern teknoloji ile kendi teknolojimiz devamlı yenileme çabası göstereceğiz.

Bizlerin bu esas itibariyle prestije dayanarak kültürümüze ve yabancı kültür gruplarına intikal edenbilecek kültürümüzün kabul bir formu olmalıdır.

Her fert yabancı kültür veya kiltir  grupları kendini Türk kültürümüzde bir görmek istediği kıyafetini benimseteceğiz.

Bizler buna  görede Türk kültürümüzü sembolleşdirerek  kıymetini hak ettiği şekilde veredireceğiz.

 

  1. Bizler bu açıdan bakıldığı takdirde yabancı kültürlere vereceğimiz pek çok şeylerin sembolik değer taşıdığını toplumumuza göstereceğiz. Bu sadece bizim memleketimize has bir durum olacaktır.

Bizim kültür Sembollimiz yabancı kültürlere belli bir kültür  gruplarına bağıntılı gösterdiği ve böylece onlara itibar sağladığı zaman daima  kültür sembolümüzü kullanılmış olacaklardır.

Kültür sembollimizi yabancı kültürleri değiştirmesi açısından, hâkim grublara ve hakim gurubları kendine benzeme ve onunla aynı olmama iddiasına işaret ederiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak özel otomobillerde Türkiye’yi belirten TR rumuzu yerine Avrupa ülkelerinin amblemlerini taşımak gibi bir lüksümüzün olamıyacağını Fakat hâkim gruba benzeme hevesimizin  olmama ve en çok göze çarptığı yer merasimlerimizi kaldırmadan temin edeceğiz.

Bizler Yılbaşı kutlamalarında, yaş günlerinde, düğün ve nişan merasimlerimizde, davetlerde Batı tesirinin ne tür derecede hâkim olamıyacağını  göstereceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Kokteyl âdeti hemen bütün devlet müesseselerine ordu dahil girmesini engelliyeceğiz.

  1. Bizim politikammızda Plastik sanatlar gibi şeklin en çok belirgin olduğu sahalarda yabancı kültürün tesirlerinden kolayca ayıracğız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak hatta buna „yabancı kültürün hızla artan tesiri“yerine daha doğrusu  kendi kültürmüze teşvik ederekde en büyük destekcisiolacağız, çünkü Batı sanat formları Türkiyemize  daha eski tarihlerde girmeye başlamış ve yer edindirmiş batı budalası olan milletimizin kendini yönetetmeleri için iktidar yaptıkları partilerin sorumsuzluklarından arındıracğız.

Bizlerden önce Cumhuriyetten hemen önce yeni bir Türk mimarîsinin doğuş örnekleri görülmüş, fakat Cumhuriyet devrinin hızlı Batılılaşma hareketi yerlilik ve orjinallik endişelerini tamamen ortadan kaldıracağız.

Bizler bütün ilk resmî binalarımızı ve , milletimizin barındıkları bütün binaların Türk kültürünü temsil eden yapıya kavuşduracağız Türk mimamarı tarafından yapılarak birlikte, yerli motifler taşımak ve Türk mimarîsi örneği olmak üzere çizilecektir.

Bizlerin araşdırma sonucunda çıkardığımız teyitlerimizle öğrendiğimize göre, devrin nüfuzlu kimseleri bunların „fazla Arap“ olduğunu söyleyerek son millî mimarî çabalarını da söndürmüşlerdir.

Bu hususta dikkat çekerek, değişmenin özünde yatan tavır „millilik“ kavramı içinden Müslüman dünyasıyla ve belki bizzat Müslümanlıkla ilgili görülen şeyleri çıkartmaktır.

Bu tavır bize zaten yabancı olan heykelde iyice belirgin hâle geldiğini.

Taksimdeki abidede, resmedilen kahramanlar dışında, Türk olan hiçbir şey olmadığını bundan sonrada Her yapılarda mimarimizde Türk kültürnü çağrışdıran hatta temsilini özel kanunla yönlendireceğiz.

  1. Bizlerin dışarıdan baktığımğızd açıkça görülebilen değişimlerin büyük bir kısmını günlük hayatta olanlardır ve bunlar arasında beslenme ile ilgili olanlar ön planda gelmektedir. Gıda tercihlerimiz, bunların hazırlanma ve sunulma şekilleri, beslenme ile ilgili modern teknoloji önemli ölçüde değişmektedir ve daha çok değiştireceğiz.

Bu değişme bir taraftan yaşanan hayatın zaruretleriyle, yani sosyal değişmelerle ortaya çıkan, bir taraftan da bilgi ve görgü değişmeleri sonunda olmaktadır ki, her ikisinin kaynağı da Batı kültürüne özensemeden olacktır.

Türk kültürüne göre kurulacak büyük işyerlerinde okul ve kışlalar dahil yemekhaneler kurulması, buralarda insanların belli bir tarzda, belli zamanlarda ve belli cinsten yemeğe alıştırılması yemek âdetlerimizi oldukça gelişdşreceğiz.

Aynı şekilde, özellikle aydin geçine batı özentili aydınların Batı ülkelerinden edindikleri görgü ile beslenme tarzlarında değişiklik yaptıkları, bu türlü değişikliğin Kültürmüzün görgü, sosyal mevki ve refah seviyesine paralel olarak bütün ülkeye gitgide yayıldığı görülmektedir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak özellikle aydin geçine batı özentili aydınların evlerine Amerikanbar yaptırmak, fincanla çay içmek, soğuk yemeklerle davetli ağırlamak henüz küçük bir azınlığın özelliğidir, olsada birtakım önlemler alarak yüksek karbonhidratlı maddelerden proteinli gıdalara doğru kuvvetli bir temayül en azından şehirli aydin geçine batı özentili aydın kitlelere mal olmuşsada kendimizn kültürünü çoğunluğun yaşadğıTürkiyemizde destekçi olacağız.

Avrupa’dan aldığımız kahvaltı âdeti ise bugün millî bir vasıf hâlinde olduğundan kültürümüzün üzerinde bir kambur olarak görüyoruz.

Bu arada güzellik anlayışımızın Batılı ölçüler istikametinde değişmesiyle birlikte, özellikle kadınlar arasında yeni bir gıda -zayıflama- rejiminin yaygınlaştığını belirtmeliyiz. Son bir nokta olarak, yemek görgüsü ile ilgili bütün Türkçe kitapların Avrupa görgü kitaplarının bir kopyesi olduğunu söyleyelim.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak kendi görgülerimizi uzmanlar tarafından eğitimlerle vererek terk edilen görgü kültürümüzü yeninden canlandıracağız.

Bütün bunlara rağmen, yerli kültürün çok kuvvetli olduğu noktalarda yabancı unsurlara karşı önemli bir mukavemet göstereceğiz.

Biz Türklerde Anadolu’ya yerleştikten bu yana gelişmiş ve kökleşmiş kuvvetli bir yemek kültürümüz vardır.

Bazan bu kültür bütünü itibariyle bize hâkim görünen Batı kültürüne mukavemet etmekle kalmamış, batı kültürüne birçok unsurlar vermiştir.

Bugün bile biz Türkler Batı ülkelerinin gıpta ettiği bir mutfağa sahibiz.

Bu zenginlik ve yemek zevki dolayısıyle, meselâ Batılıların sandöviçli öğle yemeği usulü yerine dürümümüz ve etmek içi yiyecek alışkanlıklarımızı ancak az gelirli gençlerize devlet destekli -çoğunlukla öğrenciler- arasında yaygınlaşdırarak, Dürüm ve etmek içi yiyeceklerimizi yaygın hale getirerek bu kültürümüzü koruyarak yaşatacağız.

İnsanlarımızın geliri önemli ölçüde düşmedikçe eski yemek alışkanlıklarımızın çoğunu hatta tamamı ile devam ettireceğiz.

  1. Bütün bu saydıklarımız ve daha başka birçok maddî değişmelerin gerisinde manevî kültürdeki değişmeleri bulmak kabildir; yani bu maddî değişmeler, birtakım tavır ve zihniyet değişmelerinin sonunda meydana gelmiş bulunuyor.

Manevî kültür dediğimiz bu sahadaki değişmelerin başında ise, insanın kendi kültürüne karşı takındığı tavırdaki değişmeler gelir.

Bu tavır karşı karşıya gelen kültürümüzün birbirlerinden neler alıp vereceklerini tayin eden başlıca faktörlerden birini teşkil etmesi bakımından özel bir önem taşır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak biz Türkler Batı kültürünü ve kendi kültürlerimizin içine sidirmek yerine batının bizim külürmüze gıbta ile bqktığnğ göz önünde ele alırsak ne kadar çok  yüksek kültürümüzün olduğunun farkına varırız Batı kültürünü kendi kültürümüzle asilmile edebiliriz.

Türler bundan yüz yıl öncesine kadar kendilerinin diğer milletlerden üstün olduklarına inanıyorlardı. Batılılarla aralarında teknoloji, hatta bir ölçüde kültür alışverişi olmakla birlikte bunlar kendi üstünlük duygularını sarsacak mahiyette değildi.

Adet ve alışkanlıklarımızı, zevklerimizi, kıyafetlerimizin, hatta birçok inançlarını onlara bakarak değiştirecekleri akıllarımızdan bile geçmezdi. Böyle bir tavır kültürürümüzün iktibasını asgarî seviyede tuttuğu gibi, yapılan iktibasların tesadüfî birer değişme dışında mâna ifade etmesini de engelledi.

Gerçi iktidara gelen geçmiş devletimizin üst seviyedeki yöneticilerimiz batıyı model alarak değişmeyi sistemli bir faaliyet haline getirmişlerdi, fakat  göz ardı ettikler bir şey olduğunu veya kastti yaptıklarının farkında değillermiydi neden modern teknolojileri yerine kültürlerini benimsetmek istemişlerdir bu grup bütün ülke içinde çok küçük bir azınlıkta olsa ülkemizin kültürüne gölge düşürmeye yeter.

Batıya göre Kültür bir kavramı veya bir teoridir; bize müşahhas olarak görünen şey o kültürü taşıyan batı insanlardır.

Bu yüzden kültür kıyaslamalarında insan hakkındaki değerlendirmeler büyük bir önem taşır. İki kültürün karşılaştırılması iki insan tipinin karşılaştırılması demektir.

Bu bakımdan aydınlarımızın Batıyı görüşleri ile halkımızın görüşü arasında çok büyük bir fark buluyoruz. Üst seviyede uzmanlık isteyen sahalardan aşağılara doğru inildikçe insanlar arasında benzerliklerin gitgide arttığı görülmekteyiz.

Böylece, bir Türk işçisi ile bir Alman işçisi arasındaki fark çokdur.

Buna karşılık meselâ vasat bir Türk öğretmeni ile bir Alman öğretmeni arasında kolay doldurulamayacak bir eğitim kültür  boşluğu daha ilk bakışta karşımıza çıkıyor.

Bizler bu yüzdendir ki  Batıya karşı tavrımızın ifratla tefrit arasında, teslimiyete varan batının kültürmüzü asimile etme gayretlerine karşı nefret ederiz.

Türk işçisinin böyle bir  uyum problem yoktur ve batının  gördüğü Türklerdeki medenî gelişmmşliğinin Batıyada de pekâlâ olabileceğini düşünür; kendi seviyemiznde bu gelişmenin batı için olması gerçekten ciddî bir sebep de gösterirz.

İki değişik tavrın tabiî bir neticesi olarak, halkımizin temsil ettiği yerli kültürürümüzün büyük ölçüde ayakta dururken, batı emperyalist düşünürü aydınlar, tıpkı A’raf sakinleri gibi, yerli kültür ile Batılı kültür arasında marjinal bir varlık sürdürmektedirler.

Türk kültürümüzün kendince aydınlar temsil edilmesi gereken daha rafine değerleri süratle kaybolmaktadır. Türk kültürmüz layıkı ile temsil edemeyen batı kafalı aydınlar Batıya kıyasla kendi kültürünün hiçbir değer taşımadığı kanaatindedir.

Hatta genellikle yerli kültür değerlerinin nelerden ibaret olduğu hakkında gerekli bilgisi de olmayan batı cehaletleri yobaz devşirmelerdir.

Bu Türk kültürü üdeğerlerimizi korumak veya yaşatmak, geliştirmek, yeni icaatcı olmak için malzeme olarak kullanmak gibi endişeleri olmamıştır.

  1. Yerli Türk kültürümüzün değerlerine ancak hayran kalan batılı yabancılar tarafından takdir edilir ve aranır olunca Türk aydını bunlara itibar etmiş, fakat burada yine kendi eksiğini tamamlamak yerine Batılıya yalakacılıkla batıyı tatmin etmeyi düşünmüştür.

Şunnu iyi bilmelierdirki düşdükleri hatalala hayallerindeki batılılık hüsran içinde hayalleri bitecekdir.

Bizler  Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk milleti olarak milli kültürümüzden taviz vermeden uzmanlaşış kadrolarımızla bütün okullarımızda mecburi ders olarak genel kültürmüz ile eğitim vereceğiz, hatta vereceğimiz genel milli kültürmüzün eğitiminden milletimiz takdirle karşılıyarakda taktir ederek çok memnun kalacaklardır.

Bu yüzdendir ki, uzmanlarımızca vereceğimiz genel milli kültürümüzü dışarıda çalışan Türk işçilerimiz özellikle insan münâsebetleri konusunda yabancılara karşı bir üstünlük duyarakda bizlerin ve milletimizn takdirlerini kazanacaklardır.

Bu onların şahsiyetlerini ayakta tutmaya, milli kültürümüzü taşıyıcısı ve olma potansiyellerini yaşatmaya yetişdirici olacağız.

Fakat aydınlarımız kendilerinin kendilerine hazırladıkları bütün felâketlerinin kendilerine intikal eden millî kültürümüzden geldiğini düşünmüş olacaklardırki kendilerinin kendilerine nasıl ihanet ettiklerinin asla farkına varamıyacaklar dahada ileri giderekde Tarih, dil ve dine karşı bazan açıkça düşmanlık, bazan ilgisizlik ve istihfaf şeklinde görülen aydın tavrının özellikle son elli yıl içinde kültürümüze yaptığı müdahaleler ve bunların neticeleri artık Türk milletimizin idrak ederek bildiği şeylerdir.

Bizler bu tavırlarının şiddetini yıllar sonra önemli ölçüde kırmış olacağız, hatta gerilemeleine sebebiyet vereceğiz.

  1. Bizler Batı teknolojisinin büyük bir süratle girdiği ve yayıldığı, Batı âdetlerinin, kanunlarının hâkim olduğu Türkiye’de, Batı kültürünün değerleri ne dereceye kadar yerleşir isede Başka bir ifade ile, manevî kültürürümüz bakımındanBizler asla bu değişme içinde bulununulmasına izin vermeyeceğiz.

Bizler bu sorunlarınn  karşısında cevabı konusunda çeşitli görüşlerin ortaya çıkmasına tabiî  olarak karşılaşmayacağız.

Bizler Türk milli Manevî kültürümüzü kolayca müşahede ve teşhis edilemeyen değerleri, inançları, düşünce tarzlarını ihtiva edeceğiz.

Bizler batı kültürnü o kadar derinde yer etkilemiş olacağızki, bizzat o kültürün sahibi olan kimseler bile farkında olmayacaklar.

Herhangi Türk  kültürümüze tipik bir mensubuna „şu işi niçin bu şekilde yapıyorsunuz?“ veya „şu olay karşısında niçin bu şekilde davranıyorsunuz?“ diye sorduklarında, bunun cevabını   soranlarda o kadar kolay kolay veremez olacaklar.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  İşte sosyal ilim fonksiyonu bulunmayan pekçok yarı-aydının yerli kültürümüze  karşı çıkmasının başlıca sebeplerinden birini budur: Sebebiyetlerini anlatılmadığına göre, körü körüne saplanılan bir takım yapmacık batı aydınları bir takım Türk milli külütürümüz ve inanç, âdetlerle karşı karşıyayız demektir diyerek kafalarındaki batı kültür sentezilerini çürüterek bocalıyacaklardır.

Müesseselerimizi kopye etmek yoluyla kültürürümüzün değişmesinin önüne geçmek içinde acil önlem olarakda hem iyi siyasetçi olma örneği göstermektir. rejimi Türk Milletimizin arzu ettiği kendi milli demokrasisini kurarak içindeki özlem duyduğu yönetim şeklini değiştirmeliz.

Batılı demokrasilerin modellerine intibak etmeye çalışan siyasetçilerimiz Milli kültürümüzün yanında hiç bir zaman bu modellerle başarılı olamamış, daha doğrusu kültürümüzün bütününü kendi yönünde değiştirerek onlarla birlikte kararlı bir denge içine girememiştir.

Bugün bunlardan sadece Hindistan, Yunanistan  batılı demokrasisini devam ettirecek gibi görünmektedirler, fakat her birinde de anarşi ve despotizmin kısa fasılalarla birbirini takip ettiğine şahit oluyoruz.

Hem batılı hem Sosyalist rejimlerin birer değer sistemi olarak kültüre ne ölçüde mal olduğu meselesi büsbütün karışıklıktır; buralarda batılı ve sosyalizmin daha ziyade Türkiyemizin azınlıklar dedikleri ırkçı politikaları ile meşruiyet sağlamak üzere halkımızın kullanıldığı anlaşılmaktadır.

  1. Belki de Batı kültürüne özlenen taraflarıyla iktibas edilmesindeki büyük güçlükler yüzündendir ki Batılılaşma ile modernleşmek arasında tutulacak yol konusunda ise değişik aydınlarımızın görüşleri geliştirilmişlik yerine kültürümüzü geriletmek yok etmek istercesine hayranlıkları bulunuyor.

Sadece Türkiyemizin’de milli kültürümüz konusunda, Batılılaşmak yerine bütün memleketimizde Batıya karşı mukavemet başlamış,  olacağız ve her yerde kendi milli kültürümüzü hareketleri modernleşmeyi Batılılaşmadan ayırma fikri ile büyük kuvvet kazanmış olacaktır.

Bizler Milli kültürümüzde ilk  başlangıçta bir siyasî istiklâl hareketi olarak çıkmakla birlikte, bağımsızlığın kazanılmasıyla birlikte bir millî kültür hareketi hâline gelmiş bulunacaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Milliyetçilikle millî kültür kavramları çok yakın şeyler olduğu için, milliyetçilerin kültür anlayışlarını  sayğı ile ana hatlarıyla belirtmekte fayda görüyoruz.

  1. Milliyetçiler millî tarih içinde yeri olmayan yabancı kültür unsurlarının ve değerlerinin millî kültür içinde sayılmasına taraftar görünmüyorlar.

Bu görüşe istisna olarak sadece modern teknolojiyi bizler gibi kabul ediyorlar.

Tarihî değerlerimizin hem zamanın çetin imtihanından geçmiş, hem de millî kültürümüzün diğer unsurlarıyla ahenkli bir bütün teşkil edecek şekilde ybancı batılı kültürlerin etkisi altında kalmayarak asimile olmasına karşı gelmişlerdir.

Bu yüzden, birçok Batılı kültür unsurları Türkiye’ye girmiş olsa bile bunların yerleşmiş veya yerleşmeye namzet olduğunu söylemek pek zordur.

  1. Bizler batı medeniyeti dışındaki toplumları kabaca bir terimle „Batı-dışı“ veya „Batılı-olmayan“ diye ayırıp hepsini Batı karşısında aynı kategoriye sokan düşüncenin karşısında olduğumuzu belirtelim.

Batı emperyalist sümürü kültürüne uzak olmak bir bakımdan  bizim milletimiz açısından milli kültürüne neükadar çok sahib çıktıklarının açıkça belirtileridir.

Milli kültürümüzün  arasında önemli bir benzerlik bulunabilmişliği olmadığındandır, meselâ batı kültüründe manavviyattan önce maddiyat çıkarları önde geldiğinden bizim külütürümüze ters düşmektedir.

Türkiyemizin mlli kültürümüz ilede  nasıl bir tutarak her ikisini bir çerçevede ele almak çok yanlış olur ve bizim milli kültürümüze  zıttır.

Gelişmişlik  toplumuzun  yapısı, kuvvetli bir kültürel geleneği, binlerce yıllık müesseseleri bulunan memleketimizin bütün bunlardan mahrum olarak bırakılamaz ve sadece siyasî istiklâli bulunan sömürge ülkeleriyle bir tututuramayız.

İşte bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu düşünceden hareket ediyor ve toptan Batılılaşma hareketinin hem fikir olarak, hem neticesinin çıkmazı olduğunu ileri sürüyoruz.

  1. Bizlerin en belirgin tarafı, bizim milli kültürümüzün milletimize onun başkalarından ayırt eden bir hüviyet verme gayreti olmayışımızdandır.

Bu yüzden bizlerin Türkiyemizde bir millî kültür keşfetme ve icaat etme  gayretlerimiz Batıya benzemekten ziyade, yerli olan unsurlar üzerinde durmak şeklinde olmayacaktır.

Bizler milletimizin yaşadığı binllerce yıllık milli kültürü dışında kabul edemeyiz.

Fakat milli kültürümüzün unsurları  aynı zamanda tarihî unsurlar olması ve Türkiyemizin yakın zamanda bu tarih çizgisi üzerinde devam etmekte kendisi içingerekliliğini kabul ederiz

Bizler millî kültür anlayışımızda milletimizin tek milli kültürünüdekabul eder benimseriz.

Cumhuriyetimizi yönetenlerde kendini İmparator, yani tarihin bir antitezi olarak gördükleri için geleneksel milli kültürümüze yabancı ve düşman bir tavır takındırdılar ve batı meşgalcileri takındılar.

Cumhuriyetizi aynı zamanda kendi kafalarından oluşdurdukları batıya dayalı batı demokrasisi olarak Türkiye’de millî bir kültür kurmarımıza ve bunu çağdaş olarak adlandırılan Batı ülkelerinin kültürlerini Milli kültürümüzün seviyesinden daha yükseğe çıkarma azminde bulundular.

Geleneksel kültürürümüze batı hayranlarının batı kültürü karşısında kültürmüz olamazdı, ama geleneği devam ettirmek kendi varlıklarını inkâr ederekde batı emperyalizminin kültür beşşiğinde sallanarak uyumayı milli kültürümüze tercih etmişlerdir.

Bu yüzden Batı kültürü ile Türk milli  kültürümüzün kök itibariyle aynı olduğunu, böylelikle Batı kültürünü almakla kendi özümüze dönmüş olduğumuz söylemeye kadar varan ve haddlerini aşan yorumlara başvurdular.

Bizlere göre kendi özünü terk ederek aydın safsatanlar Türk milliyetçiliği Cumhuriyetin yerleşmesinden ve yakın tarihin artık siyasî bir gaile teşkil edemeyecek kadar uzakta kalmasından sonra yeni bir istikamet tutturdu.

Tarihimizde Batı tipi demokrasinin girişiyle aynı zamana rastlayan bu yeni milliyetçilik akımı artık tarihî ve tarihî kültürü korkulacak değil, faydalanılacak bir kaynak olarak görmüştür.

Bu yeni batı  milliyetçilik akımına katılmayıp da eski anlayışı sürdüren, yani Türk kültürünün Batı kültürü olması gerektiğini söyleyen inkılâpçı milliyetçiler ise günümüzde sosyalist akıma iltihak etmiş bulunuyorlar.

16.Bizler için tipik milliyetçilik anlayışının Türk kültürü üzerindeki çalışmaları da birbirinden çok ayrı yollar tutturmuşturlar.

Örnek olarak söylersek,Batılı milliyetçi aydınları Arap kültür yanlıları her biri birer tipik ideolojili inkılâpçı milliyetçiler ise günümüzde sosyalist yönelmeleri ilede iltihak etmiş bulunuyorlar.

Fikir ve sanat hayatımızı düzenlemek üzere Eski Yunan,  Arab, Rus ve Lâtin eserlerini Türkçeye çevirerek yayınlama faaliyeti birinci tip anlayışını, Türk külütürü klâsiklerinden mahrum kalarakda aciz tipik bir milliyetçilik anlayışı ileTürk külütürü klâsiklerinide  önemsemyerek yayınlamalarıda ise ikinci tip anlayışını benimseyerek milli eserimizi galbe almayarakda kendilerini TÜRK Milliyetçiliğindende uzak kalmışlardır.

Batının, Arabın, Yunanın Latini ve Rusun ilim eserlerini Türkçeye aktarmanın zarureti tipik grublar tarafından da kabul edilmiş, ama kültür eserleri konusunda anlayışlar çok farklar göstermişlerdir.

Bu ayrılık gitgide şiddetlenerek devam etmektedir.

Bundan dolayıda acilen uzmanlaşmış kadrolarımızı görevler tasis ederekde engelleyeceğiz.

Milli Kültürümüzün en büyük meselesi kendini devam ettirmek, yani kendini taşıyan ve geliştiren insanlara sahip olmaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak buda bizim uzman kadrolarımızla oluşacaktır.

Bu bakımdan farklı kültür anlayışlarına sahip bulunan tipik milliyetçi gruplar asıl kavgayı yeni nesillerin hangi kültürle yetiştirileceği konusunda verirler.

Bizde yabancı kültür ve millî kültür mücadelesi bütün şiddetiyle bu sahada sürdürerek bu bahsettiğimiz tipik milliyetçi İnkılâpçı, sosyalist ve Arabistler ve sonra onların bir devamı olan bugünün Batı aydınları, Arabistleri ve devrimcileri, yeni nesilleri tarihi 1923’le başlayan bir milletin Batıyı model diğer tarafdanda Arabist edinmek zorunda bulunan çocukları olarak gördüler ve öylece yetiştirmeye çalıştılar.

Bir tarafdan Kapitalist Batı sosyalist Rusyası ve Arabist dünyasının bütün nefretlerine rağmen, Marksistler de Batıcıdırlar ve Arabistkerde; zaten onların çıkışı Batı, sosyalist ve Arabist kültürü içinde bu kültürlere yine Batının sosyalizmin ve Arabistin bir reaksiyonu olmuştur.

Böylece Batıdan, Sosyalızmden ve Arabisttizmden ayrı, Türk millietimize mahsus  Milli kültürürümüzü koruma iddiasında sadece sözde bu tipik milliyetçilerden İnkılâpçılardan Batı  kültürünü,Sosyalist ve Arabist kültürlerini yerleştirebilmek için geleneksel kültürün ortadan kalkmasını şart görmüşler, bütün eğitim programlarını bu anlayışa göre ayarlamışlardır.

Burada kullanılan başlıca yollardan biri de, dilde süratli değişmeler yaparak geleneksel kültürün asıl kuvvetli tarafını teşkil eden sözlü ve yazılı kaynakları milletizin hayatının dışında bırakmak olmuşlardır.

İşde bizler bunlarla asıl hedef gayemiz gerçek özüne bağlı milli kültürmüze geri dönmek ve döndürmek için varız ve var olacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak diyoruzki Ey  TÜRK Milletim duyarlı ol özüne dön

A Milliyetçilerin millî kültüre dayalı bir eğitim sistemi kurabilmek üzere yaptıkları en önemli teşebbüs ders kitaplarını Türk kültürü esasına göre yeniden düzenlemeleridir. Bu düzenleme ile Cumhuriyetin başlangıcından Atatürk’ün ölüm tarihi olan 1938’e kadar eğitime hâkim olan milliyetçi görüşe dönülmüş, ayrıca o devrin eksik ve yanlış bazı noktaları da düzeltilmiş oluyordu.

Siyasî iktidarın el değiştirmesi ile bu uygulama tekrar kozmopolit, Batıcı, bir dereceye kadar da Marksist bir eğitim anlayışı yönünde tamamen değiştirileceğe benzemektedir.

Nitekim şimdiden Türk tarihinin Cumhuriyetten önceki kısmı hükümet tarafından öğretim-dışı bırakılmış, Atatürk’ten önceki Türk tarihi ve Türk büyükleri millet içinde bozgunculuğa sebep olan birer unsur olarak ilân edilmiştir.

  1. Türk millî kültürümüz yakın zamanlara kadar herhangi bir resmî desteğe sahip bulunmadığı, bütün değişmeler kendi aleyhine batı, sosyalist, Latin ve arabist ideolojilerden cereyan ettiği hâlde, olağanüstü bir canlılıkla ayakta kalmayı başarmıştır.

Bu arada zayıflayan, gerileyen, belki kaybolmaya yüz tutan unsurlara da rastlanabiliriz.

Böyle bir doğal tabiatı ile kalmış, millî kültürümüzün davasını ilmî temellere oturtmak bizlerin ve bizim gibi düşünen MİLLİ Kültürmüze duyarlı Vatandaşın istekleri için Çağdaş Adalet İktisad Partisi bulunmaz bir fırsattır.

Bizlerin böylece Milli kültürümüzün  zayıflığını düşünenler karşı kuvvetli, sert ve yumuşak noktalarının uzman kadrolarımız ile tesbit edilmesi ve gerekli görülen ikna etme kabiliyetimizi nasıl mümkün olabileceğinin görülmesi oldukça kolaylaşır. Meselâ Türk müziği en şiddetli bastırma tedbirlerine rağmen ayakta kalmış, üstelik kendini geliştirmiş ve yenilemiş bulunuyor.

Birçok elsanatları bugün tekrar aranır hâle gelmiş, vaktiyle onları ihmal edenlerin çok büyük hatalar işledikleri kanaati bizim düşüşncemize yerleşmiştir.

Arabist kültürlerinin Dinî inançlarımıza ve bunlarla ilgili uygulamaların Dinimizden uzak tutan arabist zihniyetlerin gizli uzun baskı devrelerinden ortaya çıkamadıklarından sonra demokrasi hak ve hürriyetlerin yeniden belirmesiyle tekrar bütün canlılığıyla yaşadıkları ortaya çıkmışdır.

  1. Demokrasinin gelişmesiyle beraber Bu canlılık millî kültürümüz taraftarlarının başlıca dayanaklarından biri olarak Çağdaş Adalet İktisad Partisi teminat altına alacaktır.

Tipik Milliyetçiler yaşama kabiliyetinin esasa dayalı dinin arabist,batı, Latin ve sosyalist kültürü modern yaşam olduğunu en çetin imtihanlarla isbat etme yarışına girmiş buluunmalarına rağmen bizim saf doğal kalmış milli kültürümüzü geliştirme iddiasındadırlar.

Ancak burada medeniyet, yahut daha basit bir ifadeyle teknoloji, ile kültür arasındaki münâsebetler, onları  Arabist, Latin, sosyalist ve Batı karşısında belli bazı tavırlar almaya zorlanmaışlardır.

Teknoloji Arabist, Latin, sosyalist ve Batı kültürün temel vasıtası düşünceleri ilede tavırlarını ortaya koymuş bulunmatadırlar, bu bakımdan ileri  birkültür ileri bir teknolojiden uzak kalamaz şekli hâliylede kabul etmişlerdir.

  1. Millî kültürümüzün geliştirilmesinde Batının modern teknolojisi ile olan münâsebetlerin kısılmasına değil, genişletilmesine ihtiyaç olacakdır.
  2. Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak saf doğal kalmış TÜRK milli kültürümüzün bütün zenginliklerine rağmen eski formları ve eski muhtevası içinde olduğu gibi kalması, onun çağdaş gelişmelere ayak uydurabilmeleri içinde uzman kadrolarımız tarafından eğitim vermeleri ile ileri teknolojiye entegre uyumu sağlanacakdır.

Yaşadığımız Dünyanın içinde en zengin halk danslarına sahip olmamıza rağmen bunları milletlerarası değer halinde ortaya koyacak koreograflarımız yoktur.

Arabist, Batı, Latin ve sosyalist kültürü karşısında Türk müziğimize geçmiş ve yakın zamanlarda yüksek sadakatla duyarlılık gösteren  milli kültürümüzün  bilgileriyle donaltımış mücehhezlerimiz saysesınde yine ayakta kalmayı başarmışdır, ama mücehhezlerimiz olmasaydı bugünkü gelişmesini gösteremezdi.

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/satirlarla-turkiye/107091-milli-kultur-nedir-milli-kulturun-onem-ve-unsurlari.htmlt#ixzz1dDcPwFHf

Atatürk Ve Milli Kültür

“Millî şuurun ayakta kalabilmesi ve uyanık bulunması için dil ve tarih uğrunda çalışmaya mecburuz” diyen Atatürk’ün millî şuur bahsindeki dikkat ve titizliği gözlerimizin önündedir.

Bir milletin ayakta kalmasında, bir toplumun millî şuura varmasında en büyük ve en kesin rolü oynayanın da kültür olduğu bilinmektedir.”

“ Millî kahramanların doğdukları yıllar, bağlı oldukları milletin bahtında iyiye doğru,gelişip yükselmeye doğru gidişin müjdecisidir.”

“Bir milletin varlığında kültürün önemli bir yeri ve büyük bir değeri olduğunu kuşkusuzca söyleyebiliriz.”

 

“ İslâm medeniyetinin meydana gelişinde Türk kültürünün büyük katkısı bulunduğu bir gerçektir. Bununla beraber, çağlar geçtikçe ve batının tesiri de eklenince millî kültür değerlerimizden bir kısmı da küçümsenir olmuştur.”

“ Kültürün alan ve kapsam genişliği, onun çeşitli biçimlerde tanımlanmasına yol açmıştır. Nitekim Atatürk de kültür hakkında birkaç tanım yapmıştır. Bunlardan birinde:

 

“Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden mâna çıkarmak, intibah almak, düşünmek, zekâyı terbiye etmektir.”

 

“Prof. Dr. Mümtaz Turhan’ın kültür tanımı da şöyledir:

“ Kültür, bir cemiyetin sahip olduğu maddî ve manevî kıymetlerden teşekkül eden öyle bir bütündür ki, cemiyet içinde mevcut her nevi davranış şekillerini içine alır. Bütün bunlar birlikte o cemiyet mensuplarının ekserisinde müşterek olan ve onu diğer cemiyetlerden ayırt eden hususi bir hayat tarzı temin eder.” (s.20)

“ Atatürk’ün ikinci bir kültür tanımı da “İnsanların hayatına, faaliyetine hâkim olan kuvvet, ibda ve icad kabiliyetidir.” Şeklindedir.” (s. 22)

‚Atatürk, kültüre yeni Türk Devletinin temeli sayacak kadar büyük önem vermişti. “Kültür Birliği”ni ise Türk milletini meydan getiren unsurlar arasında kabul etmiştir.” (s.35)

“ Milletimizin tarihini, ruhunu, an’anatını sahih, salim, dürüst bir nazarla görmeliyiz.” (s.40)

“Efendiler! Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri tahsilin hududu ne olursa olsun en evvel ve her şeyden evvel Türkiye’nin istiklâline, kendi benliğine, ananat-ı milliyesine düşman olan bütün anasırla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.” (s.62)

‚Türk ulusu ancak varlığını derin ve sağlam kültür sınırları ile çevreledikten sonradır ki, onun yüksek kapasitesi ve erdemi, uluslar arasında tanınır.” (s.62)

 

“Millî ahlâkımız, medenî esaslarla ve hür fikirlerle tenmiye ve takviye olunmalıdır.” (s.70)

“Bir milleti yaşatmak için birtakım temeller lâzımdır ve bilirsiniz ki, bu temellerin en mühimlerinden biri sanattır. Bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata mâlik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alil bir kimse gibidir. Hatta kastettiğim manayı bu söz de ifadeye kâfi değildir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur…” (s. 81)

 

 

“Atatürk sanatı şöyle tarif etmiştir:

“ Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu ifade sözle olursa şiir, nağme ile olursa musiki, resim ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık,bina ile olursa mimarlık olur.” (s.83)

“Sanatkâr, cemiyette uzun ceht ve gayretlerden sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır.” (s.84)

“Millî kültür ise, hem usulle yapılmayan hem de taklitle başka milletlerden alınmayan duygulardır.” (s.89)

“ Edebiyatın tanımını yapan Atatürk der ki:

“ Edebiyat denildiği zaman şu anlaşılır: Söz ve mânayı, yani dimağında yer eden, her türlü bilgileri ve insan karakterinin en büyük duygularını, bunları dinleyenleri veya okuyanları, çok alakalı kılacak surette söylemek ve yazmak sanatı. Bunun içindir ki, edebiyat, ister nesir hâlinde olsun, ister nazım şeklinde olsun, tıpkı resim gibi, heykeltıraşlık gibi bilhassa musiki gibi, güzel sanatlardan sayıla gelmektedir.” (s.99)

“ Şairlerimiz esaslı kültür sahibi olmalı ve tarihi iyi bilmelidir.” (s.106)

“ Bir de Atatürk her milletin istiklâl içinde benliğine kavuşması ve medeniyet yolundan ilerlerken birbirlerine yaklaşmayı dış siyaset bakımından da önemli saymıştır. Onun için kendi zamanında dahi yalnız siyasi anlaşmalar değil, kültürel yakınlaşmayı da hedef olarak göstermiştir.” (s.117)

“İktisadî kalkınma millî hayatın bütün vecheleri ile, fakat en çok toplumun kültür gelişmeleri ile ilgilidir ve kültürden ayrı düşünülemez.” (s.120)

(x) Dr. Müjgan Cunbur, Atatürk ve Millî Kültür. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara,1981

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/satirlarla-turkiye/107091-milli-kultur-nedir-milli-kulturun-onem-ve-unsurlari.html#ixzz1bUosdg1r

Çağdaş Adalet İktisad Partisi

ATATÜRKMENBEY

 

 

Standard

ÇAĞDAŞ ADALET PARTİSİ’nin İDEYAL TOPLUMCU İLKELERİMİZ ve TÜRK MİLLETİMİZ İLE BÜTÜNLEŞMESİ……

ÇAĞDAŞ ADALET PARTİSİ’nin İDEYAL TOPLUMCU İLKELERİMİZ ve                                                                  TÜRK MİLLETİMİZ İLE BÜTÜNLEŞMESİ……

İdeyal Ortak toplumcu devlet ilkelerimizin en büyük özelliği olarak Devlet TÜRK vatandaşlarımızın yanında bulunması hem gözü hem kulağı hatta bütün vicuduları olması gerekliliğinde ve büyük vazifelerinden biri olacak hizmette ne tür ihtiyac duyuyor ise o ihtiyaclarını sağlayarak giderme zorunluluğunu kendisine en büyük görevlerinden olması bilincini taşıması devletin ana ödevlerinden biri olacağını her zaman ve her şartlarda yerine getirmesi asli görev olarak TÜRK Vatandaşlarımıza gereksinimlerini gidermesi zorunluluğudur.

İşte bizlerin Çağdaş Adalet İktisad Partisi ideyolojisi olan TÜRK idolunu kabul ettiğimiz bu yönde ilkelerimizi imar ederek İdeyal Ortak Toplumcu Devlet olma özelliğini TÜRK milletimizin gelene görenek ve kaidelerine göre düzenleyerek günümüzün şartlarına ve ihtiyaclarına göre gerçek TÜRK ideyolojisi olarak kabul edeceğimiz ilkelerimizin TÜRK menfaatlerine göre daima TÜRK milletimizin yanında olacak yanlızca TÜRK milletimize ayid TÜRK sistemini sunacağız.

Ancak Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu ilişki, basitçe devletin küçültülmesi ve bizlerin TÜRK milletin bütünlüğü hürriyeti  ve siyasal alanda, gerek iktisadi gerekse tarihsel   anlayış birey ve bireysellerden önce ve  önemi önde  gelir diğer avrupai Liberalizm yansımalarıa sahip bir kavram anlayışımız yoktur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak batı ve diğer çevrelerdeki standart anlamı ile genelde, bir yandan devlet ve ona tabi olanlar arasındaki ilişkilerle ilgili olarak diğer yandan bireysel özgürlükler ve/veya özel mülkiyetin savunulması ve geliştirilmesi ile ilgili olarak tanımlansada bizlere göre önce Devletin garantörlüğü aldında kalarak himayet  etmekteyiz.

Batı ve diğer kutub çevrelerinin Liberalizm anlayışı örneğinden bir cümle verelim  Liberalizm yaygın anlamıyla, özellikle devlete karşı bireyi savunmak anlamında bireysel özgürlüklerin maksimizasyonu ile ilgili siyasal ve iktisadi bir doktrin olarak anlaşılmaktadır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak derizki o zaman devlete karşı bireyleri ve bireysellerin savunulması anlamında bireysellerin özgürlükleri ile ilgili siyasi veya ikdisadi bir doktrin olarak savunuluması anlamında  devlet neden var devlet kendi vatandaşlarının güvencesi olması yerinde neden başka türlü eylemlere girilmesi gereklidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devlet Vatandaşlar arasındakı Bağımsız yargı organlarıyla koruma altında tutması hatta Vatandaşlar arasında tarafsız hukuk düzenini sağlayarak güvence altına alması ile toplumsal dengesizlikleri ortadan kaldırması görevini üslenmesi ile sağlar.

Batının Liberalizmi Etimolojik olarak bakıldığında, “liberal” kavramı Latince liberalis (cömert, eli açık) kavramından türetilmiş olmakla beraber aslında gerek siyaset bilim gerekse iktisat açısından zannedildiğinden yeni bir kavramdır.

Oxford English Dictionary’ye göre liberal kelimesi İngilizcede asil, cömert, özgür insan, konuşmak ve faaliyette özgürlük gibi anlamlarda kullanılmıştır.

Liberalizm İngilizce kökenli “liberty” kelimesinden yola çıkarak kabaca özgürlüğü savunan bir düşünce biçimi olarak tanımlanabilir.

Liberalizm de savunulan özgürlükler yalnız siyasi alanla sınırlı olmayıp özgürlüklerin alanı siyasi, ekonomik ve sosyal alanı kapsar.

Liberalizm John Locke ile siyasal bir düşünce akımı olarak doğmuş; Adam Smith ve daha sonraki liberal düşünürlerin katkıları ile de iktisadi bir sistematik oluşturulmuş olsada yukarda anlatıldığı gibi batı kendi halkına düzenlediği anlayışa tamamen tersdir.

Bunlar sadece kendi iç dünyasının düzeni dışında kalan dünya çevre halklarını sömürme amacı ile ortaya atılan bir felsefeden ibarettir.

Batının kendi uyduruk safsata Liberaizm felsefesi anlayışını kendi halkına uygulamakdan aciz kalmakla beraber birkaç avuç emperyal güclerin elinde tutularak veya tutturularak hakimiyetlerini bu safsata Liberaizm anlayışı ile tutmaktalar.

Bizlere göre bu açıdan emperyal Liberalizme hizmet etmek amacı ile Locke siyasi liberalizmini kurmuşdur, (Smith iktisadi liberalizmin kurucusu olarak kabul edilebilir).

Batı kendi halkına bahsedilen Liberalizm güvencesi adı altında veremediği bu liberal düşüncesi de genel olarak “klasik liberalizm” olarak nitelendirmeteyiz.

1800’lü yıllardan itibaren ise Batı monaşi düzenine karşı Liberal emperyalizm felsefesi savunması ile Kraldan alıb kralcıklara verilmesini sağlayacak bir düşünce türüdür yani al birine ver çtekine anlamına gelen bir bağımsız “özgürlük ve demokrasi lehine eğilimde olmak” anlamı

yaygınlık kazanmaya başlamış olsada kendi halkını krala karşı kırdıran(öldürten) yeni Halkın Kralına Halkını veya Kralın halkına düşmaederek özgürlük mücadelesi değil bir kac avuc batı emperyallerin mücadelesi için yapılan ayaklanmalarının neticesindeki varılan nokta ise bu şekide Batı kendi halkını yinede birkaç avuc emperyalistlerin kucağına itmişdir.

Bir Liberalizm sömürgesi düzenini kurabilmek için Halk Kralına ve Kral’da Halkına karşı düşman edilerek başlatılmış bir savaşın neticesinde yine kazanan bir kaç avuç emperyaller  olmuşdur.

 

Batının Liberalizm anlayışı komşunun komşudan uzaklaşdırıldığı aynı aileden kardeşlerin kardeşler arasında yabancılaşdırıldığı selamı ve sabahı zor güc uzakdan birbirlerini görselerde istem dışı gönülsüz verildiği insanların birbirlerinden çıkarları olmadıkça selam bile vermediklerini görmekteyiz.

Batı bu Liberalizm düzenini kurarken önce halkı birbirinen uzaklaşdırma çıkarcılık bencilcilik kendi egolarını tatmin etme eylemini kabul ettirmişlerdir.

Tabiiki insanların birbirlerinde uzak kalmaları sayesinde yukarda bahsettiğimiz eylemlerin dışında başka bir eylemler görmemekteyiz.

bunun adıda birey ve bireysellerin özgür düşüncesi safsatası ile hükümdarlıklarını devasm ettirmekde olmalarıdır.

Lakin Tarihe bakarsanız TÜRK milletimiz asla Batı gibi düşünerek kendi Türk halkımızı sömürmemiş ve şiddetle karşı çıkmışdır.

TÜRK milletimiz asırlar boyunca Devlet millet elele felsefesi ile gerçek adaleti birlikde sağlamış olmalarına rağmen yaşadığımız milenyum diye adlandırılan çağ değil çağdışı eylemlerin kandırmacası altında bocalamaktadır.

İşde bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bunun için TÜRK milletimizin siyasi arenasında yer almak istiyoruz.

  1. Yüzyılın ilk yarısında bazı bir kaç avuc düşünürler emperyal liberalizmin doğuşuna zemin hazırlayarak Halkı Krala Kralıda kendi Halkına karşı yeni emperyal sömürü (Halkın vergisi ile Halka değil kerndi emperyal sömürge tahtını ele geçirkem için sömürme)fikirler geliştirmişlerdir.

aslında bir kaç avuç Batı zenginleri Kraldan pay istemeleri ile halkından aldıkları vergi paylaşımında anlaşamadıkları için 17. Yüzyılda ortaya çıkan yeni sömürü emperyal liberalizm 18. Yüzyıl yeni emperyal sömürü büyüme çağıdır.

Önce İngiltere’de daha sonra diğer ülkelerde kendini göstermeye başlar. 19.

Yüzyılda olgunluk çağına ulaşan emperyal liberalizm, 20. Yüzyılda büyük bir buhran ve kriz dönemine girer. 1929 Büyük Bunalımın ardından J. M. Keynes’in eleştiri ve önerileri ile gelişen “müdahaleci devlet” anlayışı bütün dünyada önem kazanmaya başlamış olsada bir kaç avuc emperyallerin devlet içinde örgütlenmesine engel olamaışlardır.

Keynesgil ekonomi politikaları bütün dünyada 1970’li yılların sonlarına kadar uygulanmış olsada ahtobot gibi devlet içini saran emperyal güçler tarafından göz altına alınarak bu politikalarının neticesinde devletin göstermelik iktisadi hayattaki rolü ve işlevi pek çok ülkede genişlemiş olsada bir kaç avuc emperyallerin hazinesine hazine katmak için en iyi zemin oluşdurulmuş göstermelik Devletin büyümesine karşı sinsi verilen devlet içind odaklanan emperyal Liberallerin çıkarları doğrultusunda yönetimi elde tutarak bir uyarı şeklinde emperyal Liberallerin ortaya çıkardığı yeni sorunlar -kronik bütçe açıkları, yüksek vergi yükü, enflasyon- ekonomistleri yeni çözüm yollarına yöneltmiştir.

İşte emperyal liberalizmin tekrar siyaset ve ekonomi sahasına çıkması dünyada baş gösteren bu iktisadi bunalımdan büyük vurgunlar vurma peşinde olan emperyal liberallerin 1960’lı yılların sonlarından itibaren müdahaleci devlet anlayışı adı ile ortaya çıkan yüksek vergi ve enflasyon gibi ekonomik sorunlar daha cok kazanan emperyal liberalizmin temel ilkelerini savunan üç çağdaş liberal düşünce okulunun kurulması oldu.

Bunlar yeni emperyal Neo-Avusturya Okulu, Chicago İktisat Okulu ve Virginia Politik İktisat Okulu’dur.

Emperyal Liberalizmin 20. yüzyılda yaşadığı bu dönüşüm iki önemli evre halinde kendini göstermektedir.

İlk evre göstermelik bazen “refahçılık (welfarism)” olarak da tanımlanmakta ve

gelişmiş ülkelerde emperyal liberalizmin kemeri Keynezyen iktisadi politikalar yönünde, sosyal güvenliğin ve karma ekonominin geliştiği dolayısıyla devletin refah harcamalarının genişlediği bir döneme isabet ettirilmesi.

İkinci evre ise emperyal liberalizm 1970’lerde gelişmeye başlamıştır ve “iktisadi rasyonalizm” adı altında olarak da nitelenmektedir.

Bu ikinci evrede emperyal liberallerin başlattığı halkın gözünde gökkuşağı oluşdurma kamunun elinde bulundurulan sektörlerin özelleştirilmesi, yeni emperyal liberalizmin eline verilmesi refah devletinden vazgeçilmesi, evvelce kamu kesiminin emperyal liberalizm kesimden farklı bir yapıya sahip olduğu düşüncesinin dengesiz bir  rekabet ve piyasa değerler sistemi doğrultusunda kamuda piyasa tipi rekabet yapılarının emperyal liberalizm yönünde oluşturulması gibi değerleri ve politikalar sisteminde bir emperyal liberalizm için dönüşümle nitelendirebiliriz.

Bu evre daha sonra ayrıntılı olarak ele alınacağı gibi emperyallerin yeni bir “neoliberalizm” terimi ile de kavramsallaştırılmaktadır.

emperyal Liberalizm zaman içerisinde farklı biçimlerde ortaya çıksa da ortak kabul edilebilecek; emperyal liberalizmin öngördüğü negatif özgürlük (vatandaşların, başkalarının özgürlüklerini sınırlandırmadıkları sürece bir şeyi yapmak ya da yapmamak konusunda serbest olmalarını, devletten ve diğer vatandaşlardan bir zorlamanın, engellemenin ya da müdahalenin olmaması), bireysellik ve özerklik, doğal düzen ve liberal rasyonalizm (evrimci rasyonalizm), piyasa ekonomisi ve sınırlı devlet gibi temel ilkelerini ortaya koyan emperyal liberaller kendilerine dokunulmadığı müddetçe yukarıda belirtilen safsata ve anlamsız cümleler içinde halk yaşamlarını sürdürebilirler.

Emperyal Liberalizm temelde kendi kurdukları sistemde bireysel özgürlüğü ve piyasa düzenini merkez değer olarak kabul etmektedirler.

Buna göre iktisadi, siyasi ve sosyal ilişkiler en iyi şekilde ancak özgür ve kendi maddi ve fikri çıkarlarını geliştirmeyi kollayan rasyonel aktörlerin serbest tercihleri aracılığıyla emperyal liberallerin tanımladıkları sınırlar içinde organize edilebilecektir.

burda amaç anlaşıldığı gibi hep bireysel çıkarlar söz konusu olduğu için toplumların birbirinden uzaklaşdırılması kolayca hükmetmeleri demekdir.

birey ve bireyel özgürlük adı altında topluluklardaki insanları birbirlerine karşı yabacılaşdırmak yani böl parçala yönet eylemleri ile sömürmekdir.

İşte biz bundan dolayı TÜRK milletimizin siyasi yönetimine talib olmak için mücadelemizle var olacağız.

Aslında bu devlet halk anlamında değil İktisadi olarak bunun anlamı; emperyal liberallerin kendi çıkarları doğrultusunda belirlediği halkın  gözlerini gökkuşağı altında göstermelik akıllıca hazırlanmış oldukları kendi çıkarları doğrultusundaki piyasa ekonomisinin genişlemesi adı altında, siyasi anlamı ise; emperyal liberallerin kuramcılarının koydukları yasal alanda kamusal yasal adı alanda olarak kabul ettirilerek ve emperyal liberaller kendi alanındaki konularda muazzam derecede göstermelik özgürlük tanıyan, ekonomideki aktörlerinin birey ve bireysellerin özgürlüklerini maksimize eden kolektif karar almada emperyal liberallerin birey ve bireysellerin iktisadi ve sosyal müdahale gücünün sınırlandığını  anayasa çıkartılmasındada görmekteyiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak emperyal  liberallerin ne kadar ahtobot gibi ülkeleri milletleri devletleri sardıkları görülmektedir.

Bir yandan devlet-vatandaş-demokrasi ilişkileri açısından böylealdıkları kararların emperyal liberaller çıkarlar doğrultusunda kendi ilkelerinden taviz verilmezken diğer yandan emperyal liberal hizmetcisi olan Adam Smith gibi aldatmaca toplumların gözlerinde gökkuşağı gibi gösterme iktisatçılar tarafından serbest ticaret ve ulusal zenginlik için “emperyal liberal ilkelerden” söz edilmektedir.

Bu açıdan emperyal liberalizm hem bir siyasal ideoloji hem de bir iktisadi doktrin olarak saltanaatlarını sürdürmektir.

Diğer yandan, emperyal liberalizm kendi konumundaki çıkarları doğrultusunda iktisat ve siyaset ağırlıklı bir teori olarak, devletlerle topluluklarının üzerinde tartışmasız uzlaştığı  bir emri vaki düşünce sistemidir.

Emperyal liberal düşünce geleneği içinde bir kaç avuc emperyallerin paylardan aldıklarından memnun olmadıkları için çeşitli karşıtlıklar ve farklı eğilimler de bulunmaktadır.

Bu farklı eğilimler hem emperyal liberalizm kavramının birçok disiplinle ilişkili kompleks yapısından kaynaklanmaktadır hem de zaman zaman fiili kendi içinde uygulamalar ile teorik ve ideolojik programlar arasında farklılaşmaya da yol açabilmektedir.

Bununla birlikte kendi aralarındaki genel eğilimlerden ve üzerinde uzlaşılabilen temel ilkelerden söz edilebilir. Siyasal emperyal liberalizm genel olarak –mutlak monarşiler ve diktatörlükler karşısında liberal olurlasa olsunlar gelirlerin ve üretimlerin paylanması esnasında çıkan sorunlar neticesinde anlaşmasızlıkların toplulukları devlete karşı kışkırtmaları ile devleti vatandaşlarıyla karşı karşıya getirmeleri hem devlet hemde toplulukların zarar görmesiyle çıkar sağlamaktalar demokrasinin; emperyal kültürel liberalizm, devlete karşı yurtseverlik ya da dini gerekçelerle özgürlükleri sınırlayan yasaları vatandaşların  karşısına getirerek bireysel özgürlükler istemcilerini sokaklara çıkartarak ; devletin iktisadi yönünü zayıflatmak ve emperyal liberalizm  kendi ilkeleri doğrultusunda yanına çekerek devlete karşı müdahaleciliğinin ve kamu mülkiyetinin karşısında- özel mülkiyetin ve piyasanın; sosyal yapılarını emperyal liberalizm fırsatını değerlendirmeleriyle eşitsizlikleri karşısında eşitliğin desteklenmesi savunulması anlamında daima vatandaşı devlete karşın devleti kendi vatandaşlarına karşı cephe oluşdurmakla her türlü iktisadi alanda dengeleri bozarak zayıflatmakla kalmayıb kendi düzenlerini emri vaki yasalar çıkartırılmasıyla emperyal liberallerin kararları doğrultusunda oluşdurularak böylece halkı kullanılmaktadır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak emperyal liberalizm ise kendi formlarının dışında kalanlara katı bir şekilde uygulama yapmakda kendi form ve ilkelerin bir karması olarak nitelendirebiliriz.

Bu doğrultuda elli başlı emperyal liberalizm formlarından söz edemeyiz.

Bunun için bizler ancak TÜRK milletimizi uyarmak refahı çıkarları doğrultusunda mücadele etmek için var olacağız.

 

Siyasal ilkemiz

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak hukuk bireylerin  değil toplumun menfaatlerini gözetleyecek haksızlıklara dayanan bireylerin toplum üzerindeki yanlış etkiklerine karşı toplumun hukuka  dayanacağı, toplumun ve devleti oluşturan kurumların ise bireyin ve bireylerin üstünde  olması  bir toplumun amaçlarını gelişdirmek süreti ile düzenleyici olması  (devlet, monarşilerin ve birey ve bireysellerin imtiyazları) için değil toplumun amaçlarını geliştirmek için var olduğu temel ilkesine dayanırız.

TÜRK toplumumuzun

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak haklar ve bu hakların kullanımı başka birimlerin hatta birey ve bireysellerin imtiyazlarının üstünde olması ilkemizdir.

 

 

 

Alta belirtiğimiz Emperyal liberalizmde oluşdurulan gökkuşağı  temellerini Siyasal emperyal liberalizm bireylerin kanun ve topluma dayandığı, toplumu ve onu oluşturan kurumların ise bireyin üstünde herhangi bir toplumsal düzey (devlet, toplumun ve monarşilerin imtiyazları) için değil bireylerin amaçlarını geliştirmek için var olduğu temel ilkesine dayanır.

Bireysel haklar ve bu hakların kullanımı toplumun ve başka birimlerin imtiyazlarının üstündedir.

Bizlerin Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak edindiğimiz ilkelerde ise “TÜRK toplumunun refahını sosyal hayatını devamettireblimesi  için iktidası korumak” Devlet kavramı ortak kanunu vatandaşlarının sükünetini sağlamak için yapmalı ve bu kanunların yüklediği yükümlülüklerle mükellef olmak konusunda Vatandaşlarıyla ortak anlaşmalarla korur temel vurgulardan biri ortak anayasa yani Devlet ile millet ilede Devletin uygun gördüğü yasaları ortak düzenlemelerle olmalıdır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bildiklerimizi anlatan, değil gelişen ve insanları gelişdiren ilimin aklı Çağdaş Ortak toplumcu Ortak Devleti inşaa edici TÜRK milletimizin kalkınma menfaatleri doğrultusunda ilke düzenleyici halkını sömüren değil halkına veren Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet teorimizi TÜRK milletimize iddialı sunuyoruz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Emperyal Liberal batı doğu solu Arap din adına kültürünü din olarak İSLAM dinini ipetok altında tutarak kültürünü din gibi yaşatılmasını arzulayan cehalet yaşayan toplulukları böylece kendi saflarına katmayı sağlayıcı safsata hurafe kültür ideyolojisini anlatıcı siyasi politika parti maşalarının anlatıkları dinle bağdaşmayan, ama hepsini doğru sananlar ilede Çağdaş Ortak Toplumcu devlet olarak mücadele etmeye kararlıyız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak asla batının doğunun artabın (kültür) emperal liberalizmine sessiz kalmayacak, yeni modern denilen yeni düzen golabalizmin ne kadar sakıncalı olduğunu kime  kimlere hangi devlete ve devletler hizmet edildiğini göstereceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler herkesi insan olarak kendimize eşit görürüz ancak, her kim olursa olsun TÜRK milletimize hizmet eden insanı küçümsemeyiz küçümseyenlerin karşısında aklı ilim ile savunuruz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  her yönlü teknoloji bilişimde ilerlemiş ülkeleri çok büyük görmekte korkaklık sayar ilim ve bilim sadece onların tekelinde olmadığını insani aklımızı kullanarak daha üstün teknolojiler buluşunu azim göstererekde yapabileceğimizi önemli olan  gösterir TÜRK milletimizin üstünlüğüdür.

Bizlerin cesareti aklımızla ilim bil“gimiz yenilikçi reformculuğumuz cesaretimiz olacakdır.

Onlarca bilgi kendi topularının olmadığını bizler bilgisiz görenleri gözümüzde büyütmeden ilmin her alanında çalışarak elde edeceğimiz ilmi üstünlükle cehaletliğimizi değil onların bizlere ne kadar çok cehaletle baktıklarını göstereceğiz.

Emperyal liberallerin oluşdurduğu kendi menfaatleri doğrultusunda kullanılamaya müsayid olan  bireylerin kendileri için en iyinin ne olacağını yine ancak kendilerinin bilebileceği düşüncesidir. bilebileceği düşüncesidir.temel varsayım kabulün arkasında yatan ise bireylerin toplumdan uzaklaşaması yabancılaşmaya varabileceken tehliklei toplum birliğinin bozulmasıyla emperyal liberallerin çıkarları doğrultusunda devleti oluşduran toplumu bozarak daha çok menfaat sağlayarak güç elde etmelerini sağlamak amacı taşıyan bireysel özgürlük adı altında sundukları gökkuşağı ile birey ve bierysellerin gözlerinde pempe hayal göstererek saltanatlarını sürdürmek istemleriyle amaç edinilmiş emperyal liberallerin safsata ilkeleridir.

İdeyal Siyasal Devlet ilkelerimiz……..

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak tarihten gelen toplumun sağlıklı  yöneltimesi TÜRK tarihinde Siyasette devletin sağlıklı kanun  yapabilmesi için siyasi bireyler TÜRK hukukunu düzenlerken TÜRK toplumunun örf, adet, gelenek, görenek TÜRK dili ve toplumun dini inancı göz önünde bulundurularak devlet ile devleti kuran milletin fikirlerini alarak ortak anayasaya dayanacağı, TÜRK toplumunu ve devleti oluşturan kurumların ise bireyin üstünde TÜRK toplumunun sağlıklı her dalda ve her alanda eğitilerek TÜRK toplumunun üst düzeye çıkartılmasını sağlama görevi ve kaçınılmaz vazifesi olarak görürüz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ne devlet, monarşilerin imtiyazları için değil TÜRK toplumumuzun amaçlarını geliştirmek için var olduğu temel ilkesine dayanırız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK toplumunuzun devlet arasındakı hakları ve bu hakların kullanımı başka birimlerin (birey bireysellerin ve uluslar arası devletlerin) imtiyazlarının üstünde tutarız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK milletimizin teminatı altına ve TÜRK milletimizin devlet ile siyasal sosyal  alanda ortak sözleşme taraftarı olacak her alanda hizmetlerin TÜRK milletimize layık görmekteyiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK kavramı kanunu ortakçı vatandaşlara uygun yapacak ve bu kanunlarınyüklediği yükümlülüklerle mükellef olmak konusunda  devleti TÜRK milletimizle anlaşmışlarda bulunarak birlikde geleceğimizi yani kadermizi bizler birlkide yazacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizim ilkelerimiz tamamen olmazsa olmaz temel vurgularımızdan biri olacağız.

TÜRK milletimizle ortak anayasa kanunlarının düzenleme kabulünün arkasında yatacak temel ilkelerin tamamen tarih boyunca nasıl saygı ve safdakat gösterilmiş ise Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK toplumumunuzun kapital birey ve bireysellerden kendileri için en iyinin  devlet ve TÜRK milletimizin ortak anayasası ile koruyacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler yine ancak TÜRK milletimizin istemieri dışında asla her alanda uygulamaya  geçmeyecek ve uygulama yapmayacağız.

TÜRK milletimizin kurduğu devleti kendi teminatı altında  hem devleti hemde  ortak olan TÜRK milletimizin koruyabileceğimizin ve TÜRK milletimizin ortak düşüncesiyle bilebileceği düşüncesisindeyiz.

Aşagıda vereceğimiz batı safsata fikir düşüncelerinin örneğinde göreceğizim yanlışlıları bizlerinde sadece TÜRK toplumunu her yerde yönde ve her alanda çıkarlarının düşündüğümüzü göreceksiniz.

Siyasal Liberalizmde

Siyasal liberalizm bireylerin kanun ve topluma dayandığı, toplum ve onu oluşturan

kurumların ise bireyin üstünde herhangi bir toplumsal düzey (devlet, monarşilerin imtiyazları) için değil bireylerin amaçlarını geliştirmek için var olduğu temel ilkesine dayanır.

Bireysel haklar ve bu hakların kullanımı başka birimlerin imtiyazlarının üstündedir.

Siyasal liberalizmde temellerini J. J. Rousseou’dan alan “sosyal sözleşme” kavramı (kanunu vatandaşlar yapar ve bu kanunların yüklediği yükümlülüklerle mükellef olmak konusunda anlaşmışlardır) temel vurgulardan biridir. Bu kabulün arkasında yatan temel varsayım ise bireylerin kendileri için en iyinin ne olacağını yine ancak kendilerinin bilebileceği düşüncesidir.

Bizlerin İdeyal TÜRK kültür anlayışı…..

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Dini, bilişsel, özel özgürlükler konusunda ve özel hayata devletin müdahalesi ancak TÜRK toplumumuzun sağlığı bozulmaso taraftarı olamayız ve her zaman birey ve bireysellerin özel hayatlarındaki özgürlüğü ancak TÜRK toplumumuzun sağlığını göz önünde bulundurarak düzenlemelerin TÜRK toplumu ile ortak  devlet tarafından yapılarak uygun hale getirmekle yükümlü olduğu inancına dayanır her zamanda birey ve bireysellerin limitsiz özel hayat özgürlüklerin karşısında TÜRK toplumu vicdanı ve hayatı tarzı açısından tam bir hürriyete sahip ancak sağlıklı aile toplulukları sağlam temeller üzerinde inşaa edilerek sağlanmasından yanayız ve TÜRK toplumunun kurduğu devlet ile her alanda her yerde ortak oldukları konusuna odaklanırız.

 

 

 

Bizlerin İdeyal Kültür özgürlük Üzerine…..

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK Mill kültürel tutumcusu olarak “bireysel ya da kolektif olarak değil TÜRK toplumumuzun kültürel faaliyet özgürlüğü söz konusu olduğunda TÜRK milletimizin kurduğu ve kurduğu devlete teminatının altında devletin TÜRK milletimizin garantisi olacak ve vazife etmesi gereken yegâne amaç devlet TÜRK milletimizi her alanda ve her yerde korumasıdır.

TÜRK tarihinde 29 TÜRK devleti kurulmuş ve her biride ortak yasalar ile idare edilerek bu ünlere Medeni bir TÜRK toplumda asla olmamışdır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK tarihinde devlet yönetim ve TÜRK milletimizin yönlendirilmesini örnek aldığımız her zaman TÜRK siyasi tarihinde devlet yönetimi ve yöneticileri her zaman daima devleti kuran TÜRK milletimizin fikir düşünce ve rızasını alara asla hicbir zaman TÜRK milletimizin rızasına muhalif olmamış devleti kuran TÜRK milletimize karşı doğru bir şekilde güç kullanmak bu amaç üzerinde zarar vermemiş ve zarar verilmesini önlemekde daima önlemler alarak karşılarında dimdik durmuşdur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devletin kültür sorumluluğu TÜRK toplumunun benimsediği Edebiyat, sanat, akademik üretim, siyasal, dini, açısından düşünmek zorunda olub gelişdirilmesinde etken olma taraftarı olduğumuzu belirtiriz.

Batıda ise gökkuşağı gibi gösterilen bulanık renklerin içinde söz konusu ” Kültürel liberalizm uygulamada genel olarak iktidar ya da devlet karşısında bireyin korunması ile ilgili görünmektedir.

Edebiyat, sanat, akademik üretim, siyasal, dini, seksüel, tercihler gibi konularda devlet tarafından yapılacak düzenlemelere karşıdır”.

İdeyal İktisadi İlkelerimiz…..

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İktisadi ilkemiz,temel olarak TÜRK toplumumuzun  mülkiyet haklarının ve devlet ile ortak sözleşme hürriyeti üzerine inşa edeceğimizidir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak toplumsal iktisat alanda teşviklerimiz ve devlet desteği enfelasyon karşısında erimesini önlemek için enfelasyon değeri üzerinden belirlenen o yılki enfelasyon bazı göz önüne alacak devlet garantisi desteği vermesinden yana düşüncemizin  temel düsturu olarak ifade ediriz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak asla birey ve bireysellerin oluşumu altındaki sigortalar ve özel şirketlere devletten bağımsız “bırakınız yapsınlar” anlayışı dışında asla bu tür  anlayışı da  kabul“ etmeyiz ve bu doğrultuda, TÜRK toplumumuzunda (irili ufaklı küçük şirketlerini) ticaret önündeki yasal engellerin ve sübvansiyon, tekel gibi devlet tarafından sağlanacak diğer büyük holdinlerin ve şirket gurublarına daha önce sağlanmış ayrıcalıklarının kaldırılmasını önermekteyiz ve taraftarıyız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlerin İktisadi açıdan TÜRK toplumunun çıkarlarını korumak için piyasanın serbest işlemesini,denetim altında tutarak devletin düzenlemesini ve diğer büyük ulusal (Global) ortak şirketler arasındaki dengesizliği ortadan kaldırılmasını savunmaktayız.

Bizlerin ilkesel diğer büyük şirketlerin iktisadçılarının tekel ve kartellerini devlet tarafından kısıtlanmasını kabul eder bazıları bu büyük şirket gurublarının piyasaya verecekleri aksaklıklarının da karşısında küçük şirketlerin erimesine eritilmemesi için önlemleri alarak sıkı mkontorol altına alınmasından yana olub savunuruz.

Bizlere göre Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak aslında devlet faaliyeti TÜRK toplumumuzun menfaati tarafını gözetleyerek devlet tarafından oluşturulmasında bir kaç dizi önlemlerin alınması düşüncemizdir.

Bu açıdan devletin rolü  ve sınırlılıkları konusunda TÜRK toplumumuzun garantisi olmalı ve bu garanörlüğü  iktisatçıları tarafından hem TÜRK toplumu arasında çeşitli farklılaşmalara karşı olmasından yanayız.

Ancak bizlerin iktisadi temel ilkelerimizdeki varsayımıyla mal ve hizmetlerin değerinin bireyleri denetim altında tutarak TÜRK toplumumuzun sömürülmesini ve haksız kazanacakları kazanclara karşı önlemi altında sınırlı özgür hale getirerek birey ve bireysellerin tercihleri sonucu  yerine devletin uygulayacağı iktisadi uygulamalarıyla her iki   tarafında zarar görmemesini sağlayarak yani piyasa mekanizmasını devlet olarak kendi aracılığıyla belirlemesinden yanayız.

Bizlerin İdeyal TOPLUMculuk Kavram, Tanım ve Unsurlarımız……

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlere göre toplumculuk çok boyutlu ve geniş anlam ihtiva eden bir kavram olmakla birlikte  genel olarak,  toplumcu tarihden gelen ve TÜRK toplumumuzun bu güne kadar yaşayarak getirdiği geleneğindeki miladi yüzyıllar boyunca toplum birliğini gösteren -sosyal ve refahı devletin bağlı olduğu toplumu yönlü dönüşüme (Batı yabancı geleneklere) karşı devlet toplum birliğini sağlayabilmek içinde devleti oluşduran toplumun görüşlerini ve toplumun kendine uygun görerek bugüne kadar yaşadığı her türlü alanda görüş fikirlerini alarak ortak tezlerini birlikde hazırlayarak yeniden canlandırılmasını yağlayarak TÜRK toplumumuzun yeniden bu ortsklıkla kendini kurduğu devletine ifade edebilmeli böylece TÜRK toplumumuzun düşüncesini devletinodağını yerleşmesdi yeniden TÜRK toplumu birey ve bireylerin topluma ters düşen ve yabancı ilkelerini taşıyarak TÜRK toplum birliğini bozucu etkenlerden korumak ve serbest birey ve bireyselliği değil toplum birliği değerini yeniden yapılandırarak korumasından yanayız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu açıdanda bizlerin siyaset ve iktisat alanındaki ilkemiz teorimiz ile reformlar yaparak modenize edebilecek bir devletten yanayız reforme ederek aslına dönüş çabasını göstermesinden yanayız ve savunucusuyuz.

Ancak Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devletin tarihler boyunca TÜRK milletimizin oluşturduğu değerleri sistemi çok daha etkili hale getirmesinden yanayız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu toplumcu felsefi anlayışcısı olarak , TÜRK toplumunun değerlerinin varlığının ve yaşayışının hedr türlü alandaki bazı alarakda devletin TÜRK toplumu menfaatleri doğrultusunda mal ve hizmet üretmekle ilgili daha evvelki herhangi bir ilişkiden ayrı olarak -ve mal ve hizmet üretimine devletin etkisi açısından herhangi bir değerlendirmeye birey ve bireylerin toplum menfaatlerine ters düşmeden başka alana girişmeksizin TÜRK toplumunun kendilerinden daha değerli olduğunu kabul etmeleriniikrar etmesini bilmeli, birey ve bireylerin yerine toplumun menfaati doğrultusunda devletinbir piyasa ya da piyasa benzeri yapıda yapılan işlemleri bizzat devletin etik edeceği, tüm birey ve bireysellerin davranışlarına değil TÜRK toplumunun menfaatleri doğrultusunda rehber olabilecek nitelikte olacak ve evvelce var olan tüm etik inançlara TÜRK toplumumuzun ikame edilebileceği temel alan devletin koruyucu bir düşünce sisteminden yanayız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak dolayısıyla bizlerin toplumcu felsefesi anlamıTÜRK toplumumuzun menfaatleri üzerine devlet piyasa ve toplumun ürettiği şartları/verileri, ürettiği mal ve hizmetlerle bağlantısız bir şekilde, TÜRK toplumunun temel ahlaki örf adet annevi değeri olarak kabul ederiz.

Diğer yandan daha sonra da ayrıntılı olarak açıklayacağız TÜRK toplumu üzerinde yapılabilinecek piyasanın bütünüyle mikroekonomik ünitelerce yönetimini kabulü  birey ve bireysellerin çıkarları doğrultusunda olacağından toplumumuzun ve makroekonomik kavramları, devlet TÜRK toplumumumuzun menfaatleri doğrultusunda her türlü yabancı özel (GLOBAL) birey ve bireysel şirketlerin sömürmesi ve TÜRK toplumumuzun bunların hamisi olarak görülmesini reddederek TÜRK toplumumuzun menfaati  ve hakkını koruması zorunluluğu olması gerekliliğidir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak hizmeti birey ve bireysellerler değil genel olarak, TÜRK toplumumuzun en iyi gelişmeini gelişiminin daha güçlü devlet tarafından toplum menfaatlerini gözetleyerek özel mülkiyet hakları, serbest piyasalar ve serbest ticaret ile bireysel ve bireysellerin dışında tanımlanabilecek bir kurumsal sistem içinde devlet düzenlemeli ve TÜRK toplumumuzun menfaatleri doğrulutusunda sömürülmemesi için bireysel girişimi serbestleştirmek yolunu açsada TÜRK toplumumuzun refah birliğini sağlayabileceği devlet savunan politik iktisat uygulamalarını bunun üzerine uyarlaması bizlerin temel ilke teorisi olacağıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devletin rolü ise bu uygulamalara uygun bir kurumsallığnı sistemi inşaa ederek ve sürdüreceğiz.

Devlet her alanda TÜRK tolumumuzun kalitesini ve bütünlüğünü garanti etmek zorunda olacak.

Aynı zamanda TÜRK tolumumuzun özel mülkiyet haklarını güvenlik altına alacak ve garanti edecek yasal yapılar ve fonksiyonlar da (savunma, iç güvenlik, adalet sistemi) geliştirecek. Ayrıca – sözgelimi eğitim sağlık, arazi, su, sosyal güvenlik, çevre koruma vs. gibi alanlarda- eğer piyasa yoksa bile bunlara ilişkin piyasa yapıları da sağlam temeller atarak imarını yapma  zorluluğu haline getireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Piyasalara devlet müdahalesi ise TÜRK toplumumuzun refahını koruma düzeyde tutulmalı çünkü yine Bizlerin edindiği siyasi iktisadi ilke teorisine göre devlet piyasa işaretleri konusunda muazzam bilgiye sahip ollabilecek devlet her müdahelesinde TÜRK toplumumuzun refahını gözetleyerek her müdahalesi özel baskı gruplarına boyun eğmeden devlet  faaliyetlerini dolayısıyla bu yönden etkili olacak birey ve bireysellerin başarısız olacağı yönlerini TÜRK toplumumuzun özel çıkarlarını koruyacak ve refahının gelişmesini sağlayabilecek özelliklere sahip yetkisi olacakdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak özellikle kamu tercihi okulu ve tenkoloji okulları açarak TÜRK toplumumuzun daha gelişmesine hizmet edecek eğitim sistemini kurarak bu konuda TÜRK toplumumuza daha geniş bir literatür sunmasının taraftarı ve destekcisiyiz.

Bizlerin özellikle küreselleşme ile bağlantılı olarak TÜRK toplumunu her alanda daha çok modern sanayinin yanında bilgi sistemi ile donaltarak küresel toplulukların içinde tek başına rekabet edebilecek duruma getirilmesi devletin belli başlı eğitim politikalarından biri olması yanında gerekli malzemelerin saülanması amacı ilede küresel topluluklarda her an ne şekilde değişimlere tenkoloji ve bilgi ağını aynı şekilde değişdirebilecek  sistem ağlarını kurmasından yanayız.

Bu açıdan bir yandan yerel politikalarda devletin toplumun menfaatleri doğrultusunda ezdirmeden minimize edilmesi ve piyasanın kuvvetlendirilmesi yönünde çabalar, diğer yandan siyasal araçlarla yerel piyasaların zorla yabancı piyasalarla bütünleştirilmemesi gerektiğini bu yönden önlemlerini alarak hazırlıklı olamlı bizim politika ilkemiz olarak bu şekilde değerlendirmekteyiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak özellikle günümüzde uluslararası ekonomik politikamızın daha çok önemini ve arttıracak TÜRK toplumumuzun iktisadi efahını sağlayacak düşüncesinedayanan iktisadi ve siyasi bir hareket ya da  her ne kadar TÜRK toplumumuzun mefaatleri doğrultusunda oluşacak fikir ve teorilerimiz ilkelerimizi kabul etmemiz de- ideoloji olarak nitelendiriririz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak özellikle devletin daha çok geliştirici ve gelişiminin TÜRK toplumu menfaatleri korumak için  kendi alternatifini ortaya koymaya çalışacak yeni bir piyasa biçimi olacak alternatifler üretmeli gelecek döneme TÜRK toplumumuzun menfaatlerini koruma esirgemesidevlet müdahalesi  sadece TÜRK tolumu koruyucu olarak rolünü devleti kuran TÜRK milletimizden yana oynamasını kabul ederiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak tüm politikalarımızı TÜRK toplumunun menfaatleri üzerine düzenlemeleri sağlanmasından yanayız.

Bizler TÜRK milletimizin yannında olmak iktisadi anlayışımızın getirdiği gerekçelerle diğer yandan sosyal düzenlemelerimizi devletin rolüne ilişkin gerek akademik çevrelerde gerek diğer kesimlerde TÜRK toplumumuzun beklentilerdeki değişikliklerden yana kullanılmasından yanayız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu açılardan devletin TÜRK toplumumuzun menfaatleri doğrultusunda müdahalesinin yanında olacak belirli kesimlerin veya birey ve bireysellerin mazur görmesini engelleyici tetbirlerini almasında kararlı adımlarının atılmasının destekcisi olacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak birey ve bireylerin TÜRK topluma dayandığını ve birey ve bireylerde TÜRK tzoplumunun birer üyeleri olduklarını bilinicine sahib ol bilmelkeri içinde tüm bireylere her alanda eğitimi(teknoloji ve bilişim okulları inşaa ederek TÜRK toplumumuzun eğitim düzeyinde yükselmesini ve rafahı içinde hizmetlerin devletçe verilebilmesi),verilerek bilince ulaşmasını sağlanılmasından yanayız.

Bizler  ekonomik fırsatcılar karşısında, devlet denetimleri daha çok sıklıkla arttıracak düzeyde zararlardan korunmak (çeşitli piyasa aksaklıkları nedeniyle fırsat kollayan rekabete sınırlandırılmasından  yana olacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak devletin TÜRK milletimizin menfaatler doğrultusunda piyasaya müdahale, ücretler üzerinde fiyat kontrolleri, asgari ücret uygulamaları gibi)gibi kendini gerçekleştirmenin temel zorunluluklarının sağlanması gerektiğinin fikrinden yanayız.

Bizde devletin rolünün temelini TÜRK milletimizin menfaatler savlarında genişlemesi TÜRK milletimizin refahını TÜRK devletinin hem sosyal devlet olma yönünde gelişmesini ve genişlemesini devletin alternatifler üreterek sağlamasının yanındayız.

Bizlerin anlayışı sosyal devletin oluşmasını ve olması açısından taraftarıyız.

İşte bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bir sosyal devlet yandan serbest piyasa denetleyicisi açısından TÜRK toplumumuza geri öze dönüş niteliği taşıyan  diğer yandan TÜRK milletimizin serbest piyasa küresel ekonomi birleşimlerine karşın alınacak önlemler düşüncenin geliştirilmesi ve destekci olmasından yana tavrımız sabit kalacakdır.

Bizleri Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak özellikle küreselleşme ile bağlantılı olarak TÜRK endüstirisini görülmememeli buna daima karşı çıkarak küçük ölçekli teknoloji ve bilişim firmalarımızın yok olmasına izin veremeyiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu açıdan bir yandan yerel politikalarımızda devletin denetimi altında  yabancı sermayenin TÜRKiyemizde büyümesini ve minimize etmesi için gözetlemesi  bizim özbilişim ve teknoloji üretenlerimizin yok edilmemesi ve piyasanın kuvvetlendirilmesi yönünde devlet çaba gösterek desteklemesini, diğer yandan siyasal araçlarla yerel piyasaların zorla yabancı piyasalarla bütünleştirilmemesi yabancı sermayenin yerli sermaye altında minimize (% 50) varan nifüsun altında tutulması devletin yabancı sermaye politikası taraftarsızı olarak değerlendirmekteyiz.

 

Bizlerin serbest piyasa anlayışımız devletin piyasaya müdahale, ücretler üzerinde fiyat kontrolünü, asgari ücret uygulamaları gibi)gibi devlet tarafından TÜRK milletimizin enfelasyon altında değil enfelasyon düzeyinde gerçekleştirilmesinin temel zorunluluklarının sağlanması gerektiğini düşünmekteyiz ve yanındayız.

Bu da devletin rolünün temel TÜRK milletimizin koruyucusu savlardan öte genişlemesi anlamına gelecek refah devletinin ya da sosyal devletin genişlemesi ile sonuçlandıracakdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlerin savunduğu ilkelerimizin anlayış sosyal devlet  ya da yeni ortak sosyal toplum olarak da adlandırırız.

İşte bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bir yandan devletin sosyalleşmesi açısından TÜRK toplumuna öze dönüş niteliği taşırken diğer yandan devlet ile TÜRK toplumunun ortaklaşa düzenleyebileceği reforum TÜRK toplumumuzun düşüncesinin geliştirilmesi olarak görmekteyiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak serbest piyasa kavramı piyasanın devlet kontrolü ya da TÜRKiyemize gelen ve gelecek yabancı sermaye karşısında TÜRK sermayesinin ezilmesine karşı ek önlem olarak TÜRK toplumumuzu koruyarak müdahalesiyle devlet kendi gelişdireceği sistemini tasfiye edrek şirketleri kontrol edeceği bir sistemin geliştirilmesi yönünde çeşitli hareketlerle tanımlarız ve küçük ve orta ölçekli sermayemizin yok edilmesine karşınbir dizi önlemlerin devlet rarafından koruyarak himaye altına almasından yanayız.

TÜRK sermayesi taraftarları olarar bizler genelde yabancı sermayesinin (% 50)’nin altında tutulmasının yanında ve savunucusu olacağımızı İnşALLAH anlatabilmişizdir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK milletimizin kendine aid olan ister küçük ister orta ölçekli ve büyük daima öz sermayesi teknoloji ve bilişim şirketlerimiz korumak yabancı sermaye karşısında koruyucu “özel” olarak nitelelik kazandırılması yerli sermayemizi yabancı sermayenin emri altında değil emri üzerinde hakim olmasından yana tavrımız olmalı ve devletin bu yöndede yabancı yermayenin %50nin altında tutulması imtiyazini göstermesi gerekir.

Bizleridebu yönden katı tutuculukla eleştirecekler (hatta bazı içimizdeki yabancı emperyal yandaşlarının yabacı sermayenin büyütülmesinden yana  destekçileride çıkacakdır.

Buda bize muhalefet olacak emperyalliberalistlerin ateşli savunmacıları (neoliberalizm)  kavramını bizlere karşı kullanmayı tercih edeceklerdir.

Hatta bu kavramlarını da bizlerin karşısında olan muhalefet liderlerine baskı uygulayarak emperyal liberalizm kendi politikalardan muhalefet liderlerine esinlendirerek aynı zamanda kendi çıkarları anlamı üzere kullandıracaklardır.

 

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak yanlış politikaların ve siyasetcilerin  düzenlemesiyle yabancı sermayenin TÜRK sermaysesinin kat kat üzerine çıkmış TÜRK milletimizin gelirlerini yabancı sermayeciler kazanarak kazançlarını kendi ülkelerine taşıyarak TÜRK milletimiziiş gücünü kullanarak ucuz iş yüksek kazanç sağlamalarına emperyal liberalizmin adını koyduğu  küreselleşme ile genişleyen globalci yandaşları olan sözümüz onlara (özel sektör) küçük ve ortak ölçekli sanayicilerimizi iş alanında iflasına neden olarak binlerce TÜRK insanımızı işsiz bırakarak evlerine hapse mahkum etmiş olmaları diğer yandan yabancı sermaye ve onların dalkavukcularının katmanlarının TÜRK sermayesi değeri üzerinden karlar ederek yoğunlaşan TÜRK insanımızın işsiz kalma üreticisini emperyal yabancı sermaye ile sömüren bir dizi safsata anlayıştır.

Buna göre bizlerin savundukları serbest piyasalar, serbest ticaret ve sadece TÜRK özel sökterine sınırlandırılmamış yerli sermaye akımları en büyük sosyal, siyasal ve iktisadi “iyi”yi üretecektir olunmasından yana devletin destek sağlaması ve korumasından yanayız.

Böylece bizler devletin öngördüğü asgari kamu harcaması, asgari vergileme, asgari düzenleme ve asgari müdahale önermekte ve devletin TÜRK milletimizin daima yanında olması gerekliliğini savunmaktayız.

Böylece devletin serbest bir iktisadi çevrede piyasa güçleri saddece özel ve öz TÜRK sektörünün en yüksek genel kazancın elde edilebileceği faaliyet düzeyine kendiliğinden ulaşabileceği savunucusuyuz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak tavsiyeler yerine hayata geçirilerek devletin uygulamasından yana TÜRK milletimizin teknoloji ve bilişimini gelişdirici refahı TÜRK devletimiz TÜRK milletimizi en uc noktaya  taşımasını ve yabancı sermayenin kaldırılmasını ve devlet kendi  fonksiyonlarını TÜRK milletimizin çıkarları ve menfaatleri üzerine yabancı ve öz olmayan özel sektörlere minimize getirmesinin gerekliliğinin yanındayız.

Aynı zamanda bizler bu anlamda küreselleşme ile de öz ve özel TÜRK sektörünün kendini genileştirmekte olacak, diğer yandanda küreselleşmede öz ve özel TÜRK sektörünün rekabetini arttırarak TÜRK Vatan topraklarımızdaki hem yer altı hem yer üstü kaynaklarının etkin kullanımı açısından öz ve özel teknoloji bilişim bilişim en ucuz işgücü, hammadde, en etkin piyasalar sağlanabileceğini savunmaktayız.

Siyasal ve iktisadi bir anlayış olarak bizler yerel piyasalara devlet müdahalesini devletin güvencesi devlet tarafından düzenlenerek takibi altına almalıdır.

Yabancı sermayenin işgalci etkinlik bozucu yanını yeniden vurgular ve rededer edilmesinden yanayız.

Hem bir iktisadi teori hem de politik bir duruş olarak TÜRK toplumumuza menfaatleri doğrultusunda kazandırılacak  teorimize, sadece yabancı serbest ve yabnacı emperyal yandaşlarının ve bireysel tercih ideali  için değil TÜRK milletimizin özünde var olmuş öz ve özel teknoloji bilişim sektörüne limitisiz devlet tarafından desteklenmeli yabancı ve onun yandaşlarınada optimum iktisadi performansı, etkinliği, ekonomikdeki söz sahibliğine sınırlar konulmasından yana TÜRK devleti önlemlerinin alınmasından yanayız.

Bizlerin bu yeni kavramı “neoliberalizm”le karıştırılmamalıdır.

Neoliberalizm Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlerin  iktisad felsefesi teorisine tam zıttıdır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak her alanda sosyal TÜRK milletimizle ortakçılıkla“eşitlikçi”  toplanan vergi gelirlerinin TÜRKiyemizin en ücra köşesine kadar ulaşılacak ve vergilerin geri dönüşümümün eşit şekilde dağıtarak devlet kendini imar eden TÜRK milletimize tam güven sağlamış olacak daima güven içinde birlik beraberlikleri bozılmadan devamını hem devlet TÜRK milleti ile hemde TÜRK milletimiz devleti ile kucaklaşmış ortaklar olarak da adlandırılmakta hatta ortaklar tarafından  yabancı altadmaca emperyal liberalizmi“sahte liberalizm” olarak da görerek nitelendirilecekdir.

Devlet büyümeyi ve teknik ilerlemeyi elde edebilmek için de öz ve özel TÜRK serbest piyasa ekonomisinin destekleyicisi olacak ve temel ilke olarak kendine almalıdır.

Burada devlete mülkiyet haklarının ve kendini kuran TÜRK milletimiz ile ortak sözleşmesiyle güvence altına alınması ve para arzının düzenlenmesi gibi sınırlı bir rol verilebilmöesi ve piyasa aksaklıklarını düzenlemek için devlet müdahalelerine, yabancı sermaye etkisi altında kalmadan yabancı sermayecileri ve onun yandaşlarını etkinsizlik kaynağı olarak görmeli karşı çıkmalıdır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak devleti küçültmek  yerine TÜRK milletimiz ile her alanda kalkınmak için ortak sözleşme ve yabancı sermaye serbestleşme, özelleştirme politikaları  yerine doğrudan TÜRK milletimizin kendisine ayit olduğu yeraltı ve yer üstü kaynaklarının işlenmesi için doğrudan TÜRK milletimizin yardım desteğini alarak her alanda üretilen kaynakların pazarlanmasından sonra elde edilecek gelirleri ortakcısı olan TÜRK milletimiz ile eşit paylaşılmasından yana olacak devlet TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda ulusal piyasaların küresel piyasalarla (yabancı sermaye) bütünleşmesi yerine doğrudan sahibi mal olan TÜRK milletimizin  önündeki engelleri kaldırmakla  TÜRK milletimizin menfaatlerini koruyucu önerilerimizin savunucusu, IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü gibi uluslararası kuruluşlar aracılığıyla çok uluslu şirketlerin çıkarlarının korunması yerine TÜRKiyemizin toprak üstü ve altı kaynaklarının sahibi TÜRK milletimiz üreterek ve işleyerek pazar haline getirerek devletinde bu üretilen her alandaki malların uluslar arası ticarette pazarlama görevisin üslenecek ihracaat edilen mallardan elde edline bütün gelirleri devletin ortakcısı ve mal sahibi TÜRK milletimiz ile paylaşarak hem devlet ve hem TÜRK milletimiz refah içinde birlik beraberliğini birbirine güven duyduğu ile karşılıklı garatina altına almış olacaklardır.

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devleti yöneten politikaci siyasetci ve toplum kuramcılarının yabancı sermaye IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü gibi uluslararası kuruluşların çabasına onların kredilendirilmemize düşürmeden toprak üstü ve altı kaynakların işlenmesinde ve üretilmesinde gerekli kaynakların  yine mal sahibi olan TÜRK milletimizden alarak karşılanmalıdır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu ekonomi kaynaklarını tekneoloji bilişimi gerçek sahibi ile ortak olarak her iki tarafında refahını arttırcak birlikde büyüyecek uluslar arası ticarette hiç bir ülke ve ülkelere muhtac olmadan birlikde varlıklarımızı sürdreceğiz ve bizler bunun savunucusu olarak emperyal liberal küreselcilerin safında yer tutmuş ve tutan bazı kendini bilmez sözde öz ve özel TÜRK sektörü bizleri çokça eleştirselerde yineden bu tezimizden yana ve hararetli savunucusu olacağız.

Bizler öz özel TÜRK kuruluşlarının özellikle küçük ve orta ölçakli TÜRK sektörünü gelişdiricisi olacak olan devletin her alakda kamunun yönelttikleri tavsiye ve politika önerilerini neoliberal anlayışın temel önermelerinden oluştuğundan bunu çok ulusluşirketlere ve gelişmiş öz ve özel büyük TÜRK sektörü devletle iktisadi gücünü aktararak bilgi ve bilişim güclerini karşılıklı paylaşıma gitmeli devlet ve TÜRK milletimizden yana  kullanıcı olarak bulunmalıdır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak devlet ve TÜRK milleti ile TÜRK milletinin öz ve özünden meydana çıkmış olan özel TÜRK sektörünün devlet denetimi altında destekleyerek serbestleşmeyi iktisadi etkinliğin bir gereği olarak görmekteyiz.

Bizler  yakın tahirhlerde yaşadığımız bazı olumsuzluklar içindeki krizlerle ve üstelik yabancı sremayenin elde ettikleri kazancları kendi ülkelerine taşıyarak asla TÜRK sanayisine ve her alandaki sektörlere yardımcı olunmamış hep yabancı sermayecilerinin kedi topraklarında işcileri ve üerticileri olarak ucu maliyette çalışdırılmışdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu yolla yaşanan şoklar gibi iktisadi krizlerin üstesinden gelmekte aciz siyasetciler TÜRK piyasasını dahada serbestleşdirerek daha çok yabancı sermaye menffatleri doğrultusunda esnekleşdirilmiş, sermaye araçlarımızı işgalleşdirmişler yabancı emperyal sermayecilerin getirisi yerine götürüsünün genişletilmesinden yana daha çok yatırım umudu bekleyerek kendi öz ve çzel TÜRK sektörlerine yolu kapayarak yabancı emperyal sermayecilerinin daha yüksek karlarla büyüme oranları ile kalkınma yakalanabileceği düşüncelerinin ne kadar yersiz ve hatalı oldıklarını görerek veya görmeyerek yabancı sermayecilere TÜRK topraklarının yeralt ve yer üstü kaynaklarının işgal ettirilmesine göz yumulmuş elde edilen kar gelirlerini TÜRK topraklarında kullanılması yerine kendi ülkelerine taşımışlardır.

Küçüklü orat ölçakli ve büyük öz ve özel TÜRK sektörünün gelişmesi için destek olunması gerekirken  yabnacı sektörüne kucak açmış olmaları TÜRK milletimizi gelişdirmemiş geriye götürerekde yoksun ve yoksullaşdırmışlardır.

devlet kendini kuran TÜRK milletimizin gelişmesine yardımcı olarak emperyal liberal ülkelere bel bağlanması yerine kedi göbegini devletin kendisi kesmesi gerektiğini düşünmekte ve yanında tam destek olduğumuzu belirtiriz.

O zaman bizler TÜRK milletine özgü daha demokratik hükümet biçimleri geliştirilebileceğimizi küresel istikrar da yardımcı olarak küresel ülkelerede sağlayabileceğiz.

Küreselleşme ile bağları koparmadan bir kırmızı hat çizerek yakın ilişkisinde bulunacak devlet  dolayısıyla bizlerin savunduğu iktisadi bir teori olmaktan çok TÜRK milletimiz ile kurulan devletle ortak olma anlamda küresel kapitalizmin olumsuz etki ve tafsiyelerine uyulmadan devletin uygulanmasından yana olduğumuzu da belirtmekteyiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlerin ilkesi tamamen TÜRK tarhininden gelen siyasi sosyal toplum kuramcıları ilim bilim hukkuk adamlarının toplum yönetimini kuran bu ATAlarımız tarafından bu güne getirilemn TÜRK milletimizimn menffatlerini gözetleyen ilkelerimizin ana teorik kökenleri Tarihde TÜRK toplumunu düzenleyen yol gösteren filozof ilim ve bilim adamlarından ilham alarak  temel ilke savlarımızı ve iktisat adamlareımızın teorisine dayanmaktadır.

Binlerce yıl TÜRK toplumumuza yön verenler o zamanki piyasalar optimal ve TÜRK toplumumuzu düzenleyicileri TÜRK milletimizin sosyal yapılarını şekillendirici olarak kabul etmekteyiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRKiyemizin piyasalarını kısıtlamasız işlemesine devletin izin verileceği bütün iktisadi ihtiyaçların karşılanmasına TÜRK tolumumuza hizmet edeceğimizi, bütün iktisadi kaynakların etkin kullanılacağı ve tam istihdam gibi iktisadi hedeflerimize otomatik olarak sağlayacağımız devlet ile TÜRK milletimiz arasında ortak sözleşme yaparak karşılıklı güven sağlamasını devlet ve TÜRK milletimiz ile birlik beraberlik düşüncesimiz ilkelerimizin ana savı olacakdır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu bağlamda emperyal liberal küreselleşmeye karşı olarak TÜRK piyasalarımızı bütünleşmesi önündeki engelleri kaldırılması için var gücümüzle çalışarak devletimiz ile TÜRK milletimizin birlikde ortak olacak kurumlarımızı faaliyete geçirerek tekrarından güven sağlayıcı rolleri üslenerek destekleyeceğiz.

Bizler her alanda ve anlamında tüm dünyanın faydasını maksimize edecek bir gelişme olarak ilkelerimizi kabul ettirilebilinebilecekdir.

 

 

 

Bizlerin İdeyal Politika Sistemimiz ilkelerimiz Olarak ortak sözleşme olacak….

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak örnek aldığımız TÜRK tarihinde yer almış TÜRK milletimizin zihinlerinde en yaygın anlamıyla sosyal ve siyaset filezoflarımızın refahçılığın nasıl sağlanacağı hakkında devlet yönetmimi hakkında  tasfiye göz ederek yeni bir siyasi ilke düşünce fikirlerimizi tür siyasetinde TÜRK milletimiz ile paylaşmak isteyişimiz Dünya milletieri içinde tarihden gelen sayğınlığının koruması ve örnek olması çabamızdır.

Miladi yüzyıllar öncesi zaman ve şartlar düzeyinde devlet desteği ve gözetimi piyasalara müdahelesi ile TÜRK milletimizin sosyal yaşamalarının kısıtlanmadan işlemesini sağlamayı hedefleyen bir politikalar sistemi ve uygulamaları bütünlüğünü koruyarak sağlanmasıdır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak daha sonra devletin piyasalar üzerindeki tekisinide yenileyerek TÜRK milletimizede vurgu bağlamında hem serpest piyasaları denetleyerek fiyatları kontrol altında tutarak TÜRK milletimizin yoksullamasını önlemek yoksunluğa düşürmeyecek tetbirleri alarak devlet serbest piyasa TÜRK milletimiz arasında bağlantılı olarak alakalı olmalıdır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK milletimizin küçüç orta büyük ölçekli öz özel TÜRK sektörünün  Küreselleşmiş emperyal liberalizm tarafından yutulmaması için devletind en büyük asli görevi olması gerekir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRKmilletimizin üretim ilişkileri ve finansal sistemler hükümetleri refah devlet ile ilgili yükümlülüklerini  yerine getirmesini sağlamalı ve yabancı sermayenin büyümemesi içinde belirli standartlarda (%35) lerde bırasktırılarak öz ve özel TÜRK sektörlerinin altında kalmasını sağlayarakda küresellik ANAVatanımızda  değil uluslar arası ticari ilişkilerde ticaretimizi artırmak amacı ile küresel liberalizmle devlet ilşki kurabilmeli devlet  öz ve özel TÜRK sektörlerinide himayew ederek hem korumalı hemde destekleyerek yardımcı olmasından yana tavrımızı asla değiştirmeden uygulayacağız.

Bizlerin bu yeni ilişkiler sistemimizde devletler tam istihdamı sağlamak, kapsayıcı bir sosyal refah sistemi kurmak gibi politikalar üzerinde gelişdirici fikirler edinmeli öz ve özel TÜRK sektörlerinden  ziyade etkinliği artırmak ve uluslararası rekabetçiliği geliştirmek üzerine düşüncelerimizle odaklanmasından yanayız.

Bunun doğal sonucu refah devleti faaliyetlerinin küresel liberalizm savunucularının azaltılması yönününden önceden kamu tarafından sunulan mal ve hizmetlerin piyasalar üzerinde sunulmasıdır.

Bu anlamda bizlerin edindiği ilke politikalarımız ve fikirlerlerimizin bütünü olarak yönetimimizde uygulamakdır.

Bizlerin bu fikirler sistemi beş temel değer üzerinden ifade edilmektedir: birey, tercih serbestîsi yerine devletin denetimi altında olamlı, piyasa güvenliği, devletin konturolü altında ve yabancı sermaye ve emperyal liberalizm destekçilerini minimal devletin TÜRK milletimizi bu tür aksaklıklardan koruma ve güvencesi altına alması gerekliliği ilkelerimizdir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu değerler kamu tercihi teorisini hem ilkelerimizle hemde, yeni eğitim iktisad-i okulları açarak bu okullarad bireycilik ve rasyonalizminin  değil toplumcu birlikciliğininde temel öğeleri olarak eğitim verilmesinden yana ilkleierimizi koruyarak düzenleyeceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK milletimizin menfaatleri  üzerinde değil doğrultusunda ilkelerimizi reforme ederek TÜRK ekenomisini daima yenileyici Devlet ve TŞRKmilletimiz ile birlikte nrefahçılığa  bağlayabilmek için ekenomimizin sağlam temellerini oluşturucu,ekenomi reforme ederek devlete bağlı ve denemimi ile öz ve özel TÜRK sektörlerine özelleştirmekle sağlayıcı olacak bu edindiğimiz ekenomi ilkelerimizi teorik temeli sağlayıcı olmalıyız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu yeni  her alanda devlet ve TÜRK milleti ile ortak olması ilkelerimizin gündemi çeşitli düşünce kuruluşları, şirket yöneticileri ve bu politikalarımızı destekleyen ve destekleyici hatta etkileyici olacağımızdan eminiz.

IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlarca benimseneceğini ve popüler hale geleceğidir.

Serbest piyasaya dayalı devlet denetimi TÜRK milletimizin sosyal düzeyinin bizlerin yeniden yapılanma fikirlerimizin sisteminin geniş çaplı benimseneceğinden emin olararaki politikacılarcada benimsenip uygulamaya konulması ile gerçekleştirmiş olacağız.

Bununda ötesinde piyasa liberalizminde böylecede her alanda ilkelerimizin yayılmada ülke içi hazine, maliye bakanlığı gibi kuruluşların anahtar yöneticilerinin etkileri ve uluslararası sermayeyi temsil eden özel ve kamu çıkarları da etkili olacağız.

Bununla beraber, bizlerin politikası ve bu yeni  düşünce sistemimniz teoriklik yerinde gerçek sosyal alanlarda hayata geçirilmesi daima TÜRK toplumumuzun gündemine yerleşdirerek kabul etirib sağlıklı bir uluslararası siyasetimizde olabilecek.

Bizim TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda politikalar uygulama açısından farklı bir şekilde yeni sistemimizi yorumlayabilmişizdir.

Söz gelimi bu yeni sistemimizdeki uygulamaların kamu yönetimine yansımalarından biri olacak değerlendirilebilecek YTKY (Yeni TÜRK Kamu Yönetimi) gibi bazı kavramları ve uygulamaları sistemmimiz, içinde TÜRK tarihinde hem dünya tarihine damga vurmuş hala kendilerinden söz ettiren sosyalsiyasal toplum yönetimini düzenleyen ünlü filezoflarımız bilim ilim adamlarımız ve kuramcılarımızdan örnekler olşudurulacak ve oldukça çok sayıda örnek teşkil edecek politika çeşitliliğini barındıracağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak diğer yandan, etkisi olamyan eski politikalar doğrultusunda yapılan reformların başarısızlığını kaldıracak yeni TÜRK toplumumuz ile devlet arasında düzenlenecek ortak ANAYASAS düzenlemelerimiz ile birlik beraberlik içinde başarıya ulaşdıracak.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak oldukça çok tartışma konusu olacak bu sistemimizle  daima günümüz içinde değişdirilecek bir anayasa düzenleyerek her daima devlet yönetiminden veya yöneticilerinin onayı olmadan ANAYASA düzenleyicilerimiz yasalarımızı esnekleşdirecek her an günün istek şartlarına göre  düzenleyeceklerdir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak devlet yönetici iktidarların onayı olmaksızın uyarlanacak uygulamaya bürokratik istemlerine takılmadan hayata geçirilerek TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda koruma altına alarak uygulanacak ve özelleştirme gibi  konularda iktidar sahibi partilerin etkisi olmadan politikaları uygulanacak, tüm ülkeye hizmet sunmakla yetkili demokratik olarak seçilmiş hükümetlerin ödevi olacak bu sistemimiz temel olarak sosyal birikim fırsatlarını geliştirmeyle ilgilenen özel sermayeye iktidar transferi olarak da devlet yorumlayacaktır.

Bizler böylece, devletin gözetimi altında (iktidar sahibi partilerin) haricinde oluşdurulmuş bağımsız özel komiysonu kamudan özel sektöre böyle bir güç aktarımının hem ulusal ekonomimizin her alanda hem TÜRK geleneksel sosyal dayanışmamızın temellerini sağlamlaşdırmış olacağız.

İdeyal TÜRK Siyasal İdeolojisi Olacak bu sistemimiz.

Siyasal her alanda yer alacak  bir kavram olaracak olan bu sistemimiz ilk olarak TÜRK milletimizin siyasi sosyal alanında hayata geçirerek başaracağımızın inancındayız.

BizlerÇağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  bu anlamda özellikle daima tenkolojilerimizi modern hale getirecek ferofmlar yapabilecek sol ya da yeni sağ veya humanist niteliklerin dışında tutucağız ilk olarak TÜRKiyemizin Cumhuriyet tarihinde  Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRKümüzden sonra nitelendirilen siyasal sistemi ifade etmek üzere TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda hizmetler sunacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak geçmiş yüz yıllar öncesi dönemlerde (M.K. ATATÜRK) haricindeki köhneleşmiş batı emperyal liberalizm dalkavukcu siyaset adamlarından ve bu batıya hizmetine adamış kellelerin batı siyasal duruşudan sıyırarak daha çok kendimizin TÜRK milletimiz menfaatleri üzerine düzenlediğimiz sistemi TÜRK milletimize ifade edeceğiz.

Bizim bu siyasi ideolojimizi bizler gibi düşünürler tarafından oluşturulacakdır.

Dünyadaki TÜRK Topluluklarınada bu düşüncelerimizi  kuruluşlarımızlada yeni sistemimizin anlayışını yayılımasını destekleyeceğiz.

Böylece Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak batı ve uzak batı emperyal liberalizminin Küreselleşmesine karşı birlikte ele her alanda alacağımızdan küreselleşme ideolojisinin baskın ve baskıcı emperyal liberalizme uygulayacağımız bu yeni TÜRK ideolojisini karakterini oluşduracağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak her açıdan dünya TÜRK milletimizin kurdukları devletlerin yanında ve fikir düşünce paylaşımı ile birliğimizi sağlamış olacağız.

Bizler birçok uluslararası siyasal ya da finansal organizasyonun yarı resmi ideolojisi olacak şekilde değerlendirileceğiz.

Bizler asla yeni bir sağ yeni bir sol  olarak değil yeni TÜRK sosyal yenilikçi Reformist muhafazakârları olacak TÜRK ve dünya siyasi literatüründe eş anlamlarının bulunmayarak kullanılacakdır.

Özellikle bizler TÜRK Siyasi  İdeoloji  akımının siyasal temsilcisi olarakda ifadesini kullanılacak yeni TÜRK siyasi her alanının temelini oluşduracak TÜRK  gelenegimizden oluşdurulacakdır.

Bizler asla “bırakınız yapsınlar” zihniyetcisi olmayacak ve bu zihniyet içinde bulunmayacak iktisadi bireycilik öğretisi yerine TÜRK milletimizin iktidasi toplumcu,fikir düşüncelerimiz olacak.

Asla kapitalizm ahlaki temeller üzerinden savunan liberteryenizm kavramı yerine bizler TÜRK ahlaki temeller üzerine savunan temellerimiz üzerine ve sistemimize ters düşen Batı uzak batı doğu ve uzak doğu ve arap emperyalle başlayıp devam edecek sosyalizm karşıtı olacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak daha ayrıntılı çok çeşitli bakışta, ne geçmişdeki sağ sol arap emperyalizm batı doğu emperyal liberalizm arasında farklılıklarımız dışında TÜRK milletimizin üstünlüğü altında ileriki zamanlarda oluşdurulacak bir birliğinde savunucusuyuz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK milletimizin refah devletinin küçültülmemesi, bireyciliğin yerine toplumcu ve devlet-piyasa ilişkilerine ilişkin denetimi görüşlerimizidevletin her  açısından örtüşdüreceğiz.

Bizler bu açıdan Batı uzak batı doğu uzakdoğu arap emperyal liberal köktenciliğinin karşıtı olacak, TÜRK milletimize devlet köktenciliği rehberliği ile oluşdurulacak piyasanın, sermaye lehine iktisadi yeniden dağılımın (arz yanlı ekonomide ifade edildiği gibi) devlet denetimi altındaki merkezine idealize edilecek TÜRK toplumumuzun sosyal refahı TÜRK ailemizin yerleştirildiği ahlaki otoritaryanizmin, devletin uluslararası serbest ticaret ilkelerinin ve devlet tarafından sosyal refahın artırılmasına ilişkin talepleri karşılayacak her alanda kurumlarımızın karmasından oluşan bir düşünce sistemi olarak ifade edeceğiz.

Bizler siyasal söylemleri ve küreselleşme ile bağlantısı özellikle Neo- Marksist batı doğu ve arap liberalizmine kaşı olacağız ve bu yaklaşımdan ve yapısalcı  toplumcu gelenekten önemli yer edinilecekdir.

Bizler bir örnek verecek olursak, bakınız bu bu emperyal liberalizmin safasata

yaklaşımla her ne kadar neoliberaller tarafından kabul edilmese de neoliberalizm bir

ideoloji olarak da tanımlanmaktadır. Bu açıdan neoliberalizmin mevcut siyasal düşünce ve argümanları değiştirdiği ve bir ideolojik hegemonya oluşturduğu ifade edilmektedir.

Bizlerin arap emperyalizm  İSLAM dinini kullanarak bakış açılarından tıpkı Oryantalizm gibi dünyayı farklılıklar içinde kategorize eden bir ideoloji olarak tanımlamaktayız.

Bizlerin TÜRK İDEOLOJİSİ olarak adlandırdığımız sistemimizin Ana teması olan özgürlük devlet ve TÜRK milletinin ortaklaşa düzenleyeceği her alanda ortak ANAYASA  anlayışıdır.

Buna göre bizlerin özgürlük anlayışı sadece paraya ve maddiyatcılığa dayanmayan ve girişimciliği sosyal bağlamdan ve toplumcu sosyal yükümlülüklerimizdeki devletini ve TÜRK milletimizi ortak sözleşmelerle özgürleştiren, TÜRK toplumumuzu doğru ve dürüst olma gibi yükümlülüklerini devletine karşılıklı getirmelerininde TÜRK toplumumuzun bir görevi olduğunuda burada vurgularız.

Bizleri bile özgürleştiren bir özgürlük anlayışı her alanda TÜRK milletimiz ve devlet arasında anlaşarak ortak anayasa düzenleme anlayışımızdır.

Bizler bir örnekleme verir isek buna göre  batı ve uzak batının emperyal liberalizm (neoliberalizmin) özgürlük anlayışı sadece parayı ve kendine özgü emperyal girişimciliği sosyal bağlamdan ve sosyal yükümlülüklerinden kendi tarafında olacak sadece kendini özgürleştiren, toplumlara vedikleri sahte savların içindeki sömürü düzeninin devam ettirebilmeleir içinde kullanmayacağı hiç bir  doğru ve dürüst olma gibi toplumların üzerinde yükümlülüklerini olamayacağını sadece emperyal güclerini daha çok kuvvetlendirebilmek için kendi menasfaatleri doğrultusunda özgürleştiren bir sömürücü özgürlük anlayışıdır.

Bizlerin bu yaklaşımla bakış açımızın sadece özgürlük değil dünya çapında emperyal liberalizm ve sosyalizm ve arap humanizm adı altındaki asimilasyon değerlerden arınmış sınırsız bir devlet ve ortağı olacak milletin (TÜRK)  temelinde milli sosyal (TÜRK) ekonomi  ideolajisi imar etmekdir.

İdeolojik bir form olarak ilkelerimiz toplumcu bir biçimde devlet denetimi özgürleştirilmiş serbest piyasalara  müdahalesiyle TÜRK milletimizin menfaatlerine ters düşen olumsuzluklara engellemesi devletin uygulamada, TÜRK toplumumuzun sosyal hayatın tüm yönlerinde piyasa yönetiminw hâkim kılmak için yoğunlaşmış cebri ve disipline edici bir devlet müdahalesi kullanımını gerektirmektedir.

Bizler diğer yandan, toplumcu devletci savımız ideoloji olacak devlet ile TÜRK toplumunda kendi kendine işleyen piyasaların kaynakların etkin tahsisini sağlayacağının kanaatindeyiz.

Bizler bu siyasal uygulamamızı yaygın piyasaların başarısızlıklarınıengelleyerek, TÜRK toplumumuzun ve devletimizin menfaatlerine ters düşecek yeni biçimlerde sosyal kutuplaşma ve düzensiz kalkınmaya karşı özel birey bireysellerin çıkarlarını engelleyerek haksız kazanclarını devlet tarafından engellenerek önlenmesinden yanayız.

İDEYAL TOPLUM Düzenleyicisi Kuramcılığı Yönlendirici yöneticiliği (Yönetsellik)Olarak.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak toplumcu topluma yön veren yönetsellik anlayışımızdan tamamıyla devlet ve TÜRK toplumunun menfaatlerini koruyucu serbest piyasa ile ilgili bir fikir olmaktan öte toplumcu sosyal davranışın düzenlenmesi cevreleyici olacak bu ilkelerimiz diğer anlamda yönetimin TÜRK toplumu ile ortak yöneticiliği yönlendirilmesiyle ilgili birleştirilmesi ve sorumlulaştırılması ile ilgili tolum düzenleyicileri devlet ile birlikde özveri göstererek birlikde hizmet edilmesinden yanayız.

Bizler devletin argümanları rolü, TÜRK toplumunun egemenliği sınırları dışında kalan küreselleşme teorileri ile ilgili savın dışında kalacakdır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak temelimizde toplumcu yapısalcılık devlet ile TÜRK milletimizin ortak noktalarının bulunacak değerlerini bir araya getirecek olan bizler yönetsellik gücümüzü kullanarak devlet yönetimi ile TÜRK toplumunu yönelendirenler olarak her iki arsında faydalı ayrımsız yapıya sahib olacak şekilde imandan yana inşaatcısı olacağız ve daha fazla yönetici  TÜRK toplumu kuram ve kuramcıları yönetimde yönetici anlamına gelebilecek ancak daha az devlet siyasi politikalarından ayrışdırılma yerine bağımsız yönetim şeklinde gerçekleşmesi ile TÜRK toplumunun her alanda anavi gelenek ve göreneklerini koruyacak koruyucu rollere sahib olunmasından yanayız.

Bizler diğer yandan devletin TÜRK milletimizin menfaatlerini sınırlamamasını  ve bireyellerin bireysellerin tercihlerine sınırlar getirerek bunların müracaatlarınıda göz ardı etmeden devlet TÜRK toplumubirey ve bireyseller arasında dengeci  olacak yenibir TÜRK toplumunun oluşdurulmasının yeni bir TÜRK toplumu tanımını yapmaya  çalışmakta olacağız.

Bizler diğer yandan gerek birey ve bireysellerinde gerek devletin kurumlarının piyasa normlarını uygulaması konusunda uymalarını bu konuda teşvik ederek teşvikler vasıtasıyla yeni bir toplumcu yönetim ilişkileri içereceği ifadesini ederiz.

Bizlerin TÜRK toplumu kuram ve kuramcılarıyla yönetici ve yönlediricilerle TÜRK toplumumuz ile refah devletinin yapılanmasına yeni analiz araçlarını sunucu daima yenilikci  ve sosyal politikalarımızdaki reformları yönetişim nesnesinin yeni bir şekli olacağının destekcisiyiz.

Toplumculuğun belirlenmesi ile devletin ve TÜRK milletimizinde birbirine bağlantılı olduğunu göstermekteyiz.

Bizler buna göre TÜRK milletimizin ailesinin geçimini sağlayan birey, dışarıda çalışan ev hanımı gibi sıradan bireylerden oluşan bir ülkedeki vatandaşlar topluluğu kavramını daima dışlarız ve dışlayacağız.

Bizler sadece öz ve özel TÜRK girişimcilere, müteşebbis ve yenilikçi reforumcu olacak daha çok da siyasal birer özne olarak da kabul edeceğimizi yeni bir anlayışımız kendi tarafımızdan ele almayacak TÜRK toplumumuzu devletimizi ve bireysel Vatandaşlarımızında hem fikir olacak düşüncelerinide ele alacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK toplumu yönetici yönlendirici olarak devletin asli görevlerinin İşyeri, eğitim kurumlarını, sağlıklı olcak çok çeşitli sosyal hizmet alanlarınıda açacak devlet yönetim stratejisini belirleyecek ve devlet ve TÜRK toplumu refahını sağlamaktan sorumlu aktif bireyler yetişdirercek toplumcu olarak görmeye teşvik edileceklerdir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak siyasi ilkemiz olarak değil hem TÜRK milletimiz ile devletin refahı TÜRK  devletimizi yöneltici olacak daha çok gelişmiş yenilikçi reformcu esnek değişimler içinde ugulayacak yönetime dayanak oluşturacak ilkelerimizdeki serbest ekonomi piyasalaşma ile birlikte ortak ekonomimizi modern teknolojilerle donaltılarak yurdumuzuun en ücra köşesine ulkaşdıracak bağlamda bağlantılar kurarak devlet ve TÜRK milletimizin Refahını yükseltecek ilkelerimizin nitelikleryle sosyal rolleri büyük sorumluluklarla üstlenecek kurumlarımızı doğrudan yukardan yönetilmemesine karşı olacak devlet her alanda yardımcı olmasının taraftarıyız. İlkelerimiz ancak bütçe disiplini, muhasebe ve denetim gibi teknolojiler aracılığıyla kurum ve kuruluşlarımızı iletişim aracılığı ile gözetleyerek idare edilecekdir.

TÜRK milletimiz ile devletimiz Refah devletinin bu şekilde  ulaşması için yönetim dışına itilmeden birbirine bağlantılı olarak öz ve özel sektör rekabeti ve tüketici taleplerini tarafsız eşit olarak sağlamasının desteklemekteyiz.

Bizler “kamu hizmeti”nin evvelce kabul edilmiş normlarının yerini yenilikçi ve reformelerle alacaktır.

Bu doğrultuda TÜRK Vatandaşlarımız ideyal devletimiz ve TÜRK milletimiz kendi otonom tercihlerini uygulayabilme hakkına ve daha da önemlisi yükümlülüğüne sahip aktif aktör olacak ilkelerimizi kabul edilmekteyiz.

Bizim ilkelerimizegöre yönetim (government) kavramı sadece siyasal yapıya devletin ortak yönetimi daha ziyade TÜRKmilletimizin ortaklığı devletimizi ortak davranışlarla yönlendirici sosyal siyasi ilkelerimiz ile tasarlanacak fikir paylaşımımızın birlikde sağlamaktır.

Sadece meşru iktisadi ya da siyasi tabiyatını reformlarımızla kapsayacak, yenilikçiliğimiz diğer insanların muhtemel faaliyetlerini etkilemek üzere tasarlayarak daha çok TÜRK milletimiz ile devletimizin menfaatleri üzerinde düşüncelerimizle hesap edici ilkelerimiz yönetim biçimimiz olacaktır.

İlkelerimizlerle yönetim dfaima yenilikçi anlamda diğerlerinin aksaklıklarını  muhtemel faaliyet alanlarını yeniden yapılandırmaktır.

Bizler bu bakış açımızndan ilkeli yönetimimiz insanların bahtlarını biçimlendirmek ve davranışlarını yönlendirmek üzere tasarlayıcı amaçlı faaliyetlerimiz olacak.

Bu faaliyetlerimiz ise sadece siyasal yönetim düzeyinde düzenlendiğimiz değil devletimizin TÜRK milletimizle ortak olacak siyasal yönetim ile ilğili, mesleki, akademik, ticari vs. daha geniş bir kapsamda  okullarımızda eğitimler verilecekdir.

Böylece bizlerin ilkeleri idiyolojimiz devlet ile TÜRK milletimizin ana ortak olarak yönetim “bu devlet ile TÜRK milletimizin bir davranışı olacak bizlerinde devlet ile TÜRK milletimizin arasındaki ortaklığı yönetilmesi”dir.

İlkelerimiz ysadece devletimiz ve TÜRK milletimizin arasındaki yardımcı yönetsellik ise devletimizin ve TÜRK milletimiz arasındaki her iki tarafında ANAYASAya göstereceği sadakatın yönettiği, ortak yönetimi, diğerlerinin olumsuz ve yanlış ellerde nasıl yönettiklerini, TÜRK toplumumuzu harvere teşviklerle tembel haylaz ve devletine karşı sadaktsız TÜRK milletimize karşı bencilliğe alşıdırılarak  yönetilmek için kimi kabul edeceği, en iyi muhtemel yönetici nasıl olduklarını yalancı gökkuşağını gözlerine perde öekerek saltanatlarını devam ettirerek demokrasi  adına yeni bir emparyal liberalizmin hizmetkarlığını yapan bu yalancıbaharı devletin TÜRK milletimizden topladığı vergileri peşkeş çekerek saltanatlarını Başbuğ ATATÜRK’den sonraki siyaset adamlarıın keyfiyatlıklarıyla yönetmiş olmalarından bu günümüze sel sefil sefalet çekdirerek kendilerine mahkum ettirilmişlerdir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bunlarla ilgili  bundan böylece, ne mikro yönetsellik (bireysel davranış anlamında iktidar nede devlet ve millet adına safsatacılıkların idiyelojileri dediklerimiz makro ırkçı ne batı doğu ve arab din adina emperyal liberalizme artık hizmet edilmesine dur diyebileceğimiz devlet ve TÜRK milletimizin ortaklığı ile ANAYASA’lar düzenleyerek siyasal düzeyde (siyasal egemenlik devlet,ortak TÜRK toplum anlamıyla iktidar) olacak ve devlet kendini ya da TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda sevk ve idare etmesi TÜRK milletimizin teminatı ile devletin yönetmesine yöneticileride bağımsız takib ederek kararlarını kendileri verebileceği yeni bir yönetimin anlayışını her iki tarafada bizler tarafından takdim edecek ve uygulanmasını desteklemekteyiz.

 

 

 

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu perspektiften emperyal liberalizm de (batı doğu sağ sol arap din adına arap emperyalizmi) ve neoliberalizm de salt bir siyasal felsefe ya da toplum tipi olarak görmeyiz ve görülmemelidir. Bu noktada TÜRK milletimiz ile devletin ortak olacağı yönetsellik bizlerin perspektifinden yukarıda bahsettiğimiz her türlü emperyal liberal yönetimi hem devleti hemde kendi topluluklarını sömüren bir kaç avuç emperyal liberalizme asla göz yummayız ve yumulmasının karşısındayız.

Bizlerin ilkelerimizin temelinde devlet ve TÜRK milletimizin arasında yönetmelikle ortak noktaları bulunacak yönetsellik siyasal fakültereri haricinde orta ve lise de dersler verilmesi ilkelerimizin olmazlarından olamzıdır devlet ve TÜRK milletini her alanda yönetimi ortak olacak şartları birbirine sağlayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devlet ile TÜRK milletimizin yönetişim (governance) arsında  eğitilerek yöneticiliği karektere etmiş insanlardan oluşturacağız  bizler devlet ile TÜRK milletimize faydalı olacak hiç bir ayrım yapmadan yabancı özel sektörleri denetleyecek devlet ve TÜRK milletimizin menfaatlerini koruyucu yönetim anlamına gelebilecek ancak devlet özel sektörleri yönetişim şeklinde gerçekleşmediğini gerçekleşdirmek için ağırlığını koayabilecek ANAYASAL hakklarını devletin kullanmasına izin vereceğiz.

Bizler devletin sınırlarına bireysellerin tercihlerin veya  müracaatlarıyla girilmesine izin vermeyecek devlet her alanda birey ve bireyselleri denetimi altında tutacak her türlü olumsuzluklara karşı önlemlerinide almak zorundayız bizler bu devlet ve TÜRK milletimize ilkelerimiz ile yönetmenliğimizi TÜRK milletimize  tanımlamaya çalışırken diğer yandan gerek bireylerin gerek kurumların piyasa normlarına uymak konusunda teşviklere kaynak ayarlanması ile devlet vasıtasıyla yeni ilkelerimizin yönetim ilişkileri içerdiği ifade edmekteyiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İlkelerimiz ile devlet ve TÜRK milletimize yönetsellik TÜRK milletimizin refahı devletimizin yapılanmasına yenilikçi ve reformelerimizi sunacak ve sosyal politikalarımızdaki reformları yönetişim nesnesinin şekillendirerek yeni biryönetim şekillikleşdireceğiz.

Bizlerin devlet ve TÜRK milletimizin ilkelerimiz .ile yönetilmesinin belirlenmesi ile bağlantılı olduğumuzu göstereceğiz.

Buna göre TÜRK ailesinin geçimini sağlayan  birey, dışarıda çalışan ev hanımı gibi sıradan bireylerden oluşan bir ülkedeki vatandaşlar topluluğu kavramını ortadan kaldıracak, sadece girişimci, müteşebbis ve yenilikçi olmaya özen gösterilecek bu yenilikçi ve reformculuğumuzu zorlamadan uzak kalacak daha çok da siyasal birer özne olarak değil devlet ve TÜRK milletimizin ortaklığınıda kabul edici yeni ilkelerimizin anlayış biçimi bizlerin tarafından savunucusu olacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İşyeri, eğitim kurumları, sağlık ya da çeşitli sosyal hizmet alanlarında bulunabilecek ilkelerimizyönetim stratejisi TÜRK milletimizin toplumculuğundan ayrışmış insanları kendilerini bireyselleşmiş ve kendi refahını TÜRK toplumunun üstünde sağlamakta olan  sorumsuz TÜRKmilletimiz ve devletine  aktif olmayan birey ve bireyleri yeniden TÜRK toplumumuzun menfaatlerini gözetleyecek toplumcu olmaya eğitimler verilerek tekrar görmeyi sağlayacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ilkelerimizle siyasal yelpazenin her iki cephesinden refah TÜRK devletimizi yönlendiren yöneten her alanda gelişmiş teknolojilerle okullarımızda eğitim verilecek ve TÜRK VATANımızın en ücra köşelerine ulaşdırarak donaltılacak devlet ve TÜRK milletimizi yönetime dayanak oluşturan ortak piyasalaşma ile birlikte karşılıklı güven ortamını sağlayacağız.

Geşmiş 80 yıldır çıkan siyasal ideyolojilerin çarpışmalarından çıkan her alandaki erozyon TÜRK milletimizei kaderciliğe sürükleyen zihniyet anlayışcılarına batının emperal liberalizme doğunun ve ortadoğunun din adımna dini kullnarak kültür ve inanç emperyalizme son verecek daima devlet hemde TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda azim ile çalışacak birey ve bireysellerimizi TÜRK toplumcusu olacak  her alanda okullarımızda der olarak eğitimler verilerek eğitileceklerdir.

Bizler yenilikçi ve daiam her alanda reforumcu olacak bir yönetim ilkelerimizin savunucusu olacak en son teknolojilerle bağlantı kuracak personellerin yetişdirilmesinde ilke sistemimizde devlet yardımcı olacakdır.

Bizler TÜRK toplumumuzun ve devletimizin Refahından yana olaracak ilkelerimizi nitelenebilecek sosyal roller üstlenecek kurumlar olacak ve direkt yukardan yönetilmeden (kararların alınmasını beklemeden yerel kuramcıların yardımı ile)ancak bütçe disiplini, muhasebe ve denetim gibi son teknolojiler aracılığıyla idare edilecektir.

Refah devletinin bu şekilde oluşması için devlet  ayağına gitmeden elektronik iletişim ile yabancı ve yerel sektörleri gözetleyecek ve denetiminin altında olacak yönetim şekil oluşduracağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK milletimizin ve devleti dışında  kalmadan dışarı itilmesini önleyici idari menfaatlerimizi gçzetleci önlemlerin alınması gerekliliği hatta zorunlu olacak bağlamda bağlantıyı asla kesmeyeceğiz.

TÜRK milletimizin menfaatlerine ters düşen ve düşücü olacak olan yabancı ve yerli rekabetciliğini ortadan kaldırıcak önlemlerimiz olacak ve tüketici talepleri “kamu hizmeti”nin ortak devlet  ve TÜRK milletimiz kabul etmiş olacak ve bu ilkelerimizlede yerimizi alacağız.

Bizler bu ilkelerimizin doğrultusunda TÜRK vatandaşlarımız kendi otonom tercihlerini kurduğu devleti ile ortak uygulayabilme hakkına ve daha da önemlisi yükümlülüğüne sahip aktif bir aktör olaracak ve kabul edici uygulayıcısı olacağız.

Bizim ilke’lerimiz doğrultusunda yönetim (government) kavramı sadece siyasal yapıya ya da devletin yönetimi değil daha  ziyade TÜRK milletimiz ile ortalıkla oluşdurulacak devletin davranışlarınıda yönlendirmekte daha ziyadede bireylerin menfaatlerini değil toplumculuğun  üzere tasarladığımız yönetim ilkemiz olacakdır.

Sadece birey ve bireysellerin yada yabancı ve yabancı sermayenin üstünlüğünü sağlayıcı üstün tutucu sözde öz TÜRK sermayecilerinin meşru iktisadi ya da siyasal tabiiyet formlarını kapsatmayacak, TÜRK toplumumuzun her alanda muhtemel faaliyetlerini destekleyici etkileyici üzere tasarlayıcı daima devletin ve TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda hatta daha çok üzerinde düşündüğümüz ve ilke edineceğimiz ilkelerimizlede edilmiş eylem biçimlerimiz olacakır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Bizlerin devlet ile TÜRK milletimizin ortak yönetim şekliylede bu anlamda diğer TÜRK illerimiz ile TÜRKiyemizin birbirine daha çok yaklşadırıcı ve yakınlaşdırıcı olacak her faaliyet alanlarını yapılandırmaktır.

Bu bakış açısından devlet yönetimi TÜRK milletimizin bahtlarını biçimlendirmek ve davranışlarını yönlendirmek üzere tasarladığımız ilkelerimizdeki çok amaçlı faaliyetlerimizdir.

Bu faaliyetlerimiz ise sadece siyasal yönetim düzeyinde devletimizin ve TÜRK milletimiz in yanında TÜRK illerinide kapsayacak siyasal yönetimizi ilgilendirecekdir.

TÜRK milletimizin  mesleki, akademik, ticari vs. daha geniş bir kapsamda eğitimler verilerek eğiticiler yetişdirilerek TÜRK milletimizin ve devletimizin menfaatleri için çalışacak elamanlar yertişdireceğiz.

Böylece devlet yönetimi için “davranışın yönetilmesi” eğitimi ile toplumculuğu karekterleşdirici  bazda eğiteceğiz.

Bizlerin ilkelerinde yönetsellik ise birinin kendisini nasıl yönettiği, nasıl yönetildiği, diğerlerini nasıl yönettiği, değil TÜRK milletimizin ve devletin ortak birbirine güven içinde yönetilmesidir.

Yani devletin TÜRK milletinin üstünde TÜRK milletimizin üstünlüğü açısından ilğili ve bağlantılı olamlıdır.

Bizler için kimi kabul edeceğimiz, en iyi ilke ve bir nevi TÜRK ideyelojisi sayılabilinecek ve yöneticilerimizin nasıl olunacağı ile ilgilidir.

Böylece, yönetsellik mikro (bireysel davranış anlamı dışında toplumculuğun iktidarı) ve makro siyasal düzeyde (siyasal egemenlik devlet, TÜRK toplumu anlamıyla toplumun iktidarı olacak) bizlerin kendisini başkalarının mefaatleri dışında TÜRK milletimizin ve TÜRK devletimizinmenfaatlerini gözetici sevk ve idare etmesi ile ilkelerimiz ilgilidir.

Bu ilkelerimiz emperyal liberalizm de neoliberalizm de salt bir siyasal felsefe ya da toplum tipi olarak görülmez ve tam zıttıyız.

Bizlerin ilkelerimizdeki yönetsellik perspektifinde emperyal ve din adına dini kullanarak hem kültür hem inanç liberal yönetime tam zıttı olarak faklılığımızı göstereceğiz.

Dünyada yaşayan topluluklara ilişkinemperyal emperyal ve din adına dini kullanarak hem kültür hem inanç sömürücülüğü yapan emperyal liberaller Buna göre 19. yüzyıl emperyal liberalizmi bireyselciliğin, ailelerin, piyasaların ve halkların yönetilebilirliği iddaası ile birçok dizi problem ortaya çıkarmıştır.

Bunlar özellikle iktisadi hayatla, kamu özgürlükleri, bireyselci düşüncenin ifadesi, dini uygulamalarını  kendi mefaatlerine göre yorumlayıcı, ailevi otorite ilgili olarak siyasal otoritenin iktidar olma baskısı toplumucu görüş ayrılığını çıkartarak toplumu birbirlerine karşı kutublaşdırma ve küçük parçalar halinde bçl yönet eylemi ilgili ısrardan kaynaklanmıştır.

Bu noktada emperyal ve arap liberaller uzmanlık alanlarında  kendi sömürü düşüncelerinin etkisi altında bıraktırarak(bilgiyi elinde tutan otorite), ahlaki gerekçelere dayanmayan ya da kendi düzenlerinin çıkarları için yönetmek ihtiyacı ile toplumculuğu dışlayan özgürlük adına ve ekonomik kalkınmayı sadece kendi taraftarı ve taraftarlarının çıkarları yönde yönetimi TÜRK toplumundan uzak k lmasını toplumun bozulub şahsiyetciliğe yönlendirilmesini kendilerinin dışında olanlara sınırlandırmak ihtiyacı arasında  kaos olşdurucu sükğünetin bozucuları devlet ve millet arasındaki uyumu ve güvensizliği sağlamışlardır.

Her türlü TÜRK milletimize ve devletimize antipati olan emperyal Liberal kural ya da yönetim böylece sadece kamu alanlarını ve kendilerine özel, siyaset ve piyasa, devlet ve sivil toplumcu karşıtlığının kutsallığı konusunda siyasi-felsefik olarak işlemiş olmaları bu sistem olarak da ortaya çıkarmışlardır.

Burada bilimci, mühendis, memur, bürokrat gibi uzman figüranlarıyla ve iktisat, istatistik,sosyoloji, tıp, psikoloji gibi pozitif emperyal liberalistlerin kendi menfaatlerince düzenledikleri uzmanlar tarafından gökkuşağı gibi gösterilen safsata emperyal liberal düzenlerinin doğruları 19. yüzyılın ikinci yarısında hayırseverliğin yerini almış, emperyal liberalizmi TÜRK milletimize ikame etmişlerdir.

Bu dönemde söz konusu emperyal liberallerin yönetsellik biçiminin siyasal, moral ve felsefi perspektiften gerekli iktisadi, sosyal ya da etik sonuçları üretmekte başarısız kaldıklarını göstermişlerdir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak milenyum çağı içindeki dönemde “sosyal” olarak adlandırılabilecek toplumcu formülü bizlerin ortaya çıkarmakla hem devlet hem TÜRK milletimizin birliği veraberliği diriliği her alanda ortak refahı toplumcu gelişdiriciliği  ilkelerimizin eğitici yetişdiriciliği ortaklık kurularak hem TÜRK milletimizin ve devletin otoritesi içinden bir şekilde ortak yönetimin geçmişdeki emperyal liberalizmin resmi siyasal aparatları ile bağlantılarını kesecek hale getireceğiz.

Bizlerin tekrar sosyal güvenlik, sosyal dayanışma, sosyal barış gibi gerekçelerle, endüstriyel hayatımızı yönetmek ve ehlileştirmek toplumcu yükümlülüğünü kabul edecek emperyal liberallerinTÜRK milletimizi toplumculukdfan kopararak kurduğu devletten uzaklaşdırılarak bireyselliği birlik beraberliğin güvenden uzak bırakılarak    parçalama parçalatma zorunda bırakılarak kendi emperyal otoritilerinin devamını sağlayarak TÜRK milletimizin sömürülmesinin devamını sağlamakdır.

Emperyal liberaller kendi tarafından sunulan bu özel teknikler, enformasyon şekilleri değişik toplumcu mücadele ve stratejiler aracılığını dışlayıcı, bireyi bireyselleri toplumun üstünde göstererek bir sosyal form entegrasyonunu kendileri menfaatlerinde  kurmuşlar  hedefledikleri karmaşık yönetim aygıtları ile kendilerine  bağlamışlardır. Bu süreç esasında göstermelik  bir merkezi devlet toplumun içine uzantılarını genişletmesi olarak göstermeleriyle TÜRK milletimizi ve kurdsuğu devlete antipati olşdurarak, daha çok emperyal l.iberallerin bir merkez haline dönüştürmeyi hedeflemişler çok sayıda yeni kural ve yönetimi kendi menfaatleri doğrultusunda düzenlemeyi başarmışlardır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Emperyal ve din adına  kendi arap kokuşmuş kültürünü türk milletimizin üzerinde karabulut olarak gezinen bu emperyal batı doğu ve arapcılık tehtidinden sıyrılamayan Devlet ve TÜRK milletimizi içindeki taraftarlarından TÜRK toplumunun yutulması dünyadan silinmesi istekleri olarak görmekteyiz ve diğer emperyal batı ortadoğu ve doğu sosyalizm tehdidi altında bırakılanTÜRK milletimizi bu içdeki tehtitlerden kurtarmak için bizlerin TÜRK milletimizi ve devletimizi savunmak için öz ve öz tarihden süre gelen TÜRK sosyal toplumsal kurtamcılarının filezoflarının yönettiği fikir ve düşüncelerinde esinlenerek .ilkelerimizi oluşdurduk ve TÜRK milletimizin ve devletimizin ortak menfaatleri için yola çıkmış olmakatyız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlerin düşüncesinde daima TÜRK milletimiz ve devlet “refah devleti” ilke edindiğimiz toplumcu ideyeloji ile faaliyet göstereceğimizi bir refahını yükseltecek yeni bin yılın  teknikleriyle geliştirecek öz ve öz TÜRK milletimizin ve devlet yönetimin öznesinin yeniden kavramsallaştıracağız.

Günümüz yüzyılında emperyal batı doğu ve ortadoğu ilberalizm TÜRK milletimizin çiçinde ööreklenmiş bulunmakta ve TÜRK milletimizi bu üç başlı yılan zehirlemekte ve kutublaşdırmaya devam etmekte olub toplumculukdan vatan severlikden soğutmuşlar bencillik egoizmlerinin bir parçaları olma haline almışlardır. yaşadığımız yüzyılda TÜRK milletimiz bireyselleştirilmiş ayrışdırılmay yoluna sevk etmiş bulunmaktalar ve bu moral normativite daima bahsettiğimiz emperyal liberelizm iken,“refah”ın öznesi kolektif dayanışma ve bağımlılık ilişkisini kendi yönlerinde menfaatlerine aracı olarak her yönü ile ilgili ahtopot gibi sarıb sarmalamış olmalarılıyla yönetilen TÜRK milletimiz devletimizi pasifleşdirilmiş .çerdeki hainlerin bunlarla ilişki içinde bir benimsenen ihtiyaçlarını, tutumlar ve ilişkilerini emperyal liberalizm öznesini birleşdirmiş yıllarca devleti ve TÜRK milletimizi birbirinden ayırarak güvenliliklerini kayıbettirmişler birbirine uzak tutturulmuşdur.

 

 

Bizlerin ilkesindeki Refah TÜRK milletiiz ve devletimizin yönetim formülü ile yeniden TÜRK milletimiz ve devletimiz arasında ortak ANAYASA düzenlenecek yönetim stratejilerimizi son seksen yıllık dönemde yönetimlere son verecek yeni anayasa ortak yenilikçi reformculuk adıyla kökten değişdireceğiz.

Bu değişiklikleri yaparken bir yandan refaha atfedileri başarısızlıklar, kamu maliyesi, bireysel haklar ve özel değerler ile ilgili zararlı sonuçlarıa sonvereceğiz.

Bizlerin TÜRK milletimize ve devletimize bakış açısından refahını sağlayacak yenilikçi reformlarla sağlayacağız.

Diğer yandan, ilkelerimiz ile yönetmek için yeni teknelojilere sahib olarak yeni teknolojiler üretmek yoluyla stratejik her alanda yeni teknelojileri mümkünüyatı halini alacak ve düzenleyib üreteceğiz.

Bizlerin yeni yönetimi farklı bir şekilde uzmanlarımıza bağlı ve uzmanlarımızın vereceği eğitimlerin belirleyeceği  yeni ve en son teknolojilere farklı bir şekilde üretecek elemanlar yetişdirecekler TÜRK milletimizim ve devletin gelişmesinde hizmet aşkıyla bağlandırılacaklardır.

Devlet TÜRKiyemizde bulunan özel ve yabancı sektörleri konturol altına alarak devamlı düzenli taki,kendi yönetimi ile takib etmeyi ve rekabet eden özel ve yabancı sektörleri, hesap verme sorumluluğu ve tüketiciler (TÜRK toplumunun) taragından gelen talebi  ile yönetilen bir piyasaya devletin uzmanlarını yeniden yerleştirerek devlet yönetimin kendi uzmanlarını otoritesini ayrımını yaptırmadan TÜRK milletimizin menfaatlerini hedefleyecek..

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK toplumunun vasıtasıyla yönetmeyi, tercihlerin ve kendini gerçekleştirme arzusunun öznesi olarak TÜRK vatandaşlarının menfaatleri doğrultusunda düzenlenmiş tercihleri aracılığıyla yönetmeyi hedefleyici olamsının taraftarıyız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bireyler kendi özgürlüklerinin yerine devlet aracılığıyla yönetilecektir ancak ne klasik ekonomi politiğin yalıtılmış atomize bireyleri olarak TÜRK toplumunun kurduğu devletmizin teminatı altında olacak ve koruma altına alacak gücün adresi TÜRK milleti olacakdır.

Bireyler, insanlar arasında moral ilişkileri kavramsallaştırma ve idare etmenin yeni bir yolu olarak devlete kesişecek ve gelişecek heterojen cemaatlerin ya da toplulukların (community) altında değil üstüne hakimiyeti olacak devlet böylece, devlet yönetselliği TÜRK milletimizin tarihsel dönemlerde TÜRK toplumu ile uyumlu iktidarı ilede farksız yönetilerek toplum kuramcılarınını birlik beraberlik fikirlerinin uygulandığı,devlet yönetsellik iktidarın merkezden ve ekseninden uzaklaşmadan ve varsaydığı üzere TÜRK toplumunun her alanda sosyal sıyasal  üyelerinin kendilerini yönetmekte aktif rol oynayabilecek alacak gücü TÜRK Topluma işaret edebilecek.

Burada iktidar en son teknolojiyi uygulayacak ve bununlada kalkınmanın yükseltilmesi için ön plana çıkması olacaktır.

İdeyal Devlet Birikimi Müdahaleci Deneyimi ve teknoloji Gelişimi ile

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak iktisadi kökenleri (birikim), altına alacabilecek olan bizlerin toplumcu ilke Sistemi aracılığıyla uluslararası alanda devlet istikrarcı kurumları kuracak ve bu kurulan kurumlar ile kalkınmayı tasbit edecek  yeni kanunlara gerek kalmadanTÜRK milletimizin menfaatlerini düşünecek eski yasayı ibtal edecek yeni yasa ekleyerek  daima yenilikci reformlarla başlayacakdır.

Bizlerin düzenlediği toplumcu devletle ortak anayasa yenilikçi ve daima esnek reformcu fikirlerimiz İdeolojik bir hareket olacak.

Bizler’in toplumculuk üzerine çalışmalarımız ile önemi artmaya başlaylayıcı olacak, miladi yüzyılları öncesindekli her alanda yenilikçi reformmcu düzenlemeler gibi bilim adamlarımızın çalışmaları ile akademik düşüncecilerde öne çıkacak bu akademisyenler TÜRK tarihinden bu günümüze süre gelen filezif toplum bilimcilerimizin ekolünün ve toplumcu kuramcıları ile öncü olacaklardır.

Bizlerin her alanda yenilikçi toplumcu ve reforma göre devamlı esneklikler oluşdurulacak devlet müdahalesi ve korumacılık iktisadi etkinsizliğe neden olmayacak, dolayısıyla gelişmekte olacak TÜRK ekonomimiz iç piyasalarını dışarı açmalarını devamlı devlet destekleyici rolü olacak ve olmasıda gerekecekdir.

TÜRK milletimizin gelişmesi ve refahını sağlayabilecek gerekli adımlarımızı öz verilerimizle devam edecek özellikle serbest piyasaları ve yabancı ve özel sektörlerin gelir gider kazanc düzeylerini denetleyecek sonra bu özellikle TÜRK milletimizin ve devletin’de refahçılığın içinde Bizler bir yandan kendi TÜRK ülkemizin önemli derecede özelleştirmelerinde öz ve öz TÜRK sektörlerine verilmesini sağlayacak politikaları uygularken diğer yandan bizler devlet  kurumları olarak hem TÜRK milletimizin hemde devletin diğer yandan özel ve yabancı sermearacılığıyla politikalarımızı TÜRK milletimizin ekenomi kalkınmasında sağlayabilecek TÜRKiyemizde kazanılanparaların dışarı çıkmadan TÜRKiyemizde kalınması içindebir dizi teşvikleri oluşdururkende yabancı sermayeye %50’ nin altında tutabilecek düzenlemelerle teşvikler verilecek geri kalanınada yerli öz ve özel sektörleri en son teknolojileri yaymaya çalışılacak.

Bu nedenle eş anlamlı olarak da kullanılmasını sağlayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlerin düşüncenin önemli aksiyomlarından biri de küresel kapitalizme “alternatif”düşünce oluşdurmakdır.

Bizlerin bu TÜRK toplumucu anlayış ve TÜRK milletimizin menfaatleri düşünülerek bu sonuca ulaşacağız.

Bizlerde görülebilecek serpbest piyasayı ve yabancı yerli ortakları olan sermayeye müdahaleci devlet denetitic devlet olarakda görebiliriz.

Bizler yenilikçi ve reformlarımızla iktisadi politikalarımızlada baskın teorik sistem olmayacak sadece esnekleyici yenilikçi ve reformlarla sağlamış olacağız.

Ancakbundan itibaren özellikle ekenomistbilim ilim toplum kuramcılarımızlarla siyasi filezoflarımız ve akedemislerimizlerle araştırma ve teorilerinden esinlenecek parasalcı ve arz yanlı yaklaşımlardan uzak TÜRK milletimizin ve devletimizin menfaatlerini düşünülerek önemli yenilikçi reformcu ekonomik politikalarımızın şekillendirilmesine esneklik sağlayacak ve yön verilmesine başlatılmış olunacakdır.

Bizler daha sonra özellikle makroekonomik politikalarda öne çıkan arzyanlı iktisat yaklaşımı içinde ekenomi politikalarımızı köşe taşlarından birini oluşturacağız.

Bizlerin bu yaklaşımımız ile dolayısıyla kalkınma politikalarımızı şekli şekilde hızlanışını ve yükselişini önemli iktisadi sorunları çözmek için basit ve açık bir program uygulama rehberi sunmuş olacağız.

Bizim ilkemizdeki her alanda karar alıcıları karşı karşıya ortak devlet ve TÜRK milletimizin kavramsal ve normatiflerine uyulacak bireylerin kendi menfaatlerinin kısıtlarına daha iyi uyması ile toplumcu olmalarına yönlendireceğiz.

Bizler TÜRK milletimizin ve devletimizin daha iyi şekillnedirilecek ve her alanda geliştirici olacak TÜRK ülkemizde yenilikçi reformlar ilk olacak TÜRKiyemizin yönetim olarak kendisine benimsediği cumhuriyetinde ortaya çıkacağız.

bizlerin ilke olarak miladi tarihler öncesi yönetilmiş otoriter devletlerimiz bu günlere kadar gelmişlerdir.

Bizlerin edindiği ilke ülkemizdeki ekonomi yönetiminde merkeziyetcilik yerine ortak toplumsal yönetimi ile rol oynayacağız.

Bizler eğer iktidar olur isek iktidarlık dönemimizde her alanda söz konusu olan ülk mizde ekonomimizi, daha büyük ölçüde yenileyecek yeniliklerimizle kamu mülkiyetinde girişimlerle, devlet ve TÜRK milletimizin menfaatleri açısından  özel ortakcı yabancı sermaye arasında yakın çıkar ilişkileri, ekonomik büyümemizde ihracatını düzenleyecek devlet denetiminin önemi, tüketicileri ve çalışanları korumaya yönelik ekonomik politikalarımız ile nitelendirilecekdir.

Bizlerin ilkesinde ise ihracat destekli ekonomik büyüme devlet politikalarımızın alacağı en büyük önlem yabancı ve özel ortaklarının başarısızlığı ve borçlanma sorunlarını bizim ülkemiz için ciddi kriz kaynakları yapan ve yapıcı olacak olan yabancı ve özel ortaklarına kefil olmayacak ve TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda yenilikçi daha esnek değişken şekillendirici reformlar gelişdirici bürokratların karar almasını beklemeksizin alınacak kararı destekleyecek esnek yasalardan yararlanacak ortak toplum yasaları belirleyecek ve devlet bunun arkasında olacak TÜRK milletimize inandırıcı açıklamalarını yaparak bilginedirilecek TÜRKA milletimizin sosyal yaşamlarında kısa olacak gündem olarak kapanacakdır.

Bizlerin bu yenilikçi reformların amacı büyük ölçüde devleti finansal açıdan yabancı ve ortağı olan özel sentötün borçlarına keyil olamyıcı ödemeyici ve ekonomiyi kaynaklarını TÜRK milletimizin menfaaleri doğrultusunda kullanıcı hale getirmek olacaktır.

Bu amaçla, devlet merkezli planlama, kontrol ve korumacılıktan piyasa tabanlı karar alma sürecine doğru kökten değişimler içeren esnek yenilikçi reformlar uygulamaya koyabilici olacakdır.

Bizler küçük ve ortak ölçekli gelişmekte olacak ve olan öz ve özel TÜRK sanayi sektörümüze ülkemizde yürütülecek teşfiklerle koruma altında olmadan sadece devletin verdiği desteğini kullanacak bu yönden devlet politika ve yenilikçi reform esneğini aynı zamanda daha sık denetleryicide olabilecekdir.

Bizlerin ilkelerimizdeki bu uygulanacak gelişmekte olan küçük ve ortak ölçekli özel sektörümüzü sorunlarını çözmekten çok özellikle eşitsizlik alanlarında yeni problemler çıkarılmasına izin verilmeyecek yeni esnek reforumlar yaparak esnek yasa ekleyerek daha da kolaylaşdırıcı  çzelliklede denetleyici olma üstüne alacak devlet TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda kararların alınmasındada ağırlıklı etkili olacak.

İdeyal Ortak Devlet Toplumcu Teorik Temellerimiz….

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizim politikamızdaki TÜRKmilletimizin her alanda devlet ile ortak bir bütünü olacağıTopmucu olarak, TÜRKmilletimizin her alanda iktisadi düşüncemizin kolektif inisiyatif karşısında hiçbir bireyi yabancı özel sektörü ile ortak olan özel sektörümüzü vurgulamayacak ve TÜRK piyasa tabanlı çözümleri destekleyici bir siyaset uygulayacağız.

TÜRK milletimizin ihtiyaçlarının karşılanmasında piyasa mekanizması lehinde ve üretici kaynakların alternatif kullanımları arasında tahsisinde devletin öncülüğünü yaptığı TÜRK milletimize iktisada dayanan iktisadi fikirler ilkemiz olacakdır.

Bu nedenle devletin ortakcısı TÜRK milletimize en uygun miladi yüzyıllar öncesindeki uyum ve ahenk içinde kurdukları devletle bu günümüze kadar isyansız karsılıklı saygı ve sağdık kalarak milenyum çağına gelebilmişlerdir.

İşte bizlerin teorik temelleri TÜRK tarihinde öneli yer tutmuş toplum kuramcılarımız filozoflarımız bilim ilim din TÜRKcü düşünen ve yaşadığımız milenyum çağındaki akademisyenlerimiz siyasi iktisat uzmanlarımızında fikir düşünceleriyle toplumcu ortak devlet ilkelerimize katkı sağlayacak bir TÜRK ideyolojisi sentezi oluşdurarak ilelebet TÜRK milletimize hizmet edeceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK tarihimizden ilk örnek alan olarak devlet ile ortak toplumcu düşüncemizin iktisadi temelinde farklı siyasal ve iktisadi teori ve yöntemler yığını olmadan hem tarihsel hemde akademisyenlerimizin fikir düşünce aracılığı ile inşaa ettiğimiz ilkelerimize örnek alacağızbizler burada açıkca  söyleyebiliriz. Bununla birlikte ilkelerimizdne bu farklı yöntem ve düşünceleri tartışarak yenilikci ve reformis olduğumuzu göstererek her alandaki fikriyatları fikir düşünce adamlarımızın kitaablarını  iktisadi ve orta lise okullarımızda mecburi dersler verilerek tam anlamıyla uygulanarak tam etkisini açıkça fark edilebilinecek ve görülebilinecekdir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak herşeyden önce “ekenomi analizi”nin yayılması ve iktisadın ilkelerimize bağlılık yeniliçi reform ve kalkınma politikaları içinde açıkça göstereceğiz.

Diğer yandan hem Tarihimizdeki toplumcu siyasi kuram ve filezoflarımızdan örnek alacak ve yaşadığımız zaman içinde damgasını vurmuş bütün akademisyen toplum kuralcılarımız ver ilim adamlarımız gibi teorisyenlerin düşünce ve fikirleri ile yenilikci ferormmculuğumuz ile biçimiyleci devlet ile ortak sözleşme mülkiyet, özgürlük, toplum menfaatleri için devlet denetimiyle piyasa kavramlarının etkisi üstünde itiraza götüremeyecek derecede açık olacağız.

Yine özellikle devletle ortaklık ilgili tartışmalarda rant-kollama, devlet başarısızlığı, özel çıkarlar gibi argümanlar kullanılmasına izin verilmeyecek devlet üzerindeki terettütleri ortadan kaldırılacak kamu tercihi iktisadi teori düşüncelerimizi tamamıylada yayıltılacak TÜRK milletimizin ve ortağı devletimizin başarı etkisi görstereceğiz. Bizlerin iktisadi ve toplumcu gelenek göreneklerimizi ve kamu tercihi yeni iktisadi orta ve lise düzeyli okullar açacağız ve bu okullara öğrenci dağılımını

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak hatta üstün yeteneklilerden seçilerek dağılımını yapılarak, piyasa değerleri ve devletin rolü ile ilgili ortak olarak fikirlerin kaynağını teşkil edici eğitimler vereceğiz. bu eüitilerle TÜRK milletimizlede hukuk-yönetim-devlet ve toplum-piyasa ilişkilerinde belirli bir görüşü yerine yenilikçi reformculuğu kabul ve temsili öğretilecekdir.

Devletin ve kamu tercihinin etkisini yeniliklerle düzenleyecek reforumlarla  ortak devlet teorimizin aynı zamanda piyasa, iktisadi büyüme, özgürlük, demokrasi ve haklar konularındaki  olşdurulan ortaklıkla bağlantı oluşdurulacak yenilikçilik ile ilgili olarak iktisadi reforumculuğumuzlada siyasal argümanlar dışında tutulmasına özen gösterilecek.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK milletimizin önemli iktisatçılarının katkı sağlayacağı “kamu tercihi toplumcu teorimiz” ile bizlerin ortak toplumcu öncülüğünü yaptığmız “orta lise iktisadi Okul”larımızda  ve tarihe damgasını vurmuş bütün ilim adamlarımızın eserlerini orta lise iktisadi Okullarımızda ve iktisadcı TÜRK gelen ve göreneklerimizden örnek dersler verilecek bizlerin bu TÜRK geleneğin önemli isimlerinin çalışmaları ile çerçevelendiriceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi genel olarak söylemek gerekirse, ortak devlet toplumcu teorimizi iktisat üzerine inşaa edeceğiz.

Bizlerin ısrar ile belirttiğimiz ortak devlet toplumcu ilkelerimizin kamu tercihi teorisi öncülüğünü oluşduracak ve TÜRK milletimizin geleneğini içine alacak ve gelişdireceğiz.

 

 

İdeyal Ortak Devlet Müdahalesi, Toplum Mülkiyeti…

Ortak devlet tamamen TÜRK milletimizin en saf ve iktisadi biçimi olacak ortak toplumcu ilkelerimizin aşırı bireyciliğe karşı olacağımızı TÜRK toplumsal felsefe ile bağlantılı olarak TÜRKiyemiz’da sosyal ve iktisadi bireyciliğin yerini alacak toplumcu ilkelerimizi tanımlamak amacıyla TÜRK milletimize anlatarak yeniden kabul ettireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Miladi yüzlılları öncesindeki TÜRK iktisadi geleneğini tekrar hayat geçireceğiz.

Diğer yandan hakk özgürlük ve mülkiyet hakları tartışmasız ve dokunulmaz olarak kazan ve vergiler dışında kabul edilecek ve özgürlüğün en büyük ihlal edicisi olarak görülen olumsuz yasaları değişdirerek bu hakların korunmasının savunucusu olacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Anarşizme kadar uzanabilecek anti düşünceyi anarşizmden ayırıcı yenilikci TÜRK milletimizin ihtiyaci tercihlerine uygun anayasalar düzenleyerek daima reforumcu olacak bu noktada en küçük ölçeği indirgendirmeyecek düzeyde bir ortak devlet yani toplumcu devleti TÜRK toplumumuzun kabul gördüğü ilkelerimizle oluşdurucu olacağımızdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlerin düşüncemiz ise iktisadi alanda “anti-kapitalizm” olarak toplumcu ve TÜRK toplumu menfaatlerini gözetleyici olarak kendimizi göstereceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak başka farklı ilkelerimize uygun olmayan ve uymayan (anti liberalizm) kavramını iktisadi orta ve lise okullarımız içinde  dersler verilerek devletin kendisini kuran TÜRK milletimizi sömürmesi ve sömürtmesi değil menfaatleri doğrultusunda varlık göstereceğini daha sonrası dönemlerde iktisadi paradigmanın ve yöntemsel yaklaşımların gelişmesinde etkisini kayıb etmiş fikirlerin etkiliyeciliği bitmiş bizlerin  toplumcu düşünce adamlarımız tarafından emperyal liberteryen düşüncelerinin toplum düşmanı bencil ve bireylerin toplumdan ayrışdırdığını birlik ve beraberliğine vereceği zararları derslerde anlatoılarak toplumcu çzelliğimizi yeniden kazanmamız ortak devlet irademizle güven içinde yöneten bir TÜRK devletine kavuşma özlemimizi gerçekleşdirmekdir.

Toplumcu fikirlerimizin öncüleri miladi yüzyıllarında tarihe damgasını vurmuş sosyal siyasal toplum kuramcılarımızın fikirlerinde ve yaşadığımız milenyum öağındaki ünlü sosyal siyasal toplum kuramcılarımızında düşüncelerinin katkısını sağlayacı örnek alarak sosyal ortak devlet toplumculuğu inşaa ederek yemniden birey ve bireyselciliği sona erdirecek birey ve bireyselleri toplumculuğa kazandırma projesin ile yeni bir TÜRK toplumu imarını etmek olacak.

İlkelerimizin kurucusu ATATRÜRKMENBEY’ dir.

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak gerek bizler miladi yüzyılları öncesindeki TÜRK Topluluğu üzerinde toplum kuramcıları filezofları sosyal ve siyasal din adamlarımızın çalışmalarından esinlenerek gerekse genel olarak anti liberteryan anlayışını TÜRK milletimizin birey ve bireylerinin benliklerinden  silmek aynı zamanda anti neoliberal düşüncenin de ahlaki ve teorik temellerini önemli ölçüde zarar vediğini eğitimler vererek ortak devleti yeniden toplumculuğu şekillendireceğiz.

Anti Liberteryen akımını öncülerini ve neoliberal düşüncenin etkisinden arındırmak için miladi yüzyılları öncesindeki toplum kuramcılarının sosyal siyasal filezof ilim ve bilim adamlarımızın eserlerinden esinlenerek kaynaklarından yararlanıb toplumculuğumuzu yeniden ortak devlet ilkelerimizi TÜRK milletimize benimsedib şekli ile nitelendireceğiz.

ATATÜRKMENBEY’e göre iktisadi ve siyasal özgürlükler ortakcı devlet ile ayrılmaz bir biçimde birbirine bağlıdır.

Nasıl ki sosyalizm totaliterizm anlamına geliyorsa, piyasa da özgürlüklerin iktisadi garantörü olarak ortak devlet toplıumcu işlevini göstereceğiz.

ATATÜRKMENBEY’e göre emperyal liberalizm ve ortak devlet toplucu ilkelerimize göre birbiri ile aynı şeyler değildir. Emperyal Liberalizm inancı savunur gibi görünür devletin amacı, kapsamı ve siyasal toplumculuğu ortak devletten uzak devletin sınırlandırılması ile ilgili bir teori iken bizlerin ortak devlet toplumculuğun hangi iktidarın kimin elinde bulunması önemli değil önewmli olan ortak devlet toplumcu menfaatlerinin üstünde değil altında TÜRK milletimizie hizmet etmesi ile ilgilidir.

Ayrıca, korunması gereken temel değer TÜRK geleneklerimiz ziyade emperyal liberalizmde kendisinin menfaatleri ile alakalı bir özgürlüktür.

emperal liberalizmi de kendisine iyiyi ya da bitreyselleri kendisine hizmetçi olarak ayırmasıdır.

İyi versiyonunda emperyal liberalizm piyasanın kendine bir düzen olarak var olmasıdır.

ATATÜRKMENBEY ise aksine ilkelerinin yapıcı imar edici yenilikçi reformcu devlet ile ortak toplumcu ve devlet TÜRK toplumunun menfaatlerine göre denetleyici göz altında  tutucu ve  müdahale edici en son ekenomi tekneloji araçlarla en ücra köşeleri donaltalar TÜRK ekenomisini geliştirmektir.

ATATÜRKMENBEY’e göre devlet çncülüğünde piyasanınTÜRK toplumumuzun önceliği menfaatlerine bağlamaktır.

İlk olarak piyasanın “ortak” toplumcu düzeni, mal, hizmet ve eşitce dağılımı bakımından, ortak devlet en güçlü sistemimiz olacak. Ortak devlet TÜRK toplumunun, merkezi bir gücün  yerine ortak menfaatlere dayanacak yerel piyasayı yönetmesini mümkün hale getirecek derecede bütün bilgiye sahip olmasını sağlayacağız.

Buna göre yerel piyasanın kendiliğinden işleyen mekanizması içinde bireyler, piyasanın verdiği sinyalleri devamlı olarak takip edebilecek ve toplumun menfaatlerini göz ardı edemeyecek şekillendirilerek ortak devlet denetleyecek.

Bizler toplum kuramcılarıyla karşı karşıya kalabileceğimiz ilkelerimizdeki kavramsal ve normatif daha iyi uyulması ile TÜRK milletimie uygun satndarlarına göre arzu ihtiyaclarını karşılamak amacı ile ortak oluşdurulacak devlete yardımcı olma mahiyetinde yapıcı rol üslenilecekdir.

Bizler gelişmekde  ve gelişen bölgelerimizde ise reformlarımızı akıcı olarark ilki olacak yarı otoriter devlet ortak toplumcu denetleyici ekonomi yönetiminde merkezi bir rol oynasada ihtiyaca göre karar mekanızmasını hayata geçirirken zaman kayıbı etmeksizin yenilikçi ve reforme edilmiş yasalarımızdan yararlanabilecek olan yerel yönetimlerimiz ile birlikde hizmet edebilecek şartları oluşdurmaklada ortak devlet yükümlü olabilecek her dönemde(iktidar sahibi her kim olursa olsun) söz konusu olacak TÜRK ekonomisi,büyük ölçüde kamu mülkiyetinde vergi girişimler, bürokratlarla özel sermaye arasında yakın ilişkili TÜRK milletimizin menfaatleri çıkar ilişkileri, ekonomik büyümede ihracatın önemi, tüketicileri ve çalışanları korumaya yönelik ekonomik politikalarmızda doğrudan devlet pazar yeri bulma aracılığı yerine garantisi olacak hatta arabuluculuk ile nitelendirilebileceğiz.

ATATÜRKMENBEY ise ihracata önemli ortak devlet destekli ekonomik büyüme politikalarını denetleyici olacak özel sektör başarısızlığı ve borçlanma sorunları ortak ideyal devlet için ciddi kriz kaynaklarını göz altında tutarak denetleyici üstünlüğünü ve ağırlığını gösterici yerine en önemlisi iflası olan özel sektörü sahibine müdahale ederek diğer başarılı özel sektörlere aktarabilecek yenilikçi reformlarını bu yönde uygulayabilecek bu reformların amacı büyük ölçüde ortak devleti finansal açıdan borçlarını ödeyebilir ve ekonomiyi kaynakları rasyonel kullanır hale getirmek oluşdurulacakdır.

Bu amaçla, ortak devlet  ve bağımsız merkezli planlama, kontrol ve korumacılıktan piyasa tabanlı karar alma sürecine doğru kökten değişimler içeren reformları uygulamaya koyacağız.

Gelişmekte olan bölgelerimizde yürütülecek birçok yenilikçi projeleride ortak devlet politika ve reform çabası aynı zamanda birçok  projeyide kendisi yenileyebilecek ekenomik ağırlıklı yeni teknolojilerle eski teknoloji değişimleri yaparak yeniden donaltılacakdır.

Bu uygulamalarını yaparkende  gelişmekte olan bçlgelerimizin şarlara uygun hale getirebilecek sorunlarını çözücü çok özellikle eşitsizlik alanlarında yeni problemlere karşıda müdaheleci olabilecekdir.

 

 

İdeyal Teorik Politikamızın orta lise İktisad-i Okulunun Eğitim Temelleri…

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ideyal ortak politikalarımızın bütünlüğü olarak, ortak devlet iktisadi TÜRK milletimizin menfaatleri düşüncemizin kolektif inisiyatif karşısında bireyi ve bireyleri vurgulamayacak ve TÜRK milletimizin menfaati piyasa tabanlı çözümleri destekleyen bir siyasal uygulamasını uygulayacağız.

ATATÜRKMENBEY TÜRK toplumumuzun ihtiyaçlarının karşılanmasında piyasa mekanizması lehinde ve üretici kaynakların alternatifini öz ve özel sektörümüzün kullanımları arasında tahsisinde ortak devlet toplumculuğumuz‘un  menfaatleri öncülüğünü yapacağı ekenomi iktisada dayanan iktisadi fikirlerimizinideyal ortak devlet temel ilkelerimizin tamamı olacakdır.

Bu nedenle ideyal ekenomi iktisadi politikalarımızın teorik temelleriyle oluşduracağız.

Bizler ortak devlet ile serbest piyasaları denetleyicisi olacak iktisadimizin ekenomi  gücünün temelinde farklı  ortak devlet siyasal ve iktisadi teori ve yöntemlerimizi bağımsız özel denetleyici kurumlar aracılığı ile inşasının edileceğini burada garanti ederek hizmet edeceğiz.

Bununla birlikte ideyal ekenomi piyasayı içinde bu farklı yöntem ve düşüncelerimizi orta lise iktisadi okullarımızda iktisad derslerinde okutularak eğitimin etkisini artırıcılığını sağlayıcı açıkça fark ediciliğini görstereceğiz.

Herşeyden önce “etkinlik analizi”nin yayılması ve ekenomimizde iktisadını bizlerin ilkelerine bağlılık devamlı esnek yasa ile yenilikçi reform ile şekillendirilecek ve kalkınma politikalarımız içinde açıkça göstereceğiz .

Diğer yandan,akademisyenlerimiz ilim bilim ekenomis ve istisadist adamalarımız gibi teorimizin biçimiyle “ ortak devlet yönetimi” mülkiyet, özgürlük, sözleşme, serbest piyasa kavramlarının etkisinin itirazınıda dikkate alacak fikirlerini dikkate alacak ve gözden geçirecek derecede açıklılığımızı göstereceğiz.

Yine özellikle ortak devletle ilgili tartışmalarda rant-kollamayıcı, ortak devlet denetleyici  başarılı olacak etkinliğini arttıracak, özel sektör çıkarcılarını gözetlemeyecek diğer argümanlarla kamu tercihi teori düşüncemizi tamamında her alanda yayılmış etkisini göstereceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK milletimizin iktisad ve ekenomi gelenek ve kamu tercihi ile inşaa edeceğimiz yeni iktisadi ekenomi orta ve lise okulu dağılımını bütün bölgelere yayarak ilçelerimize kadar uzanacakdır, piyasa değerleri ve devletin rolü ile ilgili olarak fikirlerin kaynağını iktisadi ekenomistlerimizin vereceği eğitimlerle teşkil edeceğiz.

TÜRK milletimiz ile hukuk, yönetimi, ortak devlet ve toplum, serbest piyasa ilişkilerinde belirli bir görüşü kabulü ve temsili edilmesinin derlerini bu orta lise iktisadi ekenomi okullarımızda eğitimi verliecekdir.

ATATÜRKMENBEY bu okullarda kamu ihtiyacı tercihi ilkelerimizin teorisi aynı zamanda piyasa, iktisadi büyüme, özgürlük, demokrasi ve haklar konularındaki bağlantılarla ilgili olarak iktisadi varsayımlar kadar siyasal  eğitici derslerini vereceğiz.

Bizlerin ideyal devlet gelişimi için önemli iktisatçıların katkı sağlayacağı ve sosyal toplum ortak devlet yönetimi üzerinde reformcu düşüncelerinialınacak  “kamu tercihi   teorisi”, gibi TÜRK tarihimizde yer edinmiş isimlerin eserleri incelenerek örnekler alacağımız iktisadi ekenomi öğretim uzmanlarımızın halka ilişkileri uzmanlarımızın fikirlerini alaraköncülüğünü yaptığı “ iktisadi ekenomi fakultelerimizdeki uzmanlarımızın ve orta lise Okulu”halkla ilişkileri üzerinde eğitmenlerimiz ile birlikde oluşdurulacak bu ideyal devlet ve TÜRK milletimizin ortaklaşa düzenleyeceği ANAYASA  haklarının eşitlik içinde ele alınacak ve ancak tarihsel TÜRKgeleneğin önemli isimlerinin çalışmaları ile çerçevelendireceğiz.

Genel olarak söylemek gerekirse,ortak devlet teorimiz üzerinde inşaa edeceğimiz ve hatta iktisat üzerine inşasının temelini oluşdurulacak ANAYASAmızı TÜRK millretimizin görüşleri üzerine kamu tercihi teorimi ilkelerimizle özleşdirerek ve TÜRK iktisadi geleneğini tekrarında yeniden hayata geçiriciliğimizle müttefikliğinde yapacak bizim ilkelerimiz ile gelişdireceğiz.

İdeyal Devlet Müdahalesi, Mülkiyet Haklarının korunması…….

Liberalizmin en saf ve katı biçimi olarak liberteryanizm Avrupa’da aşırı bireyciliği anlatan bir toplumsal felsefe ile bağlantılı olarak tartışılırken Amerika’da sosyal ve iktisadi bireyciliği tanımlamak amacıyla kullanılmaktadır.

Bizlerin yani ATATÜRKMENBEY’in İdeyal Ortak Devlet TÜRK milletimizin gelenekte hayat, özgürlük ve mülkiyet hakları tartışmasız ve dokunulmaz olarak kabul edeceğiz ve özgürlüğün en büyük ihlal edicisi olarak görülen birey ve bireyselciliğin devlete karşı bu hakların korunması savunucularının Anarşizme kadar daha çok develete karşıTÜRK milletimizin itimatını uzaklaşdırılabilecek uzanabilecek bu düşünceyi anarşizme getirecek nokta en küçük ölçeğe indirgenmiş düzeyde bir devlet yani minimal devletin oluşması birey ve bireysellerin devlet ve TÜRK milletinin üzerinde olması istemlerinin nedeni emperyal ilberalizm düşünce fikirlerinin devletin hgukuku  üzerinde yerleşdirilerek daha çok sömürülme istemlerinin neden hem devleti hemde TÜRK milletimizi her alandan daraltarak gerilemesinde ve her alanda yoksullaşdırılarak kendilerine mahkum edilerek salatanat devamını sürdürebilmek içinde emperyal liberalizm batı uşaklarına hizmet etmekdir.

Bu düşünce ise iktisadi alanda “anarko-kapitalizm” olarak kendini göstermektedir.

Başta bizlerin TÜRK milletimize yeni bir çehre olacak iktisadi ekenomi orta lise okullarının inşaasını yaparak temeli TÜRK milletimizin iktisad ekenomi üzerinde gelişdirilmesine hizmet edecek mensuplarını yetişdireceğiz.

ATATÜRKMENBEY TÜRK milletimizin iktisadi ekenomi hatta tekneloji alanlarında   farklı iktisadi okullar açılarak hizmetimizin içinde alınacak TÜRK milletimizin her alanda gelişmesini sağlayacağız

yeni bir TÜRK ideyolojisi sayabileceğimiz İdeyal ortak devlet kendi dönemimizde iktisadi ekenomi gelişdirici ve yöntemsel yaklaşımlarımız ile gelişmesinde etkili birçok düşünce ilim adamlarından oluşdurulacak TÜRK ideyolojisi olarakda nitelendirmiş olacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlerin ve ATATÜRKMENBEYin fikrinin öncüleri arasında miladi yüzyılları öncesinde TÜRK iktisadi ekenomi ve toplum kurmacıların tarihde yer almış damgasını ismleriyle vurmuş eserlerinden yararlalandığımız günümüz her alanda iktisadekenomi toplum kuramcı ilim bilim adamlarımızın tartışmasız fikirlerindende aldığımız yeni bir TÜRK ideyolojisinin temellerini attığımız imarını yapmak üzere kuracağımız dünyada ilk  ve eşi olmayan TÜRK İdeyolojisinin (iktisadi ekenomi) ilim ve bilim adamlarımızında fikirleriyle ve eserleriyle kurucularımız arasında bulunduracağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak gerek bizler TÜRK Topluluğun menfaatleri için çalışmalarımız gerekse genel olarak ilkeleşdirdiğimiz yeni TÜRK ideyoloji anlayışımız aynı zamanda ideyal ortak devlet toplumcu düşüncemizinde TÜRK ahlaki ve teorik temellerini önemli ölçüde şekillendirmiş olacağız.

ATATÜRKMENBEYin ilham aldığı TÜRK tarihine isimleriyle değil şaheserleriylede yer almış ideyal ortak devlet toplumcu ilkelerimize öncülüğünü yapan akımın öncülerinden ve yaşadığımız milenyum çağındaki iktisad ekenomist toplum kuramcılarının düşüncelerinin esin kaynaklarından yararlanılarak dünyada il olcak TÜRK ideyolojisi olarak nitelenebilecek şekide ATATÜRKMENBEY iktisadi ve siyasal özgürlükler ayrılmaz bir biçimde birbiri ile bağlandırarak  ilk TÜRK toplumcu ideyal ortak devlet ideyolojisinin imarını tamamlamış devamını yenilikçi reforumcu yolunu açarak daha gelişdirici gelişen TÜRK toplumunu şekillendirici olacakdır.

Nasılki doğuda sosyalizm nasılki batıda emperyal liberalizm kapitalist nasılki İSLAM dini adına İSLAM dininin kural kaidelerini kendi sömürü çıkarları üzerine sağlayan orta doğu ve arap kültür emperyalizm totaliterizm anlamına geliyorsa, piyasa da

özgürlüklerin iktisadi garantörü olacak ideyal ortak toplumcu devlet ilkelerimizde dünyada ilk olacak TÜRK ideyolojisi olarak işlevini göstereceğiz.

ATATÜRKMENBEY’e göreilkelerimiz ideyal ortak toplumcu devlet demokrasisi   emperyal liberalizmle ilke edindiğimiz ideyal ortak toplumcu devlet ideyolojisi birbiri ile aynı şeyler değildir.

Emperyal liberalizm devletin amacı, dışında kapsamı ve siyasal birey ve bireyselliğin iktidarın sınırlandırılmaması ile ilgili bir teori iken

ideyal ortak toplumcu devlet demokrasi ideyolojimizde ise iktidarın kimin elinde bulunması ile ilgilidir.

Ayrıca, korunması gereken ideyal ortak toplumcu devletin TÜRK milletimizin temel değerleri demokrasinin üzerinde emperyal liberalizmden (Batı uzak batı doğu orta ve uzak doğu arap kültürü) ziyade ilkelerimizin yeni bir TÜRK ideyolojisini oluşduracak ve ideyal ortak toplumcu özgürlüktür.

emperyal liberalizmin de iyi ya da kötü olarak ayırmamakta kendine edindiği prensiblerinin üzerinde menfaatleri doğrultusundadır.emperyal liberalizmimn kendi versiyonunda liberalizm birey ve bireysellerin hem devlet üstünde hemde toplum ve serbest piyasanın kendilerinin menfaatleri üzerinde düzenlediği bir düzen olarak var olmasını sağlayacak birey ve bireysellerin toplumdan uzaklaşdırılması böl parçala küçük gurublara ayır yönet sömürü düzenidir.

Kötülüğün babası liberalizme alternatif olacak olan bizlerin ilkesi olacak yeni TÜRK ideyolojisi İDEYAL ORTAK TOPLUMCU DEVLET ise aksine yenilikçi reforumcu ve TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda müdahale edici yeni teknoloji bilişim araçlarını geliştirmektir.

bizler serbest piyasanın denetlenmesi devlete önceliğini hakkının verilmesininedeni TÜRK milletimizin menfaatlerine bağlı kalacağıdır.

İlk olarak bizlerde devlet serpest piyasayı denetleyecek piyasanın denetimi TÜRK milletimizin menfaatlerini koruyacak “doğal” düzeni, mal, hizmet ve ödüllerin dağılımı bakımından, ideyal ortak toplumcu devlet en güçlü sistemini n temelini atılmış olacak.

İkinci olarak, merkezi bir gücün daima yenilikçi reformist esnekliğini gösterecek serbest piyasayı yönetmesini mümkün hale getirecek derecede bütün bilgiye sahip olmasını sağlayacağız.

ATATÜRKMENBEYe göre serbest piyasanın ideyal ortak toplumcu devlet kendiliğinden işleyen mekanizması içinde bireyler, serbest piyasanın verdiği sinyalleri devamlı olarak takip edeceklerdir.

sonuçta ideyal ortak toplumcu devlet yönetimi ahenkli, dengeli bir dağılım ortaya çıkacağı gibi her türlü bilgiyi elinde bulunduracak bir planlamacılarımızın bulunmasınıda mümkünü haline getireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeyal Ortak Toplumcu Devlet TÜRK milletimizin menfaatleri  ihtiyaclarını karşılayıcı sosyal düzen kuvvetli bir kamu-özel ayrımına ve sınırlandırılmış ideyal ortak toplumcu devlet ilkesine dayandıracağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak özgürlük ideyal ortak toplumcu devlet birbiri ile uyumlu güven toplumda  eşit kanunlar ve hukuk kurallarının kaynağını oluşturucu ideyal ortak toplumcu devlet miladi yüzyılları öncesinde ve sonrasında sosyal siyasal toplumcu filezof ilim adamlarının düzenlediği doğal hukuktan alınacak ve sosyal TÜRK toplumunun amacına yönelik olarak idarecilerimiz tarafından oluşturulcak idare ve kamu hukukundan yenilikçi reformlala düzenleyerek esnek değişken bir şekilde Özel mülkiyet kavramı ise hem ahlaki hem faydacı değerlerle düzenlenecek.

Faydacılık açısından özel mülkiyet serbest piyasada koordinasyonu ve etkinliği mümkün kılacsak İdeyal Ortak Toplumcu devlet denetimi ile değişmenin ve uyumun motoru olarak görülmesini sağlayacağız.

Özel mülkiyetin geçerli olacağını TÜRK toplumda her ferdin toplumsal üretime katkısı bireysel maksimumun üzerinde olacaktır.

Tarihden gelen TÜRK anavi Ahlaki açıdan ise özel mülkiyet insanın zekâ ve emeğinin ürününe sahip olma konusunda doğal bir hak olarak değerlendirerek hakısz kazanclarında önüne geçmesi içinde devlet denetlemesinin şartı olacağınıda TÜRK milletimizin menfaatlerinide birey ve bireysellerin üzerinde olması gerekliliğinin savunucusuyuz.

İdeyal Ortak Toplumcu Devletin rolü ilgili liberteryen görüşler de neoliberal düşüncenin temellerine aykırı oluşturmaktadır.

ATATÜRKMENBEY’e göre İdeyal ortak toplumcu Devletini tanımlarken refahı kamu ve birey ve bireysellerin malı TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda ortak amaç ve hedeflerle varılacak bu ortaklığını kabul edilir hale getirilmesi ile oluşacakdır.

Özgür bir TÜRK toplumda ekonomik politikanın amacı da belirli insanlara belirli sonuçları sağlamak değildir.

Bu yüzden ideryal ortak toplumcu devlet faaliyetinin adilsiz ya da haksız olduğundan söz edilemeyecek.

Birey ve bireysellerin maddi eşitiliği hukukla bağdaşmayan ve TÜRK tolumu ile arasındaki fiili farklılıklardan izlenebilecek bir kavram olacağından asla bu birey ve bireysellerin TÜRK toplumu üstünde olmamaları için denetimlerin ideyal ortak toplumcu devlet sıkı sıkıya alabilmesini sağlayacağız.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet eşit dağıtıcı adalet fikri ile özgürlük arasında açık

bir ayrımının yapılmasını önleyici esnekliklerle oluşdurulacak yasalarla alacak.

Bu şekilde iktisadın temel kavramı haline gelmeye başlayacak “toplumcu” ile özgürlük argümanları arasında bağlantıları da kurmakdan yana olacakdır.

İktisadi konularda ideyal ortak toplumcu devlet müdahalesi yanlızca birey ve bireysellerin hem devlet hem toplumun üzerinde olmaması özgürlük ve hukuk kurallarına ilişkin birey ve bireysellerinönünde tutulmasını inancı ile önlemlerinide almasını devlet kendisi sağlayıcı olacağız.

TÜRK Toplumunun menfaatleri konusunda haklı gerekçeler olarak kabul edilecek ve birlikte idexyal ortak toplumcu devlet müdahalesine karşıtlıkta olacak birey ve bireysellerin devlet faaliyetlerinin etkinsizliğini de ortaya koyamayacalardır. İdeyal Ortak Devlet birey ve TÜRK toplumunun menfaatlerine zaraı verecek halde kanaatini verdiği anda yenilkçi esnekleşdirilmiş yasalara dayanarak müdahalesiyle belirli ortak toplumcu devlet faaliyetlerinin kabulü edilebilirliği üzerinde yeterli denetimini sağlayacağı bahsettiğimiz yasaları düzenleyerek  bu hakkları vereceğiz.

İdeyal Ortak Toplumcu devletin esas meselesi olacak TÜRK milletimizin menfaatlerini refahını ve ekonominin devletin denetimi ile düzen sağlayacak TÜRK milletimizin refahını sağlayıcılığı ile yardım eden devlet faaliyetlerini belirleyeceğiz.

Bizlerin İdeyal ortak toolumcu devlet ilkemiz özgürlüklerle bağdaşabilir, kolektif faaliyetlere konu olan kamu mallarının sunumu gibi eşit TÜRK toplumunun menfaatlerini koruyucu hakklarını vererek sağlayacağız.

İlkelerimizden oluşacak olan TÜRK ideyolojisi ile bir dizi ideyal ortak toplumcu devlet faaliyeti kabul ederiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ilkelerimiz ile yapılacak faaliyetler daha sonra ortak devletin TÜRK milletimiz ve özel sektör için  ortak devlet faaliyetleri olarak tanımlayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ortak Devlet faaliyetleri ile ilgili ilkelerimiz diğer önemli devletin cebri faaliyetleri olarak oluşacakdır.

Bizlerin ilkeleri ile devlet faaliyetler bireylerin belirli bir güven ile iş alanlarının gelişmesi için plan projelendirilmesini yapmalarına ortak devletin destek vererek ve mümkün oldukça TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda olumsuz belirsizlikleri azaltacak şekilde daimi ortaak devlet ile yasal sistemle yenilkçilikle esnekleşdirilerek yeniden şekillendirilerekde belirleyeceğiz  ve yabancı özel sektörlerin TÜRK özel sektör ortaklarının faaliyetler alanlarının genişletilmesinin ortak devletin denetimi altında (%35) ile sınırlandırılmaması ile edindikleri kazanclarının TÜRK’iyemizde kalmasını sağlayıcı olacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler ortak devletin girişimi ve TÜRK milletimizin mülkiyeti en önemli değer olarak kabul ederiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Bu husus ortak devlet denetimi altında oluşacak serbest piyasa ekonomisinin TÜRK öz ve özel sektörlerimize yardımcı olarak olumsuzluk anında, kurtarıcı ya da motoru olarak girişime, mülkiyete hasredilen değer ve önemle TÜRK ekonomi sahnesinde yeniden ortak devlet denetleyici rolle ortaya çıkarak müdahale edebilmesini sağlayacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ortak devletin TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda yabancı özel ortak sektörtlerin  öz ve özel küçüklü orta büyüklü öz ve özel sektörlerimizin arasındaki iktisadi eşitsizliklerin varlığını ve kendi çıkarlarına karşı takip ederek korumacı rolünü işlev  hale getirerek yabancı ve yerli ortak mülkiyetlerinin ve servetlerini eşitlik sağlayarak (%35) liğin dışında ortak devletin gözetimi altında denetlenerek (%48)e çıkabilecek artırmalarını sağlayıcı olarak öz ve özel TÜRK sektörümüz karşısındaeşitlik sağlayarak tasvip edebileceğiz.

Bizller her alanda hızlıTÜRK ekonomisinin gelişmeni sağlayıcı yabancı ve yerli ortak sektörü ile küçüklü orta büyüklü sektörlerimizi koruyarak eşitsizlikler olmadan başarılmasını ortak devlet desteği ile imkansızlığı imkan haline getirerek teknoloji bilişim alanlarında küçüklü orta büyüklü sektörlerimizi yenilenmesine yardımcı olacak ortak devletin desteklemesini kabul eder hizmetlerinin devam etmersini sağlamasından yana olacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  Ortak Devlet tarafından yürütülen küçük orta büyük öz ve özel TÜRK sektörülerimiz arasında yeniden eşit dağılım ya da bölgelerimizin endistürüyel üretim gelir dağılımı çabaları herkes için faydalı olacak TÜRK milletimizin menfaatleri gözetleyici  yeni teknolojilerle donaltılarak ilerlemelerini sağlayıcı olacakdır.

Bizler bu esnada bir yandan ortak devlete ilişkin şüpheler, diğer yandan tüzel bireyselliğin ve yabancı sermaye karşısında TÜRK milletimizin menfaatlerini gözetleyerek ( toplumcu fedekarlıklar) ilkelerimizin anlayışı ile var olacağına ilişkin itirazlar söz konusu olmayacağını sağlayacağız.

Bizler ilkemizdeki ortak devlet TÜRK milletimizin menfaatlerine yönelik anlayış iktisat teorimizde adalet ve etkinlik arasındaki değişim oranlarının da temellerinin eşitliğini oluşturacağız.

ATATÜRKMENBEY’ in ortak devlet toplumcu adaleti artırmak için esnekleşdirilecek  yasaların daima değiştirici her alanda her  yönlü girişimleri destekleyici reforme edilerek iktisadi kaynaklarımızı en iyi şekilde TÜRK milletimizin menfaatleri yönünde kullanılması anlamında etkinlikten ideyal ortak devlet toplumcu fedakârlığı gerektiriciliği getireceğiz.

ATATÜRKMENBEY TÜRK milletimizin refahı ideyal ortak toplumcu devletine yönelikde oldukça önemli bir yer tutacak, TÜRK milletimizin refahı ideyal ortak toplumcu devletinin etkin hizmet  yesnek yasa yenilikçi reform sunumu eski moda sosyalist  emperyal batı uzak batı orta doğu (arap din adına kültür) yönlendirilen eğilimlere karşı mücadeleci  ilkelerimizle oluşacak yeni TÜRK ideyolojisi olacak ideyal ortak toplumcu devlete yöneldiricileğini burada ifade ederiz,

ATATÜRKMENBEY ile ilklerimizin TÜRK ideyolojisi sosyal refahı sağlayacak ideyal ortak toplumcu devleti amaçlarının zaman içinde orijinal hedeflerinden yenilikçi esnek reformcu kökten değiştiğini, devletin cebri ve temelinde oluşmu adaletsiz yasaları kaldırarak yeniden eşit anayasa sermaye kalkınma teknoloji bilişim üretimi dağılım aracı haline geltirileceğini (söz gelimi zorunlu sosyal güvenlik sigortası gibi hizmetlerle, eşitliği sağlayıcı oranlı vergilerle) belirleyeceğiz.

diğer yandan “genel fedakârlık”  yanlızca TÜRK milletimize gösterilmesi  gibi bir anlayışımızın var olacağına ilişkin itirazların asla söz konusu olamayacağız varlığımız TÜRK varlığı olacağınız teyüd ederiz.

Diğer yandan, bizlerin anlayışı TÜRK milletimize iktisat teorimizde adalet ve ideyal ortak toplumcu devlet arasındaki değişim oranlarının uygunluğuna uyum sağlayacak yenilikçi yasaları esnekleşdirerek daima reformcu temellerini oluşturmakdır.

ATATÜRKMENBEY’in ortak devlet TÜRK milletimiz ile adaleti artırmak toplumcu her  alanda değişgen yönlü girişimlerde bulunacak iktisadi kaynakların en iyi şekilde kullanılması anlamında TÜRK milletimizin menfaatlerine dayanacak fedakârlığı ideyal ortak toplumcu devlet ile gerektireceğiz.

ATATÜRKMENBEY ile refahı ideyal ortak toplumcu devletine yönelik ilkelerinde oldukça önemli bir yer tutması refah ideyal ortak toplumcu devletiyle TÜRK milletimize etkin hizmet sunumu dış görünüşü  yenilikçi esnek yasalar düzenleyici reforumlarının yapılması TÜRK Vatanımızın gelişmesi için son teknelojilerin ve bilişimin geliştirilmesiyle yeterli bilğiye sahib olunabilinmesi içinde gerekli eğitimin yapılamsı amaçlayarak okulların temelini atarak inşaa edilmesine ve TÜRK milletimizin menfaatlerine dayanan  hizmetierin verilebilmesi içinde eğitimcilerin hizmet aşkını sağlayıcı oluşumunun yerine getirilmöesiyle oluğduracağız batını orta doğunun ve uzak batı doğu emperyal liberalizm altında eski moda pasifleşmiş emperyal sosyalistlerin menfaatlerine odaklı sömürü düzenlerinin eğilimlerine son verileceğini ATATÜRKMENBEY  ve bizler teyid edeceğimizi artık bunların amaçlarına göre değil TÜRK milletimizin menffatlerine odaklı yeni ilkelerimizin TÜRK ideyolojisi olacağını safsata düşünce fikirlerininde erdirileceğini artık bizlerin TÜRK ideyolojisi olacak ilkelerimize dayalı ideyal ortak toplumcu devleti şekillendirici olacağımızı ifade etmekte, açıkca burada belirtmekle kalmayıb sosyal refah devletinin amaçlarının zaman içinde orijinal hedeflerinden olan ideyal ortak toplumcu devlet ortak anayasa düzenlemelerimizde yenilikçi yasaları TÜRK milletimizin menfaatzlerine uygun esnekleşdirici ve her an reformcu olacak kökten değişimciliğimizi, ideyal ortak toplumcu devletin geçmiş cebri ve temelindeki emperyal batı ortadoğu ve doğusosyalist ve liberalizme hizmet eden eşitsiz adaletsiz yasalarını  kaldırarak bir yeniden bizlerin ilkelerimizdeki sistemin eşit ANAYASA gelir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak gelişimcilik bölgesel kalkınmada eşit dağılımı vealınan vergileri tekrar TÜRK milletimize ger eşit vergilerin paylaşımını sağlayacak hiç bir aracı  koymadan doğrudan sağlayıcı haline koyarak TÜRK milletimizle iç içe olacağız.

(sözgelimi nher alanda sosyal güvenlik gibi hizmetlerle, eşit oranlı vergilerle) belirleyici diğer yandan, ideyal ortak toplumcu devletin hizmet sunumundaki eşitlik gücü idari rejimlerdeki karışıklığı ve anlaşılmazlığı da son vereceğiz.

ATATÜRKMENBEY ile bütün ideyal ortak toplumcu devletin kurumlarınıda uzmanlaşdırarak ve kalıcılıkları ile ilgilenen uzmanlar kadrosu (bürokrasi)  eksikliklerinide giderici okullarımızda ve akedemilerimizde yetişdirilecekbunun sonucunda bürokratların rolünde TÜRK milletimizin menfaatleri dışına kayma olmayacak hizmetlerin verilmesini sağlayacağız.

 

 

ATATÜRKMENBEY ile meydana gelmiş ilkelerinin, sadece kamu politikaları ile ilgilenmekten daha çok ziyade TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda faaliyetlerinde kamuoyuna yönelmeye başlanılacağını ATATÜRKMENBEY ile ideyal ortak toplumcu devlet ilkesi refah devletinin bu şekilde işleyici bizlerin ideyal ortak toplumcu devlet bakış açısı dışında günümüzde yaşanan emperyal batı ortadoğu ve doğu liberalzmi ve sosyalizm amaçlı hizmetkarlarının düzenlediği yüksek enflasyon, düşük büyüme, yok edici vergileme, cebri kurumlar, her alanlarda diktalaşdırıcı hatta diktalaşmış devletin baskınlığının artması, sosyal hizmetlerde bürokrasinin keyfiliği gibi birçok temel soruna kaynaklık edemeyenlerin hizmetlerinin birer hezimet olduğunu tespitledik, fakirlikle mücadelenin tek çaresi olarak ideyal ortak toplumcu devlet ilkelerimiz ile büyüme, iktisat politikalarımızın temel ilgi alanı olacak enflasyonun kontrol edilmesi, iktisadi faaliyetleri bozucu olumsuz olucu aşırı vergileme, etkin hizmet sunum mekanizması TÜRK milletimizin menfaatlerinden uzak olarak devlet bürokrasi gibi neoliberalizmin sömürü ana temalarına da dayanak olacak hizmet edmelerini teşkil eden siyasileri dünyada ilk TÜRK ideyolojisi olacak ideyal ortak toplumcu devlet ilkelerimiz ile pasifize etmeye geleceğiz.

Bizlerin ilkelerimizde TÜRK ideyoloji temelinde ideyal ortak toplumcu devlet ilgilerimiz ve iktisadi TÜRK toplumuna ideyal ortak toplumcu devlet iktisadi ve siyasal düzenini imar ederek savunucusu olacağız.

Sosyalizmin emperyal liberalizmin ve orta doğu din adına din üzerinden kültür emperyalizmi arap fenalıkları TÜRKmilletimizin anevi geleneklerinin  ve değerlerinin üzerine yerleşdirilmiş çok tehlikeli Neoliberal reformlarıda burada  vurgulayarak ideyal ortak toplumcu devlet yani, TÜRKmilletimizin menfaatleri doğrultusunda ve her alan  kısıtlandırılmadan sosyal refah içinde faaliyet gösterecek, tüm özel çıkarlardan arındırılmış, ideyal ortak toplumcu devlete yönelinmesiyle  ortak anayasa yönelimi açısından yenilikçi esnekleşdirilmi sayalarla reformu genişleme konusunda sınırsız bir ideyal ortak toplumcu devlet fikrini benimseyerek ve benimseterek ilk TÜRK ideyolojisini oluşdurucu miladi yüzyılları öncesinde ve yaşadığımız mienyum çağındaki sosyal toplum kuramcıları ilim ve bilim  akademisyenlerin görüşleri alınarak ortak devlet yapılandırılmasıda ilkelerimizle birlikden yana olacağız.

ATATÜRKMENBEY ile ilkeleriyle nitelenecek  yenilikçi reform çabalarında da reformcular çoğunlukda olacak ideyal ortak toplumcu devletini gelişdirici , serbest piyasa devlet denetimi sürecinin devam edici ortak anayasa eşit dağılım etik açıdan kabulünü sağlayacak TÜRK kültür helenekleryle ideyal ortak toplumcu devlet inşa etmeye odaklandıracağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  serbest Piyasayı büyümenin engellenmemiş motoru haline getirebilmek için devletin yeniden denetimi altında eşit dağıtıcı fonksiyonlarınıda radikal bir şekilde işlev haline getireceğiz.

 

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  bunu sağlayabilmek için de gerek ideyal ortak toplumcu devlet ile TÜRK milletimizin menfaatlerini koruyucu olacağı bireylerin gerek hanehalkının kendi güvenlik verefahlarının sorumluluğunuda üstleneceği bir ideyal ortak toplumcu devlet inşaa ederek sağlayacağız.

Bizlerin bu ilkelerimiz ile bakış açısında TÜRKmilletimiz ile ideyal ortak toplumcu devlet vatandaşlarını yasalar ile koruma altına alacak olacak bireyselliği toplumsalcı özgürlüğü uygulayabilmemiz içinde ideyal ortak toplumcu devlet yörüngesi olarak belirlemiş olacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İlkelerimizdeki serbest Piyasa anlayışı ideyal ortak toplumcu devlet denetimi altında oluşacak adil ve meşru kabul edeceğimiz sözgelimi çalışanları da girişimci imajı ile düşünülecek, kendilerini ortak edici bir otonom oluşdurarak serbest piyasa aktörleri olarakda görülecek ve ideyal ortak toplumcu devlet denetimi ile korunarak güvelik ve risk arasında rahat bir tercihte bulunacakları bir ortam haline alacak serbest piyasa sürecinde şanslarını arayacakları zemini hazırlayacak olan ideyal ortak toplumcu devlet hemen hemen her bakış açısından hem genel olarak serbest piyasayı devlet denetimi kuralları ve kurumları ile farklı  hizmetlerde bulunacak diğer grup ve aktörlerin çıkarları ve güçleri karşısında korumacılığı üslenecek TÜRK milletimizin menfaatlerine taraflı ideyal ortak toplumcu devleti oluşduracağız.

Serbest Piyasaların Tarafsızlığı, Doğallığı ve Devlet….

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Serbest piyasaları ideyal ortak devlet denetimi içinde bir arada bulunan, serbest piyasa ve devletle ilgili ilkelerimizden oluşacak denetleme kurumlarımızın takip etmesi haksız rekabet haksız kazanç sağlayacak birey ve bireysellerin serbest piyasayı her istediği gibi fiat ayarlama yönetme gibi lükslerinin olamayacağını TÜRK milletimizin üretimini yok pahasına alamayacağını serbest piyasaları bireylerin elinde olmada özgürleştirmek gibi ideyal ortak toplumcu devletin kendi kurumlarının belirleyeceği eşitlik işbirliğiniteşvik edici, esnek yasaların değişgenliği yenilikçiliği  desteklemek tam teşekküllü yapıya sahib olacağı ideyal ortak toplumcu devletin erdemliğini göstererek birey ve bireyselleri tekrar toplumcu yapıya sahib olmasını sağlayacağıdır.

Serbest piyasa ile ilgili en önemli imge ya da varsayımlarla kurumlarının karar almasını önleyici olacaktır.

Bizlerin ideyal ortak toplumcu devlet denetimi serbest piyasaların doğal bir forma sahip olacağını ve eşit şekilde korunacağı bir ideyal ortak toplumcu devletle sağlanacağıdır.

Bizler buna göre serbest piyasa ve girişim arasında TÜRK toplumunda var olan bir işbölümlerini diğer yanda aile, geleneginin korunmasını ideyal ortak toplumcu devlet kendisine bağlı kurumlarının hizmet ederek var olacağıdır.

 ATATÜRKMENBEY serbest piyasanın doğallığının denetimi ile koruyarak üreticilerimizin hakklarını ve üretici olmayan hayali birey ve bireysel dalkavuklardan ayrışdırarak hem serbest piyasayı hemde TÜRK üreticilerimizi himaye edici girişimlerle koruyarak devlet kendini  görevleriyle ilgili görüşlerinı de anlamlı hale getireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeyal ortak toplumcu devlet serbest piyasanın doğallığını koruyucu ve ilkelerimizle TÜRK milletimizin tanımlanmış bir iktisadi alanını genişleterek gelişdirici ideyal ortak toplumcu devlet ile TÜRK milletimiz üretim alanlarını gelişdirilmesinde birey ve bireylerin TÜRK milletimiz arasında eşit faaliyet ve kaynakların tahsisi ile ilgili de bir doğal işbölümlerine destekci olacak.

Bizler bazı durumlarda, üretici olmayanhayali gölge dalkavuk birey veya bireysellerin havadan kazanc sağlama faaliyetlerini önleyici olacak.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeyal ortak toplumcu devlet üretici olmayanbirey ve bireyselleri üretücü işbölümünün ihlal edilemesini önleyici girişim kaynaklarının kötü kullandırmayacağı faaliyetlerinin içindeideyal ortak toplumcu devlet olarak kabul edilecektir.

ATATÜRKMENBEY diğer yandan, serbest piyasaları optimal bir form içine alacak Diğer girişim yapı ve faaliyetleri ve serbest piyasa ve diğer sosyal formlar arasındaki üretmeden kazanc akışkanlığı önleyici, girişimci, devlet, sivil toplum ve bireylerin arasında belirli bir iş ve eşit maliyet bölümü olması gerekliliği olacakdır.

İlkelerimizle Kamu Tercihi Teorisi…

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İlkelerimizin iktisat teorisinin en önemli TÜRK milletimizin menfaatlerinden biridir, Serbest piyasaların denetimin en etkin kaynak tahsisi mekanizması olacağıdır. Ancak ideyal ortak toplumcu devlet TÜRK milletimizin menfaatlerini koruyacak ve işlem maliyetlerini almadan ve her alanda tüm üretim faktörlerini tam  oluşduracağı, mükemmel rekabet edecek ve tam bilgiye bilişime sahip olacağı ideyal ortak toplumcu devlet kurallarını işleyici rolünü üslenmesi haline getireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  Serbes piyasaya denetimi ile hakim olabilecek birey ve bireysellerin başarısızlıklarıvereceği serbest piyasada olabilecek olumsuzluklara engel olacak bir dizi önlemlerinide almış olacakdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeyal ortak toplumcu devlet müdahele ederek serbest piyasayıda konturolüne almış olacakolarak kabul edilen bu aksaklıklar ise devlet müdahalesinin gerekçelerini oluşturacaktır.

İdeyal ortak toplumcu devlet ilkelerimizde genel olarak piyasanın hizmetçisi yerine denetmici olarak görülecek ve devlet faaliyetleri iktisadi büyümenin gereklerine tabi olmak durumunda olacağıdır.

Devletten piyasayı denetleyecek kökten yenilikçi kamunun yararına denetimi elinde tutacak kamunun küçültülmesi  denetleyicisi olacağı Devlet ve piyasa arasında doğru bir işbölümünün kurulmasını sağlayıcı  olacak yenilikçi reformların ana unsurları üstünde olacağı esnasında TÜRKmilletimizin menfaatleri doğrultusunda düzenleyici olacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Serbes piyasa-devlet ilişkisi, İdeyal ortak toplumcu devlet hem kendi kamu kurumlarını ve özel sektör ve varlıkların ikamesi, devletin varlığı etkinliği ile denetleyici ve TÜRK ekonomimizi deregüle edilmemesi çerçevesinde koruyuculuğu ile tanımlayacağız.

Devlet-Piyasa İlişkisindeki ideyal ortak toplumcu devletin Rolü devlet genel olarak piyasayı denetleyicisi olarak görür ve devlet faaliyetleri iktisadi büyümenin gereklerine tabi olacak durumunda etkin rol üslendireceğihz.

İdeyal ortak toplumcu devletten piyasaya bu kökten yenilikçi hem kamunun yararına hemde özel sektör bağımsız denetimci olacaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devlet ve piyasa arasında doğru bir işbölümünün kurulması yenilikçi reformların ana unsurlarından olacaktır.

Serbest Piyasa-devlet ilişkisi, kamu kurumlarıyla bağımsız ve varlığının ikamesi, devletin varlığını etkinleyici ve ekonominin deregüle edilmemesi çerçevesinde tanımlayacağız.

Ancak bu ilişki, yeniliçi reformcu devletin TÜRK kamusunu özel sektörüne ve serbest piyasanın deregüle edilmemesi içinde gerekli önlemlerini devletin müdaheleci rolünde önemli bir dönüşüm ve özel iktisadi faaliyetlerin desteklenmesi ve kolaylaştırılması olarak göstereceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu açıdan Devlet hayali ile oluşacağı deregülasyon sadece yenilikler getirici reformu ile kaldıracak önlemlerinide sıksık denetleyerek, aynı zamanda kurallar, ideyal ortak toplumcu devlette kendi politikası ve iktisadi faaliyeti alanlarında ve ilişkileri yeniden düzenlemeyi de yenilikçi reformlarıyla içerektireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Sağlıklı şekilde devlet serbest piyasa ilişkisinde işbölümünde devlet iktisadi faaliyetlerini denetimi ile süreceği temel bir sistem sağlayıcı, diğer fonksiyonlarını sıklıkla gözetleyecek devletimiz serbest piyasaya bırakabilse dahi TÜRK milletimizin refahını bozucu rekabetlerede önlemini alarak denetimini elinden bırakmayacak yeri geldiğinde bağmsız olsa dahi denetimini elinde tutacak yasalar nezdinde eşitliği korumasını destekleyeceğiz.

Böylece serbes piyasa bağımsız TÜRK milletmizin menfaatler nezdinde siyasetin ve özel çıkarların neden olabileceği etkinsizliklerden arındırılmış olacağız.

 

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  bu şekilde otonom piyasalar, iktisadi faaliyetlerin belirli kurallar ve uygulamalar seti ile belirlenmesiyle sağlayabilecek ve bu denetimler sıklıkla sürdürebileceğiz. Bu ise ilk olarak bizim edinecveğimiz yenilikçi reformculuğumuzun iktisadi faaliyeti taşıyacak iç hukuk, regülasyonlar, politikalar ve kurumlar üzeinde sıklıkla durmayı, ideyal ortak toplumcu devlet ilkelerimizle olaracak serbest piyasaların optimal rol görmesini bozucu ve bunların uygulamasını engelleyici iç siyasal meselesini kaldırarak ve önceliklerin TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda gerektireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak özellikle gelişdirici bilişim teknolojilerleTÜRKiyemizin en ücra köşelerine götürerek ger kalmış bölgelerimizdeki TÜRK milletlmlze mensub olan TÜRK toplumumuza yardım destekleriyle bütün bölgelerimizin jeolostik şartlarına göre eşitleşdirecek yaptırımları destekleyecek ideyal ortak toplumcu devlet kalkındırmasını sağlayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRKiyemizin bilişim teknolojilerle eğitimini sağlayacak bütün arac ve gereçleri sağlayacak ve her alanda en modern son model teknolojiler ile gerçekleşdireceğiz.

TÜRK milletimizle birlikde tamamı ile ideyal ortak toplumcu devletin sağlayacağı esnek yenilikçi reforumları ile düzenleyecek tamamen TÜRK milletimizin menfaatlerine odaklayarak reformları yapacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak serbest piyasanın ideyal ortak toplumcu devlet ile bu şekilde radikal bir biçimde ayrılmasını kurumsallaştırılmak üzere tasarlayacağız.

ATATÜRKMENBEY serbes Piyasayı dışı kaynak tahsisi bürokratlar ve siyasetçilerden ayrışdırarak gelen ve gelecek iktidar ve siyasilerden uzaklaşdırıcı yeniliklerimizle reforme ederek kaynaklanan siyasal müdahaleleri ve bunların neden olabilecek her türlü müdahelelerinin önüne set imar ederek müdashelelerini pasifize ederek kendi menfaatlerine dayalı olmayacak kayırmacılığın önüne geçeceğiz.

ATATÜRKMENBEY’in gelecek iktidar ve siyasetcilerin kotaladıklarını etkinsizleşdirici yeniliklerimizle yasalarımızı düzenleyerek ideyal orta tolumcu devletin etkinliğini artıracağız.

Bu yüzden siyasetcilerinde dokunmamazlığını meclise gensorusu verilmeye gerek olmadan haklarında ideyal ortak toplumcu devletin yasalarına göre yarğılayıcı yasalarla haklarında çıkan bütün olumsuzluklarını yarğı önüne çıkartarak hesab vermelerini sağlayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ortak anayasaya dayanarak yarğıtayların siyasi baskılardan ayırarak bu tam teşeküllü ölçüde yasaların önünde hesab vermelerini sağlayacağız.

Bizler hiçbir siysetcilere ekonomik alanı rant sağlanabilinecek bütün yarğı alanlarından uzaklaşdırarak yarğılanmalarını sağlayacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak kesin bir biçimde hem özel sektöre serbes piyasaya hemde siyasetcileriayıracak kamu kurumlarımızın işlevini tam bağımsız yarğılayıcı ideyal ortak toplumcu devlet imarını yapacağız.

ATATÜRKMENBEY ilke olarak edindiğ ideyal toplumcu devlet ile ekonominin tümüyle yeniden  yenilikçi reformculuğuyla bütün yasaları esnekleşdirilerek ideyal ortak toplumcu devler yapılandırılması gerekliliğinin savunuculuğunu inşasını tamamlayacağız.

İdeyal ortak toplumcu devlet ve piyasa arasındaki bu yenilikçi reform ilişkisini farklı oluşdurağımızTÜRK ideyolojisinin temellerine dayandırıcı temellerle uygulayıcıolacak ideyal ortak toplumcu devlet ile ifade edilecekdir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devletin mal ve hizmetleri aşırı derecede yani etkin olmayan düzeyde denetleyerek sunacağı, piyasaların ise en etkin kaynak tahsisi aracı eşitleşdirilerek  ideyal ortak toplumcu devlet özel arzlarını devletin üstün olmayacak ilkelerimizin teorik görüşümüzle hareketle, mal ve hizmetlerin sunumu ve finansmanı sorumluluğu devletin denetlemesi piyasalara devredilmesinin ancak ve ancak TÜRK milletimizin menfaatlerine uygun daima denetleyici etkinliğini sürdürebileceğinin gerektiği düşünmekteyiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeyal ortak toplumcu devlet faaliyetlerinin sınırları ise merkez rolü ile bölgesel yönetimininde ve daha çok önemininde TÜRKmilletimizin menfaatleri doğrultusunda yenilikçi reformlarla yasaları esnekleşdirerek kolaylaşdırıcılığı ile tanımlayacağız.

Söz gelimi Devlet teminati altında olan bankalarının uzmanlarından oluşacak önerilerininde temel kamu mal ve hizmetleri yasal düzenleme, istikrarlı mikro ekonomik denge, temel halk sağlığı, temel eğitim, yeter düzeyde taşıma altyapısı ve asgari düzeyde sosyal güvenlik ile tamamlayıcı olacağız.

Bunların dışındaki olumsuz faaliyetler etkinlik bozuculuğu ve bozgunculuğunun önüne geçecek ideyaal ortak toplumcu devlet faaliyetleri alanının dışında bırakmayacağız.

Ancak Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak devlet için uygun rolleri ve faaliyet alanlarını tanımlamak oldukça büyük bir hususuyetiyle yer alacak ne özel Bankaların tedavi edici sağlık hizmetleri, yüksek eğitim, emeklilik ve sosyal sigorta gibi çoğu ideyal ortak toplumcu devletin faaliyet gösterdiği alanları özel mal ve hizmetleri denetimi altında olacağıyla tanımının yanında olacağız.

İdeyal ortak toplumcu devlet için uygun rolün TÜRKmilletimizin menfaatlerinden yana belirlenmesininde olacağız.

Bizlerin ilkeleriyle yenilikçi reformlarda devlet piyasa ilişkisi yenilikçi esnek olacak yasalarla teminini edeceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarakbBizim ilkelerimizdeki ilişki ne birey nede bireysel ve yabancı sektörler devlet ilişkisine değil tamamen TÜRK milletimizin menfaatlerine dayalı yansıtıcı olacağız. İdeyal ortak toplumcu devletin hizmet sunumu ve gelir transferi rolü asgari düzey üstünde gerektiren bireylerin de kendi gelir ve refahlarını sağlamak hususunda TÜRK milletimizin menfaatleri sorumlulukları arttıracağız.

İdeyal ortak toplumcu devlet serbes piyasalardaki eşitsizlikleri ve riski dengelemek noktasındaki fonksiyonlarının ağırlığını koyarak yenilikçi ve reformu şekilde edici refahini ne bireysel çaba ve yeteneklerin ve piyasada başarıyla rekabet edebilmenin ideyal ortak toplumcu devlet fonksiyonlarıyla  yabancı özel sektörlerini destekleyici hali yerine koruyucu TÜRK milletimizin menfaatleri öncelikli olacaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İlkemizdeki bir devlet piyasa ilişkisinde işbölümünde devlet iktisadi faaliyetlerini süreceği ideyal ortak toplumcu devlet temel bir sistemiyle sağlayacak, diğer fonksiyonlarını bağımsız uzmanlarımızın denetimine piyasaya bırakacağız.

Böylece serbes piyasa siyasetin ve birey bireysellerin özel çıkarların neden olduğu etkinsizliklerden arındırılmış olacağız.

Bu şekilde ideyal ortak toplumcu devlet serbes piyasaları, iktisadi faaliyetlerini belirli kurallarını ve uygulamalarını yenilikçi esnekleşdirilen yasalarımızla reforme ile belirlenmesini sağlayabileceğiz ve yasalara uygun sürdürebileceğiz.

ATATÜRKMENBEY’in Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak düşüncesindeki ideyal ortak toplumcu devlet ideyolojisi ile ilk olarak iktisadi faaliyeti taşıyacak iç hukukunu zaman ve şartlara uygun TÜRK milletimizin ihtiyaclarına göre, politikalarını ve kurumlar üzerinde duracak, TÜRK milletimizin menfaatlerine göre düzenlenerek serbes piyasaların optimal rol görmesinde bozucu ve bunların uygulamasını engelleyici iç siyasal meselelerini ve önceliklerine karşı önlemler alınarak ideyal ortak toplumcu devletin serbes piyasnın sınırlandırılmasını gerektireceğiz.

Özellikle gelişmekte olacak diğer geri kalmış bölgelerimizi denkleşdirilmesiyle ve geçiş reformlarını yapacak olan ideyal ortak toplumcu devlet serbes piyasanın etkisinin üzerinde ideyal ortak toplumcu devlet bu şekilde radikal bir biçimde denetleyecek kurumu üzere tasarlayacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak serbes piyasa dışı kaynak tahsisi bürokratlar ve siyasetçilerden uzak ve etkisiz bırakacak ideyal ortak toplumcu devlet kendi kaynaklarını siyasal müdahalelerden uzak tutarak ve siyasetçiler bunların neden olduğu TÜRK milletimizin menfaatleri   doğrultusunda etkinsizlikleyecek ve arındıracakdır.

Bizler bu yüzden siyasi baskılardan ayıracak ölçüde TÜRK milletimizin menfaatlerine dayalı ideyal ortak toplumcu devlet her türlü ekonomik alanları kararllıkla ayıracak kendi kurumları ile ekonominin tümüyle yeniden yapılandırılması gerekililiğinin esası olacakdır.

İdeyal ortak toplumcu devlet ile piyasa arasındaki bu yeni ilişki farklı temellerle yenilikçi esnek yasalarla reforme dayandırrılacak bir dizi uygulama ile ideyal ortak toplumcu devletin ifade edeceğidir.

ATATÜRKMENBEY’in ideyal ortak toplumcu devletin yanlızca TÜRK milletimize mal ve hizmetleri etkinliğini sağlayarak aşırı derecede israf ettirilmeden daima denetleyici kurumlarıyla önüne geçebilecekdir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak uyumsuz ve uygun olmayan zarar verecek düzeyde olabilecek serbes piyasaya müdahele etmesinin tamamı ile TÜRK milletimizin menfaatlerini koruyarak  yenilikçi esnek yasalarla her zaman reforme ederek sunacağı, serbes piyasaların ise en etkin kaynak tahsisi aracı olduğundan özel arzın TÜRK milletimizin menfaatleri endiliğinin üstünde  olmayacağı teorik görüşünden hareketle, mal ve hizmetlerin sunumu ve finansmanı sorumluluğu devletin denetlemesiyle piyasalara gerektiği gibi müdahale ettireceğiz.

İderyal ortak toplumcu devlet faaliyetlerinin en son teknoloji bilişim her alanda eğitimi verilmesi ideyal ortak toplumcu devlet sınırları ise yenilikçi esnekleşdirilecek yasaları reforme  edici olabileceği üst makamların alacağı kararlarının uzayabileceğini düşüncesi hisedilirse ve daha az önemde çevreleyici roller modeli ile tanımlanlayacağız.

Söz gelimi özel ve özelleşdirilmiş Bankalarının önerilerinde alacak temel kamu mal ve hizmetleri esnekleşdirilecek yasallarla düzenleme, reformu istikrarlı mikro ekonomik denge, temel halk sağlığı, temel eğitim, yeter düzeyde taşıyacak altyapısı ve asgari düzeyde sosyal güvenlik ile kolaylaştırıcılığıyla ideyal ortak toplumcu devleti tanımlayacağız.

Bunların dışındaki ve içindeki faaliyetleri etkinliği koruyarak serbes piyasaların bir takım uygunsuz bozucu ve zararı kabul edilmeyecek devlet faaliyetleriyle önlemler alacak serbes piyasa alanını denetleyerek ideyal ortak toplumcu devlet için uygun rolleri ve faaliyetleriyle önlenmiş olacakdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeyal ortak toplumcu devlet kendi kurumlarının gücününde TÜRK milletimizin teminatı ile hem kendi kurumlarını hemde TÜRK milletimiz ile olan ortaklıklarına dayanarak menfaatlerini koruyucu etkinliğini güclendirebilecek bu şekilde geçmiş yılları olumsuz yönetimlerin negatif betimlemiş olmaları siyasilerin kendine yönelik haksız yere hem çevresindeki birey ve bireyselleri hemde kendilerine yakın olan birey ve bireysellerin şirketlerin mefaatlerini koruyan bu sülüksu politikacıların vurdum duymazlıklarının TÜRK milletimize getirdikleri yükümlülüklerini TÜRK milletimizin üzerinde kendi saflarındaki her alanda sömürülerini yükleyerek TÜRK milletimizi her alanda gerilmesine sebeb olmuşlardır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak esnekleşdirilecek yasalarlada reform girişiminde bulunmasının nedenlerinde sadece biri olmakta savunduğumuz ideyal ortak toplumcu devlet uygulamasından yana olacak ve çeşitli açıdan her alanda oluşmuş geçmiş siyasetcilerin sorunlu yönetmelerinde kaynaklanan her alanda büyük zararlar verilmiş TÜRK Vatanımızın en ücra köşelerine kadar uzanmalarında doğan gerilemelerine sebeb olmuş olmalarını görebilmekteyiz.

Bu nedenlede İlk olarak, .deyal ortak toplumcu devlete TÜRK milletimizin ihtiiyaclarını giderici her alanda ideyal ortak toplumcu devlet- serbes piyasa ilişkisine  özen gösterici böyle bir yaklaşımıyla ne kadar yakın olacağını kendi etrafında oluşturacağı yenilikçi ortak toplumcu devletin ana ilkelerinden olacağı

ve seçeneklere ilişkin algıyı birey bireysellerin hatta yabancı ve özel sektörlerin istedikleri gibi değil denetleyici daraltma etkisine sahib olacağı ideyal ortak toplumcu devletin ilkelerini savunarak ve savunucusu olacağız.

TÜRK milletimize has olacak dünyada ilk TÜRK ideyolojisi olacaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeyal ortak toplumcu devlet faaliyetlerinin TÜRK milletimizi temsil  ATATÜRKMENBEY’in TÜRK milletimize ideyal ortak toplumcu devlet ideyoloijinin tezini savunmakta devleti kuran asıl sahibi TÜRK milletimiz olduğunu olmazlardan olmazı ise  TÜRK milletimizin menfaatleri yönünde çok sayıda yenilikçi edeceği  yeni bir oluşumcu yenilikçi reformcu olacak olan yeni TÜRK ideyolojisini atatürkmenbey bizler her alanda uzmanlaşmış ilim bilim adamlarımız toplum kuramcılarımız akademisyenlerimizle birlikde ideyal ortak toplumcu devlet temelini TÜRK milletimizle beraber atarak gelecek kuşaklara uzanacak her alanda birey bireysellerin yabacı ortaklı özel sökterlerimiziTÜRK milletimizin üzerinde bu kuvvetli emperyal liberalizm vurgu kurumlarını pasifize edecek, yenilikçi reformcu ortak toplumcu devletle düzenleyerek ve yürütme eksikliği gibi bir dizi zayıf devlet sorununuda giderecek uzaklaştırma eğiliminde olmayacak bir TÜRK ideyolojisini getireceğiz.

Geçmişde kalan bütün yanlış yönetmelerinin devleti ana tehdit olarak göstermeleriyle ya da sorun olarak görstermekle ve devlet cebrinin ve iktidarın suiistimalinin üzerine odaklayıcıların, özel sektörden kaynaklanan bildik sorunlarında gözden kaçırılmasına neden olmuşlardır.

Devlet karşıtı hasmı niyetli bu tür TÜRK devleti düşmanlarının kullanımı aynı zamanda devlet esasında piyasa ve toplumun dışında bırakmalarıyla ekonomi ve toplumun önceden var ettikleri TÜRK milletimizden olmayan emperyal liberalizm yönetimlerininTÜRK milltimize  ve devletini birbirlerinden uzaklaşdırılmasını sağlamış ve kolaca sömürü düzenleriyle keyflerine keyf katmış olmaları menfaatleri doğrultusunda saltanatlarını devam ettirmekdelerdir.

Bizlerin ihtiyac duyduğu hasret kaldığı ideyal ortak toplumcu devlet TÜRK milletimizinde özleyişi olduğundan buna ihtiyac duymakta ve TÜRKmilletimizinde olacağndan ATATÜRKMENBEY fikriyatıyla ideyal ortak toplumcu devlet ilkelerini düzenlemiş olması TÜRKmilletimizin ihtiyac duyduğu devlet yönetimidir.

İdeyalortak toplumcu devlet bütün kurumları açısından kurumların üst yapısı  olacak TÜRK milletimizin hayal ettikleri yönetim şekline kavuşduracağız.

İdeyal ortak toplumcu devletin görev ve hizmetlerinin sosyal ve iktisadi hayatı oluşturacak ve ideyal ortak toplumcu devletten ayrılmaz kurum ve uygulamaları olacağızdır.

Bizler geçmiş siyasi iktidarlardan olmamaktan dolayı onlarıda dışsal bir varlık olarak nitelendiririz.

Bizler ve ATATÜRKMENBEY iktisadi meselelerde ancak enson teknik ve araçsal bir role indirgenilmiş olacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeyal ortak toplumcu Devlet karşıtı olan ve özel iktisadi faaliyetini hayata geçirmekle emperyal liberalizm söylenmelerini pasifize edecek yenilikçi esnek yasaların otomatikmen günün sosyal istek ihtiyaclarını karşılayıcı reformlarımızla denetlenebilinecek her dalda ve her alanda kesinkes yapacağız.

Bunun doğal sonucu, İdeyal ortak toplumcu devletinde serbes piyasanın da oldukça basit ve monolitik (tek parça, tek biçimli) bir görüşünün ortaya çıkartacağımızdır.

İdeyal ortak toplumcu devlet Belirli durumlar için belirli faaliyetlerin fayda ya da faydasızlığı hakkında detaylı bir değerlendirecek esnek destekli yasalarla basit formüllerin teşvik edilmesi TÜRK milletimizin hizmetine sunmak olacağımızdır.

İdeyal Ortak Toplumcu Devletin Politikaları ve Kamu Yönetiminde Reform…

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeyal ortak toplumcu devlet İdeyelojimiz kamu yönetiminde en önemli etkisi devlet çerçevesinde piyasa devlet ilişkilerini yeniden şekillendirilerek yenilikçi esnekleşdirilmiş yasalar ve reformcu girişimlerimizle ve devleti daha çok denetleyici devlet serbes piyasa benzeri yeni bir organizasyona dönüştürme çabamız olacağıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu açıdan kamu yönetiminde ideyal ortak toplumcu devlet dönemimiz olacağında bizler daha yenilikçi esnekleşdirilecek yasalarımızın yardımı olacağı reforme yaygınlaşacağı “girişimci devlet”, “Ortak toplumcu”, “yeni kamu yönetimi”, “ideyal ortaK toplumcu devlet denetimi tabanlı yönetim”, “yönetişim” gibi yaklaşım ve ilkelerimizde yenilikçi esnek yasalarla reform anlayışımızı sağlayıcı ideyal ortak toplumcu devlet ilkelerimizin çerçevesinde oldukça TÜRK milletimizi faydalandıracağız

İdeyal Ortak Toplumcu devletin yenilikçi Politika Reformları…..

İdeyal Ortak Toplumcu Devletin en önemli rolü özel iktisadi faaliyetlerini destekleyici ve ikmalı ediliciliğidir.

Serbes piyasada ideyal ortak toplumcu devlet yetkisini kullandırıcı esnekleşdirilecek yasalarla uygun gördüğü anda müdahale edecek ve ederek emoperyal liberalizme karşı onurlu bir duruşu olacağı öncelikli TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda  özel sektörünün ortakları yabancı sektörleri denetleyici bir muntazam altyapısını imar edeceğiz.

İdeyal ortak toplumcu devlet temel sağlık ve temel eğitim hizmetlerinin verilmesi dışında milli savunma gücünü en son modern arac gereçlerle TÜRK ordumuzu güçlendirerek etrafındaki komşuları caydırıcı rolünü üslenecek kamu harcamalarının iktisadi şekilde gerekliliği ve etkin  yapıya sahib olacak ve enflasyon gibi iktisadi performansı yenilikci esnek yasalarla etkileyici doğrudan müdahele edecekdir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ideyal ortak toplumcu devletin yapılandırılmasında ilk unsur devletin etkileyici boyutunu büyüterek kamu kesiminin yeniden yapılandırılmasında her alanlarında teknoloji iletişimi kurarak her an etkili müdahele edebilecek yapıya sahib olmasını sağlayarak diğer önemli unsur devletin serbes piyasanın davranışların gözetim altında tutarak, serbes piyasa benzeri teşvikler verecek ve serbes piyasanın yeniden yapılandırılması ve denetleyici yönetebilecek.

Bizler ideyal ortak toplumcu devlet yapılandırılmasıyla ideyal ortak toplumcu devletle esnekleşdirilmiş yasa hukuksal, bürokratlar yani kamusal karar alma sürecinde ideyal ortak toplumcu devlet yer altı ve yer üstü kaynaklarını rant kollama, yolsuzluk gibi etkinsizlikleri önlemenin tek yolu olarakda ideyal ortak toplumcu devletinin görülmesini sağlayacağız.

Bizlerin savunduğu yenilikçi esnekleşdirilmiş yasalarla reformların önemli amaçlarımızdan oluşacak ilkelerimizin nezdindeTÜRK milletimizle devlet (ideyal ortak toplumcu devlet) rekabet eden değil bir birlerini tamamlayıcı sosyal ve siyasal

değer ve serbes piyasa çıkarları yerine bağımsız sağlayıcı yeri geldiğinde müdahele etkinliğini artırabilecek etkinliği sağlayacak şekilde organize edilerek iktisadi faaliyetin etki alanının tanımı ve korunmasını ideyal ortak toplumcu devlet gözetimiyle serbes Piyasayı denetleyerek düzenleyici yapısının şekillendirilmesinde ideyal ortak toplumcu devletin ana temel güdümü ilkelerimizle sağlayıcı iktisadi büyümeyi gerçekleşdirebileceğiz.

Bizlerin ilkelerimizdeki ideyal ortak toplumcu devlet yapısını TÜRK milletimizin yoksulluk ve eşitsizlik gibi sorunlarını çözebilecek ve serbes piyasa yapısını temelinden değiştirilerek yeniden yapılandırılmasını sosyal refah politikalarımızla etkinleşdiriciliğimizle ele alacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak geçmiş siyasi yöneticilerin beceriksizliğinin emperyal liberalizme hizmet etmesi verimsizlikleriyle kendi bireysel rant çıkarlarının doğrultusunda hatta yakın çevrelerini kayırma kendilerine yakın bireyleri kalkındırarak TÜRK milletimizin emeklerini israf ederek kurdukları saltanatlarıyla bizim ideyal ortak toplumcu devlet fikirlerimizle betraf edebileceğimizi TÜRK milletimizin her alanda ürettikleri ürünlerinden edilen karları tekrar gerçek sahibi olan TÜRK milletimizin gelişmesine kaynaklar ayırarak en son teknoloji ve bilişimleri her fertlerin hatta ailelerin eğitiminde kullandırıcı olacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu yüzden ideyal ortak toplumcu devlet tarafından yürütülecek yeniden eşit dağıtıcı politikalarımızı uygulayarak serbest piyasa yabancı ortaklı yerel sektörlerimizi  denetleyerek sınırlandırılması gerektireceğiz.

ATATÜRKMENBEY serbes piyasayı TÜRK toplumumuzun amaçları doğrutusunda menfaatlerine dayalı öncelikler vererek bireysel inisiyatifinin üstünde verimliliği teşvik edecek uygun yapılar oluşturulmasını sağlayacağız.

ATARTÜRKMENBEY’in ideyal ortak toplumcu devlet teorisinde kamu denetleyici girişimlerini ekonomiye devlet müdahalesinin gerektiği ve gerekliliğini gördüğünde esnekleşdirilmiş yasaların biçimleşdirici olarak görürüz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bunun için gerekli olan yenilikçi reformların en önemli unsurlarından oluşdurulacak birinin diğerine devlet mülkiyetindeki tüm girişimlerin özelleştirilsede yinede ideyal ortak toplumcu devletin denetimi altında olacak devlet daima gözetlerek piyasaların serbestleştirilsede denetlenmesini daima devletin yapabileceği eşitlik anlayışı ideyal ortak toplumcu devlet tarafından sağlanan eşitleşdirici serbest piyasaların sonucuna varacak eşit dağılım eşit büyüme vergi dağılımı eşitleşdirilerek ideyal ortak toplumcu devlet kendine düşen alanlarında TÜRK milletimizin haklarınında olabileceğini göstereceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu nedenle özelleştirme, serbestleştirme gibi daima yenilikçi reformların yapılanmasıyla sosyal hayatımızı yaşadığımız zamana görede ideyal ortak toplumcu devlette sonuçlandırıcı olabileceğini göstereceğiz.

ATATÜRKMENBEY ilkesindeki temel sağlık ve temel eğitim hizmetlerinin TÜRK milletimize sunacağı kamu harcamalarını uzman kadrolaarıyla ideyal ortak toplumcu devtler verimli çalışmalar yapılacağının olduğu ve hiç bir etkinsizlik ve enflasyon gibi iktisadi performansı olumlu haline getirecek ve etkileyici sonuçlar doğuracağını kabul ederiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu yüzden ideyal ortak toplumcu devletin yapılandırılmasında ilk unsur devletin geçmişde 85 yıl süre kamu kadrolarında taht kurmuşlarsa siyasi ve çevrelerinin safsata partilerden oluşan örümcek ağ kurmuş emperyal liberalizme hizmet akı ile bağlanmış boyutunun azaltılmasıdır. İkinci olarak, kamu kesiminin yeniden yapılandırılmasında diğer bir önemli unsur devletin piyasanın davranışlarına öykünerek, piyasa benzeri teşviklere göre yapılandırılması ve yönetilmesidir.

Bu şekilde bir yapılanma daha önce bahsedilen yasa koruyucular, bürokratlar ve seçmenlerden yani kamusal karar alma sürecinden kaynaklanan rant kollama, yolsuzluk gibi etkinsizlikleri önlemenin tek yolu olarak ideyal ortak toplumcu devleti görmekteyiz.

bizlerilkelerimizin olmazlardan olamzı yenilikçi reformların önemli amaçlarımızdan biri, TÜRK milletimizin sosyal ve siyasal değer ve çıkarlardan bağımsızlık sağlayarak fayda maksimizasyonu ve etkinlik sağlayacak şekilde organize edilmiş iktisadi faaliyetin etki alanının tanımı ve korunmasını sağlayacağız.

Serbes piyasayı düzenleyici yapılandırılması şekillendirilmesinde ana temeli ekenomi ile iktisadi büyüteceğiz.

Bizlerin amacı teorimizin yokluk yoksulluk ve eşitsizlik gibi sorunlarını serbes piyasa yapısını yeniden şekillendirilmesini ele alalarak sağlayacağız.

Aksi halde, bunları ele almadan sosyal ya da refah politikalarımız etkinsiz ve verimsizlik üretecektir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu yüzden ideyal ortak toplumcu devlet tarafından yürütülecek yenileyici reformla eşit dağıtıcı politikalarımızın sınırlandırılmayacak serbes piyasa ideyal oırtak toplumcu devlet bu amacı bireysel  ilişkileri yerinede toplumcu inisiyatif yararına ve verimliliği teşvik edecek uygun yapılacak ilkelerimizi oluşturarak sağlayacağız.

Bizlerin ilkelerimizdeki oluşum kamu girişimleri ekonomiye ideyal ortak toplumcu devlet müdahalesinin ancak denetleyerek gerek gördüğü anda serbes piyasada oluşacak olumsuzluklarına karşı önleminide müdahele ederek alacak ilkelerimizin bir biçimi olarak görülecekdir.

Bunun için yenilikçi reformların yapılması TÜRK milletimizin ihtiyaclarını karşılayıcı en önemli unsurlarımızdan biri ideyal ortak toplumcu devlet TÜRK milletimizin mülkiyetindeki tüm girişimlerin özelleştirilmesi gibi serbes piyasaların denetleyicisi olacak.

Bizlerin ilkesinde kamu mülküyetlerinin serbestleştirilmesinde eşitlik anlayışı serbes piyasaları devlet tarafından denetlenerek  eşitlikleri sağlayacyağız.

Serbest piyasaların sonucu olan dağılım eşit dağılım olarak görülmektedir.

Bizler bu nedenle özelleştirme, serbestleştirme gibi yenilikçilikle reformların her alanda iktisadi sosyal yasalarımızı esnekleşdirerek sağlayacağız.

İdari Reformlar ile yenilikçi ve her alanda değişimi…..

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak yani var olan bilimsel kuram , kuramlarını değişdirib İlkelerimizin ideyal ortak toplumcu devlet yenilikçi reformist ilkelerimizle değişime yön vererek yeniden şekillendirmekdir amacımız.

Bizler TÜRK milletimizin çıkarlarına menfaatlerine cevab veremeyen eski kuram ve kuramlar yerine ideyal ortak toplumcu devleti  ilkelerimizle şekillendirib TÜRK milletimizin çıkar menfaatleri doğrultusunda her alanda gelişdirilmesi ATATÜRKMENBEY ilkelerimizdeki İdarede ve kamu yönetiminde esnekleşdirilecek yasalarla yenilikler getirerek gelişdirilecek yenilikçi reform çabalarımızı milenyum çağına yeni ilkeler oluşdurarak yeni bir TÜRK milletimize has TÜRK ideyoloji oluşdurarak her yönlü TÜRK milletimize ter olan emperyal sömürücü liberalizme karşı TÜRK milletimize kalkan oluşdurmak  tahribata uğramış gelenek göreneklerimizle ahlakımızı tamir ederek ey TÜRK titre kendine dön sözünü hayata geçirmekdir ve kendine (benliğine) tekrar döndermekdir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak günümüz sosyal toplumsal yaşamdan uzaklaşdırılıb bireysel brieyler birkaç emperyal ve kültür emperyal liberalizme karşı ilkelerimizi gelişdirilmiş ilkelerimizi TÜRK ideyolojisi diyabileceğimiz TÜRK gibi düşün TÜRK gibi yaşa suloganlarımız yanlızca TÜRK milletimizin amaçları doğrultusunda her alanda menfaatleri doğrultusunda yanında olmak için bütün varlığımız ile çalışarak milattan önce ve sonrasında sosyal toplumcu ekenomi destekleyici ilim bilim toplum kuramcıları filezoflarımızın tarihte iz bırakmış eserlerindende yararlanılarak fakültelerimizdeki ilim ve bilim toplum kuramcılarla birlikde fikir üreterek TÜRK ideyolojisinin temelini atarak yeni bir TÜRK milletimize İdeyal Ortak Toplumcu Devlet inşaasını yapacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak geçmiş ve önceki siyasi idaricilerin devletin ve TÜRK milletimizin refahı yerimne akrabalarının  parti içi kendilerine yakın olan birey ve bireysellerin öncelikli refahlarını düzenleyen safsata siyasetcilerin emperyal liberalizmede hizmetlerde bulunan sülük partililerin yaptıkları çıkarcı Toplumculukdan uzak şahsi menfaatlerine yönelik kurdukları saltanatları betraf edecek  ilkelerimiz yenilikçi reformlar yaparak TÜRK milletimizin ve ideyal ortak toplumcu devlet refahını TÜRKİYE cumhuriyeti devletinin kuvvetlendirilmesine odaklanılacak ve refah ideyal ortak toplumcu devletinin genişlemesi ile TÜRK milletimizinde refaha kavuşacağı bir yönetim olacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak 1980’lerden öncesi ve sonrası yap işlet modeli adı altında yüzlerce milyar dolarlarımız kendilerine kurdukları saltanatla TÜRK milletimizi sömürerek TÜRK ekenomisini sanayisini zirai alanlarda yapılanmasına engel olarak gelişmemyen 3 dünya ülkeleri arasında bulundurmuşlar ve bizler buna karşıt ideyal ortak toplumcu devlet ilkelerimizi düzenleyerek bu yönde gelişdirici ve gelişmelere uygun olarak özelleştirme, ticarileştirme, piyasalaştırma, ideyal ortak toplumcu devletin küçültülmesi sadece garantörlüğü altında en etkin denetleyici işlevinin olacağı ve bürokrasininde aynı şekilde devlet hem garantör hemde etkin denetleyici işlevini yürütecek olumsuzluklarının görüldüğü halinde müdahele edercek ve elimine edilmesininde yapılacak TÜRK milletimizin mefaatlerini koruyucu hedeflerine yöneltilerek ilkelerimizdek’deki özelleştirmelerle başlayan ve TÜRK milletimiz ile ideyal ortak toplumcu devlet  ile her alanda gelişmeler yapacak bu yönlü gelişmeler kısa zamanda geniş yemnilikçi reformlarımız olaracak Vatanımızın en ücra köşesine kadar yenilenecek iktisadi alanlarda refahını sağlayacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak dünyaya ihracatını yapacak devlet denetleyiç ve destekcisi ticaret Örgütü yapılandırarak  diğer ulusların üstü yeni bir model ile ticari kuruluşu olacak araçsal etkisi ideyal ortak toplumcu devletin destekcisi hemde denetleyici olacak.

 

 

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İçinde yaşadığımız milenyum cağında idari edecek yenilikçi reformlar yaparak yeni bir ihracata yeni bir model, serbes piyasa felsefemiz ile özel sektör yönetimciliğini içermeyecek fakat denetleyecek ideyal ortak toplumcu devlet içinde özel sektörü içermecek  denetleyici ve oluşacak olumsuzluklarını yerinde müdahele edecek bakımından daha da ilericiliğimizle reforme edecek devlet yapısını imar edeceğiz.

Bizlerin imarını yapacağımız ilerleyici kamu idaresi  modelinin temelini oluşduracakBizler gecmiş var olacak dönemde kamu hizmeti vurgusundan ilkelerimizdeki ideyal ortak toplumcu devlet güvenliği altında özel ve yabacı ortak şirketleri doğru denetleyerek yeniden oluşturacağımız modele tabi olacaklar.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak yani ideyal ortak toplumcu devlet yeni şirketsel idari devleti geçmiş dönemlerde devlet ileilkelerimizdeki yenilikçi ortak toplumcu devleti imar ederek yer değiştirici ve model olacak kamu idaresi serbes piyasala ve özelleştirmenin denetleyicisi devlet özel serbes piyasanın zarar verici olumsuzlaşabilecek kaos ve sosyal düzensizliklerden dolayı sosyal kontrol için model olacak yeni bir kamu idaresini inşaa ederek TÜRK milletimizin mefaatlerini gözetleyecek refahını sağlayıcı özel ve serbes piyasaları daima denetimi altında tutarak kolturol altına alacağız. ATATÜRKMENBEY’in ideyal ortak toplumcu devletin sınıral güvenliği sağlayacak askeri gücü en son model teknolojilerle donaltılara TÜRK milletimizin güvenliğini sağlayıcı sistemleri 100%100 TÜRK silah sanayimizden temin ederek TÜRK milletimizin güvenliğini sağlayacağı

diğer tarafdan içişlerimizin güvenliğini sağlayacak özel timlerden oluşurulacak  yeni bir polis ordusu kurularak TÜRK milletimizin her türlü alanlarda güvenliğini polis özel tim gücünü yenieyerek son teknolojik mühümatları gözetleyici her türlü alanlarda kullanılabilinecek bilişimlerle TÜRK milletimizingüvenliğini sağlayacak gözetleyici elektronik araç ve gereçlerle donaltılarak genişlemesi sağlayacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak her alanda mevcudiyet içinde her zaman her yerde dikkate alacağız ATATÜRKMENBEY TÜRK VATANIMIZ’ın ücra köşelerini son model tenkolojilerle donaltılacak hem sanayileşecek hemde gelişecek TÜRK vatanımız yenilikçi ve reforumcu idareyi niteleldirilerek ilkelerimizin  özellikleriyle yeni kamu mesleklerinin her alanda gelişdirilerek İdari reformlarla sosyal hayatımızı refahlaşdırıcı temel ilkelerimizin özellikleri böylece yönetimcilik ve serbes piyasa-tabanlı model kamu yönetimi ya da yeni kamu yönetimi oluşduracağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler her zaman eskimiş yerine yeni modeller geliştirilerek ideyal ortak toplumcu devlete bağlı her an yenilenecek bilişimlerle yeni kamu ile zamandan tasaruf edici TÜRK  milletimize hizmet edebilecek bilişimlerimiz her an günün şartlarına uygun her alanda kamuyu yenileyici esneklik geetirilerek teknolojileri kullanılacak zaman da tasarruf ile ideyal ortak toplumcu devlet ile TÜRK milletimizi tamamlayıcı ilkelerimizin akımları olarak değerlendirilecek ideyal ortak toplumcu devlet yönetimcilik ile yeni kamu yönetimioluşdurarak yeni devlet yaklaşımlarımızın oluşduracağı temelde kamu kesiminin özel sektör işletmeciliği benzemesi gerekliliğinin fikrinden hareket ederek ilkelerimiz itibariyle yeni model kamu kesimine ait idareciliğ olacak sistemlerimizle TÜRK milletimiz işlemlerini çok kolay ve basit zamana dayalı teknolojilerle hizmetlerimizi huzurlarına sunacağız.

Bizlerin bu açıdan idari reformlarda temel eğilimini özel sektörlerdeki (piyasa) deneyimini ve teknikleriyle eşitleyecek yeni kamu kesiminin oluşdurulması şeklinde oluşdurulacağı teminini sağlayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler böylece, TÜRK milletimizin geleneksel idaresinin temelinden değişdirilerek yeni kamu ve özel kesim farklılığı üzerine denkleşdirilerek eşit şekil verilerek kurmuş olacağız.

Bizlerin edindiği ATATÜRKMENBEY’in ilke teorisini her alanda yansıtıcı olacak yeni kamu modelini geleceğimiz yönetim ve yönetici dönemde bu farklılığımızı göztererek ideyal ortak toplumcu devletin yeni kamu kesimini bilişimlerle hizmet ettirilecek ve piyasalaştırılması ile denetimi devlet yerinde müdahele edici olumsuzluklara karşı hedeflerimizi oluşdurmuş olacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ATARÜRKMENBEY ilkelerinde bireysel ve bireyciliği ideyal ortak toplumcu devlet ideolojisinde yansıtmadığı ideyal ortak toplumcu devlet ile TÜRK milletimizin arasında bağdaşdıracak ve birbirlerine sıkı bağlılık karşılıklı güven duygusu ile bağlayıcı yeni oluşdurulacak model esneklikleşeltirilecek yasalarla modern kamu yönetmenliğinde değişiklikler düzenleyecek modern kamu yenilikçi standarların üstünde bilişim teknolojileri ile donaltılarak TÜRK vatandaşlarımızın ideyal ortak toplumcu devletin kamu bürolarına gitmenden evinde işlerinin yapılamsını ve başvurularınıiletişim ağı ile bütün alanlarda yürütecek ve kamu kapılarında beklemeden kendi işini kendisinin halledeceklerini bu bilişim uygulamalarımızla bütün yapılacak işlerini(evraklarını) düzenleyecek hale getireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu esnada TÜRK Vatandaşlarımız yerli ve yabancı şirketlerinin müşterilerine çok yönlü ideyal ortak toplumcu devletin denetimi ile gözlecekler oluşabilinecek olumsuzlukları devlet gözetleyerek anında müdahele edebilecek gelişmelerinide ideyal ortak toplumcu devlet esnekleşdirilecek yasalarla izlenebilir haline getireceğiz.

Bizim edindiğimiz ilkelerimizde ideyal ortaK toplumcu devlete ayid kamu hizmetlerinde,hizmet kullanıcısı için en iyi olan bileşim sistemlerimizle biliğiye sahib olabilmeleri içinde eğitilmiş uzman (profesyonel) çalışanlardan oluşacak bilişim ağlarıyla hakim olabilecek biligi ve tasarım işlemleriniikamet ettikleri alanlarda devlet kamusuna gelmeden elektronik bilişim üzerinden her alanda ve her yönlü evraklarını halledecekler.

Bizler ideyal ortak toplumcu devletle bütün gelişmeleri anında izleyebilinecek ortamı ve zamandan kazanacakları daha hızlı gelişmelere sahib olabilmeleri için gerekli araç gereçlere sahibi olacağız.

Bizler serbes piyasanın ve hizmet kullanıcılarının ihtiyaçlarına ideyal ortak toplumcu devlet kendisine ayit olan kamuları her alanda yenileyerek kendisine odaklanmış ve daha çok girişimci gibi hareket edecek yönetimcilik anlayışı gelişmeye başlatacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak yeni elektronik bilişim yeni bir model Kamu Yönetimi oluşduracak ideyal ortak toplumcu devleti adlandırılan bu anlayışlarda ve akımlarda diğer yandan ideyal ortak toplumcu devlet kamu hizmetlerinde uzmanların egemenliğini devletin altında ve devletin himayesi ile TÜRK milletimize hizmetlerini verdirecek bizlerden önceki uzmanların egemenliğini sona erdirilecek diğer yandan birey bireysellerlerden ve müşteri olarak TÜRK vatandaşlarımızın menfaat altında olacak  ön planda olacak sadece ve sadece ideyal ortak toplumcu devlet nezdinde denetlendirilerek olumsuzluklarında müdahele ederek birey bireysellerin yabancı şirketlerin ortakcıları özel sekrörlerinde devletin sıkı denetimi altında işlevlerini yürütecek TÜRK milletimizi ön planda tutcak ideyal ortak toplumcu devlet nezdinde olacaklardır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ilkelerimizdeki ideyal ortak toplumcu devlet özellikle 85yıldır olumsuz siyasilerle yçnetilmekde idiler bundan sonra yanlış yönetilmelerine dur diye bilinecek TÜRK ideyolojisi ideyal ortak toplumcu devlet teorisini TÜRK milletimize sunarak idarede TÜRK milletimize öncelik tanıyacak özelliklerede sahib olacak söz ahkkının ideyal ortak toplumcu devletten önce sahibi olacak ilkelerimizle bahsettiğimiz hakkı vereceğiz.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet Etkinliği ve Verimliliği……….

Bizlerin ilkelerinde ortaya çıkacak ortak toplumcu devlet anlayışı değişimi, devlete bağlı bütün kamu yönetimini kökden değişdirilecekdir.

İdeyal ortak toplumcu devlette idari reformların temel amaçlarından birisi kaynakların tahsisi açısından etkin ve verimli bir yönetim yapısı oluşturacağız.

Bizler bu açıdan ideyal ortak toplumcu devletın yeni yönetim anlayışı örgütsel başarıları verimlilik, etkinlik ve tutumluluk terimleri ile çalışmalarla her alanda denetleyebilecek.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeyal ortak toplumcu devletin yeni kamu yönetimi reform hareketi kamu yönetiminin mali yönüyle daha fazla denetleyecek haklarının saklı tutlarak zaman ve şartlar gereksinim duyduğu anda gerçekleşdirmek için harekete geçecek yabancı ve özel sektörleride ilgilendirecek.

TÜRK’iyemizin gerekli duyduğu her alanda etkinlik kavramını, devletimiz faaliyetler gösterecek sonucunda TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda hedeflere ne kadar ulaşıldığını ideyal ortak toplumcu devletin uzmanlaşmış kadrolarının araştırma çabalarının ortak ismi olarak kabul edilebilinecekdir.

 

İdeyal ortak toplumcu devlet kendi alanın dışında yabancı ve özel sektörleri hatta ortaklarına varana kadar denetimini sıkı tutarak oluşacak her an olumsuzluklarla karşılaşıldığında müdahele etme hakkını kullanarak TÜRK milletimizin menfaatlerini suistimal edilmesini önleyebilecek bütün idare hedeflere ulaşabilmek için kararlarını en hızlı şekilde verebilecek ve bu süreçte görevini tam olarak yerine getiren yönetimi etkin kabul edecke haklara saib edeceğiz.

Bizler bu açıdan sosyal ekenomi refahının karşılayabilecek ve bütün genel etkinlik  olarak hedeflere ulaşmasını başara bilmesi için genel yenilikçi reformlarını yapacak gerek duyduğu anda müdahele etmesine engellerini kaldırılmış olacağız.

ilk olarak’da İdeyal Ortak Toplumcu Devleti bizler tanımlamış olacağız.

Bizler bu noktada yeni kamu yönetimini yenileyebileceği reformlarında yapılması ile hedef ve başarısının önemliliği çıktılar ve devlet kamu performans üzerinde önemle yasaları oluşduracağız.

İdeyal Ortak Toplumcu devletin verimliliği hususunda ise genel anlamıyla girdisini oluşduracak kullanacağı kaynakları ile sağlayabilecek devlet ekenomi ile çıktı arasındaki ilişkiyi denetleyici ifade edebileceği girdilerin maliyet faktörlerinin en aza indirilmesine ve çıktıların üretimin en çoğa çıkarılmasını amaçlayacak desdekcisi olacakdır.

Bizler ideyal ortak toplumcu devlet yönetim ilkelerinin başında çağımızın kullandığı en son teknolojileri üreterek verimli çalışma ve bunu sağlayacak ekenomi verimlilik unsuru gellişdireceğiz.

Çünkü en son teknoloji ile bütün ANAVATANımızı donaltarak verimlilik değeri, devlet destekleyeceği uzmanlarının takibciliği ile girdi yani giderler ile elde edilen sonuçların toplam değeri arasındaki oranını ifade edebileceğidir.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet verimliliğini sağlayabilmesi ise yönetimin türü, planlama, örgütleme, koordinasyon, uzmanlaşma ve işbölümü, moral, denetim, eğitim gibi bir dizi faktör tarafından etkileyebileceğiz.

İdeyal Ortak Toplumcu Devletin Şeffaflığı ve Hesap Verebiliciliği……

İdeyal Ortak toplumcu Devlet yenilikçi idari reformlarda, özellikle kamu yönetiminin etik yönleriyle ilgili olarak sıkça vurgulayacağımız iki kavramı vardır birincisi şeffaflık ikincisi bütün açıklığı ile her yıl dözenleyeceiğmiz Ekenomi kurultayında başkan başbakan v e bunlara bağlı bakanlıklar hatta kamu yöneticileri hesap verme sorumluluğudur.

Bizler İdeyal Ortak Toplumcu Devlette kamu, idarenin siyasi yönetimin dışında ve Devletin kamu hizmetlerini sunabileceği kendi üzerinde kullandığı bürokratik aygıtları ayrılşdırarak birbirine çeşitli kurumsal düzenlemeler ve siyasal etkileşimlerle birbirinden ayrı bağımsız TÜRK milletimize bağlı ve ilişki içerisinde. TÜRK siyasi ekenomi geleneksel idari modellerde siyasal ve bürokratik seviyede ekenomi kurultayında hesap verme sorumluluğunun sadece tek bir siyasal süreçte, ekenomi kurultayında TÜRK milletimizin değerlendirebileceği buna göre, TÜRK vatandaşlarımız her yıl düzenlenecek ekenomi kurultayı aracılığıyla siyasetçiler (parlamento) yetki ve sorumluluk  taşıyan sorumlucuları Başkan Başbakan Bakanlar ve kamu yöneticileri  ekenomi kurultayında hesabları TÜRK milletimizin seçdiği kendilerine uygun denetleyici uzman bağımsız denetleyicilerine devredecek, hükümet bürokrasiye kamu hizmetlerinin yürütülmesi ile ilgili yetki ve sorumluluğu TÜRK milletimizin kendisine uygun gördüğü uzamanlara devredilerek İdeyal Ortak Toplumcu Devlet TÜRK milletimize hesab verecekdir.

Sonuçta bürokrasi hükümetle, hükümette yine seçimlerde değil ekenomi kurultayında vatandaşa hesap vetecekdir.

Bizler TÜRK milletimizin var oluşundan bu günümüze kadar yöneticilerine hesab verme sorumluluğunuda yüklemişler bu geleneksel hesap verme sorumluluğunda önemli değişiklikleri ilkelerimizdeki İdeyal Ortak Toplumcu Devlet ile TÜRK milletimizin garantörlüğü ile meydana getirilmiş olacağımızdır.

Evvela ilk olarak bizim İdeyal Ortak Toplumcu  Devlet tarafından gösterilecek geniş çaplı idare-siyaseti bizlerin daha çok gerçekçi  önem verdiğimizi gösterecek olacağımızdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeyal Ortak Toplumcu Devlettin bürokrasisi sadece siyasal liderliğin yönergelerini izlemekten daha çok TÜRK milletimizin menfaatlerini ifade edeceği ve siyasal sürecin dışında bir katılımcısı olarak kabul edebileceğimiz gereksinimcisi olacağız. İkelerimizdeki  İdeyal Ortak Toplumcu Devlet, heryıl düzenleyeceğimiz ekenomi halk kurultayı aracılığıyla hesap verebilirlik ilişkisini TÜRK milletimizin seçeceği ve kendisine uygun bağımsız uzmanlar ile TÜRK milletimizin ekenomi varlığını sürdürmekle birlikte bürokrasi kendi performansı ile ilgili olarakda doğrudan TÜRK milletimie hesap verebilir hale getirecek olacağımızdır.

TÜRK Vatandaşlarımızın şuanda müşteri olarak görüldüğünü emperyal liberalizmin sömürgesi altında bırakılarak yert üstü  ve yer altı hatta bunlarla kalmayıb en kıymetli beyinleri alarak kaderciliğe bırakmış sülük siyasetcilerinde TÜRK milletimizi her yönlü ve her alanda arındırarak yenilik yapabilecek reformist İdeyal Ortak toplumcu devlet ilkesiyle oluşduracağımız TÜRK ideyolojisini hep birlikde merydana gerirerek temeli ortak toplumcu devlet ilkemiz olacağını bizler burada teyid ederiz

İdeyal Ortak toplumcu Devlet sadece keni kamu yönetimi anlayışında kamu hizmetlerini yürütenlerin (bürokratlar) aracıları (siyasetçiler) ortadan kaldırılarak doğrudan TÜRK milletimize her yıl düzenlenecek ekenomi kurultayında hesap vermesi daha doğruluğun yanında ilkelerimizle bulunacağız ve bulunduracağızdır.

Bizler undan dolayı da, kamu yönetimindeki eski idare-siyaset ayrımını yeniden düzenleyecek yenilikçi reformu anayasal yasalarımızı TÜRK milletimize ifade ederekTÜRK milletimizin değil İdeyal Ortak Toplumcu Devleti sorumlu tutacak olan ilkelerimizin TÜRK milletimizin menfaatlerini koruyucu ve garantörü olacağıdır.

İlkelerimizdeki İdeyal Ortak troplumcu Devlet hesapverme sorumluluğunda bu önemli değişiklik şeffaflıkla bir araya getireceğiz.

İlkelerimizdeki şeffaflık ile doğrudan devletin sorumluluğunu taşıyacak TÜRK milletimiz ile ilişkilerini tesis ederek kamu kaynaklarını lüzumsuz kullandırılmayacak İdeyal Ortak Toplumcu Devlet sorumluluğunun önemli unsurlarından birçoğunu oluşduracağız.

Bizler İlkelerimizdeki geleneksel İdeyal ortak topluımcu Devlet sorumluluk ilişkisinin yeni hesap verme sorumluluğunda bürokratlarında hesap verme lüzum edeceğinide yalnız kural ve yöntemlere uymak gibi formel bir sorumluluğu taşıyacak, aynı zamanda performans için de sorumlu tutulabileceğidir.

Bizlerin ilkelerindeki ideyal ortak toplumcu devletteki yenilikçilik kamu idaresinde yeni düzenlemeler getirecek TÜRK milletimize en iyi hizmeti yapabilecek ihtiyaçlarını giderecek en kolay işlemlerini düzenleyecek idari reformlarda bulunulacak düzenlemeleri uzamnlaşmış kadrolar yetişdirilerek insanlarımızın bekletilmeden işlemlerini yapabilecek hale getirecek unsuru önemle vurgulamaktayız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak gelecek talepleri karşılayabilmek içinde TÜRK halkımızın fikriyatlarınıdan yola çıkacak önlemleri alacak, bürokrasinin daha çabuk taleplere cevab verebilirlik ve yöneticilerin bireysel sorumlulukları kamu hizmetlerinin hesapverebilirlik sistemini ve daha da temelde devlet ve vatandaş arasındaki ilişkileri yeniden düzenleyerek değişdireceğiz.

Bizlerin edindiği ilkelerde Kamu kesiminde piyasa benzeri yapıların geliştirilmesi ve özel sektör deneyimlerinin kamu yönetimine aktarılması çabaları hesap verme sorumluluğu alanında da ideyal ortak toplumcu devlete bağlı bütün kamu kesimlerinde gösterilecekdir.

Bizler ilkelerimizdeki yenilikçi reforme edebilmemiz içinde her açıdan bir yandan bürokrasi için belirli performans hedeflerinin geliştirilmesi, performanslarını artırılması üzerinde çalışmalar yapacak girişimlerde bulunulacak araşdırmalarımızıda bu yönde yoğunlaşdırılıb ideyal ortak toplumcu devlete bağlı bütün kurumlarının yeri geldiğinde hesap vermeanlayışının belleklerine yerleşdirilerek yaygınlaştırılması ve bu

doğrultuda kamu yöneticileri ile performans sözleşmelerinin yapılması, diğer yandan TÜRK vatandaşlarımız yönetime katılmasını, vatandaş taleplerinin dikkate alınmasını ve yöneticilerin doğrudan ve düzenli olarak kamuya bilgi ve hesap vermesini sağlayıcı yapılar geliştirilmesi yeni reformlar düzenleyecek esnekleşdirilmiş kamu yasalarından yararlanılarak ideyal ortak toplumcu devlete bağlı bütün kurumları hatta özel sektöründe hareketlerinin anahtar unsurları olarak ele alacağını göstereceğiz.

 

 

Bizlerin ilkelerindeki yönetimi şeklini yaygınlaşdıracak şeffaf ve mutlâk idareciliğin yerini TÜRK Vatandaşlarımıza karşın hal hareketzlerini denetleyizi müfettişler yetişdirilerek her iki yandan denetlenecek buna paralel olarak yönetim kavramı sadece yönetim modeli olarak  değil ilkelerimizdeki İdeyal Ortak Toplumcu Devletin şeffaflığınıgösterecek aynı zamanda siyasal ve toplumsal projelerimizde oluşacak çok boyutlu içerikleri düzenleyici olacağız.

Bizlerin ilkelerinde tam genel anlamıyla, İdeyal Ortak Toplumcu Devlet iktidarın sadece hükümetçe olmayacak ve sivil toplum veserbest piyasa aktörlerininde fikirlerinin alınacağı birlikte yapıcı yeniliklerle TÜRK toplumumuza yardımcı olacak yönetimşekli düzenleyeceğiz.

Bizler İdeyal Ortak Toplumcu Devleti ilkelerimizle tanımlarken devletin ve özel sektörlerin hareketlerinide düzenleyici ve her alanda gelişdirici yardımcı yönetişim oluşdurulacak olan unsurların İdeyal Ortak Toplumcu Devlet, sivil toplum ve TÜRK milletimize kolaylaşdırıcı hizmetlerin sunulmasını öncelikli olarak olarak düşüneceğiz.

Bizlerin ilkelerindeki İdeyal Ortak Toplumcu Devlet yönetim yaklaşımı devlet-toplum özel sektör serbes piyasa arasındaki ayrımı ortadan kaldıracak ve “birlikte” yönetme önerisini içermekteyiz.

Bizlerin ilkelerimizdeki kamu yönetimini devlete bağlı bütün kamu “yöneten” olarak edilgen rolünden sıyracak, “yönetim” şeffaflık yöneten-yönetilen ilişkisinin ötesinde karardan etkilenecek tüm tarafların birlikte, ortaklaşa ve işbirliği içinde kendilerini yönetmesi anlayışını getireceğiz.

İdeyal Ortak toplumcu Devlet yönetimi Bireyleri bireysellikden alarak toplumcu toplumsal ve siyasal rollerini yeniden tanımlayarak ve yönetişim anlamında bireyi pasif ve himaye eden bir konumdan toplumcu kamusal alanda etkin ve eylemde bulunma gücüne sahip bir konumuna getirerek yükselteceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeyal Ortak Toplumcu Devlet yönetim modeli temelinde, farklılıklarını özel sektör anlayışı ve tekniklerinin bütün kamu alanlarında uygulanması ve TÜRK milletimize odaklı devletin kamu kültürünün oluşturulmasını hedefleyerek yeni kamu yönetimi anlayışı getireceğiz.

Bizler bu açıdan bir yandan İdeyal Ortak Toplumcu Devlet anlayışı ile müdahele alanlarının boyutu ile diğer yandan kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde serbes piyasa ve piyasa benzeri mekanizmalarını kullanılması ile de ilgili düzenlemeler getirerek denetleyici olabilecek her an bütün alanlardaki olumsuzlukları önleyebilecek duruma getireceğiz.

İlkelerimizdeli yönetim kavramı ve yaklaşımı bizlerin ilkesi ile ilk olacak “yönetim” İdeyal Ortak Toplumcu Devlet kavramı ile bir arada kamu özel sektör serbes piyasa  araştırma ve projelerinde devlet anlayışına paralel olarak kullanılmasına başlayacağız.

Genel olarak devlet yönetimi yaklaşımımızın ana temelindeki önemlilerinnden ise şöyle sıralayabiliriz. Bizlerin serbes piyasa ile ilgili ana temel kural ve İdeyal Ortak Toplumcu Devletin kurumlarıyla siyasi alandan ayıracağız.

İlkelerimizdeki kamu yönetimi serbes piyasa denetleyici kurallarına göre düzenlemeler i yeniden yapacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler uluslararası düzeyde  TÜRK milletimizin menfaatlerini koruyucu yabancı ve onun ortaklarından oluşacak özel sektöre tek taraflı bağımlılık yerini karşılıklı bağımlılığa yani TÜRK milletimizin menfaatine dayalı düzenlemelerin yapılmasını gerçekleşdireceğiz,

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet dolayısıyla politikalarını ulusal ölçekten küresel ölçeğe göre TÜRKmilletimizin menfaatleri doğrultusunda yeniden düzenleyeceğiz. İlkelerimizdeki her alanda devlet yerelleşme hem yönetişimin hem de her yönlü (yabancı ortaklı özel sektör ve serbes piyasa) katılım ve oluşabilinecek olumsuzluklarda hesap soracak verme sorumluluğunun ana unsurunu oluşduracağız.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet ekenomi kalkınma proğramınlarını izleyebilecek özel sektör ve serbes piyasa yönetim arasında pozitif ve doğrusal bir ilişki kuracağız. İlkelerimizdeki İdeyal ortak Toplumcu devlette görüleceği gibi özel sektör ve serbes piyasa yönetim yaklaşımının temel savları ile bizlerin teorisinde varsayım anlayışını ortadan kaldıracak gerçekleşecek adımlardan yana ve özel ve serpes piyasa önerileri arasında doğrudan bir paralellik kurulacak ve dikkate alınacak çalışmalar yapacağız.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet Özelleştirme yerine Özel sektör İle Ortaklık Kurulması……

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İlkelerimizdeki özelleşdirme yerine ortaklık, ekonomik alanın piyasa ile devlet arasındaki bölüşümü ve minimal devlet,yerine kendine ayid olan bütün kamu mallarını özel sektöre devrederken özel sektörün ortakcısı olacak İdeyal Ortak toplumcu devlet teorimizin temel unsurlarından oluşduracağız.

İdeyaal Ortak toplumcu devletin rolünün genişlemesine paralel olarak birçokserbes piyasa ve özel sektör sanayi dalında kamu girişimleri olacak denetlemede faaliyet göstermeye başlayacağı TÜRK milletimizin refahının İdeyal ortak Toplumcu Devletin garantörüğünü yapacak

Bizlerin İlkesindeki ilk noktasını da devletin boyutunun ve piyasaya devlet müdahalesinin esas unsurlarından olan kamu girişimleri oluşturacak.

Özelleştirme dar anlamda  düşündüğümüz ancak devlete bağlı kamu mülkiyetinin özel mülkiyete dönüştürülmesi yerine ortaklıkla oluşduracağımızı burada özellikle ifade ederiz.

İlkelerimizdeki yeni kamu yönetiminde yeni reforme edecek yasaları düzenleyerek her açıdan bakdığımızda mülkiyet sahibinin TÜRK millet.imiz olduğunu devlet ise emanetci koruyucusu olarak mal ve hizmet üretim birimlerinin performansını topyekûn değiştirecek yeni reforumların düzenlenebilinmesi içinde esas sahibi olan TÜRK milletimizinde fikir ve düşünceleri alınarak ve karmaşık bir piyasalaşma sistemi yerine serbes piyasa ve sözerl sektör ile bütün kamu sektörünü özelleşdirme yerine ortaklık  anlaşmasını düzenleyerek devlet bu ortaklıkla sadece denetleyici olacak gözlemini yapacakdır.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet ve TÜRK Vatandaşlarımız arasındaki iletişim ağının düzenlemesi…..

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İlkelerimizen olmazlardan olmazı TÜRK Vatanımızın en ücra köşelerine kadar uzanan her bir haneye (eve) internet ağı sağlayarak İdeyal Ortak Toplumcu Devlet tarafından bedava hizmet verecek ve kamu işlerini  yapabilecek Elektronik devlet (e-devlet) kısaca kamu hizmetlerinin yapılması ve TÜRK vatandaşlarımıza

sunulması sırasında bilgi ve iletişim alanındaki teknolojik imkanları kullanmalarını sağlayacak İdeyal Ortak toplumcu Devletle tanımlayacağız.

İlkelerimizdeki İdeyal Ortak Toplumcu Devlet Elektronik devlet yani bilgi ve iletişim teknolojileriyle bütün yurdumuzun en ücra köşelerine erişdirecek ve elektronik ağlarla donatılmış İdeyal Ortak toplumcu Devlet anlayışımızın temelindeki ilkelerimizin etrafında şerkilendireceğiz.

Edindiğimiz İlke olarak bütün genel anlamıyla hizmetlerimizden oluşacak e-devlet kavramı ile ifadesini TÜRK milletimizin daha çabuk ve kolay devletine ulaşabilmeleri için sınırsız hizmet sağlayıcı olacak tüm devlet kademelerinde duyulan gereksinimleri giderecek bir yapıyı imar edeceğiz.

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ihtiyacı giderici hem devlet hemde TÜRK milletimiz arasındaki yakınlaşmayı sağlayacak devlet ve TÜRK vatandaşlarımız iç içe olabileceğini bizler burada vurgulamaktayız.

Bizler burada idarede etkinlik sağlamanın ve TÜRK vatandaşlarımızın bilgi ve hizmetlerin girişimini kolaylaştırmanın yolu olarak bedava sunacağımız e-devlet kavramı öncelikle çıkartacağız.

Elektronik devlet ile oluşdurulacak hizmetlerde kullanımının kimlik kartı üzerinde parmak izlerinden oluşdurulacak bilği bilişim paylaşımını sağlayabilmemmiz için Vatandaş devlet arasındaki ilgi ve alakalarının sadece her iki tarafta kalacağını teyid edercek ve hizmet kullanımına, sunumuna, toplumsal ve siyasal meselelerle ilgili tartışmalara vatandaşlarımızında katılımını sağlayıcı kanallar açacak fikirlerini İdeyal Ortak Toplumcu devleti ile paylaşıcı, siyasal temsil, oylama ve kamuoyu gibi temsil ve katılım problemlerine giderecek hatta oy kullanmalarınıda bu yolla yaparak  İdeyal Ortak Toplumcu devlete olan mesuliyetlerini yerine getirerek istedikleri partilere oylaroının kullanmalarını sağlayacak ortamı hazırlayacak olan İdeyal Ortak Toplumcu Devlet yani kendisine has olacağı elektronik devlet her yönüyle de İdeyal Ortak Toplumcu devlet TÜRK vatandaşıyla birbiriyle örtüşdürülecek ve bu teknolojik gelişmeleri ilkelerimizdeki savunduğumuz İdeyal Ortak Toplumcu devlet yani Toplumcu olarak bireyciliği değil bireyleri toplumsallaşmaya kazandıracak ve etkin piyasacı gelişmelerini takib edebilecek alanları oluşdurarak destekleyeceğiz.

İlkelerimizdeki yenilikçi reformlarımızda e-devlet temelde kamu kesiminde etkinliğin temel araçlarından biri olarak görülmekteyiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeyal Ortak Toplumcu Devlet idari düzeylerinde daha düşük maliyetle daha etkin ve verimli hizmet sunumu Elektronik bilişim ağlarıyla düzenleyici, ticari ve politik olarak vatandaşa hizmet ulaştırmada elektronik ticaret araçlarının kullanımını sağlayıcı, yani elektronik bilişim ile gerçekleşdirecek her an kendini yenileyecek hemde daha kolay vatandaş devlet ilişkilerinde daha yakınlaşdırıcı olacak İdeyal Ortak Toplumcu Devleti cazip bir seçenek gereksinimi haline getireceğiz.

Bizler böylece, devlet-vatandaş, devlet-özel sektör ve devlet devlet ilişkisi çerçevesinde etkin ve verimli hizmet sunumunda elektronik bilişim ileİdeyal Ortak toplumcu Devleti önemli bir fonksiyonlarla üstlendirmöiş olacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ilkelerimizdeki, İdeyal Ortak Toplumcu Devleti geliştirici gerekli altyapının temelinin atılmasını ve mevcut örgüt yapısı ile uyumlaştırılması gibi çeşitli zorlukları da giderecek yenilikçi reformlarımızı buna göre düzenleyecek olacağımız bizlerin bu açıdan bilgi teknolojilerini kullanarak devamlı TÜRK vatandaşlarına her an ulaşabilecek sistemlerini kurarak en hızlı ulaşılabilinecek bilgi bilişim ağının imarını yapacak şekilde kullanımı karşılıklı sağlayarak her yandan elektronik araçlarla hizmet sunumunu uygun stratejiler geliştirecek şekilde örgütlü araştırma çabalarını teşvik edeci İdeyal Ortak toplumcu devlet her alanda yenileyerek reforme edici şekilde bir sistem oluşturulmasını, diğer yandan uygulamaların başarıyla sonuçlandırılmasını sağlayacak elektronik araç ve süreçlere uygun hizmetlerini bütün alanlarda sunulmasını sağlayacağız.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet, kendisine ayit bütün kamu kurumlarıyla kamu yönetimi anlayışına özellikle siyasilerrin etkisi olmadan bağımsız ilkelerimizdeki gerçek TÜRK bürokrasinin temel parçasını olacak, kayıtların tutulduğu, halkın devletle etkileşime girdiği ve kamu çalışanlarının işi yürüttüğü yer olan “büro” kavramını andırmayacak resmi işlemlerinin de elektronik bilişim aracılığı ilede yapabilecek idarenin sahip olduğu örgütsel teknolojinin ve bilgi işleme sürecinin de tamamıyla değişdirilerek son teknolojilerle modernazyonlarının yapılmasıyla hizmet sunumu haline getireceğiz.

Bizler söz gelimi idari performansın temel öğelerinden olan ve etkinlik, hesap verebilirlik ve şeffaflık gibi kavramlarla da yakın ilişkide olacak bilgi ve belge işleme süreci İdeyal Ortak Toplumcu Devlet yeniliklerini sunacağı elektronik belge türleri (e-posta gibi), yeni bilgi kaynakları (web siteler gibi) ve yeni teknolojik aygıtların idareye girmesi ile ideyal ortak toplumcu devlette TÜRK milletimize hizmetlerimizi bambaşka şekillendireceğiz.

Yerleşim Yerlerinin Yönetilmesi……

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İlkelerimizdeki yerel yönetimlerdeki hizmetlerin ve kaynakların yerel idari birimlerce kullanımı ve ilgili kararlarının mümkünlülüğünün olacağı ancak bölgelerdeki merkezi belediye etrafında toplanılacak olan mezra kasaba köyler ve yönetime bağlı olabilecek alt yapı hizmetlerini yerine getirebilinmesi içinde köy mezra belediye olmayan kasaba mahalli muhtarların birer senatör gibi çalışarak ikamet ettikleri yerel alanlarda ihtiyaç duyulan bütün hizmetleri ilçe kaymakamlığığ ve kaymakaamlığa bağlı meclisde gündeme getirilerek alt karar düzeylerinde alınması kamu yönetimi reformlarının ana gündemlerinden birini oluşturacağız.

bizlerin ilkelerindeki yeniliklerden yrerelleşme kavramı genel anlamda alternatif bir dizi kurumsal yapıyı ifade etmek üzere kullanılmasına yereleşim alanlarında Yetki devri (Köy mahalle Muhtarlıklarınında ofis modeli), özellikle zirai hizmetler, temel eğitim, koruyucu sağlık hizmetlerinde kullanılan en yaygın yerelleşme biçimlerinin temellerini atarak imar edeceğiz.

Bizler  Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak burada seçili fonksiyonların sektör bakanlıkları içinde İdeyal Ortak toplumcu devletin uzmanlaşdırdığı özel ulusal uzmanlarımızın bünyes nde ancak yerel idari birimleriyle gerekdiğinde birlikde ortak yürütülmesi söz konusu olabilecekdir. bölge il ilçe meclislerin’de merkezden uzmanlarımız ile muhtarlıklara ve birimlere iş yükünün transferi söz konusu olduğunda ve iş firma birimlerinin uygulama ve politika değişiklikleri ile ilgili az miktarda takdir yetkisinin merkezi yönetimden gerek görüldüğünde az bulunduracağız.

Merkezi bölge il ilçe meclislerinin yetki genişliği (delegation- ya da bağımsız yetki ikamesi modeli): özellikle enerji, iletişim, taşıma sektörü gibi sektörlerde sektör yatırımlarını sürdürmek ve uygulamaktan sorumlu İdeyal Ortak toplumcu Devletin esnekleşdirdiği yasalardan yararlanılabilecek yenilikçi devletsel reform yaparak hizmetlerinin aksatılmasını engellemek içinde bu esnek yasalardan yararlanarak bütün durumlarda merkezi .il ilçe meclisin karar alma delegasyon söz konusu olabilecekdir(izin verilen esnek yasalar çerçevesi içinde olmak şartı ile).

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak burada İdeyal Ortak Toplumcu devlet merkezi hükümetten diğer kamu kesimi birimlerine yetki devri söz konusu olacağı esnada sadece esnekleşdirilmiş yasaları uygulamaklı olarak bölgesel il ilçe meclisi yetkilerinin kullanımını sağlayacak burada bir hizmetin görülmesi ile ilgili bütün yetkilerin yerel idari düzeylere devri söz konusunun yetki devredilen idareler taktir yetkisini tamamiyle ellerinde bulunduruabilmeleri sadece esnek yasalar çerçevesi içinde olacakdır.

 

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak yerelleşme yönlü bir eğilim İdeyal Ortak Toplumcu devlet teorilerimiz ile de tutarlılıcılığını açık bir şekilde, bölgesel il ilçe meclisi düzeyinde tamamıyla birbiriyle uyumlu çok düzeyli bir yönetişim projesi olacak düzenlemeleri getirerek yenilikçi reformcu reformlarda daima kararlı olduğumuzu hizmetlerimizin yıldırım hızı ile yapılabilmesi içinde daima esnek yasalarımızın desteüi ile göstereceğiz.

İdeyal Ortak Toplumcu Devletin  temelin değer olarak TÜRK milletimize hizmet kabul edecek ve bütün en ücra bölgelerimizi aynı eşit şekilde koruyan hizmetlerin eşit şekilde bölgelerimizin ihtiyaclarına göre hizmetlerin yapılabilmesi veya yerelleşme alanlarındaki eksikliklerinde giderilmesini gözetleyecek olan İdeyal ortak Toplumcu Devlet bütün en ücra köşelerindeki eksikliklerin giderilmesinde ihtiyacları karşılanmasında(ya da bölge il ilçe meclis yerel yönetimlerinin)  arasındaki eşitliği sağlayarak ulus devlet müdahalesinin gerekli olduğu yerlerde esnek yasalardan yararlanılarak giderilmesini sağlayacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak böyle esnek yasalarla hem İdeyal Ortak toplumcu devleti hemde Bölgesel il ilçe yerel meclis yönetimlerinin disiplinini sağlayıcı doğrultusunda bir ulusal ekonomi düzeyinde eşit paylaşımını TÜRK vatandaşlarımızın bölgesel il ilçe yerel meclis yönetilişinin mobilitesini sağlayacak ve alt idari birimler arasında bu mobiliteyi teşvik edecek eşitlik yapılarını oluşturacak İdeyal Ortak Toplumcu Devletinde görevi olacak girişimlerde bulunmuş olacağız.

Bizler İdeyal Ortak toplumcu Devletin otoriteleri  ile bölgesel il ilçe yerel meclis arasında ortak iletişimi kopartılmadan sağlayacak devletin birimleri tarafından uygulanabilecek kararlar düzeyini de dengeliyeceğiz.

Bizler bu açıdan İdeyal Ortak toplumcu Devletin yenilikçi reformları açısından daha uygun haline getireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler İlkelerimizdeki İdeyal Ortak toplumcu devletin fonksiyon ve görevlerinin yerel idari birimler arasında paylaştırılması ilkesi ortaklık Toplumcu modelinide geliştirici olacak siyasal bir faaliyet alanından daha çok ziyade toplumcu faktörlerini imkân verecek şekilde çalışmalarına müsaade edecek şekilde örgütlenebilir ve düzenlenilebilir idareler hareket halindeki faktörleri çekebilmek için birbiriyle beraber birlkide hareket edecek ve bunun için bölgelerin jeopolitik yapılarına göre uygun eşit vergi harcama ya da kamusal fonksiyon bileşenlerinin sunulacağı, dolayısıyla faktör ve kaynak dağılımı açısından etkinliğin sağlanmasına hizmet edilmesini sağlayacağız.

Bizlerin İlkemizdeki İdeyal Ortak Toplumcu Devlet yönetimi, yönetime konu olan hizmet ve uygulamaların ihtiyaç duyulan yerde ve bu uygulamanın yürütüleceği düzeyde gerçekleştirilmesi, etkinlikten başka katılımcı ve ortak toplumcu yönetim anlayışının da doğal gereği olarak gelişdirmiş olacağız.

 

İlkelerimizdeki yerinden yönetime ağırlık verilmesi bunlardan başka, yönetime ilişkin başlıca işlev ve yetkilerin kamu hizmetlerinin doğrudan muhatabı olacak bölgesel il ilçe  yerel meclisi halk tarafından uygun ölçekte ve etkili bir biçimde paylaşılabileceği elverişli bir yönetişim tabanının oluşturacağımız nedeniyle yönetici kadrolarda halka hesap verme sorumluluğunun gelişmesine ve böylece siyasal yozlaşmaların azalmasına imkân sağlayacağız.

Daha geniş tabanlı yerel ortak yönetişim şekillerimizi ileride ayrıntılı şekilde anlatacağız.

İlkelerimizdeki Jeopolitik ve kalkınma Yönetişimi……

İlkelerimizdeki TÜRK’iyemizin jeopolitik yapısına göre kalkınma yönetişimi Miladi yüzyılları boyu geleneksel olarak zirai ve çeşitli ekenomik alanlarda palsız ve projesiz devletin terk ettiği  gelişi güzel insanlarımızın aklı yettiğini doğru veya yanlış yetişdirdikleri ürünlerle bu günümüze kadar aksayarak geçimlerini sağlamış olmalarına artık Bizler İlkelerimizdeki jeopolitik yapıya göre hangi tür nerde nasıl yetişdirilir yetişdirilecek ürünlerin hakkında ziraat odalarımızca bilgi beceri proğramları düzenleyerek TÜRK halkımızı eğitilmesini sağlayacak gerekli eğitim matreyalleri İdeyal Ortak Toplumcu Devlet karşılayarak uzamn kadroları TÜRK’iyemizin en ücra köşelerine yayılacak geniş çaplı eğitim seferberliğini yapacak ekenomi alanlarında TÜRK halkımızı eşit düzeye getirecek idaresini kendi kendine yapacak jeopolitik yapısının içeri yönlü vekısa  dönem yerine uzun dönem üretici olarak diğer bölgelerimizle eşitlemiş olacağız.

İdeyal Ortak Devletin Kamusal zirai yönetimindeki en son teknolojilerle imar ederek gelişmelerine cevap verecek bütün donanımlarını sağlayacağız.

İdeyal Ortak Devlet jeopolitik gelişmeleri de içerecek çalışmalara destewk sağlayacak dış baskılara bakmadan kotalamayı önleyerek zirai kalkınma alanlarındada atak yapacak plan projelerini düzenleyecek Jeoploitik stratejik yönetim temelde dışsal çevresi açısından bağımsız kalkınma örgütünü kzurarak (üstü kapalı) bilinmeyen gizli yapılanma ile ele alcak ve gizli amaç ve hedefleri belirlemeyi dünyanın bütün bölgelerine pazar elçileri ile ihraacatımızı amaçlayacağız.

Bizler böylece, ilkelerimizdeki İdeyal Ortak toplumcu Devlet yönetim görevlerinin ötesinde sistematik bir biçimde örgütün geleceği için uzun dönemli değerlendirmesinde bulunacağını ihracaatımızın en üst düzeye çıkarılmasını hedefleyeceğiz.

TÜRKiyemizin bütün bölgelesel Stratejik yönetimin kurulmasını, kurumun gelecekte yer alacağı pozisyonu belirlemeye yönelik İdeyal Ortak Devlet belirleyeceği süreci kapsayıcı kurulacak olan Stratejik yönetimi sürekli iyileştirme ve kaliteye yönelik çabalar, bütçeleme, kaynak planlaması, program değerlemesi performans gözlemleme ve raporlama faaliyetlerini bütünsel hale getirici yasalar çerçevesinde İdeyal Ortak Devletin belirlediği uygulamada stratejik yönetime destek amaçlı birlikde hareket erdecek, ancak temel unsurları İdeyal Ortak Devlet belirleyecek kendi aralarında güçlü bir ilişki kuracak ve İdexyal Ortak Toplumcu Devlet varlığını göstereceğiz.

İlkelerimizdeki Kamu kesimindeki anlayış Bölgelerimizin ekenomi yönden kalkınma strateji kavramının kullanmaya  başlamamız en başta geleneksel ürtetim yerini alacak strakik yönetiminin urulacağını İdeyal Ortak Toplumcu devletin isteği ve arzusundan olacağını ve bizzat destekleyicisi siteraji yönetiminin geleceğe ilişkin planlama eksikliğini giderilmesine sağlayacak özel sektör gösterimenin dışında kalacak bağımsız bir örgütlenerek doğrudan ihraccat ilişkisine girebilecek komisyoncuların elinden alınarak üreticilerimizin örgütlendiği bu siterajik yönetim etrafında toplandırılarak üreticilerimizin amacına ulaşacak hizmet edebilme imkanını devletin desteği ile sağlayacaklar.

Bölge strajik yönetim her ne Sonuçlar için sorumluluğunun önemli hale geldiği yeni yönetim anlayışında İdeyal Ortak toplumcu Devlet yöneticilerinin örgütün misyonu ya da genel amacı konusunda bilgi sahibi veya uzlaşmış olmasını gerektireceğiz.

Bunun için bölge strajik yönetimi programının anahtar unsuru, sadece hükümetler için değil yardımının sağlayacağı kamu kurumları ve onların farklı unsurları için de genel stratejiyi üyelerinin bulunduğu üreticileri amaçlayıcı setini belirleyecek olacağı kurum haline getireceğiz.

Siyasetçileren de artık kamu yöneticilerinden ve kurumlarından politikacılardan tam bağımsız sadece İdeyal Ortak toplumcu Devlet ve programların uzun dönemli etkilerini düzenleyici eğitim almalarını talep edebilecekdir.

İlkelerimizdeki amacımız doğrultusunda oluşduracağımız kamu kesiminden önceliklerini oluşdurulacak ve bölge sitarajik yönetim amaçlarını geliştirmek bizzat İdeyal Ortak Toplumcu Devlet nezdinde kurumların sorumluluğu altında denetleyecek ve üreticilerimizin hakklarını menfaatlerini koruyucu doğrudan strajik yönetim ile işbirliğini birlikde göstereceğiz.

Bu açıdan, daha önce politikaların siyasetçiler tarafından ve politikacıların taraftarlarında özek sektörlerden ve ihracaatcı komisyoncul“arından uzak İdeyal Ortak Toplumcu Devlet desteği ile Bağımsızlaşdırılarak belirleneceği sıtarajik yönetimiin gelişdirilmesi anlayışının sadece İdeyal Ortak Toplumcu Devletin kabulü göz önüne alınarak tutulacağı siyasetten ve bütün kurmlardan bağımsızlaşma sadece ürtetici ve İdeyal Ortak Toplumcu Devlet  olacağıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bölgelerimizin sitarejik yönetim kurumlarının sadece üreticilerimizin günlük faaliyetler bu örgüt içinde uyumlu üretimi amaçlayıcı ortaya koyabilinecek gelişme  gibi, stratejisiz örgütlerinin geleceğe yönelik bir perspektife de sahip olabilecek kurum İdeyal Ortak Toplumcu devletin garantörlüğünde hareket ettirilmesini sağlayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak lölgelerimizdeki Strateji yönetim kurumlarının, İdeyal Ortak Toplumcu Devlet nezdinde planlarını, taktikler, modeller, pozisyonlar ve stratejik faaliyete yardım edecek perspektifler aracılığıyla siterajik örgüt içinde odak, tutarlılık ve sadeece üreticilerimizin amaçları ve ihtiyaclarını karşılayacak sorunların çözümünü sağlayıcı yardım edecek kurumunu imar ederek haline getireceğiz.

TÜRK’iyemizin bütün bölgesindeki bu Stratejik yönetim yaklaşımının bütün alanlardan uzak kamudan gelişimi özel sektör yönetim tekniklerininden yararlandırılacak bağımsız sitarejik yönetim üreticilerimizin ürünlerine sahiblenecek gelirlerininde İdeyal Ortak Devletin destekleyeceği garantörü olacağı Kurulacak Bankada toplanacak gerekliliği yerde üreticilerimizin ihtiyac duyduğu anda faizsiz kredilendirme yolu ile faaliyet gösterecek yapıya sahibi olacağı bağımsız oluşduracağız.

İlkelerimizdeki , kamu yönetiminden bağımsız İdeyal Ortak toplumcu devletin desteklediği Bölgelerin stratejik yönetimi üreticilerini geliştirirken, amaçları açık (kar), otoriteyi sınırlı, gizli gelişme, üretim faaliyetler için İdeyal Ortak Toplumcu Devletin belirleyeceği sınırsız sorumluluk ve yanlışlarını giderici serbest  piyasalarda hortumlanmamasının mekanizmasının işaretlerinden İdeyal Ortak Toplumcu Devletin yardımı ile yararlanan  siterajik yönetim özel sektör yaklaşımlarını engellecek kullanımının bağımsız kendi içinde faaliyet gösterilmesinden yana olacağız.

İlkelerimizdeki bölgesel siteratejik yönetimlerin kurulması konusunda İdeyal Ortak Toplumcu devlet sadece kendi garantörlüğü ile korunacak hic bir siyasi politikaparti üyeleri ve yakınlarının ve  özel sektör komisyoncularından uzak kalacak bağımsız oluşdurularak üreticilerimizin üyesi olacağı ve İdeyal Ortask Toplumcu devletinde garantörü olacağı Siteratejik yönetimlerin .ç.ine sızabilecek dolaylı ve dolaysız yollardan parti siyasi özel sektör komisyoncularına karşı temkinli olunması ve bunu sadece sağlayacak olan İdeyal Ortak Toplumcu Devletin sıkı denetimi ile gözleyeciliğinin gerektiğini özellikle burada ifade edereksağlayacağız.

Bizler İdeyal Ortak toplumcu devletin Kamu kesiminden bağımsız bölgelerimizin stratejik yönetimin ilk uygulamaları bu temel problemleri görmezden gelmiştir139.

Stratejik yönetim yaklaşımlarımızı üç temel özelliğinin var oluşacağını: amaç ve hedefleri tanımlamak; örgüt ve onun çevresi arasında İdeyal Ortak toplumcu devletin garantörlüğünü yaparak tam bağımsız üreticilerimiz ürünlerini pazarlayabileceği uyum faaliyet proje ve planları geliştirmek; uygulama için etkili yöntemler tasarlayıcı uzamnlarımızın vereceği eğitimlerle üreticilerimizin seviyelerini yükselteceğiz.

İdeyal Ortak Toplumcu devlet diğer yandan, bölgelerimizin stratejik yönetimlerini örgüt için amaçları ve öncelikleri oluşturmayı (dış çevre ve örgütün kapasitesini tahmin etme temeline dayanarak) ve bunları gerçekleştirecek operasyonel planlar tasarlamayı içericiliğini oluşduracağız.

Esasında Bölgelerimizin ekenomiksel stratejik yönetim doğrusal bir planlama, uygulama ve değerlendirme sürecinin devamını sağlayabilmek içinde günün zaman şartları doğrultusunda kendini yenileyici üreticilerimizin menfaatlerine yönelik ihtiyaclarını karşılayacak zeminini oluşdurarak sağlayacağız.

Bizler İdeyal Ortak toplumcu devlet daha ziyade kamu kurumunun, mevcudunu koruyacak ve diğer bölgelerin siteratejik yönetim süreçlerini destekleyerek etkili bir şekilde yönlendirecek ve sürekli şekilde bağımsız olarak oluşturulacak stratejik planlarını ve projelerini geliştirmek temeline dayanan stratejik yönetimin üretime dayalı üreticilerimizin perspektifleriyle yönetileceği bağımsız siteratejik yönetimi destekleyici İdeyal Ortak toplumcu devletin garantörü olacağıdır.

Bu açıdan İdeyal Ortak Toplumcu Devletin desteği ile stratejik yönetim şunları gerektirir:

  • örgüt, onun çevresi ve dışsal trend ve güçler arasındaki uyumun sürekli İdeyal Ortak Toplumcu devlet tarafından menfaatlerini gözetleyecek denetimi yapabilmeli.
  • iç ve dış hedef kitlelerini her ikisi ile de iletişim ve örgütün açık vizyonu çerçevesinde şekillendirme yapılandırılmasını sağlayacağız.
  • İdeyal Ortak Toplumcu Devlet Bağımsız düzeylerde ve siteratejik yönetim örgütün tüm unsurlarında stratejik yönetimin gündemlerinigerek duyulduğunda oluşturmasında yardımcı olunması ve bunun diğer tüm karar alma mekanizmalarında üretici üyelerinin etkili olmasını sağlamak.
  • Bizler bu stratejik yönetimin gündemlerini korumak ve desteklemek üzere bütüncül bir yaklaşımla diğer tüm yönetim sürecine rehberlik edecek bilğileri sağlamakdır.

Bölgelerimizdeki stratejik yönetimlerin genel amacı örgütün misyonuna ve vizyonuna devamlı bir bağlılık geliştirmek; misyonu ve vizyonu destekleme ve anlama üreticilerimize bu kültürü yerleştirmek; ve tüm karar süreçlerinde ve faaliyetleri boyunca örgütün stratejik yönetimlerin gündemi konusundaki açık ilgiyi sürdürerek destekleyici olacağız.

Stratejik yönetim geleceğe yönelik üreticilerimize üretim desteği ve ihracaatına sağlayacağı doğrudan üreticinin menfaatleri doğrultusunda çalışmalarına yardımcı olacağız.

Bölgelerin siteratejik yönetimlerinin üyeleri olacak üreticilerimizin geleceğe nasıl yenilikleri getirerek her alandaki teknolojik imarlarının sağlayabilmelerini bu vizyonla ifade edecekler ve geleceğe dönük çalışmalarını kendi misyonlarının yanısıra İdeyal Ortak Toplumcu devletin destekleyeceği gelişimciliğini gelişdirici olacağıdır.

İlkelerimizdeki bölgelerin siteratejik yönetimleri Örgütün dış çevresinden gelecek fırsat ve tehditleri bilmesinin yanında kendi gücünün veya zayıf yönlerinin farkında olmasını önleyici önlemlerin alınmasında İdeyal ortak Toplumcu devletin kontürolü altında alınması ve bu unsurlara karşın bağımsızlığını korunmasına yardımcı olunması gerekliliğidir.

Stratejik yönetim çoğunlukla kendi bölgesinde doğa yapısına elverişli stratejik projeler ve planlama ile eşanlamlı olarak düşünülerek hayata geçirilmesini sağlayıcı olacağıdır.

Bu durum kamu sektöründe uygulamaların dışında kalacak ve tamamen bölgeye elverişli üretücü stratejik planlamanın başarılarını gösterecek projeler gelişdirilerek daha sağlıklı ve kaliteli ürünlerin elde edilmesini sağlayıcı girişimlerde bulundurlulacağıdır.

İlkelerimizdeki İdeyal Ortak Toplumcu Devlet bu durumu ve stratejik yönetimin ana unsurlarını bir öok öeşitli modelleri karşılaştırarak bölgeye uyumlu gekişdirici üretime dayalı destek model oluşdurulacak siteratejik yönetimler örgütün kısa dönemli  yerine uzun dönemli operasyonel projeler ve planları gelişdirecek unsurlarını her dönemli stratejik proje planlardan oluşdurulacak gelişdiriciliğini gerektireceğiz.

Bölgelere uygun kaliteli üretim kapasitesini arttıracak Stratejik Planlama.

Gelişdirici yeni modellerin bölgelere uygunluğunu projelendirilerek belirlenme ve Planlama.

Bölgelerdeki toprak analizi değerlendirme ve Uygulama.

İç ve dış faktörlerden gelecek baskınlarda ve baskıcı olumsuzluklara karşı İdeyal Ortak Toplumcu Devletin gerek gördüğünde müdahele etmesi ve denetlemesi.

Aynı zamanda üretimin kalite bakımından uygulanacak gelişdirici operasyonel planları uygulama ve denetleme süreci gerektirecek analizlerin yapılmasını sağlayıcı olacağıdır.

Diğer yandan olumsuz olacak üstü örtülü bir varsayımlara karşı kaliteli üretimi gelişdirici proejeleri hazır halde tutularak , daha gelişdirici yeni alternatiflerin araşdırılarak elde edilmesini sağlayıcı bir şekilde hazırlanmış olacak.

Bölgelerin doğal ortamlarına uygun ve elverişli operasyonel planın yapılarak projelerin uygulanması ile örgütün stratejik planının otomatik olarak uygulamaya geçilmesi içinde hazır halde tutulmasını sağlayıcı fanktörlerin oluşdurulmasında İdeyal Ortak Toplumcu Devletinde var olacağının kabul edilmesinde etkisinin olacağıdır.

Böylece, bölgelere daha elverişli üretim projelerin uygulanmasında üreticilerimize yardımcı olacak stratejik uygulama kavramını oluşdurmu olacağız.

Bizlerin ilkeleri ile  birlikte daha gelişdirici yenilikci kaliteli ve sağlıklı üretime dayali modellerin oluşdurulmasında bu modellerin bölgelere uygunlugunun ne kadar verimli olacağının stratejik proje ve planlardan türetilecek operasyonların uygulanmasında uygun üretim gelişdirici planlar üzerinde çalışmaları sıklaşdırılarak bölgelere göre uygun olan projel“eri o böl“ge şartlarına göre projeleri uygulamaya geçilmesinde İdeyal Ortak Toplumcu devletin yardımcı oluculuğununda kabul edileceğidir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak burada uygulanacak bölghelere uygun stratejik planların kendi kendilerine uygulanamayacağı diğer bölgeleride kapsayıcı olarak değerlenrililmesini yapacağız.

Bizler yeni gelişdirici model stratejik planların uygulanmasında kaliteli üretim ve üreticilere sunulacak modellerin ne kadar uygunlugunun belirlenmesi bizlere göre daha fazla önem vermekle birlikte bu da her an yeni gelişdirilecek  projelere kadar  yeterli kabul edilmeyeceğidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRKiyemizin bütün bölgelerine uygun kaliteli ve sağlıklı üretime geçeceğimiz üreticilerimize destek olacak, stratejik proje ve planların uygulanması çok önemli ve gelişdirilmesinde büyük zahmet isteyen zor bir görevi İdeyal Ortak Toplumcu Devlette olacağıdır.

Üretimin gelişdirici operasyonel uygulama ya da kısa vadeli olmayacak proje ve planların gelişdirilmesi bölge siteratijik yönetimlerin üyeleri olan üreticileriyle bu örgütün işlemsel uygulamalarında alınacak kararların birlikde paylaşılmasını daima çok dah gelişdirici üretim değişim gerektirdiklerinde bilgi paylaşımına baş vurulacak ilk adres ise İdeyal Ortak Toplumcu Devlet ile uygulanmaları birlikde yapabilecekleridir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İlkelerimizdeki bölgelerin ekenomi kalkınmasını amaçlayan stratejik projelendirilerek planın uygulanmasını sağlıklı kaliteli üretimin gelişdirilmesinde her an değişime gidilebilinecek üreticilerin direnç, kaynak elde etmelerini kısıtlanmadan, hizmetler için eksik  olan  olumsuzlukların giderilmesi için araşdırmaların eksiksiz yapılacağı uzmanların katılımı ile verilecek kararların harfiyen uygulamaya geçileceği tam bağımsız olarak oluşdurulacak siyasi parti politika serbest ve özerl piyasalara yakın olanlara karşoıda eksiksiz önlemlerin alınacağı bir kuruluş haline getirilerek üreticilerimizin hakk ettikleri oranlara kavuşdurucu unsur olacak olan İdeyal Ortak Toplumcu Devletinde asli görevi olarak katoılımını sağlayacağıımız gibi çeşitli sorunların ortaya çıkışını önleyici bir takım dizi opersayonları yapabilecek ve bu meselelerin bölgelerdeki stratejik yönetimlerin uygulama sürecinin bir parçası olacak daha başta kestirilmesi ve planlamaya dâhil edilmesini İdeyal Ortak Toplumcu Devlet ile birlikde gerektireceğiz.

İlkelerimizdeki İdeyal Ortak Toplumcu Devletin Oluşduracağı Kamu Kesimi ve Bütün Sanatların sanatkarların Örgütlenmesinin Öğrenmesini Sağlayacağı Faktörleri…..

Bizlerin ilkelerindeki kural ve kaide olarak İdeyal Ortak Toplumcu Devletin üzerinde en önemli her alanda hem kendi kurumlarına hemde her alanda bağımsız özel kuruluşların en son teknoloji modernasyonlarının yapılabilmesine yardımcı hemde teknolojik eğitimlere destekçi türk milletimizin bilişim ağı ile örerek eğitim sıtamndartlarını  yükseltecek uzmanları tarafından bütün eğitim okullarında öğrencilere öğretilerek kuşakların değişiminde yüksek eğitim yüzeylerinide beraberinde yükselticek yeniliklere açık daima reformist daima esnek toplumcu kuşakların yetişdirilmesinde öğrenme yeni bir olgu olacak öğretme sorumluluğunu yerine getirme zorunluluğunda olacak olan İdey Ortak Toplumcu Devletle birlikte yönetim düşüncesi değişimlerini düşüncelerini ifade etmek açısından yönetim bilimlerinde temel temalardan biri haline alıcı geliştirici bütün faktörlerle birlikde gerece arac olarak kulanılmasını sağlayacak olan İdeyal Ortak Toplumcu Devlet kavramı ve türk milletimize onun geleceğinin teminatı olan TÜRK gençlerine yenilikçi reformculuğu Kavramaları olacak ve ilgilerini arttıracak bu ilgi artışının nedenlerin biri olarak TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda kitle değişim çağına çabucak adapte olabilme ihtiyacı duydugu her alanda ifade edilebilirliğni İdeyal Ortak Toplumcu Devlet sistemi içinde ifade ettireceğiz.

İlkelerimizdeki TÜRk ideyolojisini oluşdurulacak TÜRK milletimizin miladi yüzyılları öncesi yönetimlerinin yönetiş biçimlerini toplum kuramcıları siyasi filezoflarımızın eserlerindende yararlanılack diğer yandan, kavram dönüşüm çağı, yüksek performanslı TÜRK milletimizi hazırlayacak, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizide yenilenme ihtiyacı bütün alanlarda yenileme yenilikçi reformist ve TÜRK tarihimize damgasını vuranların eserlerini yeniden eğitimler verilerei öğrenme teknolojilerinin icadı gibi günümüzde öne çıkacak diğer bilişim ilmi kavramların doğal tamamlayıcısı olarak da ortaya çıkartılacak kavramı aynı zamanda özellikle her alanda İdeyal Ortak Toplumcu Devletin sunacağı eğitimlerin gelişmelerle ortaya çıkacak yüksek eğitimi tamamlayacaklarını sağlayacağız.

Yenilikli reformculuğumuzla teknolojilerle donaltılarak Dünya piyasalarında hem kalitelerini arttıracak hemde rekabetlerinin gücünü gösterecek TÜRk insan kaynaklarında kalitenin aracı olacağına dair TÜRK milletimizin akılcı ve dinamik olduklarının inancında olduğumuzu bütün dünya Milletlerine isbat edeceğiz.

Dünya milletieri arasında her alanda rekabet edebilecek TÜRK milletimizi yüksek öğrenim vasfına ulaştırıc olarak İdeyal Ortak Toplumcu Devlet insanların ve her alanda en önemli yeteneği olacak eğitimlerini vererek ortaya çıkartacağız.

Bizlerin ilkeler.nde bulunan İdeyal Ortak Toplumcu Devlet ile ilgili kavramsal gelişimi  uzamnalarımızında ortaya koayacağı günümüzün şartlarına ve türk milletimize uygunluğuna derlendirilerek sürdürülecek, bütün insanlarımıza öğreten organizasyonlar düzenleyerek İdeyal Ortak Toplumcu Devlet kavramını tanımlanmaya devam ederek bu ideyolojik kavramını, düzenlenen organizasyonlar tarafından tüm TÜRKiyemizin bölge il ilçe en ücra köşelerinde düzenlenecek hatta bütün mesleklerde hizmet eden çalışanları kapsayacak İdeyal Ortak Toplumcu Devlet gelişimi için misyon üslenecek ve fırsatları değerlendirecek kadrolarımızıda oluşdurarak tamamen TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda gerçekleşdireceğiz.

Özellikle doğal ya da planlı bir sinerji olarakda ifade edeceğiz.

Bizler bu açıdan her lamndan eğitimlerimizle daha bilinçli öğrenen organizasyonlar kavramı, bütün meslek alanlarındada olarak işyeri; kendine yeterliliği inşa etmek adına yetkilendirme, büyümeyi artırmak ve hızlandırmak için rehberler, devamlı bir şekilde vurgulanan mesleklerindeki değerler ve takım öğrenmesi üzerine vurgu ile bir arada yer alarak düzenli bir şekilde eğitimleri vereceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak öğrenilen mesleklerde bulunduğu zaman ve ortamda ne olup bittiğinin farkında olan, istedikleri sonuçları elde etmek için tüm potansiyenlerini kullandırılacak kapasitelerini genişletip becerilerini geliştirecek, işine bağlı arkadaşları ile anlamlı bir hedefi ve vizyonu paylaşan kişilerden oluşacak yeni düşünce ve fikirlerin beslendiği ve geliştiği, ortak beklentilerin yerine toplumculuğa bırakılacağı, sürekli olarak ekip halinde öğrenmenin nasıl gerçekleştirilmesi gerektiğinin öğretildiği bir ortamı içeren ve kendi geleceğini oluşturmakla beraber toplumculuğa etkili olacak bütün istemlerini toplumculuğun üstünde değil altında olarak tutabileceği ise öğrenen mesleklerindeki düzenlenecek organizasyonları bilgiyi transfer eden, elde eden ve nei bilişim bulğusu üzerine  çalışmalarını takib eden ve yeni teknoloji bilişim bilgi ışığında kenidisini yenileyebilen kabiliyetlerini her an değiştirebilen ilimlerin yanında kültür edeb ahlaki toplumculuk ilimlerininde verileceği eğitimlerden oluşacak diğer ilmi derslerinde verileceğini bizler burada vurlular ve her zaman arkasında duracağımızı teyid ederiz.

Bizlerin dünyada ilk sayılabilecek olan bu yenilikçi reformist TÜRK milletimizin miladi yüz yılları içesinde yaşadıkları birlik beraberlik toplumculuklarını yeniden keşfettireceğimiz bir kültür bir toplumcu yönetişim hareketi olarak’da adlandırablreceğimiz tamamıyla TÜRK tarihimizde saf almış siyasi sosyal bütün ilim bilim toplumcu kuramcılarının eserlerininden örnekler alarak ilkelerimizi TÜRK ideyolojisi haline şekillendirilerek tanımlayacağız.

Bizlerin tanımlamalarına bakıldığında öğrenen toplumculuk kavramı ile bir arada kullanılan bireysel, gelişmelerinin, uyarlayıcı, buluşcu öğrenme gibi bazı tipolojilerden sözedilebildiğimiz gibi en temel düzeyde öğrenen mesleklerinin organizasyonlarınıda düzenleyici, bireysellikden öte toplumcu olarak yeni kapasiteler geliştiren ve bireysel öğrenme sürecini destekleyen toplumcu akımını olarak tanımlayacağız.

Diğer yandan daha toplumcu bir terimini oluşduracak mesleklerdeki öğrenme kavramının bütün mesleklerin yanında diğer ilim ve bilim adamlarımızın görevleri ile bilginin paylaşımına dayalı olarak bireysel öğrenme toplumculuğa dayanacağı ifadesiyle mesleklerin bireysel düzeyde oluşabilecek toplumculuğada uyarlayıcı öğrenme de genelde mesleklerini öğrenme ile bir arada anılarak eğitimlerini düzenleyeceğiz.

Bizlerin ilkelerindeki toplumcu uyarlayıcı öğrenme, bütün her alandaki mesleklerinin değerlerini ve faaliyet sistemini veri olarak alacak ve sistem içerisinde değişimi üretecek devamlı deneyimlere ve yeniliklerle yenileyici bilimlere dayanacak yeni teknolojileri üreticisi olacakları toplumun menfaatlerine ve toplumculuk bildirimlere dayanılacağıdır.

Teknoloji gelişimi çalışmalarında bulunurkende buluşlarının yanında toplumcu topluma hizmet öğrenme ise mesleklerinin değerlerinde ve TÜRK toplumuna nasıl çalışılacağını gösteren mesleklerinin modellerinde nasıl değişimi yenilikçiliği gerektiren ve ilimin bakış açısında yeni teknoloji yollarını geliştirmeyi hedefleyeceğiz.

İdeyal Ortak Devletin Kamu Yönetimi İdaresinin Yeniden Yapılanması…..

İdeyal Ortak Devlet kendine bağlı bütün kamu yönetiminde, performans düzeyini artırmak için kamu yönetiminin düzenli ve kaliteli sağlıklı hizmet verebilinmesini sağlayacak performansı arttıracak çeşitli organizasyonu sağlayarak kendi içinde ve kamu çakışanları için belirleyici düzenleyeceği organizasyonlardaki “en iyi uygulamayı” tespit ederek kendine bağlı kamu sistemini yükseltebilecek organizasyonlarına bütün personellerin yönetimlerinin uymasını sağlayıcı kaliteli sistemi uyarlayacağı uzmanlarının düzenleyeceği düzenli organizasyonlara katılımlarını sağlayacağıdır.

İdeyal ortak Devlet, sadece özel esktörlerle kıyaslama yapmayacağı değil, kendi bünesindeki bütün kamu çalışanlarının kendileri arasındada kıyaslanabilinecek başka çrenk teşkil edecek organizasyonlarla kıyaslama yaparak; en iyi uygulamaları bulmak ve organizasyonun kendi yapısına ve süreçlerine bunları uyarlayıcı olacak İdeyal Ortak devlet yapısını imar edeceğiz.

Bizler ilkelerimizdeki bu çerçevede İdeyal Ortak Toplumcu Devlet kavramını; “en iyi uygulamaların adaptasyonu” olarak kendisine bağlı bütün kamu çalışanlarını ve yönetimlerine tanımlanabiliriz.

İdeyal Ortak Devlet; nihai amacı olacak olan en iyi kaliterli hizmetleri sunabilmek için devletin bütün kamu çalışanlarınıın performanslarını artırmak için kesintisiz bir öğrenme süreci uyugulayacağı İdeyal Ortak Toplumcu Devletin uzmanlarının vereceği eğitimlerle sağlayacağız.

Daha açık bir tanımla yaparsak kıyaslama; konusunda en iyi olmak amacıyla, İdeyal Ortak Toplumcu devletin kendi kamu hizmeti süreçlerini, benzer nitelikte olabilecek devlet kurumlarındaki süreçleri, önceden belirleyecek prosedüre uygulayacak buna  göre uzmanlarının inceleyen, kamu personellerinin çalışma ortamları süreçlerdeki uygulamalardan uzmanlarımızın kamu çalışanını ve bunu kesintisiz olarak eğitimlerle personellerin performansını artırıcı yapan bir çalışmalar düzenleyerek sağlayacaklarıdır.

İdeyal Ortak Devlet; kendisimne bağlı bütün kamu kesmini kapsayıcı hatta kapsayacak özel sektörlerle rekabetini artırıcı olarak şekillendirilmiş kendi kabuğunun dışına çıkmasını sağlayıcı sürekli kamu personelllerinin içerisindeki olumsuzlukları beliryecek ve  yanlış çalışma alanlarını tesbitini yaptıracak olan uzmanlarının desteği ile belirleyerek iyileşdirmeye gideceği bütün kamu, çevredeki değişimleri yapılandırıcı doğrudan doğruya uzmanlarının vereceği eğitimlerle öğretilerek, İdeyal Ortak Toplumcu Devlet kendini mükemmel görmek, Kamu personellerinin kalitesini arttırıcılığını kendine güveninin sağlayıcı piskolojik eğitim verilerek öğrenilmeden hiçbir şeyin varolmayacağına uzmanlarımız tarafından inancını sağlayacağız.

İdeyal Ortak tolumcu Devletin gelişmesinin sınırlanmasının yapılamayacağının faktörlerden oluşduracağız.

Bizler ilkelerimizdeki bütün yenilikçi reformlarımızın her an esneklik sağlayarak kıyaslama yapılamayacağını TÜRK milletimize hizmetlerimizle yansıtacağız.

Kamu dışındaki değişimleri aşama aşama kat kat artırarak; bunları kendi kamu çalışanlarımızla birlikde hizmetleri yapacak bilimsel bir süreç olarakda ele alacağız.

Böylece, İdeyal Ortak Toplumcu Devlet kavramının ana teması performans önceliğini sürdürerek artırmak temel amacına yönelik olacak bir dış kritere göre performanslarını değerlendireceğiz.

Bizler en iyi kalite kamu yönetimi yaklaşımının İdeyal Ortak Toplumcu Devlet unsuru ve uzamnlarının daha önceden belirlemiş standart ve hedeflerden faaliyet alanının en iyi uygulamalarına göre bir değerleme yapılarak içeriklendireceğiz.

Günümüzde alışılık olmayan İdeyal Ortak toplumcu devlet ilkelerimizde işletme organizasyonlarında genişletici olabilecek uzamn kadrolarımızın kabul gördüğü ve uygulayabilirlik kamu yönetim tekniğini oluşduracağız.

Bizler aynı anda ve zamanda İdeyal Ortak Toplumcu Devletin yönetim araçlarını gelişmeye devam ettirici yenilikçi uyarlamalarla ilgili ilkelerimizlerle İdeyal Ortak Toplumcu devleti büyüteceğiz.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet TÜRK milletimizin bütün ihtiyaçlarını yeterli bir şekilde karşılayabilecek bütün teknik donanıma araç gereçlere sahib olacak tam teşekül hizmet edeceğini terettütsüz bulunulmasını sağlayacağız.

  • İlkelerimizdeki İdeyal Ortak Toplumcu Devlet açısından dış şartları da hesaba alan pragmatik amaçlar dizisi oluşturmaya yarayacak etkilere sahib olacağı.
  • İdeyal Ortak Toplumcu Devlet bütün kurumuyla güvenilir bir verimlilik ölçümü sağlayıcı olabilmesi için gerekli ihtiyacları sağlayıcı olacak.
  • İdeyal Ortak Toplumcu Devlet açısından kamu kurumları iç paradgimaları değiştirmeye yardımcı olacak.
  • İdeyal Ortak Toplumcu Devlet rekabetçi şartlar için araştırmalarını uzmanlarına yaptırarak araşdırmalarını destekleyecek
  • İdeyal Ortak Toplumcu Devlet kendi kurumlarını iyi uygulamalarla ilgili bir farklı şekilendirecek.
  • İdeyal Ortak Toplumcu Devlet kurumları performansta kimi zaman diğer özel sektör yönetim teknikleri elde edilemeyen sıçramalar sağlayacak.

Kıyaslama yaparken kurumlarında değişik personelleri sınıflandırmaya tabi tutulmasının karşısına geçecek.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet kendi kurumlarının içinde bunlardan birisine görekıyaslama yaptırılmayacak lakin uzmanlarıyla eğitici platformda gerçekleştirilebilinecek.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet iç kıyaslama ile kurumlarında kendi içindeki benzer süreçleri kıyaslanabilir haline getirecek.

Ancak kamu kurumlarının kendi içinde benzer kıyas unsurlarını bulmak her zaman mümkün olabilecek.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeyal Ortak Toplumcu Devlet rekabetçi kıyaslama ile aynı pazar içinde süreçleri daha iyi uygulayan firmalar kamu kurumlarını kıyaslanabilinecek zorluk, güncel kıyaslama verilerinin değişik platformlardan (resmi olan ve olmayan basın, yayın ve kurumlardan, uzmanlarıyla edilecek kamu elemanlardan gelen bilgiler, vb.) elde edilme zorunluğu getirilecek.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet  rekabet dışı kıyaslama ile rekabet içinde olunmayan özel sektör firmalarının aynı ya da benzer süreçleri kıyaslanabilecek.

Bu tür, en gerçekçi kıyaslama İdeyal Ortak Toplumcu Devlet kamu kurumlarının kurulacağı şekillendirici olacağıdır.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet Türdeş kıyaslama ile kamu kurumlarının aynı süreci ama uzmanlarının vereceği eğitim kamu kurumlarının çok daha iyi bir şekilde uygulayıcı, İdeyal Ortak Toplumcu Devlet kamu kurumlarının en iyisi olacak ün kazanmış firmalarla kıyaslanabilecek.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet ise, bütün kurumlarının en iyileri olacak özel şirketleri kamu kurumlarını kıyaslama hizmetlerde TÜRK milletimizin ihtiyaclarını karşılayıcı olmaya kesintisiz devam ettirilebilinecek.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet kıyaslamayı kendi kurumları açısından daha pratik işlev görebilecek ilgilendirecek, kurum eğitmenleri uzmanların olmasını sağlamaya çalışacak diğer bir anlayışa göre kıyaslama kurum içi ve kurum dışı oluşdurulmadan şekillendirilebilecek .

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet  burada kurum dışı kıyaslama fonksiyonel, rakip, jenerik ve stratejik olarak ayrıca özel sektörlerden daha iyi hizmet edilmesini sağlayacak.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet toplam kalite yönetiminin ve en iyi değerinin uzmanlarıyla en önemli yönetim aracı olarak ilk kez rakipleri ile karşılaştırıldığında ağır kalite ve hizmetlerini vereceğidir.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet kamu kurumlarının maliyet sorunları ile karşılaşılınabilincek ek bütçe ayrılarak İdeyal Ortak Toplumcu Devlet tarafından gerçekleşidirlecek.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet dolayısıyla kamu yönetimindeki diğer yeni gelişmeler gibi bilişim ağlarını tamamlayışı ile teknolojileri işlevini kamu yönetim özel sektöride bilişim teknik özelliklerini kamu kesimi örgütleri için de hızla kullanılmaya başlayacak ülkemizin bütün ücra köşelerine yayılacağıdır.

İlkelerimizdeki bürokratik kurumlarının en kısa iyi bir şekilde hizmetlerin verilebilinmesi TÜRK insanlarımızın kapılarda bekletilmeden verilebilinmesini sağlayıcı yeni düzenlemelerle yapılandırılarak uygulamaya gidileceği İdeyal Ortak toplumcu devletin  kurumlarının yapılandırılması bilişim ağlarla yurdumuzun en ücra köşelerine yapılandırılarak bilişim ortamında işlemlerini yapılabilnecek haline getirilmesi için imarını yapacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İlkelerimizdeki kamu yönetimi ilk olacak İdeyal Ortak Toplumcu Devlet kendisine bağlı bütün kamu kurumlarında gelişmelerinin doğrultusunda kamu yönetiminin yenilenebilecek reformlarını öncelikli uygulayacak hatta kamu yönetimi reformlarına öncülük edecek İdeyal Ortak Toplumcu Devlet gelişdirici yöntemlerini uzamnlarını vereceği eğitimlerle düzenleyeceğiz.

İlkelerimizdeki kamu kurumlarının yönetimlerini reforme ederek yeni bir TÜRK çağını başlatarak deneyimli uzmanlarını tüm dünyayı etkileyebilineceği gibi gelişmekte olan ya da gelişmiş birçok ülke için İdeyal Ortak Toplumcu Devlet model teşkil edeceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRKiyedmizin’de idari yeniden yapılanma ile ilgili ilk çalışmalar ve kamu kesiminin özel kesim kadar başarılı olacağını yeniliklerini tamamlayarak tamamen reforme edilmiş şekilde kamu idaresinin özel kesime açılmasını, ortaçağ katı hiyerarşilerini kaldırılarak ve yetkilerini genişletilerek İdeyal Ortak Toplumcu Devlet devrinin genişletilmesini değişim merkezi yönetimi yerine bölgelerimizin yerel yönetimini yeniden yapılandıracağımız ve kamu kuruluşlarının amaçlarının doğrudan yeniden şekillendirilerek belirginleştirilmesini sağlayacağız.

Bizler bu süreç içinde İdeyal Ortak toplumcu devlet politikalarıyıla hâkimiyeti ile sonuçlandırılmı olacağız.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet iktidarı olacağımız yıldan itibaren yeni çağ İdeyal Ortak Toplumcu Devlet siyasetçiler tarafından uygulanmaya başlayacak YKY ( Yeni Kamu Yönetimi ) reformları ile hem kamu yönetimi reformlarında model hem de özel sektör reformların prototipi haline getireceğiz.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet yürüteceği bu reform süreci kamu harcamalarının azaltılması ve devletin yetki alanlarının denetleyici olarakda genişletilmesini amaçlarını taşıyan politikaları kamu idaresi alanında da benzer eğilimleri

verdirecek uzmanlarında yetişdirlmesini sağlayacak  temel vurgu kamu örgütlerinin etkinliği ve performansı üzerine yoğunlaşdırılarak gerekli çalışmalarını yaptıracağız.

Ortaçağ yönetimi diye adlandırdığımız günümüze kadar olan dönem ise kamu hizmetlerine ilişkin kültürü değişdirici amaçlı ve daha uzun verimli reform ile karakterize  edeceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak uygulayacağımız bu reformlarda temel unsurlar sağlayacak özel sektör tipi mekanizmalarına alternatif gelişdirilecek kamu kurumlarınında kullanılması, hizmetlerinin verilebilinmesi için TÜRK milletimizin yaşam kültürlerine uygun ve ona endeksli ve yönetiminde kamu kurumlarının desentrilizasyonun yoğun biçimde kullanımı ve özellikle sağlayacağız.

TÜRK Vatandaşına hizmet Şartı TÜRK milletimizin bütün taleplerine daha büyük kolaylaşdırıcı alternatifleri bulmak içinde uzamlarıyla artaşdırıb bulunarak uygulamaı sağlamasını gerektireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İlkelerimizde’ki İdeyal Ortak Toplumcu Devlet yeni kamu yönetimini düzenlerkende TÜRK milletimizin kültürünü göz önünde tutarak  çalışmalarını yağlayacak yeni kamu yönetimi (YKY) düşüncesinin uygulamaya aktarılmasında en önemli adımı atmış olacağız.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet “Kamu Yönetiminin Geliştirilmesini sağlayıcı alternatiflerini bularak daha iyi kolay zamandan kazanılacak sistemini uzmanlarınca hatta genel olarak bütün kesimlerinde görüşünü alacak ve maddeler halinde düzuenlenerek en iyi uygun yapıcı düşünceleri kamu kurumlarını gelecek Adımları” atılmasını raporde ederek yenilikçi reformları düzenleyerek yeniden kamu kurumlarının yapılanmasını en belirgin özelliği politika geliştirme dışındaki görevlerini ayrı birimler aracılığıyla gelişdirilmesini sağlayacağız.

İdeyal Ortak Toplumcu Devlet uzmanlarının vereceği raporda en kolay zamandan kazanılacak hizmet sunumu üzerine yoğunluk kazandırılacakve hizmetten yararlanan vatandaşlarımızı ön plana çıkaracağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İlkelerimizdeki İdeyal Ortak Toplumcu devlet hizmet sunumunda etkinliğini artırılması için yapısal değişikliğinde yetmeyeceğini göz önünde tutturularak  kamu kurumlarının gerçek gelişmelerini personellerin ve yönetiminde sorumlu tutulması ile sağlanabileceği uygulamaya geçileceği izlerin bu amaçla oluşturulacak

birimlerin yönetiminden tek bir yönetici yerine bütün yöneticilerininde sorumlu tutulacağı ve personel yönetici ve yönetimlerinin İdeyal Ortak Toplumcu devlete bağlı birimlerine bakana karşı sorumluluğunu oluşduracağız.

İlkelerimizdeki İdeyal Ortak Toplumcı Devletin geleceğe adımların atılmasının reformu sonrasında yönetimin kesin bir biçimde değişikliğe uğrayacağını burrada vurgularız.

Bizler bu yenilikçi reform hareketini takiben ve bu süreci tamamlamak için uzmanlarımızın verebileceği alternatif kamu kurumu yönetiminin kalitesi için rekabet girişimini gelişdirilmiş, kamu kesiminin rekabete açılması ve özel kesimin kamu faaliyetleri içine çekilmesi alternatiflerimizde başka bulamayacakları alternafisizliğini amaçlayacağız.

Bizim bu ilkelerimizdeki devletin gerçekden kendisini kuran TÜRK milletimize sağlıklı hizmette bulunabilmesi için miladi yüzyıllar boyunca gerçek modernizliği Başbuğ Atatürk’ümüzden sonra gelen bütün sağ sol arap humanist kafaların birbirleri ile kavgalarından kendinin devletini kuran ve hizmetlerinin yerine mahrum bırakılan bu yüce TÜRK milletimiz doğu batı ve arap emperyalist devletlerini kokuşmuş ideyolojilerine dayanan hareketlerinden fırsat bulamayan bu polıtıka adamlarının  ihanet denecek şekilde emperyal kapital ve arap humanistlerinin sömürüsüne bırakılarak günümüze kadar gelmişdir.

İşte bizlerin ortaya çıkışımız bu nedenle olub bizlerin TÜRK milletimize yenilikçi reformlar düzenleyerek miladi yüzyıllarından gelen siyasi filezoflarımızın sosyal toplumcu kuramcılarımızın bıraktığı büyük eserlerinden yararlanılarak gelenek görenek anavi hayatımızı yeniden kuracak ve inşasını yapacak gerek seçilecek bizlerin gerek yerel otoriteler bütün akademik mesleki alanlar düzeyinde gerekse sağlık ve sosyal hizmetler gibi yerel hizmet birimleri düzeyinde gerekse de genel olarak toplum düzeyinde bir yönetişim yapısı oluşturma çabası ile bir bütün olarak  Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet ve bütün kurumlarını değerlendirerek yeniden birlikden inşaa edeceğiz.

Bizler ilkelerimizdeki Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet TÜRK milletimizlede olub Kamu-özel kesimi ve akademik her ne kadar bütün mesleklerler varsa üst düzey yöneticiğin ortaklığının geliştirilmesi de yenilikçi reformculuğumuzun ana temel özelliklerinden(dendir).

Bizler ilkelerimizle oluşacak özellikle Çağdaş Ortak Toplumcu Devletii oluşturacak Özel sermayecilerin girişimi kamu kesimi ve kamu altyapı projelerine özel kesim katılımını ve yatırımını teşvik edici yönünde önemli işlev gördürecek teşvikleri vereceğiz.

Bizlerin ilkelerin’den kurulduğumuz gün itibaren Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet yol söylemi çerçevesinde ‘ilişkilendirilecek girişimi  bütün alanlarda yeni kamu yönetimi (YKY) reformlar düzenleyici bir evre olarak nitelendireceğiz.

Bizlerin iktidara gelmesi ile inşaa edeceğimiz Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet korkulanın aksine yenilik düzenleyici reformların yönünde önemli bir değişimler yapılacak bu değişimlerimiz kendi dönemimizde sosyal bütünleşmeyi teşvik edici Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet kapasitesini diğer yandan Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet faaliyetlerinin yeniliyerek modernize edilmesi gereğini özellikle bizlerin vurğularıdır.

Bizler Çağdaş ortak toplumcu Devlet ilkelerimizde olan Devletin bütün birimleriyle modernize edilmesi gereği vurgulayıcı olarak Devletin Modernizasyonu yenilikçi reformist yerel bölgesel hülümetsel hatta bütün kamuda kolaylaşdırıcı aktif hızlı hizmetlerin verilebilmesini her al“anda yasalarında esneklikleşdirilerek zaman şartlara göre değişime uğrayarak Çağdaş Ortak Topumcu Devleti taşımaktadır ve uzun dönemli bir bakış açısından devletin iyileştirilmesini, bilgi çağında devlet kavramını, cevap verebilir ve kaliteli kamu hizmetlerini ön plana çıkartarak önceki dönemlerde anahtar olarak görülen hususlar (satınalıcı-tedarikçi ayrımı, kamu-özel ortaklığı, performans ölçümü, Vatandaş Şartı gibi) ya aynen devamını sağlayarak daha da yoğunlaştırıcı bir Çağdaş Ortak Toplumcu  Devlet rolünü oluşduracağız.

Bizler Çağdaş Ortak Toplumcu Devletin reformlarında bu yapısal değişmeler, özellikle bireysel tercih yerine toplumcu ve hizmet standartlarına ilişkin çağrışımları ile Vatandaş Şartı, birey-devlet ilişkilerini yeniden biçimlendiren (öyle ki kamu hizmetleri artık kolektif olarak kamunun hizmeti değil spesifik ve sınırları kamu hizmetlerinin yapılmasını sağlayacak denetimlerini yapacak Vatandaşını koruyacak Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet olacak ve tüketiciye sunumu olarak anlam kazandıracağız) yeniÇağdaş Ortak Toplumcu Devlet kökeni itibariyle farklı bir kamu hizmeti anlayışının belirtisi olacağıdır.

TÜRK Vatandaş Şartı ve onu destekleyen diğer yenilikçi reform unsurlarını Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet idari adalet sistemini idari karar almada hakkaniyet ve şeffaflık değerlerini kuvvetlendirecek şekilde tasarlayarak da liberal-bireyci emperyal liberalizm yerine Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet TÜRK geleneği içinde değerlendirirerek ne batının ne doğunun nede arap liberal emperyal bir anlayışın karşısında duracak Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet TÜRK milletimizi temsil edecekdir.

Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet ilkelerimizdeki kamu idaresinde daima yenilikçi reformu zaman şartlara göre düzenleyici esnek yasaların izin verdiği nezdinde her zaman verilecek daha iyi hizmetleri koruyuculuğunun şekillendirilmesi önerilerini dikkate alacak gelişmelere paralellik arz edilen önerileri alternatif olarak gerek görüldüğünde yapılabileceğini Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet bundan böyle itibaren kamu idaresine yöneltilen eleştirilere açık kamu tercihi teorisindeki gelişmelerle daha sistematik değişime geçebilecek hale getirilmeye ise Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet kamuda piyasalaşma ve özel sektör yönetim tekniklerini gelişdrecek uygulama eğilimlerine gerek gördüğünde zaman geçirmeden kendini yenileyebilecekdir

Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet olarak adlandırılacak daima yenilikçi reforme edici TÜRK milletimizin bütün kesimlerini kapsayıcılığı ile birlikte Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet öncülüğünü sağlayacağız.

Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet’de kamu idaresi ve yeniden yapılanma reformlarının en kritik yerlerinde bile karşı muhalefete karşıda daha iyi niyethane gösterilerek onlarında fikirlerini alacakÇağdaş Ortak Toplumcu Devlet özellğini koruyucu İdaresi göstereceğiz.

Bizlerin ilkelerinde hatta Dünyada İlk düzenlenecek ve TÜRK İdeyolojisi sayılacak ilkelerimizinde söz konusu Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet kamu yönetiminin yenileyerek yenilikçi ve reformcu dönüşümünün ve YKY yönlü gelişiminin en önemli girişimlerinden biri olacakdır.

Bizler ilkelerimizle genel yönetim daima yenilikçi reformu günün şartlarına ve duyulan ihtiyaclara göre destekleyici olacağız.

Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet ilkelerimiz’de kamu idaresinde daima yenilikçi reforme ederek zaman ve şartlara göre bilişim teknoloji gelişmelere paralellik arz ettiğimizi kamu idaresine yöneten ve yöneltilen kamu tercihi teorimizdeki gelişmelerle daha sistematik zamandan kazanılacak hale getirmeye başlayarak kamuda piyasalaşma ve özel sektör yönetim tekniklerini uygulama eğilimlerini örnek alarak eski çilekeş yönetim yapısını sona erdirecek reforumlarımız yapacağız.

Bizler Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet ilkelerimizdeki yapısı yeniliklerimiz ile reforme ederek yeni bit TÜRK çağı açacak TÜRK milletimize ve geleneklerine göre uygun Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet öncüsü olarak TÜRK milletimize has TÜRK demokrasisini sağlamış olacağız.

İlkelerimiz’de kamu idaresi ve yeniden yapılanma reformlarının hazırlanmasına öncülük edecek akademisyenlerimiz ve miladi yüzyıllar öncesi toplum devlet siyasi politika yöneticiler filezoflarımızın eserlerindende yararlanılarak Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet yapısının inşaasını yeniden imar edeceğimiz ilkelerimiz ile beraber ve kamu yönetiminin partilerin ve o parti yöneticileri başkanlarının yakından uzakdan akraba ve şüyelerine son dönem peşkeş çekilerek sömürülerek nasıl devletimizi yok etme çabası içine girdiklerini görmekte olan bizler bu dönüşümlerine sona erdirecek olan bizler ilkelerimizdeki Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet yönetimimiz ile TÜRK milletimize en uygunu olacak yenilikçi reformcu  ve YKY çok yönlü gelişdirilecek en önemli girişimlerinden biri olarak nitelencirici olacak bizlerin ilkelerindeki Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet böylece, genel yönetim reformu da TÜRK milletimiz ile birlikde inşaasını yaparak imar edeceğiz.

Bizler Çağdaş Ortak Toplumcu çalışmalarımızda TÜRK milletimizin en öneli tarihde yer lamış bütün ilim bilim sosyal siyasal yönetici yönetim filezoflarımız yaşadığımız öağdaki bütün akedemisyenlerimiden esinlenilerek “Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet yapısını yeniden inşaa ederek TÜRK milletimize has geleneklerine uygun TÜRK ideyolojisinin İcadınoı yparak imar edeceğiz”

Bizler yenilikçi reformlarımızı her alanda ve kamu idaresinin yeniden yapılandırılması girişimlerimizi gözönüne alacak Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet reformunun Yeni Kamu Yönetimine yen bir anlayış getireceğiz.

Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet ’in  TÜRK milletimize hizmet edebilmesini sağlayacak çalışmasındaki  üste bahsettiğimiz eserlerden ve onların fikirlerden esenlenerek Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet reformunun unsurlarını kendi ilkelerimizin ve devaml üstlerde bahsettiğimiz ilim bilim adamlarımızın TÜRK milletimizin tarafından formüle edileceği standartlaşmış görevler üstlendirilecek Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet devlet ve idari yapılarının gittikçe daha çok özel sektör ve serbes piyasalar etrafında örgütlenmiş girişimcilerimizide göz ardı etmeden bilgi ve enformasyon toplumu için uygun bilişim teknolojilerimizi yenileyerek daha kolay ulaşmak için birlikte gelişdirilecek yeni Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet ve devlet vizyonu için temel ilke  oluşdurularak tamamen TÜRK ideyolojisi sayılacak bizlerin temel ilke ile birlikde inşaasına karar verecek olan bütün kesimlerimizle beraber temelini atarak yeniden yenilikçi reformcu Çağdaş Ortak Toplumcu Devleti kurarak sömüren ve sömürten değil TÜRK milletimizin menfaatleri doğrultusunda koruyan ve gözetleyen yönlendirici ve yönetim oluşduracağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İlkelerimizdeki Çağdaş Ortak Toplumcu Devletin sorumluluğu yapılması gereken TÜRK milletimize ve gelenek görenek anavi kültürlerine en uygun olan şeyleri yapmak ve yapması zorunlu şeyleri yapacağız.

Bizler bunun için esas ana vurgumuz ise  hizmet sağlamak, doğrudan Çağdaş Ortak Toplumcu Devletin  bürokrasiyi kontrolü ve bulunacak veya bulunan birçok alternatifler mevcuduyeti Çağdaş Ortak Toplumcu Devletin kendisinin kamu sektörünün hizmet üretmesi üretimini bırakarak yönetişim üzerine yapılandıracağız.

En güzelini zamandan kazanılacak esas olan “karada kürek çekmek yerine büyük atlantis okyonusuna TÜRK milletimizin içinde bulunduğu gemiye dümen idare edecek kaptan” Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet yönetimi gelişdirmekdir.

Bizlerin edindiği bu ilkelerimiz ile TÜRK  milletimize benimsedici Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet tarafından “yönlendirici bürün alanlarda idare” denetimini elinde tutacak gözetleyecek TÜRK milletimize hizmette olumsuz görüldüğü anda beklemeksizin müdahele edecek imkanını sunacağız.

İlkelerimizde Çağdaş Ortak Toplumcu Devletin yetkilendirme bürokratlara kamu hizmeti uzmanların görüşlerine müracaat edecek fakat bağımlılık yerine toplumu kendi çevreleri ile ilgili kontrolü kendi Çağdaş Ortak Toplumcu Devletin elinde tutturacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak böylece Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet yönetimin TÜRK toplumuna sahiblenecek hizmet üretecek otoritesini kullanacak denetlemesiyle birlikde yerel yönetimlere yetki devreden idareyi aktifleşdireceğiz.

Bizlerin ilke olarak edindiğimiz Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet bürokratik tekelin panzehiri olarak yapılacak hizmetleri “rekabet” ön plana çıkartarak idareyle ilgili teşvik yapıları etkinliği artıracak, yenilikleri ve reformları yaptıracak esnek yasalarla cesaretlendirecek ve kamu kurumlarını yeniden canlandıracak şekilde oluşturulacak bunu sağlayacak en iyi teşvik mekanizması Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet ilkelerimizdir.

Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet kural ve kaide odaklı idare yerine kamu misyonuna odaklı idare önerisi merkezileşmiş bürokratik sistemleri yerine eski sistemlere yenilikçi reforme edecek hızla değişdirilerek Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet fonksiyonunu hayata geçireceğiz.

İlkelerimizdeki Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet hizmet kurallarla çevrilmiş merkezi idare yerine açık yerel sistemi içinde faaliyet gösteren görevlilere Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet misyonunu takip etmek üzere yerel yönetimlere yetkiler veren bütçe ve personel sistemlerinde yasal esnekliğe sahip bir idare yönetimi imar edeceğiz.

İlkelerimizdeki yerel idare daha çok “sonuç odaklı” hale getirilecek bizler bunun için daha az dış kaynak kullanımı ve daha çok yerli  üretimi ön plana çıkartacak ve başarısızlığı karşı desteksiz  başarıları ödüllendirecek bir yapı inşaasını yapacağız. Bizler ilkelerimizdeki arzuladığımız TÜRK milletimize açıkça Çağdaş Ortak Devlet ilkelerimizin tanımlanması, performanslarımızla TÜRK milletimize ölçü olabilecek unsurların tespiti, performansın değerlendirilmesi ve Çağdaş Ortak Devlet durumu denetlenmesi  müdahelesini yapabilecek önemini artırıcı bizler burada performans için hesap verme sorumluluğu kadar Çağdaş Ortak Devlete bağlı bütün kamu kurumlarının nasıl sistamatik çalışdırıldığını TÜRK milletimizin öğrenme ve geri bildirim hakklarının olduğunuda ön plana çıkartarak şaibelerden arındıracağız.

İlkelerimizdeki Çağdaş Ortak Toplumcu Devlete hizmet sağlayıcı birimlerinin durumuna uygun gelişdiric ve gelişmiş bilişimlerden yararlanılarak hizmetten faydalanacakların ihtiyaçlarını esas alan “TÜRK toplumuna odaklı” bir yönetim inşa edeceğiz.

Çağdaş Ortak Toplumcu Devletle eski yçnetimlerin standartlaşmış hizmetler yerine yenilikçi reformis esnekleşdirilmiş yasalarla geri dönüşünü sağlayıcı topluma hizmetlerin dönüşümü ile çağımızda toplumumuzun beklentileri  duydukları ihtiyaclara göre değişim sağlayıcı bütün meslek gurublarının ve müşteri rekabeti eden arzcılar arasından tolumun menfaatlerine dayalı tercihi duruma, sürüce uygun hale getireceğiz.

Bizlerin ilkelerinde kamu kurumlarını daha “girişimci” olmaya, kazanmak ve fonları tasarruf etmek konusunda daha ilgili olmaya eğitimler düzenlenerek yapacağız.

Bizler buna uygun teşvik mekanizmaları açacak, hizmetler için doğru maliyet yapıları oluşturulacak ve tüm devlet kamu kurumları birimleri için özel sektör yönetim tekniklerinden yararlandıracağız.

Bizler ilkelerimizdeki idarecilerin TÜRK milletimize karşı daha sıcak daha güler yüzlü ve daha sempatik güzel TÜRKçesi ile aydınlatıcı bilgilendirici ve yol gösterici “ileri görüşlü” olmalarını sağlayacak uzmanlarımızın vereceği eğitimlerle bütün kamu kesimlerini değişdireceğiz.

Bizler ilkelerimizdeki yenilikçi reformcu zaman şartlarına göre ihtiyaçlarını karşılayacak olumsuzlukları önleyici Çağdaş Ortak Toplumcu Devlete bağlı bütün kesimleriyle ve özel sektörüyle bu TÜRK milletimizin TÜRK ideyolojisi misyonuna sahip olacak gerekli eğitimleri verdirerek sağlayacağız.

Bizlerin edindiği ilkelerdeki karar alma süreci içine öngörünün yerel yönetim meclislerininde dâhil edilmesini bölgelerimizin şartlarına göre endistürüyel teknolojisel bilişimsel her türlü stratejik planların geliştirilmesinde söz sahibi olacak (esnek yenilikçi yasalarla oluşdurulacak çerçeve içinde) gerektirilecekdir.

Bizlerin daha çok önem verdiği Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet ilke etkinlik, adaptasyon yeteneği ve bütün kamu kesimlerde hatta bölgelerimizin yerel meclis topluım yöneticilerin çalışanlarına moral ve yükümlülükleri açısından daha aktif yerelleşmenin (desentrilizasyon) avantajlarını Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet sağlayıcı yönetimler olarak bütün kamu kurumlarının katılımını sağlanmasıyla ve birlikde fikir çalışması yparak olumsuzluklara karşı ve hataları giderici kontrol altına alacakları kendilerini gelişdirici yapılandırıcı olacak Çağdaş Ortak Toplumcu Devlet desteği ile daha iyi sonuçlar üreteceklerdir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi

ATATÜRKMENBEY

Standard

.ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİ İDEYAL DEVLET TEMEL MUHAFAZAKARCILIK

TÜRK KÜLTÜR  MUHAFAZAKÂRLIĞI DÜŞÜNCE AKIMLARIMIZ VE SOSYOLOJİK

Bizlerin temel amacı, modernizm ve TÜRK Kültür muhafazakârlığı düsüncemiz TÜRK milletimizin tarih başlanğıcından bu güne yana yaşaya gelmiş TÜRK milletimize has olan kendi kültür yaşam biçimlerine (anaevi-gelenek- görenek- örf adetlerine milli birlik terk dil tek inanc manaviyatlarını tekrar hayata geçirmekdir.

TÜRK kültür ideolojisine din diye bizlere İSLAMı kabul edişişmizden bu yana arab kültür akımlarını din olarak TÜRK milletimize kabul ettirerek İSLAM dini gibiymiş gibi inandırılmış olmaları İSLAM adına arab kültür emperyalizimini yani arab kültürüne endeksliyerek asimile edilmek istenilişimizin ne kadar onlar için önem taşıdığını şimdi daha iyi anlaşılmaktadır.

İSLAM hiçbir zaman kendini kabul eden milletlerin yaşam tarzına asla ters düşmemiş hatta İSLAM‘ı kabul eden milletzlerin kültürlerine sayğı duyulması gerekliliğni vurgulaması bir nevi çok önem taşımaktadır.

İSLAM kendisine ter düşmeyen yaşam tarzla) karşı çıkmamış olması kendisine uygunlugunu kabulünü etmiş olmalarıdır.

Bizler TÜRK kültür yaşam tarzlarımizın ve sosyolojik  açısından açıklamalarımızda görülecekdir.

Amacımız yapmak istrediğimiz TÜRK örf adetlerinin anaevi aile yaşam tarzl“arını özünden kendilerine yansıtarak yapmaktır. Çağımızımn kültür Modernizminden yana olarak, TÜRK kültürümüzle aydınlanma düsüncesine ait felsefelerimizin önde gelen tarih başlanğıcından bu güne kadar olan sosyal kültür siyasi kurasmcılarımız olan TÜRK düşünürü filezoflarımızdan yararlanatrak ve yardımları ile yeni bir muhafazakarlık TÜRK  ideolojisi fikrini yaşatmak amacımız olacaktır.

TÜRK kültürü içinde TÜRK milletimizin yaşamına devam ettirmek ve bütün dünyay. etkisi altına alacak olan örnek bir TÜRK ideolojisini çok boyutlu bir akım halinde dalga dalga yayılarak tanıtılmasına sebebide bizler olacağız.

Ve TÜRK milletimizi yenilikçilik reforme merkezi olacak çağdaş kültür modernizm, TÜRK toplumsal yaşam TÜRK kültür rasyonalizmi eden bir tutumu benimseriz.

TÜRK kültür Muhafazakârlığı TÜRK  tarihinde zengin bir felsefi bize bırakılan en değerli İSLAM dininden sonra gelen en büyük bırakılan mirasın taşıyıcısı olan bizler bu ciddi bir TÜRK kültürü düsünce geleneğimizdir.

Bizler içinde yaşadığımız modern teknolojilerin daima esnekliği ile değişişme uğrayan gelecek zamanların hem bir parçası hem de TÜRK kültşürüne sahib olarakda kültür muhafazakârlığımızın kapsamsız bir TÜRK doktrindir.

Aynı zamanda  içinde yaşadığımız çağa uyum sağlayarak TÜRK kültürünün damgasını vuracak başka siyasal bir ideolojiyi ifade etmemekteyiz.

Bizlerin bu tanımladığımız TÜRK kültürü çerçevesinde şekillenecek çalışmamızda modernizim ( modern teknoloji) veTÜRK kültür muhafazakârlığı düsüncemizde başka kültür akımlarının karşısında TÜRK kültürümüzü milli kültürel, siyasal ve dini açısından tam bir ahenk ilişkisi içinde olduğumuzuda açıklanmaya çalışacağımızdır.

Örnek anahtar kelimeler: Modernizm, TÜRK kültür Muhafazakârlığı, Yeni-Muhafazakârl.k, şekülarizm, Fundamentalizm, Oryantalizm.

ATATÜRKMENBEYe  göre Modernleşme, dünyanın hemen hemen her yerinde hissedilen ve görselleşen bir olgudur.

Modernlesmenin etkisinden kurtulabilmiş bir tek toplum gösterebilmek imkânsız gibidir.

Bizler ise TÜRK milletimizi, teknolojnin getirdiği modernleşmenin etkisine kapılmadanTÜRK kültşürünü etkilemeden tepkiye göre çeşitliisimler adlandırılmadan almakla ve bu durumda bizler TÜRK sosyal bilimlerinde bir kavram karğaşasına sebebiyet verilmeden vealacağımız önlemlerle dönüşdürülmeyecekdir. Eger biz TÜRK toplumunun  modern teknolojilerle yer altı ve yer üstü ekenomi kaynakları olamk üzere sanai ortak pazarını kurarak dünya ekonomi devleri ilede mşcadele içinde yer almak istiyor ve bu yolda adımlarımızı atıyorsak kararlılığımızı tavizsiz sürdürmeliyiz.

TÜRK kültürü modern teknolojilere karşı bozulmadan durması ve durumunu  (TÜRK kültürünü) değişime uğramadan TÜRK ülkemizin en ücra köşelerini modern teknolojilerle donalacak TÜRK kültürünü koprumaya an içmiş kültür muhafazakârlarına ihtiyac duyma istemlerininde önemsnerekde ciddiye alarakda destekleyeceklerdir.

Bizler gerici, anti-modern veya radikal gibi isimlerle anılmak ve adlandırılmamıza şidetle kaşı çıkıyoruz TÜRK milletimizin korunması muhafaaza edilmesi en doğal tabii halkımız ve haklarıdır.

Bizler bunun gibi tanımlamalardan kaçınmalıyız ve kaçınarakda, modern kavramınınsadece teknoloji deişimi ölçülerine göre tanımlanacağımızdır.

TÜRK kültür muhafazakâr ve vb. kavramlarımızın nasıl ve yine modern teknoloji ölçütlerle modern kavramının karşısına zıt tersi olarakTÜRK kültürünü karşısına çıkarılmamalıdır.

TÜRK kültürü niteliğinede getirilmemelkidir.

Bizlerin TÜRK kültürünü tanımlamadaki belirttiğimiz ile bilinmelidir, TÜRK sosyal bilimlerdeki kavramı dışında bıraktığımız TÜRK milletimize öz ve özgü TÜRK milletimize has olan ideolojimiz dünya sosyal emperyal karğaşalarına bir yenisini ekletmeden ve bu durum da TÜRK sosyal bilimcilerimizin işini daha da kolaylaşdıracak TÜRK ideolojisi dokterini olacakdir.

Bizler zorlaştırılmadan TÜRK kültürünü değil TÜRK ekonomisinin güclenmesi için teknolojide modernizm ve kültür muhafazakârlığı kavramlarının dışında incelemek

ve bu konularda araştırma yapmaktır.

TÜRK sosyal bilimciler için geliştirilerek gerekli hale getirmekdir.

Bizlerin bu araştırrmada bizlere yardımcı olacak TÜRK  sosyoloji bölümü hocalarına, teşekkür ederim.

  1. KAVRAMSAL ÇERÇEVE – Muhafazakârl.k                                                                                                                               – Modernizm                                                                                                                              – Post-Modernizm                                                                                                                     –  Oryantalizm                                                                                                                        – Fundamentalizm                                                                                                                                       – Sekülarizm
  2. MODERNIZM VE AYDINLANMA DÖNEMI
  3. MODERNIZME YÖNELIK ELESTIRILER
  4. MUHAFAZAKÂR TEORILER 5.1. MUHAFAZAKÂR TEORININ OLUSUMU 5.1.1. Toplumsal Teori Olarak Muhafazakârlik                                                                              5.1.2. Siyasal Teori Olarak Muhafazakârlik                                                                                5.1.3. Dinsel Teori Olarak Muhafazakarlik

5.2.MUHAFAZAKÂR TEORILER                                                                                               5.2.1. Klasik Muhafazakârl.k (Eski Sag)                                                                                    5.2.2. Yeni Sag                                                                                                                                   5.2.3. Yeni Muhafazakârl.k                                                                                                                  5.3. MUHAFAZAKÂR TEORI VE LIBERALIZM                                                                                                       5.4. MUHAFAZAKÂR TEORI VE POST-MODERNIZM                                                         5.5. MUHAFAZAKÂR TEORI VE ÖTESI

  1. YENI-MUHAFAZAKÂR AKIM
  2. MODERNIZM VE MUHAFAZAKÂRLIK ÇATISMASI 7.1. Kültürel Aç.dan Çat.sma

7.2. Siyasi Aç.dan Çat.sma                                                                                                 7.3. Dini Aç.dan Çat.smi                                                                                                     7.3.1. Din ve Oryantalizm                                                                                                 7.3.2. Din ve Fundamentalizm                                                                                                      7.3.3. Din ve Sekülarizm                                                                                          7.3.4. Dinler Aras. Diyalog ve Misyonerlik

ÖRNEK TABLOLAR

-Emperyal Liberalizm dışında Ve TÜRK Kültür Muhafazakârlığının Yönetim Kadromuzdaki Yaklaşımlarımız.

-Emperyal Liberalizm dışında ve TÜRK Kültür Muhafazakârları Ekonomi Konusundaki Yaklaşımmlarımız.

-Emperyal Liberalizm karşısında Ve TÜRK Kültür Muhafazakârları Kültürel ve Dini Değerler Konularındaki Yaklaşımmlarımız.

-Emperyal Liberalizm Karşısında Ve TÜRK Kültür Muhafazakârlarındaki Emperyal Liberalizm Başkanları ile Çelişen Başkan Eğilimlerimiz.

-Emperyal Liberalizm dışında Ve TÜRK Kültür Muhafazakârlığının Yönetim Kadromuzdaki Yaklaşımlarımız.

-Modern teknolojiye kavuşmuş toplumlar, kendi toplumlarını çogunlukla “geleneksel” olarak yaftalanan başka, daha önceki yada uzak bir toplumla karşıtlık ve ikilik içerisinde anlamaya çalışmışlardır.

-Modernlik” ve “Muhafazakârlık” ikiligi daha önceki ikilikleri temelinde değiştirmeyip yalnızca onların (Kültürlerinin moderrn teknoloji yerini almıştır.

Batı, aydınlanma çağının fikirleri ve sanayi medeniyeti ile modernliğin kültürlerinide değiştirerek yanlızca modern teknoloji kültürünü sosyal yaşamları içine alarak Anaevi, Gelenek, Görenek, Örf, Adetlerini, törelerini (yasalarını) hatta dinlerinde reform adı altında onlara peygamber olarak ALLAH‘ın gönderdiği dini bile matreyalist fikirlerinin altında bırakarak terk etmiş olmaları sadece emperyal kültür olarak tanımını ve liderliğini üstlendikçe,milli değerlerinide pasifize etmiş olmaları Dünya toplumlarının bazılarını etkisi altında bırakarak emperyal matreyalist düşünceleri ile iktidarsızlaşmışlardır.

Bizler durumda TÜRK toplumumuzun TÜRK tarihi başlanğıcındanan bu yana süre gelmiş kendi yerlerini ve tarihlerini Batı modeline göre belirlemek zorunda bırakmış olsalardaModernizm  sadece bizler için geçerliliği tekonolojide olan yenilikçilik ve reforumculuğumuz ile TÜRK kültür muhafazakârlığı düşüncemizden geri bırakamayacaklardır.

Batı emperyal Lilberalizm akımlarının  TÜRK sosyolojik yaşam üzerine

yapılan  darbeleri geri sekdirmekle mücasdele, amacımızı oluşturmakdır.

Emperyal Liberalizme karşı TÜRK Kültürünü koruma  amacımızıdır.

TÜRK kültürünü nasıl bir  metod ile TÜRK illetimize has ve özgü olan ve nasıl bir TÜRK dokterininin oluşmasına ve TÜRK dünyasında yankı uyandırtmadan empati edilerek ilgilerini üzerimize çekebilmek ve yer edinilmesini sağlamaktır.

ATATÜRKMENBEY Emperyal Liberalizme karşı TÜRK Kültürünü koruma  amacı daha çok TÜRK kültür muhafazakarlığı tarafını açıklamaya yönelik olacaktır.

Burada, bahsedeeğimiz TÜRK tarihi başlanğıcından bu güne süre gelen kültür sosyal yaşamızımda yapılırken izleyeceğimiz yol ve yararlanacak olacağımız TÜRK tarihine damgasını vurmuş bu güne kadar eserlerinin bizlere ulaşan TÜRK siyasi ve sosyal kuramcı filezoflarımızın ve şuandaki çağımızın siyasal ve sosyal filezoflarımızın kullandığı teknikler yer alacakdır.

TÜRK muhafazakarları olarak ele alacağımı Emperyal Liberalizm dışında ve TÜRK Kültür Muhafazakârları Ekonomi Konusundaki Yaklaşımmlarımız kavramsal ve net olarak bir açıklama ile mevcud olacakdır.

Bizlerin aşağıda açıklayacağımız sıklıkla geçecek olan TÜRK kültür muhafazakarları olarakda tavsib etmediğimiz ve etmeyeceğimiz emperyal Liberalistleri fikirleri yerine TÜRK tarihinden bu güne süre gelmiş TÜRK siyasal ve sosyal kuramcı filezoflarımızdan yararlanma gayretini göstererek emperyal Lilberalistlerin ne kadar bizlere yabanı olduğunu vurgulayacak olacağımız konumlar şunlardır.

Modernizm, Post Modernizm, Muhafazakârlık, Oryantalizm, Fundamentalizm ve Sekülarizm kavramlarına yönelik TÜRK Kültür muhafazakarları olarak TÜRK milletimize has ve özünden olacak TÜRK ideolojisini dokterin haline getirilerek bunun tanımını yaparak açıklamalara yer vereceğiz.

Bizler vereceğimiz örneklerde emperyal Liberaller adı altında isimlendirdiğiğmiz matrayalist kültür (Kapitalist sömürü) ne dini inancını neden toplumların tarihlerinden süre gelmiş sosyal kültürlerini kabul“ etmeyen maddiyat üzerine kurulmuş insanlığı yok edercesine sömürü düzenidir.

Örnek olarak bakalım , XVIII. yy. Avrupa’sında belirginleşen, toplumsal ve siyasal yaşamın her alanında sömürü altında yeni yalancı medeniyetini yerleştirilmesi ile matreyal kalıplarını iyiden iye emperyal Liberalizmini toplumlara kabul ettirerek yerleştirmişlerdir.

Bizler önce Avrupa’da, sonra da tüm dünyada tarihin yönünü değiştirecek olan  insan modern teknoloji ile tasarımlarını üreten bir zihinsel dönüşümü ifade etmekteyiz.

Aynı zaamanda  özünde olan günlük alışa gelmiş sosyal kültürsel yaşamlarında insanlığı ve toplumlarını, modern teknolojilerle donaltarak kültürleri ile yaşayabileceklerdir.

Günümüün avrupasının dönemin yani teolojinin mitoslarından ve dinden uzaklaştırılrması ve emperyal Liberal ile isimlendirdiğimiz matreyal emperyalistlerin sistemlerindeki çabaları ile hem dinlerini hemde milli kültürlerini hiçe sayarak ortadan kaldırmış toplumlarını bir avuç emperyal matrayalist bireyler insan dünyasını insan hayatını insanının yaratılış şekillerini işgal etmişlerdir.

Avrupa felsefesinin kaynağı Rönesans felsefesi ve özellikle de XVII. yüzyıl felsefesinin ortaya koydugu ilkelerdir. Rönesans’tan itibaren düsüncenin, tarihselotoriteleri ile anlaşmaları neticesinde Emperyal mateyalistler yeni bir oluşum kisvetinde Emperyal Liberalizm adı ile topluluklar oluşturmaya başlayarak hedeflerindeki sömürü düzenini inşaa etmişlerdir.

İnsanlığın bilgi ve yaşam hakkında akla ve deneyime dayanmaya başlaması ile bir avuç matralist topluluk para karşılığında bu üreten beyinleride işgal ederek ele geçirmeyi başarmışlardır.

Bu empeyal matralist düzenin amacı insanlığın  manaviyatını ve kültürlerini iç dünyasından silerek yani icini boşaltarak mitos, boş inanç ve yarğılarını dominant haline getirilerek insanın yaratılışının kedi düzenlerinden koparıp emperyal matreyalistlerin oluşdurduğu yeni bir sistem yani Emperyal Liberalizmi sömürü düzenlerini kurarak yalancı medeniyet kendilerinin sömürü özgür yaşama düzenine sokmuşlardır.

Bu anlamda bu amacına ulaşmak için birbiri ardına beyin işgalleri emperyal matreyalitler kendi düzenleriyle bilimsel, endüstriyel, siyasal ve kültürel  dişinda matralist devrimler yapmışlardır.

Yapılan bu emperyal devrimlerin içerigi ve daha fazlasını konumuz geldikçe  aydınlatacağız.

Bizlerin  ise teknoloji modernizmine yönelik daima esnek kalarak yenilikçi ve Reforumcu milli değerlerimizin dışında mevcuttur.

Burada teknoloji modernizminin, her şeye rağmen esneklikle yenilikçi Reforumcu bir bakış açısıyla yaklaşmamız Avrupalıların  aklı yüceltip dini yermesi; Tanrıyı Gök’e hapsetmeye çalışmaları emperyal matreyalizme daha çok çalışmalara yönelerek doğada yaptıkları tahribatı insanın tek düzeleştirmesi, tek tipleştirmesi güçlü olanın zayıfı ezdigi sömürgeci bir düzeni getirmesi, dünyayı küresel bir emperyal matreyalizmin işgaline dönüştürmeleri vb. Onun toplumsal açıdan çokça tahribatlar vererek  sebep olmuşlardır.

Emperyal matreyalistler üstünlük sağlamaya kalkışmaları YARATAN ALLLAHA karşı ne kadar yaratılanların daha akıllı olduklarını akılsızlıklarıyla serghilemekteler

Bizler ise aklı yaratan ALLAHı yücelterek her şeyin ALLAH izin vermedikçe kıpırdayamayacağını YARATAN daima yaratılandan üstün yaratılanların YARATANA muhtaç olduklarını kabul ederiz .

Bizler teknolojinin Modernizasyonuna teknoloji modernizasyonun meşruiyetini tasdik eden TÜRK ideolojisini savunuruz.

İkinci olarak,teknoloji modernizasyona muhalif olarak değil TÜRKa milletimizin gelişmesine katkı sağlayarak, esas amacımızın  modern teknoloji bazında elimizdeki teknolojiyi modernizasyona sokarak yenileyerek dünya pazarında varlığımızı göstermekdir.

Bizler TÜRK olan TÜRK milletimizin yaşam tarzı olarak uygun gördüğü kültür tarzlarından yana TÜRK milletimize has ve özgü olacak kültür ideolojisine sahib çıkar ve taraftarlığını savunuruz.

ATATÜRKMENBEY bugün için hepsinden daha önemli olan ideolojiler ise, busüreçten bağımsız olarakTÜRK milletimizin kültür degerlerinin hesabı üstünden yapılmadan teknolojimizi yednileyerek daha üstün olamalrı için teknolojik modernizasyon ile gelişmemizi kontrol altına alıb veya ihtiva etme yollarını arayan TÜRK ideolojisini savunanlardanız.

Modern teknolojinin sağlanması bizlerin bu  durumu ifade ederek modern teknoloji yapılanmasının TÜRK kültür varlığını etkisi altına aldırmadan milli değerlerimiz için bir tehdit oluşturmayacağı bir yapıyı imar ederek TÜRK kültür milli varlıklarımızın etkisi altında araç ve gereç olarak kullanmak ve kullanacağızdır.

Bizler TÜRK kültür Muhafazakârları olarak TÜRK tarihi dışındaki toplulukların zorunlu bıraskılarak geçirdigi evrelere, onun emperyal liberalizm ve post

modernizm ile emperyal matreyalist ilişkisine ve tabi göstermelik muhafazakâr tutumun yüzeysel radikalleşme şekillerine baktığımızda ne kadar yaapmacık oldukları ortaya çıkmaktadır.

Modern dünyan dediğmiz emperyal matreyalistlerin kendi çıkarlarını insanlığın değerlerini hiçe sayarak yok ettiklerini göstrermelik hak hürriyet ve özgürlüklerin lkendilerine bağlayarak emperyal matreyalistlerin izni olmadan yapamayacaklarını emperyal mnatreyalizmin dıd-ında hiç bir şeyin değeri olmadığı gibi olmayacağını insan değerlerini içlerinden yok ederek kabul ettirmiş olmaları yüzeysel yeni bir matreyalist küreselleşme projesinin getirilmesiyle emperyal Liberalist sahte dünya inşaa etmişlerdir.

Bizler Emperyal Liberalizm matreyalist muhafazakârların yalnızca politikalar üreterek  hayatta yükselen bir matreyalizm (kapitalizm) ideolojisi ile dünyayı işgal ederek sömürü düzenlerinin esareti altına almaktır.

Sadece bununla kalmamayışının yanında insanlığın dini inanç biçimine ve manaviyatlarımnda müdahele ederek emperyal matreyalizm arenasında etkisi altına alan bir izlenim den ziyade işgal etme çabaları ile insanlığa müdahele etmeleriyle göstgermelik çağdaş düsünce sistemi içerisinde yer alan matgreyalist Muhafazakârlığın, monarsist ve dini akımlardan büyük oranda arındırılması, kendilerinin  yönettiği emperyal liberalizm bağımsız fikir sitemini oluşturan bir öğreti haline getirmişlerdir.

Ve sosyalizm karşısında kendi  emperyal Liberalizmin köklerini matreyalizm  emperyal Liberalizm kisvetine sokarak sömürü sürecine hız vermişlerdir.

Emperyal Liberalizm her ne şekilde dayansa da, bugün için sagdan sola – soldan sağa siyasal yelpazenin farkl. noktalarını kapsayan, özgürlük temelli bir düsünce çizgisini tanımları ile emperyal Muhafazakâr liberalizm bireysel özgürlük, serbest ekonomi girişimciliği kalıbı ile, düşünce, din ve vicdan özgürlügünü halkın geleneksel, kültürel yapısından uzaklaştırmışlardır.

Yüzeysel sağcı solcu ideoloji özgürlügü kisveti aktındaki emperyal Liberalizm sistemin parçası olduklarınıda gçrmekteyiz.

Bizler dikkate değer alarak ve olarak milli değerlerimizin altında modern teknoloji reformu öngören düşünce ve fikirlerimizin TÜRK milletimizin bir ideolojisi olarak kabul ederiz.

Bizlere göre göstermelik ve yüzeysel olan Post-modernizm çoğulcu açıdan yüzeysel modernizm tezlerine zıttını aratmayacak şekilde bu, din inancı kutsallığının

gerçekligini ve zihinsel-manevi olanın kesinligini savunmamaktadır.

Bizlere göre bu yönündeki görünüşcü olan emperyal Liberalizm din ve manaviyat anlayışından değildir.

Bizler tam tersine, yüzeysel ve görünüşcü olan Post-modernizm, her türlü kesinlik, mutlaklık ve kalıcılığa karşıdır.

Bu nedenle emperyal sahte muhafazakârların bakış açısyla örtüşdüğünü görmekteyiz.

Bizler yeni bir kültür Muhafazakâr akım konusunu oluşturarak burada Yeni bir kültür Muhafazakâr akımını TÜRK milletimizin tarihsel serüveni ve bugünkü siyasi arenada

oynacağımız rolden niyaze TÜRK milletimize has ve özğü ideolojisi üzerinde dururarak Yeni TÜRK kültür Muhafazakârlığını savunmaktır.

Bizler kültür muhafazakarları olarak emperyal Liberal ve ‘reaksiyoner’ bir burjuva akımı soğuk savaş dönemde şekilleşirken, bugün dünya siyasetine yön veren yüzeysel özgürlükçü aslına bakarsak emperyal matreyalıst Liberalizm sdömürü siyasi bir harekettir.

Teknoloji modernizm  kültür muhafazakârlarının neo Liberalizm adı kisvetinde emperyal Liberalizmin yer aldığı bu iki kavramın kültürel, siyasal ve dini açıdan nasıl bir çatışma içinde olacağımızı ele alacağız

Teknolojinin modernizm insanların kesin olarak inandıkları şeylerin yüzeyselliğklerini unutarak kendi milli kültürlerini terk ederek inançlarını zedelemiş olmaları,bütünü ile dini inanç sosyal yaşam kültürlerini terk ederek emperyal ve yüzeysel Liberalizme kölelik yaparak matralizme hizmet etmekdeler.

insanların inanç ve değerlerinde şüpheye etmeye düşürerek kendi özlerindeki insani duyguları metalleşdirmeleri programl“anmış Robotlar olarak halini almışlardır.

Oysa terk ettikleri dini inanç dünyalarını bu şüphe ortamı ile insanların çoğunun taşıyamayacağı bir yükü emperyal Liberalizm acımasızca yükleyerek insan onurunu benliklerinden silmeyi başarmış bir matreyalist düzenin  ropbotları şekline sokarak düzen köleleri yapmışlardır.

Onun için yalnızca dini  ve sosyal manavi ve milli değerlerden uzak bir hareket

gerçek olmayan yüzeysel bir bilgi vaat eden ve inançta kesinlik unsuru içeren herhangi bir ideoloji  hareket dışında emperyal Liberalist bireyler artık kendilerine yönlendirmş bir matreyalist hizmetkarlığının simgelerine sahiblendirmişlerdir.

Bugün emperyal Liberalizmin modernizmin adı altında getirdiği bu yüke sadecekendilerinin dışındaki medeniyetlere karşıda gerici gelişimsizlikle suçlayarak insanları kendi taraftarlığına geçmeyi başarabilmişler kendilerinin hazırladıkları global piyasada kazanç üzerine kazanç sağlamış olmaları insanların manaviyatlarını terk ettirerek taraf bulmuşlardır.

Biz  kültür Muhafazakârları açısından kültürün modernlikteki kaderi, otorite olarak kabul etmeyiz.

Emperyal Liberaliztm geleneklerin geri gelmeyecek şekilde eriyip gitmesine sebebiyet vererek, yaşam tarzlarındaki sosyal bağlarından kopartılarak uzaklaşdırılmalarından kendilerinin istek ve uygun gördükleri üretici toplum-ötesi kendilerine garantileyerek sürekli insan duygul“arını milli kültürlerini daima çökertilmesi yönünde insanlarda kayıb edilmek istenen insanlığın kayıb oluşu erozyonudur.

Bizler bu bakış açımızın ne kadar haklılığımızı ortaya koymuşdur.

Bizler yüzeysel emperyal radikal karşıtlığı ile biz kültür muhafazakârlarca insanlığın kayıp hanesine yazılan bu erozyonun aynı zamanda emperyal Liberalizmin kendisine özgü olanın dışımndaki milletlerin siyasi-kültürel kendi kaderini tayin imkânını tanımayarak sömürü düzenlerinin imperatorluğunu kurmuş olmaları sonucudur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler ise TÜRK milletimize tarihi fırsatları oluşturarak milletimize has ve özgü dokterin hazırlamaktayızdır.

Bizler bunu saptayan bir millet ideolojisinin perspektifidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlerin kültür Muhafazakâr TÜRK milletinin ideolojisinin siyaset anlayışının temelinde, insanin kusursuz olmayan bir varlık olarak kapasitenin sınırlılığ insan aklının tarihsel süreklilikten, insanın gerçek değerini bizlerin onların bir parçası olarak bulduğu TÜRK toplumsal kurum ve normlardan soyut, bağımsız  bir kurucu gücü olmayıb bizlerin sınırlı bir değer olduğunu kabul etmeyen kültür muhafazakarları olarak; milli kültür dayanışması yaparak TÜRK toplum projelerine kuşkusuz ve çekincesiz bir mesafe dışında ve sonuçta TÜRK milletimizin dokterini olacak olan milli sosyal kültürel ve siyasal temel öncelikler doğrultusunda sınırsızlığı vaat ederek milli etkinlik içinde kültürümüzüde alan projeller üreterek kültür muhafazakarlığının ne kadar akılcı ve ne kadar doğru fikirlerle donaltılmış teknolojinin daima modeneze edilmesi ile refaha kavuşmalarını sağlayabilmek için kültür muhafazakarlarının iyi alğılanmasına ilişkin temel ön kabullenmekdir.

Dilin- Örf- Adetlerinin- Gelenek- görenek- sosyal- törelerini ve Dinini geçmiste olduğu gibi günümüzdede muhafaza ederek koruyub gözetleyerek destek içinde himaye ederek kültür muhafazakârlarının en büyük yükleneceğü ve yüklenilmesi zorunl“uluğu ile misyomnunun devem ettirilmesi düsüncesinde yeri çok önemlidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Günümüzde kültür muhafazakârlığı vazgeçilmez hazinesi olarak gördüğümüz dil milli kültür sosyal hayatımızdaki ahenk ve dini (TEVSİRİNİ YAPARAK), çoğu zaman modern teknolojisi bir müdahale dışında tabi tutarak, TÜRK milletimizin dünyaevi içinde ahiretlerine en iyi bir şekilde hazırlanmasını sağlayabilmek için gerçek İSLAM‘ı yeniden yorumlayıp, yeniden fevsirine biçimlendirmeklede hazırlamış olacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler bu anlamda din, toplumun istikrarı ve İdeyal Devlet yönetimi açısından önemli bir işlevinin bulunmasıdırveya bulundurmaaktır.

Biz kültür Muhafazakârları İSLAM dinin bireysel ve toplumsal bakımdan önemini de sıkça vurgularlarız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler sadece İSLAM dini sadece bireysel bir inanç olarak değil, aynı zamanda toplumsal işlevleri olan bir kurum olarak da değerli görürüz.

Geçmişte, dinsel hareketler insanların inanç dünyasının bariz birer değişiklik aracıydılar.

Her yeni peygamber, kendi toplumu bulunduğu bataktan kurtarmak için vazifelendirilmiş bir ALLAHın varlığını bildiren emirlerini teblikat için gönderilen yine insanların içinden seçilen birer elçilik rollerini üslenmişdir:

Bizlerin anlayışında sosyal hayatımızda iş gücümüzdeki zorlulukların yerini alabilecek yeni teknolojileri buluşlarımızla üretim haline getirerek insanlık hayatını kolaylaşdırmak amacı ile teknolojilerimizi Modernize edmek zorunda olduğumuzun bilinci ile

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK milletimize hizmet etmek ile diğer topluluklardan farklılıklarımızın olduğunu dünya milletlerine yansıtarak diğer toplulukların inandığı, dinin ve onlara gönderilen peygamberinin teblik ettiği dini kutsallığını sarsıntıyaya uğratmıştırlar ve Öyle bir hal peyda etmiştirlerki, dinlerine itikat etmeden uzaklaşmışlar ve kendi çıkarlarına göre uygulama yaparak matreyalist düzene katılmaları ile yüzeysel inanc halinde olan emperyal Liberalizm safına varmış olarak yaftalanmıştırlardır.

 

TÜRK KÜLTÜR TOPLUM SİYASAL  SOSYAL  FİLOZOFLARIN METODU

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak kültr muhafazakarları, teorik nitelikte literatür taraması sırasında elimizdeki mevcud olan TÜRK düşünürü filezoflarımızın eserlerinden yararlandığımız bilgiler doğrultusunda, farklı düşünürlerin konu hakkındaki görüşlerinden yararlanarak, kuramsal çerçevede, TÜRK filozoflarımızın toplumsal eserlerinden oluşan hafife alamayacağımız değerleri taşıyan göz ardı edemeyeceğimiz, sistematik olarak bu noktada, dokümanter malzeme ve internet aracılığı ile  TÜRKİYE veTÜRK devletleri üniversitelerinden bilğiler dahilinde yararlanılmıştır

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeyal devlet kültür muhafazakarlığı dahilinde literatür çalışmaktayız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu kültür sosyal ve dinsel siyasal çerçevesinde tarihden günümüze kadar ulaşmış eserleri okuyarak konuyla .ilgili doğrudan bağlantımızın olduğu bu eserlerden kaynak olarak faydalanılmışdır.

 

Muhafazakarlık

Muhafazakarlık, genel olarak tutucu israfa karşı olmamız dar gerici gibi düşüncelerle anlaşılabilir. Bizler bunlardan biri, olan tutum anlamında kullananların kastettiğidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu anlamda muhafazakarlık, gelişi güzel sar edilen gelirlere karşı çıkışları değişimimize ilgi  duyulan bir tepkiyi ifade etmek için kullanırız.

Bizler Ancak değişim karşıtlığını ifade etmek için bu kavramın kullanılması bizlere hem sakncalı hemde doğru değildir.

Çünkü bunun sözlüklerdeki karşılığı „tutuculuk“tur, ki bu tutum, liberalinden sosyalistine, muhafazakarından sosyal demokratına kadar pek çok insanda varolabilendir.

Bu bağlamda, bizlerin tutumunu tanımlamak için başvurulan bu yanlış kullanımın muhafazakarlığımızla ilgisi olmamalıdır.

Bizler, ki Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak asıl ilgili olanı budur, muhafazakarlığın TÜRK milletimizin bir fikri ve bir ideoloji olarak sahip olduğu anlamı ifade ederiz.

Bizler bu anlamda muhafazakarlık, insanın akıl, bilgi ve birikim bakımından sınırlılığına inanmayan, TÜRK toplumunun tarihsel olarak sahip olduğu aile, gelenek ve din gibi değer ve kurumlarını temel alan, İdeyal Devletin değişimleriyle ifade edecek bunun dışnda kalan sağ ve sol siyasi projeleri reddederek ılımlı ve tedrici değişimi savunan ve siyaseti, bu değer ve kurumları sarsmayacak bir çerçeve içinde İdeyal Devletin sınırlı bir etkinlik alanı olarak TÜRK milletimizin özellikleri ve istekleri doğrultusunda ortak ve eşit bir düşünce stili, bir fikir geleneği ve bir siyasi ideolojisi olacaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak “Muhafazakârlık,insan doğasına ve tabiatına değerlerini sömüren emperyal burjuvazi diktatör ve saire ideolojileri kesinlikle redderiz , bun ideolojiler parayonak insanlığın değerlerine dini inanclarına  ve özverilerine karşuı çıkan pragmatist yaklaşım olup, bu tanımız ile emperyal zorunlu insan tabiatını sömüren matreyalist insan değerlerini önemsemeyen bencil  ve egeolarını tatmin eden ideolojileri asla destek vermeyen benimseyemeyen muhafazakarlarıyız.

“TÜRK Muhafazakârlığı geniş anlamı ile bir milletin diğer milletten ayıran, fark ettiren

özelliklerin korunması ve korunarak geliştirilmesidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK Milleti kültürel ve sosyal ve siyasal  anlamda sürekli ve istikrarlı olan unsurlara ve değerlere bağlı kalarak, ekonomiksel sosyal hayatlarını devam ettirebilmek  canlı tutarak nyaşadığı toprakların altındaki ve üstündeki kaynaklarını tahrip etmeden İdeyal Devlet modern teknoloji esneklikleri ile yenilikçi törelerinde (anayasa) yaşadığı çağa uygun reformist İdeyal devlet yapısına vefakar ve tam destekçi ekonomik modern teknolojik değişimle kendi milli kültür değerlerine sahib matreyalizm burjuvazi gibi insanlığın düş-manı olan bu yalatımlaşmıi egolarının insanlığın üstünde tutan ideolojiler karşısında pes etmeyen mücadeleci mnuhafazakarlığını milletimiz milli kültir birliğini kabul kabul eden neyi ne ölçüde korumanın gerekli olduğunu TÜRK farkı TÜRK toplumu neyin ne ölçüde değişeceğini de TÜRK düşünür sosyal bilimci adamlarımız ileTÜRK sosyal toplum yönlendiricilerin yardımı güven öz veri içinde bağlı kalan TÜRK milletimiz daima kıyamete kadar varlığını kendi içinden doğan TÜRKCE düşünen TÜRK düşüncesine katkı sağlayan insanlarıyla sürdürecek muhafazakarlığa sahib dünyada tek TÜRK milletidir.

Bundan dolayı TÜRK Muhafazakârlar  ekonomimizin gelişmebilmesi için yardıkmcı olacak modedrmn teknolojilerle daima yenileyerek ekonomik rahafını sağlamak için sanai ve tekloloji değişmi yanlısı milli duygularının romantik doğasına milli kültür İSLAM dini inancına sahibliği  ile diğer yalama olmuş ideolojilere rağbet göstermeden onların safatarlık matreyal emperyal Liberalizm burjuvazi sistemlerine muhafazakarlarıve muhafazakalrıkları iledeonlara sempariyle bakmazlar ve gerçekçidirler.

Matreyalizmin yenilik emperyal Liberalimz ve postmodernizm değişiminin cazibesine katılarak manevi kültürün önemli bir bölümünü devre dışı rakarak akılcı, faydacı maddeci bir felsefede öztgürlüğün- hakk  ve hukukun daha din ve manaviyatın insan doğasından uzaklaş-manın matreyalizmde kurtuluşu aramak sömürü globel ve küresel yapılarının ideolojisinin kısa sürede gösterdiği geçici yalancı baharının  verdiği mutsduzluğunu hüsranla sonuçlanmıştır.

 

Bundan dolayı günümüzde bilhassa batı sanayi toplumları her ne kadar muhafazakârlaşma eğilimi içine girmişler olsada emperyal Liberalizmin ortağı olan post modernizm etkisinden uzaklaşamamış toplumun kendilerinin koruyucusu olarak emperyal Liberalizmin ortağı post modernizmin kendisine özgü politikalarının ekseninden çıkamayışları matreyalizmin sömürü kanatları altında

Ekonomik kalkınma meselelerini emperyal Liberalizm ve post modernizm yansıtmalarıyla çözücü gibi gösterilen ve  yüzeysel yalatılmış refah toplumu haline gelen ülkeler sosyal ve kültür hastalıklarla ugraşır olmuşlardır.

İnsanoğluna XX. asrın en önemli derslerinden biriside bu olmuştur.

Gerçek Muhafazakârlık, milli kültür- din inancı sosyal yaşamlarının mevcut değerleri bugüne ve bu gün yarınlarının geleceklerine taşımaktır.

Bizler muhafaza edilmesi gereken milli kültür İSLAM manevi değerleri muhafaza

etmekt ve Muhafazakârlığın birey bireysellerin veya milletlerin milli kültür din inancı doğası ve tabiyat yapısını korumakla himayesi altında koruyarak gelecek yüzyıllara hatta kıyamete kadar taşımaktır.

Gerçek milli muhafazakarlık ile diğer zıt kutbunda ise magtrealizmin emperyal Liberalizm reaksiyonerlerinin matreyalizmdeğerleri üzerinde menfaatini korumak için yani tutucular, gericiler ile radikaller yani devrimciler, ilericiler tabakasını kurarak sınıflandırmış olmalarıda matreyalizmin kapitalasyonu oyunununbir kaç parçasını yeniden olşturmuş olmaları insanlığın yapı düşünce itibari ile yanıltma yolları olmuştur.

Bunların sadece emperyalizmin sömürücü tumtumuınun içinde bulunur.

ATATÜRKMENBEY İdeyal Devlet ile bugüne bu günün yarınlarına yarınların geleceğine ve kıyamete kadar taşımaktır.

TÜRK kültür Milli birliğimizi muhafaza edilmesi gereken değerlerimizden asla taviz vermeden muhafaza etmektir.

Bizler milli Muhafazakârlığımızın bu matreyalizmin kilit anahtarlarına zıt kutbda bulunuyor olmamız ise bizlere yakıştırılan reaksiyonerler yani tutucular, gericiler ile radikaller yani devrimciler ile bir tutularak matreyalizme ayid olan bu kümeler bulunur.

Bu zıt kutuba göre biz muhafazakârlarda matreyalizm kuramlarına hiç bir zaman orta yolu tutmayarak TÜRK milli kültür mutedileriyiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK milli Muhafazakârlara göre, matreyalizmin ana kilidi olan anahtarları emperyal Liberalizm- post modernizm – sekülarizm ve kapitalizm gibi kümelerinden oluşmuş geleneklerine karşı bayrak açmış TÜRK toplumda milli kültür muhafazakar insanları kolaylıkla demagogların peşine takılabilen emperyal şarlatanların keselerini doldurmalarına yardakçılık edmeyen ve despotlara boyun eğmeyen biz TÜRK milli kültür muhafazakarlarıyız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak matreyalizme uşaklık yaparak sanki bizler çanak tutan gizli sosyal ilişkilerini anlamlı kılan ve düzenleyen temel değer hükümlerini ve kurallarını bemiseyenler gibi gösterilmemiz onların emellerini tahrip ettiğimizden ve insan doğasını tabiyatını bozan manaviyatlarını kültürlerine karşı savaş açtıklarını göstererek bu boşluklarını TÜRK milletimize hatta dünya toplumlarına göstermemiz matreyalisz emperyal yalatımlaşmış sahte özgürlüklerinin yalancı baharlarının ne kadar insanlığa uzak ve soğuk olduğunu belirttiğiimiz içinde bizlere gerici yakışdırmalarını takmaları bundan dolayıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak biz TÜRK milli kültür muhafazakarları matreyalizmin bu boşluk sayesinde DÜNYA toplumlarının daha iyi sahte post modernizm ile emperyalist Liberalizmin ne kadar gerçekliliğini göstemiş matreyalizmin siyasi ihtiraslarıyla toplumlara ve dünyayı dinamitleyecek maceracı ve despotlarına onlar tarafından İnsanlığın doğallığına ve tabiyatına düşmanlıklarını sergilemiş olmamızdır

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak biz Milli kültür uhafazakârların bu verdiğimiz değerlerimizi değiştirmeyeceğimizi iyi bilmekteler.

Bizlere karşı peşin  olarak menfi bir tavırlar takınarak bizlerden asla milli kültür muhafazakarlığımızdan taviz vermemiz beklenemez.

Bizler sadece TÜRK Milli kültürümüzü değişime uğratmadan ekonomemizi refahına kavuşturulması için ancak modern teknoloji ile sağlayabiliriz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ancak bu şekilde TÜRK milletimizi daha çok bütünleştirmeye ve birlik beraberliklerini bütününü kapsayacak TÜRK VATANIMIZIN en ücra köşesine kadar götüreceğimiz modern teknoloji yapısını inşaa ederek hizmetimiz sunmamız ile ileri teknolojilerimizi esneklik kazandırarak değişdirmemiz mevcuddur.

Bizler modern teknoloji esnekliklerinyle daima devamlı teknolojimizi yenileyebilerek teknolojinin her haline ekonomimizi sokabiliyorsak biz TÜRK milli kültür muhafzakarlar için mesele yoktur.

Ancak, eğer ekonomi üzerinden modern teknoloji iler daima moderne ederekTÜRK milletimizin rafahını ekonomi endüstriyel eğitimsel esneklikle değişme sürecine götürmemiz böyle bir değişme sadece ekonomiksel- endüstriyel eğitimsel değişme taraftarı olduğumuz için matreyalizmin ana kilit anahtarları tarafından pek hoş karşılanmayarak kabul görülemez.

Bizler için en Önemlisi  olan toplumumuzun düzensiz ve istikrarsız dönemini atlatabilmesi veya bu dönemlerde karşı karşıya kaldıkları milli ekenomi refahsızlığı üzerlerinden atabilmesi ancak biz milli kültür mhafazakarları tarafından giderilerek sağlanacaktır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak böyle bir değişsme ile TÜRK milletimizin ekonomiksel refahına kavuşturabiliriz TÜRK düşünce fikri ancak biz TÜRK milli kültür Muhafazakârlarının ekonomiksel sanaimizi modern teknoloji  ile moderne ederek milli eğitimizin geliştirilmesi değişimci yenilikçi reformist olduğumuzdan gerçekleşdirmiş olacağımız TÜRK milli kimliğimizi bozmadan kurum ve müeseselelerimiz TÜRK milletimizin duydukları ihtiyaçlarına uygun hale getirmeyi amaçladıklarımızı ortaya koymaktayızdır.

TÜRK milli kültür Muhafazakârlığımız ekonomi sanai modeneze eğitimde değişim dışında TÜRK milli kültürümüz karşısında gösterdiğimiz tavizsiz bir tutumdur.

Bu tutum TÜRK milli kültür değişdirmeden ve değişim dışında tutarak çağımızın şartlarına ve TÜRK milletimizin ekonomik sanai eğitimsel ihtiyaclarını karşılayabilmek için yeniliğe ve daima reform etmeye yönelik olmalıdır.

Biz TÜRK milli kültür Muhafazakâr tutum, istenilmeyen gelşimlerin karşısında daha etkili olabileceğiz.

Ancak bu ekonomiksel xsanayimizin modernleşdirilmesi için değişimlerin  olacağını yeni modern teknolojilerle TÜRK ülkemizin en ücra köşelerine inşaa ederek ileri teknolojilerle süremesi halinde bu değişim eğilimlerimizin devam etmesini hiç bir insanllık kuvveti ve gücü bizleri engelleyemez.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK milli kültür Muhafazakâr düsünce mensupları olarak değişimin ekonomiksel ölçülü ve modern teknolojiyle olmasını istemekle birlikte, yeni veekonomizizde ve sanaimizde köklü değişimlerden yana olan bizler korku ve güvensizlikleri, onları İdeyal devlet kudretini kullanarak bütün İdeyal Devlet gücümüzü sevk ederiz.

Biz Muhafazakâr düşünce mensupları fevri hareketlerinden kaçınan istikrar ve düzen arayan özelliklerine sahibiyiz.

Bu nedenle muhafazakâr tutum ve davranışlar aşırılkılardan TÜRK milletimizin koruyucu tavırlarıyla belirleriz.

TÜRK milli kültür Muhafazakâr tutumun en önemli öğeleri şunlardır

– Geleneklere, Anaevi, Örf, Adet ve töre (ANAYASAYA) bağlılık.-

– Ani, beklenmeyen, sıradışı düzensiz olaylara önlem alıcı,

– Mensubu bulunulan sosyal kümenin üyelerine benzemek için olağan üstü çaba sarf etmek.

İdeyal devlet kudretine İdeyal devlet kudretini bağlı anlayışımızda hiç bir değişiklik olamaz Muhafazakâr düşünce mensupları olarak, ferdi hareketlerinden kaçınan istikrar ve düzen arayan özelliklere sahibiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu nedenle muhafazakâr tutum ve davranışlar aşırılıklardan kendisinikoruyucu tavılarımızla belirleriz.

– Ekenomi durağanlığa istikrar ve düzen arayışımız,

– Mensubu bulunduğumuz TÜRK milletimizin milli kültürünü ve sosyal yaşamını aile üyelerini eğiterek  olaganüstü çaba sarf etmek.

Toplumsal Teori Olarak Muhafazakârlığımız

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Milli kültür Muhafazakâr düşüncemiz göre toplum, gelenekleri, yaşam biçimleri, kurum ve müesseselerimiz ile birlikte canlı milli dini içinde birliğimizde bütünlük gösterir aynı zamanda, toplumu oluşturan milli kültür topluca bu etkenler içinde  Muhafazakârlığımız temelde, ekonomimizi gelişdirmek içinde modern teknolojilere ihtiyaç duyar duyulan her ihtiyacıda karşılamak zorululuğu hisseder TÜRK vatanımızın her ücra köşelerine götürerek imarını ederek önce geleneksel, toplumsaldeğerlere inanınırız.

Emperyal Liberalizmin bireyci-sözleşmeci ve rasyonalist fikir yapısına karşı çıkarız.

Milli muhafazakârlığımız temel dğgerleri, geleneksel toplumun dayanışmacı özelliği içerisinde TÜRK milletimize uygun olmayan cemaatçi ve bireyci ve her türlü yapıya karşı arzu etmeyiz.

Geleneksel ve ahlâki bağlar aile, mesleki ve İSLAM dışında arabcılık ve buna benzer emperyal yapısı olan cemaat ve zümreler gibi aracı kuruluşları desteklememeyiz.

Bu suretle geleneksel toplum yapısın koruruz.

Bizler Din, aile, ahlaki ve manevi bağları  modern teknolojilerle desteklediğimiz toplumumuzun dışındaki rasyonalist ve laik bireyciliğin sayesinde tahrip olur ve toplum otomizasyona uğramasına şiddetle karşısında dururuz.

Bu nedenle,biz  muhafazakârlar ekonomide modern teknoloji TÜRK toplumumuzun refahını ve çıkarlarını ön planda tutar rasyonalist ve laiklik adi altinda  İSLAM adı altında arap yandaşlığı bireycilliğine bireyciliğe karşı tavırlarımızı koruz ve TÜRK milletimizi korumaya alırız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Muhafazakârlar, liberal düşünce mensuplarının savunduğu TÜRK toplumu öncesi emperyal Liberalist koloni ülkelerinin doğa halinin varlığına yönelik iddialarına karşı çıkarız ve TÜRK İSLAM toplumunun kendisini oluşturan bireylerden önce geldiğini savunuruz.

Bireyin ve bireysellerin sosyal bir varlığı yanında milli kültür birliğin  olduğunu ve tarihsel birliği bireylerin bir araya gelerek ve bireyselleşdiği ardından aynı kültürü, dili, düşünceyi ve genetik olarak bir olanlar kendi milli topluluklarını oluşturduğunu belirtir ve kabul ederiz.

Bu çerçevede, doğal yaşam döneminde dağınık ve birbirinden habersiz yaşayan aynı dili kültürü paylaşan insanların, bir araya gelerek sosyal sözleşme

yaptıklarını ve bir kısımını kurdukları Devlet temelinde hak ve hürriyetlerini millileşdirerek milli bütünlüğünü kendi içlerinden seçdikleri yöentici ve yönlendirici siyasal topluluğa devrettiklerinin milli birliği düsünce temelinde buluruz.

TÜRK insanın yaratılışdan bu yana bir toplum oluşdurarak adınıda TÜRK koydukları milletieşen TÜRKler baştan beri TÜRK toplumu halinde yaşadığını savunuruz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK kültür muhafazakârları olarak TÜRK düşüncede, TÜRK toplumu ve İSLAM  birbirleriyle çelişki içerisinde bulunmayan özellikllerinde aynı olgu olduğunu kabul ederiz.

TÜRK İSLAM  toplumsal sürekliliğin bir parçasıdırlar. Çünkü toplumun köklere ve yaratan ALLAH‘a ihtiyacı vardır.

TÜRK Muhafazakâr için toplum yaşayan bir milli kültür duyguları içinde, İSLAM inançlarıyla TÜRK, toplumunu bir arada tutan gerçek İSLAM ile TÜRK  ilişkiside kendinden önce gelen tutumumnuzdur.

Sözgelimi TÜRK milletimiz yaşantılarında özdeleşdirmiş İSLAMa inanan ‘şanlı TÜRK tarihİ’ büyük ölçüde eğitimler verilerek kendisi ile özdeleşmiş TÜRK İSLAM tarihi ile eğitmek ve öğretmedir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İSLAM Dini de TÜRK toplumu bir arada tuttuğu, TÜRK İSLAM birliği ettigi ve sağladığı TÜRK kültür muhafazakârlar için bile vazgeçilmez bir TÜRK  İSLAM toplumsal kurum olarak saydığımız sayğıyı hak etmekteyiz.

TÜRK İSLAM BİRLİĞİ toplumun kendisine özgü tesil edici sembolleri vardır ve bunlar korumalıyızdır.

TÜRK Muhafazakârları için milli kültürün ailenin toplumsal teoride ve İSLAM dinin büyük yeri vardır.

TÜRK İSLAM milletimizde Aile toplumun temel birimi ve geleneksel ahlakın koruyucusudur.

TÜRK İSLAM Ailede toplumsal dayanışmayı sağlar  ve TÜRK toplumunun atomize olmasını engeller.

TÜRK İSLAM bununla birlikte  aile, temel egitim kurallarının verildiği bir müessesedir.

Bu yolla insanlar mutlu olabilecekler ve bağlı bulundukları TÜRK İSLAM’a topluluğa ayid  duygusuyla bağlayıcıdır.

Aile, birliği İSLAM inancının verdiği yasaklardan günahlardan korunma nedeniyle,TÜRK milletimizin temel direği ailede gerekçelerle TÜRK milletimizin, içindeki birlik  en ideal biçimde var olabilecegi ilk kurumdur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK toplumuzda birliğin temeli Aile insanın eksikliklerini telafi etme, maddi ihtiyaçlarının meşru biçimde karşılamanın yanında, insan için asıl gerekli olan sevgi ve bağlılık hislerinin geliştiği ve sağlıklı bir toplumun en büyük ana temel taşlarının parçası olan kurumdur.

Biz Muhafazakârlar ‘insanın mükemmel olmayacağı inancı ve doğuştan kendi yarari için her şeyi yapacak özellikte olduğu için, Milli Kültür İSLAM dini öğeleriyle eğitilerek devlet yönetiminde bulunabilinecek hükümetlerin ekonomik ve sosyal konulara çok aktif bir şekilde hizmet vermek birey ve bireysellerin eğitilmesiyle ve böylelikle kendilerni uzak tutmamış üzerlerine düşen görevleri gerektiği şekilde hizmet edecekleridir.

Bizler  Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Muhafazakârlar içimizde barındırdığımız TÜRK İSLAM toplumsal kavramlarımızdan biri de gelenek kavramıdır.

Yanlızca bizler TÜRK gelenek İSLAM inancı kavramının İlahi ALLAHın varlığını birliğini eşsizliğini mutlak kadir olduğunu bizlere bildiren İSLAM inancımız ile TÜRK milletimizin kuşkusız gök Tanrıdan başka ilhaın olmadığına inanarak yaşamlarını bu inanç üzerine düzenleyedn TÜRK milli kültür ve İSLAM inancı gelenege bağlanarak hem bu dünya hemde uhrevi kurtuluşa kavuşabilmek için TÜRK İSLAM özüne bağlı eğitimlerimizi vermekle görevli bulunacak Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK İSLAM ilim ve bilim adamlarımız tarafından tek elden TÜRK toplumumuza eğitimleri vermek bizim boynumuzun borcudur.

TÜRK İSLAM milli kültürümüzün Toplumuza aktarılması, bir başka global emperyal Liberalizm ögretisini dışlayarak TÜRK milletimize eğitimler vererek düzenlememiz global emperyal Liberalizm karşısında bir dizi önlemlerimiz ile TÜRK İSLAM milli kültür manaviyatlarımızı güçlendirmekle başarabileceğimiz inancındayız.

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Global emperyal kapitalizm yanında emperyal Liberalizme teslim olmamaktır.

bar.nd.ran bir paradoks anlamlara gelmektedir. Günümüzde gelenegin çok güncel bir

konu olmas., modern çag.n gelenege kars. tavr.ndan kaynaklanmaktad.r. Modernlesme,

Bizler halükarda TÜRK geleneği kurumlarına ve zihniyeti ile  işlemekteyiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Modernleşme bizlerde sadece TÜRK ekonomimizi güclendirmek yaşam sıtandarlarımızı üst seviyeye çıkartarak ekonomiksel dışa bağımlılığını azaltarak bağımsızlaşdırmak global kapitalizm emperyal Liberalizme ters oranla TÜRK tolumumuzun geleneksel, asli anlamından uzaklaşmadan kültür birliğmizi yaşatmaktır.

Muhafazakârlık ile TÜRK kültür gelenekçilik arasındaki ayrımsız TÜRK kültür muhafazakârlığımızın oluşumunu için çok önemli muhafazakârlığımız hem statükoyu savunan yaşam biçimi hem de yararlı asaliyetlerini koruyarak İdeyal devleti  adaleti ile getireceğimizi değerlere sahip çıkacağız.

Biz muhafazakârlar olarak bizlerde bulunması gereken değerlerimiz şöyledir.

  1. Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK geleneksel İSLAM dini inanç değerlerine sahib çıkmak,2. TÜRK milletimiz,milli kültürleriyle nive İSLAMla mükemmelleşdiği İdeyal Devlet Merkezi hükümetin gücünü ortak anayasadan alarak yürütme inancına sahibiz
  2. İdeyal devlet sisteminde büyük oranla yerel yönetimlere önem vermekteyiz,
  3. Milli birlik ve vatansever bir ruhuna sahib çıkmadan yanayız,
  4. Kişinin haklarından önce TÜRK toplumuza karşı görevlerinin olduğuna inanmaktayız
  5. global Kapitalizm ve emperyal Liberalizm yerine TÜRK kapitalizmini serbest piyasa ekonomisine teminat altına alarak İdeyal Devlet yönetimi tarafından denetlernmesi ve güvenc inancımızla yanındayız,
  6. İdeyal Devlette Var olacak kurumlarda TÜRK milletimizin ihtiyaclarına göre değişiklik yaparak ekonomik, siyasi, dini ve sosyal istikrarımızı koruma yönünde ilkelerimiz.
  7. Biz TÜRK Muhafazakâr düşünce, geçmişte yaşanan tecrübe veya deneyimlerin geleceğimizebir dizi önlemler alacak sıkı tutacağımız ve geçmişten ders alınması gerektiğini savunuruz.
  8. Geçmiste yaşanan olayların tecrübe ve bilgi birikiminin sosyal sorunlar karşısında müracaat edilebilecek en önemli faktörler olduğunu kabul ederiz.
  9. Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu yönden TÜRK geleneksel kurum ve müesseselerimizi İdeyal Devlet denetleme yoluyla elde edilecek önlemlerimizi almaktır.
  10. Bizlerin görüleceği üzere muhafazakârlığımızı savunduğumuz, korunmasını istediğimiz TÜRK kültürünü İSLAM birliği birikimlerimizi bir araya toplayarak TÜRK İSLAM geleneğini olşturmaktadır.
  11. Bu anlamda gelenek ile muhafazakârlık iç içe birliği koruması olmalıdır.
  12. Gelenek, muhafazakârlığımızı savunduğumuz değerleri içerisinde barındıran zengin tarihi mirasımızı korumaklada içermektedir.

Biz Muhafazakar insana nasıl bakarız?

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu tanımı açacak olursak, bir muhafazakar, her şeyden önce, mütevazı bir insan tahayyülüne sahiptir.

Bizlere göre insan, yaratılışının veya doğasının gereği sınırlı bir yaşayan varlıktır.

Bu kavrayışımız, özellikle İdeyal Devlet anlayışımız ile gelen insan anlayışına duyulan bir tepkiyi ifade etmemektir.

Bizlerin bilindiği gibi insana olağanüstü bir iyimserlikle bakış açımız, insana ve insan aklına temel, kurucu bir rol aktarmış olaağız ve „yeniliköilik akla“ sahip insanın reforumcu anlamıyla ve daima yeni ideyal dönüştürme potansiyeline sahib olamlarıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak geçmiş miladi yüzyllardaki TÜRK filozoflarının pek çoğunun savunduğu bu yaklaşım, özellikle yenilikçi gelişmeler reforumculuğunun birikimini de beraberinde getirmiştir.

Reformcu bizler iyi niyetlerimize rağmen beklenmedik sonuçlara yol açabilen reform­lara iyi gözle bakmayan, hele büyük ölçekli toplumsal dönüşümlere şiddetle karşı çıkar­ken, TÜRK toplumumuzun geleneklerine büyük bir değer veren TÜRK toplum ve siyaset görüşü; ge­leneğe bağlı tarihsel tecrübe birikimine değer veren, daima yenilikçi ve Reformlar yaparak değişmeye ina­nan ideoloji; kapitalizmin dışında, özel teşebbüs ve serbest girişimciliği savunan, sosyal devlete dayalı TÜRK toplumumuzun düzenin ve ahlâki disiplinin önemini vurgulayan , var olan düzeni ve İdeyal devleti koruma yönünde eğilim gösteren bizler mutasavvıf ve Tasavvuf inancını benimseyerek, TÜRK Toplumuzunun inancı olan İSLAM  dini Tasavvuf inancını ruhlarında özdeleşdirecek ve çalışan, dünyadan bir modern teknolojilerle donaltılarak TÜRK milletimizin bütünüyle Tanrıya farz olan ibadetlerinde geri bırakılmadan TÜRK toplumumuzun İslam dinini inanc dünyasında Tanrıya karşı farzlarını yerine getirebimeleri içinde mutasavvıflar, Kur’an, hadis ve fıkıha dayanan sünni mutasavvıflar ve doğ­rudan doğruya inançlarına bağlı olarak ibadet edebilmelerini sağlamaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Muhafazakarlık, genel olarak iki şekilde anlatabiliriz .

Bunlardan biricisi, onu bir tutum anlamında kullananların kastettiğidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlerin anlamında muhafazakarlık, değişime duyulan bir tepkiyi ifade etmeyiz yanlızca bizler TÜRK tolumuzun inancını doğru şekilde yaşayabilmeleri için gerçek İslamı İdeyal Devlet tarafındankorunarak ve himayesi altında  öğretilerek bilinçli inanan TÜRK toplumu meydana getirmektir.

Ancak bizlerin yenilikçi ve reformcu değişim karşıtlığını ifade etmekde bu kavramın kullanılması doğru değildir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Çünkü bizler İdeyal Devlet ortak hukuk yani (egemenlik kayıtsız şartsız TÜRK milletimizindir) ayid TÜRK milletimizin egemenliği ve teminatı altında ortak ve eşit anayasa ile yeniden TÜRK Vatanımızı imarını edebilmek içindirki daima yenilikçi ve Reformuculuk sosyal ekenomi eşitliğini ortak kulanabimektir.

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi Sosyal Devlette izahını yapmışızdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bunun bazı sözlüklerdeki karşılığı „tutuculuk“tur, bizlerki bu tutum,içinde sadeciliklere kaşı olarak TÜRK toplumuzun dini inanına hizmet etmekde bizlerin asil olan ALLAHu Tealanın Farz kıldığı ibaadetlerini yerine getirebilmeleri içinde Devletinde teminatının altında olması bir borç biliriz.

sosyal, muhafazakar sosyal demokrat kadar pek çok var olabililinenleri etrafımızda toplamak İdeyal Devletin yapması gerekliliğidir.

  1. Bizler bu bağlamda, bir tutumu tanımlamak için başvurulan bu yanlış kullanımın konumuzla ilgisi bulunmamaktadır. İkincisi, ki konumuzla asıl ilgili olanı budur, muhafazakarlığın bir fikir ve bir ideoloji olarak sahip olduğu anlamının ifadesi değil sadece İslam dininin temel anlamında gerçek İslamı TÜRK toplumumuza öğreterk ALLAHa karşı farz ibaadetlerini yerine getireblimelerini sağlamaktır.

Bizler açıkca art niyet gözetmeksizin bunu ifade  ederiz.

Bu anlamda muhafazakarlık, insanın akıl, bilgi ve birikim bakımından sınırlandırılmadığına inanan, bir toplumun tarihsel olarak sahip olduğu aile, gelenek ve din gibi değer ve kurumlarını temel alan, radikal değişimleri redederek TÜRK Toplumumuzun ANAVİKültürleri doğrultusunda yaşamalarının gerekliliğini ifade ederiz bizler için sağ ve sol siyasi projeleri redederek ılımlı ve tedrici değişimi İdeyal Devlet biçimini savunan ve siyaseti, bu değerli ve kurumları sarsmayacak bir çerçeve içinde sınırlı bir etkinlik alanı olarak gören bir düşünce stili yerine,TÜRK toplumumuzunkendine ayid egemenliği altında ortak bir fikir geleneği ve bir siyasi ideolojimizdir.

İdeyal devlet Dini veibelerinin yaşatabilmesi içinde TÜRK toplumumuzun ana temel inançı olan İSLAM dinini Muhafazakarlılığını koruyabilmelidir.

Bizler teknolojinin her saniye değişime uğradığının farkında olub bu milenyummodern zamanlarda ortaya çıkan, bireyin kendini gerçekleştirmesinin Kültür  ve aile birliğini koruyabimeleri içnde inandığı İslam dinin veibelerini yerine getirebilmeleri gibi ayrıa sosyal kurumların korunması duyarlılığından hareket eden,bizlere İdeyal devlete ve siyasete bu doğrultuda sınırsız bir rol biçenTÜRK milletimiz bir TÜRK düşünce geleneği, bir siyasi ideoloji ve felsefi ve edebi bir akımıdır.

Muhafazakarlık, sosyolojik bakımdan sanayi devrimiyle birlikte ortaya çıkan yeni eşit sosyal şartlarını yerine getirilebilinmesi içinde eski değerleri yerinde, bireyi ve bireyleri yalnızlaştırmadan birlik ve beraberlik bağı ile milli birliği sağlayarak ve geleneksel sosyal yapıların günümüz şartlarına göre yenilikçiliğimiz ile sosyayaşamı reforme ederek biçimlendirmektir.

Bizlerin felsefi bakımdan yirmiikinci ve yirmi üçüncü Yüzyıla Yeniliçi ve reforumu ortakve eşit anayasa getirerek uygulamaya geçirerek

İdeyal Devlet damgasını vuracak olan bizler TÜRK toplumumuzu Aydınlanma düşüncesine yönelerekdaima yenilikçi ve Reforumcu TÜRK milletimizin kendi isteklerine göre eşitlikle İdeyal Devletlebirlikde kendi kendilerini yöneten ve yöneltilen hale getireceğiz.

Bizler sadece siyasi bakımdan da TÜRK milletimizin binlerce yıllara dayanan yine aynı yaşadığımız yüzyılıniçinde ve sonlarındaki yeniliçi ve reforumcu ifademizde bulunacaktır.

İdeyal Devlet TÜRK milletimize yönelik bir siyasi ideoloji halinde değil TÜRK milletimizinkendi ideolojisi ile belirginleşmeye başlamasıyla devam edecekdir.

İdeyal Devlet teknolojinin daima esnekliği ile değişime uğrayarak Modern zamanlarımızında ortaya çıkan, TÜRK toplumumuzun kendini daima yenileyerek Reforum ederek gerçekleştirmesinin yanı sıra Kültürlerini anavi yaşamlarını korumak olduğuna inandığımız İdeyal Devlet aile ve din gibi sosyal kurumların korunması duyarlılığından hareket eden, İdeyal devlete ve siyasete bu doğrultuda sınırlı bir rol yerine ortak bir düşünce geleneği, bir siyasi ideoloji ve felsefi ve edebi bir akımımız olacakdır.

Muhafazakarlık, TÜRK milletimize sosyolojik  ve modern teknolojinin getirdiği gereksinimler bakımdan Başbuğ M.Kemal    ATATÜRKden bizlerin yeniden sanayi devrimiyle birlikte ortaya çıkardığımız TÜRK halkımızın gereksinim ve

ihtiyaclarından dolayı yeni bir toplumsal sosyal şartların meydana geldiği yeniden yapılanma veya yapılaşma kayıb edlimiş kültür yaşantımızın yeniden hayata geçirilmesine yön verecek olan bizlerın eski değerlerimize sahib çıkarak matralizimden manaviyatcılığımızı yaşayabilmek yaşatabilinmesi içinde bunların gerekiliğinin yanı sıra modern teknoloiin getirdiği fırsatlarınıda TÜRK milletimiz içinde en yararlı bir şekilde bütün yurdumuzu modern teknoloji ağı ile sararakda bilinçli yaşamalarını sağlayarak İdeyal

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devletin önde gelen hizmetlerinden birinci şartı yapacağız.

Bizler tam tersine Muhafazakarlık, bireyi ve bireyleri birbirinden uzaklaşdırmak veya yalnızlaştırmasına  karşıda engel olacak batının matraylist kavramları yerine insancıl kavramlarla yaşmalarına ve yaşanmasını sağlayacağız.

Ve bizler geleneksel sosyal yapıların birbirinden ayrı çözülmesine yönelikde İdeyal Devlet olarak bir dizi önlemlerin alınacağınıda taahşt ederiz. Bizler felsefi bakımdan yeniden gelecek Yüzyıllara damgasını vuracak TÜRK milletimizi Aydınlanma düşüncesine yöneltilerek eleştirilerle, siyasi bakımdan da yine gelecek yüzyıllara  taşıyacak yeni bir İdeyal devlet yapısı ile yenilikçilik ve damima reforlar yaparak ortak anayasalar koyarak batının Lenin Marxsizim ve maocu matraliste dayalı Devriminde ifadesini bulan devrimci kopacak yeni bir İdeyal devlete yönelik bir siyasi ideoloji yerine TÜRK milletimizinde tafsib ettiği ortak ve eşit yasalarla yönetimlerle yönetilmeleri halinde İdeyal Devletin kendiisnin bir TÜRK milletinin bir millet ideolojisi olarak belirginleşmeye başlayarak göstereceğizdir.

İşte bu belirginleşmesinde en büyük yardımcı olacak olan ATATÜRKMENBEY‘in Özellikle tarihdeki büyükTÜRK filozoflarının ve toplum kuramcıları siyasetçileri olarak kabul ettiğimiz KUTADGU BİLİK, FARBİ ve buna benzer sosyal ve siyasetçi filozoflarımıza dananarakve Başbuğ ATATÜRK ünde ihtiva ettiği f TÜRK filezofları tercih etmesinin sebebide TÜRK Milletimizi TÜRKden başka düşünecek bir milletin olmadığıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ATATÜRK Devriminin Üstün ve Düşüncelerininden bizlere katkı payının çok yükseklerde olduğudur.

Gelecek yeni Yüzyıllara damgasını vuracağımız İdeyal Devlet yapısının günümüzden başlayacak ve Batı siyasi düşünce ve pratiğine damgasını vuracak bir  TÜRK milletimizin kendine ayid olacağı hatta olduğu dokterinini ve ideoloji olarak muhafazakarlığı belirginleştiren temel metinlerizde ilki veya en önemlisi olarak kabul edilecek ve edilebilinecekdir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak aynı zamanda maralistizm ile muhafazakarlığın arasındaki duruş biçimindeki özelliklede TÜRK milletimizin kendisine has olan yönetim

biçimini İdeyal Devlet ile ayrı bir siyasi ideoloji olarak ortaya çıkışınıda hızlandırılmış olacağız.

İdeyal Devlette muhafazakarlık, matrayalisizm ve sosyalizm dışında gelecek yüzyılların tarihine ve daha sonraki dönemlerinide şekillendirecek TÜRK milletimizin kendisine has yönetim dokterini ile olşdurulacak büyük doktrin olacaktır.

Asya Kıta’sında anavi* gelenek * göreneklerine yüksek bağlılıkları olan  hatta dünyada bile ender olan tek millet TÜRK milletidir.

TÜRK milletini örenk alan Japon milletini hayaran bırakarak TÜRK milletine özenen özellikle aile, gelenek,  görenek ve törelerine yüksek bağlılıkla yeni dünya dedikleri ABDnin olanı toptan reddeden ve yeni rejimin yerleşmesiyle birlikte „tarih dışı“ kalan „muhafazakarlık“ aksine TÜRK milletimizin anave gelenek göreneklerine sahib olarakda bunların korunması ve gözetlenmesinde titizlikle durmuş bin yıllara uzanan geniş bir tarih çizgisinde daha ılımlı bir felsefi ve siyasi tarzı temsil eden TÜRKdüşünürü filezoflarımız siyasi bilimcilerimiz sadece din ile kalmayıb ANAVİ, GELENEK, GÖRENEK ve TÖRE lerine bağlı kalarakda TÜRK milletimiz kendi yaşam tarzlarına bağlılıklarıylada muhafazakarlığı kalıcı olmayı başarmış ve muhafazakarlığın ana rengini teşkil etmiştir.

Biz Muhafazakarlar, bir bakımdan birey ve birelylerin aile gelenek göreneklerinde hatta törelerinede yerleşdirmiş olmaları ve , din, gibi İdeyal Devletin kurumlarıyla desteklenmesi gereken bir yasa taslağı ilede muhaafaza edlmesinin olduğuna inanırız.

Bizler bakıma birey ve bireylerin eğitim kapasitesinin sınırsızlığını vurgulayarak İdeyal Devletin bu konuda anavi*gelenek*görenekleriyle, tarihi tecrübemizin ve bilginin ışığı ile aydınlanmasına hakllarının olduğunu süre gelen bin yıllarca yani asırlarca devam etmiş olan bağlılıklarına sahiblenmeyi tercih eder bir görev olarakda üstleniriz.

Siyasi bakımdan da hiçbir biçimde her şeye muktedir olduğuna inanmadığımız ve ortak anayasa ilede yürütmelerle milletimizin en tabii haklarından olan modern teknolojilerle üretilen „mega projeler“den ortak olmaları eşit imal eşit kazanç ve paylama haklarının dağıtılması en büyük görevlerimizden biri olacaktır.

Bizler İdeyal devlet ve siyaset alanının ara kurumlar lehine veya aleyhine genişlemesinden genişletilmesinden hiç bir zaman kaygı duymayız.

Muhafazakarlık, liberalizmle beraber faşizm ve komünizm gibi totaliter ideolojilere karşı çıkarız ve özellikle Yirminci Yüzyılda bu( liberalizmle beraber faşizm ve komünizm ) üç düşmana karşı vereceğimiz mücadeleyle siyasi bakımdan liberalizme faşizm ve komünizmden uzaklaşarak TÜRK milletine has ve uygun olarak TÜRK ideolojisini benimsemiş TÜRK milletimizin kendisine has olan ideolojisine yaklaşmak ve yaklaşmaktır.

Ancak, bir taraftan TÜRK milletimizin birey anlayışına, bireyin topluma ve geleneğe rağmen sahip olduğu haklar fikrine ve alternatif hayat tarzlarına göstereceğimiz hoşgörüyle yöneleceğimiz, diğer taraftan piyasa ekonomisine bir bağlılık göstermemiz ve geleneksel otorite ile hiyerarşik toplum yapısı üzerinde vurguları, onu TÜRK milletimizi ayıran başlıca özellikleri teşkil edegelmeyecekdir.

Aynı şekilde, biz muhafazakarların birbirleriyle ilişkileri bakımından bir organizma gibi tahayyül ettiklerimizi TÜRK toplumu uyum içinde bir arada tutma kaygısı olmayacağı yeniden eşit dağıtımcı bir adalet anlayışını benimsememiz ve refah içinde TÜRK milletimiz olacak İdeyal devletçi milletimize uygun siyasi tedbirlere başvurmamız,muhafazakarlar olarak sosyal demokratlara ve sosyalistlere uzaklaşarak da, din, aile ve geleneksel değerleri korumaya ilişkin politikalarımızla onlardan ayrılmaktadır.

Özellikle bizler ortaya çıkışımızdan (TÜRK milletinin kendisine has ideolojisinisavunan) itibaren muhafazakarlık içinde belirginleşen ve siyasi bakımdan daha belirleyici olacak muhafazakarlığın modern teknoloji ve iktisadi tercihlerimiz bunlardan ayrı daha da gelişmiş ve genişleneceği göstereceğiz.

Muhafazakarlık bir başka toplumların inanç gelenek göreneklerinden uzak TÜRK milletimizin kendisine has bir muhafazakarlık sergileyerek Din, Kültür anlayışı ekseni dışında gerçek İslam dinini öğretmek ve yaşatmaktır amacımızın  önemliside ortadoğunun ve arab yarımadasının İslam anlayışı ile özdeleşmeden kendi ilim ve bilim adamlarımızın İslam felsefesi KUR‘AN tevsiri ile TÜRK milletimize eğitimler vererek gerçek İslamı özü ile yaşayabimelerini sağlamakdır.

Bizler bu nedenle başka İslam ülkelerinin lültürlerini İslam dinindeymiş gibi gösterilerek asimile edilmemzize şidetli karşı çıkmaktayız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu asimile değişime karşı TÜRK milletimizin kendilerine has olan muhafazakar TÜRK ideolojisi savunan, güçlü İdeyal devletçiliği önemseyen, TÜRK KÜLTÜRÜNÜ,  ANAVİ, GELENEK, GÖRENEK, TÖRE (ANAYASA) ve gerçek İSLAM dininin emrettiği emirlerine itaat ederek korunmaya değer gördüğümüz kurum ve değerlerini İdeyal devlet tarafından siyasetin nesnesi haline getirilmesine izin vermeyecek, bir siyasetin doktriner değil TÜRK  milletinin önemsediği ve benimsediği kendisine has olam muhafazakarlığı veya TÜRK ideolojisinin bir faaliyet olarak görmeyeceğimizi TÜRK kültür muhafazakarlığını, asırlar boyu sürdürmüş ve yaşamış ve yeni ikibin yılın başlanğıcına damgasını vurarak başlıca TÜRK milletimizin  ideolojisi olacakdır.

ÖRNEK:

Muhafazakarlık, gelişmiş Batılı ülkelerin birçoğunda ve özellikle de İngiltere’de Muhafazakar Parti ve Amerika Birleşik Devletleri’nde Cumhuriyetçi Parti çatısı alanda, iktidar veya ana muhalefet olarak, yani siyasetin iki temel aktöründen birisi olarak varlığını ve etkisini sürdürmektedir.

Özellikle Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK filozofları ve bizler TÜRK siyasetçisi İdeyal Devleti ihtiva edecek olan muhafazakarlığımızı sürdürerek ortak anayasadaki TÜRK dokterine Üstüne Düşüncelerine ortak  veya yararlanacağımız geçmiş Yüzyıldan günümüze kadar gelen TÜRK fikezoflarımızın TÜRK milletine has yönetim çizelgelerine bakarak TÜRK milletimizin özellikleri doğrultusunda yeni bir TÜRK dokterini ile İdeyal Devlet cumhuriyetimizin ekseninden çıkmamak amacı ile Batı siyasi düşünce ve pratiğine damgasını vuracak bir TÜRK doktrin ve ideoloji olarak muhafazakarlığı belirginleştiren temel metinlerimizden ilki veya en önemlisi olarak kabul edeceğiz.

Bizler geçmişdeki siyasi ideolojileri dışında ayrı bir siyasi ideoloji olacak ve İdeyal Devlet yönetimi TÜRK milletiizle ortak ve eşit hak hürriyet anayasal kanunlar yürütmeler biçimi ile ortaya çıkışımızı hızlandırarak ve muhafazakarlığımızıTÜRK dokterini) dışındak bırakacağımız* batı emperyalizimi ve sosyalizmle beraber, TÜRK tarihinin gelecek yeni yüzyılların dönemlerini şekillendirecek TÜRK dokterini olacakdır.

Bizler Avrupa kıtası’nda ve özellikle de Fransa‘ İngiltere sömürgeciliği gibi yeni olanı toptan reddeden ve yeni bir İdeyal Devlet yönetimini yerleşmesisini TÜRK milletimizin özelliklerini koruyacak ve TÜRK milletimize uygun ve benimseyeceği uhafazakar ortak anayasa yönetimini birlikte „tarih dışı“ TÜRKiye cumhuriyetimizde kalacaklardır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak tepkici muhafazakarlık değil aksine, birleşdirici milli birliğimizi koruyucu olyacak uzanacak geniş birTÜRK tarihi çizgisinde daha ılımlı bir felsefi ve siyasi tarzı temsil edecek hatta TÜRK dünyasıda ve dünyasının muhafazakarlığı kalıcı olmayı başaracağız ve TÜRK milletimize has olan muhafazakarlığın ana rengini teşkil etmiş olacağız.

Bizler insanlara bakış açımız ve biolojisi ilgili yaklaşımımız, biz muhafazakarların topluma nasıl baktığımızın anlamanın da anahtarıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ATATÜRKMENBEYe göre toplumu oluşturan birey ve bireylerin bir araya gelerek topluluğu oluşduran ve bir tek dilde ve  isimde milletleşerek devlet kurarak kendilerine değer ve kurumlarla, millet olarak eksikliklerini giderilmesi ve milletiğinin varlığı ile devlet varoluşuna anlam kazandırması bakımından hayati bir önem taşırrız.

Bu kurumların başında ise, „birey ve bireylerin hafızası“ ve „kalesi“ olan Örfleri, Gelenekleri, Anaevi, Töreleri(yasaları) ve  aile gelir. Ona göre birey ve bireylerinin içine sığınacağı topluluklaşarak ardından millet yapısını inşaa ederek Devlet imarı ederek yaşamalarını sürdürebilmeleri içinde imar ettikleri devlet ile millileşen bu birliğin ne kadar sağlam olursa, milliyetlikleri ile devlet o kadar güven içinde olacaktır.

Aynı şekilde, gelenek örf adet* anaevi sosyal yaşamları ile “ geçmişden bu güne gelerek ve kalımlılığını ispatlamış“ olan diğer kurumları ile de, sağlıklı bir toplumun yapı termel taşları anlamını taşırlar.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak başta Dil, Gelenek, Görenek, Töre(anayasa) Örfleriyle ve Din inancı olmak üzere, milletliklerini  oluşturan devlet bireye bir aidiyet duygusu kazandıran değer Biz Muhafazakarlar için bu değer ve kurumları koruma,Başta Dil* Gelenek* Görenek Töre(anayasa) Örfleriyle ve din inancı olmak üzere TÜRK milletimiz tek bir aile gibi bir arada tutmayı şia edinmişiz.

Bizler zaman zaman bunun kaygısı, paternalist bir devlet anlayışınada sahibleniriz

(2). Biz muhafazakarlar için milletliği ve devlet oluşumunu oluşduran toplum bir aile gibiyizdir.

TÜRK milletimizin millibirlik ve beraberliğimizi bir arada tutan bağlarını korumak zorundayız.

Bu anlamda TÜRK milletimiz için, örneğin ekonomik bakımından toplumda bir gelir uçurumun ortaya çıkmaması içinde var gücümüzle modern teknolojilerini TÜRKaiyemize getirerek Vatanımızın bütün köşelerini inşaa ederek gidermektir, ATATÜRKMENBEYi‘n toplumun „iki millet“ haline gelmesi, endişe verici bir durumdur.

Bizler  Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu yüzden, klasik bir liberalden farklı olarak, eşit paylaşım „yeniden dağıtımcı (re-distributive)“ iktisat politikalarımızla yakın dururuz.

Biz Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Muhafazakarlar için TÜRK aile dil din kültür anevi gelenek göreneklerimizin dışında kalan bağlı olmayan cemaat yapılarına hayır TÜRK geleneksel kurumlardan ve ekonomik dayanışma amaçlı mesleki kurumlara kadar, birey ve bireylerin içinde yer aldığı bütün bu ara kurumların bizler için TÜRK siyasi İdeolajisi bakımdan çok özel bir anlamı vardır.

Biz bu kurumları, yine ATATÜRKMENBEY-in ifadesiyle, TÜRK ideolojisini siyasi otoriteye karşı koruyan bizler“küçük müfrezeler“ gibiyiz ve zayıflaması veya yokluğu durumunda birey ve bireylerin, başka“emperyalist kültür karşısında asimileye uğraması her an göz önünde tutularak „çıplak elbisesiz“ kalır.

Bizler bu yaklaşım ile, günümüzde demokrasiyi savunan farklı mikro biolojik ve patalojik siyasi perspektiften pek çok birey ve bireylerin de altına imza atabileceğmizi güçlü bir argümanı ifade ederiz.

Nitekimyaşadığımız modern teknoloji yüzyılında en önemli muhafazakar düşüncelerimizden, sosyolog ve tarihçi TÜRK filezoflarımızdan yararlanarak sonra ara kurumlarımızı tahrip edilmesine, insanı ezen totaliter devletlere karşı çıkışımız ile İdeyal Devlet TÜRK ideolojisinin fikrini ortaya çıkışımızında  anlamlı bir TÜRK milletimize has olan TÜRK ideolojimiz düşünce olarak ilişkimizin varlığını vurgularız.

 

Muhafazakar siyasete nasıl bakar?

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Biz Muhafazakarın siyasete bakışımız, ve TÜRK  toplummumuzla ilişkimiz bizlerin TÜRK milletimize yaklaşımlarımızın doğal bir sonucunu ve irademizle TÜRK ideolojisinin uzantısını ifade ederiz.

Biz Muhafazakarların sempatiyle baktıktığımız bütün kurumlarımıza ve değerlerinin İdeyal Devlet eliyle desdeklenmesi bizlerin çalışılması,TÜRK toplumsal dokumuzun bozulmadan, bizlerin TÜRK ideolojisinin doğal veya kendiliğinden gelişimine ve bizlerin geliştirilmesi ile zarar vermeden  ve başka emperyalist asimilelerini öngörülmeden olumsuz sonuçlara sebebiyet vermeden ortaya çıkarmada bir bakımından kültür emperyalistlerede adeta karşı durarak mücadelelerimizi sürdürmekdir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu yüzden biz muhafazakarlar, bir başka siyasi ve kültür emperyalist otoritesine ve hiyeraşisine sempatiyle bakmamakla birlikte, bu siyasi otoritelerinin bu değerli TÜRK kurumlarına müdahale etmesine karşı bir dizi önlemlerimmiz ile veya yukarıdan aşağıya onları yeniden biçimlendirmeye kalkışmasınada karşıyızdır. Örneğin İdeyal devlet otoritesine duyduğumuz saygı, Kültür emperyalistlerinin TÜRK aile yapısı sınırını ihlale kalkışması durumunda TÜRK milletimizinde her türlü kültür hayatını bitirilmesine sebebiyet verecek olamsı ve biz muhafazaklar bu aşamada  TÜRK aile Kültürünü savunuruz.

 

Sonuç olarak biz muhafazakarlar, siyasete sınırlı bir etkinlik alanı olarak bakarız. Ona göre siyasetin amacı hiçbir zaman „yeni bir TÜRK toplumu inşaa edemez“ olamaz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Siyaset, TÜRK toplumunun ortaklaşa yaşamdan kaynaklanan sorunlarını çözmeyi mümkün kılamaz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu  bakımdan gerçek TÜRK sosyal ve siyaset filezoflarından yararlanarak TÜRK milletimize has olan TÜRK ideolojisinin geliştirilmesi bakımından faydalanırız; ama “ TÜRK ideolojisi emperyalistlerden örnek siyaset teşkili edilmesinden“ olmamak kaydıyla TÜRK milletimize has olan TÜRK ideolojisini savunuruz.

Bu anlamda biz muhafazakarlar  başka ülkelerin emperyalist devrimini sevmeyiz, ama ATATÜRK ve TÜRK filezoflarının yenilikçi, reformist veya ıslahat fikirlerine sıcak bakar ve savunuruz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK ideolojisini savunuruz.

Bu özelliklerimizle muhafazakarlık, günümüzdeki yeni siyasi empertyalist mikro bioloji sosyalizmle birlikte, özellikle Batı dünyasına damgasını vuracak TÜRK ideolojisinin büyük siyasi doktrinide bizler geliştireceğiz biriside olacakdır.

Bizler yukarıda anlatılmaya çalışdığımız TÜRK ideolojisi şekliyle bu fikirlerimizi taşıyanlar, TÜRK ideolojisi bakımından kendilerini genellikle TÜRK muhafazakar olarak kabul ederiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK temel görgülerimizle muhafazakar olarak her ülkede farklı renkler almış olsada bizler TÜRK milletimizin kendilerine ön gördüğü has bir yönetim biçimi olacak olan İDEYAL DEVLETtir.

Çünkü bizler içinde her ülkenin muhafazakarlarca değerli ve korunmaya layık olan kurum ve değerleri farklıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ancak bizlerin insanlara bakış açımız, İDEYAL DEVLET  TÜRK idelojisinin içerikleriyle bu ara kurumlara duyduğumuz saygı, tedrici değişimden ve sınırlı siyasetten yana oluşumuz, en azından düşünce stili ve siyasi tarz açısından, bütün dünyanın her yerindeki muhafazakarlar TÜRK ideolojisinin İDEYAL DEVLETLE ortak bir paydada buluşmalarının ve bizler bu ana akım TÜRK muhafazakarlığı klasik muhafazakarlık bakımından adlandırmamaK ve onu, benzer etiketler taşıyan diğer akımlardan ayırmakla gerekliyizdir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK Muhafazakarlığının  yeni bir siyasi TÜRLK ideoloji olarak yeni yeni tanınmaya başlandığı geçmiş yıllarda, Muhafazakar kavramını „tutuculuk“ olarak kabul edenler olsada bizler ancak yeni yüzyıllara, TÜRK ideolojisi kavramını gittikçe netleşdirerek ve bizlerin TÜRK ideolojisini sahiplenmesiyl“e ortaya çıkarak TÜRK milletimize has olacak TÜRK ideolojisi İDEYAL DEVLET „muhafazakar“ olarak tanımlamamızla birlikte bu kavram kargaşasınıda aşmış olacağız.

Yani İdeyal devlete, söz konusu kurum ve değerleri koruma konusunda görev yüklemesine sebep olacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Bu „görev“i abartacak olanlarda, ister istemez TÜRK ideolojisi İDEYAL DEVLET otoritesi dışında bir başka siyasi rejimi savrulduklarınıda görmekteyiz.

Bizler bu konuda başka bir siyaseti  İdeyal devlet otoritesinin dışında tutarak göreve çağırmayan, İdeyal devlete müdahaleden kaçınılması ödevi yükleyen TÜRK ideolojisini savunanlarda olacaklardır.

Bununla birlikte İdeyal devleti inşasından sonraTÜRK milletimiz“göreve“ çağırarak, biz muhafazakarların yaygın biçimde sahip oldukları bir özellik olarak, sonuçta diğer kültür emperyalsit siyasetini savunanlara karşı şikayet edecekleri kurumda İdeyal devlettir.

Bu durumların bir daha ortaya çıkmamasına sebeb  olamayacaklardır.

Çünkü müdahale konusunda TÜRK milletimizden meşruluk onayı alacak İDEYAL DEVLET otoritesi, pekala hiçbir biçimde başka emperyal siyasi partilerini onaylamayacakları yönde de uygulamalara da imza atabilecekdir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu durum, İDEYAL DEVLET TÜRK milletimizle birlikde ortak kanunlar oluşduracaklardır.

Ama Bizler yine TÜRK toplumumuzla birlikde bu ilişkin kaygıları gidermek, TÜRK ülkemizin ekonomik refahının yükselmesi ve gelirin genel artışıyla TÜRK toplumunun her kesiminin bundan alacağı payın artması için İDEYAL DEVLET iktisat politikalarını da destekleyecek olamlarıdır.

Örneğin İDEYAL DEVLET sosyal harcamaların üretim maliyetlerini artırsada, bunun da ihracatı  yükselterek olumsuz etkilediğinde TÜRK milletimizin refah kaybına uğratmadan aynı hararetle piyasaya hakim ve yöneten yönlendiren İdeyal devlet müdahalesi ile giderilecekdir.

Bizler Muhafazakarlar olarak ekenomi emperyalistleri ve sosyalistlerin tutarsızlıklarıyla görülebileceğimiz bu durum, bizlere normal değildir.

2.3- EMPERYAL LİBERALİZM  ve TÜRK MUHAFAZAKÂRLIĞI

MuhafazakârlIk, Aydnlanmaya, onun akl anlayışına, bu aklın ürünü olan siyasi projelere ve bu siyasi projeler dogrultusunda toplumun dönüştürülmesine ilişkin öneri ve uygulamalara muhalif olarak ortaya çıkan, rasyonalist siyaseti sınırlamayı ve Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak toplumun bu tür emperyal Liberalizm dönüşüm projelerinden korumayı amaçlayan Biz TÜRK kültür Muhafazakarları yazarı, düşünürü ve siyasetçilerine emperyal Liberalizm için eleştirilerinin biçimlendirdiği bizler siyasiolmayıb TÜRK ideoloji felsefeyi, TÜRK gibi TÜRK düsünce milli gelenegini ve zaman içinde onlardan türetilen TÜRK amilletine has benlikleriyle yaşayan özleşdirilmiş ideolojiyi ifade etmekteyiz:

 

TÜRK Muhafazakârlığı, sözcük olarak: kültür- örf, adet, gelenek ve İSLAM dinibne bağlı, mevcut düzenin devamından yana olan, konservatör ve dindar anlamı dışında, TÜRK kültür kavram olarakda unutulmaması gerek ve kabul edilmesi milli değerlere milli birliği koruyucusu  ve destekleyicisi TÜRK kültür muhafazakarlarıyızdır:

Bizler bu mevcut yapıya hayat veren“ geleneksel deger normlarını korumak, hızlı teknoloji değişimle geleneklerimizden kopulmasına karşı çıkmak, büyük ölçekli TÜRK kültür toplumsal dönüşümlere karşı çıkışları önlemekde, TÜRK milletimizin bir kültür toplumu geleneklerine büyük değer vermek, tarihsel TÜRK filezoflarımızın tecrübe birikimini değerlendirmek ve emperyal Liberaizme karşıda mücadelemizi sürdürerek vermek, ekonomiksdel ve modern teknoloji değişim benimsemek TÜRK siyaset görüsü, ideoloji ve düşünce biçiminin anlamında getirmekteyiz.

TÜRK kültür Muhafazakârlığın felsefesine göre insan doğası itibari ile yetkinlikten yoksun ve eksikli olduğundan, gelenegin yol göstericiliğine ve güçlü bir otoritenin yönetimine ihtiyaçının duyulması modern teknoloji ile beraber değişmeye karşı tavırlar takınarak, yerleşmiş düzenin korunmasını sağlanarak, emperyal Liberalizmin ütopyalari uğruna neden olacakları kaosun önüne geçilebilinir Muhafazakârlarız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK Bilim felsefesinde metodolojik muhafazakârlık anlamında, TÜRK bilim topluluğunda TÜRK teorinin kabul edileceğine karar vererek, TÜRK filezoflarının sosyal kültürsel ve siyasal topluma yön verenlerin teorisini talep ettiğimiz bilimsel inançlarda mümkün olan değişikliğe yol açmadan modern teknoloji ile ekonomikleşme dışında TÜRK kültür teorisiyle bağdaşan benimsenmesi gerektiğini vurgulayarak yaklaşımımız anlamını içermekteyiz.

ATATÜRKMENBEY‘e göre muhafazakârlık TÜRK toplumun kurumlarına karşı yürütülen emperyal Liberalizm, marxsiz, Leninist  ve maonist devrimci müdahalelerine karşı muhafaza edici olarak ortaya çıkışımız TÜRK  sosyal, kültürsel,  geleneksel,  göreneksel,  töresel (ANAYASA) ve İSLAM din inancımızın muhafazakâr düşüncemizden destek alırız.

Bizler emperyal Liberalizmin yüzeysel yalatımcı aydınlatma aydınlanma hareketleri ve aristokrasinin mutlak egemenliğine karşı yürütülen mücadele içinde gelişenTÜRK  siyasal ve felsefi akımlara karşı gösterilen tepkilere önlem alarak TÜRK kültür muhafazakarlığımızla mümkündür.

 

TÜRK siyasal, felsefi ve kurumsal olarak emperyal Liberalizm hareketine dönüşdürülmesine karşıda belirleyici olmuşuzdur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK kültür Muhafazakârlığının özü itibariyle TÜRK düşüncesi ve filezoflarıyla, TÜRK düşünselliğimiz ile emperyal Liberalizmine karşı TÜRK ideolojisi dokderini planını oluşturularak yalatımlı aydınlanma ve emperyal Liberalizm ve post moderniteye karşıda önlem almış oluruz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK Toplumu radikal bir  biçimde ekenomiksel moden teknoloji ile donaltılarak refahını sağlamakda biz TÜRK kültür muhafazakarlarına düşen en kutsal görevlerimizdir.

Bizler  Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak modern teknolojilere sahibliğimizle ekenomimizi iyileşdirme imkânsızlığı düşüncesel etkileri ön yarğıları yıkmak için biz mhafazakarların varlığını hisettirerek kendimizi var eden TÜRK kültür akımımızdır.

Bizlerin Kavramsal isimlendirmedende anlaşılacağı üzere muhafazakârlığımızı

“muhafaza etmek”, “korumak” TÜRK kültür kökenlerinden gelmektedir.

Bizler TÜRK milletimizin alışmış kültür düzenini ve kurumlarının yeni düzendede var olması gerektiğini ve bu kurumlarımızın zaman içinde kendiliğinden emperyal Liberalizmin koruyucusu post modernizme dönüşüme ugratılmadan TÜRK görüşünü tamamlamakla savunuruz.

Bizler bu yanımızla ve son çözümlemede bir burjuva akımı olan ve matreyalizm savunucusu destekleyicisi emperyal Liberalizme karşı biz TÜRK kültür muhafazakârlık hareketinin burjuvazi, Leninizm, Maxsizm, Maonizm, ve matreyalizm devrimci müdahalelerine karşı çıkarakda TÜRK Kültürünü muhafaza etmekde biz TÜRK kültür muhafazakarlara düşmektedir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak biz Muhafazakârlar emperyal Liberalizm ile bütün olan post modernizm yardımı ile kapitalist modernleşme süreci karşısında, TÜRK kültür muhafazakarları öncelikle ekenomik modern teknoloji süreci içine alarak TÜRK milletimizin ekonomiksel refahını sağlayarak çözüme kavuşdurulması siyasal, TÜRK toplumsal ve kültürel yapılarımıza gösterdigimiz ilgi TÜRK milletimizin ideolojisine dayanırız.

 

– KAVRAMSAL ÇERÇEVE MODERNIZM

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Modernleşme bizlere göre bağlı olduğumuz TÜRK milletimizin sosyal siyasal kültürel örf- adet-gelen- görenek- töre(YASA) şeklinde sıraladığımız tamamı TÜRK milletimize has ve özünden benimseyerek güne birlik yaşadıklar alışa gelmiş yaşam tarzlarından esinlerek ele almaktayız.

Modernleşme ise eski zamanların toplum tipinden günümüzdeki toplum tipine dogru bir değişsme anlamına gelmez zaman zaman ve zamöanlar insanlar biolojik değişimlere uğrayarak şekil olarak değişmeleri fark edilmişdir.

Bizler bu tanımda geçen eski zamanların toplum tipinden genellikle göçler esnasında yerleşdikleri toprakların biolojik tabiyatınada bağlıdır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak sanayilerin modernleşmesiyle ve öncesi göç toplumları kastedilmektedir.

Bu da sanayilerin teknolojiye dönüşmesi esnasında modernleşmeyle sanayileşme arasında göçlerin sıkı bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır.

Sanayileşmenin dinamiğinde ise bilim ve teknoloji yatmaktadır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak buna göre şöyle bir modernleşme tanımı yapabiliriz.

Bilim ve teknolojiye dayalı olarak toplumun içsel olarak farklılaşması değil biyolojik ve giyim tarzlarının değişmesiyle ve karmaşı süreci’ Modern,teknoloji ile getirilen emperyal metalik Libberalizm  özünden alınarak ‘yeni’, ‘yeni biyolojik ve giyim ile değişime uğrayan dış görünüş olan’ indanlığın kendisindeki insanlık benliğinden uzaklaştırılarak dış görünşsel yüzeyselliği olandan ile öz yaratılışdan  uzaklatırımış olmaları kısaca emperyal Liberal elbisesi ile süslenmeleri ile içsel değişime uğratoılması ile insanlığa kendinden olmayan metalik maddiyata daha çok yakınlaşdırılmalarıdır.

Sanai değişimi yerine “Modernizm genelde,yeni insan türlerini emperyal Liberalizm ile başlayan yeni bir sömürü düzeninin geliştirilmöesiyle başlamışdır.

XIX. Yy. sonu ile II. Dünya Savaşı’nın baslanğıcına kadar olan dönemde, bilhassa sanayinin sanatın emperyalizme uygun olarak meydana getirilen büyük çaplı değişimleri tanımlamaktadır.

Modernizmin yani değişim batı dünyasının bir avuç kapitalist insanların kendilerine bağlayabileceği bir takım tarzlarla ilgi geçmeyi başararak kendilerine insanları odaklayarak saltanatlarına daha çok değer kazandırmış olmaları yaşadıkları toplulukların içinde batma iflas gibi durumlara düşmekden uzak kalmışlardır.

Bizlere göre modernlik teknolojide daaima değişiklik esnekliği olan değişim teknolojide tek bir anda, geçicilikte var oluşudur.

Nasıl her mevsim tabiyatı içinde değişen güzelliktir.

Bunu doğa olayı olarak karşılıyor isekde modernlik teknolojide esneklik kazanarak değişim daima her bir yenisini eklemekle geride kalanı bir yeniye rağmen eskide kalmış olmaktadır

Bizlere göre ise gelenekten kopuş olarak tanımlanması olan emperyal Liberalizm kendi kisvetine göre düzenlemiş modernlik bizzat bir gelenek haline getirilerek, “yeni bir sömürü geleneği” insanları metalleşdirerek insanlığından uzak bırakılarak duygusu olmayan matreyelizme hizmet haline getirmişlerdir.

Emperyal Liberalizm insanların toplumların kültürlerinden alarak adlandırdıkları modernizmin yani emperyal sisterme bağlı onların uygun ve uyguladıkalrı sistemin etkisi altında modernlik, kendi kazançlarına kazanç katarak dahada zenginleşdirmek topluluk tapakalarını kendilerine muhtaç alt bir tapaka haline getiretek daima göz açdırmadan yüzeysel mutluluklar sağlamakla sonu gelmeyen bir yenilikten daha fazla bir şey değildir: Modernlik üslubun sonsuz değişimleri, emperyalizmin sonsuz döngüleridir.

ATATÜRKMENBEY  emperyal modernleşme olgusunu şu şekilde tanımlar: Emperyal modernleme olgusu, merkez kapitalist ülkeler hesabına yoksul çevre toplumlarının ekonomik, politik ve kültürel yapılarından uzaklaşdırarak. “değiştirme” ve kemndi emperyal dünya sistemine eklemlemedir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu bağlamda modernleşme,kesinlikle bir kalkınma, ilerleme ve gelişme olay. olmayıb, tam tersine sömürülme ve gerileme yönünde emperyal kapitalizme hizmette gelişen  emperyalizm emellerine bir değişime uğratılarak yerine gerileme olayıdır.

Başka bir deyişle, bu süreç bir yozlaşma, emperyalizme asimilasyona uğrama  sistemi ve toplumların bunalım sürecinden başka bir şey değildir.

ATATÜRKMENBEY’e göre modern olmak; milletlerin düne ait olmayan ve başka yöntemlerle ele alınması maddiyat ile insanların insanlığının işgal edilerek emperyal sisteme hizmet ederek sömürülme olayı olmakla beraber emperyalizm dışında gerek görmediğimiz emperyal dünyada yaşamak demektir.

Emperyal modern, yeninin ya da yakın zamanın eş anlamlı haline getirilirken emperyalizm sistemine olumlu  toplulukların sosyal kültür yaşamlarına olumsuz gündelik yaşamda ve milli kültürde uygun olmayan tutumlara da modern denilmektedir.

Aslında modern, radikalizm dışında yoksullugun ve yoksunluğun getirdiği milli kültür ekseninden saptırılarak bir emperyalizme doğru yönlendoirilmeleri ile emperyaller için modern değişimden söz edilmeleridir.

Sonraileriki gelecek zamanlar içinde ortaya çakacak emperyallerin doyamadığı çok çalıştırma bağlandırma ezme sömürme insanı insamnın değerlerinden uzaklaşdırarak

Söz  gelimi tarımsal dünyanın yerini endüstriyel; sanayileşmiş emöperyalizme hizmet için kapitalizmin içine alarak topluluıkları emperyal bir modern teknoloji dünyayı sarmışdır.

Hatta geç bu emperyal Liberaslizmin ortaya çıkarttığı sisteme uydurulmak zorunda bıraklımalarının ana sebebi milletlerin lkendine özğü yönetim ve yönetilişleri olmayıb emperyallerin sömürme istemlerine cevab verebilmeler.inden doğan yüzeysel özgür demokrasi safsatanlarının kendi özünden koparak sömürülmelerine meydan verilebilinilmesi içinde bu tür altatmaca rolüne girmişlerdir.

Latince ‘modernus’ terimi puta tapma emperyalizmin emperyal Liberalizm toplumların kültürleri ve dine bsağlılıkları karşısında yükselen bir yahudilik veHıristiyanlık kisvetinde emperyalistlerin gerçeğini nitelendirmişlerdir.

modernlik, emperyal sömürü düzenini emperyal Liberalizm ile insanlığın benliklerinin içinde olanın dünyasının içine girdirilerek yani merkezine yerleştirilmesinden ve emperyal saltanatının devam ettirilmesinden başka bir şey değildir.

İnsan nefsisini ve  kendisini, emperyal dünyaya bağlandırılarak, kendi çevresine ve hatta insan-üstü âleminden  yine kendi iç prensiplerinden itibaren uzaklaştırılarak emperyalizme sömürü dünyasında yüzeysel yalancı dünyasını yeniden emperyalizme uygun olarak kurması demektir.

Modernite kavramı, Modernleşme, Modernizm gibi kavramlarla ilişkili ama bunlara indirgenemeyecek olan bir kavramdır.

Benzer bir kavramsal alana dayansalar da bu kavramların hepsi tarihsellikleri bakımından öncelikle birbirlerinden ayrıdırlar.

Bir süreç olarak Modernite, ekonomik  şartlarda ve toplum itibariyle esas olarak teknolojilerini yenilemekle kültürlerini muhafaza ederek değerlendirilmelidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Modernite kavramı bu baglamda, gelenek- örf -adet- töre (ANAYASA)  dışında kalarak ile karşıtlı ve kopuş halinde bireysel, toplumsal ve ekenomiksel sanayi teknolojiksel“ politik yaşam alanlarının tamamındaki dönüşümü ya da değişimi   olarak adlandırmaktayız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK filozoflarımızın Felsefi gücünü miladi yılların başlanğıcından bu günümüze kadar TÜRK Felsefesi’nden alan Modernite, insan akılı gereç akılın ürettiklerinide araç olarak  gelişme ve gelişdirme merkezinde toplayarak belirlerler TÜRK toplumsal yaşamı milli kültür sosyal siyasal, törelerini (ANAYASALARINI) Din’I toplumsal yasamda getirtirler ilke olarak benimser, özgürlesmeyi ilkelestirir.

Öznenin ve özgürlük fikrinin yayğınlaştırılarak  güçlenmesi ve bunların tüm sosyal

Bizler siyasal ve felsefi düşüncenin merkezi durumuna getirilerek TÜRK milletimizin yönetim biçiminin gelmeşmesiyle TÜRK toplumunu yönledirilerek gündeliklerini ve gelecek zamanlarını tain etme anlamını bulurlar.

Ayrıca bizlere göre teknoloji modernizite teriminin gelişen anlamlarının, düşünsel olarak ekenomiyi güclendirme teknoloji Çağına, politik olarak  ele almayıb teknolojide değişime ve ekonomik olarak da Endüstriyalizm’e bağlılıkdır.

Bizler öte yandan Modernizm kavramı ise daha farklı bir alanı ifade ederiz.

Bizlerin Modernizm, modern teknoloji düşüncesinin sanatsal ve kültürel alanda bir eğilim ya da hatta bir akımı değildir.

Sanayi alandainsanların çakışma alanlarını kolaylaştırması için teknolojinin geliştirilmesiyle yeni buluşlarla beraber gelmesiyle ilgili insan aklı ile gelişdirilmiş kalkınmaya yardımcı olacak araçlardır.

Sanat ve kültür insanlığın dünyada yaratılış tarihidir, insanların iç güdüsü ile özellikle başlar duygularını anlatma duyguları yaşamada günlük kültür yaşamındaki parçasıdır.

Klasik Modernizm emperyal Lliberalizmin gelişdirdiği sistem insanların çökeretilmesi kendilerine daha çok kazan zenginlik sağlamak için kabul ettirilmiş sömürü sistemi olarak ele alılırız.

Elbette, modernizm ile modernite arasında açık ve örtük ilişkiler söz

konusudur ve bunlar. değerlendirmek, ortaya koymak gerekmektedir.

Ancak bu kavramlar. birbirine indirgemesi de gerekir.

Teknolojiksel kalkınmada modernleşme kavramını da bu kavramlardan ayrıştırmak gerekiz.

Buna göre Moderniteyi bir emperyal dünya görüsü ve Modernizmi bir emperyal Liberalizmin kanadı olarak hiç bir zaman bağdaşmayan kültürel ve sanatsal akımını ayrışdırı olarak ifade etmek mümkündür.

Modernleşmeyi de bir ideoloji olarak tanımlamak mümkün değidir.

Modernleşme,modernitenin her yönüyle bir gerçeklik olarak bilince yerleştirilmesi girisimidir.

Kültürel anlamda modernizm, geleneksel anlamdaki edebi, sanatsal, sosyal organizasyon ve gündelik yaşamın geçerliligini emperyal Liberalizmin fikriyle ortaya çıkmıştır.

Modernist emperyalizm hareketinin XIX. Yy. ortas.nda Fransa’da ortaya çıkarıldığı kabul edilir.

Terime dayandığı emperyal Liberalizm fikir, geleneksel sanatlar, edebiyat, toplumsal kuruluşlar ve günlük yaşamın artık zamanını doldurduğu ve bu yüzden bunların bir kenara bıraklıb yeni bir kültür icat edilmesi gerekliliğini savunan yeni bir sömürü düzenin.in temelini atılmnası demeğidir.

Emperyal Modernizm yeni sömürü düzeni ticaretten her şeyin sorgulanmasının gergini savunur.

Böylelikle  emperyal Liberalizm kültürün ögelerini kendi alanlarına uyarlayarak yeni ve daha iyi olanla değiştirilebilir tezi sadece ve sadece emperyalizm kendi safında kazan sağlayabilecekleri yüzeyselliğidir.

Emperyal modernizme göre XX. Yy..n ortaya çıkardığı yeni değişiklerle ve yeni değişim sömürücülüğüdür.

İnsanlara aynı  zamanda yeni oldukları için ‚iyi‘ ve ‚güzeldir ve bir avuc emperyal toplum dünya görüşünü insan topluluklarına öngörülterek kaçınılmaz öngörü haline getirilmesidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlere göre iyi tetik ederek matreyalist düzeninin getirdiği bir takım safsata sömürülerini gözden geçirip  insanları uyarmalı uyarlamamalıyız.

Matreyalist toplumun kolu olan emperyal Liberalizmin Modernlik fikri, toplumun kültür ve dinsel inanış merkezindeki Tanrının yerine bilimi koyarak, dinsel inançlardan, uzaklaşdırılarak insanların ancak özel yaşamında yer bırakılarak matreyalizmin kolu aracılığı ile emperyal Liberalizmin savı ve savunduğuModern toplumdan söz etmekdeler.

Bizim için bilimin ve ilimin yeni buluş icaati teknolojik uygulamalarının olması yeterli  olduğu buna ek olarak insan gücü yerine insan aklını geliştirilerek daha fazla etkinligini siyasal fikirleri iç güdü duygularımızın dışına bırakılarak sosyal- kültürsel ve dinsel inançlarımızı korunması, yasalarımız ile teminat altına alınması mecburi hgerekliliğidir.

Bizlere göre taraf veya tarafsızlık yoktur her neyi nasıl biçimlendirerek savunursanızsavunduğununuz nesnelerin taraflılığını savunuyor demektesiniz.

Bizler  Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İDEYAL DEVLET fikirlerim.iz ile şiddetli karşı olduğumuz kişileri torpile, adam kayırmaya, particiliğe ve yolsuzluklara ve kişi ve kişilere koruma yasası çıkartılması insan ve toplum arasındaki eşitsiziliği getirerek yasalardaki dengelerin bozulmasına sebebiyettir.

Her kim karşı koruma gerekliliği ancak ve ancak yasaların getirdiği hükümlerle yarğılanarak haklarının korunması İdeyal Devlet eşit hak sitatüsünde olacaktır.

ATATÜRKMENBEY kamu ve özel yönetimlerin kişisel bir iktidarın aracı haline getirilmemesi, kişisel yasalar getirerek  ve o yasalar kisvetine sığınarak servetlerini devletin ya da isletmelerin vergiye dayalı bütçelerinin birbirinden ayrı tutulmamaması özel yaşamla kamu yaşamının da birbirinden ayrılması gerekmektedir.

Dolayısı ile modernlik teknolojide insan yaşamında rahatlık ved kolaylık  sağlanabilmesi için fikri, sıkı sıkıya akılcılaştırmalıyız.

Bizler aklımız ile fikirleri üreterek gelişimciliği oluşturacak fikiri  akla bağlantı kurarak  birinden ayrışdırmadan diğerinide reddetmek yerine bütünleşdirerek akıl ile gelişitirlemsi gerekir.”

Bizlere göre AKIL olmaz ise fikir doğmaz aklı olanın fikri olur akıl ile fikirlerini geliştirir.

Matreyalist sistemin kolu olan emperyal Liberalizmde ise bunların tam tersine fikir aklın önünde kullanan sistemin karmakaşasıdır.

Matrreyalizmin kolu olan“Emperyal  Liberalizm Modernitenin başlanğıcını kıtaların keşfedilmesiyle ve o kıtalarda yer altı yer üstü kaynakların kullanılması keşf edeline kıtalardaki halk topluluklarının yer altındaki ve yer üstündeki varlıklarını üretemediklerini üretemeyişlerinin nedeni kendi çaplarındas sanayilerini kuramayış olmaları sadece totmeler inancı ile yaşam sürmeleriyle ekenomik ve sanai alanlarının oluştşrşlmadığı hatta bundan habersiz yaşam sürdükleri tenkolojik açıdan gelişen batının keşf ettikleri kıtalardaki değeli madenleri işleyerek aid olan halkı işci olarak ninanc bakımından halkı totemleriyle matreyal inancının morfini ile uyuşturularak bir avuc kağıt parçasından olan matreyalist emperyal Liberal din kitabı ellerine tutuşdurarak totemlerine ibadet ile morfinleşdirib sömürülmesine kolaylık sağlamışlardır.

Matreyalist kolu emperyal Liberalizm ile iktidarlıklarını oluşdurulması ile halk üzerinde o halkın yeni efendileri olmuşlardır.

Aslından yenilikçiliğin devrimi diye adlandırdığımız matralizmin yeni bir sömürü düzeni olarak sanayileşmeyle beraberinde gelen bir avuc zengin tabakanın doyumsuız para hırslarının oluşdurduğu emperyal sömürü düzeninden başka bir olgunun olamadığıdır.

Bizler batı toplulıklarının tarihlerine  baktığımız zaman oysa birçoğu için modern zamanlar 1895’te  adlandırdıkları monarşimimden arınma adı ile yeni bir sömürü düze ninin kurulması zengin tabakaların oluşdurdukları yeni saltanat sömürü düzenini beraberinde getirmiş Freud’un Rüyaların Yorumu’nun yayınlanışı pembe rüyalarını anlatmasıyla bir takım insanların halk üzerindeki etkileri ile oluşdurdukları sistemin fikirleriyle başlayan kapitalist dünyasının inşaatıyla gelen matralizmin kendi kolunu kullanarak emperal Liberalizmin yardımı ile metreyal imparatorluğunu ilan etmişlerdir.

modernizmin”  matreyalist emperyalizmin doğuşuyla başlar.

Bu nedenle diyebiliriz ki, Modernitenin görünüsü ile ilgili hissettigimiz emperyal yapılanmanın, neyin kalbi ve çekirdeği olarak gördüğümüzde, emperyalizmin gözümüzde hangi hayat yaşam biçimini olduğuna “modern”  matrelizmin emperyal dünyayı doğurduğu kilitin yanında yüzeysel din inancının anahtarı olarakda emperyal Liberalizmin olduğuna bağlıdır.

 

POST-MODERNİZM

Post modernizm, günümüz Batı uygarlığının genel bir durumunun kendi toplumlarını uyuşduracak matreyalizmin getirdiği sistemlerden biri olarak morfini olarak kabul ederiz.

Post modern durumu, “mateyalizmin büyük meşrulaştırma anahtarından” biridir artık inanılır olmadığı bir bir matreyalizm sistemidir.

Diğer bir deyişle Matreyalizmin önemli kilit anahtarından biriside post modernizm, pozitivizm, liberalizm, görsel eşitçilik, konsensüsçülük, Matreyalizm, aydınlanma, kapitalizm vb. gibi büyük anlatlara karşı olsada onların kilit anahtar röllerinin önemlibir parçası olarak yüzeyselliğinin dışındaki takılan maskeyi korumaktır.

Umutsuzların  bir isyanı gibi gösterilerek Post modernizm, XIX. yılın sonunda

Batı’da ortaya çıkan matreyalizmin yeni bir yüzü yeni bir yüzeysel kültür hareketidir. post modernizm bir açıdan modernliğe karşı gelişen eleştirel bir tepki olarak görülsede kendini insanlığın manaviyatına sahib olamadığı gibi savunmasında matralizmin izin verdiği kadardır.

Post modernizm doğduğu toplumların içinde toplulukları yanıltarak matreyalizm ekseni dışında tutar gibi görsel gösterilerek kimilerine göre, bir dönemin adıdı olarak yaşadığı toplumu yanıltarak matreyalizme hizmetidir.

Aynı  zamanda matreyalizmin kilit anahtarı olarak matreyalizmin sınırları içinde yeni bir yüzeysel felsefenin, yeni bir görsel düşüncenin üslubun yeni bir emperyalizm ulusculuğunu oluşturan, yeni bir söylemin adıdır.

Bazı emperyal düşünürleri kendilerini matreyalizmin dışında göstererek matreyalist yazılarla yüzeysel ve görsel karşı yazılarla toplumlarına ikna yoluj ile kabul ettirdiklerine göre 1943 yıl. güya matreyalizm modernitenin bitirildiği savını savunan yine o matreyalizmin emperyal hizmetkarlarının belirttiği tarihini halk üzerinde yüzeysel etkilemlerle kadırmaca bir oyunun  rolleridir.

Post modern çağın önde gelen matreyalizm kilit anahtarı emperyal isimlerinden biri olarak kabul ederiz.

Bizlere göre görsel olan post modernizm hakkında şunları söyleriz: “Post modern çağımızda ardı arkası kesilmeyen sömürü emperyal kendi düzeninin insanlığa ve bulunduğu topluluklara sunma tercihlerini kabul ettirme ve yaptırma zamanınıdır.

ATATÜRKMENBEY Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu, tüm geleneklerin beli bir geçerliliğe sahip göründürülmemeleri için emperyal Liberalizmden sonra gelen post modernizmmatreryalizmin örtüsü öz bilinç ve ironinin bulunduğu, kendisi dışındaki inancların tümünü kapsayan ve hiçbir hiristäyanäzmin,  ortodoksinin ve däßer änanclarin benimsenmediği bir çağıdır.

Bu durum kıyanıltıcı yalıtıcı yüzeysel emperyal istemin fikir ve düşüncelerini  insanlara kabul ettirmek için verdiği bilgi enformasyon patlaması. denen emperyal Liberalizm örgütlü ve post modernizm ile örtülmüş bilgi, dünya çapında iletim ve matreyalizm sömürü sibernetigin ilerleme kaydetmesinin bir doğrultusudur.

Dünya topluluklarına tercih bolluğundan geçilmeyen matreyalizmin çok çeşitli insanların gözlerine renkli hülyalar gösterilerek bir film sunmalarının bir zamanda birer koleksiyoncu, eklektik yolcu haline gelenler yalnızca zenginlerinlerin saltanat tutkularının neticesinde insanları yönetme yönlendirme modernizm adı altında insanların kendi özündeki sosyal kültürel ve benliklerindeki manavi inanclarını dışlatarak kilit noktasındaki anahtarları ile kapılarını ardına kadar açmakla insanları içine alıb ,neredeyse bütün dünya topluluklarını kendi emperyal düzeninin modernizm dünyasına habsederek köleleüdirilmiş kendi ekseninden dışına çıklımamasını sağlayarakda matreyalizm sömürücülüğü sistemini devamını sonsuza dek sağplamaktır.

Bunlar Zamanımızınn insan tabiyatına aykırı “culuk/cılık/cilik”i olan çoğulculuk hem büyük sorundur hem de büyük uyanışın başlanğıcı olarakda biz kültür muhafazakarları tarafından kabul“ edilebilinir.

Matreyal yalatımın göstermelik kilit anahtar rolü gören emperyal Liberalizm  eksenine yerleşidirilmiş post modernizmi göstermelik özgürleşmiş birey haline geldiği noktasını verme  imajının matreyalizme yönelik değişim, egemen zihinsel durum hakim olma kendine endeksleme ve kitle kültürünün genel biçimindeki yapmacıklıktır.

Bir post-modern  matreyalizm çağına uygun emperyal Liberalizm insanların toplumların kültürlerinide Modernizmin etkisi altında bırakarak post modernlik, sonu gelmeyen bir yenilikten daha fazla insan çehresini saran bir şeyden başka değildir. Post Modernlik üslubun sonsuz değişimleri, matreyalizmin sonsuz öngüleridir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ATATÜRKMENBEY Post modernizmi ve modenleşme olgusunu şekilde tanımlar. Post Modernleşme olgusu, matreyalizmin bir merkez hanesinden biridir.

Kapitalist ülkeler hesabına yoksul çevre toplumlarının ekonomik, politik ve kültürel

yapılarını kendi sistemleri ile “değiştirme” ve matreyal dünyasının sistemine eklemlemedir.

Bu bağlamda modernleşme,kesinlikle bir kalkınma, ilerleme ve gelişme olayı değil, tam tersine sömürülme ve gerileme yönünde gelişen bir değişme olayıdır.

Başka bir deyişle, bu süreç emperyal bir yozlaşma, asimilasyon ve bunalım sürecinden başka bir sey değildir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  ATATÜRKMEMNBEY’e göre post modern olmak; geçmişe ayit olmayan ve matreyalizmin bir anahtarı olan emperyal Liberalizm ve daha önemlisi post modernizm yöntemleriyle ele alınması insanlık doğasını terk ettirme eğlimini gerektiren matreyalizm kendi dünyasında yaşatma eylemi demektir.

Post modernizm, yeninin ya da matreyalizm zamanın esasına alınan emperyal Liberalizme yardımcı eş anlamlılığı haliyle, gündelik yaşamda ve kültürde post modernizm matreyal sistemin diğer ögesi olan kapitalizme uygun tutumlara da post modernizm demekteyiz.

Aslında post modern, emperyal Liberalizme ek olarak konulan radikal bir değişimden sonra ortaya atılan yalatışımlı sözgelimi matreyalizm dünyasının uzantısı kapitalizm  küçük bir yüzeysel değişimle yerini alacaktır.

Matreyalizm gerektiren ana sebeb sanayileşmiş süreci içindeki toplulukların içinde yer almış yüzeysel bir post modernizm dünyasını inşaa ederek hatta yalatışımlı yüzeysel bir güç ortaya çıkartılarak ‘post modernizm’ terimi puta tapma karşısında yükselen matreyalizm kilidinin ana anahtarı emperyal Liberalizm ile çökertilmiş bir Hıristiyanlık inancı gerçeğinin dışına çıkartılmış niteliğidir.

Post modernlik, matreyal sisdteminin  kolu olan matreyalizm dünyasının merkezinden insanların benliklerine yerleştirilmesinden başka bir şey değildir.

Matreyalizm, kendi nefsinin, dünyasının içindeki sistemini insan dünyasını çevreleyen ve hatta insan-üstü âlemi yerine matrreyalizm kilit anahtarından biri olan kapitalist sistemini işleve sokan yanındada  yer verilen post modernizm kendi iç prensiplerinden itibaren yeniden kurması ameliyesidir.

“Post modernite kavrami, Matreyal sisteminin istediği modernleşme, Post modernizm gibi kavramlarla ilişkili emperyal Liberalizmde bunlara yardımcı olan bir  matreyalizmin kapitalizm kavramıdır.

Post modernizm, günümüz matreyalizm sisteminin emperyal Liberalizme yardımcı anahtarlarından olan kendi sistemini geliştirilmesine yardımcı olacak olan en önemlisi Batı matreyalizm sömürü uygarlığının genel bir durumunu adlandırılan Post modern matreyalizm kilidinin anahtarı, “büyük matreyalizm projelerini meşrulaştırma dşnya insan topluluklarına anlatılınanın” artık aslının olmadığını sömürü düzeninin yanında getirdiği globalizm yeni sömürü düzeni sisteminin inanılır olmadığı bir durumdur.

Diğer bir deyişle post modernizm artık işe yaramadığı hiç bir soyut güce sahib değildir.

Bununla birlikde pozitivizm, emperyal liberalizm, eşitçilik, konsensüsçülük, matreyalizm ile denk Marksizm, yüzeysel Globalizm aydınlanma, kapitalizm vb. gib içine almış çeşitli matreryalizm kilidinin anahtarlarının büyük  parçalarından olumaktadır.

Matreyalizm kalıblarını eskisini imha edeerrek yenisini sisteminin devamını insanlığı sömürü düzeninin devamı olan Global“izm ismi ile bu kez emperyal Liberalizmin kolluğu olarak kapitalizmin küçülmesini önlemek için matreyalzmin sistemi içindeki yeni bir kalıbnolarak dünya topluluklarına sunulan Globalizm ile kurtarma operasyonun  olduğunun unutulmaması gerekir.

Matreyalizm kildiinin anahtarları ile beraber insanlığın büyük sorunudur.

Matreyalizm sisteminin  ahtobot gibi tamamen kıyamete kadar dünyayı sarıb sarmalamasını eylemlerinin başarıya ulaşdırılabilinmesi için insanlığa ödetilen büyük bir bedeldir.

Matreyalizm kendi sürecini devam ettirebilmesi iç.inde artık geri çevrilemez haline gelen iflas ederek imha olmuştur.

Post modernist sistemini tekrar sahneye konularak çoğunlukla yönünü kaybedip bazen birçok özgürlük- hak- eşitlik emperyalizmin çoğul sistgeminin büyük vaadini sunarak yeni bir güc katmak için gerçekleştirerek eylemlerinden bir kaçıdır.

İnsan yapıcılığının inkarının YARATANın yaratıcılığından uzaklaşdırılmasını sağlayabilinmesi .içinde devreye daima sokulan emperyal Liberalizm bileşimi ile tekrar düşük seviyedeki eğitimsiz insan topluluklarının .içinde ortaya çıkarak kafası karışık paradiarasında yelken açıp dalgalandırılmasına sebeb olarak yalatılmış özgürlük laftası Post modernizm temelde herhangi bir gelenegin yakınen ve uzaken ne geçmişde nede gelecekde hiç bir ilişkisi olmayan emperyal Liberalizmle getirilen matreyalizmin  çok çeşitlilik eylemlerindendir.

Post modernizm: matreyalizmin kapitalizmin harmanlanmasıdır hem sürdürülmesi hem  de aşılması güc haline aldıran matreyalizmin emperyal Liberalizmle gelen Post modernizm matreyalizmin en iyi çalışmaları karakteristik bir şekilde çift kodlanmısı

ve ironik matreyalizmin çoğulculuğu en iyi şekilde bu kapitalizm kavranmasından ötürü, çift-kodlama ve ironi yoluyla oluşturulan matreyalizm gelenekleri arasında çok çeşitlilik tercih yelpazesi, insanlığın insanlık bedeninden benliğine geri dönüştürülmemesi çatışma çabalarının verdiği sürekliliğidir.

Post-modernizm insan düsüncesinin, her bir karşıtı matreyalizm ideolojisiyle bir insan topluluıklarını metalleşdirmek biçimini temsil eden en az bir kaç düsünce akımını kendinde birlestirir.

(a)- Matreyalizm bunlardan ilki, post-modernligi, yüksek-sanayi toplumu olarak tanımlar.

Matreyalizm kapitalizm hareketi ile kendini gerçekleşdirme sürecini sürekli hızlandırmak, insanlığ kültüründen benliğinden dini inancı bağlarından kopartılın uzaklaşdırasrak kendisine sempati ile duyulmasını sağlayarak empati altında insan varlığını bütünü ile işgal ederek  bütün değerlerini giderek önemsizleşdirmektir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ATATÜRKMENBEYin belirttiği gibi,matreyalizme uyuşmayan giderek artan insanlığın tükenimiyle dil- din- sosyal- kültürel toplumsal düşüncenin temel hatlarını beden benliklerinden silerek matreyalizm sömürücülüğüne uyum haline getirerek şekillendirmektir.

Post-modernist düsünce, matreyalizm ideolojisdinin her biri  biçimini temsil eden matreryalizm düüünce akımınıyla kendinde birleştirir.

ATATÜRKMENBEYin belirttiği gibi,matreyalizme uyuşmayan giderek artan insanlığın tükenimiyle dil- din- sosyal- kültürel toplumsal düşüncenin temel hatlarını beden benliklerinden silerek matreyalizm sömürücülüğüne uyum haline getirerek şekillendirmektir.

Post-modernist düsünce, matreyalizm ideolojisdinin her biri  biçimini temsil eden matreryalizm düüünce akımınıyla kendinde birleştirir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak üretimin tamamını kapitalizasyonla gerçekleşdirerek insanlığın tabiyatınıda kendi kendisine  kendi yıktırır.

Matreyalizm, sonsuz olanını şimdiki anda mevcut olanını tanımlar sonra, o emperyal Liberalizm devreye girdirerek modernlik kisveti altında insanlığı tutsağı altına alarak hükmetmiş olur.

Matreryalizmin emperyal Liberalzm ile postmodenizm anlamın giderek daha tam birbiçimde küresel din kültür diyalog safsatası ile oyalama sürekliliği ile matreyalizm kendi sisteminin ortadan kalkmasına mani olarak kendi ekseni içine sürükler.

Bu, emperyal kapital Liberaslizm ve post modernlikten vazgeçmeyen bir matreyaslizmin oyun parçasıdır

Matreyalizm çok çeşitlilik ahtoboıt kolları ie her yeri sarmış kısa zamanda gelip geçen, yenilikleri ve teknik becerileriyle dikkati kendisine çekdirerek teknik düzenlemelerin oluşdurulmasıyla ekseni içine alan matreyal sömürü düzeninin devamını indirgeyen, adeta çiçek dürbünü gibi bir sömürü matreyalizm kültürdür.

ABD’si gibi, kendilerini  emperyal post modernlik ve evrensel değerlerle en fazla özdeleşleştiren batı ülkelerde, post modernist matreyalizm ideolojinin evrenselciliğine sahib olan bir matreyalizm kültürelciliğini desteklerler.

Ama matreyal kültürel yapıtlar, ortaya çıktıkları toplumsal tarihsel bütününü dışında ayrılmış görünsede emperyal Liberalizm matreyalizm kilidinin ana anahtarı olarak sistemine en sadık bağlı post modernide olsalarda, değerlerini ancak küresel Pazarcılığına bağlı olarak akpitalizmin efendilerinide ta tanımlanırsada emperyal Liberalizm içlerinde en büyükYapıtlardan oluşan, uzun süre, ya hükümdarlar yada burjuvazi veya aristokrasinin kimi emperyal kültürel taleplerini temsil eden sanatseverler tarafından tercih edilmiş, şimdi yeni dönem olarak emperyal Liberalizm koruması altında post modernizm buradan kaynaklanır.

Post-modernist hareket, böylece, dünyanın modernist tasarımının yakınen en uç noktasına ulaştırır.

Toplumsal yaşamın alanlarıyla yine o toplumsal yaşamın tamamlayıcısı olan, bu alanların her birinin araçsal  emperyal Liberalizmi post modenizmin kullanımı arasındaki yaklaşımın birbirinden koparılmayacak en iyi bağlarından ikisidir.

Matreyalizm toplum ötesi garantörlerini insanlığın benlikleri içine girdirirkende daima emperyal Liberalizm ile birlikde post modernizm kullanmıştır

Matreyalizm içinde bulunan diğer ögelerinden olan kapitalizm insan kültürü, hem toplumsal ve siyasal, hem de estetik yüksek emperyal Liberalizm kültürle kitle kültürü arasındaki ayrımı derecesini dahada yakınl“aşdırmış post modernizmin katkısınıda matreyalizm destekliliğini tanımlayarak tamamlar.

 

ORYENTALİZM

Orientalizm kökeni ise Batılıların yaklaşımı ile eglence- zevki sarhoşluğunun güneşi doğu kutubunu ifade eden Latince eglencein şenlikleri zevk saltanatına oriens kelimesine dayanmaktadır ve cografi manada Doğuyu göstermekte Batı kutubu kullanmıştır.

Oryantalizm, Doğu’ya ilişkin eğlence alemlerine ve zevklere düşkün ideolojik perspektiflerin hakim olduğu eğlence aleminin (veya Doğulu eglence Orientalized) anlamının vizyonu ve her düşünceden uzak zevk sefaların yaşam arzıdır.

Batılılar tarafımdan takılan tüm eğlence aleminin sektörü saltanat dünyası zevklerini düşünen ve batılılar tarafından ifade edilen Doğu  imajıdır.

Oryantal (Doğulu) bu tip eğlence alemini temsil eden kutubdur.

Erkeği üretmeyen (endüstriyel, bilim, ilim ve teknolojik) akıl üretkenliği, güçsüz zevklerine düşkün Batılı beyaz kadınlarına hayran istemlerini elde edemeyince tehdit eden kişi olarak tasvir edilir.

Doğulu kadın ise  erkekleri tarafından ilği görmeyen çarpıcı derecede erotizm ve egzotik ve batılı erkekleri tarafından keşfedilinmesini bekleyen hâkimiye altına alınmaya isteklidir.

Doğulu eğlence saltanatı kültürel sınırlarını aşan erkekleriyle ve kadınlarıyla gizli erotizme düşkün Oryantalizm bilinçsizdir.

Doğunun eğlence zevk alemine sahib olduğu düşünce tarzıdır.

Doğulu ülkerlerinin temel içeriği statik ve belirlidir.

Doğu ayrı, ezoterik– eroterik egzantirik, geri, farklı, tensel ve pasif despotizme eğilimli ve ilerlemeden uzaktır.

Doğu halkının ilerlemesi ve erdemi hakkında Batı  ile karşılaştırmasında ve Batı düşünce terimleriyle hükmüne varır.

Doğu bütün zevk ve eğlence aleminin her zaman yaşam tasrzlarının ötesi dışına çıkamayan aşağıdır ve erkekleri batı kadınlarına kadınları kendilerin.in keşfedilmesini bekleyen birer oryantal düşğünü dlisiz kayğısız ve oryantelizme uysal kişiliklerini sergiler.

Oryantalizm ise üzerine konusulan ve  her tüm sefa sürme eyleminde bulunulan topluluklardır.

Doğu hakkında değişmeyen bit taskım bilgiyi ve Doğucu düğüncede doğul politik kararlar almasını ve vermesini bilmeyen kanun tanımayan gizli içsel içeren ve gizli tabularının egzotizm- erotizmi bir oryantalizmin söz ve eylemde ifade edilen halidir.

  1. yüzyıl eğitimsel Çağı Batılı düşünürleri bazen Doğu kültürlerinin, Hıristiyan Batı kültürü karşısında üstünsüzlüğünü savunmuşlardır.

Örneğin İSLAM dini inancınınn,

Hıristiyan inancından üstün olan  insan doğası yaratılış tabiyatı ile yaratılanların yaratan tarafından en üstün yaratılmış canlı varlık olarak insandır.

Bir nevi batı İSLAM dininin zerdüşlük yakınlığı yakıştırmalarının Hırıstiyan inancında olduğu halde rasyonel Deizm’i desteklediği gerekçesiyle, araştırılmasını teşvik etmiştir.

Bazılarıda İSLAM  (Hıristiyan Batı’nın aksine) var olan dini

hoşgörüyü ve Mandarin Çini’ndeki bilginliği övmüşlerdir.

Abraham Anquetil-Duperron,

Zerdüştlüğün kutsal metinleri olan Avesta’i tercüme etmiş, William Jones ise Hint-

Avrupa dilleri üzerinde yaptığı araştırmalarda Doğu ve Batı kültürlerinin birbirine karşıtlığı ve karışıklığı ilk dönem tarihi bağlantıları ortaya çıkarmasıdır.

Bununla birlikte bu gelişmeler Fransa ve Ingiltere arasındaki Hindistan’ın kontrolü konusundaki çekişme ortamında ortaya çıkarılması ve sömürge ülkelerindeki toplulukları daha etkili bir şekilde kontrol etme amacını güdüyordu.

James Mill gibi emperyal liberal iktisatçılar Doğu ülkelerinin, oryantal medeniyetlerinin statik ve yozlaşması oluşu nedeniyle küçümsemekteydi.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ORYENTALİZM, orta doğu ve Afrika arablarının geleneksel kültürlerine ilişkin İSLAM dinini ideolojik önyarğılar ve perspektiflerin hakim olduğu arabların, düzenlenmiş oldukları İSLAM dinine uygun olmayan kültürel yapılarını İSLAM‘laştırma gayretleri ile kendilerine dini kullanma kültürlerini din gibi yansıtma istermlerine çöl hurafelerinin hakim oldukları topraklardaki bedeviler ile adeta kültürlerini din yolu ile diğer toplulukları asimile etme istemlerinin açdıüı erozyonları ne geçmişdeki nede gelecekdeki islam inancına gölge düşüremiyecekleri gibi arasb emperyalistmini asla ilerletemiyecerkleri gibi arab antibatizm topladıklarının esabını yapamadıklarının farkında olmadan kendi yazdıklları vizyonu  sürdüremeyeceklerini bu şekilde tarzlarının anlamsızlık içinde bocalayarak yüzyıllar sürsede çabala harcamalarını araştırrmalarınızda fark etmişizidir.

 

Bu tarzlarının tüm  arab düsüncelerinin İSLAM dinine inanmış milletlerine pek etki almadıklarınıda araştırrmalarımızda bizlerin tarafından ifade ederek ortadoğu ve afrika arab topluluklarının oryentalizm kültür imajı kendilerinin kendileri tarafından kültürlerini gördükleri din olmustur.

 

İSLAM dini, aslında yaratan dünyadasındaki yaratılan bütün canlılara öze-köklere dönme hareketini İSLAM dini ile vererek insanlığa ve yaratılan  bütün canlılara verilen değeri ortaya koymaktadır.

 

Fakat İSLAM bu hareket Hıristiyan dünyasında insanlığın değersiz yaratık olarak görmeleri matreyalist emperyal sümürü düzenleri için dinlerini imha ederek emperyal sümürücülüklerini devam ettirebilmeleri dinlerini yoketmekle geçmişdirç

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak insanlar  İSLAM dini ile birlikte ALLAHu Tealanın yüceliğinide teblik eden HZMUHAMMMED (SAV) yaratılanı içene alacak şekilde genişletimişdir.

 

Karl Marx bile Asya (TÜRK) modeli  daha çok milli kültürlerine bağlı zirai- sanatsal eknonomiksel paylama paylaştırma eşit ( zengin fakir ve ağa) farkılıkları olmadan üretim“in değişmezliğinden söz etmekteydi.

Hıristiyan evanjelistler ise Doğu dinlerinin eğlence ile eğlence, zevki (erotizm) sarhoşluğunun güneşi geleneklerini hurafe olarak görerek yermekteydiler.

Budizm ve Hinduizm üzerine ilk ciddi Avrupa kökenli araştırrmalar Eugene

Burnouf ve Max Müller gibi araştımacılarlar tarafından yapılan aynı dönemde Islamiyet’le ilgili ilk ciddi araştırrmalar yapılmaya başlandı.

19.yüzy.l.n ortalar.nda „Oriental Studies“ (Doğu Araştırmalar.) akademik bir disiplin olarak ihdas edildi.

Yine de akademik arast.rmalar geliştikçe, „anlaşılmaz ve hilekâr Doğulu“ gibi eğlence zevk ve erotizm yaşamasal kültürlerinin tavırları ve

Yine de akademik arast.rmalar geliştikçe, „anlaşılmaz ve hilekâr Doğulu“ gibi eğlence zevk ve erotizm yaşamasal kültürlerinin tavırları ve

yayğın kiliselerde doğu oryantalizm vaazı verilmeye başlanması hırıstiyan inancının tek alternatifi ve bütün inancların karşısında tek yegane İSLAM dini olduğundan bu oryantalizm yakıştırmaları İSLAM dinine ne kadar düşman ve kindar kafatascı matreyalizmin efendilerine hizmet yarışı içinde ol“maları varlıklarının sürdürebilmeleri için bu bir avuç matreyalistlere bağlı olduklarının bağlamı içinde olmalarıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Büyük Britanya’da da „konuşmaya değmez TÜRK İSLAM`ı kendi bağlamında İSLAM uygunluğunu kabul etmiş emperyal bağlam dışında kaldıklarından ötürü düzenlerine  ters düşmesinden kaynaklandığını bilmekteyiz.

(Unspeakable TÜRK)“ tabirinin çıkışı aynı döneme rast gelmektedir.

Doğu sanatı ve edebiyatı unutulmuş hala oryantal“eğlence aleminin-erotizm ve egzotik“ kastı ile yapan batı ve Klasik Yunan-Roma ideallerine göre düşük görülmekteydi.

Doğunun politik ve iktisadi sistemlerinin dışında kalmışlığı genellikle eğlence aleminin feodal „doğu despotizmi“ şeklinde olduğu ve gizli tabusal kültürel tensel ataletiyle batı kadınlarına düşğünleri dışında tehtid ve engel olduğu düşünülmemekteydi.

Pek çok eleştirel teorisyenler doğuculuğun oryantal bu biçimi beyaz adamın daha geniş ve ideolojik ömürgeciliğinin bir parçası olarak görmekteyiz.

Yine de akademik arast.rmalar geliştikçe, „anlaşılmaz ve hilekâr Doğulu“ gibi eğlence zevk ve erotizm yaşamasal kültürlerinin tavırları ve yayğın kiliselerde doğu oryantalizm vaazı verilmeye başlanması hırıstiyan inancının tek alternatifi ve bütün inancların karşısında tek yegane İSLAM dini olduğundan bu oryantalizm yakıştırmaları İSLAM dinine ne kadar düşman ve kindar kafatascı matreyalizmin efendilerine hizmet yarışı içinde ol“maları varlıklarının sürdürebilmeleri için bu bir avuç matreyalistlere bağlı olduklarının bağlamı içinde olmalarıdır.

Büyük Britanya’da da „konuşmaya değmez TÜRK İSLAMı kendi bağlamında İSLAM uygunluğunu kabul etmiş emperyal bağlam dışında kaldıklarından ötürü düzenlerine  ters düşmesinden kaynaklandığını bilmekteyiz.

(Unspeakable TÜRK)“ tabirinin çıkışı aynı döneme rast gelmektedir.

Doğu sanatı ve edebiyatı unutulmuş hala oryantal“eğlence aleminin-erotizm ve egzotik“ kastı ile yapan batı ve Klasik Yunan-Roma ideallerine göre düşük görülmekteydi.

Doğunun politik ve iktisadi sistemlerinin dışında kalmışlığı genellikle eğlence aleminin feodal „doğu despotizmi“ şeklinde olduğu ve gizli tabusal kültürel tensel ataletiyle batı kadınlarına düşğünleri dışında tehtid ve engel olduğu düşünülmemekteydi.

Pek çok eleştirel teorisyenler doğuculuğun oryantal bu biçimi beyaz adamın daha geniş ve ideolojik ömürgeciliğinin bir parçası olarak görmekteyiz:

Oryantalizm, 19. yüzyılda gelişen ve Doğu toplumlarının eğlence kültürlerinin, İSLAM dini inanclarından uzak manaviyat ve inanclarını şuursuzlaştırılması için düzenlenmiş İSLAM dinine karşı bir kompleks içindeki matreyalis batılıların yeni bir sömürü alanı olarak seçdiği sektör olarak belirleniş ,

Dillerinin ve tarihlerinin anlamsızlıklaşdıran kültür dillerinden eğitimsiz esimileşdirilmek istenen hatta bunda dil asimilesi üzerinde başarılı olmuş matreyalist batı dünyasında konuşulan Fransızca ingilizce ve buna benzer dillerini ana dil olarak kuze afrıka ve ortadogu ülkelerinde yerleşmiş olarak görmekteyiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Biz TÜRK muhafazakarlarının anlayış biçimi ile Dünya her çeşit egelence sektzerünün merkezi ORYANTALİZM anlamına gelen Batı kökenli ve yönetimlerinin Batı merkezli alanlarının tümüne verilen isimdir.

  1. yüzyıl ortasında özellikle de Fransız yazar Theophile Gautier’nin yazılarıyla, bu kavram Doğu dünyası eğlence sektörünün batı emperyallizminin yeni eğlence pazarına el koyarak kazanc yolu olarak el konulmuş zevk aleminin merkezi oryantal kıtası ve onun bölgesi ortadoğu yeni bir sektörü alan bir sömürü türü için kullanılmaya başlamışlardır. O zamandan beri, “Oryantalizm, Kuzey Afrika kıyılarından Orta Asya steplerine, tüm Osmanlı İmparatorluğu topraklarını ve zaman zaman da Hindistan yarımadasını içeren İSLAM dünyası karşısında Batılıların tavırlarını tanımlayan genel bir kavram olarak benimsenmiştir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Oryantalizm, İSLAM ilminin ilerme çağı sonrası Batı Avrupalı beyaz adamın, Doğu halkları ve kültürüne yönelik dışarıdan, müdahale ederek ‘öteki’leştirici, deği-leşdirici- eğlence aleminin dünyası olarak ve önyarğı dolu bir tür düşmanlaşdırma yorumlarına işaret etmektedir Batının, tüm düşünce ve alanı içinde ifade edilen Doğu imajıdır.

Oryantalist ideolojinin temelinde yatan asıl unsur, Doğunun- orta doğu ve yakın doğuda İSLAM dinine karşı engel olarak uydurulmuşdur.

matrealizm kendine sömürü düzenlerinin genişletimesi yönünde hedef gösterilen kuzey afrika hatta afrika kıtası ortadoğu ve yakın doğu keşfedilecek, zapt edilecek, betimlenecek ve emperyalist batı ülkelerine çeşitli amaçlara hizmet edecek biçimde bir nesne olarak ORYANTALİZM ismi ile  tanımlanmaşıdır.

Böylece Batı Doğuyu nesneleştirip, her türlü sömürüsünü meşru

kılmak için gerekli zemininin temelini atmış, kılıf ya da kılıflar hazırlamış.

Oryantalizm bilimden edebiyat endütriyel dışında bırakılmış, Batılı matreyalist ülkeler tarafından  takılan oryantal ismi eğlence sektörü haline getirilerek tiyatrodan müziğe ve dansa kadar çok geniş bir taban oluşturmuşlardır.

Bunları kendi zevk alemi içine uygunlaşdırmış göbek booty dansı birçok eğlence  alanınada uyarlayarak da etkili olmuş, Doğu topluluklarını bu tür dekoratif motifileşditilerek dillerinde uzaklaşdırılarak Batı dilini inancını  ana dil ve inasnc olarak kendilerine göre biçimlendirmişlerdir.

Batı emperyak ülkeleri AFRİKA, ORTADOĞU, YAKIN VE UZAK DOĞU‘nun kendi ana dilleri kültürleri ve dini inanclarının benimsenmemesi olarak Batı dilini- dinini ve kültürünün benimsenmesiyle bu topluluklarda etkililerini göstermişlerdir.

Oryantalizmin Doğusu ve Oryantalist Bilgi”, Toplumsal Tarih Oryantalist egzotik resim erotizm akımı 1798’de Napolyon’un Mısır seferiyle başlayan ve 1914’de I.Dünya Savaşı ile bulan gelecek döneminin devamını temsil eder.

Oryantalist erotizm resimler 19. yüzyıl başlarında büyük ölçüde batı dünyasının istikrarsız ve iktidarsız insanlarının erotizm hayallerindeki  düşürünüydü, ama yüzyılın ilerlemesiyle Doğu daha yakından tanınmış göbek ve booty danscı sanatçılar düşgünlüğüne ve düşgücüne dayanan ilk Oryantalist resimlere oranla daha gerçekçi çalışmalara başlamışlardır.

Bu arada Doğuya, gerek gitmediği hâlde Oryantalist konulu resimler yapan sanatçıların en önemli esintileri AFRİKA, ORTADOĞU, YAKIN VE UZAK DOĞU kadınlarının temnsel kaynağı edebî bölgelerinin yapıtları olmuştur.

Bütün balılı sanatçılarının batı kutubu dışında olan diğer kutublarınb.ilhassa İSLAM dininin ağırıklı olan dogu ortadoğ ve yaıkn ve uzak doğu gibi ülke kadınlarının üzerinde ağırlık göstermiş romantik erotizm türündeki bir çok yapıtları olmuştur.

Ayrıca, yazarları ve şairlerinin ve seyahlarının kasti eğlence ve zevk dünyası olarak gösterilmiş yazdıkları anıları etkili olnuştur. Oryantalist resimler 19. yüzyıl boyunca Batı ülkelerinin salon sergileri, Kraliyet Akademisi gibi resim kurumlarının ve bazı özel galeri sahiplerinin çabalarıyla uluslar arası sergilerin ve çok çeşitli baskı albümlerinin yaygınlaşmasıyla bütün Avrupa ve Amerika hatta Yakındoğu ülkelerinde aranmaya başlanmıştır.

Oryantalizm her şeyden önce Fransız çok çeşitl.i egzotik erotizm resim türü olmakla birlikte, önce İngilizler daha sonra diğer Avrupalılar bu konuya yönelmiş, 1870’lere kadar Fransız ve İngilizlerin tekelinde bulunan Oryantalist resim sanatı bu tarihten sonra diğer Avrupa ülkelerinin ilgi alanına girmiştir.

Oryantalist ressamların konuları genel olarak egzotik ve erotizm figürlü kompozisyonlar ve kadınsal tenleri olmak üzere iki grupta toplanabilir: Birinci grup Müslüman Doğunun yaşatıldığı erotizm figürlü kompozisyonlar, savaş ve av konuları, erotik havalı harem, hamam ve göbek  Booty dans sahneleri kent

içinde ya da iç mekânlarda geçen günlük yaşam kadın teni figürleri, yerel giysi ve tiplerin tanıtıldığı iç giyim kıyafet albümleri ve portrelerdir.

İkinci grubu oluşturan manzaralar ise arkeolojik alanlar,

antik ve İslam mimarisi etkisindeki kent görünümleridir. Biz bu çalışmada “Türk hamamı sefası”konulu resimleridir.

Hamam, İbranice “sıcak olmak” anlamına gelir.

İnsanların temizlenme, yıkanma gereksinimlerini karşılayan yapıların genel adıdır. İslam dünyasında İSLAM dinin belirlediği temizlenme yöntemi akarsu gerektirmektedir.

Bu açıdan İSLAM dinin öngördüğü TÜRK milletimiz Roma ve Bizans hamamlarında görülen havuzlar daha çok kaplıcalarda, tedavi amaçlı tesislerde kullanımışızdır.

Eski konutlarda bu amaçla yapılan ve günümüzde “banyo” denen özel bölmeye de bu ad verilir.İnsanlar çok eski çağlardan başlayarak suda gizli güç insan vicudunu dinamik tutucu olarakTÜRK milletimiz inanmışlar suyun ALLAH‘ın lütüfları içinden biri olarak,  yararlanmış gerek sağlık, gerek inançlar gereği TÜRK milletimiz inanlığın ve insan tarihinin oluşmasından bu yana yani miladi onbin yıllar öncesi, ALLAH’ın lüftettiğinden yararlanarak kullanmışlardır.

TÜRK  milletimiz binlercer mildayi yıllarından ilk topluluk suyla olan bu ilişki, GÖK TANRI inancıdan aldığı gücünde etkisiyle düzenli bir bireyler bireyseller ve toplu halde gündelik temizlik alışkanlığına kültürleşdirerek hayatlarında tarza dönüşmüştür.

Her din tapınma öncesi beden temizliğinin ruh temizliği için gerekli olduğunu vurgulamıştır

İSLAM dini bunun yanında temizlik amaçlı yapılar ortaya çıkmıştır.

TÜRK milletimizde yoğun yapım eylemi içinde hamamların önemli bir yeri olmuştur.

İmaretler kurulurken, bir yere büyük bir camii yapılırken dinî inançları gereği işçilerin temizlenerek çalışmaları için işe öncelikle hamamlardan başlanmıştır.

İstanbul’un fethinden kurum hâline geldiğini belirtmişlerdir. 17. yüzyıl sonlarında çeşitli Avrupa kentlerinde Türk Hamamı modası ortaya çıkmıştır. Hamam, camii, çarşı ve kahvehane dışında her kesimden halkın bir araya geldiği bir mekândır.

İstanbul’daki hamamlar kendi içlerinde özel hamamlar, yani saray ve konak hamamı ile genel yani halk hamamı olarak ikiye ayrılır. Saray ve konak hamamları içinde kuşkusuz en ünlüsü Topkapı Sarayında Mimar Sinan tarafından yapılmış olan Hünkâr Hamamı ile Valide Sultan Hamamı’dır.

TÜRK milletimizin dünyasında hem erkeklerinhem kadınların ailece toplumumuzun Buna karşın Batılılar, Oryantalist resimlerde erkekler hamamını yansıtan pek resim yapılmamış olmasada kasten olarak TÜRK’lerin kadınlara bakış açısını saptırarakaşağılayıcı kadınlar hamamını yansıtan pek çok resimler yapmışlar.

Bu resimlerde kadınlar hamamı tasvir edilmiştir, çünkü Batılıların gözünde bu mekânlar tıpkı erotizm egzotik zevklerin yaşandığı yer (harem  gibi Doğudaki aşağılayıcı kösnüllüğün, dişiliğin bir simgesidir.

Batılı gezginlere göre oryantalizm Doğulu erkeklerin altında kadının yeryüzündeki egzotik erotizm cennetidir”, “oryantalizm tüm erkek ve kadın egzotik iktidarlığın konuşulduğu, dedikoduların uydurulduğu bir kadınlar ve erkekler kahvehanesidir.”

Oryantalizmin bir düşünce biçimi, anlatılarla, söylemlerle erotizm ile şartlandırılarak ve tensel ve bedensel şartlandırıcı bir algılama çerçevesi olarak nasıl kurulup işlediğini batılı emperyal ülkeler İSLAM karşıtı bu progandaları ile İSLAM’dan uzaklaşdırma insanları İSLAM’sızlaşdırma dünyaya ters göstermeleriyle batıya has ve özgü olan ters anti İSLAM yaygaracılığı ile büyük düşman olarak emellerine ters görmüş olmalarımndan kaynaklanmaktadır.

 

 

1978 yılında basılan Oryantalizm adlı kitabıyla Edward Said duyurdu. Aslen Filistinli olan ve ABD’nin belli başlı üniversitelerinde okuyup öğretim üyeliği yapan Said’in bu kitabı 1980 yılından itibaren hız kazanan post-kolonyalist incelemelerin de öncülüğünü yaptı.

Said, Oryantalizm’de kendini üstün gören, bu üstünlüğünü hem top ve tüfekle, hem de ekonomik olarak desteklemiş olan ve bu üstünlükten vazgeçmek niyetinde olmayan bir kültürün (ki Batı kültürü böyledir) başka bir kültürü eşiti olarak anlayıp balıların bilhassa TÜRK milletimize ve İSLAM dini içinde Oryantalist egzotik erozizm ile bedenin Kolonileştirilmesi bağlamı anlamında aksettirmeleri ile

ne kadar TÜRK ve İSLAM aleyhtarlığını yapmaktalardır.

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK Hamamı“ TÜRK milletimiz için, “TÜRK Kültür Tarihimizde Hamamın sadece insan bedeni ve ruhunu kirlilikden arındırmak için vasıta edinmişlerdir”, değerlendiremeyeceğinden yola çıkarız.

Matreyalizme göre şarkiyatçılık Avrupa’nın, Doğu’yu egzotik erotizm göbek ve booty dans ve İSLAM dininide tanımlama girişimidir. Sonuçta “Doğu,  son derece inandırıcı bir şekilde batılı anlayışına göre oryantalizm gösterdiği gibi, Batılı muhayyilenin (imgelemin) uydurmasından başka bir şey değildir.

“Doğu yalnızca Batı’nın coğrafi komşusu değil, aynı zamanda en büyük, en zengin, en eski sömürgesidir.

Batılı Dil ve uygarlıklarının kaynağı, kültürel rakibi, “kendinden başka”nın, yani “öteki”nin en derin ve ısrarlı simgesi ve doğu topluluklarının anadili olarak bu toplulukların dil temeline yerleştirmişlerdir.

Şarkiyatçılık ya da “oryantalizm”, Doğu’nun Batı tarafından, Batı’nın kültürel ve ideolojik kurumları, bu kurumların dili ve doktrinleri, kısaca Batının yakışdırma anlatıları yoluyla temsil görünmüşdür.

Bu temsilde Afrika, Doğu yakın ve uzak doğu suskundur.

Said’in Batının  uygun gördüğü şekilde derlemesinin yapılmasını ortadoğu toplumu içinden seçilerek yazdırılmış Oryantalizm adlı kitabı yayımlandığı zaman şarkiyatçılar arasında büyük bir tepkiye neden olsada dünya milletlerine kabul ettirmeden başarısız kalmışlardır.

Oryantalizmin egzotik erotizm buluşmasındaki önemli etkilerden biri turizm ve fotoğrafçılığın yaygınlaşması, öbürü ise Doğu ülkelerindeki Batılılaşma hareketlerinin yavaş yavaş pitoresk yaşamı bozmaya başlaması batılı sömürü ülkelerinin Din- Dil ve kültürlerinden koparılışı batı özelliğine özgü asimile sonuclarının belirgesidir.

Bu iki olgu Doğunun Avrupalılar için artık oryantalizm gizemini yitirmesine neden ise batı dili kültürü hatta inancına özgü asimile olmalarındandır Oryantalizmin egzotik erotizm sanatsal coğrafyası büyük bir çeşitlilik gösterir ve Afrika, Doğu ortadoğu yakın ve uzak doğu19. yüzyıl Oryantalizmin en önemli merkezleridir.

Bu dönemde İSLAM karşıtı batılı ressamların resim yapmak amacıyla pek çok sanatçıları gelmiş ve burada çok sayıda Oryantalist resim gerçekleştirilmiştir. Resim sanatında Oryantalizm belli bir üsluba bağlı bırakılmasında kalmayıp daha çok çeşitli resim akımlarına tanıklık eden 19. yüzyılın öncelikliBatılı ülkelerinin bir asimile batı kültür ve inanç başarısı olarak ortaya çıkmıştır.

  1. yüzyılda Doğunun lüksüne, gizemine ve onu çevreleyen büyülü temnsel egzotrik erotizm ortamına hayranlık duyan sanatçılarının tensel tatmin kaynağı olmuştur.

Bu bölgelerin bilinmeyen âdetlerinin, dışında tanımlayan insani tensel egzotik erotik manzaralarını resimleyerek, 19. yüzyılın sanatçılarında bir tutkuya dönüşmüştür.

Oryantalist resmin başlıca varoluş nedeni, kendinde hayali olan özlemlerini tatmini için kendine yakoın olanı göstermişlerdir.

Oryantalist resimlerin ilgi çekiciliği, resimleri üretenler kadar resimlerin alıcılarının gözünde, Doğunun egzotik gizemli, erotizme dönük ve irrasyonel olarak değerlendirilmesi ve ilgi nesnesi olmayı sürdürülmesinden duydukları düşkünlükleriyle ve düşündükleriyle Sanatta anlamın Görüntüsü, İmgelerin Toplumsal İşlevi, cinsel ayrıntı, Şarkiyatçılığın aslı dışında olsada, Batı’nın Şark Anlayışları, 19. Yüzyıl Avrupa’sında Heykel ve Resim Sanatı Oryantalistlerin Oryantalist Resimde Bedenin Kolonileştirilmesi Bağlamınd yetinmeyerek, gerçek birer egzotik gezgine dönüşen Batılı sanatçılar esin aramak için Doğuya gitmek oryantallikle beraber başak bir sömürü amacıyla bilimsel, askeri, diplomatik ya da ticari görevler üstlenmişlerdir.

Resim 1: Abdullah Buhari Resim 2: La Barbier, “Türk Hamamı”, 18. yüzyıl.

“Yıkanan Kadın”, 18. yüzyıl. La Barbier’nin “Türk Hamamı” 18. yüzyıla ait baskısında görülen hamam, bu mekânı mimarisi ve hamam adabı ile ayrıntılı biçimde tanıtan ve burasını kadın veya erkeğin günlük yaşantısının bir parçası olarak yansıtan, erotik imalarla nesnel bir belirtimdir. (Resim 2) Bridgman’ın “Banyoda çıplak Çocuk” adlı yapıtı da aynı şekilde masum erotizm bir banyo sahnesini tasvir etmiştir.

  1. yüzyılda hamam konusunda en çok resim yapan Jean Gerome’un “Nemli Buğu”, Hamamda Çıplak”, “Kadınlar Hamamı” ve “Bursa’da Büyük Kaplıca” gibi resimlerinde kadının çıplaklığını ve dişiliğini öne çıkaran bir yaklaşımının TÜRK kadınlarını aşağılayıcı erotik eğemen olduğu görülür.

Gerome, Avrupa kolonyalizminin uyguladığı şiddeti saklayan ve Doğuyu cinsel hayatın  sapkın bir cenneti olarak sunan tavrıyla sömürgeci Fransız hükümetiyle zengin sanat müşterileri nezdinde oldukça popüler bir isimdir.

Onun birçok resmi daha sonraları müstehcen dergilerde çıkacak olan fotoğrafları haber veren ilk çalışmalardır. (Resim 3,4)

Gerome, zihnindeki Doğu imajını vermek için çok ciddi tarihsel ve sosyal maddi hatalar yapmaktan kaçınmamıştır.

Örneğin hiç kimsenin asla soyunamayacağı Topkapı Sarayı’ndaki “Şehzadeler Taşlığı”nda bulunan küçük çeşmeyi bir hamam sahnesine çevirmekte hiçbir bir sakınca görmemiştir.

Buradaki bir karış suda kuşlar su içebilir ancak yıkanmak imkânsızdır! Yine “Topkapı Hamamı” diye anılan resmin geçtiği sahne gerçekte Bağdat Köşkü’nün önündeki kamelyalı havuzdur ve hemen arkasında “hırka-i şerif dairesi” vardır.

Burada kadın bulunmadığı gibi bu kutsal alanda herhangi birinin soyunabilmesi de mümkün değildir.

Oryantalist Resimde Bedenin erotizm ile Kolonileştirilmesi Bağlamında “Türk Hamamı” İmgesi” 18.yüzyılda ANADOLUmuzu gezen seyahlar, bütün batılı seyahların bildikleri bir gerçektir.

Bu nedenle gezgin ressamlar, kendilerinden daha önce bu bölgeleri gezenlerden aktarılan bilgilerden yaralanarak belli, klasikleşmiş bir yol oluşturmuşlardır.

İngres ve Jean Gros gibi Oryantalist resim yapan sanatçılar Doğuya hiç gitmemişlerdir.

Oryantalist resimlerde saray, törenler, harem, hamam, esir pazarı, dervişler, İstanbul görünümleri, eğlence yerleri, dediloduhaneler en çok ilgi çeken yerlerdir. Oryantalist resimlerde TÜRK kadınını aşağlayan aşalık batılı ressamlar kafalarından uyduruk uyuşuk ve kösnül TÜRK kadınların betimlendiği harem sahneleri pek çok ressam tarafından

Şiddet ve erotizm konularının kafalarında betimlendiği aşağlık matreyalist emperyal veledi zina ressamcıları,  cinselliğin pazarı, harem ve hamam sahnelerinde çoğu kez doğu hakkında abartılı küçümseyici ve önyargılı bir bakış açısının sergilendiği izlenmektedir.

Bu bakış açısı günümüzde Oryantalist resmin tanımlayıcı bir öğesi olarak değerlendirilmekte ve Doğu’nun coğrafi bir yer olmasının dışında TÜRK milletimize düzenlenmiş siyasi komplosu kurarak bu veledizina ressamların kompleksli bir anlamı olduğu da vurgulanmaktayız.

Doğu sorunu”na bakışla paralellik göstermeyen bu batı anlayışa göre, resimlerde zalim, kösnül ve tembel olarak nitelenen doğulu ve TÜRK milletimizi kasti olarak batı halkına ters akseddirmeleri TÜRK antipatisi gösterilmesinin yolunu açmışlar bu veledizina batılı ressamlar kendi batılı kafası ile matreryalizmin ana kolları olan ana kiliktlerinden emperyal Liberalizm- post modernizm gibi batının sömürgeci ülkelerini yücelten kendi barbarlıklarını doğal güzellikleri gibi aksettiren gizli aşinakar ilhamının  çoğu İslam sanatı ve mimarlığı örneğini almışlardır.

Batılı ahlaksız ressam edebıyat bozuntuları kendi nesneler dünyasının betimlenmesi arasında önemli bir ayrımınıda dikkatimizi çekmektedir.

Bu dönemde Anadolu, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ile ilgili politikaların belirlenmesinde İngiltere ve Fransa’nın oynadığı önemli TÜRK düşmanlığı rolünü sanat ortamını da etkilediğide açıkçadır.

  1. yüzyılda yaşamış ünlü TÜRK minyatür sanatçısı Abdullah Buhari’nin birkaç yapıtı inceleyerek ve bu diğer veledizinaaşağılık batılı ressamların Oryantalist resimlerle karşılaştırmak oldukça bizlere öğreteceği çok şeler vardır.

Buhari’nin “Yıkanan Kadın” resminde, hamamda yıkanan çıplak bir kadın görülür. Mermer bir kurna önünde oturmuş, elindeki hamam tasıyla başından aşağı su ayak parmakları, topukları kınalıdır, küpeleri, yüzüğü, bileziği ve pazubendiyle hayli süslü

olan kadının bacaklarını kırmızı bordürlü açık mavi bir peştamal örtmektedir. Tamamen Doğulu bir bakışla yapılan bu resimde hiçbir ima yoktur ve sanatçı cinsel herhangi bir göndermede bulunmamıştır. (Resim 1).

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak batılı veledizina ressamların düzenledikleri hayal dışı progandaları haline getirerek ne kadar çok ustaca bir rollerde yer alarak batı halkını yanlarına çekmiş olmaları “Oryantalist Resimde Bedenin erotizme Kolonileştirilmesi Bağlamında “TÜRK Hamamı” İmgesi” rastlamışızdır.

Yirminci yüzyılın önemli entelektüellerinden birisi olan Edward Said 1978 yılında neşrettiği Oryantalizm adlı eseriyle Doğu-Batı ilişkilerine yeni bir yorum yerine matreyalist batının ve aömerkanın kuklalığını yapan kendi kafasınca uyduruk matreyalizm hizmetcisi getirmiştir.

Said’e göre Batı bilgi-iktidar ilişkisinden hareketle, kendini tanımlamak, Batını ve amerkanın sömürgeci niyetlerini haklı göstermek ve bu amacını gerçekleştirmek adına hayalî bir Doğu üretmiştir.

Bizler ve diğerleri” ayrımından hareketle dünyanın merkezine kendisini koyan Batı, Ortaçağ’dan itibaren Doğu kültürleri, medeniyetleri ve inançları etrafında başlattığı kültür emperyal asimile etme şarkiyat çalışmalarıyla kendi Doğu’sunu oluşturmuş, bu çalışmalar neticesinde ortaya çıkan ve akla gelen bütün olumsuzlukların yüklendiği Doğu imajını günlük hayattan siyasete, sosyal bilimlerden güzel sanatlara kadar hemen hemen hayatın her sahasında erotizm kullanıma sokmuştur.

Bizler bazı TÜRK siyasi- sosyal kültür tarih bilim adamlarımızdan edindiğimiz bilgiye göre Doğu ile Batı arasında her alanda derin farklılıklar söz konusudur.

Batının emperyal aklı ve rasyonel düşünme yeteneği sayesinde insanlığın en ileri sömürü emperyal liberalizmi kullanarak ek olarakda post modernizm yaygarsınını sürerek sömürü düzenlerinin kurulma aşamasını temsil etmektedir.

Batılı Aklını kullanma yeteneğinden ve tarihten yoksun, tarihin dışında yaşayan halk gibi göstermektedir.

Doğu’nun kendi başına bu gelişmeleri gerçekleştirmesi mümkün değildir.

Ayrıca Batı, tembelliği, uyuşukluğu, çalışma disiplininden yoksunluğu, günahkârlığı, cinselliğe düşkünlüğü, zorbalığı temsil eden geri

kalmış gayri medeni Doğu üzerinde göstermiş oldukları bu olumsuzlukları ile doğu halkına kurulan haksız kurdukları bu komplo ilede  vesayet ve doğulu halkı kendı batılı kültüre empati hakkına sahip olmuşlardır.

Özellikle 19. yüzyıldan sonra Batı’nın Doğu üzerinde gerçekleştirdiği sömürge ve işgal gayretleri bu vesayet sömürü kültür asimilesi ve tasarruf hakkını kendisinde görmesinin neticesindedir.

Said’e göreBatı kültürü medeni etki alanı geniş “kültürel ve siyasal bir olgu” olanıdır.

Doğu- ortadoğu afriks ve uyakın ve uzak doğu İSLAM ülkeleri oryantalizm egzotik erotizm ielkendi halkının saf ve masum kadınlarını aşağılaması ise bir bilgi disiplini değildir.

bizler yönüyle sorgulamamız gerekir (Said, 1995: 22).

Hemen belirtmeliyiz ki Edward Said Batı ile ilişkiler noktasında Osmanlı, dolayısıyla Türkiye tecrübesini eserinde cüret gösteremedende ele alamamıştır.

Daha çok Afrika Orta yakın uzak Doğu ve Hindistan üzerinde durmuştur.

Bu durum Said’e yöneltilen eleştiriler arasındadır.

Bununla birlikte Batı’nın Doğu ile ilgili oluşturduğu imaj yelpazesinde TÜRK milletimiz’in yeri diğer ülkelerden farklı değildir.

Dolayısıyla oryantalizm bizi direkt ele almasa da dolaylı yoldan ilgilendirmektedir.

Çünkü Batı barbarlığın’dan Doğu’ya seyahatin sembollerinden birisi olan düşmanca besledikleri kin kusan Orient Ekspresin son durağı İstanbul’dur.

Özellikle 19. yüzyıldan sonra oluşturulmuş edebî ve siyasî metinlerde, oryantalist resim örneklerinde ortaya konulan TÜRK milletimizin imajı ile Doğulu imajı birbirinin aynısı olmadığı kadar yakınlığı vardır.

Batı basınındaki kimi örneklere bakarak bu TÜRK milletimizin imajını yer yer bugün de varlığını devam ettirdiğini gözlemlemek mümkündür.

Edward Said’in Batısöürgeciliğini övgü ile göstermesi kendo halkı olan orta- yakın ve uzak doğu halkında derin yaralar açarak  kendi kültürlerini aşağılayıcına sebep olmuştur.

sebeb olan bu aşağılayıcılık günümüzde de devam etmektedir.

Gerçi Batı’da  düzmecelerle veledizinakarlarla gerçekleştirilen Şarkiyat çalışmalarına ve Doğu ile ilgili yazılan oryantal eserlere Doğulu fikir adamları ve aydınların eskiden beri mesafeli yaklaştıklarını ve eleştirel baktıklarını biliyoruz.

Başlangıçtan itibaren Batı’da özellikle İSLAMİYET etrafında yapılan çalışmalarının çoğu kere eleştirilmiş, bu eserler hakkında reddiyeler yazılmıştır.

Aynı mesafeli tutum oryantalizmin kurumsallaştığı ve akademik bir disiplin dışına çıkartılarak doğu halkının ana dili ve kültürleri üzerinde asimile haline geldiği 19.yüzyıldan sonra da devam etmiştir.

Bu minvalde Avrupa’da çıkan İSLAM ve TÜRK milletimizin aleyhindeki neşriyat için Namık Kemal’in yazdığı “Avrupa Şarkı Bilmez” (İbret, nr 7, 22 Haziran 1872) makalesi ve Fransız düşünür Ernest Renan’ın “İSLAM ve Bilim” başlıklı konferans metninde savunduğu “İslamiyet terakkiye mânidir” mealindeki düşüncesini reddetmek için 1884 A.Ş. Çoruk/ Oryantalizm Üzerine Notlar 1950 yılında kaleme aldığı Renan Müdafaa namesi örnek gösterilebilir.

Aynı savunma refleksini misyoner propagandalarına karşı koymak maksadıyla Müdafaa’larını (c. I-III, 1883, 1885) kaleme alan Ahmet Midhat Efendi’de de görüyoruz.

Ülkemizde Batı etkisinde gerçekleştirilmeye çalışılan yeniliklerin yanında yer alan bir kısım aydınımız aynı şekilde Batı’nın ilim adı altında kültürümüze ve medeniyetimize yaptığı haksız saldırıların karşısına çıkmıştır.

Bu tutum daha sonraki dönemlerde de kendisini gösterecektir.

Batıda oluşturulan Doğu bilgisinin yani oryantalizmin egzotik erotizm tarafıyla sömürgecilikle bağlantısına temas eden ilk düşünürüz.

Edward Said değildir.

Bizim fikir hayatımıza baktığımızda daha 1940 yılında, Said’den 48 yıl önce Adnan Adıvar tarafından farklı bir zeminde seslendirildiğini görüyoruz.

Adnan Adıvar yayın komisyonu başkanı olduğu İSLAM Ansiklopedisi’nin Türkçe baskısının birinci cildine yazdığı “mukaddime”de Batı’da İslam ve Doğu etrafında yapılmış çalışmaları takdirle karşılamakla beraber “Son asırlarda (19-20. Y terakkisinde dahli olduğunu kabul etmek mümkün değildir.

Bizler bunu diyerek bu tarz çalışmaların ilerlemesinde ve akademik dışında disiplin hâlini almasında Batı’nın sömürge siyasetinin etkisine vurgu yaparız.

Avrupa’da kurulan çeşitli oryantalist kurumların ve enstitülerin özellikle dışişlerinde istihdam edilen memurların yetişmesindeki fonksiyonlarına işaret eden Adnan Adıvar, sömürgecilik-oryantalizm egzotik erotizm arasında kurduğu ilişkide özellikle nicelik açısından bir olumlamada bulunmamakla beraber, şarkiyatçılık sahasında ortaya konmuş bütün eserlerin ilmî sayılamayacağı ve tek bir kategoride değerlendirilemeyeceği görüşündeyiz.

Kısa bir oryantalizm tarihi olarak nitelendirilebilecek bu mukaddimede Adnan Adıvar “Müstemleke ve hariciye hizmetleri için bu müessesattan yetişenler ile, sırfZTÜRK milletimizgeleceği için yetiştirilecek olan akademik meslek,

yani doğrudan doğruya ilim için yetişenlerin ayırt edilmesi lazımdır.

Bizler öncelikler dikkat edeceğimiz Sır matreyalist emperyal batıf ilim için çalışan oryantalistlerde misyonerlik, müstemlekecilik müstescan  ve diplomatlık gibi batıya fayda kasdı etmekdebunlara  haksızlık olmaz” diyerek, dinî propaganda, siyaset ve sömürge amaçlı oryantalist çalışmalarla herkesin kabul edebileceği ilmî çalışmaların birbirinden ayrı tutulmasını öngörürüz.

Adnan Adıvar bu mesafeli tutumdan dolayıdırki Leiden baskısı esas alınarak hazırlanan İ Ansiklopedisi’nin Türkçe baskısında bazı maddelerin ıslah ve ikmal edileceği, yanlış kanaat ve hükümlerin tashih edileceğini ilave eder.

Yani bir anlamda Ansiklopedinin yeniden yazılacağını

söyler. (Adıvar, 1940: I-XXI) Oryantalizmin 19. yüzyılda gerçekleşen sanayi inkılâbı ve sömürgecilik siyaseti ile hız kazandığına işaret eden bir başka düşünce adamımız Fuat Köprülü olmuştur. Türk Dışişleri Bakanı sıfatıyla 15-22 Eylül 1951

tarihlerinde İstanbul’da toplanan XXII. Beynelmilel Müsteşrikler Sosyal Bilimler Kongresinin açılış konuşmasını yapan Fuat Köprülü  diger batılı ağizililara ve  batıya emperyal sömürgeci güclere şöyle söz etmişdir “Geçen asırda Avrupa’nın sanayi kapitalizmi ve müstemlekecilik siyaseti sayesinde büyük bir inkişaf göster(en)” karalama oryantalist çalışmaların mahiyeti üzerinde -belki diplomatik konumu itibariyle- durmamayı tercih eder.

Bununla birlikte oryantalizmin geleceği ile ilgili yaptığı değerlendirmelerde, bu bilim

sahasının geçmişiyle ilgili eksikliklerine işaret eder. Köprülü’ye göre batı yakıştırması oryantalizm şüphesiz geçmişte Doğu ile ilgili bilginin ve müspet düşüncenin gelişiminde büyük rol oynamıştır.

Ancak İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesiyle beraber dünya yeni bir döneme girmektedir.

Esir milletlerin istiklallerini kazanmasıyla beraber “Avrupa’ya münhasır kapalı bir anlayıştan” avrupalının  öngördüğü batı uyargalı tiplemelerin sözlerindende anlaşıldığı gibi şöyle tersbitini kafalarınca yapmış olmaktalar çıkıp bütün dünyayı kucaklayan ve içine alan yeni bir anlayışa ihtiyaç vardır.

İnsanlığa hizmet edecek bu anlayışı tesis etmek ve yaygınlaştırmak vazifesi bu amaçlar doğrultusunda ortak hareket eden batının emperyalist adamlarına düşmektedir.

Hakikati aramak için hep beraber çalışan muhtelif milletlere mensup ilim adamları insanlığın müşterek malı olan manevî kıymetlerin müdafaasında ve milletler arasında karşılıklı tesanüt, anlayış ve sevgi zaruretini telkin eylemek hususunda” insanlığa rehber olmak TÜRK muhafazakarları karşılarında durmak zorundadırlar.

Bilim böyle bir anlayışa hizmet ettiği oranda değerlidir. (Köprülü, 1954: 39-42)

III                                                                                                                                 Oryantalizm, şarkiyatçılık, müsteşrik kelimelerinin İSLAMi durumuna baktığımızda ilginç bir sonuçla karşılaşıyoruz.

İSLAMDA oryantalizm, şarkiyat, müsteşrik maddeleri yer almamaktadır. “

Acaba bu egzorik erotizm kavramların İSLAM  ülkelerinde genellikle olumsuz çağrışımlarla tepkilerininde bunda büyük rolü vardır.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan İslam Ansiklopedisi’nde ise “müsteşrik” maddesi ise aynı manaya gelmeyen “oryantalizm” maddesine gönderme yapmaktadır (DİA, 2006:147). Oryantalizm maddesi de yakın zamanda çıkan 33. ciltte geniş bir şekilde yer almaktadır. (Bulut, 2007: 428-436) Maddeyi okuduğumuzda Batı’da ortaya çıkan ve daha sonra bizde tesis edilen bu bilgi alanına gösterilen geleneksel mesafeli tutumun devam ettiğini görüyoruz.

Aynı şekilde oryantalizm kelimesinin olumsuz çağrışımlara sahip olması Batılı oryantalistleride, oryantalizm adıyla anılan ve geleneksel hale getirilen uluslararası kongrenin isminde değişikliğe gidilmiştir.

İlki 1873 yılında düzenlenen kongrenin adı 100. yılında yani 1973’te Uluslararası

Asya ve Kuzey Afrika Çalışmaları Kongresi (ICANAS) olarak değiştirilmiştir (Bulut, 2006: 1). Bilindiği gibi bu kongrenin otuz sekizincisi 10-15 Eylül 2007 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilmiştir.

“Oryantalizm” başlığına ek olarak orijinalinde bulunmayan, ancak muhtevaya uygun bir alt başlıkla “Sömürgeciliğin Keşif Kolu” alt başlığıyla piyasaya çıkmıştır.

Bu alt başlığın sahibi Batı hayranı Cemil Meriç’tir.

Eser hakkında Türk Edebiyatı dergisinin Aralık 1982 sayısında “Bir Çıkmazda Dolaşırken” başlığıyla bir tanıtım yazısı kaleme alan batı hayranı Cemil Meriç, Batı’da ortaya konmuş oryantalist çalışmaların bütünüyle reddedilemeyeceğini ve art niyetli görülemeyeceğini ifade etmekle beraber Edward Said’in oryantalizm hakkındaki düşüncelerini onaylar.

Cemil Meriç’e göre Said bu eseriyle Batı’nın maddî ve manevî tahakkümü altında susan, susmaya mahkûmdur.

Bizlere göre Said bu eseriyle matresalist emperyal Batı’nın maddî ve manevî tahakkümü altında susan, susmaya mahkûm edilmiş Doğu’nun duygularına tercüman olmak yerine haksız yere karalamaya gitmişdir.

Bizlere birer hakikat diye yutturulan hain ve sinsi yalanları bir bir devirmek için var olacağız.

Bizler düşünceye çağıran bir düşünce, aydınlık, öğretici olarak Uyuşuk zekâları tokatlayarak uyandırmaya çalışıyor olacağız.

Susan milyonların müdafaanamesi…

Batının yakıştırması Oryantalizme birer bomba gibi TÜRK kültür muhafazakarları olarak batının bu yakıştırmalarını birer birer yıkacak ve tüm dünya insanlarını toplulukları bu matreryalist emperyal sömürgeci .insan düşmanını batının ne olduğunu maskelerini düşürerek aydınlatacak dünya insanları öğrendikçe ve çok defa kendi kendi kendilerinize kızacaktır.

Düşman hepimizin ortak düşmanı: Yalancı Avrupa ve şuursuz Ortadoğu insanın

Oryantalizm, üzerinde çok konuşulan daha doğrusu, konuşulması lağzım gelmeyen  Filistinlilere bir Araplara üçüncü dünya’nın ne korkunç bir gaflet içinde

bocaladığını sergiliyecek olan bizlerde ağlarını dünya üniversitelerine ve basınına geren bütün bir uzmanlar güruhunun karşısına “sizi yalancılar” diye çıkacağız.”

Yazısının devamında sosyal bilimler alanında uluslararası arenada

adımızın bile geçmesine engel olacak ve Oryantalizm benzeri kitapların altında

neden bir TÜRK sosyal sıyasal toplum düzenleyici filozoflarımınızdan yararlanılmadıgını şimdi daha iyi anlamaktayız.

TÜRK filezoflarımızn imzası yok diye soran Cemil Meriç 1960’larda böyle bir

kitap yazmayı çok istediğini ifade eder.

Ancak Said’in eserini gördükten sonra bu işin üstesinden gelemeyeceğini kabul eden Cemil Meriç, TÜRK sosyal siyaset toplum yönlendirici Filezoflarımızdan yararlanarak fikirlerinin  bugün yayabileceğimizi en önemli işin TÜRK sosyal siyasal toplum yönelemndirici yazarların

eserlerinden yararlanarak Batının Doğuya kasti ilişkilerinin mahiyetini anlatmaya ve sorgulamaya, bu ilişkiler ağı içinde TÜRK siyasal, sosyal toplum yöneten filezoflarımız ve aydınının buradaki konumunu ve sahasında otorite kabul edilmiş bu fikir adamlarımızın, Cemil Meriç’in yukarıda bir kısmını verdiğimiz değerlendirmelerinin Oryantalizmin Türkiye okumalarında belirleyici bir rol oynadığını söyleyebiliriz.

Özellikle Oryantalizm kitabıyla ilgili gazete ve dergilerde Sosyal Bilimler Dergisi / Cilt:IX , Sayı: 2, Aralık 2007 198 çıkan popüler nitelikli yazılarda Cemil Meriç’in yukarıdaki bakış açısının ve üslubunun izlerini görmek mümkündür.

Onun görüşlerinin bu manada bir örnek teşkil ettiğini ileriki konularda değerlendirebiliriz

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK milletimiz milli kültür muıhafazakarlarının görüşlerimizin ve tavırlarınımızın büyük ilgi göreceğini şimdiden onaylayacaklarından eminizdir.

Oryentalizm orta doğu ve Afrika arablarının geleneksel kültürlerine ilişkin İSLAM dinini ideolojik önyarğılar ve perspektiflerin hakim olduğu arabların, düzenlenmiş oldukları İSLAM dinine uygun olmayan kültürel yapılarını İSLAMlaştırma gayretleri ile kendilerine dini kullanma kültürlerini din gibi yansıtma istermlerine çölhurafelerinin hakim oldukları topraklardaki bedeviler ile adeta kültürlerini din yolu ile diğer toplulukları asimile etme istemlerinin açdıüı erozyonları ne geçmişdeki nede gelecekdeki islam inancına gölge düşüremiyecekleri gibi arasb emperyalistmini asla ilerletemiyecerkleri gibi arab antibatizm topladıklarının esabını yapamadıklarının farkında olmadan kendi yazdıklları vizyonu  sürdüremeyeceklerini bu şekilde tarzlarının anlamsızlık içinde bocalayarak yüzyıllar sürsede çabala harcamalarını araştırrmalarınızda fark etmişizidir.

Bu tarzlarının tüm  arab düsüncelerinin İSLAM dinine inanmış milletlerine pek etki almadıklarınıda araştırrmalarımızda bizlerin tarafından ifade ederek ortadoğu ve afrika arab topluluklarının oryentalizm kültür imajı kendilerinin kendileri tarafından kültürlerini gördükleri din olmustur.

İSLAM dini, aslında yaratan dünyadasındaki yaratılan bütün canlılara öze-köklere dönme hareketini İSLAM dini ile vererek insanlığa ve yaratılan  bütün canlılara verilen değeri ortaya koymaktadır.

Fakat İSLAM bu hareket Hıristiyan dünyasında insanlığın değersiz yaratık olarak görmeleri matreyalist emperyal sümürü düzenleri için dinlerini imha ederek emperyal sümürücülüklerini devam ettirebilmeleri dinlerini yoketmekle geçmişdirç

Biz insanlar  İSLAM dini ile birlikte ALLAHu Tealanın yüceliğinide teblik eden HZMUHAMMMED (SAV) yaratılanı içene alacak şekilde genişletimişdir.

ATATÜRKMENBEY‘in çalışmasında Batı zihniyetindeki Oryantalistlerin TÜRK İSLAM Tarihi alanınıda esas alarak, hem bu İSLAMî ilimlere kazandırdığı katkılardan, hem de Müslüman alimlerin söz konusu çalışmalara karşı ortaya koydukları TÜRK İSLAM anlayışlarından bahsedeceğiz.

ATATÜRKMENBEY arap alemi çerçevesinde ve müsteşriklerin görüşlerinin tamamını,Müslüman alimlerin yaklaşımlarını bütünüyle bu nedenle, sadece TÜRK siyasal sosyal toplumsal topluma yön veren TÜRK filewzoflarımız ve tarihçimizin fikirlerinden  yararlanacağız.

ATATÜRKMENBEY Oryantalizm konusuyla ilgili görüşlerini örnek alarak mevzuu incelemeleriyle TÜRK siyasal sosyal toplum yönlendirici filetzoflardan almışdır.

Maksadı, Batılıların çalışmalarında TÜRK VE  İSLAMa karşı batılıların Dünyasında bulunan önyargıya ve tedirgin (kuşkulu) tavra dikkat çekmek ve Batıda yapılan TÜRK İSLAM karşıtı çalışmalar konusundaki tavrımızın nasıl olması gerektiğini belirtmektedir.

Batılı zihniyetler ve zihniyetli Oryantalistlerin İslami İlimlerle İlgili Çalışmalarının Tarihçesi Oryantalistlerin İslami konulardaki araştırmaları üç dönemde incelenebilir:

1- Oryantalizmin çıkışından XIX. yüzyıla kadar yapılan çalışmalardır.

Bu dönemde yapılan çalışmaların genelde İslam’a saldırı amaçlı ve Haçlı ruhunun tesiri altında tam bir Hıristiyanlık bilinci içerisinde yapıldığını müşahede ediyoruz.

 

2- XIX. yüzyıl ve XX. yüzyılın ilk dönemlerindeki çalışmalar ise, nispeten birinci döneme göre ılımlı ancak, yine de İSLAM karşıtlılığı çabasının sürdürüldüğü dönemdir.

Bununla birlikte bu dönemde çok orijinal çalışmaların meydana getirilmediği ve bilimsel prensiplere büyük ölçüde uyulmadığıda görülmektedir.

3- Son dönem olarak niteleyebileceğimiz sözde batılı çağdaş araştırmacıların çalışmaları ise, genel olarak TÜRK İSLAM karşıtı diyebiliriz.

Oryantalizmin akademik bir hüviyet kazandırıldığı bu dönemde bilimsel objektif daha çok TÜRK İSLAM karşıtı ön plana çıkmış ve ideolojik yaklaşımlarında büyük oranda batılı matreyalist emperyal Liberalizm kuramcıları tarafından hazırlanmışdır.

4- Oryantalizmin İSLAMii İlimlere bakışı dışında Katkıları Oryantalistler İSLAMı Batı kendi Dünyasında öteden beri kötü niyetli emelleri olarak algılamışızdır.

Gerçi, bu algılamayı haklı çıkaracak bir çok çalışma, yukarıda belirttiğimiz birinci ve ikinci dönem çalışmaları içinde bulabiliriz.

Ancak, Batılı ilim adamlarının kasıtlı İSLAM karşıtı kendi Dünyasında lakin biz TÜRK İSLAM bilinciyledde olarak

Oryantalizmi Hadis Araştırmalarına Sevk Eden Temel Faktörler Üzerine,İslamiyet Kur‘an ve Oryantalistler, Oryantalizmi Hadis Araştırmalarına Sevk Eden Temel Faktörler Üzerine,İslamiyet Kuran ve Oryantalistler, algılandığı gibi kötü niyetli olduklarını-ki içlerinde kötü niyetli düşman olanları farz ederek bile, bizim bilim TÜRK tarihimizdeki TÜRK siyasal sosyal topluma yön verfenler yanı toplum kuramcılarının hizmetedenlerini inkarını edilemez.

Ayrıca TÜRK İSLAM tarihi alanında yapılacak olan bilimsel çalışmalarda mutlaka baş vurulması gereken TÜRK İSLAM tarihi filerzoflarımızın orijinal kaynaklarından ortaya çıkarıp, ilk baskılarıyla GTÜERK milletimizin hizmetine sunacağız.

Bu TÜRK İSLAM filezoflarının eserlerinden birkaç tanesini burada zikretmek istiyoruz: İbni Hişam’ın “Sireti”, ilk defa 1860 da Wustenfelt tarafından neşredilmiştir. İbn Sad’ın “Tabakat”ı 1904’de Liden’de E.Sachau tarafından neşredilmiştir. “Tarihu’t-Taberi”nin ilk olarak tam neşri de 1879-1900 yılları arası Leiden de, Geoje tarafından yapılmıştır.

İbnü’l-Esir’in “el-Kamil”i de yine ilk defa Tornberg tarafından ve Makdisi’nin “Kitabü’l-Bid’ ve’t-Tarih”i Claman tarafından Paris’te neşredilmiştir.

İbn Nedim’in “Fihrist”i 1872 de Leibzig de Gustave Fluel tarafından, Yakut el-Hımevi’nin “Mucemu’l-Buldan”ı ilk defa 1866-1873 yıllarında Leipzig’de Wustenfelt tarafından neşredilmiştir.

Yukarıda zikredilen orijinal kaynaklara dair çalışmalara ilave olarak burada zikretmemiz gereken bir diğer önemli çalışmaları da “TÜRK ve İSLAM Ansiklopedisi”dir.

Bu çalışma, İslam dünyasında ancak şimdilerde yapılan benzeri çalışmalara göre neredeyse bir asır önce yapılmıştır.

Ancak, bu tür eserlerin mevcudiyeti, bilimsel ölçüler çerçevesinde gerçeklere uygun  ele alınmamış çalışmalarını olduğunu redederiz.

Ayrıca, art niyetle yapılan ve bilimsel gerçekleri yansıtmayan çalışmalardır,

Batı’da da itibar görmemiş ve bizzat matreyalist emperyal Liberal Batılı ilim adamları tarafından eleştirilmişlerdir.

Burada şu önemli noktanın da belirtilmesinde yarar görüyoruz.

TÜRK İSLAM alimleri, Batılı bilim adamlarından, bir Müslüman alimin İSLAMi konulara olan yaklaşımına benzer bir yaklaşım beklemişlerdir ki, buna hakkımızın olmadığını düşünüyoruz.

Önemli olan, onların yaptıkları çalışmaların bilimsel değerinin olmadığı ve objektif bir değerlendirmede bulunmamaktadır.

Oryantalistleri tümüyle kötü niyetli ve tek amaçları İslam’ı tahrip etmek isteyen kişiler olarak görmek kanaatimizce doğrudur.

Yukarıda yaptığımız kategori çerçevesinde kötü niyetli olanlarla bilimsel çalışmalar dışında yapanları malesef bu kasıtlı yaklaşan batılı bilim adamlarının yüzeyselliği ile ik.i yüzlülüklerini görmekteyiz.

Bizler bu iki yüzlü bilim adamları gerçek İSLAMı ayırt edip bu ülkelerdeki insanları İSLAMdan uzaklaştırılması mücadele içinde çalışmalarına daha çok yön vermişlerdir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Biz TÜRK milli kültür muhafazakarlarına göre değerlendirmek gerekliliğini savunuyoruz.

Aksi taktirde, TÜRK İSLAMİ bilimlere bir çok değerli katkıda bulunmuş olan TÜRK  İSLAM senteticilerine karşı bu haksızlık edilmemiiş olacaktır.

Bizler TÜRK İSLAM müsteşriklerin eserlerini dikkatli bir şekilde okunduğu zaman, bu eserlerin sadece ilmi gerçekleri tespit etmek amacıyla önyargısız bir şekilde yazıldığı göreceğizdir.

Batılı marteyalist emperyal Liberalizmin kuklarlarının sanki İSLAMı Hatta bu eserlerin, sanki Müslüman bir yazarın kaleminden çıkmış gibi olduklarını bile söylememiz mümkün değildir.

Bu kısa giriş ve açıklamalardan sonra, İslam alimleri ağzından söylenmiş sözünü ettiğimiz batılı emperyal Liberalizme hizmet edenlerin önyargılı değerlendirmelerine örnek olarak ele alacağımız M. Asım Köksal’ın eserlerindeki görüşlerine ve değerlendirmesine geçebiliriz.

  1. Asım Köksal’ın Caetani’yi Eleştirilerinin Değerlendirilmesi İSLAM Dünyasında, Oryantalizm çalışmalarına karşı İSLAM’ı müdafaa yapan çalışmalar çok eskilere kadar dayanır.

Bizim Ülkemizde de bu konuda değişik çalışmalar yapılmıştır.

Bu çalışmaların başında- kendisini rahmetle andığımız- değerli araştırmacı M. Asım Köksal’ın İtalyan İslam tarihçisi Caetani’ye verdiği cevaplar gelir.

Asım Köksal eserinde, Caetani’ye yerinde/uygun cevaplar verdiği gibi zaman zaman da geleneğimizde yaygın olan anti İslam Tarihi, Çev, İslam ve Oryantalizm.

Aydın Mehmet, Müslümanların Hristiyanlığa Karşı Yazdığı Reddiyeler ve Tartışma Oryantalist önyargının tesirinde kalarak şartlı bir tavır takınmış ve bunu kanaatlerine yansıtmıştır.

Biz bu makalede, onun Caetani’ye verdiği bazı cevapları eleştirel bir yöntemle tahlil etmek istiyoruz.

Bu tahlillere geçmeden önce, Caetani’nin yazımızın başında aktardığımız sınıflandırmaya göre II.dönem Oryantalistlerinden; önyargılı, fakat eserlerinde bir kısım tarihî gerçekleri de olmadığı ifade ederiz.

Bizler matreyalist emperyal Liberalizmin bir tarihçisi olduğunun kanaatindeyiz.

Aşağıda, haklı olarfak Köksal’ın Caetani’ye vermiş olduğu cevaplardan bazı iktibaslar yaparak, Caetani bilimsel değerleri olmayan anti TÜRK İSLAM, hem de üslup bakımından sözünü ettiğimiz ön yargılarla ilişkisini göstermek istiyoruz.

Bizlere bu açıdan M. Asım. Köksal’ın eserlerini incelenirsek daha faydalı sonuçlara ulaşılacağı muhakkaktır.

Şimdi M. Asım. Köksal’ın değerlendirmelerine geçebiliriz.

Asım Köksal, Caetani’ye cevap verirken haklı olarakda destek vererek zaman zaman ilmi üslubu bırakıp, ilmi olmayan hatta hakarete varan haklılık payısı ifadeler kullanmıştır.

Aktaracağımız alıntılar üzerine, müellif Caetani’ye haklı olarakda bilimsel cevaplar vermekten daha ziyade, polemik türü bir üslup benimseyerek konuyu şahsiyet problemine dönüştürmüş ve yazarın fikirleri yerine şahsiyetini konu ederek zaman zaman İslam’ı savunma gayreti ile müdefası aşağıdaki ifadeleri kullanabilmiştir

İddiasını yüzüne çarpmaya yeter El aleme rezil rüsvay etmiştir.

Ağzını açmaması gerekmez mi idi Caetani’nin İpliğini pazara dökeceğiz kitabını safsatalarla doldurduğu Ona yaraşan inat ve inkarcı bir tutum

Ahlaki zaaf ve taassup Caetani’nin şerefsiz vazifesi gerçekleri tahrip ve İslâmiyet’i kötülemektir.

Caetani olanı olmamış gibi göstermekten utanmamaktadır.

Müslümanları her şeyi ezberlemekle ayıplayan hafızasızlar Ahlaksızlıklarını ortaya koymuştur.

Bunların hiç birini yapabilecek karakterde değildir”.

Azılı bir İslam düşmanı Onda ne ilmi mesuliyet ne ahlak kaygusu Ebu Cehil dostu Onun bu çabası ne kadar boş ve çocukça Bkz.Caetani, İslam Tarihi,(Osmanlıca metin), Çev: Hüseyin Cahit, İst, 1924 Garazkar, samimiyetsiz

Edebiyata bigane bir aceminin  Bu tür ifadeler, yapılan haklı eleştirileri ile Caetanin anti İSLAM görüşünün bilimsel değerlerini düşürür.

Bir bilim adamının, her halükarda tepkisellikten ve gayr-i ilmi bir ifade tarzında ne kadar haklılığı gerekir.

İktibas ettiğimiz, hiçbir şekilde tasvip edeceğimiz ifadelerin, M. Asım Köksal’ın değerli çalışmasınada TÜRK İSLAMı kanaatindeyiz.

Köksal gibi bir Bu çalışmamızda,İslam alimlerinin Oryantalistlere bakışlarındaki Batılı Oryantalist çabaların tümünün olumsuz olarak, bunlar kötü niyetlerle yazılmış da bir kısmının bizim bilim tarihimiz dışında ve TÜRK İSLAM açısından faydasız karalama eserler olduğunu, bu çalışmalardan bazılarını İSLAM dünyasında bu eserlere karşı olan doğruluğunu açıklamış olduk.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK İSLAM Dünyasında bulunan matreyalist emperyal Liberalist pinokyoların oryantalist çalışmaların karşısında bir örneği olması açısından TÜRK İSLAM tarihçisi M. Asım Köksal’ın İtalyan İSLAM tarihçisi Caetani’ye verdiği cevapları değerlendirmeye tabi tutarak buradaki TÜRK İSLAMa  ne kadar düşmanca kinlerinin yatışmadığını ortaya koyduk.

Değişik yönlerden incelediğimiz TÜRK İSL“AM düşünürü Asım Köksal’ın çalışmasında, İslam’î gayretiy çabasıyla yapılan bir savunmasına da dikkat çektik.

Sonuç olarak anlaşılmaktadır ki; İslam Dünyası Batı da ki Oryantalizm kaynaklı Batılı matreyalist emperyal Liberaizmin dalkavukçularıının TÜRK İSLAM hakkında çalışmalarında TÜRK İSLAM karşıtlığı ile  önyargılarını bırakmalılar bu çalışmaları bilimsel inceleyip Batı topluılukları faydalanmalıdır.

Eğer Batı kendi ilim adamlarına yaptırdıklarıTÜRK İSLAM çalışmalarında anti TÜRK İSLAM karşıtı bakış açılarını düzeltmelidirler.

Bizler onların şartllasndırılmış anti TÜRK İSLAM şekilinde değerlendirmelerinden uzaklaşmalarıın gerekliliğini, Bilim ve  İlim terbiyesi içinde ilmi çalışmalarının daha bilimsel olacağı ve Batı çalışmalardan daha iyi bir şekilde Batı topluluklarınında TÜRK İSLAM ilmini daha iyi anlayıb kavramalarıyla yararlanabileceklerini düşünüyoruz.

 

FUNDAMENTALIZM

Fundamentalizm, Matrayalistlerin uydurdukları uydurma mantık dışı insanlığa aktararak kendi emperyal Liberalizm ana kilidi ile yanıltarak gerçek  İSLAM dininden uzaklaşdrımak bildirilmiş dinin temel metinlerine ya da temellerine geri dönmeyi isteyen bir hareket ya da inanç değidir.

Biz TÜRK muhafazakarlarının kabul etiği gerçek İSLAM dini sadece ALLAHın emir ve yasaklarını bildirmesiye kalmaz İSLAM insan doğasının biyoloji varlığı ne renk olursa olsun o renklerin tabiyatı içindeki var olan insanların ilim ve bilim insanlarına sahib çıkarak ilmin ve bilğinin ne kadar tabiri yerinde ise sonsuz bir itikat olduüunu ALLAHu tealanın yarattığı canlılar içinde sadece insanlara akıl yolu ile bahşetmesidirİSLAM dolayısıyla, dinsel yaşamlarının yanı sıra insanların kendilerini gelişdirebilmeleri içinde modernizm yani ilmi ve bilimi vermişdir.

İSLAM insanlığın doğal yaratılışına her ne renk biolojik olarak yaratılırsa yaratılsın hep sahib çıkmışdır ve emperyal liberalizme zıt bir çizgidir.

Fundamentalizm terimi, Batılıların uyduruk yakışdırmalarıyla 1920’lerden beri

H.ristiyanlık içindeki Protestan eğilimler ve son zamanlarda  kendi eksenine çekme çabası harcayan emperyal Liberalizm İSLAMiyetide içine almak istemi ile kendi matreyalizm ana kilidi olan emperyal Liberalizm içindeki eğilimler söz konusu etmek istemlerini insanların dini inanç gayeleri dışına çıkarmak kendi etrafında taraftarlığını yaptırmak oldugunda kullanılmaktadır.

Matreyalistlerin emoperyal Liberalizm ana kilidi ileTeolojik bir nitelik taşımasına rağmen genellikle emperyal Liberalizm toplumsalsömürgecilerin emirlerine dayanarak safaata uyduruk reform ve siyasal iktidarın ele geçirilmesi projelerinin bağlantılarıdır.

Fundamentalizm emperyal Liberalizm anlayışının yani köktendincilik, Amerika’da 1920’lerde modernist teolojiye ve sekülerleşme (ŞEKİLleşdirme) akımına direnmeyi Hırıstiyanlığın ana temel görevi sayan bir Evanjelik akımının adlandırılışıdır.

Bu akımın temel kavramlarını bir avuc matreyalist militanca eylemlerine ortak koyarak savunmaya çalışan, çok iyi organize olan ve üniversiteler düzeyinde egitim ve ögretim veren (Bob Jones Üniversitesi) fundamentalizm, Kitab.-. Mukaddes’in (Hırıstiyanlığın) hırıstiyanlık inancı  adı altında emperyal Libertalizmin literal yorumunun esasıdır.

Ve bizler bunların yaptıkları her türlü tefsir ve tevili reddederiz.

İSLAM emperyal Liberalistlerin safata anlayışının adlandırdıkları Fundamentalistler, bilimsel teorinin amansız düşmanları olarak kabul ederler.

Fundamentalizmin uydurukları emperyal Liberalizmin dili ile İSLAM dinimize karşı yüzeysel yakışdırmalarının verdiği Türkçe karşılığı olan kökten dincilik, ciddi yanlış anlamlara sebep olmaktadır.

Her şeyden önce,emperyal Liberalistlerin  bizzat fundamentalizm kavramı orijinal anlam çerçevesinden çıkartarak İSLAM dinimize karşı kullandıkları ve çok çesitli tutum ve davranışları anlatmak için bu tür tutumlar içine girerek İSLAM dinin kabul etmediği anlamların yakıştırılmasıolmuştur.

Sözgelişi, son elli yılı içinde oldukça etkili olan Amerikalıemperyal Liberalizmin ünlü vaiz Billy Graham ve çevresi, bizlere göre, matralist militanlarının emperyal Liberalizm basit  kilit anahtarı fundamentalisttir.

Matreyalist maskeli aynı kişiler, hırıstiyanlığa inananların dudaklarına sürdükler yarım parmak bal ile Amerikalı bir avuç matreyalist militanblarının sömürgeci asıl emperyal Liberalizm fundamentalistlerinin nazarında ise Hıristiyanlığı dejenere eden hainlerdir. yüzeysel kakıştırma yaparak kendi saflarına çekmeyi başarmış olmalarıdır.

Euben’in, özellikle Hans-Georg Gadamer’e ait yorumlamanın idiyalojik

modelinden etkilendiği görülmektedir.

Bizler’e göre, “kültür-din ve dil insan varlığının temel modudur.

İnsanların kendi dünya görüşü, inanç, norm ve pratiklerinin ufkundan görür.” Dolasıyla dini açıdan,tarafsız bir gözlemci algısı yanlış ve yanılğısıdır.

İnsanların Dindeki dünya görüşü tecrübesi dışında bakış açısı olmadığını vurgularız.

Matreyalistlerin Dinde terkinin, kendiliğinden, nihai gerçek ve objektivitenin keşfi olarak anlama kavramını destekleyen pozitivist emperyal Liberalzm aldatmacası oplarak insanların kolayca elde edilmesi için inanc terkini de beraberinde getirdiğini dini anlama, anlamın iki ufku arasındaki diyalogdan meydana geldiğini savunsalarda ne kadar akılcı olmadıklarını görmekte, bu yüzden, gerçek üzerinde emperyal Liberalizm din üzerindeki fundamentalizm safsata etkisi ile insanları tekeli altına almalarını kabul edemeyiz.

Bir avuc matreyalistlerin sömürü özü, emperyal idiyalojik yapıdan bağımsız değerlendirilemez.

İSLAM dini insanlara kolaylık sağlayan insan topluluklarının konuşduğu dilini rededmeden tanır ve böylelikle İSLAM dini kendinin anlaşılması için dil aracılığı içinde gerçekleşdirir.

İSLAM insanların konuşdukları diller dışında, KUR.AN dili ile güç yapısı gibi dinamikleri göz arde etmez.

İSLAM bilimleri dil faktörüne karşı çıkmadığı gibi desteklemekdedir.

İSLAM  köktenciliğin olmadığını ilmi ve bilmi ile çağdaşlaşma eğitim milli kültür yaşamlarına, çatışmasına girmeden İSLAMdaki ilmin ve bilimin ALLAHa götürdüğünü bununda akıl yolu ile olacağıdır.

emperyal Liberalizm teorisi Batının yüzeysel olarak karşısına sosyalizm ideolojisini getirmiş olamaları İSLAM dinine karşı oynanan bir oyun olması  Orta Doğuya bizzat dünyaya yayılmasını sağlayarak İSLAM dininin yogun olduğu bölgelerde’daki sol iktidarlarını kendi kuram içinde başarısızlıklarını bir  şeklinde açıklayarak göstermesi emperyal Liberalizm kanadı kapitalizme insanları yönlendirme girişminde çok etkili olarak İSLAM dininden uzaklaştırmak bir takım yaşamlarında sosyal rahatlatma vererek matreyalist emperyal Liberalizm kapitalistler empati etmeyi çok azda olsa başarmış görünselerde işte bizler bu nedenle yüzeysel maskelerini göstermek için burdayız.

İSLAM bilimİ ve ilmi ile düşünsel bir zorunluluk olmadığını ifade ederiz.

Bizler bu açıklamayı zorunlu olarak dile getirmek İSLAM dininin en iyi şekilde anlaşılması için bir görevdir matreyalizm emperyal Liberalistlere göre güya “modern rasyonalizm söylemi” içinde kurulmuş “tarihi ve kültürel entelektüel mirasın [bir] sonucu” olarak İSLAM ortaya çıkmışdır iddaalarını tümü ile reddereriz.

İSLAM Bilimin ve ilimin ana dili, matreyalist emperyal Liberalizme göre yaratan ALLAH zahiride olduğu için zamandan uzaklaşarak tarafsızlıkk,evrensellik” iddialarına rağmen bu söylem politik hayatı, Batı kökenli siyasalve sosyal düşünce kavramlarıyla düzenlenmiş emperyal sömürülerini insanlar üzerinde etki kurarak ideyolleşdirme yoluna giderek yaratanın zamanı terk etmesi zahiriye dönmesi ile canlıları terk etmesi tamamen bağımsız bırakma iddaalarının ne  kadar asılsız olduğunu İSLAM kendi kitsabı KUR-AN da bahsetmektedir.

 

Emperyal Liberalizmin kendisine karşı olan bilhassa İSLAM dinini ileri sürmekte ve uydurma bir anlam kurma şekli olarak köktenciliğin, modern rasyonel söylemden hareketle tanımlanmasını İSLAM dinini problemli bulmaktadır. Michel

Foucault ve Edvard Said’in “bilgi ve güç” yapılarýyla ilgili yaklaşımlarından

etkilendiði görülen Euben, bir taraftan Foucault’un “…edmperyal Liberalizme ayid olan bilimselliği olarak görülen söylemlerin bilgiyi üreten, kontrol eden, yönlendiren, merkezileştiren kural ve kurumlar tarafından kurulduğu ve ifade edildiği” emperyal Liberalizm

alarak, diğer taraftan, destekcileri Said’in “kültürel hegemonya öyküsünün parçası olarak” oryantalizmin Batı tarafından doğuyu sömürmenin aracı şeklinde kullandığını emperyal Liberalizm fikrine uygun yaparak, “rasyonalist söylemin köktencilik aslında emperyal Liberalizmin insanlar üzerinde kendi fikirleriyle koyduğu disiplin olarak etkisi vardır” mareyalizm anahtarı olan kilit emperyal Liberalizm argümanyası insanların bilhhasa İSLAM dinine inananları bu şekilde saflarına çekebilmek içinde test etmeye çalışoılmaktadır.

emperyal Liberalizm yakışdırması Köktenciliğin sosyo-ekonomik ve politikalarının başarısızlıklarını İSLAM karşısında sunulması, emperyal Liberalizmin özsel bir dünya görüşünün karşısında kendi senaryoları olan bu takma isimleri ile insanlığın inançlarına yakışdşrma  köktenci düşünce sistemi emperyal Liberalizmi ihmal etmekte ve köktenciliğin modern sömürücü emperyal Liberalizmin karşısında engel teşkil etmesine İSLAM sebep olmaktadır.

Batı tarafından düzenlenen senaryoların anlamı uydurmaklı ködencilerin modern olma kavramı çerçevesinde anlaşılmaya çalışılan ucube emperyal Liberallerin insanlar üzerindeki etkilerinin kafa kurcalamaya devam etmeleri yakışdırmacı köktencilik, adı altında Bizlere göre Batının hakikat ölçüleri dışında, modernlik  sömürü kölelik algıları, İSLAM korkuları ve kültürel hoşnutsuzlukları emperyal Liberalizm tarafından kendi kendilerince İSLAM dinine karşı üretilmektedir.

Emperyal Liberalizm senaryosunun oyunu geregi ifade etmekten çok emperyal Liberalizm kontrol, maniple, hatta işgal etmek şeklinde

somutlaşan uydurma yüzeysel oryantalist bakışını meydana getirdiği öteki sömürü düzeninin bir parçası kökdenci algısı olarak köktencilikle ilgili

entelektüel çabası içinde ,uydurma senaryo üretme söylem oluşturma gayesi içinde İSLAM dinine karşı güc egzersizine dönüşmek ve böylece İSLAM dinine inanan isnanları İSLAMdan uzaklaşdırma mücadele edilmesi bu güç, gösteriminin insanlar üzerindeki piskolojik baskı kavramıyla İSLAM dinini zayıflatarak mücadele edecek araçlardan bir kaçı İSLAMı kabul etmiş kolayca satın alınacak kişileri para karşılığı saflarına çekerek progandalarını yapılasını akıllarınca İSLAM dinini yoksun bırakarak insanlar üzerinde emperyal Liberalizm kendi öznesini kurmaya ve kontrol etmeye çalışmak istemi sömürü emperyal Liberalizm disiplinin parametreleriyle dayatmak İSLAM karşıtı aksiyonlarla insanlar arasındaki bağlantıyı kesmek ve hareket kabiliyetlerini gücsüz hale getirerek emperyal Liberalizmin kapitalist mensupları tarafından yüklenen bu görevlerini, düzenli olarak, İSLAMa inanmış insanlar üzerinde hareket etmelerini emperyal Liberalizmin anlamı, kimlik ve işlev dikte ettirmekdir.

Siyaset teorisi, feminizm kuramları ve İSLAM siyaset düşüncesi konularında bir avuç matreyalist militanlara hizmet etmekle görevlendirilen  önemli anahtarı olan ana kilidi emperyal Liberalizme uygun olarak düzmerce ve safsata insanlık düşmanı emperyalizme hizmet amacı ile  yazmaktadır.

Euben’in özellikle karşılaştırmalarına emperyal kapitalizm siyaset teorisi içinde Batı siyaset teorileriyle Batı dünyasındaki siyaset teorilerinin kesişim noktalarına odaklandığı görülmektedir.

Enemy in the Mirror tercümesi…Aynadaki Düşman yani (TÜRK İSLAM) girişiyle birlikte NCoðrafyalara Yeniden işaret”, “Projeksiyonlar ve Kırılmalardır.

İSLAMA yakışdırmalarla isimlendirilen Fundamantalizm ve Modern Rasyonel Söylem ile yakıştırılan, dışarıdan Bir Yaklaşımlarıdır.

Seyid Kutub’un Siyaset Teorisi”, “ISLAM’a süreç içinden Bir Yaklaşım: Akıl Dini Olarak

İSLAM ve İSLAM’ın insan doğallığınaYaklaşımi sonucu Kültürel Senkretizm ve Çoğulcu toplumcu daima ilimle bilimin Modernlikler” bölümlerinden meydana gelmektedir.

Euben’in, özellikle Hans-Georg Gadamer’e ait yorumlamanın idiyalojik modelinden etkilendiği görülmektedir.

Bizler’e göre, “kültür-din ve dil insan varlığının temel modudur.

İnsanların kendi dünya görüşü, inanç, norm ve pratiklerinin ufkundan görür.

Dolasıyla dini açıdan,tarafsız bir gözlemci algısı yanlış ve yanılğısıdır.

İnsanların Dindeki dünya görüşü tecrübesi dışında bakış açısı olmadığını vurgularız.

Matreyalistlerin Dinde terkinin, kendiliğinden, nihai gerçek ve objektivitenin keşfi olarak anlama kavramını destekleyen pozitivist emperyal Liberalzm aldatmacası oplarak insanların kolayca elde edilmesi için inanc terkini de beraberinde getirdiğini dini anlama, anlamın iki ufku arasındaki diyalogdan meydana geldiğini savunsalarda ne kadar akılcı olmadıklarını görmekte, bu yüzden, gerçek üzerinde emperyal Liberalizm din üzerindeki fundamentalizm safsata etkisi ile insanları tekeli altına almalarını kabul edemeyiz.

Bir avuc matreyalistlerin sömürü özü, emperyal idiyalojik yapıdan bağımsız değerlendirilemez.

İSLAM dini insanlara kolaylık sağlayan insan topluluklarının konuşduğu dilini rededmeden tanır ve böylelikle İSLAM dini kendinin anlaşılması için dil aracılığı içinde gerçekleşdirir.

İSLAM insanların konuşdukları diller dışında, KUR.AN dili ile güç yapısı gibi dinamikleri göz arde etmez.

İSLAM bilimleri dil faktörüne karşı çıkmadığı gibi desteklemekdedir.

İSLAM  köktenciliğin olmadığını ilmi ve bilmi ile çağdaşlaşma eğitim milli kültür yaşamlarına, çatışmasına girmeden İSLAMdaki ilmin ve bilimin ALLAHa götürdüğünü bununda akıl yolu ile olacağıdır.

Emperyal Liberalizm teorisi Batının yüzeysel olarak karşısına sosyalizm ideolojisini getirmiş olamaları İSLAM dinine karş-ı oynanan bir oyun olması  Orta Doğuya bizzat dünyaya yayılmasını sağlayarak İSLAM dininin yogun olduğu bölgelerde’daki sol iktidarlarını kendi kuram içinde başarısızlıklarını bir  şeklinde açıklayarak göstermesi emperyal Liberalizm kanadı kapitalizme insanları yönlendirme girişminde çok etkili olarak İSLAM dininden uzaklaştırmak bir takım yaşamlarında sosyal rahatlatma vererek matreyalist emperyal Liberalizm kapitalistler empati etmeyi çok azda olsa başarmış görünselerde işte bizler bu nedenle yüzeysel maskelerini göstermek için burdayız.

İSLAM bilimİ ve ilmi ile düşünsel bir zorunluluk olmadığını ifade ederiz.

Bizler bu açıklamayı zorunlu olarak dile getirmek İSLAM dininin en iyi şekilde anlaşılması için bir görevdir matreyalizm emperyal Liberalistlere göre güya “modern rasyonalizm söylemi” içinde kurulmuş “tarihi ve kültürel entelektüel mirasın [bir] sonucu” olarak İSLAM ortaya çıkmışdır iddaalarını tümü ile reddereriz.

İSLAM Bilimin ve ilimin ana dili, matreyalist emperyal Liberalizme göre yaratan ALLAH zahiride olduğu için zamandan uzaklaşarak tarafsızlıkk,evrensellik” iddialarına rağmen bu söylem politik hayatı, Batı kökenli siyasalve sosyal düşünce kavramlarıyla düzenlenmiş emperyal sömürülerini insanlar üzerinde etki kurarak ideyolleşdirme yoluna giderek yaratanın zamanı terk etmesi zahiriye dönmesi ile canlıları terk etmesi tamamen bağımsız bırakma iddaalarının ne  kadar asılsız olduğunu İSLAM kendi kitsabı KUR-AN da bahsetmektedir.

Matreyalist militanlarının bir takım İSLAM dinimize, “normatif bir meta dili olarak çift yönlü sımnıflandırmalarla İSLAM dinini kutuplu yakışdırmaları bir sistem şeklinde İSLAMı bu sistem içinde fanatizm, irrasyonalite, gelenekçilik, değişmezlik şeklinde dünya insan toplıuluklarına  yansıtarak İSLAM dinini bu tür yakışdırmalarla sunulmaktadır.

Euben İSLAM dinini siyaset teorisini Seyid Kutub, Cemaleddin Afgânî, Muhammed Abduh ve Ayetullah Humeynî’nin düşüncelerinden hareketle incelemeye çalışmışdır.

Diğerleri daha kısa geçilirken özellikle Seyid Kutub üzerinde durulduðu dikkat çekmektedir.

Müslümanın reddettiği köktenciliğinin kendi içinden bir isim olması yakışdşrmaları emperyal Lierbralizmin insanlara sunulmasını, emperyal Liberalizm fikirlerini Batının’da oluşdurmuş insanların dini inancından uzaklaşdırmak ve emperyal Liberalizmin düşünsel zorunluluğunu kabullendirmelk kendi dışında ve bu zorunluluğun İSLAM dini üzerinde eleştirisi yoğunlaşdırılması olarak matreyalizm kurması ve İSLAM dünyasında kendi dilleriyle adlandırdıkları İSLAM bir radikal dini insan idealizminin dışında önemli bir engel olması emperyalizmin Liberallerinin sömürü düşüncelerine gölge olarak düşmesi İSLAM dinine ne kadar düşmanca takındıkları Euben’in matreyalizm ana kolu anahtar kilidi emperyal Liberalizm ve diyalojik modeli İSLAM dini içinde önemli bir örnek olmasını sağlamakla sömürü kapitalizminin istemleridir.

Euben, Emperyal Liberalizme uygun özellikle matreyalizm düzenli emperyal hareketleriyle, kendilerine özgü insan tascirliklerini İSLAM dinini üzerinde İSLAM’ın insanları “cahilliğe sürüklemeye” ve “modern cahiliye” emperyal Liberalizmin kendisinde olan kavramlarını oldukça detaylı bir şekilde İSLAM dinine yüklemekle sorumlu tutmalarını göz ününe açıklamalarıyla sermektedirler.

İSLAM aslında, Kutub’un İSLAM dini, modernlik, özgürlük, eşitlik, ırk ve sosyal cinsiyet konularýndaki düþüncelerini temel niteliklerini ortaya koyarak özetlemektedirATATÜRKMENBEY yine İSLAM bilim ile ilmi düşüncelerini temele alarak İSLAM’ın gerçek özgürlükçü insan doğasına ve biyoloji renk türlerini eşit olduklarını bildirm.iş ve hiç bir renklerin doğası biyolojik yapsı üzerimnde üstünlükleri olmadığını sadece İSLAM bilim ve ilmi takva üzerinde üstünlük sağlayabileceklerini göstermişdir.

ATATÜRKMENBEYe göre bu üstünlük şöyledir isanlara hizmet tenkoloji endütriyel sağlık ve sosyal yönden buluşları ile sağladıkları katkılarının diğer doğal biyolojik

İSLAM aslında başlı başına matreyalizmde olmayan modernlik kendi bünyesi yapısı içinde insanlığın doğası yapısı biyolojik renklerle donaltarak İSLAM biilimini ve ilimini renk ayrımı yapmaksızın vermişdir.

İnsanların gelişmesini İSLAM zaman şartlara göre daima insanlara bilimi ve ilimi ile gelişimci ve reforumcu olduğunu göstermektedir.

İSLAM kendisini bilmi ve ilmi ile insanların akılını düşünce fikirlerini daima yenilemektedir bu matreyalirt emperyal Liberalizm hala bunu analamakta ne kadar güçlük çekdiğini görmekteyiz.

tabiri caiz ise emperyal kapitalizm modernleştirilmesini „Batı hükümranlığını insanlığın üzerinde sürdürebilmesi için bir avuç müslüman geçinen  satılmış gerçek cahilye kalemlerin matreyalist batıyı haklı göstermek şeklinde yorumlamaktayız.

İSLAM bir milletin bir topluluğun ismi değildir İSLAM ALLAHu taala tarafından bilmediğimiz ve aklımızca ikrar edebildiğimiz yaratılanlara yaratanın kendisi olduğunu varlığının birliğinin tekliğini eşşizliğinin bilimi ve ilminin sonsuz mutlak kadir olduğunu ve varlığının bilinmesi için  yine yarattığı  insanlığın kendisinden doğan aklık selim insanları  göndererek  İSLAM dini vasıtası ile ALLAHu taala kendisini tebliğ ettiğinin isbatıdır.

Bizler İdeyal Devletin gerçekte ne anlama geldiği ve bizler İderyal Devletin hangi kurumsal yapılardan oluşacağını açıklamaktan çok, İdeyal Devlet kavramlarınıTÜRK anayasası teminat altına alarak kanunların geçerli olacağı gerçek İSLAM dinini kendi ilim ve b.l“im adamlarımızın bilgisi ışığında Müslüman toplumun eğitilmesi ve KURAN kurslarının yeniden yapılandırılarak imam habib okullarında bu düzenlemeler kapsamında yeniden kurulmasına İdeyal Devletin denetimini alarak milli eğitim bakanlığınca Diyanet İşleri başkanlığı onayı ile İSLAM bilimi ve ilmi eğitimler düzenleterek odaklanmaktadır.

Bizler İdeyal devlet TÜRK milletimizin milli Siyaset teorisinin ortaklık örneğine uygun hizmetler  vermeye birlikte ortak kararlar alarak TÜRK milletimizin rızası ile özellikle milli birlik beraberlikte hareket ederek , Müslüman TÜRK muhafazakarlığının İSLAM ilmi ve biliminden yararlanarak modern teknolojilerinin buluşu icaatını yaparak TÜRJK VATANIMIZIN en  ücra köşelerini milli sanayi teknolojilerle donaltarak sosyal hayatı yaşamaımızın vaz geçilmez parçası haline getirmekdir.

ATATÜRKMENBEY  matreyalizmin kendilerince sömürü ideolojilerini modern olarak adlandırdıkları modern Batıya dair eleştirilerinin, TÜRK milletimizin batı emperyal Liberalzim aldatmacılığını ne olduğunu ÇAĞDAŞ ADALET PARTİSİ ilkeleri ile aydınlanmanın akılcı modernizmin teknolojiler üzerinde olacağını batının modernizm din üzerindeki krizleri hakkında yaşandığını buna görede batıda din yerine emperyal Liberalizm inancının daha yoğun olduğu ülkelerde gercek din inancının olmadığını batı toplumlarının %65’i dinsiz dinden uzak matreyalizm ideolojisinin etkisi altında İNSAN yaratılış doğasını kayıb etmiş bencil kendini düşünen fırsatlar dünyasının parçası olarak emperyal Liberalizm ideolojisini benimsenmiş matreyalizm tarafından kendi sömürü ideoloji yapılarını din gibi gösterilen alıntılarla yaşamlarını sürdürmekteleridr.

Bizler emperyal Modernizmin krizlerini otorite, ahlak ve toplum krizleri batının nasıl çırıpındığını görmekteyiz.

TÜRK ISLAM toplumu, sürekli değişen ama bu değişim içerisinde belirli dengeleşim mekanizmaları ile süreklilik gösteren bir yapıdır.

TÜRK İSLAM milli kültür toplumsal akışkanlık dediğimiz gelen iktidarlar tarafından yönlendirilerek bu değişim sürecinde milli birlik beraberlik toplumsal hayatının ani kırılmalara maruz bırakılarak krizle karşılaşır.

Temelde milli kültür itikadî ahlâkî kaygılar taşıyan TÜRK milletimizin asilliğinden uzak micro genetikler emperyal Liberalizmin İncili kendi düşüncelerine uygun pratik uygulamaya geöirdikleri için İncilin hükümleri yerine kendilerine uygun derleyerekdegöz önünde bulundurularak çıkardıkları safsata sömürü ve düzmece hükümler koydular.

Hz. Muhammed’in tebliğine baktığımızda da, onun eski Arap toplumunun bütün uygulamalarını reddedip devrimci bir yaklaşımla yepyeni bir toplum kurmak yerine, sosyal akışkanlığa paralel bir strateji taşıdığını görürüz.

Anahtar kelimeler: Süreklilik, değişim, sosyal akışkanlık, İslâm, Hz. Muhammed.

  1. MUHAMMED’İN TEBLİĞİNİN YORUMUNDA MODERN ETKİLER

Geleneksel anlamda peygamberlerin tebliğlerini ve bunda izledikleri

yöntemi anlayabilmek, önceki yüzyıllara ait bir sosyal olayı günümüzün şartlarından soyutlanarak incelemeyi gerektirir ki, bu oldukça zordur.

Aslında bu problem bütün milletlerin tarihi incelemeleri için söz konusudur.

Tarih incelemeleri, olayların bağlamları iyice belirgin olduğundan, yani incelediğimiz konu tarih içinde sebep ve sonuçlarıyla olup bittiğinden dolayı bize avantaj sağlar, ama zihnimizi her yönüyle bir dönemin mantalitesine çevirmemiz ve ancak TÜRK İSLAM alimleri bilim tarih adamlarımız kendi tarihini kendileri yazmadıkça onu kavramamız kolay olmadığı için aynı zamanda gelecek zamanları aydınlatmak içinde problemlidir.

Eğer bizler TÜRK  ve İSLAM sosyolojik incelemesi yapılarak, sahip olduğumuz TÜRK ve İSLAM sosyolojik değerlerimizi  düşünme biçimide geleceğimize ışık tutacakdır.

TÜRK ve İSLAM Sosyoloklarımız TÜRK İSLAM  tarihçilerle birlikde sunacağı verileri kendi sosyolojik paradigması içine yerleştirip problemlere cevap bulmaya çalışmaktır.

Birden çok sosyolojik perspektif olduğu içinde hem fikir olarak tamamen farklılığın dışında TÜRK ve İSLAMı aynı biçimlerde açıklamak bizi toplumu gerçekten anlayıp anlayacağımız şekilde yazmaları gerekmektedirler.

Lakin tam tersi olursa TÜRK ve İSLAM konusunda karamsarlığa götürebilir.

bizlerin içindeki emperyal Liberalistlerle kolkola olan entektueller aramızdaki fikir ayrılıklarımnı sokuşdurarak tek bir insanın bile düşüncelerini karmaş içine sokarakda tam olarak anlamak mümkün dışında kaldığını görürüz.

Bizleri ise anlama kabiliyetlerinin TÜRK ve İSLAM anlayışı dışına çıkartılarak inançları olmayacağı gibi, birden çok fertlerden oluşan bir toplumuda tamamen bozakark TÜRK ve İSLAMdan uzaklaşdırılmış olarak sempatilerini emperyal Liberalistlerin ilği odaklarına çektirilmiş olacaklardır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak biz TÜRK milli kültür muhafazakarları olarak İSLAMın verdiği ışığın doğrultusunda insanların sahip olduğu akıl ile sürekli gerçek TÜRK ve İSLAMın peşinde olacaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK kültür muhafazakarları gerçek TÜRK ve İSLAM misyonunu taşıdıkça ve TÜRK İSLAM toplumu içinde yaşadıkça mensubu olduğumuz sosyal yapıyı ve süreçleri anlatma konusundaki çabalarımızı bütün dünya milletleri içinde geçerli kılacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK ve İSLAM sosyolojinin dini ve TÜRK sosyal yaşantımızı ele alış biçimi için TÜRK ve İSLAM ilim bilim adamlarımız ve sosyologlarımızın bize verdikleri ışığında hatta güvenerek kabul ederiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak güvenebileceğimiz bugün bizler için TÜRK ve İSLAM sosyoloji, TÜRK ve İSLAM bilim adamlarımızında kökenlerinin nerden geldikleri çok önemlidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bunların sosyal yada psikolojik bir takım süreçler emperyal Liberalizm dışında gerçek TÜRK ve İSLAMI aramaktan gayri düşünceleri olmayacak ilim bilim ve sosyololğlarımıza ihtiyaclarımızın olduğu tam güvenebileceğimiz ve gelecek kuşaklara ışık tutacak güvencemiz olmalıdırlar

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak yukardaki konu üzerinde önemli durmaz  ve gözden kaçırır isek bunlarında başka emperxyal Liberalizm eğlimler içine kayarak gerçerk TÜRK ve İSLAM anlatmadan vazgeçmişse de, tanrı, vahiy, peygamber gibi dinî kavramlar çerçevesinde bir açıklamayı kabul etmeye de yanaşmazlar .

Bizler dolayısıyla İSLAM için gerçek İSLAMa yakınlaşarak yaklaşımlarımızı bir taraftan İSLAM dinimizin bizlere ışık olan KUR-AN‘ı KERİM diğer taraftan TÜRK toplumsal milli kültürümüze dayanan inancımızı dinî yapımızı yükselderek,TÜRK ve İSLAM ilim bilim ve sosyoloji, tamamen TÜRK sosyal yaşantımızda birliğimizi sağlama yönünden açıklama eğilimimizdendir.

Bu açıdan TÜRK ve İSLAM sosyolojinin yönteminin ve bu yöntem ile TÜRK milletimizin kolayca kavramalarını gerektirecek şekilde ve yaşamlarında uygulayabilmeleri içinde özel bir dikkat gerektiririz.

TÜRK ve İSLAM Sosyal bilimlerİ dışında siyaset biliminide ve sosyolojinin çatışmacı kuramından uzak tutarak  önemli bir yer edinen modern teknoloji yenilikçi kavramı ile daima reforumcu olacağız.

 

SEKÜLERİZM

Sekülarizm  ise, Tanri’ya ait olmayanını bu günün, bu dünyanın ve Ahiret anlayışının olmadığı bir geleceğin tasavvusluğu anlayışını red ederiz.

İşte bizler bu sebepten dolayı, tam anlamıyla modernleşecek olan teknolojidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ATATÜRKMENBEYin bugün çok popüler olan dinler arası diyalog kavramı hakkında verdiği bilgi  Dünyada DİN tek DİN olarak ALLAH katındada İSLAMdır.

FakaT gelen dini o milletler üzerine gönderilelerek ALLAH kendi varlığını bildirmesi amacı ilede insanların içinden  insanlara seçen insan PEYGAMBER göndermiş

olması YARATAN ALLAH ne kedi sıfatından nede hiç bir şekilde eksik olmaz RAHMAN ve RAHİMdir yaratan ALLAH bunun için kendisine inananları İSLAM ile şereflendirerek mükafatlandırmışdır.

İSLAM tek ve alternatifi sadece YARATAN ALLAHdır.

bunun için din tevsir ile günümüz çağına görede uyarlanarak yapılabilinir.

Modernizm anlayışımız sadece kolaylaşdırmak amacı ile insanın gündelik sosyal hayatında yardımcı olabilmek için yapılacak olan teknolojik modernizmdir ve bizler diğer muhafazakâr düsünce akımlarından farklılığımız İSLAM ALLAH katında tek din RESÜLÜDE insanlar içinden seçilmiş insan olan HZ MUHAMMED /(SAV)dır.

Tartışmasız tek din İSLAMDIR dinler dersek ALLAHın bildirdiği ayeti inkarı demekdir.

Aslında insanlar kendi içindeki bir çatışma içerisinde olduğunu ve bizlerin bu araştırmalarımızın doğrululuğu düşünceye vardığımız kanaat şunlardır

Oryantalizm, Post- modernizm, Fundamentalizm, Matreyalizm, Sekülarizm, Sosyalizm ve inancları ve inandıkları olmayan dinler ile diyalog gibi bugünün popüler konularıyla

nasıl bir ilişki içerisinde insanların oyalandırıldığını matreyalist emperyal Liberalizm olduğunu burada bizler açıkca vurgulamaktayız.

ATATÜRKMENBEY Araştırma sürecinde, elde ettiğimiz veriler hem üstte hem aşağıda  vardığımız kanaatler esnasında faydalandığımız TÜRK tarihinin başlanğıcından bu günümüze yansımış ve gelmiş bütün siyasal, sosyal, toplumsal, dinsel ve kültürsel TÜRK milletimizin gündelik hayatına yön vererek düzenleyen TÜRK düşünürlerin TÜRK filozoflarımızın kitablarından ve makalelerinden yararlanılarak sosyal bilimlerden faydalanmış olmamız günümüz çağında Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK milletimize has ve özünü taşıyacak TÜRK ideolojisinin İdeyal Devlet dokderinini hazırlayarak TÜRK milletimize sunmaktır.

TÜRK milletimize faydalı olacağını ümidi içerisindeyiz.

İdeyal Devlet anlayışımızda bizlerin çağın getirdikleri avantajlarım TÜRK millet.im.izin hizmetine bulundurmak için modernizmteknolojide mutlaka daima her an yenilikçiliğimiz ilede günün yaşam şartlarına görede yasalarımızın reforme edilmesi her an bizler için kaçınılmaz olmakla beraber ve kültür muhafazakârlığı TÜRK düşünürleri sosyal topluma yönlendirici filezoflarımızın düşünce akımlarından tarihsel gelişimleri bizlewre örnek ve yol göstericileri olarak kabul etmekte olduğumuz kadar bu kültür muhafazakar düşünce akımına yöneltilen eleştiriler karşısında; modernizmin ilerleyen eskenliği ile her dönemiyle ayrışan teknolojilere olan endütiriyel bağlantıları ekenomi gelişim açısından kopartılmadan TÜRK milletimizin refahını düşünmek kültür muhafazakârının üslemndiği misyonunu dünya gelişmiş topluluklar arasında üst sıralarda yer almasını sağlama  mecburiyetindeyiz.

İdeyal Devlet teorimizinn oluşumu ve TÜRK milletimiz bağlı muhafazakârlığımız ile İdeyal Devlet teorimizin emperyal liberalizm ve post modernizmle iliskisi arasında hiç bir bağlılığmızın olmadığını sadece ve sadece TÜRK milletimize has  ve özüne uygun fikir anlayışımız bizleri TÜRK millewtimize has olan düşünce tazımızın TÜRK ideolojisi halini alması ile bir TÜRK dokterini oluşturmakdır.

Bizlerin bu düşünce oluşumunda sadece bizlerin fikirleri ile kalmayıb TÜRK düşünürleri ilim bilim sosyal toplum yönetimine yön veren filezoflarımız yararlanarak bizlere yardımcı olmuşlardır.

Bizlerin bu İdeyal Devl“et ideolojisinin takdirini TÜRK milletimizin gönüllerine bırakıyoruz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak yeni kültür Muhafazakâr akımının ne olduğu ne olacağını her yönüyle açıklamakta buluyoruz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ATATÜRKMENBEYe göre modernizm ve TÜRK kültür muhafazakârlığı düşünce akımlarıyla kültürel, sosyall ve dini açıdan nasıl birsiyasal ilişki içinde olunacağını. açıklanmaya çalışılmıştır.

 

SEKÜLARIZM (Dinin Sektörleştirilimesi)

İnanç hükümleri arasında ve Latince ‘saeculum’ kökünden türetilen seküler sözcügü, en dar anlamıyla ‘dünyevi yaşam’ ve ‘bu çağ’ olarak ifade edilmektedir.

Sekülerleşme, (Sektörleşme)  düşüncesinin, yine matreyalizm sahnede yer alarak emperyal Liberalizmi Liberalistlerle konu edinerek yeni bir sömürgeciliğin kapısını açmış olmaktalar.

Güya kendi kafasından ürettigi düşünce ile emperyal Liberalizmin taraftarı yorumunu yürüten Luther’in, Mesih’in söylemlerini ‘bu çağ’a ilişkin anlamında değerlendirilmesiyle emperyal Liberal“izm ile güçlü bir ilişkisi bulunmaktadır.

Bu değerlendirme, Lutheran Protestanlığın dinden uzaklaşma anlamında değil, emperyal Liberalizme yakınl“aşdırarak din ile dünyevi alanın ayırımına ilişkin bir sekülerleşmeyi (Sektörleşmeyi) savunduğunu açığa çıkarmaktadır.

Sekülerleşme, (Sektörleşme) özellikle modern sanayi toplumlarında dinsel inançların, pratiklerin ve empertyal kurumların toplumsal önemlerini yitirdikleri bir süreçte inançdaki ilerlemeyi nasıl gerilenmesini sağlayacaklarının, dinsellikden çok bir avuç matreyalist militanlarının ideoloji haline getirdikleri emperyal Liberalizmin uygulanmasının başlanğıcı olarak törenlere katılanlara, Ortodoks inanca bağlılık, ödenek, üyelik ve saygi çerçevesindeki örgütlü din desteğine ve bayramlar gibi dini etkinliklerin toplumsal yaşamdaki önemlerine bakılarak sömürü emperyallerin saflarına alarak yakınlaşdırmış olmaları gayri MÜSLÜM toplulukları bunların yardımları ile hem sempati hemde ilgi duydurularak bu kriterlerden hareketlerini etmişlerdir.

Tamamı matreyalizme bağlı olartak emperyal Liberalistlerin sanayi tenkolojiyi kullanarak sömürmelerini kolaylaştırmışlardır.

Bizlerin kanaat ettigi emperyal Liberalistlerin modern toplum ismi taktıkları gayri müslüm batı topluluıklarının XX. Yy.da bir sekülerleşme sürecine geçirerek dinden uzak matreyalizm her ininac her insan doğal yapısı önünde üstünlük kazandırarak sömürülmeye yatkın hale getirmişlerdir.

Sekülerleşme  (Sektörleşme) tezi, sekülerleşmenin  bir avuç matreyalist militanlarının ürettiği sömürme emperyal Liberalizm ile sanayi toplumunun ve kültür modernleşme adı altında kendilerine yani sekülerleşme (Sektörleşme) kapı açmış bulunmaktalardır

Emperyal Liberalizmin yükselişinin batı topluluklarını inançlarından uzaklaşdırarak bağımsızlaşdırmış yani koparılmış kendi hamilerinden kaçınılmaz bir özelligi olduğunu kesin diller belirtiriz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlere göre, modern bilim İSLAM dini inançı İSLAM ilmi ve bilimi daima insan aklı ile keşfedilen bütün her ne kadar burada zikredemediğimiz bilimler var ise insan aklını gelştirerek daha ileriye götürmektedir.

Emperyal Liberalzim kendi safsata ideolojisini üreterek daha emperyal daha çok sömürü daha zayıf inanç ve akla yatkın haline getirmişlerdir.

İnsan yasamınıdas kapsayan inanç dünyalarının çogullşmasının önüne geçilerek. dinsel sembollerin tekelini kırmış matreyal bireycikendini düşünen bencil ve anomik bir dünya inşaa etmişlerdir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler TÜRK milli kültür Mhuafazakarları ailenin ve aile değerleri öneminin aşılnmaz. dinsel kurumlar. daha çok ihtiyaç duyulan bir konuma  getirtmekdir.

Bizlere görede emperyal Liberalizme düşürmüş batı toplulukları teknoloji, her şeye kadir Tanrı fikrini daha az gerekli ve akıldışı bir kalıba sokarak, insanlara kendi çevreleri üzerinde daha fazla denetim kurma imkanı tanımışlardır.

Bu anlamda ise sekülerleşme,(Sektörleşme) Max Weber’in toplumun akılcılaşması.

kavramıyla ifade etmeye çalıştığı olgunun bir ölçütü olarak matreyalizmin emperyal Liberalizm kullanılmaktadır.

 

EMPERYAL SEKÜLARİZM- Dini SEKTÖRLEŞMEDE MODERNİZM VE AYDINLANMA DÖNEMİ

Matreyalizmde Modern olmak, tarihsel gelenek karşısında, güçlü ve diğer otoriteler karşısınnda bir özerklik talep etmek, kendi inançlarını ve hayatı düzenleme hakkı talep etmektedir.

Bu talep, insanın toplumsal olarak kendi kendisini yönlendirme ve temelde özerk olma arzusunu ifade  yerine emperyal Liberalizm daha olay sömürebilmek içinde en çok arzu eder.

Üstelik matreyal“izm yüzeysel modern anlayışta özerklik talebi yalnızca birey düzleminde kalmaz, bir fail olarak tasarlanan toplum için de benzer şeylere ihtiyaç duyumakdır.

Özellikle XVIII. Yy..n sonlarına insanların inançlarında özerklik, emperyal Liberalizm belirlemekte dini inanç tesirlerden uzaklaşdırarak emperyal Liberalizm olarak kavranmaya başlanmasıdır.

Böylece dinde özerklik, eperyal Liberalizm kendi inşaa ettiği bir dünya olarak

insanın Modern emperyal hümanizminin temellerini atan modernitenin bu özerklik talebi, liberal bireyciliği biçimlendiren etkenlerin başında olmuşdur.

Bireyin kilisenin ve yerel ilişkiler ağını sınjırrlandırarak dini inanç bağlarından soyundurularak özgürleştirilmesi, adı altında daha kolay sömürülmesinin yoluınu açmıştır.

Emperyal Liberalizm bireyi bu kendi dünyasından uzakTanrıyı kendi başına bırakan Dinde Reformasyon hareketinin ve püritanizmin en önemli sömürüsel başarılarındandır.

Matreyal Modern toplum yapısının analiz sonuçlarını şöyle sıralamak mümkündür:

  • Liberalizme aklılaşma: Aklı kullanmaktan öte bir tavırdır.
  • Müsahhaslık ve görünürlüğe fazla yer verme.
  • Materyalizm, pozitivizm ve pragmatizm süreçlerini kapsatir.
  • Dünyevileşme. (ahiret düşüncesinden soyutlama) Izafilik artışı
  • Liberal Ideoloji artışı matreyal ideolojisinde sömürü artışıdır.
  • Ferdiyetçilik ve evrensellik bencillik kendinen başkasını var etmeme genişlemiştir.
  • Fakat emperyal Liberalizm doktrini tabakasışığlaşmaktadır.
  • Muhtarlaşma: Müesseseler ve teşekküller de muhtarlaşma (Dinde bağımsızlaşma) emperyal Liberalizme yakınlaşma temayülünü arttırmışdır.
  • Milli kültür Sanatta geleneksele tepki: Haz kaynaklı zevk arayışı
  • Siyaset ve idarede çoğunluk ve çoğulculuk yerine tekelcilik ve teklik (Tanrısal).
  • Liberal kartmaştırıcılığı ile birbiriyle çelisen çesitli rol düzenlemeleri.
  • Matreyalizm Iktisadi dışında hayatta tüketim eğiliminin artış“lığı Reklâm ve insanlar arasındaki farklılıklarını ayrışdıran rekabeti.
  • Lüks ve Konforculuk.

Dinin kişiselleşmesi: Müesseseye bağlı dindarlığını zayıflamasını dini kültürselleşdirerek gelenekselleştirilmesini dini tasavvurlarının yanında din karşıtı tasavvurların artırılmasını.

Din emperyal Liberaizm düzenlediği modern toplumun kenarında (varoş olarak adlandırılan fakir ve fukara) yaşayan bir şekli ile onların teşkili olmuştur.

Emperyal Liberalizm Modern felsefenin, adalet, hakikat, iyilik, güzellik, eşitlik ve özgürlük gibi  dinin verdiği haklarını kısıtlayarak emperyal Liberalizm tarafından düzenlenen safsata Liberalizmi herkes tarafından kabul görünmesini sağlayarak düsünceler konusunda sunduğu emperyal Liberalizme uygun ama mutlak olarak açıklamalar, inandırıcı doyurucu oldurmakla dinden uzak günümüze dek bu felsefi çabalar. “sonlulugun analitigi” şeklinde Liberalizm yaptığı betimlemede çok güzel ifade edilerek batı insanına kabul ettirmişlerdir.

Matreyalizmin paradoksal olarak önerdigi emperyal Liberalizm kavramıyla, insan bilgisinin ön gerçek olarak kabul edilen emperyal Liberalizm sınıflarının söz konusu

olduğu dinden uzak bir emperyal Liberalizm kendi dünyasını anlatma sistemini din karşısında kendi batı topluluklarında geliştirmektedir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak yani, biz muhafazakarların bütün niyetlerimiz ve amaçlarımıza rağmen, dünyayı bilme (anlama) biçimimiz, İSLAM Dinine sahip olduğumuz ALLAHı tek bilme (anlama) biçimimizin olduğudur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler çünkü bu, insanların bilme (anlama) sürecinde sahip oldukları tek şey İSLAM‘dır

Aydınlanma döneminin doğmasına zemin hazırlayan en önemli etkenler kuşkusuz, insanlara İSLAM ilmi ve biliminin verdiği önemdir.

Batı matreyalizmi genişletebilmesi için Rasyonalizm, Cografi sömürü için yeni kapıları Keşifler,insan inancı dinde Rönesans ve emperyal Liberalizm Reform Alkımlarıdır.

Aydınlanma, insanın dinsel inanç ve bağlılığla ilişki dışında tutarakemperyal Liberalizm görüşlerden ve bu görüşlerin biçimlendirilmesi ile otoritelerden, yaşam biçiminden kendisini kurtararak, akla ve bilime göre yaşam. kavramaya, düzenlemeye ve yaşamaya çalıştırılması anlamına gelmektedir.

Light’ teriminden türetilen ‘enlightenment’ terimine karşılık gelen Aydınlanma, tüm

insanlığa avrupanın ortaçağı karanlıklarından ve dini inanclarından kurtaran ilerici bir düşünsel bir emperyal Liberalizm hareketidir.

Emperyal Liberalistlerin geliştirdiği ve din olgusundan uzak batı insanını karamsarlığa sürükleyerek ilelebet bencil kendinden başkasını düşünmeyen emperyal Liberalizm karamsarlığının bir hareketi olan Aydınlanma’nın temel amaçları, insanlar., teolojinin

mitoslar.ndan uzaklaştırrmak, aklın doğmaya, dinsel inançdan ve bilgisi üstünlügünü vurgulamak, din sorgulamacılığı, bilimselligini emperyal Liberalizmin insanlar üzerindeki yeni sömürü laik bir dünya görüşünün ön plana çıkarmaktır.

Biz TÜRK kültür muhafazakarlarının anlayışında aydınlanma düşüncesinin kurucu ilkesi olan akıl konusunda şöyle deriz.

  • İSLAM akıl dışında bir din değildir.

 

  • İSLAM kendi ilimlerini ve bilimlerinin kullanılması için ALLAHu taala İSLAM‘ı akla destekçi olarak vermişdir.

 

  • İSLAM ile akılı tamamlamak için ilimi yollarını akla açmış ALLAHu taala yaratılklarının ne hayırlısı insanlara vermişdir .

 

  • Emperyal batı düşüncelerine göre aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır.

 

  • Bu ergin olmayışı durumu ise, insanın kendi aklını bir başkasınınklavuzluğna başvurmaksızın kullanamayışıdır.

işte bu ergin olmayışa insan kendi özgür iradesi ile hareket etmesini sağlar.

Bizler ise tam tersine yukarıda bahsettiğimiz gibidir.

ATATÜRKMENBEY’e göre ilmi ve bilim insan aklı içinde  ALLAH‘u taala yerleşdirmiş gizemli bir varlık olarak araşdırmalarında icaat fikri, bilim adamlarımızın her alanda TÜRK toplumsal yeni ihtiyaçlarını karşılamak için araşdırmalar çerçevesinde buluşlarla Dünya insanlığınave yaşamlarını kolaylaşdırıcı hizmet etmekle kâfi derecede araşdırmalar yaparak zaruriyetlerini karşılama çabası içinde devam etmeleridir.

İnsan aklın hem kendisi için hemde bağlı olduğu toplumunayarar sağlayacı araşdırmalarda bulunması, fakat aklını İSLAM klavuzluğu ve yardımı Matreyalizm düşünce dışında sömürü düzenine hizmet etmeyen kendi aklı ile kullanma kararlılığını ve yürekliliğini göstererek kendi toplumu ve bütün dünya  insanları için aramalıdır.

Bizler emperyal batının adlandırdığı  Aydınlanmanın yerine aklın gelişdirilmesi parolası olmalıdır.

Gelişimciliğin her dünya çağının ana fikri, akıl ve ilmi aracılığı ile gerekli bütün İSLAM bilimi aracılığıyla doğru bilgilere ulaşalabileceği ve bu doğru bilgi ile de toplumsal yaşamın düzenlenebileceğidir.

Öte yandan İSLAM bilim alanındaki  sonsuzluğa kadar gidebilen ilmin önemli gelişmelerinede yardımcı olarak tanımışdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İSLAM bilimi kendi ilim ışığında ilerlemesi  yaşanılan her çağa göre  öncülük eder ve bulunan çağda ayrıca çok yoğun yeni bilimsel gelişmeleri desdekleyerek insanlığın hizmetine sunulmasını sağlar.

Gayri Müslümlere göre Dinde meydana gelen yenileşme hareketleri de, dinsel düşüncenin giderek geriletilmesi ve Aydınlanmacılıkla birlikte kuruculuk ve egemenlik gücünü kaybetmesiyle sonuçlanmışdır.

Rönesans ve reformlarla başlayan bu gelişmeler, aydınlanmacılıkla doruğuna varmış ve buradan itibaren Modernite denilen sürecin oluşumunu hazırlamıştır.

Bu süreç aydınlamacılıkta ifadesini bulan köklü bir zihin değişikliği anlamına gelmektedir.

Bizlere göre İSLAM

  • ilmi ve bilimleriyle aklı tamamlamak için akıldaki hazinedir.

 

  • Akıl kendini tamamlayabilmek için İSLAM ilmi ve bilimine ihtiyacı vardır.

 

  • Akıl henüz yaratıcısı olan ALLAHı keşfedebilmiş değildir.

 

  • Akıl kendini tamamlayabilmek için ALLAHu taalanın akılda gizlediği ilim hazinesidir.

 

  • Akıl kendi içinde gizlendirilmiş ilim hazinesini kendisinde keşfetmesiyle ortaya çıkmaktadır.

 

  • İSLAM ALLAHu taalanın ilim hazinesidir bu ilim hazinesini insanımn aklında gizleyerek insanın kendisinde olan ilmi kendisinin keşfetmesine bırakmışdır.

 

  • ALLAHu taala neden kendi ilimini eşrefi alemin şereflisi inansı yaratarak kendi ilimini yine insana verdiği akıl içinde gizleme gereğinin görmüşdür.

 

  • Akıl insanı yüce ALLAHA götürebilmek için ALLAHın verdiği ilim yardımıyla ulaşacak yoldur.

 

  • Akılın yüceliği ALLAHu taalanın şerefindendir.

Batılı emperyal Liberalistler neden akılın yüceliğini insanın beyninde yerleşmiş doğal bir varlık olarak yaratıcısından bağımsız yaratanın önünde olarak tanımlama eğliminde bulunmaktadır.

Bizler şöyle izah edebiliriz.

– Eşrefi mahlukatların en şereflisi insan demişdir.

– ALLAHu taala kendi varlığının bilinmesi ilmi ile donaltılan akıldaki hazineden yararlanabilmesi ile verilen ALLAHtan var olan ilimi ile bulur.

– ALLAH varlığını belirtmek için Ruhlar alemini yaratması ile bunun yanında yaratılan melekler melikeler daha nice idrak edemediğimiz varlıkları kendisine sadece ibaadet etmekle görevlendirmiş.

– İnsan ruhunu yaratarak akıl ile donaltmış ruha beden olarakda toprakdan balçıklarla şekillendirerek ruhu toprak olan vicuda neşretzmişdir.

– ALLAHu taala kendi iliminden olan akılı kendisini yaratanı keşfedebilmewk için meydana getirdiği şerefli insan varlık olarak tabii kılmışdır.

  • Neden ALLAHU taala ruhlar aleminde yaratıklarına bu toprakdan olana secde edin emrini vermesinin sebei kendi ilmi ile donaltarak aklı b içinde bütünleşdirmişlikle kalmayıb insan haricindeki yaratılanlara sadece ALLAHu taala kendisine ibaadetle meşğuleşdirmişdir.

 

  • ALLAHU taala sadece yaratıcı olarak kalmadığını mutlak kadir sınırsız iliminin olduğunu göstermek için insan varlığını yaratarak ilmi ile donaltılmış aklı toprak olan vicuda vermesiyle diğer yaratıklarından üstün kılmasının sebebi verdiği kendi ilmi ile araşdırıcılık kabiliyeti olan insana yine kendisinin varlığının ve sonsuzluğunun bilinmesini ilmini akıl içine haznederek bağlamışdır.

İşde bu yüzden insan haricinde yaratıklarına secde edin emirni vermesi insanın ilmi sıfatlarla donaltarak akıl içine hanzederek yaratığı bilinmeyenleri vermiş olan ALLAHu taala kendi üstünlüğünün isbatı olarak insana secde ise insan ilmi kıble olarak itaatı ve ibaadeti ise ALLAHın kendisine olduğunu göstemek istemesidir.

Akıl kıble olarak ilme yönelmedikçe asla bulamaz ve hareket gücünü kendi kendine sınırlayarak kalır.

  • Akıla ALLAHu taalanın içine hanznettiği ilim ile akıl kendisini gelişitirir.

 

  • ALLAHu taala her ne kadar zaman dışında kalsada zahiri alemde ilmi akılda haznederek insanlara kıblesine (İLİM) yönlendimesiyle kendisine ALLAHu taala yakınlaşdırmışdır.

 

  • Yücelik mutlak kadirlik yaratrıcılık üstünlük ALLAH‘dadır.

 

  • Biz insanlar ALLAHın bize bahşettiği ilimlerle akılı kullanarak meydana çıkartırız.

 

  • Bizler sadece yaratılanları bularak işlemiçinde isleyerek inşaa ederiz.

 

  • Yaratıcılık ALLAHu taalaya mahsus yaratılanları akıl ilmi yolu ile keşfederek meydana çıkarırız.

 

  • Batılı emperyal Liberalistlerin evren-dünya kavrayışı değişime uğraması, Avrupa’daki endüstri devrimleri de bu sürecin maddi temelini oluşturmaktadır.

Yeni ve bambaska toplumsal ve ekonomik ilişkiler içerisinde yaşamaya başlayan insanlar, ortaya çıkan yeni düşünce biçimleriyle dünyaya bambaşka gözlerle bakmaya başlamalarının nedenleri emperyal Liberalizmin geçek ALLAH inancından batı toplumunu uzaklaşdırmasıyla kilise localarında düzmece din kitabı oluşdurarak kendi emellerine uygun din türetmeleriyle meydana getirdikleridir.

İnsan akıloını yaratandan uzak oymaları kendilerince yaratıcı üstünlüğü segilemewleri ile günümşüzdeki yaratıcılık safsatanlığına malesef İSLAM toplumlarındada görülmeye başlanmış olması akılımıza gelmeyen her ne kadar yaratılan nesneler var ise ALLAHın akıl yolu ile ilmini vererek yaratılmışı sadece şekillendirmekle mesul olan eşrefi mahlukat insan emperyal Liberalizm safsatanlığının kurbanı olarak yaratıcılık iddaalarının devam etmesiyle bunun sonucunda modern yaşamın ana temellerini insan aklına kabul ettirmekle atmışlar ve atılmışdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Din ya da Tanrı merkezli toplumsal yapının ve düzenlemelerin yerini bu süreçte akıl merkezli toplumsal düzenlemeler arayışları geniş ve genel anlamıyla aydınlanma, ortaçağda hüküm süren dünya görüşüne kaşı. yeni bir dünya görüşünün ortaya çıkması  matreyalist emperyal Liberalistlerin oluşdurduklar yaratılandan uzaklaşdırma akılı tanrısallaşdırma eylemleriyle diğer baskıcı otoritelerden alıb din dışı haraketlerini din gibi göstermekle yeni sömürü dünyasının inşaasında kullandıkları din yerine inanclarının doğrultusunda ve kendilerine uygun temellendirmiş olarak insanların aklı bali yönlerini eksenlerinden çıkartarak kendilerinin çizgisinde belirlemişlerdir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak matreyalist emperyal Liberalistler bununla kalmayıb bu ikibin yılın yeni bir ideal ile tarih sahnesinde yer alarak busömürme  ideallerine göre, aklın aydınlattığını öne sürerek kendi emellerinin miyonunu sürdüren sözde ilim ve bilim adamlarına kesin olarak doğrulatarak ve bilginin ilerlemesine dayanan entelektüel inanççılar emperyal Liberalizm inancının kültürü olarak batı toplumlarının ve hatta insan üstünde egemen olmalıdır.

Ve bu emperyal Liberalizm  kültürürünü insanlara kabul ettirerek bir şekilde ilerlemektedirler.

ilmi içine haznettiği ilimle hareket edebilmesini sağladığı her insana özğü yaşama süresi içinde ilmi ile bahgşettiği yaratanı bulma keşfetme bilincinin varlığına varması sebest hareket etme kabiliyetini yine Yaratan Biz TÜRK kültür muhafazakarlarının anlayışında aydınlanma düşüncesinin kurucu ilkesi olan akıl konusunda söyle der:

ATATÜRKMENBEY’e göre ilmi ve bilim insan aklı içinde  ALLAHu taala yerleşdirmiş gizemli bir varlık olarak araşdırmalarında icaat fikri, bilim adamlarımızın her alanda TÜRK toplumsal yeni ihtiyaçlarını karşılamak için araşdırmalar çerçevesinde buluşlarla Dünya insanlığınave yaşamlarını kolaylaşdırıcı hizmet etmekle kâfi derecede araşdırmalar yaparak zaruriyetlerini karşılama çabası içinde devam etmeleridi.

İnsan aklın hem kendisi için hemde bağlı olduğu toplumunayarar sağlayacı araşdırmalarda bulunması, fakat aklını İSLAM klavuzluğu ve yardımı Matreyalisz düşünce dışında sömürü düzenine hizmet etmeyen kendi aklı ile kullanma kararlılığını ve yürekliliğini göstererek kendi toplumu ve bütün dünya  insanları için aramalıdır.

Emperyal batının adlandırdığı  Aydınlanmanın yerine aklın gelişdirilmesi parolası

olmalıdır.

Aydınlanma çağının ana fikri, akıl ve ilmi aracılığı ile gerekli bütün İSLAM bilimi aracılığıyla doğru bilgilere ulaşalabileceği ve bu doğru bilgi ile de toplumsal yasamın düzenlenebilecegidir.

Öte yandan İSLAM  bilim alanındaki  sonsuzluğa kadar gidebilen ilmin önemli gelişmelerinede yardımcı olarak tanımışdır.

İSLAM bilimi kendi ilim ışığında ilerlemesi  yaşanılan her çağa göre  öncülük eder ve bulunan çağda ayrıca çok yoğun yeni bilimsel gelişmeleri desdekleyerek insanlığın hizmetine sunulmasını sağlar.

Matreyalist emperyal  Liberalizmin anlayış biçimlerinde bir kaçı.

  1. Yeryüzü ilgi çekici ve araştırıllmaya değer bir yerdir,
  2. Insan güçlüdür ve bu gücüyle büyük başarılar elde edebilir,
  3. Insanın sürekli faal olmas. şerefli bir şeydir ve
  4. Zahiride olan Tanrıdan bağımsız özgür hareket etmersi

1.TÜRK ve İSLAM anlayışımıza göre yer yüzü sadece araşdırılmak için değil

yaratanın yaratıklarını himayet ve rızıklarını kendilerinin akılda haznedilmiş ilim yolu ile keşf etmek yaratılan her nesnenin bir sonu olduğunu Yaratan ALLAHın varlığı ve yaşadığımız evren dışında bilmediğiğmiz daha nice evrenlerin mutlak tek hakimi Yaratan ALLAHa ayit olduğunu sadece ALLAHın bizl“ere bahşettiği kadar harteket düşünme kabiliyetimizle ilmi akıl ile keşfederek ALLAHın varl“ığını yüceliğni tasdik ederek kabul etmekdir.

  1. İnsan ALLAHın verdiği idrak ile kendi varlıklarını sürdürebilmesi için kimi insan varlığına akıl yolu ile kiminede güc yolu ile rızıklarını temin ederek yaşamlarını sürdürebilmesi için ALLAHın verdiği zerre kadar olmayan hareket kabiliyetidir..
  2. İnsan sürekli faal olabilmesi için ALLAHın yarattığı şerefli mahlukatlarından olan insan ve insan aklında haznettiği ilim ile buldukları her ne olursa olsun kendilerine verilen ilim kadar ilmi faal hareket durumlarıdır.
  3. Matreyalist emperyal Liberalizm Tanrıdan bağımsız aldatmacalığı ile insanlara özgür hareket etmelerine kendilerince hak verildiğini zanneden kalabalık aklını kullanamayan insamn şeklinde mahlukatlardır.

ALLAH ancak insana verdiği akıl ALLAHın verdiğni idrak edebilmeleri için yarattığı evren içinde serbest bırakmışdır.

Matreyalist aldatmacası aydınlanmacılığının belirleyici emperyal Liberalizm ile etkisini insanların üzerinde göstermişlerdir.

Din ya da Tanrı merkezli toplumsal inanc yapısının yeni bir düzenlemelerin hırıstiyan dininde yerini bu süreçte yaratıcıdan uzakemperyal Liberalistler akıl merkezli toplumsal inancında düzenlemeler yapmışlardır.

Matreyalist emperyal Liberalizmin geniş ve genel anlamıyla yeni bir yalancı bahar havasında esdirdikleri altatmaca emperyal L.iberalistler tarafından aydınlanma, kendilerine ayid emperyal Liberalizmi hüküm süren dünya görüşünde yaratandan uzak yeni bir emperyal Liberalistler tarrafından dünya görüşünün ortaya çıkması matreyalist sömürgeciliğinin temellendirilmesi olarak belirtiriz.

Emperal Liberakistlerin yeni bir ideal ile tarih sahnesinde yer alarak kendi ideallerine göre, aklın aydınlattığı kesin doğrulara ve bilginin ilerlemesine dayanan insan üstündeki yaratanın dininin yerine entelektüel bir inanc kültürü eğemen  ve bu inanc kültür çağlar boyu ilerlemesi bir şekilde kendilerince üstünlük iddaalarıyla sömürgeci emperyal Liberalistlerce başaredıklarının sanısı ile sürmektedir.

Böylece matreyalist emperyal Liberalistlerin ilerleme ideali, Yaratan tarafından verilen insanın doğal yapısındaki gelenegin köleliğinden kurtularılarak sürekli mutluluk ve özgürlük yolunda gelişeceği düşüncesine matreyalistlerin emperyal Liberalizme dayandırmıişlardır.

 

Emperyal Liberalistlere göre köhne kafalarınca aydınlanma Çağı olarak belirttikleri Yaratandan yaratılanları uzak tutarak akılı tanrı kurucu ilke olarak benimseyerek, tüm toplumsal yasamını ve düşünüşün buna göre şekillendirilmesine yönenilen emperyal Liberalizm dönemidir.

Mastreyalist üstünlüğü zanı olan Kant, emperyal Liberalizmin kuklacısı aldatmaca aydınlanmacılığı mecazi anlamında üstü kapalı olarak kendindeki olan yaratandan üstün“aklı kullanma cesareti“ yani kendinde mevcud bulunan akılı Tanrı olarak tanımlandırdığında, genel olarak emperyal Liberalizmin aydınlanma Çağının felsefesini vermektedir.

Matreyalist inancı emperyal Liberalizm aldatmacası aydınlanmanın doğusunda ve gelişmesinde belirleyici olan İSLAM dininin insana verdiği akılda haznedmiş ALLAHu taala-nın .ilminden akıl yolu ile yararlanan doğu ve asya toplulukları saf ve temiz inandıkları İSLAM dininin hizmetlerinden akıl yolunu kullanarak yaralanmaları insanları bencilleşdiren egolarının tatminini düşünen emperyal Liberalizm dünyasından uzak

başka yalancı dünyaları düşünmeyen ve matreyalist emperyal Liberalizm onlar için hiçbir anlamı yoktur.

Afrika arabyarım adası ortadoğu ve asyalda İSLAM Dini inancı anlayışı  hâkimdir.

Matreyalizmin ana kolu olan kilit emperyal Liberalizm Rönesans döneminin  emperyal Liberalizm akıl tanrı tanımı yaratıcılığının en üstün esas yürütücü gücü tüccarlardır anlayışı ile matreyalizm inancını emperxyal Liberalizm olarak gçrmekdeyiz.

bizler ne kadar çok haklılığımızı bir kaç defa değil defalarca haklılığımızı göstermektedir.

Emperyal Liberalislerin sömürü gücünün en kârlı ticaretin hangi alanda olduğunu araştırmalarıyla ve bu yoldan sağladıklar. zenginlikleri, çeşitli binbir renkahenk araçları kullanarak gerçek yaratıcıdan uzak tutabilmek için ve endüstri yeniliklerine yatırdılar.

Böylelikle bundan  itibaren başlayan emperyal Liberalistler sömürgeciliklerini genişletrmek için Avrupalılar Müslüman ülkelerdeki parlak medeniyetle ilk defa karşı karşıya geldiler.

Daha sonra bu medeniyetleri kendilerine karşı düşman görmeye başlamışlar İSLAM toplulukları içinde en çok göze çarpan TÜRK İSLAM alemi olarak görmüşlerdir.

Böylece bat.da Matreyalistlerin ilmi emperyal Liberalizm kendi sahasının dışında ilerleme ve matreyalist gelişmelerinin temeli atılmış oldu.

Bizler yanlızca göstermelik çağdaşcılık yapan ve böylece matreyalizmin ortaya koydugu emperyal Liberalizm ( neo Liberaller) adı altında toplandırılarak sömürü düzenlerinin ne kadar olumlu değer yarğılarınıtoplumuna ve topluluklara matreyal yapıları ile insanlıklarından uzak bırakılarak sahte cennet içinde kabul ettirilerek emperyal düzenlerini sürdürmekdir.

 

 

Emperyal Liberalizm ile yüklenen bir kavramdır.

Emperya lLiberalistlerin gerçek dinlerini yozlaştırması batı halkını hıristiyanlığı sektörleşdirerek yeni emperyal kazanç kapılarını açmış bulunlaları kendi dinlerine karşı  gelişdirdikleri inanç fikirlerini Hıristiyanlığın en büyük üç mezhebinden birisi Protestanlığın oluşmasını sağlamıştır.

İlk defa Almanya’da görülür, sonrasında ise Fransa, Ingiltere ve Kuzey Avrupa ülkelerinde de etkili olur.

Orta Çağ boyunca zenginleşen ve gücünü artıran emperyal Liberalist kiliseler ile papalık, siyasetle ve dünyasal etkinliklerle daha fazla ilgilenmeye başlatılmış, reform öncesinde, birçok din adamının tepkisini çeksede Reform hareketleri ilk defa Almanya’da  baş rölü oynayan emperyal Liberalist Martin Luther ile başlamışdır.

Alman imparatoru Sarlken, Luther’i ve taraftarlarını 1529’da protesto ettiği için

Almanya’da yeni oluşan bu mezhebe Protestanlık denir.

Protestanlar ve Katolikler arasında mücadeleler Ogsburg Antlaşması (1555) ile sona ermiş olsada buna göre; Protestanlık mezhebi  katolikleri emperyal Liberaizm safına katarak ve oluştutulan bu iki mezhep kilisesi kesin olarak kabul edilmiştir.

Alman prensleri tahtlarını kayıb etme korkusu ile halka istedikleri mezhebi seçme ve kendi topluluklarına kabul ettirme konusunda serbest bırakmaları emöperyal Liberalizm sektörüne yedni kazanç kapılarını açarakPrensler, kendi ülkelerinde dinadına din üstü işlerinin mutlak hâkimi haline geldiler.

Prenslerin mezheplerini kabul etmeyen Almanların başka yerlere göç etmesine izin

verilsede gittikleri yerlerdeki kraaliyet yönetimleri ile karşılıklı anlaşmaya girmeleri ile Almanya’da başlayan Reform hareketleri Ingiltere, Fransa, Isveç, Norveç ve

Danimarka gibi ülkelerede yaymalarıyla Fransa’da ise Reform hareketlerini başlatan jean Calven’dir.

1529 yılında Kalvenizm ve diğer emperyal Liberalizm mezheplerini ve kiliseleri Fransa’da serbest bırakılmışdır.

 

Emperyal Liberalizm Reform’un nedenlerini şöyle sıralayabiliriz

  1. Katolik Kiliselerinin bütcelerine daha fazla kazanc katmaları papazların ve krallarının ıslahat yolu ile ortaklaşakendilerine yeni bir sektör açmakla.
  2. emperyal Liberalizm Hümanizm sayesinde Hıristiyanlığın kaynaklarına inilmesi, Incil’in millî dillere çevrilerek emperyal Liberalizm temel ilkelerini ortaya konulması.

3.Matbaanın yaygınlaşması ile  emperyal Liberalizm incil üzerinde değişiklerinide yapmış batı halkının okuma-yazma bilenlerin arttırılmasıyla değişdirdikleri yeni incil  üzerinden Katolik Mezhebi’nin sorğulama tehdidi ile emperyal Liberalistlerle kilise

papazlarının saflarına katılmasını sağlamakla başlanmasıdır.

  1. Endüljans ( Endüljans, Orta Çağ Avrupasında bir tür günah çıkarma ve ölümden sonra cennete gitmek için Papa’nın sattığı af belgesi.)Kilisenin halktan para alarak cennetten toprak satmasıdır. Katolik Kilisesi Yeniçağ başlarında harcamalarının artması üzerine bir bildiri yayınladı.

Bu bildiriye göre Hristiyanlar günahlarından arınabilmek için kiliselere bağışta bulunmalıydı.

Bildiri Katolik Kilisesi’ne karşı kitlesel eylemlere neden oldurulmöası  ve sonucundaemperyal Liberalistler tarafından Reform hareketleri başlatılmöasıyla yeni kazan sektörününde temeli atılmış oldu.

Kutsal devlet ve kilisenin otoritesinin sorgulanması gündeme getirerek dinden uzaklaşdırılması ve emperyal Liberalistlerle papazlar kiliseleriyle anlamalarıyla bunlar emperyal Liberalizm temelinin inşaası olarak emellerine bir süre sonra halkını, kiliseye olan inancını yavaş yavaş yok ettirilmelerinin ve bu da reform hareketlerini zorlayarak emperyal Libneralizmö fikirlerini inanc haline getirerek ibbaadet ettirme yolu açdılar.

Esas sorununun kiliselerin halkdan topladıkları paralarla güc haline gelirken bunu gören kraallar kendi aralarında ysdni bir anlayışın fikirlerini toprak agalarıyla tartışarak emperyal Libneralizm anlayışının ortaya çıkatılması,emperyal Libneralizm  yeni kazan kapısı sektörünü kiliselerden başlayarak papazları ikna etmeleriyle ortaklaşa kendi batı halkını para karşılığında kiliseninTanrı yerini papazların almasıyla günahlar affetmesi günah çıkartarak bütçelerini genişletmeleriyle başlamalarıdır.

  1. Rönesans hareketlerinin etkisi,
  2. Emperyalistlerin Reform hareketlerinin ilk defa başlattığı Almanya’da siyasal birliğin yerini din reformu ile emperyal Liberalizm alması.
  3. Almanya’daki emperyal Liberalist prenslerin dinde yenilik isteyenleri desteklemesidir.

Reform’un sonuçlar. ise şunlardır:

  1. Avrupa’da Emperyal Liberalistler mezhep birliği bozdu. Katolik ve Ortodoks mezhepleri yanında Protestanlık, Kalvenizm ve Anglikanizm mezhepleri ortaya , mezhepler çıkartarak emperyal Libneralistler kazanç sektöründe kendi halkını Tanrıdan uzaklaşdırarak sömürü sektöründe papaz ve kilise kazanılan bütçeden pay alınmasını sağladılar.

2.Din adamları ve kilise, eski itibarını emperyal LKiberalizm ile sürdürme yoluna gidilmesine zorlanarak büyük başarı sağlamış oldullar kaybetti.

  1. Katolik Kilisesi, kendisini emperyal Liberaslizm fikir inancı ile kendini yenilemek ve düzenlemek zorunda bnırakılarak emperyal Liberalizm kendi safına katmayı başardılar.
  2. Eğitim-ögretim faaliyetlerini emperyal Liberalizm kiliseden alarak kendi emelleri altında bir eğitim sistemi kurdu.
  3. Emperyal Liberalistler Katolik Kilisesi’ne ayid olan ülkelerde kilisenin mallarına ve topraklarına el koydular.
  4. Emperyal Liberalistler Papa ve kilisenin Avrupa Ülkelerinin kralları üzerindeki yetkileri alarak sona erdidiler.
  5. Avrupa’da yeni bir sömürü düzeni matreyalist emperyal Liberalizm kemndine uygun siyasileri atayarak siyasal ve hukuksal bölünmelerini sağladılar.

Çünkü Ortaçag’da Papa, Avrupa krallarına taç giydirerek onların krallıklarını onaylıyor ve yönlendirebiliyyor olmalarından sıkılan kraliyetler ve zenginler mkiliseleride kazan kapısı yapmak istemeleri yeni bir inanc fikirlerini oluşdurarak paspazları bu sektörden uzak bırakılması ile yarı başarı sağlamalrı ile k“ilise papazl“arını zorunlu olarak mortaklığa tekrar kabul etmişlerdir.

Artık Papanın bu gücü para karşılığı halka günah çıkartzarak cennet vaat etmeleriyle tekrar papazlar emperyal Liberalizm fikrini inanc olarak halka yansıtmalarıyla bu sektörde yer almışlardır Emperyal güclerin matreyalist düşgünlüklerinin savaşla ( Haçlı Seferleri’nin düzenlenmesini engellemişlerdir.) toprak kazanma yerine kolayca para kazanma yolunu kendilerine sektör olarak açmış bulunmaktaydılar.

  1. Katolik kalan ülkelerde yeni mezheplerle mücadele etmek amacıyla ( üstü kapalı) Engizisyon Mahkemeleri kuruldu.

Emperyal Liberalist Protestan krallar ve prensler, toprak ağaları din işlerinin mutlak hâkimi oldular.

  1. Emperyal Liberalkistler Reform hareketleriyle, Avrupayı siyasi yönden kendi emperyal sistemini kurark kendilerine uygun yasaları hayata geçirdiler

ve zarara uğratmış olurken Sarlken’in Osmanlı Devleti üzerine yapmayı planladığı Haçlı Seferi batının bölünmelerden dolayı çekleşdirermemişlerdir.

  1. Emperyalistlerin kendi emelleriiçin dinlerini ve Mezheplere bölerek, Osmanlı Devleti’nin Avrupa’da ilerlemesini sağlayarak kolaylaşdırmışlardır .

Emperyal Liberalizm Cografi Kesifler, XV. yüzyıl ve XVI. yüzyıllarda Avrupalı emperyal Liberalistler tarafından yeni ticaret yollarının bulunması amacıyla başlattıları, yeni okyanusların ve kıtaların bulunmasıyla gerçekleştirilmiş olan keşifleri ile yeni sömürü sektörlerine katmışlardır.

Bilim ilmi yerini emperyalsal merak ve yeni ufukların keşfedilmesi

duygusu söz konusu olmakla birlikte temelde bu keşifler, bulacakları adalarda kıtalarda sömürü kapılarına kapılar açarak özellikle XV. yüzyıldan itibaren açık bir şekilde sömürme nedenleriden kaynaklar sağlayarak üstünlüklerini topluluklar üzerindfe halkim olmaktır.

Avrupada kendilerini kabul ettiremn emöperyal“ Liberalizm bununla kalmayarak ilk keşif denemeleri, Atlantik Okyanusu ve Afrika kıyılarına doğru, XIV. yüzyılın başlarında emperyal Liberalist Fransız krallarının desdekledikleri Cenevizli gemicilere maddi yardımlarda bulunarak kendilerilerine hizmet ettirmöeleriyle emperyal Liberaslistler tarafından yapılmıştır.

Kanarya Adalar. ve Azor Adalari keşfedilmesi, bu emperyal Liberalizm girişimcilerinin sonucudur.

 

Keşiflerin belli başlı nedenleri:

  1. emperyal Liberalist Avrupa ülkeleri sömürü sektörnü gernişletmek istemeleriyle cografya bilgilerinin artması ve gemicilik deneyimi ilke desteklenmesi

pusulanın öğrenilmesi ile çoğaltılması

  1. Emperyal Liberalist Avrupa’nın kendinde olmayan ama Doğu uyğarlıklarında olduğunu bildikleri yer altı ve yer üstü zenginliklere sahip olmak için(baharat, ipek ve diğer maddi kaynaklara) ulaşmak sektörlerine yol arayışı içinde olmaları
  2. Özellikle emperyal avrupa ülkelerinden olan Ispanyol ve Portekiz krallıklarınca, degerli madenlere ulaşılması için kendi saflarına gemicileride katarak desteklenmesi sağlamışlardır.

4.Emperyal Liberalizm yeni Hıristiyanlık inancı ile emperyal Liberalistler kendi sönmürü fikirleri ile oluşdurulmuş bir hırıstiyanlık inancını ve Avrupa emperyal koloni ülkelerinin kültürünün yaymak istenilmesi için kurulmuş matreyalizm

  1. emperyal Liberalizmde artan daha çok kazanmak daha çok sümürü gerektiren Liberalizm adı altında bir avuc toplanmış zengin sömürgecilerin savı kurtudklarıyla dünya ile etkisiylealtına alarak dünya topluluklarına zorunlu kabul ettirme tanıtma istenmesi.

Avrupanın koloni ülkelerinin yürüttüğü hırıstiyan inancı kisvetindeki emeryal Liberalizm düşncesi ve kültürü, evrensel bir değer olarak bu süreçten itibaren yayılmasına ve eğemen kılınmasına başlanmışdır.

Bunu yaparken Avrupalı koloni ülkeler , gittikleri yerlerdeki topluluklara veya  yerli halkları ve yerel yaşamı dağıtmışve hatta yok etmiş, Avrupa emperyal Liberalizm

kültürünü eğemen kılma sürecini şekillendirmiştirler.

Hem dogal hem de kültürel farklılıklarını  yok eden bir süreç olmuştur.

Emperyal Liberalizm Klasik Sömürgecilik olarak bilinen sömürgecilik süreci bu dönemle başlamışdır.

Bunun yanısıra kendilerine daaha çok sömürülerine katgmalk için, cografi keşiflerin sonucunda, söz konusu dönemdeki öteki bilimsel devrimler dışında emperyal Liberalizmle birleşerek tüm bir dünyayı hatta evreni yaratan ile yaratılanlar arasında kavrayış tarzını değişdirmelle beraber uzaklaşdırma yöntemleriyle  emperyal Liberalizm taraftarı bilim adamlarıyla birlikde uğratmışlardır.

Bu emperyal Libewralist yandaşı bilim adamlarıyla kavrayış değişikliği sonucunda ve bu süreçte dünya topluluklarını sömürmelerini kolaylaşdırmış bulunmaktadırlar.

Dünya topluluklarının kendi inanç kültürlerinin yeri olmadığı kendi emperyal Liberalizm kültürünü kimi zaman zorunlu kimi zaman kolay kimi zamanda kanlar akıtarak değişime uğrattırmışlardır.

Emperyal Liberalist Kopernik devrimi denilen zihniyet değişikliğinin kaynaklarından birisininde olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Emperyal Kolonileşme dönemi, Avrupal. göçmenlerin Kuzey Amerika kıtasınana göç etmeleri ve ettirmeleri bu topraklarda yerleşim ve üretim birimleri oluşturmalarıyla, diğer deyişle, Kuzey Amerika’nın bu göçmenlerce iskân edilmesiyle başlayan emperyal Liberalizm sürecidir.

1782 yılına amerkikadaki Avrupa koloni ülkeler arasında paylaşma anlaşmazılıkları sonucununun bedeli her avrupa emperyal koloni devletlerine ağırziyanlar uğratmışdırlar ve sonunda birbirleri ile anlaşana  kadar sürmüştür.

Bu tarihte Ingiltere koloni devletinin hamisi olacak Amerika’nın bağımsızılığını kabul etmiştir.

Avrupal. göçmenlerin Kuzey Amerika’yı iskânı, diğer sömürge kolonilerinden çok

farklı yapısal özellikler taşımaktadır.

Her şeyden önce bu kolonileşme, „kralların ve zenginlerin “ birlikde, „zenginlerle krallar“ oluşmuştur. Avrupa’nin sömürgeci devletlerinin, sömürge imparatorluklarının bağlantı noktaları olarak oluşturdukları kolonilerden farklı olarak Kuzey Amerika’da emperyal Liberalizm kolonileşme, Avrupa’da halkın sürüklenmekte olan yoksulluk, işsizlik gibi sorunlardan korkan avrupa koloni devletleri kendilerine yeni bir yerleşim merkezi olarak buldukları avrupa dışında, .Amerika kıtasında kendi varlıklarını yaşam düzenini korumak için amerkada kuracakları başka emperyal Liberalizmi isteyen insanlar tarafından anlaşarak oluşturulmuşturlar.

Emperyal Liberalist Kolonilerden oluşan ekonomik ve politik yapılarıda Avrupa’dakinden farlı bir emperyal Liberalizm oluşturmuşlardır.

Avrupa’daki gibi bir monarsi, bir aristokrasi yoktur.

Aristokrasinin ve monarsik yönetimlerin yol açtığı bir takım sınırlama ve engellerden avrupanın emperyal Liberalist koloni ülkelerinden baştan itibaren bağımsız olan emperyal Liberalizm koloni ekonomileri, geniş bir serbestlik içinde işleyebilmiştirler.

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİ

  • SON

 

 

 

Standard

Çağdaş Adalet İktisad Partisi Hür Türk Gençlik ve İperhan Ocağı TEMEL İLKELERİ

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi Hür Türk Gençlik ve İperhan Ocağı

TEMEL İLKELERİ

Hür ve Kabul Ettiğimiz Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi, aşağıdaki hususları temel ilkeleri olarak kabul eder:

* Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi İslam*a ve Allah’a inanan TÜRK milletinin cevherleri olarak bütün TÜRK milletini bir Kardeşlik olarak kabul ederiz ve Hür TÜRK Gençlik ve iperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi Kurumu’dur.

Türk milletinin cikarlari dogrultusunda her türlü ilim, teknoloji ve tarimsal, ekonomi yer alti yer üstü, Gök bilimi(uzay tekonolojilerini) bütünü ile her yönden çalışmalarını, İlim hakikat’in araştırılması yolunda yoğunlaştırır.

* Bütün TÜRK illeri arasında, sevgi, hoşgörü ve kardeşliğin kurulmasını hedefleyen Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi , tüm insanların özgürlük, barış, adalet ve huzur içinde gelişmesini amaçlar.

* Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi tüm TÜRK Ülküsü’nün gerekliliğini kabul ederiz.

Bu ülkünün gerçekleştirilmesi için şu noktaları önemli sayarız:

-Sevgi,

-Saygı

-Sadakat

-Sağdık

Sabır bunun yanında

-İrade

-İtikat

-İtibar

-İtaat

-İtina

-İktisad hak ve hoşgörü.

– Temel hak ve özgürlüklerine saygı; insanın ahlâki sorumluluğu.

– Bilimsel gelişme araştırma ve vazife eşitliği…

* Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi vicdan, inanç ve düşünce özgürlüğünü temel bir hak olarak kabul ederiz.

* Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi , birer Vatandaş olarak kendi anayasasına uymak ve Vatana sadakat ve şerefle hizmet etmek zorundadır.

* Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi için, ülkesinin bağımsızlığı mukaddestir.

* Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi Vatanı ve milleti için çalışmak bir hak ve bir görevidir.

* Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi, TÜRK dünyasına yararlı eserler meydana getirecek beden ve fikir emeğini aynı derecede onurlu sayarız.

* Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi  adı verilen birimler(İPERHAN OCAĞI (bayanlar icin adlandırılmışdır) halinde çalışırlar. İnsan hırslarının giremeyeceği tarafsız ve huzurlu bir ortamdır.

Hür TÜRK‘de İslam dini ve TÜRK Milleti üzerinde politika tartışmaları yapılamaz Ayni fikir ve düşünce birliğini kabul ederiz.

* Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi , üyeleri arasında din, mezhep, ırk, dil, inanç, ünvan ve makam ayrımı yapamaz.

Üyelerini, inançlı, özgür, iyi ahlaklı, namuslu, şerefli, haysiyetli aydın ve Kültürü cinsiyet ayırt etmeden seçer.

Hiçbir inancı ve ülküsü olmayanları arasına kabul edemez.

* Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi amacı her bakımdan geliştirilmiş bir TÜRK millet oluşturmaktır.

Her fert birbirleri arasında bu amaca aklen Milletine sevgi, gönül, hoşgörü, güzellik ve kardeşlik duygularını yücelterek ulaşmaya çalışır.

* Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi hiç kimseyi üye olması için, hiçbir zaman ve hiçbir şekilde zorlamaz.

Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi üyeliğini kazananlar, istedikleri an üyelikten ayrılmakta serbesttir.

* Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisinin amacı TÜRK Milletini ve kendini geliştirebileceği çağdaş bir ortam geliştirmekdir.

Bu çerçevede Hür TÜRK Gençlik veİIperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi , toplumsal bir öğretidir bireysel değildir.

Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi , bu temel ilkeler ışığında izleyeceği yolu, kendi aklı bünyesinde ve vicdanımızla saptarız.

Hür TÜRK Gençlik ve İperhan Ocağı Çağdaş Adalet İktisad Partisi TÜRK milletine hizmet edebilmek için bu bu ilkeleri benimseriz ve kabul ederiz.

Bu amaçlara TÜRK milletimize adamak isteyen insanların çabalarını bir araya getirmeyi hedefleriz.

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi

ATA TÜRKMENBEY

Standard

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİ Çağdaş Adalet İktisad Partisi İLKELERİ

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİ

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi İLKELERİ

Cumhuriyetçilik

Milli birlikçilik

Devletçilik

Felsefecilik: ideal merkezi devlet

İktisat veya ekonomi

Muhafazakarcılık

Yenilikcilik ve Reforumculuk

Sosyal bilimcilik

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİ İLKELERİ

 

  1. A) Cumhuriyetçilik

Cumhuriyet ; egemenliğin , ulusun , halkın elinde bulunduğu , toplumu yönetenlerin halk tarafından seçildiği bir yönetim biçimidir , bir devlet şeklidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Halkın benimsemediği yönetimler, Halkı sınıflara ayırarak bütünlüğünü ayırt ederek birlik beraberliğini kendi emelleri için kendi halkını sınıflara bölerek yönetmek diktatörlüğünü sürdürebilmemeri nedeni ile halkının sosyal kültür iş gücünün üretimlerini zimmetlerine geçirerek halkını hiçe sayan monarşik-teokrası, sosyalistlik ve koministlik temellere dayanan devlet, devlet yöneten.

Monarşi, sosyalizm, komonizm ve dikatör devletin bir kişi tarafından yönetilmesi demektir.

Teokrasi ; devletin, toplumun, Tanrı adına din eliyle, din kurullarıyla yönetilmesidir. Osmanlı İmparatorluğu’nda egemenlik tek kişinin, halife sultanın elindeydi.

Atatürk, padişahlığı ve halifeliği kaldırarak egemenliği gerçek sahibi olan ulusa, halka vermiş ve cumhuriyet yönetimini kurmuştur.

Atatürke şükranlarımızı sunarız.

Demokrasi, halkın halk tarafından halk yararına yönetilmesidir.

Demokratik rejimlerde, halk yöneticilerini belirli bir zaman için seçer, yöneticilerin çalışmalarında başarı elde edemeyen siyasileri yapılacak yeni bir seçimde bu kez başkalarını, başka yöneticileri işbaşına getirir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Halkın kendi egemenliği ile en iyi biçimde yönetilmesi demokratik cumhuriyet rejimiyle olur.

Demokrasi ancak cumhuriyetle gelişip kökleşebilmekte, gerçek  milli kişiliğine cumhuriyetle kavuşabilir.

En iyi yönetim biçimi demokratik cumhuriyettir. Yani egemenliğin belirli bir kişiye , diktator, aileye , zümreye , sınıfa değil ; ulusa , halka ait olduğu ve halkın devlet yönetimine en geniş en etkin bir şekilde katıldığı ve sosyal ekonomi yönledirici başarısız yöneticilerini istediği zaman oylarıyla değiştirebileceği devlet şeklidir.

  1. B) Milli birlikçilik

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk Milletini sevmek , halkın , devletin yücelmesi , yükselmesi için çalışmak , ulusal çıkarları , kişi , zümre , sınıf ve yabancı çıkarlarının kısacası her şeyin üstünde tutmaktır.

Osmanlı İmparatorluğu’nda milliyetçilik değil, ümmetçilik anlayışı egemendi.

Türklere milliyetçilik düşüncesini aşılayan Atatürk olmuştur.

Atatürkmenbey Türk milletinin , başka milletlerin varlığına , bağımsızlığına , içişlerine karışılmamasına saygı gösteriyor ise ve onların da kendi milli misakiye  sınırları içindeki milli birliğine aynı saygıyı gösterilmesini ister ve mücadele edilmesini ve korunmasına çalışır.

Atatürkmenbey  milli birlik ve bütünlük içinde hangi hırkadan olursa olsun Türkiye’de yaşayan , kendini Türk sayan , devletimizin ve yurdumuzun bölünmezliği , bütünlüğü , kalkınması ve mutluluğu için çalışan herkes Türk’tür.

Türk milli birliği benimseyen Türk kimliği verilerek taşımasına layık olur.

Atatürkmenbey millibirlikçiliği , kaynaştırıcı , birleştirici , bütünleştirici , gerçekçi , bilimsel , akılcı , insancıl , barışçı , çağdaş , laik ve antiemperyalist bir milli birlikcidir.

 

TOPLUMCULUKDAN MİLLİLEŞMEK:

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  bölesel, yerelsel insanların bir arada yıllarca bir arada yaşayarak aynı dili,inancı, örf, adetleri günlük alışa gelmiş yaşantılarını birlikde paylaşdıkları insanların Tarihsel gelişmede , çeşitli aşamalardan geçerek millet olma düzeyine ulaşan toplumun , bazı değerlerle donanması Halkcılıkdan, toplumculuğun oluşumunun bütünleşdiği unsur millileşmekdir.

Türk Milli dayanışmanın vazgeçilmez şartlarındandır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak birlikte kararlar vererek düzen halinde oluşdurdukları toplumlaşmış insanlar kendi eğemenliklerini kurması ilede milletleşmeleri ile milli birliklerini koruyacağız.

Millleşerek geniş halk kitlelerinin çıkarlarını kişi , zümre ve sınıf çıkarlarının üstünde tutmak , halkı devlet ve toplum yönetiminde egemen kılacağız .

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Millilik , toplum içinde hiç hırkanın, (etnik köken)( fırkanın) kimsenin diğerinden üstün tutulmamasını , herkesin yasalar önünde eşit olmasını , hiçbir kişiye , zümreye veya fırkalara (etnik köken)  ayrıcalık tanınmamasını öngöreceğiz.

Milli özelliğin ön gördüğ, halkın devlet yönetimine en geniş ve en etkin biçimde katılmasını , devlet hizmetlerinin halka en iyi biçimde götürülmesini , her görüşteki kişilerin , hırkaların (etnik köken) aranmaksızın devlet hizmetlerinden eşit olarak yararlanmasını zorunlu kılacağız .

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Milli ilkesi toplumdaki belli kişi ayrımcılığı, hırkaların veya mesleksel güce değil , tüm halkın çıkarlarının gözetilmesini birinci  ön planda tutar.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Milli, Kişi ayrımcılığı , hırak, meslek güc çıkarı ile halkın çıkarı çatıştığı zaman önlenmesi için tebdir alır halkın çıkarı yeğlenir , tercih edilir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak olarak Genel yararı , zümre yararının üstünde tutar.

 

  1. C) Devletçilik

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Milli birliğin getirdiği unsurlarda kendini yönetme, yönlendirme, gelişdirme sosyal, ekonomi yönden güclü kılmak içindende vatandaşları ile devlet kurumalarınıda beraber bütünleşdireceğiz.

Devlet olmanın gerçek gücü de , her şeyden önce vatandaşların birlik , beraberlik , sevgi ve saygı ortamında bütünleşmelerinin ve bir millet olarak organize edilmelerinin başarı olmaları içinde hizmet veren kurumları devletin devamlılığını vatandaşı bütünleşdirerek güven ortamını sağlayacağız .

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak devletin ekonomiye yön vermesi , ekonomik yaşama doğrudan doğruya katılması , ekonomide öncü olacak ve liğder konumuna getireceğiz .

Atatürkmenbey Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak , Türkiye cumhuriyeti’nin kapitalist yolla , özel sektör eliyle kalkınabileceğine  yabancı kapitalistler , azınlık kompradorları tasfiye edilecek , onların yerini alan her türlü limitsiz teşviklerleTürk kapitalistleri yurdumuzu kalkındıracaklardır.

Elde edilecek gelirlerde vatan içinde kalarak kalkınmaya teşvik için kullanılacaktır.

Bu amaçla devlet , milli bir kapitalizmin gelişmesine büyük ölçüde destek olacak. Yerli kapitalistlere, iş adamlarına büyük olanaklar tanınacak.

Atatürkmenbey, Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak özel sektöre dayalı kalkınma politikasının devletçilik ilkesini benimsemiştir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  Devletçilik ilkesinin benimsenmesiyle, devlet eliyle yeniden yönlendirilecek, ekonomik yaşama katılmaya, ekonomiye yön vermeye başlayacak , teknoloji ve sanayii ile kalkınmanın önünü açarak kendi halkından olan kapitalistler kazandıklarını tekrar kendi halkına hizmet olarak sunacaklardır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak devlet Özel Türk sektörlerine büyük önem veren ve halka , topluma daha çok hizmet götürülmesini devlet denetiminde  limitsiz desteklenecektir.

Bu dönemde ayrıcalıklı yabancı sermaye şirketleri kademeli olarak Türk özel söktere devrederek yüzde yüz Türk özel sökterler, kendi halkına hizmet verdirecek devlet ve yabancı kapitülasyonları kaldırmada başarılı oluncak.

Devlet , Özel Türk sökterlerine hızlı ve dengeli kalkınma amacını gerçekleştirmek için uygulamaya konululacak ve başarılı olunması için özel statü uygulayacaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devletçiliğin önemli görevi gerekliliğidir.

  1. D) Felsefe ideal

Çağdaş Adalet İktisad, Partisine göre İdeal Devlet Vatandaşla diyalogu  nasıl olmalıdır?

şia edineceğimiz  islam flilozoflarımızdan Eflatun felsefesinden yola çıkarak , Gelişdirilirliş önemli kuram içersinde inşa edeceğiz;

Bunlar. “bilgi”, – “idealar”, -“ruhun ölümsüzlüğü”, -“evrende doğum”  (Cosmogonie, Cosmogony – Evren’in oluşumunu inceleyen bilim dalı) ve – “devlet” ile ilgili kuramlarıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devlet, diyalog ile vatandaşlarının gereksinimlerini tüm bu kuramlarını, etik ağırlıklı görüşlerle irdeleyerek araşdırarak geliştirmesidir.

Eflatun Felsefesinin Devlet  ana gereği, insanın mutluluğu ve yetkin yaşamın sağlanmasıdır.

Yetkin bir yaşam, ancak erdemli bir hayat sürmekle elde edilebilir. Erdemin temeli “bilgi”, özü “idealar kavramı”, gerekçesi “evrende doğum”, güvencesi “ölümsüzlük”, yaşamsal sığınağı “devlet”tir.

Eflatun’a göre ve gördüğü, olan sorunlara hem fikir katılıyoruz; Eflatun’a görede ancak felsefe ile çözülebilir.

İnsanların doğal amaçları olan toplumsal mutluluğu sağlamakla görevli devlet yönetme sanatı, felsefe bilgisi olmadan yapılamaz; nelerin toplumsal mutluluğu getirebileceğini, felsefeden başka hiçbir şey tarif edemez.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bilinmelidir ki „yığınlar hiçbir zaman filozof olmayacaktır“.

Dolayısı ile toplumları sosyal bilimlere mutluluğa ulaştırmak, yönetimin bilge kişilere teslim edilmesi ile mümkün olur, „başa filozoflar geçmez, ya da baştakiler  felsefe bilim eğitimi almamış ise yapmazlarsa, insanlığın acıları asla sona ermeyecektir.“

Felsefe eğitimi almaları şarttır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak devleti teşkil  eden bireylerin  ergin olmaları  içinde felsefe ve sosyal ilimler bilgisini  sevenler  şeklinde eğitilmeleri,  bilgiyi istemeleri sağlanmalıdır, halk;  –  askerler  ve -koruyucular (Siyasette söz sahibi olanlar) ile toplumu meydana getiren – bireylerin tamamıdır, bu üçünün özelliklerinden birini, diğerlerinden daha fazla arzu ederek ve isteklerine uygun davranarak  Felsefe ve sosyal ilimler ile ideal devlet düzenine ulaşacaklardır.

Hem fikir olduğumuz Eflâtun’un ahlâk anlayışı, bütün insanların kendiliğinden iyiliği aradıkları temel fikrine dayanır.

Ona göre en kusurlu davranışlar istenmeyerek yapılır ve fazîlet (erdem) denilen şey, bilgidir.

Bedenden daha önemli olduğunu söylediği ruhun; bilgelik, adâlet, cesâret ve ılımlılık adı altında dört fazîleti olduğuna inanır ve inanırız. Ayrıca;

– insan, tabiatı icabı sosyal bir varlıktır.

– Akıl karışıklığı, bir toplumun içine düşebileceği en ciddî hastalıktır ve topluma hâkim ortak bir gâyenin olmayışından doğar.

– insanların sosyal mevkilere geçmesi; – bilgi, – beceri ve – kâbiliyetine göre olmalıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İslâm düşüncesinde Yeni Eflatun idiyolojisi; ruhun ölümsüzlüğü, tanrı’nın yetkinliği, bütün yaratılanların ve evrenin tanrı özünden fışkırdığı, insan ruhunun bedenden ayrılınca ana kaynağı olan ahıret âleme döneceği görüşüne dayanır.

Tanrı’nın bütün niteliklerin üstünde bir varlık oluşu, varlık kavramı altında toplanan her şeyin ondan gelişi, her şeyin sonunda gene geldiği kaynağa döneceği inancı; İslam dini inanışında yeni Eflatun fikir anlayışla da çözümlenmiştir.

  1. ve X. yy.larda yaşayan İslam filozofları, düşünürleri ve mutasavvıflarının görüşü iki ayrı doğrultuda gelişti, biri; yaratılışın tanrı tarafından yoktan var edilişi olduğunu Kuran ve hadislerde sabit olan görüş, öteki de; yaratılışı, tanrı özünün görünüş alanına çıkış olarak yorumlayan görüştür.

Birinci görüşü savunanlar Sünni düşünürler, bilginler ve filozoflar; ikinci görüşü savunanlar da genellikle mutasavvıflardır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Sünni düşünürler, bilginler ve filozofların desteklediği birinci görüşü savunanlar ile hem fikirle destekleriz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İbni Sina, Farabi, Gazali, İbni Rüşd bir yandan Eflatunun görüşü benimsedi, bir yandan da İbni Sina Aristoteles’in düşüncelerinden de yararlandılar.

İbni Sinanın islamla özleşmeyen fikirlerini ret ederiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak neden ret ederiz….

İbni Sina  Aristoteles’in düşüncelerini düşüncelerinde hem fikir olduğundanda islama  aykırı olduğu içinde İbni Sinanın bazı düşüncelerini benimsemeyiz.

İbni Sinanın islamla özleşmeyen fikirlerini ret ederiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak neden ret ederiz….

İbni Sina  Aristoteles’in düşüncelerini düşüncelerinde hem fikir olduğundanda islama  aykırı olduğu içinde İbni Sinanın bazı düşüncelerini benimsemeyiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak olarak Anadolu’da, gerek sünni, gerek alevi, bütün İslam tarikatları, belli bir anlamda Eflatunun fikirlerini düşüncelerini benimsemiştir.

Bunlar arasında Mevlevilik, Bektaşilik, bir dereceye kadar Hurufilik ve Ekberiye tarikatları, Eflatunun fikir ve görüşlerini benimseyen kuruluşlardır.

Eflatunun düşünce felsefe ve tasavvufun dayalı fikirleride yanı sıra İslam ülkelerinde gelişen edebiyatı da etkiledi.

Tasavvuf konularını işleyen bütün müslüman şairler birer Yeni Eflatun’cudur.

Tasavvufun; «devir nazariyesi» denen ve insan ruhunun değişik aşamalardan geçerek Tanrı’ya yükseldiği, her basamakta ayrı bir varlık katının bulunduğunu, insan yaşarken hangi manevi aşamaya kadar yükselmişse, ölünce ruhunun o aşamada kalacağını savunan görüş, Yeni Eflatun’cu düşüncenin yeni bir yorumudur.

Yeni Eflatun’cu görüş, İslam ülkelerinde, özellikle Kur’an ve hadis verilerine bağlı kalan çevrelerde ve tasavvufu benimseyen yörelerde bugün de vardır.

Eflâtun’un günümüze  ulaşan  eserleri,  34  dialog,  13 mektup  ve  Sokrates’in  savunmasından  ibârettir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devlet,  Vatandaşları arasında Diyaloglar’a bölüştürülmüş felsefesinin bu Diyaloglar’ı birbirine bağlayan orta ve ana halkasıdır; bu özelliğiyle en başta Eflatun felsefesini anlama çabasında bir kilit metin özelliği taşımalıyız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak aynı zamanda, sosyal Bilim yüzyılın başında gerileme dönemine girmiş olan Devletimizin politik, sosyal, kültürel ihtiyaçlarına cevap ve çözüm arayarak Devlet milli bütünlüğü halkası içinde yenilikçi esnek ve reforumlar yaparak tamamen pratiğe dönüştürmektir.

Pratik ile felsefi teorinin bu birlikteliği, adaletin ne olduğu, devletin doğuşu, en iyi devlet, en iyi millet, en büyük ‚iyi‘, devletin bekçileri, yöneticileri, kadroları , sosyal bilgi biçimleri, idealar öğretisi, karakter tipi ile devlet biçimleri ilişkisi vb. üzerinde yaşadığı dünya içinde çağdaşlaşma milletin devle mensubu olduğu uygar modern medeniyet gertirmek zorundadır.

İşte bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal devlet, içinde, milletin ahlaki birlikteliğinin kurulduğu, felsefe ile politikanın, teori ile pratik hayatın bütünleştiği, ideal bir millete dünüşdürülebilecek en üst biçim haline getirmektir.

Devamlı bir  ideal devletin nasıl olacağının araşdırarak ortaya koymaya çalışmakdır.

Ancak bizler, Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ideal devlet konusunda bir “yeni consensus”un dünyada giderek kabul gördüğünü ve kabul göreceğimizi ifade etmek istiyorum.

 

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİ

MİLLETTİN EĞEMENLİĞİNDE İDEAL  DEVLET

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal  Devlet tanımı ve edindiğimiz ilkelerimiz

İdeal Devlet olabilmek içinde Sivil toplum düzenin kurulması ve kurumsallaşması için bu ilkelerin büyük önem taşıdığının inancında olarak aşağıda Çağdaş Adalet İktisad Partisi ilkelerini tanımlayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ilkelerimize uygun olarak aldığımız aşağıdaki maddeleri yoruma açık sunuyoruz.

1- Devlet sosyal consensus’a dayalı bir kurum olmalıdır.

Devletin meşruiyeti için ilk ve temel koşul sosyal consensus’dur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal Devletin gücünün kaynağı Türk milletidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak olarak Vatandaşlar, can ve mal varlıklarının  korunmasının ötesinde, bütün meslek gurubları, sosyal bilim, bölgesel yönetim ve yerel yönetim devlete ne tür görevler devredecekleri konusunda diyalog ve görüşmeler yoluyla uzlaşmaya çalışacağız .

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Pratik olarak bunu gerçekleştirmenin yolları pekala mümkündür.

Milletin kendi kurduğu devleti iyi bir İdeal devlet yönetimi için gerekli ilkeleri katılımcı ve uzlaşmacı yollarla tesbitidimizi aşağıda belirterek hizmetler sunacağız

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal devletin bu birinci boyutunu Sözleşmeci (Contractarian) Devlet olarak adlandırıyoruz.

  1. Devlet sosyal sözleşmeye dayalı bir kurum olacakdır.

Zaten devleti imar eden milletir milletin mutluluğu refahını devlet sağlaması gereği mecburdur.

Bu, devlet ile vatandaşlar arasında yeni  bir resmi kontrat (sözleşme) yapılması demektir.

Yeni oluşduracağımız bu resmi kontrat Anayasa’dır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Anayasa, bireylerin hak ve özgürlüklerini güvence altına alan, bununla birlikte devletin güç, yetki, görev ve fonksiyonlarının sınırlarını çizen bir resmi kontrat hüviyetini tanımlayacagız.

Devletin güç ve yetkilerini sınırlamayan ve bununla birlikte vatandaşların hak ve özgürlüklerini güvence altına almayan hiç bir anayasa meşru değildir.

İdeal devletin bu ikinci boyutunu  Anayasal Devlet olarak adlandırıyoruz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Anayasaya sahip olan her devlet Anayasal Devlet olarak kabul edilemez; olsa olsa “Anayasalı Devlet” olarak adlandırılabilir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Vatandaşların evrensel hak ve özgürlüklerini güvence altına almayan ve etkin bir şekilde koruyamayan bir devlet anayasası Sembolik Anayasa olarak kabul edilebilir.

Temenniden öteye geçmeyen hükümlerle dolu sembolik bir anayasaya sahip olan bir devlet hiç bir zaman Anayasal Devlet olarak kabul edilemez.

  1. Devletin sahip olduğu güç ve yetkiler tek bir elde toplamayacağız; yasama, yürütme ve yargı organları arasında dağıtacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Kuvvetler Ayrılığı olarak ifade edilen bu ilke, optimal devletin bir başka boyutunda oluşturacağız.

Örnegin :

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Milli misakiye sınırlarını özel muhavaza kuvvetler oluşdurarak ve şehir içi güvenliği emniyeti poliler şehir dışı güvenliği özel eğitimli polis timleri oluşdurularak koruma altına alacağız.

Güvencemiz olan ordumuz sadece  güvenliğimizi tehtit eden terör ve ayrılıkçı unsurlara karşı sınır ötesi ve barış gücü olarak milli misakiye sınırları dışında konuşladıracağız.

Kuvvetler ayrılığı ilkesinin anayasada güvence altına alınarak ve etkin bir şekilde ( darbelere karşı ) uygulanması büyük önem  özen göstereceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Özetle, ideal devlet olma yolunda ; Kuvvetlerimizi ordumuzu iç ve dış siyasetten Ayrı sosyal bilime Dayalı Devlet imar edeceğiz.

  1. Devletin sahip olduğu bazı güç ve yetkileri tek merkezden alarak; devletin denetimi altında devlet bilhassa denetleyerek bir kısım güç, yetki, görev ve fonksiyonlar yerel yönetimlere ve diğer devlet birimlerine paylaştırarak bir kısım ağırlığı alarak hafifleteceğiz.

İdeal devletin bu boyutunu Adem-i Merkeziyetçi Devlet (Desantralize Devlet) kimliğini oluşturacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İyi bir ideal devlet için idareler arasında hem hizmet, hem de gelir bölüşümünün anayasal düzeyde yapılandırarak eşit paylaştırılması için düzenleme yapacağız.

Devleti yeniden reforumlarla yapılandırarak eski yapısından çıkartıb merkezi idare ile yerel idareler arasındaki hizmet ve gelir bölüşümünün eşitliğine devletin kendisi ile denetleyerek mutlak hakim olacağız.

Anayasada her iki yönlü güvence altına alınması ve teminatıda ideal devlet olacak.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdari bölgelerde merkez sosyal ekonomi sistemini gelişdireceğiz.

  1. Devletin sahip olduğu “siyasi” güç ve yetkilerin çerçevesi ve sınırları mutlaka devlet anayasasının bir bölümünü oluşturacak “Siyasal Anayasa” içerisinde sınırlandıracağız.

Devlet, vatandaşların hak ve özgürlüklerini koruyan bir kurum haline getirilerek uzlaşımcı sorun değil sorunları çözen dengeli yapısal yapacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bireylerin, devlete devletin bireylere karşı  korumak için devletin hukuk kuralları (anayasal ve yasal kurallar/ normlar) ile birbirlerine sınırlandırılması getireceğiz.

Kamu görevlilerin, memurlar, Belediye başkanlar ve millet vekillerinin dokunulmamazlığı kisveti altında milletin çıkarlarına karşı kendilerine  zırh oluştşramayacaklar.

Dokunulmamazlığı suç unsuru kesinleşdiğine hiç bir neden aranmadan dokunulmamazlığı kaldrılacak ve vatandaş gibi yargılanıb mahkumiyet alacaklardır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal devletin bu boyutu Hukuk Devleti olarak adlandıracağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Vatandaşın suçu ne olursa olsun, kendisine kesin suçu tebliğ edilmeden gözaltına alınması, tutuklanması ve  avukat bulundurma hakkından yoksun bırakılmayacak, savcılık hazırladığı  iddaanamesini mahkeme kararı ile tutklama emrini çıkaracak demokratik hukuk devleti anlayışı ile İdeal devleti olduğunu hissettireceğiz .

Özetle, iyi devlet, güç ve yetkileri hukuk kuralları ile etkin bir şekilde sınırlandırılmış devlet haline getireceğiz.

  1. Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devletin sahip olduğu “ekonomik” güç, yetki, görev ve fonsiyonlarının çerçevesi ve sınırları mutlaka devlet anayasınının bir bölümünü oluşturan “İktisadi veEkonomik Anayasası” içerisinde sınırlandıracağız.

Devletin ilk ve temel görevi, insanların canlarının ve mallarının güvenliğini daha etkin anayasa ile sağlayarak teminat altına alacağız.

Şüphesiz Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk Milletimizin bu Minimal Devlet fonksiyonları (iç ve dış güvenlik, adalet ve yarğı hizmetleri) dışında diğer bazı hizmetlerin ve görevlerin devlet tarafından üstlendirib koruma ve güvence altına alacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ancak devletin görev ve fonksiyonlarına bir sınır çizilmemesi halinde devletin giderek genişlemesi ve büyümesinde rol alacak uygun şekli ile milletimizle birlikde mekanızmayı çalıştıracağız.

Artatırılan ve  devlet faaliyetleri, kamu harcamalarını katlayarak, bunun sonucu olarak da vergi ve borç yükü ağırlaşmakta, hükümetler para basma yoluyla harcamaların finansmanına araşdırarak etkin şekilde önlemler alacağız.

Devlet kamu kadrolarını sistematik şekilde her iki tarafın zarara uğratılmadan günün şartlarına göre uygulama getireceğiz.

Yine sınırsız devlet anlayışımızda sadece devlet Türk dilini Dünya ülkelerinde eğitim vererek Türkçenin yayğınlaştırılmasında hizmet vereceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu`da bizim ilklerimizden olmazsa olmazlardan olacak.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk dilinin artması Ticari ekonominin büyümesinde yardımcı olacaktır.

Ve dış ticarette alan değil üretimi artıran  satan devlet halini alacağız.

Bununla yani şimdiki devlet yönetimi ile devamlı mali ve parasal disiplin bozulmakta ve ekonomik sorunlar ağırlaşmaktadır aşılmamaktadır.

İdeal devlet için mutlaka hükümetlerin harcama, vergileme, borçlanma ve para basma yetkilerinin çerçevesinin anayasal ve yasal normlarla sınırlandırarak önlem önlemler alacağız

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal devletin bu boyutunu Sınırlı Devlet şeklidirerek devletin nerde nerelerde hareket etme kabiliyetini günü şartları ile belirleyeceğiz.

Devlet kendi Çerçevesi içinde denetlemelerle konturol mekanizmasını çalışdırarak güvence altında olacak.

Bu anlayış ile devletin en uygun görev ve fonksiyonlarının ve optimum büyüklüğünün gelirlerini eşit paylaştırarak tesbit edilmesi amaçlıyoruz.

  1. Devletin egemenliği Millet egemenliğine dayalı bir kurum haline getireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk Milleti, kendini yönetecek temsilcilerini serbest seçimler yoluyla belirleyebilmeli ve yönetime 100`de%  katılabilmelidir ve Katılmasını sağlayacağız.

İdeal devletin bu boyutunu Demokratik Devlet olarak ifade edebilir hale getireceğiz.

İdeal Demokratik devlet, aynı zamanda vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin etkin bir şekilde korunması gerekliliğini gerçekleşdireceğiz.

  1. Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal Devlet piyasa ekonomisinin işleyişine ve fiyat mekanizmasına gerektiğinde müdahale ederek ve sınırlı düzeyde tutulmasını sağlayacağız.

Piyasa ve fiyat mekanizmasına dayalı bir devlet anlayışı oluşturacağız.

İdeal Devlet, mal ve hizmetleri direkt sunan değil, piyasa mekanizması aracılığıyla hizmetlerin sunulmasını kolaylaştıran bir konumda oluştşracağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  İdeal devletin bu boyutunu, Katalizör Devlet olarak motorize edeceğiz

  1. İdeal Devlet, özel teşebbüslerin daha iyi ve etkin bir şekilde sunabilecekleri mal ve hizmetleri üretkenliklerini destekleyerek daha iyi modern teknolojileri dünyada her ne varsa son teknoloji Türkiyeye getirtirilerek ve özel sıtatüler vererek destek olacağız.

İdeal Devlet konumunu koruyarak serbest  piyasa ekonomisinde manevra oyunun kurallarını tesbit edeceğiz.

İdeal devletin bu boyutunu, Hakem Devlet olarak adlandırabiliriz.

İdeal Devlet, ancak özel teşebbüslerin yetersizliği söz konusu olduğunda  yetersiz kalan özel teşebbüs yöneticlerinin yerine yeni ekonomideki faaliyetleri üstlenebilecek atamalarda yardımcı olacak.

Bunun dışında, İdeal devletin piyasa ekonomisinde “oyununun kurallarını” tanzim etmesi , rekabet hukukunu oluşturacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak oyunun kurallarını ihlal edenleri cezalandırması (anti-tekel ve anti-tröst yasaları vs.önlemlerle) oyuna direkt olarak müdahale etmeden müdehale zemininin oluşmasını bekleyeceğiz gerekliliğini yerine getireceğiz.

İyi mükemmel ve İdeal devlet, yerince bağımsız, yenilikçi, reforumcu denetleyici anayasal hukuk çerçeve içinde en iyi devlettir oluşduracağız.

  1. İdeal Devlet yönetiminde esnekli, açıklık, şeffaflık, yenilikler ve reforum sağlayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Vatandaşların İdeal devlet yönetimi hakkında bilgi edinme ve bilgiye ulaşabilme haklarının anayasal ve yasal normlarla güvence altına alınması teminatının Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak teminatı biz olacağız.

İdeal devletin bu boyutunu yenilikçi Devlet ya da Şeffaf Devlet olarak milletimizin hizmetide olacak.

  1. İdeal Devletin varlık sebebi (raison d’étre) milleti oluşduran birey ve bireysellerin sosyal bilim eğitimleri haklarının ve özgürlüklerinin İdeal

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak olarak Devlet anayasası ile güvence altına alacağız.

Milletin sahibi olduğu devleti değil, devletin egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

İbaresine anayasal haklarını koruyan onun hak ve özgürlüklerinide koruyucusu olacak.

Özetle, ideal devlet, Özgürlükçü ve Milletin kendi Devleti anlayışına dayalı diyalog içinde olacağız.

  1. İdeal Devlet, milletin dinsel inancına bağlılığına saygı göstermeli ve dinsel eğitimini kurumu vermelidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Milletin inancı egemen özgür düşünceleri ile devletle oluşturacağımız anayasanın hukuk kuralları ile yöneteceğiz.

Din ve devlet işleri birbirinden tamamen ayrı devlet anayasa çerçevesinde kuracağı dinsel kurum ile milletimize hizmet vereceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal Devlet, aynı zamanda tüm dinlere karşı tarafsız(nötr) bir konumda olmalı ve  dini anayasa içinde hukuk kurallarına göre hukukun vediği  dini inanc hürriyeti hakkı olan milletin din eğtiminde hizmet vererek gelişdireceğiz.

(Milletin kurduğu devlet dini inancını koruması ve koruma altına alması dinini gelişdirilmesi içinde mutlaka hizmet vermesi gerekir.)

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal devletin bu boyutunu tarafsız  milleti gözetleyen anayasal hukuk Devleti temınatcısı olacağız.

  1. İdeal Devlet, insanlar arasında cinsiyet, ırk, din, dil, etnik köken farkı gözetmeyen bir kurum haline getirib hizmet vereceğiz.

Ülkemizdeki  tüm dinlere, dillere, ırklara ve kültürlere aynı ölçüde saygı duyulmalı ve eşit davranacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal devletin yapısını, Çoğulcu Devlet olarak milletimizle iç içe bütünleşdireceğiz.

Korkulu değil koruyucu ve Vatandaşa daha şeffaf olacağız.

  1. İdeal Devlet, tüm vatandaşlarımızın her türlü sorunlarını çözecek bir kurum halide, gözetilmeye ve korunmaya muhtaç kimselere yardım ve destek sağlayacak halde kurumlarını aktifleşdşreceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Paternalist devlet (baba devlet) anlayışının yerine, Sorumlu Devlet anlayışını benimsenmesini devlet  vatandaş ilişkilerini gelişdireceğiz.

  1. Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal Devlet, gelir ve giderleri prensip olarak birbirine denk olan bir kurum olacak. İdeal Devlet yönetiminde mali disiplinin ve mali sorumluluk ahlakının bir gereği olarak kamu harcamaları ve gelirleri arasında denklik sağlanmasına gereken düzenlemeyle özen göstereceğiz.

Bunun için bütçe denkliğinin -ve hangi hallerde bu denklikden vazgeçilebileceğinin- anayasada ve yasalarda açık olarak yeralması için gerekli düzenlemeler yapacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal devlet, Denk Bütçeli Devlet anlayışına dayalı haline getireceğiz.

  1. İdeal Devlet, uluslararası siyasi ve ekonomik ilişkilere önem veren, uluslararası rekabete kenetlenmeyi ve dünya ekonomisi ile bütünleşmeyi hedef alan bir kurum haline getireceğiz.

Dünyadaki küreselleşme trendi bu yaklaşımı zorunlu kılacağız.

İdeal devletin bu boyutunu, Global Devlet ya da Küresel Devlet olarak gelişdirerek vatandaşlarla bütünleşdireceğiz.

  1. İdeal Devlet evrensel değerlere sahip bir kurum halinde. Her ülkenin ve milletin sahip olduğu kültür, gelenek, örf ve adetlere şüphesiz saygı duyulmasına özen götereceğiz

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ancak önemli olan bigotizm ve dogmatizmin dar sınırlarını aşmak ve aynı zamanda “geleneklerin tiranlığı” altında ezidirmeyeceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bir İdeal devletin oluşturulmasında yerel, bölgesel, milli değerlerle birlikte evrensel, global değerlerin ilke olarak alınması ve benimsenmesi oluşduracağız.

İdeal devletin bu boyutunu, Evrensel Değerlere Dayalı Devlet olarak tanımlayacağız.

  1. İdeal Devlet, yönetiminde liyakat sistemi (merit system) geçerli kılacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Kamu görevlilerinin istihdamında kayırmacılık değil, bilgi, beceri ve yeteneğe dayalı liyakat sistemi uygulayacağız.

Özetle, motorik ve Meritokratik İdeal Devlet anlayışı  ile kurumsallaşacağız.

  1. İdeal Devlet, katılıma dayalı burada bütün mesleklere dayalı bir kurumlar haline getireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Vatandaşların, devlet yönetimine katılımını özendirecek tekniklerin (referandum, halk girişimi, halk vetosu, geri çağırma hakkı vs.) anayasal hak uygulanmasına önem vereceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak olarak Tamamen doğrudan demokrasi, halkın yönetime katılmasını sağlayacak yegane siyasal sistemini gelişdireceğiz.

İdeal devletin bu boyutu, Vatandaş ile birlikde Katılımcı Devlet olarak saygın hale getireceğiz

20 . İdeal Devlet yönetiminde kalitenin artırılması ve geliştirilmesi için Toplam Kalite felsefesinin benimsenmesi ve uygulanması gerekli hale getireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal devletin bu son boyutunu Kaliteli Devlet olarak uygulayacağız.

Daha iyi bir İdeal idevlet için ilk yapılması gereken; devletin görev ve fonksiyonlarının çerçevesinin Vatandaş ve  devlet anayasal koruma altına alarak her iki taraf hukuksal haklarını koruyacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İkinci aşamada devletin, toplam kalite ilkelerini uygulama konusunda kararlı haline getireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal Devlet yönetiminde, hem  bütün meslek gurublarının kalitesini, hem de sistem kalitesini birlikte ve eşanlı olarak gerçekleştirilmesini hedefleyeceğiz.

 

  1. E) İKTİSATÇILIK

İktisat veya ekonomi üretim dağıtım tüketim ticaret değişim ve bölüşüm ile ilintili etkinliklerin bütünü ile bu etkinlikleri inceleyen bir bilim dalıdır.

Bir etkinlikler bütünü olarak iktisat ya da ekonominin yapısı, uygarlık tarihi ve toplumsal yapılanmalar ile yakından ilişkilidir.

Daha genel olarak iktisat Türk milletinin nasıl zenginleşeceği ve refah seviyelerinin artacağı sorusuna araştırıb ve cevap  arayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu süreçte Türk milletinin refahı için her türlü politikalar izlenecek işsizlik, enflasyon, üretim düzeyi gibi kavramlar iktisatın  inceleme alanına girdiğinden Türk milleti için iktisatçı yetiştimenin ne kadar önem taşıdığını bu misyonunu bizler taşıyacağımızı kutsal bir görev biliriz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bir bilim dalı olaran iktisat ya da ekonomi Türkiye kaynaklarının sınırsız insan ihtiyaçlarının sınırlı olması gerekliliği israfın bir taraftan önlemler alarak itaalat yerine ihracaat etmemiz gerekir.

yüzünden, kaynakların daha verimli bir şekilde kullanılabilmesini sağlamak amacıyla yüksek teknoloji ile kurulacak araştırmalarla geliştirmektir.

 

İktisat, incelediği konulara ve kapsamlara göre dallara ayrılır:

1.Türk milletinin yaşayabilmesi için üretme ve ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat ile kapsamalıyız.

2.Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı iktisat.

3.Aşırı harcamalardan sakınma iktisat.

Uluslararası İktisat, Türkiye Ekonomisinin, Kamu Ekonomisi, Politik İktisat, Çevre Ekonomisi, Sanayi Ekonomisi, Çalışma Ekonomisi, Tarım Ekonomisi, Yeni Ekonomi, Turizm Ekonomisi, Karma Ekonomi, İşletme Ekonomisi, Alt dalları Mikroiktisat, Makroiktisatm, İktisat Tarihi

Yönetim Ekonomisi

Terimler Faydacılık Ceteris Paribus, Mukataa, Bilgi yetersizliği, Esham merkantilizm, Görünmez el, monetarizm, Monopol, Oligopol, Üretim faktörleri, sermaye, Say Kanunu, monetizasyon, Monopson Toprak, İşgücü, Girişimci, Esneklik, arz, talep, Sosyalizm, Kamu, İhracat, İthalat, sübvansiyon, Milli gelir, Ödemeler dengesi, Vergi, Kamu harcamaları, enflasyon, deflasyon, deflatör, Sabit kur, döviz, Esnek kur, durgunluk, düopson, düopol, Ordinal Fayda, Taban fiyat , Oyun Teorisi, Pareto optimalite, optimal, Kardinal Fayda, Rant, Tüketici rantı, Üretici rantı, Tavan Fiyat, Barter, Tüketim, Bütçe, Fiyat, Kısa Dönem, Uzun Dönem, Tam İstihdam, Teşvik, Yatırım, Kaynak Dağılımı, Gelir Dağılımı, İstikrar, Kamunun Fonksiyonları, Dışsal Ekonomiler, coase Teoremi, dezenflasyon, Kalitatif Araçlar, Kantitatif Araçlar, Açık Piyasa İşlemleri, Reeskont Politikası, Zorunlu Karşılıklar, Küreselleşme, Performans Yönetimi,Pareto Eğrisi

Normatif İktisat – Bir durumu hedef olarak gören, ekonomik düzenin nasıl olmasına dair fikirler üreten iktisat dalınıTürk milleti için geliştirmektir.

Normatif iktisat belirlenen hedefler dalınıTürk milleti için neler yapılması gerektiğini araştırmaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk milleti için Sosyal Adalet, üst düzey refah için neler yapılması gerektiğini araştırır.

Pozitif İktisat – Türk milleti için sadece ekonomik düzeni sebep-sonuç ilişkisi içinde inceleyen ekonomi içinde sürekli geçerli kanunları saptamaya çalışan iktisat dalını önemseriz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk milleti için „Talep artışı enflasyonu nasıl etkiler?“ gibi sorulara cevap ararız.

Türk milletinin refahını „Enflasyon hangi düzeyde tutulmalı?“ sorusu normatif ikstisatı inceleyeceği uzmanlarımız belirler.

Mikroiktisat veya Mikroekonomi –

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizim kuracağımız ve Türkiye cumhuriyeti devletinin en önemli kurum olacağı Tüketicilerin ve firmaların ekonomik davranışlarını ihtiyaç, fayda değer, fiyat kavramları ile araştıran iktisat dalıdır.(misyonu fiyat belirlemesinde denetlenmesinde geçerli kılar ve önemli rol oynar)

Piyasa türlerini, fiyat belirlemesinde denetlenmesinde geçerli piyasaların işleyiş mekanizmasını ve farklı piyasa koşullarında firma dengesinin nasıl oluştuğunu da araştırır.

Daha basit bir ifadeyle bir şirketin veya tüketicinin kendi iş işleyişi ve dış ekonomik ilişkilerini bireysel olarak inceleyen iktisat dalıdır. (kurumudur)

Makroiktisat veya Makroekonomi – Ülkemizin ekonomisini ve dünya ekonomisini ilgilendiren konu başlıklarını inceleyen bir iktisat dalıdır.

Türk milletininde En üst düzeyde dünya ülkeleri ile yarışır halde olabilmesi içinde uzmanlar yetiştirmemiz İstihdam, enflasyon, kamu dengesi gibi konularda En üst düzeyde dünya ülkeleri  katogorisinde bulunmalıyız.

 

  1. F) MUHAFAZAKARCILIK

Laiklik yerine hukuksal İnanç hürriyeti

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Din ve devlet işlerini birbirinden ayrılması , devletin dinin etkisinden kurtulması , toplumsal düzenin ve hukuk kurallarının dine değil , akla ve bilime dayandırılmasıdır.

Teokrasiyi , şeriatı kaldırarak Devletin hür inanç ilkdesine dayanır.

ATATÜRK getirmiş , din ve devlet işlerini birbirinden ayırmıştır.

Laik yerine hukuksal İnanç hürriyeti  bir milletin devlet , tüm dinler , mezhepler arasında yansız kalır ve çeşitli dinlere ,  mezheplere bağlı insanlar arasında her hangi bir ayrım yapmaz.

Hukuksal İnanç hürriyeti

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devlet , yurttaşlarının dini inancına , vicdanına karışmazsada saldırı zaruri halinde tafar olmak ve müdahele etmek zorundadır.

Ne kadarda devlet tarafsız olursa olsun halkın hangi inançta çoğunluğu din olarak benimsedi ise o dini korumak ve üzerinde gelişmesini eğitimini vermek taraflı olmak zorunludur

Lakin milletin çoğunluğunu kapsayan dini inançı gelişdirmek iman gücünü kuvvetlendirmek dini ilim eğitimini sağlakmak zorunluluğunu yerine getirmek mecburiyettir.

Laiklik dinsizlik , din düşmanlığı değildir. Laik bir devlette , dinin devlet işlerine , politikaya karıştırılmaması koşulu ile tam bir inanç ve ibadet özgürlüğü vardır.

Laik devlet ; dinsiz değil , dine saygılı bir ne kadar laik olursa olsun milletin inancına saldırı halinde tarafsız olamaz güvence  altına alarak korumak devletin asli görevi olması zorunludur.

 

  1. H) Yenilikcilik ve Reforumculuk

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak yenilikçilik Reforumculuk, Milletin üst düzeyede gelişmesinde Bilimde,sosyal, Ekonomi, teknoloji, savunma sanayii, de kültürsel milletimize çağın gerekliliği uyum içinde bütünleşmesinde hizmet vererek kısa zamanda köklü, değişimi önemli , geniş kapsamlı değişiklikler yapmaktır.

Atatürkmenbeyin Yenilikçilik ve Reforumculuğu şöyle tanımlamıştır:

1) Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Daima yenilikçilik ve Reforum yaparak mevcut hizmette aksaklıklar veren bütün devlet kurumlarının yerine Türk milletine uygun yüksek medeniyetler düzeyinde hizmet vermek mevcud düzeye getirmek  içinde değiştirmektir.

2) Türk milletinin son asırlarda geri bırakmış olan kurumları kapartarak, yerlerine milletin en yüksek medeni icaplarına göre ilerlemesini sağlayacak yeni devlet kurumları açarak hizmetlerini limitsiz Türk milletine sunmaktır.

Atatürkmenbey yenilikçi reformcu, sabitlik yerine esneklik yanlısı olan Türk milletine hizmet aşığı bir liğderdir.

Yenilikçi reformcu , milli muhafazakar tutumu ile sayamadığımız ülküsü ilede sabitlik yerine esneklik gösteren bir önder.

Hizmet veremeyen Eskimiş kurumların düzeltilmesi yerine, onarılmadan kapartılıp daha uygun alternatif kurumlar açılmasından bunu gerçekleştirmektir.

Atatürkmenbey yenilikçi reformcu , milli muhafazakar köktenci bir anlayışını benimsemiştir.

Türk milletini geri bırakan kurumların kapartılmasından yana tavır koymuş olması  ve Türk milletini çağdaş uygarlığa götürecek yeni kurumlar açarak hizmet vermeleri olacağıdır.

Atatürkmenbey , yenilikçi, reformcu, milli muhafazakar köktenci, sabitçilik yerine esnekçilik amacını şöyle açıklamıştır :

“… Yapacağımız ve yapmakta tavizsiz yenilikçi reformcu , milli muhafazakar köktenci  amacı , Türkiye Cumhuriyeti devletini kuran bu Türk milletinin tümden çağdaş ve bütün anlam ve biçimleriyle uygar topluluklar içinde yer almasını sayğın durumun hale getirmektir. Yenilikçi reformcu , milli muhafazakar köktenci, sabitçilik yerine esneklik  temel ilkesi budur.

Bu gerçeği benimsemeyen anlayışları darmadağın etmek zorunludur.“

Sosyal bilimcilik

Türk milletini gelişdirmek için sosyal bilimler ile eğitim vermek daha akılcı olur.

sosyal bilimler-insan bilimleri

sosyal bilimler; toplum olaylarını, insanın sosyal ve kültürel faaliyetlerini inceleyen bilimlerin ortak adı.

Sosyal bilimler başlığı altında genellikle aşağıda listelenen bilim dalları incelenir.

Bununla birlikte bu dalların bir kısmı diğer akademik disiplin gruplarının da altında yer alabilir.

Antropoloji

(Latince: anthrop- „insan, adam“ ve logia „bilim“; anthropologia, tarih: 1593[1]), insanın ve insanlığın incelenmesini konu alan bilim dalıdır.

İki anlamda holistiktir:

tüm zamanlarda yaşamış olan veya yaşayan tüm insanlara ilişkindir ve insanlığın tüm boyutlarını kapsar.

Prensipte, tüm toplulukların tüm kurumlarıyla ilgilenir. Antropoloji özellikle kültürel görecelilik, bağlamın derinlemesine incelenmesi ve kültürler-arası karşılaştırmalara verdiği önem ile diğer sosyal disiplinlerden ayrılır.

Antropoloji metodolojik açıdan çok zengindir ve hem nitel metotları hem de nicel metotları kullanır. Antropoloji disiplinin tarihinde etnografiler önemli bir yer tutmuş ve bir anlamda odağı oluşturmuştur. Bununla birlikte özellikle 20. yüzyılda etnografik çalışmaların ve etnografik ilgi odaklarının farklı antropoloji alt-dallarında farklı eğilimler gösterdiği görülebilir. Örneğin tıbbî antropoloji’de 20. yüzyılın ortalarında çalışma odaklarında küçük topluluklardan, modern Batı toplumlarına doğru bir kayış olmuştur.

İktisat veya ekonomi üretim, dağıtım, tüketim, ticaret, değişim ve bölüşüm ile ilintili etkinliklerin bütünü ile, bu etkinlikleri inceleyen bir bilim dalıdır.Bir etkinlikler bütünü olarak iktisat ya da ekonominin yapısı, uygarlık tarihi ve toplumsal yapılanmalar ile yakından ilişkilidir.

Daha genel olarak iktisat toplumların nasıl zenginleşeceği ve refah seviyelerinin artacağı sorusuna cevap arar.

Bu süreçte izlenecek politikalar , işsizlik , enflasyon , üretim düzeyi gibi kavramlar iktisatın inceleme alanına girer.

Coğrafya,

İnsanlar ve yer (mekân) ile bunlar arasındaki ilişkiyi inceleyen bilimdir.

Yer ve insanlar arasındaki ilişkiler coğrafyanın konusunu oluşturur. Coğrafya sözcüğü Yunanca gaia (yeryüzü) ve gráphein (yazmak,tasvir etmek) sözcüklerinden türemiştir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak coğrafyayı 4 özellikle karakterize edilen bir disiplin olarak tanımlarız.

01)Tarih,

Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyetleri, kendi iç sorunlarını inceleyen bilim.

Tarih tekrarlanamadığı için deney ve gözlem yöntemi kullanılamaz.

Araştırma alanı olarak, tarih insan kayıtlarına, yazılı ya da sözlü kaynaklara dayanır. Tarihi bilgi, geçmişteki olaylara ilişkin bilinenlerin, tarihe ilişkin güncel düşünce çerçevesiyle yorumlanmasıyla oluşur.

Tarih kelimesinin Batı dillerindeki tüm karşılıkları Grekçe istoria, istorien sözcüğünden gelmektedir. (Latince: his-toria, İtalyanca: storia, Fransızca: histo-rie, İngilizce: history, Almanca: Histo-rie). İyonya lehçesinde bildirme, haber alma yoluyla bilgi edinme anlamlarında kullanılan kelime, Attika lehçesinde görerek, tanık olarak bilme anlamlarının yanı sıra çok daha geniş bir anlam içeriğiyle fizik, coğrafya, astronomi, bitki ve hayvan bilgisi ve hatta giderek doğa bilgisini kapsayacak şekilde kullanılmıştır.

2) Dilbilim,

Dilleri inceleyen bilim dalıdır.

Bu incelemeyle ilgilenen kişiye dilbilimci denir. Dilbilim, teorik de uygulamalı da olabilir.

Genel (veya kuramsal) dilbilim dillerin yapılarını (dil bilgisi), ve anlamlarını (anlambilim) inceler.

Dil bilgisinin incelenmesi, biçimbilim (sözcüklerin oluşumu ve değişimi) ve söz dizimini (sözcüklerin ifade veya cümle oluşturmak için bir araya getirilmesi ile ilgili kurallar) kapsar.

Dili sesler aracılığıyla ifade etmek için kullanılan sistem olan ses bilimi de bu alanın bir parçasıdır.

Siyaset bilimi, politika bilimi yada politoloji, siyasal teorileri ve siyasal teorilerin pratiklerini inceleyen, siyasal sistemlerin ve siyasal davranışlar alanıyla ilgilenen bir sosyal bilim alanıdır.

Siyaset bilimi; devletin ve siyasal sürecin olan ve olması gereken bakımından incelenmesiyle meşguldür.

3) Psikoloji

(Yunanca ψυχολογία, psihologia: Ruh bilimi), insan davranışlarını ve zihinsel süreçleri inceleyen bilim dalıdır.

Ruhbilim Yunanca ruh anlamına gelen psykhe deyimiyle bilgi anlamına gelen logos deyiminden yapılmıştır.

Antikçağ Yunanca’sında psukhê deyimi duysal ruh anlamına geliyordu.

Dilimizdeki ruhbilim deyimi de bu anlama uygundur ve özellikle ruh’la tin deyimleri arasındaki anlam ayrılığını göz önünde tutmuştur.

Bu anlamda ruhbilim deyimi, canlı örgenliğin bedensel yanını inceleyen bilimi dilegetiren fizyoloji deyimine karşı olarak canlı örgenliğin ruhsal yanını inceleyen bilimi dile getirir.

İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen bilim.

Bir grubu, bir bireyi belirleyen hareket etme, düşünme, duygulanma biçimlerinin bütünü. Davranışsal. düşünüş, davranış biçimi.

Psikolojinin tanımı,gözlenebilen,ölçülebilen insan ve hayvan davranışlarıdır. Psyche + Logos kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur.

Psyche ruh anlamına gelir, logos da bilim/bilgi demektir.

Psychelogos yani Psikoloji kelime anlamıyla „ruhbilim“dir.

4) Toplum bilimi, sosyoloji:

(İngilizce sociology, sosyoloji) toplum ve insanın karşılıklı etkileşimi üzerinde çalışan bir bilimdir.

Toplumsal (sosyolojik) araştırmalar sokakta karşılaşan farklı bireyler arasındaki temaslardan küresel sosyal işleyişlere kadar geniş bir alana yayılmıştır.

Bu disiplin insanların neden ve nasıl bir toplum içinde düzenli yaşadıkları kadar bireylerin veya birlik, grup ya da kurum üyelerinin nasıl yaşadığına da odaklanmıştır.

Toplum bilimi alanında çalışan bir kişiye de toplum bilimci (sosyolog) denir.

Bir akademik disiplin olarak toplum bilimi bir sosyal bilim olarak kabul edilmektedir ve 19. Yüzyıl’ın ilk çeyreğinde gelişmiş diğer bilim dalları ile karşılaştırıldığında görece olarak gençtir.

Bir çok sosyolog bir veya daha fazla uzmanlık alanında veya altdallarında çalışmaktadır.

05) Müzikoloji

Müzik bilimidir. En geniş anlamıyla müzikle ilgili her türlü bilgi alanını araştıran bir bilim dalıdır.

Bazılarına göre müzikte „icra ve bestecilik dışındaki tüm dalları kapsar“ yaklaşımı eksiktir.

Çünkü müzikoloji „icra ve besteciliği“ de kapsayan bir bilim alanıdır. Tarih bilimleri, Felsefe bilimleri gibi çoğul kullanım olamayacağı gibi „müzik bilimleri“ gibi bir kullanım da doğru değildir.

Günümüzde, özellikle Kuzey Amerika’da anlam değişikliğine uğramış ve müzik tarihinin incelenmesi olarak algılayanlar olmuştur.

Bununla birlikte genellikle, müzikoloji yani müzik bilimi, bilimler sınıflandırmasında bağimsız bir bilim alanının adı olarak kabul edilmektedir.

Müzikolojinin alt dalları olan „müzik teorisi“, „müzik tarihi“ ve „etnomüzikoloji“nin 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bağımsızlıklarını ilan etme çabaları olmuşsa da, bugün bu üç dal hala müzikolojinin alt başlıkları olarak değerlendirilmektedir.

Hatta etnomüzikolojiyi müzik tarihinin içinde görüp ayrı bir araştırma alanı olarak kabul etmeyenler de vardır.

06) Arkeoloji;

Yunanca arkheos (eski) ve logos (bilim) kelimelerinin birleştirilmesiyle türetilmiş bir kelimedir ve „eskinin bilimi“ anlamını taşır.Sıkça yapılan yanlışla „kazıbilim“ demek değildir.Kazı arkeolojinin en önemli bilgi toplama yöntemlerinden biridir ancak başlı başına bir bilim kesinlikle değildir.Arkeolojiyi tanımlarken öncelikle bu ayrımı iyi yapmak gerekir.

07) Filoloji

Eski Yunanca’da philos (sevgi) ve logos (bilgi) sözcüklerinin birleşmesi sonucunda ortaya çıkmıştır.

„Bilgi sevgisi“ anlamındadır. Ancak sözcük, bir dilin ya da dillerin arasındaki ilişkileri, o dillerin tarihsel gelişimlerini ve yapısını inceleyen bir bilgi dalının adı olarak kullanılmıştır.

„Betik bilim“ olarak da adlandırılmaktadır.

Filoloji; yazılı belgelerin geçerliğini, gerçek olup olmadıklarını araştıran tarihsel bir bilimdir.

Filoloji çalışmalarında, üretildikleri dönemlere ait eski metinleri yeniden oluşturmaya çalışılır.

Üretildikleri dönemlerin etkileri, kaynakları araştırlıır, özgün metinler çözülmeye ve yeniden oluşturulmaya, bu arada taklitlerini saptanmaya ve değerleri ölçülmeye çalışlır.

T.D.K güncel sözlüğünde karşılığı Dil Bilim olarak verilmiştir.

Tarihte ki anıtlarda, alfabelerde kullanılan dilleri çözümlemede‘de kullanılır.

08) Hukuk,

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk milletinin genel menfaatini veya içinde yaşayan fertlerin ve toplumun ortak iyiliğini sağlamak maksadıyla konulan ve kamu gücüyle desteklenen kaide, hak ve kanunların bütünüdür.

Daha yaygın bir tanımıyla hukuk, adalete yönelmiş toplumsal yaşama düzenidir.

Hukuk kelimesi Arapça „hak“ kökünden gelir ve hak kelimesinin çoğulu olarak bilinmektedir (galat-ı meşhur). Arapçda „hak“ kelimesinin çoğulu „ah’kak“tır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk Dil Kurumu’na göre hukuk kelimesi, „Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünüdür“. Bunun dışında hukukun „haklar“ anlamı da vardır.

Mecazi anlamda ise, ahbaplık, dostluk anlamında da kullanılır.

09) İletişim Bilimi:  Teknoloji

İletişim yüzyılca olduğu gibi yaşadığımız yüzyıla da damgasını vurmakta ve vaz geçilmez her türlü bir bilği  aktatrımında zamandan kazanılmak için insan zekası ile keşf edilmiş unsurdur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Dünya kıyametine kadarda damgasını  vuracaktır.

Kuşkusuz ki, büsbütün karmaşık bir hal alan sosyo-kültürel, siyasi ekonomik çevresini kavramak amacıyla medyayı kullanan yurrtaş bireyinin ya da  kişisel bilgisayarından evrene ‚acilleti’ler gönderen kişinin yaşamındaki iletişimin önemi, avını alt eden ilkel insanın çığlıklarının yaşamsal öneminden daha az değildir.

Dolayısıyla iletişimin yaşamsal anlamı, zaman ve mekana göre değişmemiştir.

Ancak görünen o ki, ’ne menem bir şey‘ olduğu, her geçen gün daha fazla merak edilmekte, daha fazla ilgi konusu olmaktadır.

Eğitim bilim(ler)i,

Toplumsal evreni oluşturan çeşitli eğitimsel dünyalara (kurumsal, bireysel, topluluğa ilişkin) ait yapıları derinlemesine incelemeyi; aynı zamanda, bunların değişimini ve/veya yeniden üretimini sağlama eğilimini gösteren mekanizmaları ortaya çıkarmayı ve açıklamayı amaçlayan bir disiplindir (bilim dalıdır). Eğitim bilimleri alt disiplinleri şunlardr:

Eğitim programları ve öğretim

Eğitim psikolojisi

Eğitim hukuku

Eğitim yönetimi

Eğitimde ölçme ve değerlendirme

Eğitim ekonomisi ve planlaması

Eğitim ekonomi politiği

Teknoloji Eğitimi

Halk eğitimi (yetişkin eğitimi)

Özel eğitim

10) Siyaset bilimi,

politika bilimi yada politoloji, siyasal teorileri ve siyasal teorilerin pratiklerini inceleyen, siyasal sistemlerin ve siyasal davranışlar alanıyla ilgilenen bir sosyal bilim alanıdır.Siyaset bilimi; devletin ve siyasal sürecin olan ve olması gereken bakımından incelenmesiyle meşguldür.

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Uluslararası ilişkiler

Uluslararası ilişkiler siyaset biliminin bir dalıdır ve „uluslararası sistem“ içindeki aktörlerin, özellikle de uluslararası ilişkilerin temel aktörü olarak kabul edilen devletlerin, diğer devletlerle, uluslararası/bölgesel/hükümetlerarası örgütler, çok uluslu şirketler, uluslararası normlar ve uluslararası toplumla olan ilişkilerini inceleyen disiplinlerarası bir disiplindir.

Disiplinlerarası bir disiplin olması sebebiyle siyaset bilimi, iktisat(uluslararası iktisat, uluslararası politik ekonomi), tarih (siyasi tarih), hukuk (anayasa hukuku, yönetim hukuku ve özellikle uluslararası hukuk), felsefe (siyaset felsefesi ve etik), sosyoloji, psikoloji, coğrafya, antropoloji gibi pek çok farklı disiplinden faydalanır.

Uluslararası İlişkilerin çalışma alanı oldukça geniştir.

Küreselleşme ve bu olgunun uluslararası topluma ve devlet egemenliğine etkisi, sürdürülebilir kalkınma, nükleer yayılma, terörizm, organize suç, milliyetçilik, insan hakları, çevre sorunları, güvenlik ve insan kaçakçılığına kadar pek çok konuyu uluslararası düzeyde inceler.

 

Cumhuriyet Kavramı

Cumhuriyet kelimesini kavram olarak ele aldığımızda çok değişik açıklamaları verilmektedir. fakat, cumhuriyet kelimesi dilimize Arapça “cumhur” kelimesinden dilimize intikal etmişdir.

Dolayısıyla Arapça’da “cumhur” kelimesi halk, ahali, büyük kalabalık anlamına gelir; toplu bir halde bulunan kavim yahut millet demektir.1

Cumhuriyet mana’da kavramaları şöyle sıralanabilir: Osmanlıca-Türkçe Sözlük’te cumhuriyet, Halkın kendi hür iradesini kullanarak kendisini idare edecek seçilmiş bir başkanın başında bulunduğu devlet idaresidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde cumhuriyet, ulusun egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığı ile kullandığı devlet şeklidir.

Meydan Larrousse’de cumhuriyet, halkın hâkimiyeti doğrudan doğruya veya seçtiği temsilciler aracılığıyla kullandığı devlet şeklidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk Ansiklopedisi’nde ise, cumhuriyet, kamunun ortak yararı ve yönetimi anlamına gelen, seçimli ve lâik bir yönetim biçimidir.

Bütün bu tanımlardan cumhuriyetin halk tarafından kendini yönetmek için seçtiği idare edeceği  yönetim demek olduğu anlaşılmaktadır.

Burada halk kendini yönetecek kişileri kendi hür iradesi ile seçmesi, kendi kendini denetlemekte, özgür her türlü yetkinin ve işlemin kaynağı halk olmakta, halkın üstünde hiçbir otorite başka bir rejim ve ideoloji bulunmamaktadır.

Bundan dolayısıyla, halkın seçtiği yöneticiler ancak halkın temsilcileri olarak iş yapabilirler, eğer halkın seçtiği yöneticiler kendi isteklerini zorla kabul ettirmeğe kalkışırlarsa o zaman cumhuriyet yönetiminden söz etmek mümkün olmaz.

Burada dikkat edilecek önemli bir husus vardır ki o da cumhuriyet kavramının halk egemenliği ile içice olmasıdır.

Cumhuriyet kavramında dayanak halkın kendi özgürlüğü  olarak alınan halk egemenliği çoğunluğun baskı yönetimi biçiminde düşünülmemelidir.

A: Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Cumhuriyet yönetimi halkın kendi kendini hür iradesi ile yönetmesidir.

Bu yönetim şeklinde yönetici konumunda olanların halkın refahını sosyal kültür, milli, ekonomi,dil.din ve özgür düşüncesinde egemenliğini menfaatini korumadan, ön plânda tutmaları, kendi menfaatlerini ön plâna çıkarmamaya çalışmaları gerekir.

Aksi takdirde istibdat yönetimleri söz konusu olur. İşte halk egemenliği dediğimiz kavramda halkı oluşturan bireylerin tek tek istekleri söz konusu olmaktadır.

Cumhuriyet ile demokrasi kavramının bağlantısına da kısaca bakma geregi duyduğumuz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Cumhuriyet demokrasinin en gelişmiş şeklidir.

Atatürkmenbey‘in de ifade ettiği gibi “demokrasi prensibinin en asri ve mantıki ile uygulanması tatbikini temin eden hükümet şekli, ‘cumhuriyettir”.

B: Cumhuriyetlerde işbaşına gelecekler belirli bir seçmen yaşının üstündeki vatandaşlarca seçilecek, vatandaşlara temel özgürlükler tanınacak ve hak ve özgürlükler güvence altına alınacaktır.

Bu tür cumhuriyetler demokratik cumhuriyetlerdir.

Ancak demokrasilerin varlığı için cumhuriyetler gerekli değildir.                                                                                   (Cumhuriyaet ve demkorasi ic içe bir birini tamamlayan bir bütün olarak görüyoruz.)

Örneğin öyle monarşik devletler vardır ki, oralarda da demokrasinin rejim olarak tüm koşulları işler, ancak devlet başkanları seçim yolu ile değil, veraset yolu ile belirlenmektedir. (Örnek: İsveç, Norveç gibi)

C: Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkelerine ve yönetim niteliklerine geçmeden önce cumhuriyet manada kavramının kullanımına da bakmak gerekmektedir. Cumhuriyet bir taraftan kısılayabilen dar ve geniş anlamda kullanılmaktadır.

D: Geniş anlamda cumhuriyette egemenlik bir topluluğa aittir.

Halkın hür iradesi ile seçim olgusu vardır ve devletin üst yöneticilerini saptamak için yapılan seçimin ulusal istenci (irade) yansıtması gereği vardır.

Bundan dolayısıyla geniş anlamda cumhuriyet bir bakıma demokrasi ile eşdeğerli olmaktadır.

Kısıtlama (dar) anlamda cumhuriyet devlet başkanının doğrudan doğruya veya dolaylı olarak yine halk tarafından belirli bir süre için seçilmesi esasına dayanır.

Kısıtlama (dar) anlamdaki cumhuriyet bir devlet şekli veya hükümet şekli olarak alınmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti anayasalarında (1924, 1961 ve 1982 anayasaları) cumhuriyet devlet şekli olarak öngörülmüştür.

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkeleri ve nitelikleri anayasalarımızda yer almıştır.

1982 Anayasası’nda belirtildiği şekilde Cumhuriyetimizin temel nitelikleri şöyle sıralanmaktadır:

1) Egemenlik kayıtsız şartsız Türk milletinindir.

2) Millî birlik ve beraberlik,

3) İnsan haklarına bağlılık,

4) Millî devlet olmak, Türk milliyetçiliğine bağlı olmak,

5) Millet iradesini ilke  edinerek yenilikci reforumcu Çağdaşlılığı ile bağlı sadık kalarak  millet menfaatleri kendi menfatinin kayıtsız şartsız bağlılık göstermek ,

6) Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, resmi dilin Türkçe olması ve başkentin Ankara olması,

7) İnanç hürriyeti

8) Demokratik sosyal hukuk devleti,

9) Kuvvetler ayrımı.

Cumhuriyeti, demokratik bir sosyal hukuk devleti biçiminde en genel ölçüde tanımlamak olasıdır.

Bu tanımın içine ayrıca ulusallık ve lâiklik öğeleri de girebilir.

Çünkü cumhuriyet özgür halkın yönetimi olarak belirli bir ülkenin ulusal sınırları içinde geçerlidir.

Dış baskılara karşı savaşarak kurulan cumhuriyetlerde ulusallık daha da ön plândadır.

Ulusallığa benzer biçimde, lâiklik de cumhuriyetin tanımlanmasında yer alabilecek önemli bir öğedir.

Tam anlamıyla, halk egemenliği için devlet yönetiminde dinsel baskılara yer vermemek, halkın genel istencini din dışında yeterli kılmak gerekmektedir…

Çağdaş anlamıyla cumhuriyet, din ve devlet işlerinin birbirinden bütünüyle ayrıldığı, lâik düzenleri simgelemektedir.

Gerçek anlamıyla bir halk yönetimi tüm engel ve baskılardan uzak sağlanabileceğine göre, Cumhuriyet için lâik ve demokratik bir sosyal hukuk devleti biçiminde yapılacak tanımlama temel alınabilir.

Ne var ki tanımlama durağan değildir. Halk egemenliğini daha fazla gerçekleştirecek ilerlemeler ve bunların getireceği yeni öğeler dinamik bir cumhuriyet tanımlaması içinde yer alacak ve daha ileri tanımları da beraberinde getirecektir.

Bütün bu anayasamızda yer alan cumhuriyetin temel nitelikleri yanında Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini destekleyici ve bütünleyici manevi değerler de vardır.

E: Bunlar şöyle sıralanabilir :

  1. a) Cumhuriyet özgürlükçü ve bir fazilettir, dolayısıyla fazilet yüksek insani değerlerin tümüne sahip olmak demektir.
  2. b) Çağdaş ve uygar olmak, Türk toplumunun çağdaş ve uygar bir toplum haline getirilmesidir.
  3. c) Gelişmeye ve değişmeye açık olmak, Atatürkmenbey‘in ifade ettiği amacımız “cumhuriyetçi, millî kültürümüzü, muhafazakar, çağdaş uygarlık düzeyine milletimiz ile birlikde üstüne çıkaracağız” sözü bunu ifade etmektedir.
  4. d) İlmin yol göstericiliği, akılcılık; doğmalardan (taklitlerden) uzaklaşmaktır.
  5. e) Misak-ı Millî, tam bağımsızlık; Millî And, her şeyden Önce millî ve bölünmez bir Türk ülkesinin sınırlarını çizmiştir.

Ve böylece Türkler tam bağımsızlık bilincine erişmişlerdir.

Buraya kadar yapılan açıklamalar mufazakarlılığımız Cumhuriyetin devlet idaresinde millî egemenliği, millî iradeyi ve hür seçimi esas kabul ettiğini ve Türk milleti için en iyi yönetim şeklinin cumhuriyet olduğunu gerek hukuksal, gerek siyasal anlamda verdik.

Cumhuriyetin Türk milleti için en uygun yönetim şekli olduğunu Atatürkmenbey değişik vesilelerle anlatmakta ve ifade etmekte.

Şimdi Atatürkmenbey‘in Cumhuriyet hakkındaki düşüncelerine bakabiliriz.

 

Atatürkmenbey’in Cumhuriyet Anlayışı

Atatürkmenbey’in ilkelerinden biri olan Cumhuriyetçilik devlet idaresinde millî egemenliği, millî muhafazakarlılığımız ile iradeye ve hür seçimi esas kabul eden ilkenin adıdır.

Bu milletin (TÜRK) halkın yönetim biçimi ve siyasal rejim olarak ifadesi cumhuriyettir.

Bu tarz yönetim, cumhuritetci millî mufazakar egemenlik kavramını en iyi temsil edecek, en iyi uygulatacak bir devlet şekli olup demokrasinin de en gelişmiş şeklidir.

Dolayısıyla, lâiklik, halk kitlesi, referumcu, devletçi, ulusçu mufazakarlılığımız yanında yer alan cumhuriyetçilige en çok önem verenleriz.

Çünkü bu anlattığımız yedi (7) ana maddeye bakıldığı zaman bunlar çağdaş bir cumhuriyet kurmanın yolları ve yöntemleri olarak ortaya çıkmaktadır.

Türk milleti asırlar boyunca kendi hâkimiyetini, kendi iradesini kullanmasına mani olan zorunlu dikta monarşi, oligarşi gibi rejimlerin acılarını çekmiş ve sonunda kendine en uygun yönetim şeklinin cumhuriyet olduğunu görmüştür.

Cumhuriyet yönetiminde özgürlükcü egemenlik bütünüyle millete aittir.

Dolayısıyla, millet bu özgürlükcü egemenliğini, kendi seçtiği temsilcileri aracılığıyla kullanmaktadır. Atatürkmenbey’in aldığı ana esas hedef ve gaye halkın isteği doğrultusunda kurulan cumhuriyetin Milletin ( Türk) doğal ve tarihsel gerçeklere dayanarak kurulmuştur.

Dolayısıyla Anadolu halkının yapısını gözden uzak tutmamıştır.

Anadolu halkının arasındaki tüm ırksal, sınıfsal ve düşünsel ayrılıklara karşı çıkarak çizilen sınırlar içerisinde kendini Türk olarak kabul eden herkesi vatandaş kabul etmiş ve hepsine eşit değer vermiş ve ayrıcalıklı davranmamıştır.

Türk milleti için Yaklaşık beş altı yüzyıllık bîr imparatorluğu kaldırıp, yerine yepyeni bir devlet kurmak oldukça zordu.

Azimi, özveri akli iradesini kullanarak bu devleti kurarken en büyük ıslâh cumhuriyetçilikti.

Atatürkmenbey, Cumhuriyet rejimi için yeni bir hukuk düzeni olması gerektiğini düşünmektedir.

Yasadığımız çağın cumhuriyet ve demkorasi içinde daima referumcu olmayan dar düşünce ve eksik sosyal halk iradesini kısıtlayan bu  yasalar ile Cumhuriyeti yürütebilmek‘ de mümkün değildir.

Bu nedenle, yeni rejim kendi anayasasını ve yasalarını getirmeli ve böylece kendi hukuk düzenini kurmalıdır.

Atatürkmenbey, Cumhuriyeti her zaman demokrasi kavramı ile beraber ele almaktadır.

O’na göre cumhuriyet, demokrasi ile yönetilen devlet biçimidir. Dolayısıyla Atatürkmenbey  Cumhuriyetin tanımım bile demokrasi ile yapacak derecede iki kavramı yan yana ele alırken, biçimsel olarak kurulan Cumhuriyet düzeninin yanısıra demokratik bir rejime de zamanla aşama aşama geçilmesi ile gerçekleşmişdir

Atatürkmenbey’in Cumhuriyetçilik ilkesinin dolayısıyla Cumhuriyet biçimindeki yönetimin dayandığı başlıca ilkeler vardır.

Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

 

  1. a) Millet iradesinin üstünlüğü:

Atatürkmenbey’in Cumhuriyetçilik ilkesi, halk iradesinin üstünlüğü en iyi ve en sağlam biçimlerde temsil eden ve uygulayan bir rejimi ifade eder.

Atatürkmenbey, halk  iradesinin üstünlüğü, halk yönetimi ve  halkçı topmlumcu gibi deyimlerin  kavramların yerine öncelikle Cumhuriyet yönetim biçimi olmalıdır.

 

  1. b) Tam Bağımsızlık:

Atatürkmenbey’e göre asıl olan Türk ulusunun onurlu bir kendi kendini yenileyen reforme eden ve irade gücünü elinde bulundurarak idare biçiminde yaşamasıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu da ancak tam bağımsızlıkla mümkün olabilmektedir.

Yabancı bir devletin koruma ve desteğini kabul etmek, bağımsızlıktan yoksun olmak demek, diğer devletler karşısında bağımlı düşünce özgürlügü alınmış uşak durumuna düşmek demektir.

Türk’ün onuru, kişiliği ve yetenekleri çok yüksektir, büyüktür. Böyle bir ulus esaret içinde yaşamaktansa yok olması bundan  daha iyidir.

Bundan dolayı Atatürkmenbey’in cumhuriyetçiliğinde “ya tam bağımsızlık, yada yok olma tarihe gömülme” temel ilkesidir.

 

  1. c) Ulusal birlik ve beraberlik Bütünlük:

Ulusal bütünlük halk egemenliği ve tam bağımsızlık anlayışının doğal sonucu olmalıdır.

Ulusal birlik beraberlik ve bütünlük politikasının temel tapusu ulusal andlaşma yani Misak-ı Millî’dir.

Ulusal politika, ulusal sınırlar içinde, herşeyden önce hür iradesi ile kendi gücüne ilkesine dayanarak varlığını koruması, ve ülkenin mutluluğuna çalışmalıyız.

Millet ve din birliği, başka uluslara düşmanlık, kendi ulusunu küçümsemek ülke ve ulus bütünlüğünü bozmak, bölücülük, adaletsizlik, sömürücülük, baskı, yasadışılık, eş itsizlik Atatürkmenbey’in  birlik beraberlik ilkesine  karşı olduğu değerlerdir.

Bundan dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyeti çizilmiş ulusal sınırlar içinde Türklük duygusuyla yaşayan ve diğer fırkasıyla herkesin ortak devletidir.

 

  1. d) Yenilikcilik, Reformculuk ve Çağdaşlaşma:

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak DaimaToplumculuk,Yenilikcilik, Reformculuk ve Çağdaşlaşmanın dört önemli boyutu vardır.

Biri uygarlıktır, diğeri ise dogu, batı, güney ve kuzeydir. Uygarlık her dönemde çağdaşlaşmanın hedefi ve yönü olarak her zaman vardır.

Batı yenilikciligi ile daima kendi kendini her zaman reforme edebilen her dönemde kendini değiştirebilendir.

Çağımızda en yüksek uygarlık Batı dünyası tarafından kurulmuştur.

Ve temsil edilmektedir.

Dolayısıyla Batı uygarlığı Yenilikcilik, Reformculuk ve en yüksek uygarlık olarak kaldıkça, yeryüzünde hiçbir uygarlık batının düzeyini geride bırakmadıkça, Batı uygarlığı çağdaşlaşmak isteyen ulusların başlıca hedefi olacaktır.

Atatürkmenbey’in örnek teşkil eden Batı uygarlığından alacağımız yüksek tenkoloji ile kendimizi büyüterek  çağın gerisinde kalmadan çağa ayak uydurmak zorundayız.

Ve  Atatürkmenbey’in çağdaşlaşmada Batı uygarlığını hedef almasının sebebi budur.

Atatürkmenbey’e göre, her görüş açısından aydın, yenilikci reformcu uygar bir ulus olmalıyız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Hür, irade, Yenilikci,Reforumcu, Mill, Muhafazakar ve Düşünceler yaşamı içinde uygar olmalıdır.

Atatürkmenbey’in çağdaşlığın tüm düşüncesi yenilici ve reforumcu çağın ışığını görmek ve daima bu ışığın bir parçasının ülkeye yansıtılarak aydınlığı millete izletmek olasıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türkiye Cumhuriyeti devleti giderek gelişecek her döneminde Atatürkmenbey’in ön gördügü çizğide biraz daha çağdaşlaşacağımızdır.

 

  1. e) Hukuksal yasalar:

Milletleşmek ve kendi yönetimini kurarak eğemenliğini ilelebetleştirmek içinde Devletini oluşduran halkdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Halkın oluşdurduğu devletin dinide (islam) halkın inandığı dindir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Halkın kendi içinden seçdiği yöneticilerinde inancı vardır.

O zaman diyemeyizki laiklik serbestlik vicdanda olduğunu vicdan (din) vardır red edilemez

Şu yapılabilir devlet yönetiminde vicani yerine hukuksal davranma gerekliliği esas olmalıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İnançsal yönden değilde devletin oluşdurduğu yönetim şekli ile yasalarla toplumsal ilişki sağlamaya aracı olur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devlet halkın din inancınada eğitiminede hizmet verme asli görevi olub halkın inancının  devamını ve gelişmesini sağlamak zorunluluğu ve zaruriyeti vardır.

Bizim laik kavramı ve dinsel yargı yerine cumhuriyetin inanc, sosyal  özgürlük düşünce kısıtlamadan hizmet vermesi gerekliliğini esasa almalıdır.

Lâiklik, Türk devlet yaşamına ancak Cumhuriyetle birlikte girmiştir ve doğal olarak gelişimi de hep bu rejim içinde sürmüştür ve sürmektedir.

Ama hukuk açısından ana gelişme 1937 yılında sona ermiş sayılabilir.

Lâiklik kavrami yerine Halkın anlayacağı dilden İnanç hürriyeti (MUHAFAZAKAR)  adını koymamız esas gerekliliğidir.

Hukuksal yani din ve dünya işlerinin birbirinden ayrılması, ilk önce hukuk alanında gerçekleşmelidir; başka bir deyişle, vatandaşın bütün yaşamına egemen olan hukuk alanında bu iş yapılmalıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Lâikliğin en büyük aşaması ise, Türk Medeni Kanunu’nun 1926 yılında kabulüdür.

Medeni Kanun, Borçlar Kanunu ile birlikte 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girdi. Dolayısıyla cumhuriyetin kuruluşunda lâiklik önemli bir yere sahiptir.

Lâiklik uzun bir gelişimin sonucunda Türk toplumunun ana belirleyici öğelerinden birisi olmuşsada tam manası ile halka anlatılmamışdır.

Bundan dolayı´ki halka laiklik kavramı yerine hukuksal İnanç hürriyeti adını vermemizde bir zaruriyet yokdur.

  1. f) Halk ile Devlet arasında Barışçılık:

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Barışçılık devletin temel ilkeleri halk arasında yer almalıdır.

Cumhuriyet düzeninin çağdaş insanlık hedefleri doğrultusunda gelişebilmesi için halka çok büyük katkılar getirmiştir.

Tüm uluslarıhalkimizin fırkaları azınlıklarında insanlığın birer parçası olarak görmek, ayrım yapmadan saygı göstermek barışçıl tutumun ana özelliğidir.

Atatürkmenbey Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak hiçbir ülke veya ulusa karşıt olmayan bir barışçı gidişi temel ilke görmüştür.

Türkiye Cumhuriyeti’nin başlıca ilkelerinde birisi olan Türkiye´ye tehtit oluşdurmadan iç ve dış unsurların cumhuriyet rejimini yıkmaya çalışılmadığı müddece dünyada barış insanlıkla uygarlığın ilerlemesinde en esaslı etken olacaktır.

Dolayısıyla, ulusları refah ve mutluluğa götüren en iyi yol barıştır.

İç politikada da, dış politikada olduğu gibi barış ana hedefinin oluşması yurtta barışın sağlanabilmesi için çeşitli çabalar gösterilmesi, insanlar arasında hiçbir ayrıma yer vermeden, eşitlik düzeni en geniş anlamıyla kurulmaya çalışmamız olacaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk toplumunda sınıflar arası dengeye de önem vermemiz, böylece barışı sağlacağımız  olmamızdır cumhuriyet devleti olma devamlığı ana hedef gayemizdir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Atatürkmenbey’in cumhuriyet anlayışının bu sayılan yedi ana ilkesi yanı sıra bazı alt ilkeler ve görüşleri de bulunmaktadır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Atatürkmenbey’in yenilikci ve halkçı mufazakar yönleri cumhuriyetçiliğin temel taşlarını tamamlamaktadır.

Atatürkmenbey’in Türk ulusuna ve gençliğine olan inancı, cumhuriyetçiliğin tamamlayıcısı ve güvencesidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk ulusunun kendi elleriyle kurduğu cumhuriyeti ilerici, yenilikci, referumcu, cumhuriyetci, milli ve mufazakar Özgür iradesi ile düşünen akılcı  nesillere güvenirliliği ilelebet sürdürecek olan Türk gençliği Türk ulusunun bekçiliğine bırakmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin devam ettirilmesi ve iyiye her geçen gün daha da yükseltilmesi Atatürkmenbey’in düşüncelerinin çok iyi anlaşılması ile mümkündür.

 

  1. ATATÜRKMEBEYİN DÜŞÜNCE SİSTEMİ

Kısaca  Atatürkmenbey, Türklerin Avrupa’da ve Dünya ülkeleri arasında her alanda üstün özelliklerini sürdürebilmesi içinde ekonomi ve teknoloji“ye önemli çalışmaların daha aktifleşdirilmesi gerekliliğin mecburi olduğunu dünya ülkelerinde yüksek ilimler görmüs ve gördükleri ilimleri anavatanında icraat etmeleri çağrısında bulunarak kutsal görevde bulunmaları için elde ne imkan varsa bu yüksek ilim öğrenmiş ilim adamlarının hizmetine sunacaklarını garanti etmektedir.

Atatürkmenbey , düşüncesini uygulamaya sokacak kadar yetenek ve çalışma arzusu ile.çalışmalarına hızlı yön vererek yurt dışındaki ilim adamları ile temasa geçmesidir.

 

  1. ATAÜRKMENBEY`İN TANITIMI VE YENİLİKÇİ, CUMHURİYETÇİ, MİLLİ VE MUHAFAZAKARLIĞIN ÖNEMİ

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak birçok tanımlamanın da yapılabileceği Atatürkmenbey şu şekilde ifade ederek : “ Türkiye Cumhuriyeti’ni çağdaş medeniyet seviyesini en üst düzeye ulaştırmak amacıyla ortaya koyduğumuz ilke ve yenilikci, milli ve muhafazakar olma gerekliğinin şart olmasıdır”

Atatükmenbeyìn düşüceleri ile oluşdurduğu İlkeler Türk toplumunun ihtiyaçlarından doğmuştur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bunların kabul edilmelerinde ve benimsenmesinde dış baskı ve zorlama olmaz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İlkeler , akıla ve mantığa uygun olmalıdır.

Diğer partimizin ilkelerinden aşağıdaki milletin ilkeleri birbirinden ayrılamaz , tek tek değerlendirilemez.

Bunlarla birlikte bir bütünürlüğü oluşturan öğelerdir.

“Hür iradeEgemenlik milletindir”.

Vatan bayrak ve millet sevgisi.

Milli sosyalcilik

Milli dil ile milli tarih bilinci.

Milli bağımsızlık ve hürriyetcilik.

Milli kültürün geliştirilmesi.

Çağdaş, yenilikci, referumcu uygarlık düzeyini yakalama ve geçme.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devletini kendisi kuran Türk milletine güvenmek.

Vatanın bölünmez bütünlüğü ile millibirlik ve beraberlik.

Atatürkmenbey Türk milletinin bir daha böyle tehlike ile karşı karşıya kalmaması için ve de kısa sürede çağdaş medeniyet dünyasındaki daha etkili yerini alması amaçlarıyla başta Cumhuriyetin özgür iradesinin olmak üzere ilerici, cumhuriyetçi, milli ve muhafazakar ilkeleri ortaya koymuştur.

Atatürkmenbey “Çağdaş medeniyet seviye üstünlüğünün Türk milletinde olduğunu bir daha tarihin tekrar tekerür ettiğinin isbatını yaptıklarını ve ortaya koyduğu yenilikci, cumhuriryetçi, milli ve muhafazakar fikirlerinindir.

Atatürkmenbeyin temelinde; tam bağımsızlık, demokrasi ve milli ve muhafazakarlık  bulunmaktadır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak 23. asırda geniş şekilde uygulama alanı bulmuş birçok düşünce sistemi , yönetim türü , henüz bir asır geçmeden çağdaş özellik taşımadığı ve çağa uyum  halk eğemenliğinin üstünlüğü, yenilikçi, reforumcu, cumhuriyetçi, milli ve muhafazakarlığı sağlayamadıkları , çağı ile bağdaşmadığı için değişmek durumunda kalmışlardır.

Sosyalizim, komonizim, işçi sınıfı ve faşizim Yarım asırdaki gelişmeler karşısında yenik düşmüşlerdir.

Bünyeleri kendi kendilerini yenilemeye uygun olmadığı için bu gücü gösterememişlerdir.

Atatürkmenbeyin ise her çağda çağdaşlık özellikler gösterebilen.

HALKIN EGEMENLİĞİ, YENİLİKÇİ, REFORUMCU, CUMHURİYETÇİ, MİLLİ ve MUHAFAZAKAR.

Düşünce sistemleri içerisinde başka bir sisteme ihtiyacın olmadığıdır.

Bu sebeple Atatürkmenbey’in en büyük değerlerden birisi İnanç hür iradesi ile düşünce sistemidir.

 

  1. ATATÜRKMENBEYÌN ÖZLEŞDİĞİ ÖZELLİKLERİ
  2. a) Kayıtsız şartsız Türk milli eğemenlik tam bağımsızlık yanlısıdır.
  3. b) Halkçıdır, Cumhuriyetçi, Demokratiktir, Milli, İktisadcı, Muhafazakar ve barışçıdır.
  4. c) Müspet, Yenilikçi, Reforumcu, ilme ve duyguya dayanır.
  5. d) Azimli, Mücadeleci,Pratik ve Dinamiklik.

 

ATATÜKMENBEY`ÌN ÖZELLİKLERİ

Atatürkmenbeyin düşünce sisteminin en belirgin özelliği , aklın düşünce, fikir, yenilikci, reforumcu, milli, muhafazakar, sosyal eğlimli ve bilimin ışığında özleşen  gelişmeye açık bir yön göstermesidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  Atatürkmenbey halkı yönlendiren menfaate dayalı  halka direktif ilkelerin doğma halinden kurtaracak , doğmatizmden uzaklaştıran yönü , işte bu noktada düğümlenmektedir. Atatürkmenbeyin düşünce sistemine göre “ Hayatta en hakikiyat rehber ilimdir.

İlim ve fenni dışında rehber aramak gaflettir, cehalettir, doğru yoldan rehbersiz sapmaktır.” Nitekim Atatürkmenbey’in şu sözleri ,yenilikçi, ilim, akılcı ve düşünce sisteminde bu özelliğini bütün açıklığı ile vurgulamaktadır. :

“ Ben maneviyatın nitekim Muhafarakazlılığın dışında dar yenilenmeyen , hiçbir doğma , hiçbir köhneleşmiş idioloji sistemlerin ve kalıplaşmış kural ve kaidelere yer vermiyorum.

Benim manevi muhafazakarlılığm, yenilikçi ilim ve akıldır.

Benden sonrakilere , hür, eğemen irade bakımından beni benimseyenler , bu ana temele dayanan mihveri üzerinde akıl ve ilimin rehberliğini kabul ederlerse , milletin  maneviyatlarını korumuş olurlar”.

İşte büyük düşünen , Atatürkmenbey muhafazakar, ilmi ve akılcı  düşünce sistemin esasını belirleyen ölmez sözleri aşağıda sıralayabiliriz

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak buraya kadar açıklamaya çalıştığı Atatürkmenbey’in Cumhuriyet anlayışının O’nun bir kaç sözlerinden daha´da açık hale getirmemiz faydalı olacaktır.

5)  ATATÜRKMENBEYİN DÜŞÜNCE SİSTEMİNDE MİLLİ GÜÇ UNSURLARI

Siyasi , askeri , Milli güç ekonomik ve sosyo-kültürel güçlerin bileşiminden oluşur

  1. a) Siyasi Güç

Milli güç :

Ükelerin birirleri, karşısında üstünlük arzuladığı elde etmesini sağlayan imkan ve kabiliyetlerin aklı selim oluşlarındandır.

Toplumların millet olma nedenleri  millet  birlik ve bütünlük ile , bunları sağlayan tarihi birikimlerle milletin eğitim ve kültür düzeyi , gelenek , hukuk , dil , din , fikir vb. ayırmsız kabul etmişlerdir.

Her alanlarda birleşerek birlik beraberlikleri durumu , seviyesi ve bunlarla ilgili uygulamalar milli güc demekdir”

  1. a) Siyasi güç ; “ Siyasi güç ; “Bir millet kendi milli hedeflerine erişmek, erişilenleri himaye ederek gelismesini sağlayan yenilikci, reforumcu, milli ve mufazakar kurdugu devlet ile geliştirmek ve milli menfaat sağlamak amacıyla kullandığı iç siyasi birliği sağlayan toplam birikimidir”.

Siyaset tanımı daha genişletecek olursak ; bir devletin kendi iç politikasının bünyesinde , milletin birlik ve beraberliğinin devamını sağlamalıdır.

Çağın özelliklerine ve gereklerine uygunluğu , dış siyasi faaliyette  ilişkilerini dinamik güçlü, atılgan akılcı zamanlamasını ve manevrasını iyi yapması gerekir.

Uluslar arası üyesi bulunduğu toplulukların antlaşma , birlikde hareket ederek ve bunların içindeki mevkiini , diplomatik alandaki hareket serbestliğinin geniş alana yayması, uluslar arası itibarını , hükümetin  yöneticileri siyasi ve diplomatik görev sahiplerinin karakter ve niteliklerini , her aşamadaki kanunların yeterlilik ve etkinliklerini ve devletin yönetim biçimi gibi etkenleri kapsar.

Türkiye Cumhuriyeti, inanç`da hür, yenilikci, reforumcu, milli unsurlar ve muhafazakar milletin demokratik bir yapıya sahip olmakla, siyasi güç açısından büyük bir avantaja sahiptir.

“ Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”

İlkesi , siyasi gücün etkeni halktan kaynaklanıyor olması sonucunu doğurur ki , bu da siyasi güç açısından olabilecek en elverişli durumdur.

Ayrıca , laik bir devlette , din-devlet işlerinin  ne kadarda ayrılmış olması ve ibadet özgürlüğünün bulunması da olsa milletin çoğunluğunu kapsayan  muhafzakar olmaları önemli bir güçtür.

Bu iki unsurun bulunduğu  devletlerde devlet-halk uyuşmasını ahenk içinde sağlanmasıda yine devletin ne kadar halkı ile iç içe dengesini zaafa uğratmandan siyasi güçünü halkından alarak dış güclerin etkisinde kalmadan kendi halkına karşı zaaf söz konusu olmamalıdır

  1. b) Askeri Güç

Milli gücün unsurlarından biri olarak askeri güç, teşkilatlandırılmış askeri kabiliyet güç ile bu gücü destekleyebilecek potansiyel  milli kuvvet güçten oluşur.

Tanımlayacak olursak ; “Milli gücün bir unsuru olup, ulusal politikanın uygulamasında ve ulusal hedeflerin elde edilmesinde caydırıcı olarak kullanılan fiziki kabiliyet güçtür”.

Kısaca, “Bir devletin ve milletin kendini savunma var olma milli eğemenliğini koruma savaş gücüdür.”

Milli varlığın korunmasında ve geliştirilmesinde temel öğe olan insan öneminden hiçbir şey kaybetmemiştir.

Tekniğin ortaya çıkardığı olağanüstü araç ve silahlara karşın , bunları kullanacak olan insan öğesi yine milli gücü yönlendirme niteliğini korumaktadır.

Tarihsel gelişmede , çeşitli aşamalardan geçerek millet olma düzeyine ulaşan toplumun , bazı değerlerle donanması , milli dayanışmanın vazgeçilmez koşullarındandır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devletlerin gerçek gücü de , her şeyden önce vatandaşların birlik , beraberlik , sevgi ve saygı ortamında bütünleşmelerinin ve bir millet olarak organize edilmelerinin başarısıyla ilgilidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türkiye Cumhuriyetinin konumu açısından en stratejik öneme sahip topraklarda bulunan bir devlette, askeri kabiliyet gücün “caydırıcı” nitelikte olması çok önemlidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Ülkemiz uzun yıllardır dış güclerin desteği etnik köken lafsatallığı yapan içimizdeki ayrılıkçı gurublara maddi desteklerinin silahlı eylemlerle bin bir saldırıya uğramış ise bu milletin, askeri gücün yeterli oluşundan vatanın bütünlülüğünü koruyan silahlı Kuvvetlerdir.

Yeterli güce sahip olmasaydı birçok dış güclerin Türk kanına susatan etnik köken silahlı teröristlerin karşısında savunamaz halde ülkemizi parçalatırlardı.

Bu durum değişen oranlarda her devlet için geçerli olduğundan askeri güce ihtiyaca sahib olmayan devlet yoktur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Kabiliyetli ve kuvvetli askeri güç , millet yaşantının ve devlet olmanın mecburi gereğidir.

Yönetim biçimleri her ne olursa olsun bu kural tüm devletler için geçerlidir.

 

  1. c) Ekonomik Güç

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak aynı kökden olan İnsanların bir araya gelerek elde ettikleri tarımsal, teknolojisel becerileriryle  oluşdurdukları toplulukların varlıklarını sürdürebilmek için meydana getirdiği en ileri siyasal teşkilat olan devletin, var olabilmek ve varlığını koruyabilmek için ihtiyaç duyduğu milli gücü oluşturan öğelerden biri de ekonomik güçtür.

Devlet, millete karşı olan görevlerini yerine getirebilmek için ekonomik güce sahip olmak zorundadır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak aynı kaide aile ve toplum için de geçerlidir.

İnsan iş gücünün olşdurduğu devletin ekonomik gücüdür , genelde onun yararlandığı iç ve dış kaynakların yeterlilik ve sürekliliği ile , bunların ürünlerini işleyen , endüstriyel kapasitenin , üretici insan gücünün dış ticaret dengesini , ulaştırma imkan ve kolaylıklar sağlayan devlettir , ekonomik kurumlarını ve uyguladığı ekonomik sistem ve siyaseti kapsar.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk Milli gücün tüm unsurlarının gelişip güçlenmesi için gereken maddi ihtiyaçlar ekonomik güç tarafından karşılanır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Milletlerin oluşdurduğu ekonomik yönden güçlü devletler, hem iç siyasette hem de uluslar arası ilişkilerde söz sahibi devletlerdir.

Halkına her türlü Ekonomik yönden eğitemeyen güçsüz devletlerde halkın ekonomik şartlarını da aynı oranda yerine getiremeyen halkınında güçsüz olduğuna sebebiyettir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devletin ve halkın ekonomik gücünün zayıf ya da güçlü olması milli gücü etkiler.

  1. d) Milli Sosyal-Kültürel Güç

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Sosyo-kültürel güç , bir millete özgü kültürel değerlerin bir bileşkesi olarak beliren ve milletçe kalkınma , koruma ve savunma politikasında itici ve yönlendirici niteliği ile , milli güç içerisinde değerli bir yere sahiptir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu gücün değerlendirilmesinde , milli kurumlar (Siyasal , sosyal , dinsel ve eğitsel nitelikli) etnik durum , basın , halkın ideolojik ve dinsel nitelikleri , sosyal ve ahlaki inançları , milli birlik ve beraberlik anlayışı , moral ve kültür düzeyi belli faktörlerdir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Sosyal devlet, fertlerin sosyal durumlarıyla ilgilenen, onlara asgari bir hayat düzeyi sağlamayı, sosyal adalet ve sosyal güvenliği gerçekleştirmeyi ödev sayan devlettir.

Sosyal devlet, devletin, sosyal barışı ve sosyal adaleti sağlamak amacıyla sosyal ve ekonomik hayata aktif olarak müdahalesini gerekli gören bir anlayıştır.

Sosyal devletin en belirgin özellikleri, kişiyi ekonomik hayatta yalnız bırakmaması, ekonomik hayata müdahale etmesi, herkes için insanlık onuruna yaraşır bir hayat seviyesi sağlamaya yönelik bir devlet biçimi olmasıdır.

Sosyal devlet, sosyal adaleti gerçekleştirmek, bireyin ve toplumun refahını sağlamak ve sosyal güvenliği oluşturmak amaçlarını taşır.

Sosyal devletin ana öğelerinden biri millî geliri artırmak; bunun için yatırım yapmak, Sosyal adalet kuralları içinde kalkınmayı sağlamaktır.

Sosyal devletin ana öğelerinden diğeri millî gelirin adaletli dağılımını sağlamaktır.

Sosyal devletin bir başka öğesi özgürlüklerin gerçekleşmesi için maddi imkân sağlamaktır. Bir diğer sosyal devlet öğesi ise bireyleri sosyal güvenliğe kavuşturmaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Sosyal Bilimlerin Bilim Dalları Şunlardır:

İletişim bilimleri:  İletişim bilimleri, insan iletişimlerini inceleyen bilim dallları ailesidir.

Bilim dalları ailesinin ilki Ekonomi : EKONOMİ, İktisat olarak da bilinir, servetin üretimini, bölüşümünü ve tüketimini konu alan toplumsal bilim.

İktisat veya ekonomi, üretim, dağıtım, ticaret, tüketim ve hizmet sektörlerini inceleyen bir bilim dalıdır.

Dünyada kaynakların sınırlı, insan ihtiyaçlarının sınırsız olması yüzünden, kaynakların daha verimli bir şekilde kullanılabilmesini sağlamak amacıyla kurulmuştur. İktisat, incelediği konulara ve kapsamlara göre dallara ayrılır.

C-  Atatürkmenbey  İLKELERİYLE TÜRK MİLLETİNE SAHİP ÇIKMAK VE ONLARIN DEVAMLILIĞINI SAĞLAMAK

Atatürkmenbey açıkladığı ilkelerin hepsi  bir bütündür.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu ilkeler birbirinden ayrılmaz birbirini tamamlarlar, birbirinden destek alırlar ve birbirleriyle uyumlu bir denge unsuru oluştururlar.

Atatürkmenbey ilkeleri bir bütünü oluşturan temel yapılardır.

Bu ilkeler birbirleriyle bağlantılıdırlar.

Atatürkmenbeyin ilkelerini birbirinden ayırmak ve tek tek değerlendirmeye alarak değişdirmek yanlış bir tutumdur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Atatürkmenbeyin ilkelerinden bir veya birkaçını yok saymak , Türk milletinin gelişmesini ve uygar topluluklar içinde ilerlemesini engellemektir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bütünüyle zedeler buda Türk milletine ihanetliktir.

Atatürkmenbey ilkelerinden kısmi benimseyip , bir kısmı reddetmek , inkar etmek Türk milletinin gelişmesine engel ve aykırıdır.

Atatürkmenbey;  ilkelerinin tümünün amacı Türk milletinin uygar toplumlarda yüksek mevkiide etkili söz sahibi olmasını sağlamaktır.

Atatürkmenbey ilkeleri  ile Türkiye Cumhuriyeti’ni uygar toplumlar içinde ilelebetleştirmektir.

Bundan dolayı bu ilkelere  samimiyetle sahip çıkarak ve sürekliliğini sağlamaya çalışarak Türkiye Cumhuriyeti’ni uluslar arası uygar topluluklarda yüksek mevkiilerde söz sahibi olmasını etkinleşdirmektir.

 

D- TÜRKİYE’YE YÖNELİK İRTİCAİ HAREKETLER

Türkiye’de görülen yıkıcı faaliyetlerin amacı ;

İslam dini ve diğer dinlere mensub misyonların Türk milletinin inanç hürriyetini kasp ederek din progandası adı altında ülkelerinin emperyalist altına alabilmek içde çeşitli hilekar ve hokkabazlıklarla cahil bırakılmış kesmleri kendi saflarında bağlı oldukları ülkeler adına semapti ile yaklaştırılarak özgür inanç iradelerini betraf ederek Türkiye  cumhuriyetini yıkarak  kendi emelleri uğruna insanlarımızı yönlendirerek yönetmek.

İslam aslına uygun yaşama hakkını elinden alınarak İslamın dışında bir başka ideolojiyi din gibi göstererek kendi sömürgelerine bağdaşdırmaktır.

Allahın dini İslamın kitabı KUR,AN-I Kerımde Allah yarattığı insanlları kavme ayırmışdır.

Kavmleri tek kavme toplayarak Allahın ayetini kaldırmaktır.

Allahla mücadele etmek amacları akıllılıklarını Allahın verdiği akıl ile kendilerinin üstünlüklerini Allaha isbat etmektir.

Ne büyük gaflet içinde olduklarının farkında olmayan akılsızlardır.

Burda milleti yöneten seçim ile halk iradesinin seçdiği yöneticilerin milletin inancını gelişdirmek mecburiyetindedir..

Devlet arap emperyalizmi ve diğer din misyonlarına karşıda önlemlerini alarak milletin din inançı olana (Dine inanana muhafazakar) denir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ve Türk milletinin inancını korumak kollamak zorunda olması mecburidir.

Burada laiklik kavramı kalkmış olur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devlet tarafsızlığını ibtal eder hem milletinin inancını hemde milletin kurduğu Türkiye cumhuriyetini  milletin inancını korumak kollamak zorunda olması mecburidir.

Bunun içinde  anayadasa laiklik kavramının bu tür eylemlerde yürürlülükden kaldırılmasında bir sakınca görülmemesidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devletin Cumhuriyeti ve milletin dini inancını korumak zaruriyetinin olduğu apaçık ortada olması bunada seyirci kalmaması gereğidir.

Özgür-demokratik sisteminide ve devlet- vatandaşın dini inancını vatandaşı ile iş birliğiyle aşılacağını bilmelidir.

Bu hususlarda millet iradesine sayğı göstererek Devlet taraf olmak zorundadır.

Jeopoloitk  ve coğrafi konumu son derece önemli olan Türkiye’nin güçlenmesinin istenmediği açıktır.

Burada önemli konu ,devletin  vatandaşlarını her türlü kışkırtmalara karşı duyarlı olması ve yaşadığı milli değerlerinin kışkırtmalara karşı  derin yaralara neden olabilecek hareketlere müdahale ederekgözetim içnde önlem almasıdır.

Kişisel inanç ve ibadet özgürlüğünün bulunduğu , devletin  kendi kurumu olan “ Diyanet İşleri Başkanlığı” vasıtasıyla vatandaşların ibadetlerine yardımcı olunduğu ülkemizde , Türkiye’yi geriye götürme yıkım amacı taşıyan her türlü ideoloji inanc emperyalistlerinin faaliyetlerde bulunulmasına karşı çok büyük  yanlışlığı milletin bütünlüğüne zarar                vereceğini devlet kurumu olan diyanet işlerinin millete anlatmaldır.

Hatta gerekliliği her ücra köşlerde seminerler düzenleyerek köy odalarında kuran kurslarında gençlere okullarda ve kahvehanelerde    bile bilğilendirmesi mecburidir.

Ve aksi taktirde olumsuz sonuçları milletin tamamı bir tarafından hissedilecek kadar büyük olabilecektir.

Bazı batılı dost ülkeler ve ortadoğu ülkelerinin bir kısmında inisiyatif sahibi olan dostluk adı altında bazı güçlü ülkeler de Türkiye’nin güçlenmesini istememektedirler.

Cumhuriyet- demokratik bir sistemde güçlenen Türkiye’nin egemenlikleri altındaki ülkelere örnek olmasından rahatsızlık duymaktadırlar.

Şurası açıktır ki ; demokratik devletlerin başkaları tarafından sömürülmesi mümkün olamamaktadır.

Türk miletinin benimsediği Cumhuriyet- demokratik sistemin milletin büyüyerek kalkınmasını  Batılı ve ortadoğu ülkeleri tarafından istenmemesğ durumunda , dost  dostluk adı altında ister antidemokratik , ister sözünü etmeye çalıştığımız güçlü ülkeler olsun , tamamının çıkarlarının zedeleneceğinden çeşitli akıl almaz töntemlerle zayıflatarak muhtaclığının kendilerinde duyulmasını  tahmin etmek zor değildir.

 

  1. ATATÜRKMEBEYİN OLUŞTURDUĞU ORTAM

Atatürkmenbey’in aynı zamanda ortaya çıktığı ortam olarak’da Atatürkmenbey’in Ülkeyi Ankara’dan yönetenler, halktan uzak ve sorunları göremiyorlar.

Yerel yöneticiler merkezin denetiminden halkına baskı yapan ve çıkarlarına göre hareket eden insanlar haline gelmişlerdi.

Türk Ordusu  halkın gözü önünde küçültülerek yeni bir ordu yapılanmasına gitmekle hem halkın kendisine ayit ordunun içini boşaltarak etkisiz hale getirilmesi ile birlikde Türk halkının göz bebeği ordusunun komutanlarını cebri ve keyfi emir zencir komutasını eline geçirerek bağımsız yargı adı altında yargılama yolu ile hem orduyu tasviye ederek Türk halkına göz dağı vermeleri istem dışında kopartılarak disiplin ve eğitim gibi iki önemli niteliğini kayıb ettirilidi.

Kendi eğlimleri için ordu ve polis dışında kuvvetler oluşdurulmasıda yanlışdır.

 

Ancak onlarca yıla yakın bir süreyle izlenen ekonomik politika başarılı olamadı ve özel sektör eliyle kalkınmanın hayal olduğu anlaşıldı.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk kimliği Türk işadamları gönümüyle yabancı kökenli kapitalistlerin, gerçek bir sanayileşmeye öncülük edecekleri yerde, sanayileşmeyi engelleyici ticari ve spekülatif faaliyetlere girişmişler ve kısa zamanda köşe dönmeyi amaçlamışlardır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk kimliği ile ikamet eden asli olmayan yabacı asıllı Türk vatandaşı Yabancı firma temsilcilikleriyle bir araya gelerek azınlık firma kompradorlarıyla paylaşmışlardır.

Rüşvet, iltimas ve yoksulluk halkı büyük bir rahatsızlığa itecek noktaya getirelerek.

Halk sorunları ile uğraş verme dışında Türk halkını zaafa uğratma çabaları ile REJİM değişimi yapabilmeleri içinde mualifetle birleşdiklerini belli etmeden halkın ruhunu alarak sadece cesedleşmiş cesetten ibaret bir halk görmekle her siyasi alanda eşitlik adı altında dış güclerle beraber olan hükümet ve mualifet  Türk ulusunu Fırkalara ayırarak yok etme amacında`dır.

Hedefleri Türkiye cumhuriyeti yerine ANADOLU CUMHURİYETİ  kurarak Türklüğü anadoludan silmek.

Fırka dilleri ile batının  büyük orta doğu projesyeni Hayata geçirmek tek amacları  bundan öteye gideceğe  dair en küçük bir kuşkumuz yoktur.

“Ben bunları değiştireceğim” diyerek rahatsızlığını ve tepkisini ortaya koymuştur.

Atatürkmenbey ; Milletin millet olma özelliklerini son 25 yılda kaybetmeye başladığını da görmüş ve buna tepkisini göstererek meselenin başından itibaren “Millilik” unsurunu işlemiştir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türkiye cumhuriyetini fırkallarla ve mahalli dilleri tarihsel millet kılıfına sokarak halklara hizmeti görünümünde  göstererek Türk milleti kavramını anayasadan çıkartılıb ANADOLU“ Tüklüksüzleşdirme Türklerden temizleme operasyonu geçmiş hükümetlerin devamı olarak  “Bu hükümetle hiçbir şey yapılamaz.

Türk kimliğini fırkalılıklardan arındırmak amacı ile milli egemenliği tekrar harketlendirmek için milli egemenliğe dayalı bir hükümet kurmak lazım”, Çağdaş Adalet İktisad Partisini net olarak ortaya çıkarmıştır.

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi

ATATÜRKMENBEY

 

Standard

ÇAĞDAŞ, ADALET, İKTİSAD, PARTİSİ Sosyalleşme nedir?

 ÇAĞDAŞ, ADALET, İKTİSAD, PARTİSİ

Sosyalleşme nedir?

Nasıl oluşur?

Bizlere Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Sosyalleşme, toplumun, kişinin değerleri ile birlikte yaşayabilmesi için ondan beklediklerini temsil eder.

Kişinin toplum içinde diğer insanlarla birlikte ortak bir hayat sürebilmesi,                         TÜRK milletimizin milli kültürümüze, milletimizin örf ve adetlerine, geleneklerine; davranış örneklerine itaat etmesi, giyinmesi, yeme-içme, uyuma, oynama, eğlenme, çalışma bakımından aslî bir takım teknikleri kabul etmiş bulunması, sosyal hayatın norm ve ahenklerine uyması ve toplumun içinde kendisine verilecek rolleri gereğince yerine getirebilmesi halinde mümkün olacaktır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak uzman kadrolarımızla Sosyolojik bir kavram olarak toplumsallaşma; yaşamını devam ettirebilmek için yardıma ihtiyaç duyan insanın, içinde doğduğu topluma adapte olabilme sürecidir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak uzman kadrolarımızlaSosyolojik süreçi bireylerin kendi içinde (toplumsallaşma süreci) insan; içine doğduğu toplumun kültürel değerlerini  milli kültürümüze göre eğitim vererek milletimizin ruh haliyle bütünleşdirerek eğitmiş olacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Bireysellerin kendine has becerilerini miletimizin sosyal yaşamına göre düzenlendirerek etkin halde kendi bilincine ulaşmış bir birey haline getireceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak toplumsallaşma, toplum içinde farklı kuşakların birbirleriyle olan iletişimini ve etkileşimini sağlayarak bu farklı kuşaklar, toplumsallaşma süreci içerisinde milli kültürümüze uyumlu kuşakların yaşantılarını etkin bir şekilde milli ruhla biçmlendireceğiz.

Örneğin bir çocuğun dünyaya gelmesi, onun sorumluluğunu taşıyan ailesinin bir grup olarak yaşantısında milli kültürümüzü bireylerin yaşantılarında farklılıklara yol açan farklılıkları ortadan kaldırarak uyumlu hale getireceğiz

BizlerÇağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  bireylerin varlığı kadar toplumların da varlığı açısından oldukça ne kadar önemli oldduklarının bilincine varmalarını sağlamak içinde uzman kadrolarımızın vereceği eğitimle sağlayacağız.

Türk Milletimizin sağlıklı bir şekilde büyümesi ve hayatını devam ettirebilmesi toplumsallaşma sisteminin sağlıklı bir şekilde sürmesi ile mümkünleşdireceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bir başka şekli ile toplumsallaşmada yeni nesile toplumuzun sahip olduğu kültürel mirasımızın aktarılmasınada uzman kadrolarımızla eğiterek Milletimizin bütünlüğüyle ilelebet yaşayabilmesi için  geleceğimizin teminatları olduklarının bilini ile yetiştireceğiz.

Bu açıdan bakılacak olursa ulusal ve evrensel kültür mirasımızı toplumsallaşma süreci sayesinde yeni nesillere uzman kadrolarımmızla aktaracağız.

Maddeler halinde özetleyeceğimiz sosyaloloji konu başlıkları.

1 Toplumsallaşma (Sosyalizasyon)

2 Toplumsallaşmanın (Sosyalizasyon) tanımı

3 Toplumsallaşma (Sosyalizasyon) teorileri

4 Bireyler için sosyal bir çevrenin önemi

5 İnsan yaşamının kurumsallaşması micro bioloji (ırkçılık)

6 Toplumsallaşma (Sosyalizasyon) Süreci

6.1 Birincil Toplumsallaşma

6.2 İkincil Toplumsallaşma

7 İlişki Biçimi Olarak Toplumsallaşma

7.1 İnsancıllaştırma

8 Toplumsallaşma ve Eğitim

9 Toplumsallaşmanın Sorgulanan Tarafları

 

1 Toplumsallaşma (Sosyalizasyon)

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bütünlüğümüzü sağlamak içinde Toplumsallaşma, bir diğer kullanılan adı ile sosyalizasyon, toplumumuzun mevcut değer ve normlarının bireylere öğretilmesi süreci olarak tanımlayabileceğimiz bu süreç içerisinde çocuklarımıza birey ferdin ne olduğu yaşadığı toplumumuzun üzerindeki ve üzerine düşen ve düşecek sorumluluklarını toplumumuz içerisinde birlikde nasıl yardımlaşmalarda bulunucağını hal hareket ve tavırlarının davranış biçimlerini İlk eğitimi verirken öğreteceğiz.

Aynı zamanda, çocuklarımıza birey ve bireylerin sahip olduğu ya da toplumumuz tarafından verilen rollerin ve sahip olunan statülerin gerektirdiği davranış biçimlerini, toplumumuzun kendilerinden beklentilerini toplumsallaşma sürecinde bireyler kendi toplumumuzun bir üyesi olmayı, toplumu tarafından kabul gören davranış görüntülerini, insanın davranışlarına yön veren, bunları belirleyip şekillendiren temel toplumumuzun ve kültürel değerlini (normları kendi yaşamalarını ve yaşantılarını toplumumuza uygun şekillendirerek uyumunu sağlatacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak eğitmekle kalmayıp öğrendiklerinide uygulatmaya başlayarak bunları içselleştirip kendisine mal eder ve bu değer ve normlar doğrultusunda davranmaya başlatarak daha öz bir anlatımla, birey ve bireysellerimizi toplumumuz ile bütünleştirerek ve toplumumuzun bir parçasını topumumuzla bütünleşdireceğiz

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak toplumumuzun sosyal yaşamlarında bir süreç içinden geçerken bireylerimizin varlığı kadar toplumumuzun da varlığı açısından oldukça önem taşımaktadır.

Toplumumuzun sağlıklı şekilde büyümesi ve yaşamlarını devam ettirebilmesi bireylerin toplumsallaşma sisteminin sağlıklı bir şekilde sürmesi ile mümkün olacağından eğitimlerimizi bu özelliklerle vereceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak başka şekli ile toplumsallaşmamzda yeni nesile ve nesillerimize toplumumuzun sahip olduğu kültürel mirasını aktarılmasında önemli roller üslenerede hizmetlerimizi devam ettireceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  toplumsallaşma açıdan bakılacak olursa ulusal ve evrensel kültür mirasımızın toplumsallaşmada bütünlüğümüzü  yeni nesillere aktararak bütünlük sürecini sağlayacağız

2 Toplumsallaşmanın (Sosyalizasyon) tanımı

Toplumsallaşmamızda genellikle,yeni nesillere, birey ve bireylerin toplumumuzda (geleneklerin devam ettirilmesi vb.) yer almasını ve o toplumumuzun kültürümüzün benimsemesi, yani; sosyal yaşamlarında yer alan ve gelişmesini etkileyen, toplumumuz aracılığıyla gerçekleşen öğrenme sürecinin (davranış biçimleri de dâhil) bütününün oduğunu tanımlayarak toplumsallaşma yaşamın tüm evrelerini kapsayan bu süreçi devam ettireeğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak birey ve bireylerin öğrenme sürecini yöneten ve etkileyen uzman kadrolarımızın gruplar ve kurumlar “Toplumumuzun  Araçları” olarak tanımladığımızda bu tanımlama toplumsallaşmanın, birey ve bireylerin bir arada yaşamasında oluştuğu (kuşak ilişkileri) ve kendini karakterlerinin özel yetenekleri ile iletişim becerilerinde gösterdiği toplumumuz içerisine kendilerini kabul ettirmekle kalmayıp bunları entegre edeceğiz.

Daha somut bir söylemeklele, toplumsallaşmamızda bütün kavramının içeriği, daha net uzman kadrolarımız ile tanımlayarak  birey ve bireysellerin toplumumuzun kabul ettiği şekilde„sosyal aktarma süreçleri“  tam anlamıyla uygulamaya geçerireceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak birey ve bireysellerin “Sosyalizasyon toplumumuzun, kültürel ve fiziksel çevreyle ilişki kurma çabalarında, özellikle de tolumumuzun karşılıklı etkileşiminde ortaya çıkan kişilik ve kişisel gelişmelerini sağlayacağız.”

Bizlere göre toplumsallaşmanın en yeni tanımlaması şöyledir. “…

Birey ve bireylerinin kişiliğinin; toplumumuzun tarihsel gelişiminin belli bir anında gerçekleşen, sosyal, maddi ve fiziksel yaşam şartlarından bağımsız ve bu şartlarla, oluşum ve gelişme süreclerini.” Sosyalizasyon bireyin, biyolojik insan organizmasından sosyal davranış yetisine sahip toplulumumuzda kişilik kazanma ve ömür boyunca yaşam şartlarında toplulumumuz içinde kendini geliştirmesiyle tamamlayacakdır.

3 Toplumsallaşma (Sosyalizasyon) teorileri

Toplumsallaşma teorileri,Bizlere göre toplumsallaşma fikrinin temelini oluşturmakta toplumsallaşma anlayışımızda, günümüzde daha popüler ve gelişmiş iki gelenek birbirinden ayrı tutmaktayız: Bizler toplumumuzun sosyalleşmsinde her şeyden topulumumuzun kabul etmediği kabile,soy,sop aşiretler önce taraflı olmaları nedeniyle bilimsel olarak redederiz.

Bizler için bunlardan ilki “organizmanın insani gelişmeyi engelleyen yabancı sosyal özentileri kendi yaşadığı toplumun dışında kendine uydurmaklı açıklayan toplumumuzun doğallığını düşük ölçekte önemseyen” biyolojik ırkçılardır.

Buna birey ve biresellerin “toplumsal olgunlaşma dışında iedeoloji odaklı kuramsal, toplumsal, düzene karşı odaklı, önemli ve biyolojik ırkçılık içeren” yaklaşımlar da dâhildir. (Nestvogel)

İkinci gelenek ise;

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak toplumsallaşmayı, toplumumuzu bir başka ideolojik ve kendisinin başkaları tarafından düzenlenen öncelikli başka standartlaşma süreci, yani; başka“uyum aracı” olarak görenler bu noktada söz konusu olan “toplum olmayı gerektiren, yapısal işlevselliklerden uzak kalarak bütünlüğün dışında gösteren, mekanik ve teorikte etkili” yaklaşımların karşısındayız.

Burada temel olan; bir biçime sokulmamış “çiğ” insan doğasına göre birey ve bireysellerin ideolojik portreleri içinde şartlanırmalarının zorunluluklarının mecburi olmalarına karşı olarak aynı olmayan   fikirde olduğu “” toplumsal bütünlüğümüzün kavramından uysallaştırma “yeni ortaya çıkan, sosyal olmayan ve bencil bu durumu, toplumumuzun süre gelen sosyal ve ahlaki yaşam dışında kendilerine başka bir duruma sokmaktan” toplumsallaşma anlayışında ise; “ideoloji grupların davranış standartları ve ideallerini içine alan ve toplumun yapısına yerleşdirmek özel bir rol karakterliklerini oynayarak mikro biolojilik ırkçılığı hazır hale getirerektutmak isteyenler”kendilerinin aid olduğu tolum dışında bir süreçten bahsedenlerin  topumu ayrıştırmalarının ana sebebiyetlerinin toplumumuzun alışa gelmiş sosyal yaşam bütünlüğünü bozarak emellerine kavuşma isteyişleridir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak tam manası ile Toplumsallaşmada günümüzde yeni ve bilimsel açıdan önemli bazı gelenek çevrelerinde “bağlamdaki gelişme” olarak görülmektedir

Toplumsallaşma teorileri işlevlerine göre kendi aralarında olumlu ya da açıklayıcı ve eleştirel ya da yapı-bozumcu micro bioloji ideoloji teorileri (ırkcı) olarak ayrılmaktayız.

Olumlu teoriler ise süre gelen sosyal yaşımın modern teknlojinin getirdiği avantajların  tipik toplumsallaşmanın kendi milletimizde gereksizliğini geleneklerimiz açısındanda zıt olduğunu idrakındayız. bazı çevrelerin geleneklerimizi sorgularken;açıklayıcı  olarak bazı micro bioloji ideoloji teoriler destkcileri belirli bir toplumun, hangi tür toplumsallaşmayı ürettiğini ve yapı bozumcu teorilerine çanak açarak toplumumuzun bir bütün oarak birlikde milatlar boyu geleneksel ve sosyal yaşamlarını sürdürerek bu günlere gelen TÜRK milletimizi kendi micro biolojik ideooji emellerine kavuşabilmeleri için nifak tohumlarını toplumumuzun huzurunu bozarak gurublara hatta bunla kalmayıb her ferdi hemde ferdlerin micro biolojik (ırkçı) yapılarını sınıflara ayırarak yeni bir toplum imar etme çabalarının hem ülkemizin modern teknoloji çağın gerisinde bırakmak hemde istenmeyen güçlere çanak tutarakda zayıf bırakarak parçalanmamıza sebebiyet verme istemlerini eğittiğimiz uzmanlarımız tarafından betraf edeceğiz.

aksine bizler“ Irkçı, Güç, Eşitsizlik, Hâkimiyet ve Şiddet” gibi konuların karşısında şiddetle duracağız.

Teoriler,taraflı birey ve bireyler tarafsız  olduklarını iddaa edekende TÜRK milletimizi yanılma çabaları ve gayretlerini bütünlük objektifini bilim olasılığını reddetmekte ve bu nedenle; micro bioloji ideoloji yanlıları (ırkçı) kendilerinin hayali bilim ve tarih adamarının coğrafi araştırmalarını ve  coğrafi bakış açılarını bir tutumla ele alırlar.

Aslında Tarih bu micro bioloji ideolojilerin ırkçı sapmalarının asılsızlığını ortaya koymuşdur.

4 Bireyler için sosyal bir çevrenin önemi:

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Toplumuzdaki bireyler için sosyal bir çevrenin önemi Bitkisel ve hayvansal organizmalar, kendi doğal çevrelerine mükemmel bir biçimde uyum sağlamışlardır. Buna karşın; azı ekenomide güçsüz ülkelerin, uluslar arası toplum düzeninde kendi doğallığını bozarak belirli çevrede sosyalleşebilmek içinde çok yetersiz bir görüntü sergilemektedir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak buna Morfo-genetik olarak olgunlaşmamış, organik olarak özelliksiz, büyük ölçüde işlevsiz iç güdüleri ile olan yaşama elverişli bir harekettarzlarının olumsuzluklarının olduğunu belirtiyoruz; Bizim TÜRK milletimizde yeni gelen yeni nesil genç kuşaklarımızı toplumsal bütünleşmesini sosyal hayatlarını ve birlikde bir bütün olarak  kalabilmesi için özel şartlar içinde eğitilerek sahip olmasını uzmanlaşmış kadrolarımızla sağlayacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak toplumumuzun Sosyal çevre, şartaları arasında, birey ve bireyselerin genç nesillerin hayatta kalmayı öğrenebilmesi ve bunu geliştirebilmesi açısından uzaman kadrolarımıza büyük görevler verilerek büyük önem taşıtacağız.

Bizler toplumumuzda yeni yer alacak genç nesillerimiz için sosyal çevre ilk başlarda genç nesillerimizin yaşamsal şartlarıyla ilgilenecek uzman kadrolarımızın vereceği eğitim ile TÜRK milletimize hizmet vereceğiz. Bizler TÜRK toplumumuz etrafında kümeleşen insanlarla, birlikte ilk bakışta ondan tamamen bağımsız toplumumuza uygun dengeli bir yaşam görünümü  sağlayabimek içinde toplumumuzun görgü kurallarıyla şekillendirerek karmaşık bir ilişki ağlarını sileceğiz. Bizler uzamn kadrolarımızla bu ağlar örgüsünü, toplumumuzun içindekı daha geniş sosyal ağların içine girdirmek olacak.

Bizlerin her yeni gelen genç nesillerin hayatına tıpkı bu yeni doğan çocuk gibi bakıyoruz; böylece yeni gelen nesilleri eğitim le gelişdirerek TÜRK toplumumuzun sosyal çevresine eşgale getirmektir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak uzman kadrolarımızla yeni nesillerimizin geleceklerini toplumumuzun bu sosyal ağlar içinde bulunduğu yaşam şartlarının dışına ayrıştırmadan sağlamaktır.

Bizler uzman kadrolarımızın vereceğimiz eğitim ile zayıf kalmış toplumların sosyal yaşamlarının, doğal şartlarda oluşturdukları ve büyük çoğunlukla bireylerin kendi yaşamsal şarlları ve sürekli çatışmalarla nesiller boyu arayış içine girdirmeyeceğiz,

Bizler tolumuzun gelenekselleştirdiği ve geliştirdiği, sosyal yaşamla modern teknoloji teknikleri ve yönelimlerinede yön taini vereceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bir taraftan sürekli bireylerin yaşamları ve sosyal ilişkilerini tolumuzun uygun gördüğü gelenek sosyal yaşamları ile şekillendirerek; diğer taraftan yeni nesillerimizide gelişmesine tolum geleneksel sosyal yaşamlarının dışında ve değişimine karşın uzman kadrolarımızla önlemini eğitimler vererek alacağız.

5 İnsan yaşamının kurumsallaşması mikro bioloji (ırkçılık):

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bireylerin  TÜRK topumumuzun içindeki edindiği bir takım micro biolojik çevrelerle ile süregelen toplum bütünlüğünü bozucu çatışmaları, özel yaşam ve inançların alışkanlık yoluyla kurumsallığın dışında micro bioloji ideolojiler akımımıyla dengeliyememtendir.

Micro biolojik ideoloji sınıflarının Sık sık tekrarladıkları her eylem, özel psikolojik gerilim ve fiziksel güç kullanmaları ile micro biolojik ideolojilerinin tasarrufu adı altında toplumda huzursuzlluklarının arttırarak ideoloji egolarını tolumsal huzursuzlukla gidermekte kendlerinin akılcı haklılıklarını istemleri ile gidermektedirler.

Bizler bu akmları azaltabilecek ve ayrıca toplumumuzda birey bireyseller tarafından normal eylem modeller olarak algıladıkları miro biolojik ideolejilerini bir örneğe dönüşmek istemelerini lısır dönem olarak kabul eder zamanla kendilerininde toplumumuzun bir bütün olarak yaşamlarının sürdürmelerini haklılıklarını anlatarak uzman kadrolarımızın vereeği eğitimlerle algılatacağız.

Seçici algı ve alışkanlık haline gelmiş eylemlerin avantajı; toplumsal düzendeki bazı -ya da sadece bir tane- güvenilirliği kanıtlanmış, yaşamsal yararı olan davranış şekillerinde olası sayısız görüş ve tepki biçimleri sınırlamasında yatmaktadır. Alışkanlıklar bu nedenle yönelim ve uzmanlaşma sağlanması için bireyin biyolojik donanımlarının haricinde hayatı anlamayı ve doğru tepkileri vermeyi gerektirmektedir. Birey, bunu her durumu yeniden adım adım analiz ederek, kararlar aracılığıyla tespit ederek ve bu kararları, insan davranışlarının belirginleştiği temel olarak görüp kendi yönelimlerini belirleyici kararlar gerektiren durumlar için düşünmeyi sağlamaktadır.

Bizler bu süreçte eşzamanlı olarak dünyanın bir dönem  geçişi  akışı içinde belirli micro biolojik ideoloilerin filizlenerek oluşmalarında; eylemlerinin odaklandığı birer nesne ve olaylar olarak şekil ve anlam kazanmaya başlar.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bunun içinde gereği olan uzman kadroların vereceği bütünlüğün önemli birlkideliğimizin bizleri ilelebet uluslar arası milletler sınıfında yer alarak yaşamımızı sürdürmemizin ne kadar gerekli oduğunu modern teknolojilerle donaltacağımız vatanımızın her ücra köşlerinde fışkıracak niğmetleri birlik beraberlik içinde pay ederek ilelebet milletimizin birlikdeliğini koruyarak sonsuz zaman akışında yaşamak olacaktır.

Biz Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  olarak bu güce sahib olduğumuzu ısrarla belirtiriz.

Mikro biolojik ideoloji taraftarları alışkanlıklar yoluyla netleşen görüş açılarından ve ırkçı eylemlerinden tolumun bütün yaşamasının kurumsallaşmasına geçiş, bu bireylerin eylemlerinin karşısında önlemler alarak toplumun bir bütünülüğü içinde uyumlu hale getirebildiğimizde gerçekleştirmiş olacağız.

Ayrıca bütünlüğün temelinde konusunda geçmiş miladi yıllar boyunca sosyal yaşamlarını birlikte inanc,dil,devletleşerek günümüze gelen TÜRK toumumuzun ilelebet sürebimesi içinde micro biolojik birey ve bireysellerin, toplumun kabul ettiği bütünlüğü kendi taraflarındanda kabul etmek aynı biçimde  kullanılanve anlaşılan göstergelerle kabul etmiş olmalarında toplumun sosyal yaşam içinde sürdürebilirler.

„Micro biolojik Bir bireyin tek bir hareketi, diğer bireyler için hiçbir şekilde merak ya da acil tehlike kaynağı oluşturmamalıdır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak birçok birey ve bireylerin  bunun micro bioojik yerine, neyin olup bittiğini, kendileri için bu değersiz olanın ne olduğunu algılamaları ki bu onların günlük hayatını toplum içinde sosyal yaşamlarını vereceğimiz eğitimlerle şekillendireceğiz(ırkçı Sadece alakaları olmayan ya da içinde bulundukları dış eylemleri için değil; aynı zamanda tüm  ruhsal ekonomileri için de zaman ve güç tasarrufu vereceğimiz eğitimlerle yaptırmaktır.

Bundan sonraki geçiş süreclerinde bu bireylerin toplumun bütünlüğü içinde ortak yaşamı, alışılmışlık bilincinin sürekli genişleyen dünyasında biçimlenecektir.“

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlerin belirttiği bu durumda  micro biolojik ideoloji tek bir birey ya da micro biolojik ideoloji gurup ve guruplar arasında ilişkileri olduğu gibi guruplar toplumumuz içinde aynı şekilde kendilerini gösterirler.

Bundan sonra önemli olan; bu insan topluluklarının, micro biolojik ideoloji gruba özel kesin bakış açıları ve davranışlarda rutinleşmeler geliştireceğindir ve bu görüş ile davranış biçimlerinin temelinde yatan yaşadığı toplumu şekillendirme hergrubun kendi özelliklerini sempatileştirmek ve göstermek istemeleri kendi ideoloji taraftarlığına toplumu değişdirmek.

micro biolojik ideoloji İlgililerin belirli bir süreçte oluşturulmuş ortak görüş ve rutinleri, kendilerini doğrular biçimde ortaya çıkarmaları; süreklilik ve kalıcılık eğilimi devam ettirmek istemlerini başarabilmektir.

Böylece çok daha fazla bu birey-üstü, bireyden kaynaklı öznellikten uzak nesnelliğe ulaşma çabalarıdır.

Bu durum her şeyden önce eski nesilleri kendileri tarafından saflarına çekememeyişikleri yeni nesillere yönelme eğlim göstererek yeni saflar açmak ve kullanmaktır, alışa gelmişlikleriyle toplumumuzun  kendi içinde artık doğal karşılanan ve böylece zaten uzun süredir kurumsal karakterler ve tarihsel, anaviler toplumuzun kabul ettiği micro biolojik nesneler gerçekliğe sahip görüşleri ve  rutinler kendi içinde geçerlidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bunun karşısında duran bizler toplumuuzun kabul ettiği geleneklerindeki görüşlerini ve birey ve bireysellere hitap yerine yeni nesillere uzamn kadrolarımızla sahıb çkarak birey ve bireysellerin toplum bozucu micro biolojık sınıflandırmalarını betraf ederek toplumumutarafından geliştirilmiş geleneklerine sahib çıkarak bu tür micro biolojik rutinler ise onları şekillendiren bireyleri kendi içinde kolayca değiştirebilir kılacağız.

Bu micro biolojik olasılıkları  da ancak; kendisinin, bu rutinlerinden oluşumlarını yaşantılamamış ve onları şekillendirmemiş yeni nesillerinizi uzamn kadrolarımızla eğitilmeleri ile başaracağız.

Micro bioloji ideolojiler ortaya çıkışlarıyla çıktıklarında yok olacaktır.

Micro bioloji ideolojiler için başta gelenek anlamı taşımayan bu rutinler aslında, kendilerine karşı duran nesnel gerçekliğin bir parçası olmadıklarını anlayacaklardır.

Bu durum aynı zamanda ebeveyn nesline geri dönüş olarak kendilerini dışlanış olarak göstereceklerdir:

Bizim Türk toplumumuzun Kurumlara mal olmuş görüş ve eylemrini destekleyerek micro biolojik rutinleri, dünyanın “doğal” düzeninin –ayrıca diğer canlıların türlerine, özel çevrelerinin yerindeki- gerçekliğin dışında “sosyal” ve “toplumsal” hakikat olarak yansıtamayacaklardır.

Türk toplumumuzun ve toplumların Kabul görmediği micro bioloji ideollerin ayrıca kurumsallaşmamış görüş ve eylem rutinleri, TÜRK toplumumuzun ve diğer toplumların doğal ortamı ile çevrelerinin tutumlarında yoğunlaşmak istemeleri başarısızlıkla uzaman kadrolarımız sayaesinde gerçekleşecekdir.

Bu diğer Tüm  toplumların kendi çevrelerine uyumlu, büyük ölçüde eksik iç güdülerin yerini tutturamadan ve birey bireysel için, kendisine ve kendilerine  yabancı olan toplumumuzun ve toplumların kabul ettiği bütünlüğün dışında kendi micro biolojilerini uyumlu hale getirmelerini sağlayacak araçlar niteliği taşıma istemleri içinde  başarısız kalırlar.

6 Toplumsallaşma (Sosyalizasyon) Süreci

Sosyal hayatbir bütün olarak toplumsallaşmada hiç bitmeyen bir süreçtir ve temelinde birey ve bireylerinuzman kadrolarımızla eğilterek kişisel gelişimi – örneğin bir bireyin ve bireylerin sosyal ilişkilerini toplumumuzun kabul ettiğigünümüze kadar  süre gelen-sosyal yamşamları  vardır.

Türk toplumuzunun sosyal hayatı, bir taraftan bireyi diğer taraftan bireylerden ayıran özlüğü anlatırken; diğer taraftan da sosyalleşmeyi  bir toplum ya da topluluğa ait bireylerin paylaştıkları ortak özellikleri tanımlamaktadır (örneğin; toplumun değerleri, kuralları ve sosyal kimlikleri).

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak olgunlaşmamış sosyal eğitim verilmemiş yeni nesillerin ve  bir bireylerin, sosyal çevresinde onunla da onsuz da yaşayabileceği bir dünyaya ve yaşadığı topluma uyum sağlayamamıştır.

Bizler ve uzman kadroarıızla verecegimiz sosyal tolum eğitimi toplummuzun,  birey ve bireyleri ile ilgili toplumdaki sosyal çevrelerinin doğal şartlarıyla belirlenmiş görüş, yönelim ve yaşam biçimlerini yapılarını oluşduracağız.

Birey ve bireyler, bulundukları sosyal  çevrelerini anlamlandırdıkları ve kendilerine uyumlu hale getirmek için uzman kadrolarmızı yardımı ile kullanacakları modern teknoloji araçlarını icatını tolumun yararlanmasını sağlayacaklardır.

Yeni nesillerin, hayatta kalabilmek için ihtiyacı olan bu modern teknoloji araçlarla iyi eğtilmeyi toplumsal sosyal yaşam biçimlerini  öğrenmek durumundadırlar.

Henüz olgunlaşmamışyeni nesillerin  bir birey(lerin) bizim topmumuzdaki uyumu, ona yaşadığı çevresindeki uzman kadrolarımız yoluyla sunulan ve yeni nesiller ve birey(lerin) ilk başlarda henüz çok çaresiz topluma uyumsuzlukları  olan etrafını doğrudan saran bakış açılarının ve hayatla başa çıkma yollarının özümseterek geçiş sürecinde uzman kadrolarımızla gerçekleştireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizlerin burada bireylerin ve yeni nesilleri sosyal hayatı özümsetmek; sosyal çevresindekileri, içinde yaşadığı tolum tarafından iyi algılandığı, iyi yorumlandığı ve iyi ele alındığı kanaatleri eğitilmişlik biçimde adım adım toplum iinde sosyal uyumu yakalaması, anlamlandırması ve içine girmesi demek olacaklardır.

Genç,  birey(lerin), dünyaya çevresindekilerin gözüyle bakmayı, onların kavramlarıyla düzenlemeyi ve tanımlamayı, yaşadıklarına onların duyguları ve değer yargılarıyla yaklaşmayı ve bu dünyanın gerçeklerine ilişkin kendi tekniklerini geliştirmeyi öğrenecektir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak tek bir cümleyle özetlemek gerekirse birey(lerin) yavaş yavaş yaşadıkları tolumun sosyal yamaı içindeki doğal olarak birlikte yaşadığı bir toplumda bütünsel sosyal hayatın önemini uzman kadrolarımızın sayesinde kurgulamaya başlayacaklardır.

Eğitilmemiş Yeni nesillerin ve Birey(lerin) ilk başlarda; yaşadığı toplumda, aslında başka sayısız insanın dünyasından oluştuğu bilinci içinde değillerdi.

Belirli uzam kadrolarımız saysesinde verilecek eğitimlerle bir sosyal çevre içine girerek ve o an sadece bunun farkındalıklarına bilincli olarak kabule deger bularak bütünlük icinde sosyal yaşamayı kabul uzman kadrolarımız saysesinde edeceklerdir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak uzman kadroları ile toplumun etrafında sosyal hayatlarını geri kalan, yeni nesiller ve bireyler için gelişen ve yeni nesilleri bireyleri de geliştirecek sosyal uzman kadrolarımızla  çevresne uyum sağlayacaklardır.

Yeni nesiller ve birey(ler) için sosyal yaşamın bir bütünlüğünü genel olarak sağlamak budur.

Bizler uzmanlaşmış kadrolarımızla vereceğimiz eğitimlerle toplumun bir bütünü olarak sosyal dayanışmanın ve daha sonra, topumsal sosyal yaşam döneminde ise; çok farklı bir topumsal sosyal yaşamın  olduğunu, kendi dünyasının ve dünyalarının sadece bir dizi tesadüften kaynaklı sonuç olduğunu ve toplum etrafında –aynı zamanda geriye dönüşümlü, uzman kadrolarımızın eğitimiyle gelen kendilerinin daha önceki yaşamlarının alın yazısı sandıkları çıkış noktalarından kaynakladığında da- kendi yaşam şekli için de kadrolarımızın vereceği sosyal eğitimlerle farklı düşünceler olabileceğini fark ettireceğiz.

6.1 Birincil Toplumsallaşma

Bizler için Birinci sosyal toplumsallaşma ile içinde ya da dışında yaşama hakkına sahip olduğu bu dünyaya bireyi hala devam edensosyal toplumsallaşma uyumunun temellerin atmaktır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu şekilde,yeni nesillerin ve bireylerin toplmumuz çevresine ayak uydurmak için ihtiyacı olan sosyal hayat ve milli bilgisinin detemellerini  uzman kadrolarımızın vereceği eğitmlerle oluşduracağız.

Birincil sosyal toplumsallaşma ile sağlanacak olan; yeni nesillerin ve birey(lerin) kendi sosyal çevresini topluma  ait bakış açılarında, yaşam şekillerindeki kademeli özümseme, başlarda çok az sosyal toplumsallaşma yerine getirebildiği bazı şartlara bağlı kaldırmadan sosyal yapılarını gelişdireeğiz.

Birinci ve en önemli şart; yeni doğan çocuğun dünyaya gelişinden itibaren toplum içindeki çevresinde olan insanlarla güvenli bağları (temel güven duygusu) oluşturmaktır.

Bizler bu bağ, yeni doğan çocuğun  duygusal gelişimini,vereceğimiz uzan kadrolarla neredeyse tamamen toplumsal iç refahı üzerine kuracağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu anlamda da, en kolay ulaşılan, ona duygusal anlamda hamilelikten beri en yakın insan olan annesi ile yeni doğan çocuk arasında geliştireceğiz.

Kendisini içsel olarak, ayrıca toplum içindeki çevresinde de en çok güvende hissetmesi, sıcaklık, beslenme, sevgi ve bakım gibi yaşamsal ihtiyaçları karşıladığı takdirde gerçekleştirilecektir.

Bu bağlamda,sosyal toplumun bütünlüğü bağının ne denli iyi olacağı, onların yeni nesillerin sosyal toplumsal refahına katkıları sağlayarak doğru orantılı olacaktır.

Bizler için Özümseme süreci için bir diğer önemli şart ise;topumsal sosyal bağın süresi ve kalıcılığıdır; çünkü toplumun sosyal yapısına uygun yeni nesillerin ve birey(lerin) ilk başlarda, etrafında gelişen olayları kendisi için düzenleyebileceği ve ayrıntılaştırabileceği soyut kavramları olmadığından, sosyal tolum için açıkça anlamlı olan ise öncelikle, topumsal bağı olan toplumdaki diğer bireylerin çevresindeki sosyalleşme, yavaş yavaş oluştururlar.

Bu anlayış zaman alır ve sadece toplumda bağ kurulan insanların aynı olaylara karşı benzer tepkiler verdiğinde haklılıkları geçerlidir.

Çünkü yeni sosyal Kurumsallaşmalarda bakış açıları ve yaşam şekillerini özümsemek için içsel hazırlık, yani uzman kadroların eğitim neticeside yeni nesillerin ve birey (lerin) toplumda sosyalleşebilmeleri içinde yaşadığı toplumla bağ kurdurarak bir bütün olarak sosyalleşmesiyle yanı vereceğimiz sosyal eğitimle özdeşleşmesi sonucu gelişirler.

sosyal Uzman kadroların bu durumda  yeni yetişen nesillerin ve birey(lerin), kendi toplumunun içindeki  tıpkı ilgili kişisinin usulünde algılamasını, anlamlandırmasını sağlayarak ve sonunda toplumdaki sosyal hayatlarını yönetmesini sağladığı gibi, onu bu yönde etkileyerek ve etkınleşdirerek daha sonra, yeni glişen nesillerin temel sosyalizasyonunda bir diğer önemli sonucu da beraberinde getirtilmesini sağlayaağız. Yeni nesiller ile ilgili kişililiğinin toplumsal görüşlerini ve inanç biçimlerini alması, yaşadığı toplum içinde uyum sağlamasının  yanı sıra kendi özelliklerini de tamamlamasına uzman kadroların eğitimi ile kedilerine toplum içinde yol açacaklardır.

Yeni gelişen nesillerin kendi yaşadığı toplumda kendi gözleriyle görmeyi öğretildiğinde; yeni nesiller, kendi duygusal ve aktif yaklaşımlarını sosyal uzman kadrolarımız  sayesinde algılayacaklardır.

Ayrıca, sadece kendi içinde hissettiği izlenimleri, duyguları ve ihtiyaçlarını tıpkı toplum etrafındaki insanların onda gördüğü gibi deneyimler ve bireylerin tüm bunları özümsediği sırada diğer etkileri de farkında olmadan içine aldıracağız. Sonuç olarak bu tanımlamalara göre yeni gelişen nesillerin, temel (birincil) sosyalizasyonunu gerçekleştirirken ilgili kişilğinden net bir yer ve sosyal çevrede, tolumumuzun tanımlamasını sağlayan özel bir rol edineceklerdir.

Bunların yanı sıra; yeni geişen nesillerin sosyal çevresindeki diğer insanlarla iletişimi olan ve toplumdaki rol beklentilerini yerine getirecek sosyal uzman kadrolarının verdiği eğitim ile bilinlendirilerek (kendi kişiliğinin gelişimi). sağlamış olacağız

6.2 Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İkincil Toplumsallaşma:

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İkincil Toplumsallaşma  birincil Toplumsallaşma ile yeni yetişen nesillerin ve  gelişen bireylerin yaşadığı sosyal toplumunun uyumunun esaslarını ortaya koyarak, yaşamlarını doğru şekilde sürdürebilmesi için yerine getirmesi gereken görev üzerinde sosyal uzman kadrolarımız duracaktırlar.

Uzman kadroların bu görevi, birincil toplumsallaşmanın dışında  kalmadan modern sosyal bir dünya ile ilişkilendirerek ve bu ilişkilendirme süreci “ İkincil Toplumsallaşma” olarak tanımlayarak. Karmaşık ve emekçi toplumlarda sosyal toplum bireylerin tek tek kendileriyle çatıştıkları, toplum içinde birbiriyle iletişimde olan birç ok grup barındıran, her biri birçok özel bilgi ve beceriyle karakterize edilmiş, iç içe geçmiş alt grupların yaygın olduğu toplummuzdaki bir yeridir.

Öyle ki; uzman kadrolar öğretmenler eğitimle, doktor ve hemşireler sağlıkla, çiftçiler ve alt sanayi kolları gıda ürünlerinin üretimi, sanayiciler bu ürünlerin dağıtımı, zanaatkârlar evlerin yapımı ve su tesisatlarının tamiri, askerler ülkenin huzuru, yargıçlar davaları uzlaştırma, çöpçüler günlük atıkları toplama vb. işler ile her  meslek gurubları üzerlerine düşen görevleriyle meşgul olaaklardır.

Bizlerin en önemli üzerinde durduğumuz hususlar hiç bir meslek gurubları diğer meslek gurublarına müdahele etmeden kendi bulunduğu gurub içinde yaşadığı

topuma  hizmet sunmak zorunluluğunu bilinçlendireceğiz ve bu meslek gurubları kendi aralarındaki gurub içinde birbirlerine müdahale hakkı vermeyeceğiz.

Eğer bir anlaşmamazlık var ise hukuksal haklarını hukukun üstülüğüne sayğı duyarak arayacaklardır.

İkincil toplumsallaşma bu nedenle; bizler bu tür işle ya da görev dağılımı ile belirlenen kurumsal alt yapılandırma kendi sosyal dünyalarını özümsenmesine yardımcı olacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak toplumsal rollere özgü bilgi ve becerilerin edinilmesiyle gerçekleşmesinin yanı sıra; her role özgü kelime dağarcığının “kendisine ait olma durumunu” da desteklemekteyiz.

İkincil toplumsallaşma ile özümsenmiş sosyal alt yapılanmış dünyalarının, birincil toplumsallaşmada kaydedilen “sosyal Temel Dünya”nın aksine kısmi gerçekliklerine dayandıracağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk toplumda hala büyük oranda uyum problemi olan bir birey(lerin), birincil ve ikincil toplumsallaşma ilesosyal görüşlerinin, diğer yargılarının örnegin bazı isimler( miro bioloji ideolojilerin) ve aynı zamanda davranış biçimlerinin gittikçe artan rutinlerin farkındalığını sağlamlaştımak istemlerine karşın bizler toplummuzun uygun görmedigi ve ragbette etmedigi ideolojileri uzman kadroarimizla  devlet kurumları olarak yinede diğer toplumumuza sabit içgüdüsel, uyumlulaştırılabilinir hale getiterek mekanizmalarının aksine; rutin algısı değiştirilebilinirliği haline koyacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu nedenle bu durumda, birincil toplumsallaşma ile edinilen, özellikle duygusal açıdan yer edinmiş ve( entelektüel  ve micro biolojik ideolojilerin) yansıması daha az erişilebilir olan rutin algısı ile çok bağdaşıklarından çıkartılarak toplumuzun uygunluğuna adepte ederek toplumumuzun değerleri içine girmelerini sağlayacağız; çünkü  bireyler genellikle alternatifsiz sandıkları micro biolojık ideoloji ve entelektuel olan basitleşmiş fkir düşüncelere özümsenirler.

Bu nedenle bizlere düşen görevler bireylerin, bu tabakanın altından çok zorda olsa uzman kadroların vereceği eğitimlerle bu batılmışlığın içinden çıkartarak üstesinden geleceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak aynı zamanda böyle durumları daha çok ikincil toplumsallaşma yoluyla, özellikle de başka yaşam  imkanlarınında olduğu bilgisini vererek görüş, değerlendirme ve davranış biçimleri ile birey(ler) için kesinlikle ulaşılmaz olmadıklarınında ya da tam aksine değerlendirmeye alınmadıklarınında sandıkları kanaatlerini devletinin her yerde olduğunu devlet kurumlarının birey(lerin) her zaman yanında oldukarını ve bilhakiz destekcisi olarak gerçekleşdireceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak uzman kadrolarımızla bu birey(lerin)  toplumumuzun kabul ettiği bütünürlüğün dışındaki görüşlerini venkarşı tavırlarını değiştirebilinirler haline getireceğiz: aynı mekânda kalınabilir, aynı toplumda yaşanılınabilinir  yeni roller edinilebilir ve şimdiye dek sahip olduklarının dışında, farklı bakış, değerlendirme ve davranışlarını biçimlendirerek toplumumuza uygun ve uyumlu topluluklar edindireceğiz.

Bireylerin toplumumuzda ne kadar uzun süre bağlı kalırsa ve o toplumumuzdan edindiği, kendini*kendilerini sürekli sosyal yaşamlarını tekrar eden deneyimler kazaarak ne denli kalıcı ve önemsendiklerni, fark ederler topumun sosyal yaşam görüşünü belirleyen bu özelliklerde kendilerini o denli güçlü olduklarını  ve sorgusuzca kabul ettireceğiz.

Bizim bir bütün olarak kabul ettiği ve yaşadığı toplumumuzda, birey(lerin)  ileri yaşlarda görüş, değerlendirme ve davranış biçimlerinde neden bu kadar sert ve tolumun kabul ettiği bir bütün yaşama görüşlere karşı da hassasiyetten  de bu denli uzak olduklarını  göstererek ne kadar hatalı ve yanlış görüşde olduklarının pişmanlıklarını duyarak yaşadıkları toplumun kendilerine ne kadar değer verdiklerini bir kat daha anlayarak bağlılıklarını göstereceklerdir.

7 İlişki Biçimi Olarak Toplumsallaşma:

Toplumsallaşma kendini iki ifade şeklinde (birey-lerin kişisel olarak ve ortak yaşamda) gösterir:

Toplumsallaşma araştırmalarımızda odak noktası miladi yıllar yıllardan bu yana bireylerin tek tek gelişim birlik potansiyelleri ve davranış biçimleriye ortak yaşamaya dayanmaktadır.

Ancak sosyal tolumsallaşma üzerindeki yoğun odaklanma, birlikte yaşamayla kendiliğinden gerçekleşen sosyal şekillenme biçimlerinde kendilerine özgü olamayan sınırlandırmayı da beraberinde getiren bir uygulamayıda beraberinde getirerek  sonuçlandırır.

Toplumsallaşma araştırmalarımızda birlikte yaşama süreçlerini ikinci bir boyut olarak içermesi bağlamındaki görevi, sadece kişiliği geliştirmenin merkezi yönlerine odaklanmaktayız.

Aynı zamanda gerçek kişilerarası ilişkiler oluşumunun analizi üzerine vurgu yaparak bu durum kendini, bireyseller eylem bilgisi ve genel oarak biribirlerine uyuma yöneliminin oluşum süreçlerindeberaberinde getirirler ve gösterirler.

Bizlere göre toplumsallaşmanın bu bakış açısının benimsenmesi için dikkate alınması gereken temel gerçeklik, toplumsallaşmanın bireyler aarsında etkileşim gerektirdiği ve birey(lerin) bu antropolojik, bio, psiko sosyal oluşumlarını yansıtılmaları, koordine edilmeleri ve anlaşılmalarını yapılandırdığı yönündeki durumlardır.

Bizler için Toplumsallaşma sürecinde; burada bahsi geçen,uyumları tutumların genel uygulama boyutuyla genişleme ve bu yeni bilginin oluşumu ile ilgili olarak, bireylerin birlikte yaşadıkları ve bu sırada deneyimlerini, bilgi ve becerilerini geliştirdikleri, paylaştıkları sosyalleşme bir sürecinin belirğin olgunlaşmasıdır.

7.1 İnsancıllaştırma:

Bizlere göre ve savunduğumuz toplumun Sosyalleşmesinde başarılı aile toplumsallaşma sürecinin içinde ve önceden sosyal gelişiminde başarılmış ise, yeni doğan bireyinlerin ilk yılında temel güveni kazanacağı (ya da tam tersi, kazanamayacağı), sosyal öğretileri kabulleneceği toplumsal bir bütünlüğü  gerektirdiğini savunmaktadır.

Ayrıca güncel antropolojik ve gelişimsel genetik çalışmalarda sosyal toplumsallaşmayı, yaşamla başa çıkma yollarının dikkate alınması gereken bir cins özel formu olarak tanımlamaktayız.

Bununla beraber, bu durum kendini “toplumsallaştırma” eyleminin  ideoloji düşüncelerinin aksine; örneğin; birey(leri)n birbirleriyle algı ve karşılıklı kabul edecekleri birlkide sosyal toplumsallaşma planlarının yorumlarının oluşumunda olduğu gibi temel bilgi kapasitesinde birbirlerine uygun ve uyumlu sınırlandırmaktadırlar..

 

8 Toplumsallaşma ve Eğitim:

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk toplumsallaşma, sosyalleşme etkileşimleri içinde ya da aracılığıyla, aktörlerin karşılıklı davranış biçimlerinden oluşmaktadır; fakat bu durum aynı koşullardaki bireyler arasında değil, özellikle kuşak ilişkilerinde, yani genç ve yaşlı arasında gerçekleşmektedir.

İlgili kişilerin, grupların ya da son olarak bir toplumun hegemonik (hegemonialen) değer ve normları bilinçsiz kabulü , toplumsallaşma etkinleşmelerine eneldir.

Bizler içinde bireylerin aile yapılanmasında her iki cinsinetkileşimlerinin karşılıklı birbirleriyle uyumunun uyum ekseninde istenmeyen bir etkisi olduğu zaman bu istem dişi hal hareket ve tavırlarla bir araya gelemez ve toplumsallaşmada gerçekleşdiremezler.

Ayrıca verilecek uzman kadroların eğitimi ile, “bireylerin aile yapısınıda gelişme gerçekleşdiğinde toplumsalaşmada sosyal yapı neticesindel olarak da anlaşılınabilecektir.

Bu nedenle bizlere göre eğitimin bu nedenle önem taşıdığını eğitim bu bağlamda; birey(lerin) aileler toplumun yetkin üyeleri olmalarını sağlayacak becerileri kısmen kazanması anlamına gelecektir.

Bizlere göre eğitmekle olgunlaşacak birey(lerin) aile yapılarının toplumsallaşmada amacı ise; genç ve yaşlı, yani nesiller arasındaki yetkinlik boşluklarını ortadan kaldırmaktır.

Bizlere göre toplumsallaşma kavramını bilimsel bir terim olarak kullanan ilk siyasetcilerden biri olarakda; uzman kadrolarımızın yan kadrolaşımı eğitimcilerin eğitmenlerin eğitim vermeleri bu nedenle  sosyolojik anlamda “sosyalleşme metodu” yani; planlı ve maksatlı toplumsallaşma olarak bizler tanımlamışızdır.

Bizlerin Bu tanımı şu şekilde devam eder: eğitim ile sosyal toplumsallaşma süreçlerinde bireylerin, özellikle de yeni yetişen nesillerin, (çocuk ve gençlerin), değişim sürecini etkilemeyi amaç edinmiş diğer micro biolojk ve topluma uygun olmayan ideoojilerin bir alt kümesi olmakdan çıkartarak sosyal toplumsallaşmada uygun hale getireceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu nedenle de uzman kadroarın vereceği sosyal tolum ile ilgili başka ideoloji kimlikli kişilerin güdümlenmesinden oluşan yan teysirini çürüterek tolumumuzun kabul ettiği hem bir bütün olarak toplumsallaşma sürecini  ileriki zamanlarda uzman kadrolarımız ve kurumlarımızla tanımlatacağız.

1968 Hareketi sırasında, micro biolojik ve sol ideolojilerin toplumsallaşmanın bireylerin ve yeni doğanbebeğin ve yeni nesillerin gelişiminde (Genetik özelliklerinaynı olması şartının .)ne kadar büyük payı olduğuna dair çok ateşli bir tartışma ortaya atmışlardır.

Birliktelikde yaşayan Toumumuzda bu tür istemsiz ideojilerin ortaya attığı kendi fikirlerini zorunlu veya zorla bir fiil kabul ettirme çabaarı boşa çıkmış ve çıkartılmışdır.

Bizler toplumumuzun dışındaki akımlar yerine toplumumuzun sosyal ekonomik modern teknoloji ile her bir köşesini donaltarak hiznet sunacağız.

Bizim ideaolojimiz toplumumuzun benimsediği sosyal yaşamları bizim için tpmumuzun toplum fikirleri ideolojisidir. bunun dışında kalmış ideolojler hem bizim hemde toplumumuzun ideoojisi değildir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak 2000 yılları sıralar ise her şeyden önce toplumsallaşmanın bireylerin genetik sistemlerinin oluşmasında hangi nitel ve nicel etkileri olduğunu belirlemeye dayalı bir tartışma söz konusu ayrımı yapmayacağız.

Aynı zamanda, birey(lerin) ve yeni nesillerin gelişiminin yani genç kuşaklarında toplumsal; dolayısıyla toplumsal miras ya da sosyal çevreleri yoluyla seçici eylemlerin dışında bırakarak kendi tolumsal uyum şekillerinden etkilendireceğiz.

Bizler bu tartışmasız, sosyal toplumun gelişme, toplumsallaşma ve değişimsiz mili kültürde seçim (Daha sonra bunlar arasına eğitimide etkileyerekde.) terimlerinin değişmeyen kullanımı ile karakterize edeceğiz.

9 Toplumsallaşmanın Sorgulanan Tarafları:

Sosyal toplumsallaşmanın Sorgulanan Tarafları değiliz.

Toplumsallaşma eğitim bilimleri bağlamında tartışlamalı bir kavram olarak görülmmekden çıkarmalıyız.

Entellerin ve diğer ideolojilerin klasik dönem temsilcileri olumlu olmayan yani; toplumsal sosyal kültür uyumu sağlamaktan yana olmadıkların her defasında fikirlerini gizlemeden açıkça oraya koymuş buunmaktalar  bizler ise ta aksine toplumun  kabul ettiği birlikde ortak sosyal kültür yaşamamlarını devam ettirebimeleri içinde eğitimlerin verilmesinden yana olduğmuzu başarılı bir toplumsallaşma bireyileri bir yandan mevcut değerleri ve sosyal kültür tanıma ve kabul etme noktasına eğitim    vererek getirilmelidir; diğer yandanda aynı toplumun sosyal kültür yaşam ve kuralları sorgulamaya micro bioloji ve diğer ideolojiler kendilerine ters düşen tek toplum sosyal yaşamı sorgulamaya yöneltimeleri toplumu hiçe sayarak göz ardı etmektir.

Toplum bilimi:

Toplumu inceleyen bilim dalına Sosyoloji (Toplum Bilim) adı verilirToplum bilimi ya da sosyoloji (Fransızca: sociologie) toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan bir bilimdir. Toplumsal (sosyolojik) araştırmalar sokakta karşılaşan farklı bireyler arasındaki ilişkilerden küresel sosyal işleyişlere kadar geniş bir alana yayılmıştır.

Bu disiplin insanların neden ve nasıl bir toplum içinde düzenli yaşadıkları kadar bireylerin veya birlik, grup ya da kurum üyelerinin nasıl yaşadığına da odaklanmıştır.

Toplum bilimi alanında çalışan bir kişiye de toplum bilimci (sosyolog) denir.

Bir akademik disiplin olarak toplum bilimi bir sosyal bilim olarak kabul edilmektedir ve 19. Yüzyıl’ın ilk çeyreğinde gelişmiş diğer bilim dalları ile karşılaştırıldığında görece olarak gençtir.

Birçok sosyolog bir veya daha fazla uzmanlık alanında veya altdallarında çalışmaktadır.

Sociology kelimesi, Yunanca “bilim” anlamına gelen “logy” eki ve Latince’de, genel anlamda insanı işaret eden, üye, arkadaş veya dost anlamındaki, “socius” kelimesinden gelen “socio-” kökünden oluşur.

Toplum bilimi geniş çerçeveli bir disiplin olduğu için, profesyonel toplum bilimciler için bile tanımını yapmak güçtür.

Bu disiplini tanımlamak için işe yarayan yollardan biri bu disiplini toplumun farklı boyutlarını inceleyen alt dalların oluşturduğu bir küme olarak tanımlamaktır.

Örneğin toplumsal sınıflaşma eşitsizliği ve sınıfsal yapıları, demografi nüfusun miktar ve türündeki değişimleri, suç bilimi suç davranışı ve çarpıklıklarının, politik hükümet ve yasalara uymadıklarından tolumsal dengelerin bulmasına yol açmaktadır. ,Irk toplum bilimi ve cinsiyet toplum bilimi ırk ve cinslerin eşitsizliğe varan ayrışmalara sebebiyet verir İşte bizler topumumuzun kabul ettiği tek toplum yaşamı kabul ederek günümüze gelen ve çeşitli süreçlerden elenerek geçen kendine ırk ve cinsiyet gözetmeyerek toplumsal yapılarını korumuşlardır.

Denge unsurlarını kayıb etmiş dış dünyadan meded uman yeni medeniyet kurma hayalleri ile çırpınan ideolojiler hep hüsrana uğramışlardır ve topluma bağlılık gösteremeyenler bu tek toplum olmaya direnişlerin hala sürdürmekteler.

Bizler bu nedenle toplmun Doğasındaki birçok disiplini içerecek şekilde,yeni sosyal toplumsal alt bilim dallarıortaya çıkmaya ve yeni bir İdeal devlet, İdeal sosyal toplum imar etmek içinde var güümüzle çalışmaya devam edeceğimizdir-mesela sosyal ağ çözümlemesi sosyal toplum bilimi fikirlerimizi toplumumuzun değerlerini  gözetleyerek yapılandıracağız.

Yeniden sosyal toplum yapılanma olma özelliğini uzman kadrolarımız ve kurumlarımızla bşaramak için var gücümüzle sosyal toplum olmayı sağlayacağız

Uzman kadrolarımız ve müeselelerimizle birlikde birçok toplum uzman bilimci akademisyenlerimiz  topumumuzun bütünlüğüne yararlı araştırmalarının doğrultusunda bulguları ile eğitimcilere, yasa yapıcılara, yöneticilere, yenilik yapmak isteyenlere, iş dünyasının liderlerine ve toplumsal sorunları çözme ve toplumsal politikalar oluşturma konusuyla ilgilenenlere yardımcı olacaklardır.

Konu başlıkları

1 Tarihçesi

2 Sosyal Teori

3 Bilim ve Matematik

3.1 Toplumsal Araştırma Yöntemleri

3.2 Diğer Toplum Bilimleri

4 Yaklaşımlar ve Yöntemler

5 Kavramlar

6 Dallar

7 Toplumbilimciler

8 Kaynakça

  1. Tarihçesi:

Sosyal, Ekonomi, politika bilimi, antropoloji, tarih ve psikolojiyi kapsayan diğer sosyal bilimler ile karşılaştırıldığında toplum bilimi oldukça yeni bir bilim dalı olarak bütün eğitim merkezlerinde vereceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak diğer bilim dalları Arkasındaki düşüncelerin ise daha uzun bir geçmişi vardır ve ortak insan bilgisi ve felsefesinin karışısına bizler EFLATUN felsefesi ilede yeni bir sosyal toplum bilim dalının yapılanmasında diğer bilim dallarının izleri ile takip ederk katkı sağlayacağız.

Toplum bilimi 19. yüzyılın ilk yarısında modernliğin iddialarına karşı bir bizlerin akademisyenlerin ve akademik tepki olarak belirmeye başladığımızda: dünya küçülmeye başlayıp toplumların bütünleşme yolları araken yeni sosyal toplum olma fikrimizin ne denli güclü olduğunu görüyoruz, Bizler toplumuzla  insanların yeryüzünde yeniden toplumsallaşma arayışlarıyla bizlerin deneyimleri hızlı bir şekilde atomize ederek sosyal toplum firimizi her araçdan yaymakta olacağız.

Uzman kardolarımızın ve toplum bilimcilerimizin sadece toplumsal grupları yeni yetişen nesillerin bir arada sosyalleşerek yaşamayı öğrenmeyi aynı zamanda toplumsal dağılmaya karşı bir çare geliştirmeyi de bulmak için araştrmalarına devam edeceklerdir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak insanlara dair bütün bilimleri – tarih, psikoloji ve ekonomi dahil, toplumsal sosyal bütünleştirmeyi istiyoruz.

Bizlerin ise  Türk toplumsal şemasını çizerken tam 19.yüzyıla özgüsüyle değil 21 yüzyıl  özgüsüne dayanarak; tüm topummuzun aynı tarihsel aşamalardan (teoloji, metafizik, pozitif bilimler) geçtiğine inancımızın gerekliliği ve gelişimi uzman kadrolarımızın vereceğ eğitimlerle  bireyseller kavrarsa toplumsal hastalıklar için çareler de bu uzman kadrolarımızın yardımı ile bulacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak devlet olarak bütün bilimcilerlede kendileriyle ortak çalışmalar yaparak“sosyal” Çalışmaları din, eğitim, iktisat, hukuk, psikoloji, etik, felsefe ve teoloji konularına yönelik ve kuramları değişik akademik disiplinlere uyarlayarak en çok ne var ki toplum bilim üstünde etkili oluşmalarını(aynı zamanda ekonomi üstünde de merkezi bir isim sosyal eğtim merkezlerine,hatta bütün eğitim verilen okullarda uzman kadrolar tarafından verileck sosyal eğitimler hiç bir ideoloji fikirlerine dayanmayan Marks’ı, Leninizmi, maonizmi ve diğer biolejik ideooileri hariç tutarak) ve genel onlan bizlerin ilim, fikir adamlarına dayanarak kuramları bugüne hatta geleceğe taşıyarak uygulanabilir kuramlar olarak dönüştüreceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Sosyal disiplinin içinde, bilimsel açıklamadan farklı olan anlayışın felsefi kökleri olarak fikir adamlarımızı başını çekeceği ve bunun başında ATATÜRKMENBEY“in ilk kuramcıların toplum bilime yaklaşımı, toplumu anlamak için doğal bilimlerde kullanılan yöntemleri ve yömtem bilimlerini aynen uygulayarak toplum bilimin bir doğal bilim gibi geliştirmiş olacaklar.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak yenilikçilikle reforme edilerek ve bilimsel yönteme yapılan vurgu toplum bilimsel iddialar ve bulgular için tartışılmaz bir temel oluşturmayı ve felsefe gibi daha az deneysel disiplinlerden toplum bilimini farklılaştırmayı toplumumuza uygun araştıracaklardır.

Pozitivizm denilen bu yöntem bilimsel yaklaşım toplum bilimciler ve diğer bilim insanlar arasında tartışma kaynağına ve sonunda disiplinin kendi içinde de bir ayrışma noktasına dönüştürülmeden karşılıklı hem fikir olarak belli sınırlara dayanarak bütünlük içinde sağlayacaklardır.

Böylece, birçok bilim ve fikir adamlarını, yenilikçilik reformcu modelden kabullenen ve içselleştiren olasılıklı modellere geçerken toplum bilim gerekirci (çeşitlemeleri yapıya, etkileşime veya diğer güçlere yönelmeden yaklaşımlarını inananlar ve her türlü açıklama ve tahmin olasılığına karşı duranlar sosyal toplum üzerinde fikir üreteceklerdir.

Topluma hakim olma değil toplm hakimiyeti altında çalışmalarını toplum yararına yapaaklardır.

Bu bakış açısı daha sonra antipozitivizmin (insancıl toplum bilim) olan ilim adamlarımız tarafından günün şartlarına göre geliştireeklerdir.

Anti-doğacılıkla yakın ilişkili bu anlayışa göre, toplumsal araştırma insanın kültürel değerlerine yoğunlaşarak yapacaklardır.

Bu, bir insanın öznel ve nesnel araştırma arasında nasıl bir ayrım yapabileceği konusunda bazı tartışmalara yol açtığında ve kişisel yorumlu (hermeneutical) çalışmaları etkileyemiyeceklerdir.

Benzer tartışmalar, özellikle internet çağında, toplum bilimde, hedef kitleye özgü toplum bilimsel uzmanlığın yararına vurgu yapan kamu sosyolojisi gibi çeşitlemelere yol açacak çalışmaların içinde fikir paylaşımı ile ortak özellikler topluma uygun bulunacaklardır.

Toplumun bu öğeleri insan kültürlerini ilim,fikir adamlarımızl bunlar tarafından paylaşılarak toplumun her kesmiyle sosyal tolum ve sosyalleşme fikirleri üreteceklerdir.

Sosyal teori, toplumsal hayatın kalıplarını açıklamak yerine toplumsal kalıp ve büyük toplumsal yapıları açıklayacak ve çözümleyecek özet ve çoğunlukla karmaşık kuramsal çatıların kullanımına başvurarak yararalanılacak.

Sosyal teori her zaman daha klasik akademik disiplinlerle sorunlu bir ilişkiler içinde kalmadan kurumlarını kurmuş olacaklardır; anahtar düşünürlerden bir çoğunun üniversitelerde sosyal kürsüsü oluşturacaklardır.

Bazen sosyal teorinin toplum biliminin bir dalı olduğu düşünülse de, antropoloji, ekonomi, teoloji, tarih, felsefe vb gibi bilimlerle ilgili olduğu için disiplinler arasında sosyal teoriler toplum bilimin doğuşuyla beraber, eş zamanlı olarak geliştirilecek. ‘

Toplum biliminin ilimsel olarak bilinen toplumsal evrimcilik- diye sosyal teorilerden birinin temel çalışmasını yeniden gereçekleştirileekdir.

sosyal denklem teorisi ve Marksist tarihsel materyalizm teorisine karşı. Modern sosyal teoriler klasik teorilerin daha da yetkinleştirilmiş uyarlamalar yapılacaktır, çoksoylu teorileri gibi (neo-evrimcilik, sosyobiyoloji, modernizasyon teorisi, sanayi sonrası toplumu teorisi) veya genel tarihsel sosyoloji ve öznellik teorisi ve toplumun yapılanmasına ve imarının yeniden yapılması olacak.

Doğal bilimler disiplinlerinin tersine –fizik veya kimya gibi— sosyal teorisyenler kendi teorilerini savunmak için bilimsel yönteme yeterince sadık olma olasılığıyla davranmayabilirler.

Bunun yerine, sosyal teorinin karşıtlarının eleştirilerinin temelini oluşturan, tarihsel ve psikolojik yorumlar hariç, hipotezler kullanmadan büyük ölçekli toplumsal genel eğilim ve yapıları ele alınacaklar.

Uç noktalardaki eleştirel kuramcılar, dekonstrüksiyonizmciler veya post-modernistler gibi, herhangi sistematik bir araştırma veya yöntemin baştan noksan olduğunu iddia etmektedir. Birçok kez, “sosyal teori” bilime dayanayan sosyal teorler sosyal fikir olamayacaklar bilime dayanan sosyal teoriler tanınacak bilimle tanımlanacak çünkülim adamlarımızın  tarif ettiğisosyal  toplumsal gerçeklik kabul görecektir.

Tam tersi kolay sanan lafsatan düzmece ideoloji fikirleri ret (red kırmızı)edilecek ilim adamlarımızın fikirleri baskın olacak. Micro bioloji, Marksizm,Leninizm, Maoizim ve diğer anarşi sosyal teorilerden uzak ideoojiler bu anlamdan uzak kalacaklar.

Sosyal teoriler toplum biliminin büyük kısmını oluşturacak.

Nesnel bilimsel tabanlı araştırmalar sosyal teorisyenler tarafından yapılan açıklamalar için destek sağlayabilinecektir.

Örneğin aynı işi yapan erkek ve kadınlar arasında belirgin bir gelir eşitsizliği olduğunu ortaya koyan, bilimsel yöntem eksenli istatistiki bir çalışma, karmaşık sosyal teoriler olarak feminizm veya ataerkilliğin önlenmesi sağlanacak.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Genel olarak ve özellikle saf sosyoloji taraftarları arasında, sosyal teorinin bir çekiciliği var olacak çünkü burada odak merkezi bireyden uzaklaşır ve doğrudan topluma ve bizim hayatlarımızı kontrol eden toplumsal güçlere döneceğiz.

Bu sosyolojik kavrayış (veya sosyal imajinasyon)yıllar içinde öğrencilere çekici gelmesi çin geliştirilecek ve diğerler(Maxs, Leninzm, Maonizm ve micro biolojik ideoloji) statükodan memnun kalmamış olacaklardır.

Bunlar artık TÜRKİYEmizde yandaş toplayamacaklar.

Çünkü — Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu şekilde değişim olasılığının olamıyacağını bizler ortaya koyarak, sosyal yapıların ve kalıpların ya rastlantısal ya da keyfi olarak özel güçlü gruplar tarafından kontrol edilemeyeceğini hayallerinden geçiremeyeceklerini alayacaklardır.

 Bilim ve Matematik

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk toplum bilimcilerizin toplumu ve sosyal davranışı, insanların oluşturduğu grup ve toplumsal kurumu çeşitli sosyal, dinsel, politik ve iş organizasyon gibi inceleyerek çalışacaklar.

Toplum bimcilerimiz aynı zamanda grup davranışlarını ve toplumsal etkileşimlerini inceleyerek, köken ve gelişimlerini takip edecek ve üye bireyler üzerinde grup hareketlerinin etkisini çözümleyecekler.

BizimTürk toplum bilimcilerimiz toplumsal grupların, organizasyonların ve kurumların özellikleri; bireylerin her birinin diğerinden ve ait oldukları gruptan etkilenme yollarını ve bir insanın günlük yaşamında cinsiyet, yaş veya ırk gibi toplumsal özelliklerin etkisi ile ilgili kalmadan bağımsız çalışmalarla toluma uygun hizmetler aternatifi sunacaklardır.

Bizim İlim adamlarımızın Toplum bilimsel araştırmalar eğitimcilere, hukukcular , yöneticilere ve toplumsal sorunları çözmek ve kamu politikaları geliştirmek isteyenlere yardımcı olunacak.

Birçok toplum bilimci bir veya birden fazla uzmanlık alanında çalışacak: toplumsal organizasyon, toplumsal tabakalaşma, toplumsal hareketlilik; ırksal ve etnik  lişkiler;eğitim, aile; toplumsal psikoloji,şehir, kırsal, politika, ve birbirine karıştırılmadan  karşılaştırılması toplum bilim; cinsiyet rolleri ve ilişkiler; demografi; yaşlılık; suç bilimi; ve toplumsal uygulamaları başlatacaklardır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarakTürk toplum bilim büyük oranda ilim adamlarımızın toplum bilimin ergeç bilimin bütün diğer alanlarının içine alacağı inancına yaslanarak gelişimciliklede, sonuçta, toplum bilim diğer bilimlerin yerine geçmeden uygunalanacaktır.

Bunun üzerine, toplumbilim diğer toplumsal bilimlerle özdeşletirilme noktasına geltirimeden. Günümüzde, çoğunlukla karşılaştırmalı bir yöntem kullanarak, insan türünün organizasyonlarını, toplumsal kurumlarını ve bunların toplumsal etkileşimlerinin inceleyeceklerdir.

Disiplin özellikle karmaşık sanayi toplumlarına odaklanmıştır. Toplumbilimciler son zamanlarda antropologlardan aldıkları ipuçları ile, bu alandaki batı özentisi „Batı Vurgusu“nu belirtmektedirler. batılılaşmadan kendi biolojik kültürlerinin dışına çıkmadan modern teknloji ile birlikteiklerini birlike rehayalaaklardır. İim adamlarmızın tepki olarak tepkilerine dayanarak ise yeryüzündeki birçok toplumbilim bölümü çok kültürlü ve çok uluslu çalışmaları destekleyeckler.

Günümüzde, toplumbilimciler, toplumu düzenleyen ırk veya etnisite, sosyal sınıf, cinsel rolleri ve aile gibi kurumları; suç ve boşanma gibi bu yapıların ayrılma ve bozulmasını temsil eden toplumsal işleyişleri ve benzeri kişiler arası etkileşimler gibi mikro-işleyişleri ve bireylerin toplumsallaşmaları, gibi mikro- toplumsal yapıları araştırarak birliklerini düzenleyeceklerdir.

Toplum bilimcilerimiz sıklıkla toplumsal ilişkilerdeki kalıpları açıklamak ve toplumsal değişimi belirlemeye yardım edecek modeller geliştirmek için toplumsal araştırmanın kantitatif yöntemine dayanakcaklar.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk toplum biliminin belli dalları ise – odaklanarak yapılan görüşmeler, grup tartışmaları ve etnografik yöntemler gibi yöntemelerin- sosyal işleyişlerin daha iyi anlaşılmasını sağladığından Orta yolu bulmak isteyen bazı toplum bilimciler ise kantitatif ve kalitatif yaklaşımların birbirini tamamlayıcı olarak kullanılmasında ortak olacaklar.

Bizi ilim adamlarımızın yaklaşımdan elde edilen sonuçlar diğer taraftaki açıkları kapatarak mesela kantitatif yöntemler büyük ve geniş kalıpları tanımlarken kalitatif yaklaşımlar bireylerin bu kalıpları nasıl anladıklarını anlamamıza yardımcı olabilecekler.

İm damalarımızınToplumsal Araştırma Yöntemleri toplumbilimcilerin, soru formları veya toplumsal yöntemler araştırma anketi, görüşmeler,katılımcı gözlem, istatistik araştırması, değerlendirme araştırması ve test, anket vb belge tabanlı değerlendirme gibi çalışmaları içeren kuramsal olmayan bulguları bir araya getirmek için kullandığı birçok ana yöntemleri olacaktır.

Bizlerin gözlem, istatistik araştırması, değerlendirme araştırması ve test, anket vb belge tabanlı değerlendirme gibi çalışmaları içeren kuramsal olmayan bulguları bir araya getirerek için kullanıldığı birçokdeğere alınacak fikirleri değerlendrmekle kalmayıb topumumuza uyguluğuna bakılarak faydalanacağız.

Bazı bu yaklaşımların hepsinin sorunu bunların, araştırmacının bunların gözünde gördüğü toplumu nasıl çözümlediği ve anladığını uyarlamaya çalıştığı kuramsal konumandayandırılıyor görükmesiden kaynaklanması tolum gözünde başka şekilde gösterimesinin sosyaltopuma zararını önceden uzmalarca gösterilmesi gerekir.

Eğer bizler gibi uzma ilim adamlarımızın işlevselci ise, araştırmacı herşeyi büyük ölçekli toplumsal yapıların terimleriyle açıklaması muhtemelliği. Bir sembolik etkileşimci büyük olasılıkla insanların birbirini nasıln anlarak uyum sağlyaaklarının üzerinde ilim adamlarımız tarafından yoğunlaştırılaacaktır.

Dikta sosyal rejime dayal marksist, Leninist, Maonist ya da bir micro biolojik ideolojilere dayanık araştırmacılar ise muhtemelen herşeyi sınıf mücadelesi ve ekonomi düzenbazları olan marksist, Leninist, Maonist ve micro biolojik ideolojileri süzgecinden  geçirmek zorunluluğunu ilim adamlarımız kabul ettreceklerdir.

Fenomenciler ise insanların gerçeğin onlara göre anlamlarını kurguladıkalrı tek bir yol ve başka hiç bir şey olmadığını düşünmeye eğilimlidirler.

Gerçek sorunlardan biri ise birçok toplum bilimcilerinin bir tek kurumsal yaklaşımın doğru olduğu ve bunun da kendilerinki olduğunu ne kadar belirtselerde uygulamada, toplum bilimcilerimizin dışında sıklıkla, her yöntem özel kişişlik tipleri ürettiğiiçin farklı yaklaşımları ve yöntemleri birvbirerine karıştırıp eşleştirmektedirler.

Bizler için İnternet üç açıdan toplum bilimcilerin ilgi alanındadır: mesela kâğıt üzerindeki anketler yerine çevrimiçi anketleri kullanmak adına bir araştırma aracı olarak, bir tartışma platformu olarak ve bir araştırma konusu olarak. Internet toplum bilimi, çevrimiçi toplulukların (ör:haber grupları) çözümlemesini, sanal toplulukları ve dünyaları,internet gibi yeni medyalar ekseninde çözünen organizasyonel değişimleri ve sanayi toplumundan bilgiye dayalı topluma (veya bilgi toplumuna) doğru yaşanan dönüşümde geneldeki toplumsal değişimi içeren bir araçtır ve bu araçları uzman kadrolarımız, ilim adamlarımız kullanarak TÜRK mlletimize kolayca ulaşmanın yolunu kullanarak topluma yansıtmalarıdır.

Diğer Toplum Bilimleri milenyum başlarında modern teknoloji sanayi toplumu üzerinde araştırma yapacak olan  toplum bilimciler ve psikologlar antropolojinin gelişimine katkıda bulunduracaklar.

Antropologlar da modern teknoloji sanayi toplumları üzerinde araştırmalar yaparak TÜRK toplumumuza uygun yarar sağlayacaklar.

Günümüzde toplum bilim ve antropoloji çalışma nesnelerinden ziyade farklı kuramsal içerik ve yöntemlere göre daha iyi bir şekilde farklı açılardan bakarak

Sosyal biyoloji görece olarak hem toplum biliminden hem de biyolojiden kaynaklanan yeni bir alanlar açarak toplumumuza bilği aktarımını sağlayacaklar.

Bizler bu alan ilk önce çok hızlı bir kabul görse de,tepki toplayacak toplumsal davranış ve yapıların genetik ve biyoloijik işleyişlerle açıklama yollarının aramasına gidilmesii önleyeceğiz.

Toplum bilimcilerimiz sıklıkla davranışı tanımlamada genlerin etkilerini çok fazla dayanak göstereiyecekler.

Ne var ki bazı micro bioloji toplum bilimciler sıklıkla yaşadığı toplum içinde  genler üzerinde durmaları tolplumumuzun birlikteliğini tehtit ettiklerini görüyoruz.

Micro biolojik bilimciler doğa ve yetiştirme arasında karışık bir ilişki olduğuna atıfta bulunarak bu değişime karşı çıkmakatalar.

Bu anlanmda sosyalbiyoloji fiziksel antropoloji, zooloji, evrimsel, gensel psikoloji, insan davranışsal ekoloji ve ikili kalıtım kuramı ile yakın ilişki içersinde etkilidirler.

Bununla birlikte, bu alanda çalışanların çoğu için, büyük oranda bu alanın düşünceleri kabul sayıabimesi içinde, toplumsal yapılar için biyolojik temeller bulmak gerekir toplumsal yapıların nadir ve isteğe bağlı olduğunu ifade eden birçok toplumsal kuramın önerme ve çıkarımlarına karşı yapay yolların kullanılmasının zarraları olacaktır.

Toplumbilim toplumsal psikoloji ile birbirlrine bazı bağlantıları vardır ancak ilki toplumsal yapılarla ilgili iken ikincisi toplumsal davranışlarla ilgililiğidir.

Yönetime geleceğiz zaman ele alacağımız altta yazdığımız konular şunlardır

Kavramlar : Toplumsal gerçeklik

Toplumsal yapı

Toplumsal ilişkiler

Toplumsal gruplar

Toplumsal katmanlaşma

Toplumsal gelişim

Toplumsal politikalar

Kültür

Toplumsal kurumlar

Toplumsal değişme

Toplumsal çözülme

Ahlâk Sosyolojisi:

Ahlak Sosyolojisi, Ahlakın kavramsal çerçevesinden başlayarak, ahlaki davranış ekseni, ahlak tipleri, yaşanmış ahlak örnekleri, sosyal ahlak, ahlak eğitimi ve ilk ahlak üzerinde durarak uzman kadroarımız yazacaklardır, ahlak sosyolojisinin imkanlılığı öne sürmekteyiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Uzmanlarımz  Ahlakın teorik ve akademik boyutlarını belirleyerek  birlikte, onun pratik ve topluma dönük taraflarını da içeren bu kitap, ahlak sosoyolojisi ile doğrudan ilgilenen sosyal toplum çevrelerin yanı sıra eğitim, siyaset, sosyal psikoloji ve etik konularına ilgi duyan hemen herkese hitap ederek şekilde duyarlanarak yazılıb bütün okularda eğitmler vereceğiz .

Sosyal toplum Siyasetin Doğuşu ve Gelişmesi

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak üzülerek söylüyoruzki Maalesef  TÜRK milletimize sarfedilmeyen bütün Türk  siyasetçilerin gayretler gösterememiş kısır politikalarla her defasında birbirleri ile  sataşma laf kalabalığından ibaret olmayan senlik benlik micro ideoloji ve diğer ideolojilerin refahı millet adına değilde kendi şahsi ve etrafında topadıkları kuru ayaş kalabalıkların birbirlerinin menfaatlerine dayanan birirlerinin taraflarına çalışılmakta milletiizin menfaatlerini unutmuş toplumumuzun kendine uygunsuzluğu  kabul etmediği siyasetilerin sınıflara bölme çabalarına rağmen, gerek millî gerek milletlerarası sahada, kavramlar hususunda tam bir birlik ve yeknesaklık sağlanamamış ve sağlayamamışlardır.

Nitekim bizlerin savunduğu sosyal toplumsal siyaset ilimi gerekliliği olarak 75 seneden beri memleketimizde araştırma ve öğretim konusu olan Sosyal toplum, Siyaset disiplini de, aynı eğilim dışında kalan Türk siyasetçileri Türk milletimizin menfaatleri üzerinde yaptıkları siyasetleri ile kalmayarak, uzun bir müddet mefhum yani kavram olarak sosyal toplumsal siyaset ilimini açıklığa kavuşturamamışlardır.

Gerçi bizlerin «Sosyal  Siyaset» kavramı, bugün bu bilim disiplinini ifade bakımından en yaygın kullanış şekli olsada, «Sosyal Politika», «içtimaî Politika», «içtimaî Siyaset» gibi tâbirlerin de savunduğumuz sosyal politika.sosyal ilimleri şimdi akademisyenlerimizin sık sık kullandığı görülmektedir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Şüphesiz buradaki farklılıklarla, «sosyal» ve «siyaset» kelimelerinin dil daracığı‘bakımından değişik şekillerde ifade edilmesinden doğmakta olan cümleleri  bir araya getirerek ilkeleştirdik.

Diğer yandan, akademisyelerin çok daha farklı bir kavramını kullanıldığı görülmektedir.

Bu bizim, «içtimaî İktisat» kavramıdır. Tıpkı «Sosyal Siyaset» kavramında olduğu gibi, bu tâbirler de «içtimaî» ve «iktisat» kelimelerinin değişik şekillerde ifade edilmelerinden meydana getirilmiş farklılıklarla birleştirdik; Örneğin, «Sosyal iktisat», «Sosyal Ekonomi», «İçtimaî Ekonomi» v.s. gibi.

Bizler bununla beraber «İktisat»ın esasen «Sosyal» olduğu düşünülürse «içtimaî iktisat», «Sosyal iktisat» ve saire gibi kavramların Sosyal Siyaseti vasıflandırmaktan  ayrıştırırız ve birbirinden benzersiz uzak oldukları anlaşılır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ayrıca sosyal iktisat, sosya siyaseti  tamamen farklı bir kökenden gelen diğer şekillerede rastlanmaktaysada, bunları fazla yaygın hale geriremeyiz. Bu arada «Çalışma Ekonomisi» gibi örnekleri sıralayabiliriz. Bununla beraber sosyal politika kavramı ilk defa 1917 de Ziya Gökalp’in başında bulunduğu «İktisadiyat» mecmuasında kullanılmıştır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak sosyal iktisat, sosyal siyasetin Esasında bu farklı kullanış şekillerini daha da artırmak mümkünü vardır.

Ancak bu arada üç ana kategori içinde toplayabileceğimiz bu kavramlardaki değişiklik üzerinde, bahis konusu ilim dalının Batı memleketlerinde de çeşitli mefhumlarla ifade edilmiş olmasının tesiri ile bulunduğunu söylemek isteriz.

Bizlerde zira anlamı  bilindiği gibi «Sosyal Siyaset» kavramı dilimize Almanca’dan intikal etmiş ‘olmasıdır.

Fakat diğer bazı  farklı Batı memleketlerinde, bu arada Anglo-Amerikan ülkelerinde «Sosyal Siyaset» kavramı yerine başka mefhumlar kullandıkları bilmekteyiz.

Bizlere göre Söz konusu kavramın esas unsurunu teşkil eden «politika» kelimesi, Yunanca Polis, «Politeia» yani meşrutî devlet, şehir devlet anlamına gelmekte ve birçok lisanlarda kısmen değişik mânalar taşımakta ve kullanılmakatdır.

Meselâ Batı dillerinde «Politik» kelimesi, önce pratik faaliyet, yani bir topluluğun menfaati namına yapılan fiil ve hareketler mânasına kullanılmaktadır.

Diğer taraftan aynı kelime, politikacının bu faaliyetini konu olarakda ele alan ilim şubesini ifade etmekteyz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizim için Kavramın ikinci kelimesini teşkil eden «sosyal» ise, Lâtince «Socius» yani ortak, arkadaş, yoldaş, ve saire gibi bir takım mânalarda ve anlamlarla taşımaktadır.

Bize böylece, Yunanca ve Lâtince iki kelimeden oluşan bu birleşim, Almanya’da bir ilim disiplinine uygun isim kelime olarak verilmiş olmasıdır.

Diğer taraftan «Sosyal Siyaset» (Sozialpolitik) defhumu ilk defa XIX. yüzyılın ikinci yarısında, Almanya’da Prof. Riehl tarafından bir kavram olarak kullanmışdır. Sonradan bu kavramın geniş bir sahaya yayılıp ilmî bir tâbir haline gelmesi. 1873 de Almanya’da «Sosyal Siyaset Cemiyeti» (Verein für Sozialpolitiken kurulmasıyla mümkün hale gelmişdir.

Wilhelm Heinrich Riehl, Alman romantizminin son devresinde rol oynamış olan bir şahsiyettir. Eserlerini 1850 yılları arasında vermiş bulunmaktadır.

O sıralarda Almanya’nın sosyal düzeni endüstrileşmeye geçişle ilgili olan bütün toplumsal belirtileri açıkça göstermiş cemiyetin bütün grupları bu sosyal olaydan mühim olarak etkilenmiştir.

Eski el sanatlarının büyük bir kısmı fabrika işletmesinin rekabetinden müteessir oluşmş ve şehirlerde endüstrileşmenin yapılanmasında ‘bulunduğu yeni bir işçi grubu gelişme yolunu açmıstır.

Diğer taraftanda köy halkı da yeni teknik ve şehirleşme hâdisesinin tesiri içinde önemli değişikliklerle modern köy yapılanmasına geçirmişlerdir.

İlk defa Prof. W. H. Riehl tarafından ortaya atılan ve iki ayrı kökten gelen kelimenin birleşimi şeklinde meydana getirilen bu kavramın 1880 yıllarına kadar ilmî bir hüviyet taşımadığından, bilimsel amaçlar için kullanılmadığındanda işaret etmeyi gerektiririz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizim görüş Kavramı larak aslında, devletin o devrin burjuva toplumu karşısında faaliyetlerini göstermek ve toplumdaki ilişkileri yansıtma maksadıyla oluşturulmuşsada bu itibarıyla ortaya atıldığı 1850 – 1880 yıllarına kadar daha ziyade toplum içinde bölünmüş sınıflar arası bir mücadeleyi, bir program ve parolayı ifade teşkil etmektedir.

Ancak 1873 yılları arasında «Alman Sosyal Siyaset Demeği» kurulduktan ve iktisat ilmi akademik bir disiplin haline getirildikten sonradır ki sınıflar kavramını bu dar ve politik karakterini kaybederek, bilimsel bir mâna ve hüviyet kazanmış özelliği, önce iktisat politikası çerçevesi İçinde yerini almış, sonraları bağımsız bir ilim dalı durumuna gelmiş ve getirilmiş olmasıdır.

Şuanda bizlerin  Sosyal Siyasetin Kavramının Doğuşunu Hazırlayan Olaylar

Sosyal siyaset kavramının sosyal siyaset tedbirlerine ihtiyaç hissettirecek olaylarla beraber doğup geliştiği tabiîliğidir.

Bizler şimdi 19. yüzyıl Avrupasına, kavramın doğup gelişmesini gerektiren şartlar bakımından kısaca bir göz atacak olursak aslında Batı Avrupa’nın 19 uncu yüzyıl sosyal tarihi geçmiş bütün yüzyılların tarihine nazaran fevkalâde dikkate değer bir manzara göstermekteyiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak gerçekten geçmiş bütün yüzyıllar arasında 19 uncu yüzyılın bugüne kadarki insanlık tarihinde «en çok değişen yüzyıl» olduğu her türlü tartışmanın dışında getirdiği yeni bahar yani yeni arayış sosyal toplumsallaşma syasi iradenin tplumlar üzerindeki çöküşüsünde hiç şüphemiz yoktur.

Toplumların yetmiş hatta bir iki yüzyıl zarzor ayakda durabilmeyi başarmış ve sarsılmış dar siyasetçilerin monarşi yönetimlere çalışdığını görülmektedir.

Şuanda yaşadığımız miladi ikibin yılı başlarında tolumun sosyal bütünlüğü yaşamına el koyan monarşi ve diğer ideolojilerin sonunun yaklaşıldığı bu sıralarda bzerl kendi TÜRK milletimize toplumumuzun uygun görmediği ve sıcak bakmadığı  micro ideoloji ve diğer idelojilerin kafalarınca sınırlar bölgeler çizmeye başladığı, gittikçe daha büyü alanlara yayılmak suretiyle toplumsal gelişmeyi engelliyerek emellerine ulaşma istemlerine karşın bizlerin sosyalbütüleşme içerisinde önemimizin bir kez daha ortaya çıkışımızın algılanması sosyal tolumsallaşma iradesinin gelişmişlik yönlerimizdir.

Bizlerin şiddetle ve ısrarla savunduu sosyal toplumun gerekliliği modern teknik dünya tarihi ile ilgili olaylarda ilk plânda yer almaktadır.

Bu ilk planda oluş, daha ziyade modern teknikten çıkan yenilikçi tesirlermizdir.

Toplum tabakasının küçük tabakasını bağımsız varlıklar olarak kendi İçine alan ve tarihlerinin eski devirlerinde feodal bir yapıyı birlikte getiren milletler, birkaç on yıl içinde tamamıyla alt üst olmuşlardır.

Bunlardan büyük bir kısmının sosyal bakımdan kökleri İle ilgileri kesilmiş, başka ideolojik yerlere sürüklenen bu gurublar gibi sosyal tolumusal tenkoloji endüstri ve buralarda büsbütün yeri bir hayat ve çalışma şartlarını bir bütün olarak bağlanmış topluluklar ise birlikde sosyal hayatlarını ortakça sürdüren toplumlar hem zeginleşmişler hemde bir bütünlük refahı çinde yaşamlarını devam ettirmekteler.

Her zaman sanayileşmeye bağlı olan toplumlar  şehirleşme metodu ile bu bir bütün sosyal toplumuun yer değiştirmesinin referumların yeniliyerek daha sosyal tolum olma zelliğini arttırmış, aynı zamanda modern teknoloji ilde endüstrileşme muazzam şekilde birlikte sosyal toplum olma yolunda giden toplumlar bir bütünlük içinde kuvvetlenerek ayakta kalmayı başararak kendi dinamizimleriylede sosyal hayatlarnı tütünlük içinde sürdürerek ! bir nüfus artışı olayı da bu modernleşme endüstrileşmeye büyük bir dinamizm kazandırmış, yeni bir hayât düzeni başlamış, milletlerin hayatları sosyal toplum olmayı başarmışlardır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak gerçekte bugüne kadar ki  sosyal topumlaşmayı başarmış milletler tarihinin bütün yer yüzünü kaplamış olan hiç bir hareketine şahit nolmayan miletler kalmamıştır.

Bunu ancak modern teknoloji endüstrileşme sosyal bününlü topuluklar yapmıştır.

Bu suretle hem sosyal toplumlaşma hemde modern teknoloji araçları ile donaltılınarak endüstrileşme bütünleşme sosyal toplumsallaşma için bizler uzman kadrolarımızla TÜRK milletimizin  bu yolda alın yazısı olacağız.» Bu suretle modern eğitim  teknik yapıdaki muazzam ve emsalsiz yapacağımız  reformlarla değişme ve  daha çok gelişmeler göstereceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak kendimize şia ettiğimiz sosyal toplumsallaşmada Avrupa’nın hayatı üzerinde şüphesiz çok derin etkiler yaparak dünyada ise örnek sosyal yapısı ile diğer ülkeler arasında  sarsıntı ve çalkantılara yol maruz kalacaklardır.

Nitekim esasen bizlerin ortaya koyduğu milletmizin hayal edibde „zlem içinde hayaleri ile birlikde günlerini lafsatalarla geçirmekteler bu yüzden bizlere gereksinim duyulmasının  ana sebebi hayallerindek ve özledikleri sosyal toplumlama sosya yaşamlarını refah iinde yaşamlarını sürdürmek  için bu yüzden varız ve TÜRK milletmiz için var olacağız.Bizler bu yüzden uzman kadrolarımızla fikir âleminde sosyalist teoriler, sosyal ierikli programlar ortaya çıkarmış bulunuyoruz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak lafsatanlar micro bioloji ve diğer  ideolojilerin bakımından bunlar arasında tarih bakımından en önemlisi ve en tesirlisi şüphesiz Marx’ın ileri sürdüğü teori İdi. Sosyal gelişme yeniikçi reformist teorileri tolummuzun bir bütünü ve bütünlüğü olarak modern sosyal modern teknoloji ve modern eğitim çağının başlamas gerekliliği ile birlikte hemen teşekkül etmeye koyacağız ve koyulan yeni bir sosyal modern teknoloi, eğitimi sanayi işçileri, diğer bir deyimle bu yeni sosyal siyasî refahı parolalarımız olacak.

Bizler sosyal uzman kadrolarımızla bu parolalar altında sosyal  yaşama                   durumlarının şuuruna eriştirerek, bu parolalar altında teşkilâtlanıp uluslar arası mücadelesindeTÜRK milletimizle beraber onurlu yüksek kaliteli yaşama vereceğiz.

Diğer taraftan kısmen degğilde tamamen  sendikaların reforme edimesi gerekliliği şuandakisendikalar toplumumuza ugyun dışı hodingler gibi varlık göstermekteler.

Bizlerin gözüne aksi tesiri eden öteden beri bu tür sendikaların kendi içinde tükenmi aksayan engelli olarak görmekteyiz.

Geçmişden beri bu güne kadar yavaş yavaş ortaya çıkan  sendikalrın hodin mahiyette görümeleri hatta olmaları sosyal toplumlaşmamızda top yekün yenilikçi reforuma ve reformlara doğru ihtiyaç içinde sosyal sanaimizin emekçilerini reforme etmek için ilerlemek amacını güdüyoruz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak sosyal kurumlarımızla modern teknoloji sanasi kuruluşlar arasında sosyal sendikalar, tarafsız olmakla kalmayıb topumsal anlaşmamazlıklarada çözüm arayarak toplumun sosyal yaşamına katkı sağlayacaklardır.

Sosyal kurumlar hiç bir parti ve Partisine  üye olamayacaklar hizmetn siyasi prtilere değil içnde yaşadığı ve muhtaç olduğu sosyal tolum için hizmet vermek zorunda olacaklar.

Anayasa ve Hukuksal çerçeve içinde sendikaları sosyal kurumlarımızla ve uzman  kadrolarımızla şekillendirerekde kendine özğü amaçları emekçinin yanında yer alacaklardır.

Ancak odern teknooji sanai emekçilerin dışında da TÜRKİYEmizde sosyal siyaset tedbirlerinin her yönden anayasal ve hukuk yolu ile aranarak alınması gerekliliğidir.

Her isteyen  istediği gibi yüksek seslerinde çıkarılması önlenecek.

Geçmiş günümüzde gerçekten teologlardin hocaları devlet memurları, muhafazakârlar, emekçiler kötü durumlarına işaret etmişler, sefalete karşı mücadeleye girişmişlersede ve duruma bir çare bulabilmek için var güçleriyle çalışmışlarsada anayasal ve hukuksal boşluk içinde hakksızlıklarını  isabtını yapamaışlarsada haklarının müdefa etme yollarını lafsatan siyasetçilerin kıyımına uğraışlardır.

İşte bizler bunlar için sosyal düzen refah için varız ve sosyal toplum düzenini getiribsağlayaağız.

Bizler toplumumuzun sosyal iktisat-i ekenomi ve ahlâki-etik içinde olacağız.

Bizler sosyal toplumsallaşmayı meydana getirecek ekolu sosyal siyaset yapısını sosyal toplumu imar edeceğiz.

Bizler bu şekilde görüyoruzki sosyal Siyaset Derneklerinin» kurulması neticesi olarak kamu oyunda sosyal siyase meseleleri üzerinde beliren mühim cereyanlarınköklerini yukarıda sayılan uzman kadrolarımızla büyük ilim ve fikir adamlarında aramakla kalmayıb tolumumuzun kendine uygun gördüğü sosyal hayatı paylaşacağız.

Bizler için  gereken fikriyat alanında ekonomistlerle sosyal ilim adamlarıyla ardından uzman kadrolarımızla bilhassa sosyal kurumlar ve müeseselerimizle akademisyen şahsiyetlerin de tesirleri fikirlerinden yaralanarak mühim biçimde yer alacaklardır.

Kamu yararına çıkacak olan «sosyal meseleleri ve bütün olarak sosyal toplumsallaşma» dünden beri savuduk ve pek büyük bir hararet ve derin bir vukufla sosyal siyaseti müdafaa için ortaya atılarak siyaset meydanına sosyal siyaset sosyal toplumsallaşmak için çıkmış bulunuyoruz.

Bizle Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarakr gerçekte TÜRKİYEmizde sosyal siyaset kavramına ilmî bir hüviyet aşılayarak ve bizim ülkemizde sosyal siyaset cerreyanının gerek teoride, gerek uygulamadayaygınlaşması üzerinde çok büyük etkiler yaparak organizasyon, yukarıda adı geçen büyük ilim ve uzman kadrolarımız fikir adamlarınca birlikte yürütmek için kuracağmız «TÜRKİYEmizde sosyal toplum Sosyal Siyaset eğitim merkezleri» hedefimizde olacaktır.

Günümüzde TÜRK milletimizin şartlarına uygun uyarlıyarak «İktisadî ve Sosyal ilimler eğitim merkezleri» olacaktır.

Bizlerin kuracağı  bu kuruluşların  doğmasına zemin hazırlayan teşebbüslerimizle,  ülkemizin basım, ilim, siyaset ve iktisat çevrelerine mensup uzman akademisyen tanınmış şahsiyetlerin  günün şartlarında ağır meselelerini görüşmek ve tartışmak üzere bir toplantıya davet edilmeleri ile TÜRK milletimize uygun şekilde uyarlatılarak ortak görüş hem fikrini oluşturmuş olacağız.

Bizler düzenleyeceğimizToplantlar bir taraftan TÜRK milletimizin fikriyatlarınıda alarak sosyal toplumsallaşma ve sosyal siyaset ekolünün sosyal alanda güttüğümüz modern teknoloji sosyal toplum sosyal siyaset politikasını, diğer taraftan bu sıralarda tolumumuz içindek boşlukların giderilmesi içinde uzman kadroları akademisyenleri ilim fikir adamlarımızın güclü kuvvetli fikirlerinden  oluşacak  sosyal toplumsallaşma sosyal siyaset teorilerine fikir birliği oluşturmş olacağız, netice itibariyle her yıl sonu intizamlı bir çalışmayı sağlamak amacıyla adı geçen eğitim merkezlerimiz ve diğer kuruluşlarımızla yılın değerlendirmesini yapacağız.

Bizler Yine mienlyum yılında TÜRKİYEmizin diğer ülkelerlede de zamanla kronik bir duruma doğru giden sosyal meselenin reform yoluyla çözülmesi amacıyla bazı hareketleri başlamış ve fikir hareketleriyle gelişeceğiz.

Bizler genellikle «reformist hareketler» olarakTÜRKİYEmizde sosyal tarihine mal olacak bu fikir akımlarımızın bir taraftan iktisadi alandaki aşırı liberalizmle, felsefî alandaki aşırı ferdiyetçiliği (Manchester doktrini), diğer taraftan Marxist ihtilâlci fikir ve hareketleri şiddetle red etmek suretiyle 180′lerden itibaren gerek bilim çevrelerinde, gerek kamu oyu üzerinde etkilerimizi gittikçe arttırmış olacağız, bu suretle «sosyal siyaset çağı»yolunu bizler tarafından açılmış olacak.

TÜRKİYEmiz’de bu sosyal isyaset sosyal toplumsallaşma yolunda devam edecek cereyanın temsilcileri olarak sosyal uzman kadrolarımız akademisyenlerimiz iim adamlarımızın fikirleri gibi çok tanınmış mütefekkir ve şahsiyetleri bir arada tutarak. Bu sosyal sıyaset sosyal toplum adı altında birkilde TÜRK milletimize uygun olarak hizmetler sunacağız «TÜRKİYEmizde Sosya eğitim merkezleri diğer kurumlar ve Dernekrimizle » birlkide hayata geçireceğimiz sosyal siyaset sosyal toplum yenilikçi reformcu ve reformcu sosyal modern teknoloji temellerini atmış olacağız.

Bizlerin hayat geçreceği sosyal kurum kuruluşlarımızın tamamıyla antimarksist bir hüviyete sahip olacak ve kapitalizme karşı gelişerek bu yolda sosyal toplumsallaşmaya varacağız fikrini benimsemiş olacağız.

Ayrıca geçmiş devirlerde Marx’ist fikirleri temsil eden sosyal demokrasi hareketinive bu arada sınıf mücadelesi prensibini red ederek ve emekçilerin durumlarının kapitalist rejimde de sosyal düzelme yolunda sosyal eğitim merkezlerimizin olduğunubizim kurum ve  diğer kuruluşlarla genel olarak sosyal siyasî, sosyal toplum olma   yoluda hakkına kavuşmuş olacaklar.

TÜRKİYEmizde özellikle Sosyal toplum akımına bağlı büyük şahsiyetlerimizi milenyum  yılın başlangıcında TÜRK milletimize getirecek modern teknoloji içinde bulunacakları refahı düşünmek düşüncelerimizi yaşamsallaştırarak yeni gelecek nesillerimizi ve daha sonraki gelecek nesillere modern teknoloji sanayide büyük katılım ve atılımlarımızla devredeceğiz

Küçük yaşlarda çalışan değil eğitlerek eğitim gören  çocuklarımız olacaklardır. sefaletine dikkatleri çekiyorlar ve ağır tenkitlerde bulunuyorlardı. Bu arada Le Play ekolüne mensup kimseler, iktisatçı, ekenomist fikir ilim adamlarımızla sosyal siyasi mütefekkirler ve sosyal politikacılarla beraber bizim TÜRKİYEmizde sosyal bir politikanın doğmasına yardımcı olacağız hiç şüphesiz büyük bir roller oynayacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak öte yandan sosyal siyasetin ilmî bir disiplin haline getirilerek, 21. yüzyılın başında ve  yıllarında ilim fikir adamlarımızla «Sosyal Siyaset»  üzerine eserler yazdırarak sosyal sıyaset sosyal toplum modern teknoloji eğitimlerimizi gerçekleştirmiş olacağız.

Bu eserlele sosyal siyaset ilminin temelleri kurulmuş ve nazarî esasları tespit edilmiş olacaktır.

Atatürkmenbey eserinin neşrini takip eden sosyal siyaset büyük bir hızla geliştirmiş ve özellikle  yeni nesillerimizin eğitiminin sonrasında geniş ölçüde toplumumuza yarar sağlayayarak yararlanacaklardır.

Eserlerin neşriyatı ve ilmî araştırmanın konusunu teşkili edilmiş olacak

kara basan Avrupasından toplumumuzun düşünce hayallerinden sileceğiz.

Bizler memleketimizde ve sosyal siyaset, sosyal toplumsallaşma meselenin daha teorik şekilde ele alarak mukabil modern teknoloji ile tonatılınan ülkem sanayisini ve genellikle İktisadî ekenoomi hayatın TÜRK milletimize her yönden günlük ihtiyaçlarına  cevap teşkil etmek üzere geliştireceğimiz modern teknoloji, sosyal siyaset ve sosyal toplumumuza eğitimler verilerek daha refah yaşam kalitesini böylelikle yükseltmiş olacağımızın inanıyla söyleyebiliriz.

Böylece sosyal siyaset ve sosyal toplum bu iki kelimenin muayyen bir ilim dalını vasıflandırmamız ise esas itibariyle memleketimizde başlamış olacağız

Bizler kadar geri giden eski bir tarihten bu yana dabaşka kavram memleketimizde zaman içinde bazı değişmeler gösterememekle beraber, gelişmiş batı ülkelerine gebe olarak lafsatan siyasetçiler kullanılagelmiştir.

Geçmiş tarihlerde ilk defa 1916 ve 1917yıllarında, Ziya Gökalp, «Yeni Mecmua»da «Siyaset-i İçtimaiye» terimini kullanmış, fakat sonradan bu tabir yerini «Basireti siyaset İçtimaiye» kavramına bırakan özsüz lafsatan siyasetçiler sosyal toplumsallaşmadan toplumumuzu mahrum bırakmışlardır.

Bizler anck undan sonra Üniversite reformu ilesosyal siyase, sosyal toplum olma terimini memleketimize yerleştirmemizin gerekiliğinin inancındayız.

Bizlerin tarafından «Sosyal Siyaset» adı altında getirilmiş ve böylece kavram sosyal ilimler terminolojimize iyice yerleşmiş, oldurarak bu suretle TÜRK miletimize menşeli «Sozialpolitik» tabiri bir bilim dalı olarak «Sosyal Siyaset» adı altında vereceğimiz eğitimleri bütün okullarda kullanılmaya ve eğitim vermeye başlayacağız.

Diğer yandan aynı kavramla, Türkiyemizde yerleşmesi uzun zaman  alacak olan«l’économie sociale» (Sosyal iktisat sosyal modern ekonomi sosyal modern teknoloji eğitimlerle başarmış olacağız. Böylece konunun iktisat ilminin sosyal lehçhesini ifade eden bir anlam taşıdığı gösterilmek içinde, ikinci kategoride yer alan bütün tabirler, bu sosyal kökten doğmuş ve memleketimizde yayğınlaştıracağız.

Fakat yukarıda da işaret ettiğimiz gibi, bugün TÜRK milletimize menşeli olacak tâbire doğru temayül belirleyerekde Hukuk Fakültesinde ve siyasî terminolojide «La Politique Sociale» (Sosyal Siyaset), tabirinin benimseneceğini göreeğiz.

Bizler uzman kadrolarmızla, sosyal fikir ilim adamlarımızla yıllar sonrada olsada  neşredilencek bazı sosyal siyaset kitaplarında bu sahadaki TÜRK miletimizin fikir adamlarının neşriyatı  tesiriyle «Economie du Travaile» (Çalışma Ekonomisi tâbirinede yervererek yerleşdireceğiz.

TÜRK literatürünedegirdirilecek olan sosyal siyast, sosyal devlet e sosyal toplum olma yolunda İse, Karabasab Avrupasi memleketlerine nazaran tamamıyla farklı bir kavramını kullanacağımızı görülecek.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarakLetbor Economics (Çalışma iktisadı), «Industrial and Labor Relations» (Endüstri ve Çalışma Münasebetleri) bir arada tutarak sayabileceğiz.

Hatta bizler bu ad altında dergiler, gazeteler çıkartarak, enstitü ve fakülteler açacağımızı da belirtelim.

Ancak bizler bu surette beirtelimki sosyal siyaset kavramının yerleştirilmesnde bu kavramla sadece sosyal meseleye kamu müdahalesinin olmayacağını anlaşılır, sosyal siyasetin İkinci büyük sahası olan kollektif kendi kendine yardım mekanizması İçin, «Industrial relations» kavramını kullanacağız.

Kullanacağımız sosyal siyaset ve benzeri Bu tâbirlerin de memleketimizde bilhassa uzamn kadrolarımızla ilim fiir adamlarımızlada takip edilerek tesirlerini göstereceğiz.

Nitekim bir çok medya, gazete ve dergileride devreye sokarak Sosyal Siyasetle ilgili meselelerin «çalışma» veya «İşçi İşveren Meseleleri» başlığı altında yayınlayarak müşahade edilelecek.

Ayrıca bizlerin takip edeceği devrelerde bu konularla ilgili olarak ilk defa kurulacak olan sosyal bakanlığa da «sosyal hizmetleri çalışma Bakanlığı» ismi vermiş olacağız.

Bizler şüphesizki sosyal ve sosyalleşme kavramı hususunda, Sosyal Siyasetin müessese ve müesseselerimiznde, diğer bir ifadeyle muhtevasında bir istikrarı mevcutiyeti buluncaktır.

Özellikle toplumumuzda takip edilen devrelerde Sosyal Siyaset tabiri diğer sosyalist rejim ideolojilerle karıştırlmaması gerektirilmesidir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak rejim değişikliğinin yanında olmayıb Türk toplummuzun kendine uygun gördüğü sosyal düzeni sosyal düzenin getireceği refahı benimseriz.

Marxsiz, Lenizm ve maonizim gibi toplumun hak hürriyetleri üzerinde baskı rejimi kuran rejimlerde nasıl toplum tarafından tavsib edilinmiyorsa  bizlerinde uygunluğunu görmüyoruz ve yanada değiliz.

Avrupa memleketlerinde ve bütün dünyada hızla yayılmış, gerek mefhum olarak, gerek bir ilim disiplini olarak neşriyata ve TÜRK millî hükümetlerin programlarına girmişsede lafsatan siyasetilerin kendi menfaatleri doğrultusunda kısır çekişmeleriden dolayı bir türlü gerçekleştirilememişdir.

İşte bunun gereksinimiliğinin bizde mevcud olduğunu bunu  içinde varlığımızla TÜRK tolummuzun sosyal hayata düzen getirmek için burda varız. Dolayısıyla bizim anlayşmızla sosyal siyaset «Milletlerarası Çalışma Teşkilâtı» (international Labor Organization)nın sosyal siyaset kavramının Milletlerarası bir önem kazanmasında da geniş büyük ölçüde rolü olacağıdır.

Sosyal siyaset kavramının bazı uluslar arası ülkelerde bu arada özellikle Amerika’da tam anlamıyla yer etmemiş olmasının sebebini gramer anlamı güçlüğünde aramamak lâzım geldiğini söyleyelim. Zira bütün büyük Batı dillerinde «Sosyal» ve «Politik» kelimeleri vardır.

Meselenin daha ziyade tolumsal geleneğe bağlanması ve o şekilde açıklamak gerekir.

Nitekim, bizler biraz önce de söylediğimiz gibi, vaktiyle sırf Avrupa’da yerleşmiş olan bu kavram, zamanla Avrupa memleketlerine, bu arada Fransız diline intikal etmiş, hattâ Milletlerarası Çalışma Teşkilâtının yaptığı Fransızca ve İspanyolca neşriyatta bir müddetten beri yer almıştır.

Zamanla mefhum İngiliz dilinde de yerleşmiştir. Bu suretle «Sosyal ‘Siyaset» tam anlamıyla Uluslararası bir bilimsel kavram halini almış bulunmaktadır.

Şunu iyi bilinmelidirki bizim sosyal siyaset, sosyal toplumlaslaşma TÜRK toplumunun kendine uygun gördüğü demokrasinin yanında olduğmuzu anlayışımızın ve Marxsiz, Leninist ve maoist fikir ve düşüncelerinin bizlerle bir tutulmasının anlayışna toplum üzernde bu tür baskıcı dikta rejimlere karşıyız.

TÜRK toplumunun iradesiin dışında yer alamayız ve TÜRK milletimizin iradesinin üzerinde hiç bir irade üstünde olamaz.

 

Aile Sosyolojisi:

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak en önemli ele alacağmız toluun temeli olan aile sosyoloji ve piskolojisi ailenin görevi, yapısı, tarihi süreç içindeki gelişimi, aileyi teşkil eden bireyler ve bunların rol ve statüleri, ailenin içinde bulunduğu toplumun siyasal, dini, ekonomik, sosyal ve kültürel yapısı hakkında araştırmalar yapan bir sosyoloji alt dalıdır.

Pek çok sosyolog ve sosyal düşünür her çağda ailenin sosyal fonksiyonları üzerinde durmuşlar ve onu toplumun temeli olan ailenin önemli kurumlarından biri olarak görmüşlerdir.

Hatta bazıları sosyal huzursuzlukların temelinde aile yapısında meydana gelenbirliğin çözülmesini göstermişlerdir.

Bilindiği gibi aile; yeni yetişen nesillere ilk şekli veren, onları eğiten, koruyan, yetiştiren kurumdur; ancak ailenin bu rolü giderek başka kurumlara intikal ettirilmiş ya da değişikliğe uğratılmışdır.

Aile Özellikle günümüz ailesi artık bireyin sosyalleştirilmeden, geçimini sağladığı, şahsiyetini geliştiremediği, koruyamadığı yegane merkez ve ocak olmaktan çıkmış; ailede bireylerinin statü ve rolleri de aile dağnıklıklarından değişmiştir.

Evlilik ilişkileri yeni şekiller almıştır. Kadın ve erkek eski şartlar içinde değildir. Eskiden görülen ve anne, baba, büyükanne, büyükbaba, amcalar ve çocukların oluşturduğu geniş aile; yerini baba, anne ve evlenmemiş çocuklardan oluşan „çekirdek aile“ye bırakmıştır. Ailevi ilişkilerde farklılaşma meydana gelmelerinden toplumun birik yapısı bozulmuştur.

Bütün bu sosyal değişmeler karşısında sosyal toplumun temeli oluşturularak aile kurumunun yeni şartlara rahatlıkla uyumunu sağlamak için bazı tedbirler alarak sosyal aile yapısına tekrarında birleşdirilmesi gerekmektedir.

İşte bu ve benzeri konular, „kurumlar sosyolojisi“nin önemli bir dalı olan „aile sosyolojisi“nin ilgi alanına girmesi içinde sosyal ilim adamlarımızın vereceği hizmetler çok önemseyeceğimizi belirtiriz.

Aile nikahlanıp, evlenerek bir araya gelen erkek, kadın ve çocuklardan meydana gelen en küçük topluluk. Genel olarak büyük baba, nine, torunlar ve hizmetçiler ve evde bakılıp beslenilen kimseler de aile fertlerinden sayılır. Kan, süt ve evlilikten doğan akrabalıklar katılınca, aile çevresi genişler. Erkeğin anası, babası ve kardeşleri ile kadının anası, babası ve kardeşleri en yakın akrabalardır.

İnsanlar cemiyet halinde yaşamak mecburiyetindedirler.

Bu cemiyetin en küçük birimi ailedir. Bu bakımdan aile, toplumun temel yapısıdır. Aile, insanların doğup büyüdüğü, yetişip geliştiği ve terbiye gördüğü toplulukdan oloşmaktadır.

Bu, topluluğun küçük – büyük fertlerinin olgunlaştığı, aile ise bir hayat okuludur. Aile içerisinde her ferd birbirinin bilgi ve tecrübesinden faydalanırlar.

Bu faydalanma bir ömür boyu devam etmektedir.

Aile, çeşitli dinlerde ve topluluklarda devirlere, bölgelere göre farklılık arz ederler. Baba hakimiyetine dayanan aileler (ataerkil-pederşahi) yanında, ana hakimiyetine dayanan ( anaerkil – maderşahi) aileler olduğu gibi, tek evli aile ( monogami) ve çok evli aileler (poligami) de görülmüştür. İslamdan önceki topluluklarda genel olarak aile şöyle idi:

Yahudilikte aile, baba hakimiyetine dayanırdı ( ataerkildi). Hem sosyal hem de dini bir müessese olup, kadının miras hakkı yoktu.

Çok evlilik vardı. İsrailoğullarının dışında biriyle evlenmemek esastı. Boşanma normal görülürdü.

Bu sebeple boşanmalar çok olurdu.

Hıristiyanlıkta aile sadece dini bir müessese olsada Kocanın hakimiyeti esastı. Evlenen kadın ile erkek artık birbirinden ayrılamaz, boşanıp başkasıyla evlenen eş zina etmiş sayılırdı. Çok evlilik olmakla beraber, aileler daha çok tek evliliğe dayandırılmazdı.

Romalılarda aile, birliği ve dini bir kuruluşuydu.

Ataerkil bir aile tipi hakimiyeti atındaydı.

Baba, ailenin reisi ve rahibi idi. İ

lk devirlerde, çocuklarını öldürme yetkisine bile sahipti. Evlatlık müessesesi vardı. Tek evlilik esas olup, çok evlilik yoktu.

Araplarda, Peygamber efendimizden önceki Cahiliye devrinde aile ataerkildi. Kadın ve çocukların değeri yoktu. Baba kız çocuklarını öldürme hakkına sahipti. Nitekim kız çocuklarını diri diri toprağa gömerlerdi.

İslamiyetten önce Türklerde: Aile yapısı ataerkildi; yalnız Roma’da olduğu gibi değildi. Fazla yaygın olmamakla beraber çok evliliğe rastlanırdı.

Bugünkü medeni hukukta aile: Koca, ailenin reisidir.

Tek evliliğe izin verilir.

Kadın da kocası gibi boşanma hakkına sahiptir.

İslam hukukuna gelince: İslam dini toplumun huzuru ve insan neslinin sağlıklı bir şekilde devamı için, ailenin gerekli olduğunu bildirmiştir.

Bu sebeple nikahı helal kılarak, zinayı ve zinaya yol açan serbest ilişkileri yasaklamıştır.

Kadına hiç bir dinin, hiç bir sistemin vermediği değeri vermiştir.

Peygamber efendimizin Veda hutbesindeki nasihatlerinden biri: “Kadınlarınıza eziyyet etmeyiniz! Onlar, Allahü tealanın sizlere emanetidir.

Onlara yumuşak davranınız, iyilik ediniz.” olmuştur.

Başka bir hadis-i şeriflerinde de; “Cennet anaların ayakları altındadır.” buyurarak, kadını korumada eşsiz bir hassasiyet göstermiştir.

Ancak erkekler “ailenin reisi” olmak bakımından kadınlar üzerinde (daha üstün) bir dereceye sahiptirler.

Bununla beraber, erkeklerin meşru surette kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da onlar üzerinde hakları vardır.

Ailenin mutluluğu ve sosyal hayatın huzuru, aileyi meydana getiren kadın ve erkeğin, vazife ve sorumluluklarını bilip, uygulamalarına bağlıdır.

Aile içinde kadın ve erkeğin birbirlerini anlayıp hoşgörü sahibi olmaları, aile saadeti için şarttır.

Karşılıklı saygı ve vazifelerin ne olduğunun bilinmesi, yuvanın huzurlu olması için önemli hususlardır.

Ailede disiplini baba sağlar.

Baba adaletli davranırsa, ailede huzur olur.

Akıllı kadın ve erkek birbirlerini üzmezler.

Hayat arkadaşını üzmek, incitmek aile seadetinin bozulmasına sebeptir.

Zalim, huysuz kimse, hayat arkadaşını devamlı üzerek asabını bozarak Sinirleri bozulunca, çeşitli hastalıklar meydana çıkar.

Hayat arkadaşı hasta olan bir eş ev ailesi mahv olmuş demektir.

Saadeti sona ermiştir.

Eşinin hizmetlerinden, yardımlarından mahrum kalır.

Ömrü, onun dertlerini dinlemekle, ona doktor aramakla, ona alışmamış olduğu hizmetleri yapmakla geçirir.

Bütün bu felaketlere, bitmeyen sıkıntılara kadın veya erkeğin huysuzluğu huzursuzluga sebep olmuştur.

Bunlardan uzak, seadetli bir yuvanın esası, karşılıklı güler yüz, hep tatlı söz, anlayış ve hoşgörüdür.

Bunları ise dinimiz emretmektedir.

Bunlara uyan dünya ve ahirette rahat eder.

Ana-baba ve çocuklar: Aileden gaye, neslin devamını sağlayan çocuktur.

İnsanın öldükten sonra iyilikle anılması için; topluma faydalı bir eser, veya faydalı bir ilim yahut hayırlı evlat bırakması gerekir.

Her şey bitip unutulduğu halde, bunlar unutulmaz ve ölen insanın hayırlı işinin devamını temin ederler.

O halde çocuğun örnek şekilde yetiştirilmesi, anne ve babanın ortak vazifesidir. Anne çocuğunu bizzat emzirip büyüttüğü, devamlı iyi ahlakı anlattığı gibi, bunların ev, yiyecek, giyecek ile manevi ve maddi ihtiyaçlarını karşılamak da önce babanın vazifesi olacaktır.

İslamiyet, ahlak ve ilme en büyük kıymeti verip, cahilliği ve ahlaksızlığı red etmiştir. Onun için her anne ve baba, çocuğuna örf,adet, geleneklerini ilmi, ahlaki ve dini görevlerini öğretmektir.

Öğretmezlerse mes’ul olurlar.

Çünkü, her çocuk sevmeyi, sevilmeyi, saygıyı burada öğrenir.

Disiplin ve düzenli hayata burada alışır. Allahü tealaya inanmayı, Peygamber sevgisini, vatan-millet aşkını, gelenek ve göreneklerine saygıyı hep burada öğrenir.

Çocuklar altı yaşlarına kadar kişilik özelliklerini aileden alırlar.

Bu sebeple ailenin düzenli olması çok önemlidir.

Aile hayatının düzenli olması, çocukların şahsiyetli ve güzel karakterli olarak yetişmesini sağlarlar.

Terbiye etmek için anne – baba gerektiğinde evladına sertlik gösterebilir.

Yalnız bu, masum yavrunun körpe vicdanında derin yaralar açan dayak şeklinde olmayacatır.

Fazla sertlik göstermek pekçok çocukta yalancılık, hile ve hareketlerinde dengesizleşirler bir takım istenmeyen olayların meydana getireceğinden toplumun birlik düzennin bozulasına sebebiyet verecektir.

Anne ve baba, kız ve erkek çocuklarını devamlı gözetmeli, bilhassa onları kötü arkadaştan korumak için çok gayret göstermelidir.

Kötü arkadaş, çocuğun en büyük düşmanıdır.

Çocuklar küçük olsun, büyük olsun anne ve babalarına itaat ve hürmette kusur etmemelidir.

Hayatın çeşitli zorlukları içinde onları büyütüp, her sıkıntıya katlanan anne ve babalar, her bakımdan hürmet ve itaate layıktırlar. Kur’an-ı kerimde mealen; “Allahü tealaya ibadet ediniz.” buyrulduktan sonra, “Anne-babaya iyilik ediniz.” (Bakara suresi : 83) diye emredilmiştir. Yine onlara “Öf!“ demek bile (İsra suresi: 23) yasaklanmıştır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Aile, ne kadar sağlam olursa, toplum o derece güçlü temeller üzerine kurulmuş olur. Bir milleti yıkmak isteyen iç ve dış düşmanlar, ilk tahribatlarına aileden başlarlar.

Alkol, uyuşturucu, kumar ve fuhşun en büyük tahribatı (yıkımı) aile ve nesiller üzerindedir. Toplumun temeli aile, ailenin temeli ise sadakat, iffet, haya, karşılıklı sevgi ve anlayış gibi manevi değerlerdir.

Ailenin zayıfladığı, zedelendiği, vazifelerini yapamadığı zamanlarda gayri meşru serbest münasebetler artmakda, beden ve ruh sağlığı bozuk nesiller toplumu işgal etmektedir.

Bu sebeple, TC Anayasası, ailenin, annenin ve çocuğun korunmasında devleti vazifeli kılmıştır.

Benliğinden, milli ve ahlaki faziletlerinden, örf ve an’anelerinden uzaklaşarak, ruhsuz, köksüz ve inançsız yetişen nesiller, aşağılık kompleksi içinde sapık fikir ve yabancı ideolojilerin esiri olmaya mahkumdurlar.

Köklü, sağlam, milli ve manevi değerlerle teçhiz edilen (donatılan) ailelere dayanan milletler, her türlü felaketlere karşı göğüs gererler.

Sağlam temellere dayanmayan aileler ve topluluklar, en küçük bir zorlama karşısında dağılırlar.

Türk milletinin tarihi boyunca her sahada kazandığı zafer ve başarılarda, Türk ailesinin çok büyük payı vardır.

Türk aile yapısı, her türlü kötülük ve tuzaklardan korunmalı, milli ve manevi yapısı kuvvetlendirilerek sağlıklı bir şekilde devamı sağlamak çinde Devletimiz sosyal aile yapısını sosyolog ilim adalarımız tatafından bütün okullarda aile sosyal bilğisi derleri okutularak eğitim vereceklerdir.

Biz Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak TÜRK milletimizde ‚Aile toplumumuzun birligini sağlayan ayakta tutan temelidir.

Tarih ve gelenek, bu gerçeğin Türk kültürümüze özgü karakteristiklerini ortaya koyacak aile kurumlarımızca aile örgütlenmesi, Türklerdeki siyasal ve toplumsal gelişme yeteneği ve etkinliklerin kültürel kökenini oluşturaaklardır.

‚Türk Ailesi‘ deyimi toplumsal anlam ve içeriğini Türk toplumlarının tarih içindeki uzun sosyolojik geçmişinden örnek alarak yeni yetişen nesillerimize ilim adamlarımızın ve uzman kadrolarımızın destekleriyle geliştirilerek geleneklerine bağlı eğitimler verilecek.

Bu bizim ilim adamlarıızın çalışmasında ailenin Türk kültüründe geçirdiği evrim, toplumsal tarihin tanıklığında sosyolojik bir yaklaşıma  göstertilerek hedeflerimizin sosyal aile bilinci eğitimlerle donaltılacaklardır.

Bizler bu amaçla, Türklerin İslam öncesi ve sonrasındaki siyasal örgütlenme biçimleri, Türk kültürünün sosyolojik evreleri olarak ele alalarakta. Selçuklu ve Osmanlı örneklerinde değişen modern zamanların Türk ailesi, İslam öncesi dönem ile İslamiyet etkisindeki Türk kültüründe, Cumhuriyet Dönemi ile birlikte bu incelemeyle yeni bir sosyal aile yapısına TÜRK geleneklerine bağlı ve uygunluluğu ile tahribata uğratmadan sürdüreceğiz.

Biz Türklerde evlilik, kadının aile ve toplumdaki yeri ve önemi, çocuk hakları ve kültürünün Türk ailesi içindeki evrimi ve Türk ailesinin modernleşme sorunları tarihsel ve sosyolojik veriler ışığında ilim adamlarımız tarafından incelenerek bu çerçevede modern sosyal Türk ailesinin sorunları evlenme ve boşanma, göç, yoksulluk, toplumsal değerler, medya ve internet kültürü gibi güncel açılımlarıyla ele alınarak değerlendirilecektir.

Askeri Sosyoloji

Beden Sosyolojisi

Bilgi Sosyolojisi

Bilim Sosyolojisi

Çalışma Sosyolojisi:

Bizlerin toplumsal çalışma toplum bilimi toplum biliminin temeli olarak sosyal çalışma yaşamına yüksek kaliteli modern teknooji  ve endüstri ilişkilerine odaklanmış alt disiplini geliştireceğiz.

Modern yüksek Endüstrileşmeyle  donaltarak birlikte toplumsal sosyal dönüşümlerin sosyal çalışma yaşamındaki yansımalarıyla ilgilenerek odaklanacağız.

Bizler sosyal çalışma sosyal toplum bilimi, toplumda sosyal biliminin en dinamik alt disiplinlerinden birinide kurumsallaştırarak. Emek süreci, sınıf tartışmaları, ayrımcılık, insan kaynakları yönetimi, dışlanma, yabancılaşma gibi tartışma başlıkları üzerine birçok toplum bilimci eserler vermekte ve çağdaş kapitalist toplumların irdelenmesi açısından tartışmalara son noktayı koyarak eşitlik ilkesin sürdürülmekte kararlı önlemler alacağız.

Bizler yeniden sosyal çalışma kavramının  sosyal toplum bilimsel sosyal çalışmalara konu edilmesinin, toplumlumumuzun  geçmişleri kadar geleceklerine de ışık tutması için uzman kadrolarımız ve kurumsal çalışmalarımızla belirleyerek sosyal toplumsallaşmanın yanı sıra sosyal bilimlerle hizmet vermeye devam edeceğiz.

 

Çevre Sosyolojisi

Din Sosyolojisi:

Din sosyolojisi dini kurum ve dini yapılanmaları, dini temalarla toplumsal yapı arasındaki ilişkileri ve dinin toplum, toplumun din üzerindeki etkilerini araştıran bilimsel bir disiplindir.

Din sosyologları toplumun din üzerinde dinin toplum üzerindeki etkilerini bir başka deyişle toplum ve din arasındaki diyalektik ilişkiyi açıklamaya çalıştır.

1 Din Sosyolojisinin Tarihsel Gelişimi

2 Türkiye’de din sosyolojisi

  1. Din Sosyolojisinin Tarihsel Gelişimi:
  2. Türkiye’de din sosyolojisi:

Türkiye’de din sosyolojisi sosyolojinin girişiyle birlikte olmuştur. Ziya Gökalp Durkheimci bir sosyoloji anlayışını Türkiye’ye taşıdığı gibi din sosyolojisi alanında Türkçe’de ilk metinleri kaleme alan kişi olmuştur. Daha sonra din sosyolojisi alanında Türkçe’deki ilk kitap Hilmi Ziya Ülken tarafından Dini Sosyoloji adıyla kaleme alınmıştır. Ülkemizde din sosyolojisi alanında Weberyan çizgiyi iktisat bilimci Sabri Ülgener temsil etmiştir.

Din sosyoloğu Prof. Dr. Ünver Günay’ın tespitleriyle;

„Din sosyolojisi genç bir bilim dalıdır. Bağımsız bir ilmî disiplin olarak onun varlığının yüzyıldan daha gerilere gitmemesi, bu alandaki sistematik çalışmaların azlığını da beraberinde getirmiştir. Sistematik bir ilmî disiplin olarak bu bilim dalının ülkemiz düşünce tarihi ve bilimsel araştırma geleneği içindeki varlığı ise daha da yenidir. Bu bakımdan ülkemizde din sosyolojisi ile ilgili literatür de çok daha sınırlıdır. Gerçi, bu bilimin özellikle İlâhiyat Fakültelerimizde önce kürsü, sonra bilim dalı ve en son olarak da anabilim dalı şeklinde yer alması, hususiyle İlâhiyat çevrelerinde bu alana duyulan ilgiyi arttırmıştır. Bununla birlikte, literatür noksanlığının, bu ilginin sistematik bir bilimsel düşünce ve araştırma geleneğine dönüşmesinde en büyük dezavantajı oluşturduğu muhakkaktır. Her şeyden önce din sosyolojsinin, modern ve sistematik din bilimleri arasında, din olaylarına, dinamik bir bilimsel perspektiften hareketle deneysel sosyolojik bir yaklaşım zihniyetini içermekte oluşuna karşılık, ülkemizde onun genellikle konunun üstatlarının klâsik eserlerine dayalı nakilci ve spekülâtif bir bilgi yığını şeklinde anlaşılması ve özellikle İlâhiyat bilim geleneğinin teorik temayülü, bu alanın ansiklopedik bir bilgi birikimi şeklinde addedilmesi eğilimini de beraberinde sürüklemiş olmalıdır.

 

Eğitim Sosyolojisi:

Eğitimsel toplum bilimi (ya da eğitim sosyolojisi), eğitim kurumlarını ve okullaşma ile modern endüstri toplumlarında okullaşma sistemlerini, ‘okul ile toplumsal yapı arasındaki ilişkileri konu alan, eğitim kurumunun toplumun diğer büyük kurumsal düzenleriyle, yani iktisat, politika, din, vb. ile olan ilişkilerini sosyolojinin yöntemleri ve bakış açısıyla araştıran sosyoloji dalıdır.

Bizler Eğitim sosyolojisinin günümüzdeki araş­tırmaları, eğitimin öncelikle, yeniden üreti­lecek bir kültürü, bir bilgi ve beceriyi aktar­mak, sonra da ekonomik ve toplumsal kalkınmaya katkıda bulunmak gibi iki ayrı ve birbiriyle işlevi olduğunu ortaya koyarız.

Son zamanlarda, TÜRK toplumumuzda özellikle eğitimin söz konusu iki işlevi bağlamında yapılan çalışmalarına çalışmaların temel tezi, okul eğitiminin ne kadar bizler için önemli olan toplumsal ve kültürel şartların modern teknooji ile yeni­den üretilmesine yardımcı olduğu, ve yine eğitimin hakimiyeti kültürün kurumsallaşmasına ve toplumsal tabakalaşmanın pekişmesinde önemli bir roller üstlendirerek TÜRK tolmumuz çağdaş ilerici yenilikçi ve reforumcu klasik sosyolojik kavram ve yaklaşımların yanında sosyal eğitim alanında aranmasının yanında eğitim sosyolojisi, çeşitleri süreçleri, rejimleri, teorileri inceleyerek ve analize ettikten sonra yapısalcı model gibi Bir eğitim bilimcinin işi uygulamaya yönelik bir sistem ve proje ortaya koymak olacaktır.

Bizler Eğitim sosyolojisinin verilerinin eğitim bilimciye kaynak sağlayarak aynı eğitimcinin ortaya koyduğu çalışmayı da inceleyecek eğitim sosyolojisi bu çalışmalarımızın sonuçlarını eğitimbilim tecrübesi içerisindeki konumunu ortaya koyacağız. Eğitimbilim’in öncesinde de analizinde de eğitim sosyolojisi önceliği olacaktır.

Eğitim Bilimleri                                                                                                     

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Temel Disiplinler, Eğitsel ölçme, Eğitsel değerlendirme, Eğitim yönetimi, Eğitim psikolojisi, Eğitim teknolojisi, Öğretim teknolojisi, Eğitim tarihi, Eğitim felsefesi, Eğitim toplum bilimi, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik, Okul psikolojisi, Uluslararası eğitim, Özel eğitim,Öğretmen eğitimi, Erken çocukluk dönemi eğitimi, İlk eğitim, Orta eğitim, Yüksek eğitim, Yetişkin eğitimi, Öğretim Alanları, Türkçe eğitimi, Okuryazarlık eğitimi, Matematik eğitimi, Doğa bilimleri eğitimi,  Sosyal bilimler eğitimi,  Yabancı diller eğitimi,  Sanat eğitimi,  Beden eğitimi,  Teknoloji eğitimi,  Meslek eğitimi,  İşletme eğitimi

 

Folk Sosyolojisi

Göç Sosyolojisi

Cinsiyet Sosyolojisi

Hukuk Sosyolojisi

İktisat Sosyolojisi

İnsan Ekolojisi

Kent sosyolojisi

Köy Sosyolojisi

Kurumlar Sosyolojisi

Küçük Topluluklar Sosyolojisi

Kültür Sosyolojisi

Medikal Sosyoloji

Natüralist Sosyoloji

Sağlık Sosyolojisi

Sanat Sosyolojisi

Sanayi Sosyolojisi

Siyaset Sosyolojisi

Toplumsal Psikoloji

Tarih Sosyolojisi

Uluslararasi İlişkiler Sosyolojisi

Uygulamalı Sosyoloji

Vergi Sosyolojisi

Endüstri Sosyolojisi

Endüstri Sosyolojisi

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Endüstride modern teknooji problem ve Amaç İnsanlık tarihi boyunca, ilkel dönemlerden tarım toplumuna, oradan da sanayi toplumuna, günümüzde ise post endüstriyel topluma doğru yapısal bir değişme görülmekteyiz.

Buna bağlı olarak her dönemin kendine has özelliklerinden kaynaklanan iş ilişkileri ortaya çıkmaktadır.

Günümüzde bilgi toplumuna geçerken, iktisadî faaliyetlerle ilgili iş ilişkilerini de inceleyen çalışma sosyolojisinin konuları, teknoloji faktörü sebebiyle farklılaşmakta ve geleceğe yönelik olarak iş ortamında müşahede edilen bazı yeni meseleler ortaya çıkmaktadır.

Bu çalışmada konu edinilen problem, bilgisayar teknolojisinin her aşamada üretime daha çok hakim olarak iş ilişkilerinde ferdiyetin bazı özelliklerini engellemesi ve bu nedenle de iş yerindeki sosyal ilişkilerin olumsuz şekilde etkilenmesidir.

Tarih boyunca her konuda esas faktör olan bilginin, iktisadî üretimde ve dolayısıyla da iş ilişkilerinde önemli bir rolü olduğunu bilmekteyiz.

Bilgi, başka bir deyişle onun bir tezahürü olan modern teknoloji, üretim ilişkilerine giderek daha çok sanatsal eğitimler hakim olacaktır.

Bizler buna bağlı olarak, günümüzün temel dinamiği olan bilgiyi üreten ilim adamları olarak aydınlar da toplumsal bakımdan giderek bilgi daha çok önem kazanacaklar.

Ancak, aydınların (yada bireylerinin) modern teknolojik gelişmeyi üretmesi, iş ilişkileri açısından da belirleyici unsurlar olması sonucunu olmamakla oysa toplumlar, aydınlardaki “sosyal çevrenin etkisi altında kalmak ve ona tabi olmak yerine, sosyal çevreyi etkileyecek kadar güçlü ve icaatı  bir ferdiyeti esas aldıracağuz.

Burada esas mesaj, çevreden ferde doğru değil, fakat, fertten çevreye ve cemiyete doğrudur” Fert, çalışma ortamında sosyal ilişkileri itibariyle kendi ürettiği teknolojinin kontrolü altına girecektir.

Bizler günümüzde de, hemen her konuda aydınların yetkileri, yaptıkları katkıdan daha üretkendirler.

Bizler Bu nedenle insan potansiyelinin daha iyi değerlendirilebilmesi bakımından ileri düşünürlerin toplum içindeki rollerini yeniden yapılandırılarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bizler çağdaş teknoloji, iş ilişkilerinde insan faktörünün önüne geçerek insana hakim olmakta ve ferdiyeti engellemekir.

Oysa her aşamadaki gelişmenin esas dinamiği insanın bizzat kendisi olmalıdır. Bizler bu unsurun herhangi bir şekilde ihmal edilmesi, yada bazı faktörlerin sebep olduğu olumsuz etkilerin sürdürülmesi, gelişmenin önündeki en büyük engellerden biri olmasını çıkarmamzıdır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak uzman kadrolarımızlaÇalışmalarımızda, bu ana problem çerçevesinde bilgi üretimi belirleyici bir faktör olarak ele alınarak iş ilişkileri içeris inde değerlendirmekteyiz.

Amacımız bu ilişkilerde bireylerin ihmal edilmesiyle ortaya çıkan problemlere dikkatler tolayarak modern tekneloji eğitimlerini sıklaştırmakdan geçdiğini bilmekteyiz.

Kendi Dönemimideki yapacaklarımız Endüstri İlişkilerinde Bilginin Önemi Klasik iktisat teorisinde emek, tabiat, sermaye ve teşebbüs unsurları temel üretim faktörleri olarak kabul edeceğiz.

Bunlardan ilk ikisi olan emek ve tabiat, asli faktörler olarak bir iktisadî faaliyetin gerçekleşebilmesi için asgari şartları temsil ederler.

İnsan, ellerinden başka hiçbir araç kullanmadan sadece emeğiyle üretimde bulunabilenler; mesela avcılık yada toplayıcılık yaparak ve ev hanımları hayatını idame ettirebilmekte olanlar.

Bizler TÜRK toplummuzu daha ileri dönemlerinde bilgi birikimini arttırarak birlikte diğer iki faktör, sermaye ve teşebbüs de devreye girecektir.

Bizlerin en önemlie üzerinde durduğumuz Özellikle sermaye faktörünün tarih boyunca giderek daha fazla sosyal bir önem kazandığı görülmekte.

Sermaye sahiplerinin sosyal statülerinin güçlendiği ve toplumu daha yoğun kontrol ettikleri bir gerçektir.

Günümüzde ise hem sermayenin tabiatında hem de sermaye sınıfının yapısında büyük değişiklikler yapılanmalar olacaktır.

Bizler için Sermaye, geniş anlamıyla bir üretim faaliyetinin gerçekleşmesi için gerekli olan aynı yada nakdî araçları olarak tanımlanabiliriz.

Toplumsal Üretilen mal ya da hizmetlerin belli bir sosyo-ekonomik sistem içinde ihtiyaç fazlasının birikimiyle ortaya sermaye çıkacak.

Böylece zaman içinde sermayede kümülatif bir artış söz konusu olacak. Tanımımızdaki araç sözcüğünü anahtar kelime olarak alıp üretimde kullanılan sermayeyi, endüstri öncesi dönemde araç ve gereçler, endüstriyel dönemde kapital ve yatırım malları, post endüstriyel dönemde ise bilgi olarak teşhis edebileceğiz.

Bir önceki dönemin sermayesi, bir sonraki dönemde artık kolayca tedarik edilebilir olacak ve  eski değerini ve önemini yitirmeden yeni üretimlere geçerek hem zamansal hemde üretimsel olarak kazandıracağız.

toplumundaki tarım üretimde kullanılacak moden teknolojik tarmısal makinaları araç ve gereçleri, sanayi toplumunu olmasını sağlayarak karmaşık insan gücüne dayamayan makinelere dayalı büyük ölçekli üretiminde önemini ve değerini daha çok üretimle kazandıracağız .

Günümüzde ise bu büyüyerek artan bilgi birikimine ve küreselleşmeye izafî olarak modern teknolojinin sağladığı önemini vurgularız.

Yeni teknolojiler sayesinde daha az kaynakla daha çok üretim sağlayarak. Ancak, bu sürece paralel olarak dikkatli davranarak israflıktan kaçınıb birikimliğe önem vereceğiz.

Modern teknolojyle eğitime çekmek istediğimiz husus, üretimde bilginin giderek aslî faktör haline gelmesi, adeta tek başına belirleyici olacaktır.

Moden teknoloji Üretim faktörleri bir iktisadî olayın meydana gelmesi için vazgeçilmez unsurlardan biridir.

Bizlere Meselâ, emek ve hammadde (tabiat) olmazsa bir mamulü üretmek mümkünüyatı olamıyacaktır.

Aynı şekilde bu üretimin nasıl yapılacağına dair asgari bir bilgi düzeyi de gerekliliğidir.

Bizim için tüm üretim faktörleri için bu durum geçerliliğidir.Modern teknoloji ile  Emeğin, tabiatın, sermayenin ve teşebbüsün nasıl kullanılacağına dair belli bilgilerle eğitimden geçirerekde her tür ve dönemdeki üretim için en iyi eğtim şarttır.

Bizler Bu yaklaşımda modern teknoloji ile sağlanan emek, bilginin bir fonksiyonu olarak düşünülmelidir.

Ancak, bu faktörler içinde bilginin önemini giderek arttırarak ve Endüstride hakim  duruma getireceğimiz olmasıdır.

Artık Modern teknolojilede tam teşebbüslü eğitimler verilerek geliştirilmiş bilgiyi de aynı bir faktörler olarak ele almak gerekmektedir.

Bizler  üretümün her döneminde, kendisine ait eğitimin hakimiyetini donanımlı bütün vasıfla anlanmasıdır.

Bizler tarım toplumu olarakda, üretimi daha ziyade kol gücüne dayanan emek-yoğunluğu yerine uzmanlarımızın icaatleri ile insan gücüne dayanmayan modern teknolojiler imar ederek kullanımını sağlayarak hem üretimi hemde kapasiteyi daha çok artıracak ekenomimizi güçlü hale getirecektir,

Bizler endüstri toplumu, para, makine ve teçhizat gibi araçlarla üretiminde bulunulacağından sermaye yoğun, Modern teknoloji endüstriyel toplumu olarak belirli güce dayandığı için bilgilenmeyi-yoğun olarak daima alacağız.

Bizler bu ve her dönemde oluşacak bilgi ve onun bir tezahürü olarakmodern teknoloji, üretime hakim ve başlı başına bir faktör olarak karşımıza çıkan blgi alışlarımızı daha güçlü etkili hale getirirkende ve dolayısıyla iş ilişkilerini de belirleyeceğimiz olunmasıdır.

Bizler öte yandan üretim sürecindeki bu gelişmeyle paralel olarak sosyal yapılanmayıda değişmektirmek olacaktır.

BizimTarım toplumunda halkın büyük çoğunluğu ziraî üretimle ve hayvancılıkla meşgul olan köylülerden ve göçebelerden oluşduğundan. Sosyal, iktisadî, hukuki ve siyasi yapılar da bu üretim tarzına uygun olarak şekillendirerek. Ziraî üretim esnasında az sayıdaki insan arasında kurulmuş olan iş ilişkisi, modern teknooji sanayi toplumundaki büyük ölçekli plantasyonlardakinden farklılığı gidereceğiz.

Modern tenoloji endüstriyel dönemin kitlesel üretimi, kitlesel ilişkileri içinde olacağız.

Düzensiz hareketleri, çarpık gelişi güzel şehirleşme yerine, yeniden  imar yapılaşma gibi çeşitli türlerdeki büyük sosyal hareketliliklere neden olacağız.

Bizler bu dönemde işçi ve sermaye kurumlarınıa önem kazandırmış olacağız. Günümüzde ise,TÜRK  milletimizin ürettiği bir değer olarak bilgi birikimi, zaman içinde çok daha kolay bir şekilde ayni yada nakdi sermayeye dönüşmekte ve önemini giderek artıracağız.

Bizler her dönemede bilim adamlarına, profesyonellere ve üniversitelere, araştırma enstitüleri gibi çeşitli bilgi kurumlarından oluşan ‘bilgi sınıfı’ önem kazandıracağız.

Modern teknoloji dönemde insanın bilgisi, becerisi ve aklıyla ilgili nitelikleri, rekabet ortamındaki mal veya hizmetin daha çok önüne geçimiş olacağız.

Bizler bu bilği  birikimi, başka deyişle bilgiyi üreten araştırmacı ve kurmlar,kuruluşlar, ilim adalarmızly toplumumzun gelişmesi için hakimiyeti eğitim müeseselerimizde olacaktir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Sosyal yapıyı etkileyen bir çok hakim faktör sayılabilir uzman kadrolarımızın fikir ve bilim adamlarımızda oluşacaktır.

Genel olarak örnek verirsek insan ilişkilerinde, ideolojiler, dinler, keşif ve icatlar, coğrafi sebepler bunlardan bazılarıdır.

Bu faktörler daha somut konumlara da indirilebilir.

Mesela bize göre Batı kapitalizminin sosyo-ekonomik transformasyonunu sağlayan temel dinamik din tarafından sürekli desteklenen ve takviye edilen ve kültür yapıcı  bir kurum olan çekirdek ailesidir

Bizler bütün bu unsurları temel özellikleri itibariyle gurublandırıldığında, günümüze ve yakın gelecekteki toplumu tanımlayan başlıca faktörün bilgi olduğunu teşhis ederekde bu nedenle tarım toplumunda köylünün, sanayi toplumunda ise emekçinin hakim toplumu teşkil ettiği gibi, bilgi toplumunun hakim tolum aydınlar ve toplumun temel dinamiği de bilgi olacaklardır.

Tarım toplumumuzun temel üretimi ziraî mallar, sanayi toplumumuzunda sınaî mallar ve hizmetler, endüstri ötesi toplumunun ise bilgisidir.

 

 

 

Endüstriyel İlişkiler

Bizler endüstri sosyolojisi, yada öbür adıyla çalışma sosyolojisi, çalışma ve buna bağlı kurumların (organizasyonların) sosyolojik analizlerini yaparakda konusu genel olarak sosyal mevzuların mukayeseleri, özel olarak da siyasi, ekonomik ve sosyal müesseselerimizle karşılıklı  sosyalçalışma ilişkisini birlikde gelişdirerek çalışmalarıyal  inceleyeekleridr.

TÜRK toplumumuzdki Mesleki uzmanlaşma çerçevesinde çalışma ideolojileri (profesyonelleşme) temel konularından olacaktır.

İlim adamalrımızın esas belirleyici konusu ise mesleklerin sosyaloji bölümüdür. Bununla birlikte alt disiplinler olarak kaliteli üretim projesi teorisi ve  üretimi pazarlama analizleri ile ilgili çalışmalarda yoğunlaşdıracaklardır.

Modern teknooji endüstri ilişkileri itibariyle konumuz hakkında daha sabit değerlendirmeler yaparak kavramın kökenlerine inerekde yarar sağlayacaklar.

Modern teknoloji endüstri ilişkileri terimi araştırmacının sosyal kurum ve kuruluşlarımız ve vakıflarımızın desteğiyle Üniversitelerde, iktisadî gelişmede iş gücünün problemleriyle ilgili olarak yapcakları çalışmalardan kaynaklanacaktır.

Ancak, iktisadî gelişmede iş gücünün büyük önemi olduğu, bilim adamlarımızın yapacakları büyük araştırmalarla ve gözleme dayalı araştırmalardan ortaya çıkacaktır.

Bu araştırma sonuç olarak işçiler ve denetçileri (supervisor) arasındaki ilişkinin önemini işaret edecektir.

Çalışma ortamında oluşan gruplar, resmi olamayan tarzda bir sosyal kontrol sistemi kurarak, her bir işçinin ürettiği ürün miktarını sabit tutarak verimliiğin kalitesine bakılacaktır.

İşçilerin gelirleri, yaptıkları üretimin seviyesine bağlı olacak ve buna rağmen, daha ok üretimi sağlayarak üretimlerini kısıtlanmadan ve sınırlandırılmayacaktır.

Bu bulgula riçide üretim artışının sadece iş yerlerindeki donanıma bağlı olmayacağını, özellikle sosyal ilişkilerin gelir artışından daha etkili olarak sosyal birlikteliklerini sğlayacaklar.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bilimsel yönetim’ (scientific management) kavramıyla işçinin üretimdeki ana motivasyonu gelir artışı dikkate alınacak.

Modern teknoloji endüstriyel döneminde daha rasyonel ücret politikalarının uygulanmasıyla üretim artışının sağlacağını söyleyeleybilriz.

Bizce, bu etki daha ziyade dolaylı olmakla kalmayıb ücret artışı daha iyi bir sosyal çevre sağlamakta ve bu da daha fazla üretimi teşvik edecektir.

Gelir artışını sürdürmek ve böylece daha yüksek standartlarda sosyal hayat sağlamak şeklindeki bir motivasyon iş yerlerindeki üretime yansıttıracağız.

Esas faktör iş yerlerindeki sosyal unsur, başka bir deyişle insan ilişkilerinin önemini ve takım çalışmasının getireceği yardımlaşma üretimimizdeki artışın  daha fazla standarların üzerinde olacağını belirtelim.

İşçi sadece bir iş gurubunun üyesi değil, mesleki, ailevi, iktisadî veya siyasi başka grupların da üyesi olaaklardır.

Çalışma sosyolojisinde insan ilişkileri ekolü işçiyi böyle bir sosyal çerçeve içinde ele alaağıdır. Bizler bu nedenlerle işyerlerindeki işçilerin tutumları işveren, modern teknoloji veya ücret gibi belli başlı faktörlerin tek başlarına belirleyiciliklerinden uzak tutarak standartları yükselteceğiz.

İş hayatı top yekün sosyal ilişkilerin bir göstergesi olacak burada müşahede edilen tüm faktörlerin kompleks ilişkileri söz konusu dışında kalacaktır.

Bir yandan üretime yeni bir modern teknoloji katılırken öte yandan çalışanın iş ortamındaki sosyal ilişkileri değişecektir.

Çalışma ortamındaki modern teknolojik unsurları tüm endüstrilere, ekonomik sektörlere, hatta milli sınırların ötesine yayarak yerel ticari ilişkiler ya da uluslararası anlaşmalar bir yerdeki mevcut çalışma şartlarını düzenlecek ve diğer bölgelere modern teknolojiyi imar edeceğiz.

Böylece modern teknoloji endüstri ilişkilerinde söz konusu olan problemleri de hemen her yerde görülebilmekle  kalmayıb gidermek içinde bütün meslek gurublarıyla iletişim ilişkleri iinde olacağiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak üretim de yüksek modern teknoloji ürünlerine doğru kaydıkça, iktisadî ve sosyal yapılanma da buna göre düzenleyerek geiştşreceğiz. Bizler bu konumuzla ilgili bir başka dal olan Organizasyon Sosyolojisi, formal ve informal organizasyonal yapılar arasındaki ilişkilerimizi incelemele kalmayıb iş yerlerinde bilgisayarların kullanımıyla bu yapılarda önemli değişmeler yardmcı olacağız.

Bizim buradaki ana konumuz sosyal çatışmadır.

Sosyal aktörler  gelişmeyi kontrol için birbirleriyle çalışarak kendi kendileriyle emniyet altına alacaklardır.

Biler acabalar nasıllar bir değişmeler olacak, nasıl bir sosyal toplum yapısı imar edilecek, ne tür problemlerle karşılaşacağız ve beklenmeyen yeniliklerle karşılaşıldığında nelere önem verilecek sorulara uman kadrolarımız, fikir adamlarımız, ilim adamlarımız ve müeseselerimiz, kurumlarımızl ve TÜRK toplumumuz ile birlikde çözüm yolları arayarak gidereceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu noktada konumuz açısından modern teknoloji endüstri ilişkileri bilgisayarların iş yerlerinde bulunmasının rolünün insan gücünün hafifleyeceğini beyin gücüne yönledirerek İşlerin bilgisayar tarafından yürütülmesiyle bireylerin kontrolü odak noktasını kendileri hakim olacaklardır

Bizler giderek problemleri azalmakta ve insan gücünün yerine modern tekneloji endütriyel iş makinalarla ağır şartlar altından alarak modern teknoloji üzerinde en iyi eğitimleri TÜRK toplmumza vererek daha güzel şartlarda çalışma ortamını sağlayacağız.

Bizler ilim adamlarımızı ve fikir adamlarımızı karar verme sistemlerinin dışında tutmadan fikir ve düşüncelerini paylaşarak sosyal toplum olma yolunda birlikde büyük hamleler yapacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak tek başımıza karar verirsek yalnızlaşmakta ve önemsizleşmekte, ve sonuç olarak da üretim artması gereken ölçüde artmamakta ve başarısız kalırız.

Aşağıdaki bölümlerde bu cevap tartışılmaktadır.

Postendüstriyel Toplumda Endüstri İlişkilerini Etkileyecek Ne Tür Değişmeler Olmaktadır?

Endüstri toplumunda insan veya makine yönetimli bir iş hayatı söz konusudur. Günümüzde ise daha ziyade bilgisayar yönetimli bir çalışma hayatına geçilmiştir. İleri teknolojinin iş hayatında kullanılması, çalışanlarıda eğiterek yüksek derecede yeni vasıfların üzerine çıkarmaktır.

Bu müşahede modern teknoloji endüstri ilişkilerinde de postmodern bir dönemin kabul edildiğini göstermek değil daima olamsı önemlidir.

Postendüstriyel toplumlarda iş sektöründe, teknolojide ve sosyal bütün mesleklerde temel değişmeler yapaağız.

Bizler birkaç yüzyıllar için değil ilelebeten modern teknoloji endüstri sosyal toplum kavramı mülkiyet ilişkilerinin terimleriyle tanımlayacağız.

Emek gücünü satanlar ve bunu satın alanlara şidetle müdehale ederek  toplum arasındaki çatışma meselelerini gündeme getirtmeyeceğiz.

Bizle her dönemdedamima  yenilikçi olacağız ve meslek  politikaları mevcut sistemin tamamen değiştirilmesine bu sistem içindeki gücün paylaşılmasına yönelik olacaktır.

Bizler ancak ileri modern teknoloji endüstri toplum olma yolundaki yapılanmada işçi hareketlerinde çok önemli değişmeler reforme ederek yapacağız.

Bunlardan ilki, işçi hareketlerinin ana gayesinin çalışma şartlarının kontrolü üzerinde daha etkili olmayı istemlerini özel heyetler aracılığı uzmanlaşmış kadrlarımı, ilim adamlarımız ve fikir adamlarımızdan oluşacak heyetlerle belirleyeceğiz.

Diğeri ise, mülkiyetin rolünü azaltmadan  ve esas olarak teknik yeterliğin yeni bir kriter olarak alınmadan belirleyiciliğine doğru toplumun yapısal olarak kökden değiştirmek olacaktır.

Bizler postendüstriyel dönemde genel olarak, profesyonellerin ve teknik kadroların öneminin artması şeklinde mesleki değişmeler, mal üretiminden hizmet üretimine geçiş şeklinde ekonomik değişmeler, modern teknolojinin geniş bir şekilde yayılmasıyla da karar vermede değişmeler yapacağız.

Bizler ise bu dönemin önemli özellikleri olarak toplumu şekillendiren ve buluşların kaynağı olan teorik bilginin merkezileşmesine yardımcı olacağız.

Ayrıca eski işçi gurublarını ortadan kaldırarak, yeni işçi gurub takımı profesyonel, idari ve teknik elemanlardan müteşekkil olarak ortaya çıkaracağız.

Böylece bizlere göre bilgi ve beceri, mesleklerin aidiyetini, meseleklerin yapısını ve genel olarak da toplum yapısını belirleyen bir unsur olarak ortaya çıkaracağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak yeniden mesleklerin yapısını, bilimsel ve entelektüel hareketler de dahil olmak üzere tüm sosyal hareketlerin temeli olarak düşünmekteyiz.

Bütün bunlara bağlı olarak yüksek eğitimli bir toplum imar edeceğiz.

Eski toplum maddi ve pratik bilgi üzerinde işlerken, yenisi üniversitelerde, araştırma merkezlerinde yada yeni tür iş yerlerinde geliştirilen, maddi olmayan ve teorik bilgiye bağlı bu dönemde bilim adamlarından, profesyonellerden ve bilgi kurumlarından oluşan ‘bilgi sınıfının’ önemi arttıracağız.

Bilgisayar Kullanımının Neden Olduğu Problemler

  1. İşçinin Karar Verme Sisteminin olmasi

Bizim dönemmäzde modern  teknolojinin etkileri çerçevesindeki endüstri ilişkileri incelenerk, işyerlerinde bilgisayar kullanımının getirdiği farklılıklar da göz önüne alınmasinda İnsan ilişkilerinin, teknolojinin değişmesiyle birlikte bazı yönlerden sosyal hayatımızın farklılaştığı sosyolojik bir gerçekliliği özellikle  modern teknoloji değişimiyle yıllarda ‘akıllı teknoloji’ (intelligent technology-IT) kavramı teknolojiyi basit bir araç olmaktan çıkarmış olacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak akıllı teknoloji kendine has zorunlulukları da beraberinde getirmekte olsada uzman kadrolarımızla eğitimler vererek üstesinden geleceğiz.

Bizler Teknolojinin bu yeni özelliği sayesinde üretimde, hizmetlerde ve hatta idari işlerde suni zekalar (artifical intelligent) kullanılmakta (iş makineler).

Suni zekalar bir işi veya bir dizi makineyi başından sonuna kadar yürütmekte olsada proğramlayıcısı insanlarımız olacaktır.

Bizim insanımız ne kadar çok aktivite planlayarak, tamamen suni zekalar tarafından işletilecek.

Bizim insanlarımız bu sayede bir enformasyon prosejsi kurarak bilgi alışverişelrini karşılıklı yapacaklar.

Bu aynı zamanda insana ve insanımızın karar vericiliğine duyulan ihtiyacın suni zekalar üzerindeki hakimiyetlerini bu şekilde giderek daha etkin yüksek kalite üretimi sağlayacaklar.

Suni zekaları durumda daha çok verimli olacaklar.

Eğitilen İnsanlarımız Bu vakıa, sahip olduğu vasıflar ne olursa olsun çeşitli kademelerdeki insanın önemini daha çok aranır hale getireceğiz.

Modern teknooji sistemlerinde çalışanın öneminin artırılmasnı sağlayacağız.

Bizler suni zekaların muhakemeyle durumu tam olarak değerlendirebilme yeteneklerini eğitilen insanımız tarafından hakimiyetinde düzenlenerek üretim kalitesini yükseltecek.

Böylece eksik ya da yanlış kararlar verebilme ihtimali oldukça suni zekalarda düşecektir.

Bizler ise, iş ortamında sunizekaların insanın yerini almadan insanlar tarafından yönetilen ve yönlendirilen olarak çalıştırılacak üretim kaybına yol açmayacaklardır.

Böylece işçi kim ve ne için çalıştığını bilir bir halde sosyal çevresinden kopmadan ve sosyal ilişkileri bozulmadan yaşamlarını sürdürülmesi sağlanacak.

  1. İşsizlik

Modern teknoloji ile donaltılacak ülkemizin her bir köşesinde Kimlik kaybı olmadan daha sonra işsizlik olarak da karşımıza çıkabilecek herleri imar edeceğimiz teknoloji ile birlikde yanında mesleki eğitimlerde verilerek yetiştireceğiz..

İşsiz olmak, yerine her ferdin meslek eğitim hakkına sahibdir.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak tatminkar olmayan hatta daha fazlasını bir iş sahibi olmaktan çoğu kere önceden vereceğiz meslek eğitimi ile o mesleki işe hazır edeceğiz.

Bizler daha az maliyetli ve tercih sebebi küçük işletmeleri mekan ikametğahlarda elverişi ise ikametğahlardan üretim yapacaklar.

Bizler mevcut iş konsepti, para, saygınlık, prestij ve hatta değer kavramları bir anlam ifade edilmeyecektir.

Öte yandan zaten çok düşük maliyetlerle insanın yerine bilgisayar ikame edilmiş olsada her ferdin yetenek ve kabiiyetlerine öğrdenebildiği meseleklere göre iş imkanı ile donaltacağız.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak mesleksiz işsizler mantığını yürütmeyeceğiz her bireylerin meslek eğitimi ilemesle sahibi yaparak için en düşük seviyeye çekeceğiz.

Bizler topumumuza önemsizlik duygusunun ürettiği bu döngü giderek kendi kendinden beslenmekte, büyümekte ve sosyal düzeni ciddi bir şekilde tarz da kurumsallaştırmakda olacağız

  1. Sembolleşme

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bizler ayrıca enformasyon teknolojisi iş yerindeki pek çok faaliyeti maddi olmayan (soyut) bir hale getirerek imajların ve sembolik araçların kullanılması kimliğin de soyutlaşmasına ya da kaybolmasına sebep olmayacaktır.

Bizler bu tür yerlerde çalışan insan artık sadece cihazın düğmesine basmakla yükümlü ve mesuliyeti üzerinde hakimiyetlerin. modern teknoloji üzernde proğramlayıcı olacaklar.

Çoğu işyerlerinde insan diğer üretim donanımlarından sadece ürettiği kaliteden sorumu olacaklar.

Hatta insan bir yatırım veya kazanç olarak değil bir üretim maliyeti veya gider olarak görülmekden çıkartılacak ve insan değeri üstünde maddiyatlar öne geçemiyecek.

Öte yandan suni ( makina) zekaların gelişmesinde sadece işletimde kullanılan teknik sembollerin geliştiğine de dikkatleri çekerek yönetme ve yönlendirme hakmiyeti insan elnde olması gereklidir.

Cihazın işleyişiyle yada işin yürütülmesiyle ilgili olan semboller hızlı bir şekilde artmakta, yaygınlaşmaktainsanların kullanmasında önem kazandıracağız.

Bu semboller (Bilgisayar) giderek iş çevresindeki çalışma kültürün yerini insanlar kullanarak üretecekler.

Bunlar bir lisan veya kültürel mana taşıyan kelimelerden çok insan lisanı çde olacatır.

Sadece üretim programlarıyla ilgili işlemler olarak bunlar daha önce üretilmiş kültürel ürünler olsalar bile aktarıldıkları alıcılar müdahale imkanından uzak pasif bir konumda olmadan için geliştirileceklerdir.

Semboller (Cihazlar) ne oldukları tam belli insan üstü yerine insan kabiliyeti ile üretim sağlanacaktır, maddiveya somut bünyeleri olmayan sözel üretenler olacaklardır.

Bizler bunları ‘görsel kültür’ (visual culture) kavramıyla adlandırıyoruz

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak böylece kültürel referans noktaları giderek azalmakta ve hatta somut kültürün transferi insan üzerine etkileri alarak engelliyeeğiz.

Bunun sonucu olarak da insan yalnızlaşmaktan ve kültürsüzleşmekten uzak tutmuş olacağız.

Sembolik (cihazlar) kapital kavramını kullanarak gerçekte var olanı bir sermayenin üretildiğini işaret edeceğiz.

Burada da sembol (cihazların) kavramı benzeri bir durumu üretimi üretmeyi ifade etmek amacıyla kullanılacaktır.

İnsanlarıner gerçek kültür unsurları ve sosyal ilişkilerini kayıb etmeden sembolik (Cihazlar) üretimde ve   olduğu gibi gerçekte kapitalde var olmayan bir manaviytın sembolik sistemler üretimden başka insnalar üstünde olmayacaklar.

4.Yalnızlaşma

Bir başka problem de bilgisayar kullanımının insanı tecrit etmesidir.

İş yerlerindeki sosyal hayat değişdirmeden modern teknoloji dönemde üretim büyük ölçüde insan konturolü altıda insanın yerini alacak akıllı teknolojiler tarafından yapılaağı için çalışanlar arasındaki fiziki ve sosyal mesafe iyileştirilmiş olacak.

Bilgisayar yönetimli çalışma ortamlarında insan diğer çalışanlarla sosyal ilişkilerini daha çok zaman bularak kuraaklar, böylece ferdi ve kolektif çalışma duygusundan uzak kalmayacaklar.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk toplumumuz modern tenkoloji endüstri toplumu ourken idare, makine ve işçi aynı yerde insan hakimiyeti altında bulunacaklar.

Sonuç

İşyerlerinde bilgisayar kullanımı üretim açısından büyük kolaylıklar sağlamasına rağmen sosyal ilişkiler bakımından insanlar arasındaki iletişişmi daha kolaylaştırıcı olacaklar.

Bunlardan bazıları karar verme sistemlerinde değişmeler, eğitimlerle işsizlik, sembolleşme ve yalnızlaşmadan giderilecek.

Bu kavramların bir kısmı, endüstri ilişkilerinin önceki dönemlerden beri uğraştığı konuları arasında farklılıklar yaparak insanın üstünlüğü korunacak.

Ancak  TÜRK toplumumuzda, bilgi çağının başlamasıyla karşılaşacakları yeni yapısal problemler nasıl iyileştrileceğini ilm adamlarımız tarafından tesbit edilerek müdahele edlecektir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Bilgi, modern teknoloji endüstriyel dönemdeki sermayenin önemli yerini alacak ve üretim kapasitesini geçmiş döneden daha çok üretim lde edilmiş olacaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Bilgiyi elinde bulunduran ilim adamlarımız, vereceği eğitimlerle hakimiyet TÜRK toplumumuzun elinde olacaktır.

Bizler bu temeller üzerinde farklı endüstriyel ilişkiler teşekkül etsekde sanayi sosyolojisi, bu sorunları da göz önüne alarak postendüstriyel bir sanayi sosyolojisine geçmek durumundayız.

Yeni bir saha değil, ama ilim sosyolojisi, aydınlar sosyolojisi, sosyal psikoloji gibi başka dallarla daha fazla iç içe geçmiş ve endüstri ötesi toplumun endüstri ötesi sorunlarıyla ilgilenenaraştırıcı  bir branş olacaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu şartlar altında endüstri sosyolojisi önceki döneme nazaran daha kompleks olmaktan çıkacak ve çok-disiplinli (multidisciplinary) çalışmak mühendislik, bilgisayar bilimleri, sanayi psikolojisi, ergonomics*, yönetim bilimleri, iktisat, sistem bilimleri, sosyal ve iktisadî tarih, siyaset bilimi gibi bir çok farklı disiplinlerden ve disiplinler arası araştırılarak katkılarda ve bulgularından yararlanmak durumunda olacağız.

Amaç, bilgisayarların yürüttüğü çalışma tarzının hakim olacağı bir toplumun en önemli ve değerli unsurlarının oluşturacağı insan mimarisini (architecture of complexity) kontrolü insan hakimiyetinin altına alacaktır.

Üretim ortamının kolektif çalışma duygusundan yaklaşarak takım çalışma birimlerin  bölünmesi, üretimin artırılmasında fayda sağlayacktır.

aslında geçmiş zamanların siyasal, ekonomik gibi sosyal olan tüm boyutlarda görülebilen kirizler bölünerek bağımsızlaşan unsurlar birbirleriyle tabii olarak bir çatışma sürecine girmişlerdir.

Bizler çözüm için elektronikleşmiş ve bilgisayarlaşmış toplumu ‘etkileşimli geri besleme’ (interactive feedback) ve ‘kendini düzeltme’ (self-corrective) mekanizmalarıyla demokratik düzene uyma gerektirerek böylece gerek endüstrideki, gerekse gelişmenin sebep olduğu diğer sosyal problemler büyük ölçüde çözülebileceğiz.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu probleme bazı çözümler uygulamak amacıyla, geleceğe yönelik bir takım idari tedbirler de alınmış olacaktır.

Özellikle hükümetler tarafından yeni düzenlemeler yapmak için şirketler yönlendirililecek bu tür kuruluşlara “sosyal olarak sorumlu şirketler” adı verilerek Bilimin bulgularıyla yeni düzenlemeler yapılacak endüstri ilişkilerde sosyal çevreye zararlı problemler ortadan çıkartılacaktır.

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak güçlü bir geleceği sağlayacak olan bilimsel bilginin dikkate alınarak ve siyasi aşırılıkların neden oacağı ortamlardan antirasyonalizm  uzak tutarak sosyal ve psikolojik faktörlerin ihmal edilmeden sosyal ilişkileri matematiksel yaklaşımlarla değerlendirmek gerektireceğiz.

Geçmişde  pek çok dönemlerde ve toplumlarda kaosa, karışıklığa veya çöküşe neden olan siyasiler gerek bir takım boş ideolojler ihmal etmişlerdir.

Bizler bilim adamlarının, gerekse endüstriyel ilişkilerin söz konusu olduğu kurumların, sosyal sorumluluklarını daha iyi değerlendirmeleri ve iş çevresinde bilgisayar kullanımını ihmal etmeyerek bilimsel metotlarla çözümleri arayacağız.

Türk Sosyoloji temel değerleri

Temel değerlerimiz ve Türkiye

Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türkiyemiz’ deki temel değerlerin neler olduğunu listeleyecek, sıralama yapma nedenlerimizi açıklayacak, saydığımız değerlerden hangilerinin listede olmamasini istediğimizi belirtecek ve sıralayacağız.

Öncelikle değerler nedir?

Bilim yargısı doğru – yanlış iken değer yargıları iyi – kötü , güzel – çirkin gibi kavramlardır. Bilim yargısı olabildiğince objektif iken değer yargısı nesneldir. Çünkü her toplumun iyisi – kötüsü , güzeli – çirkini öteki toplumlardan farklıdır. Zaten ulusların bu nitelikler sayesinde birbirlerinden ayrıldıklarını açıkça söyleyebiliriz.

Değer konu olan bir nesne,bir davranış, bir kurum yada bir rol üstlenmiş olabileceğiz. Örneğin Hristiyanlar’ da haç kutsaldır.

Biz Türkler’ de kayınvalideye anne denilir ve o şahısa diğer insanlardan farklı bir saygı gösterilir.

Askerlik, biz Türk toplumunda kutsaldır.

Hristiyan toplumlarda ise papaz toplumda önemli bir yere sahiptir.

Sosyolojik açıdan değerler, grubun veya toplumun “kişilerin, modellerin ,amaçların ve diğer sosyo-kültürel şeylerin önemlerini ölçmeye yarayan ölçütler demektir.

Değerler, her nereye nerdede gideceğiniz yönü belirleyen pusulalardır. Ne giydiğiniz, nerede yaşadığınız, kiminle evleneceğiniz, yaşamak için ne yaptığınıza kadar her şey değerlerin etkisinde olacaktır.

Ayrıca neleri yapıp, neleri yapmamamız gerektiğini söyleyen de TÜRK tolumumzun kabul ettiği değerlerdir.

Değerler 6 grupta toplanmaktadır (toplum ılım adamlarımız’ ın çalışmaları sonrası) ;

Estetik, Bilimsel (Teorik), Ekonomik, Siyasal, Sosyal, Dinsel

Her ulusun olduğu gibi Türklerin de iyisi- kötüsü , güzeli – çirkini, niçin yaşanacağı ve niçin ölüneceğini gösteren değerleri vardır. Ünlü profesörlerimizden Prof. Mahmut Tezcan Türk değerlerini 6’ya ayırır.

Bunlar sırasıyla; aile , eğitsel, ekonomik, dinsel, siyasal ve boş zamanlar değerlerimizdir.

1) Tarih Bilinci : Tarih bilinci Türk temel değerleri açısından önemli bir yere sahiptir çünkü tarihin toplumların hafızası olduğuna inanılır. Geçmişini bilmeyen ve onun üzerine kafa yormayan uluslar, geleceklerini de tayin edemezler. Gelişmek ve gülcü olmak isteyen her ulus geçmişinden ilham almak zorundadır. (ünlü bir söz / Goethe : üç bin yıllık tarihi ile hesaplaşmayan günübirlik yaşıyor demektir. )

2) Ahlak : Türk temel değerlerinin değişmez yapı taşlarından biri olarak ahlakı kabul etmemiz kaçınılmazdır. Ahlak; felsefe ile birlikte sosyoloji , sosyal psikoloji, ahlak ve din bilimlerinin konusuna girmektedir. Ahlakın olmadığı bir toplumda yaşamanın güçlüğü tartışma konusu dahi olamaz. Türk eğitim kurumlarında ve mesleki yeminlerinde dahi ahlak ilkesi en başta ele alınan öğretilerden biridir.

  1. yy’ da etnolog ve sosyal antropologlar tarafından yapılan araştırmalar, ahlak anlayışının toplumdan topluma, kültürden kültüre değiştiğini göstermiş ve ahlak anlayışının mutlak değil, aksine göreli olduğunu ortaya koymuştur.

 

Osmanlı Sadrazamlarından Sait Halim Paşa’ ya göre insan davranışlarını belirleyen akıl ve bilgiden çok ahlaktır. Onun için ahlak, toplumların huzurlu ve mutlu olmasında son derece önemlidir.

3)Din: Din, toplumu ayakta tutan aile, ahlak, hukuk,eğitim,ekonomi gibi sosyal kurumlardan birisidir. En ilkelinden en gelişmişine kadar bütün toplumlarda din kurumları mevcuttur. Dinin toplumda 2 fonksiyonu bulunmaktadır. Birisi toplumda birlik ve bütünlüğü sağlamak, ikincisi ise toplumsal kontrol görevi yapmaktır.

4)Dil: Soyut kültür unsurları içinde en başta geleni dil olup diğer kültür unsurlarını da içine almaktadır. Çünkü değerlerin hepsi dille ifade edilir ve eğitim yoluyla gelecek nesillere dolayısıyla da insanlığa aktarılır. Dil; insan bilgi ve deneyimlerini ölümsüzleştirir. Türk temel taşları sayılan yapıtlar (Kutadgu Bilig, Dedekorkut Hikayeleri;Göktürk Yazıtları) Türk ulusunun sonsuza kadar yaşamasını sağlayacaktır ve bunda dilin önemi yadsınamaz.

Türk tarihini yazan Fransız Paule Roux’ a göre Türklerle ilgili tek tanımlama ölçüsü, Türk dilidir. / “Türk demek Türkçe demektir, ne mutlu Türküm diyene.” Mustafa Kemal Atatürk.

5)Yurtseverlik: Yurtseverlik vatanını, toprağını sevme, onu korumak ve en iyi şekilde değerlendirmek demektir. Türk değerleri arasında yurtseverlik özel bir yere sahiptir çünkü bu millettir ki Kurtuluş Savaşı sırasında binlerce askerini yurdunu kurtarmak uğruna şehit dökmüş, yıllarca göz yaşı dökmüştür. Türk değerlerinde toprağın kutsal sayılmasını şu örnekle gözlemlememiz mümkündür; Vatan için ölmeye şehitlik ünvanı verilir. Şehitlik dinsel anlamda peygamberlikten sonra gelen en yüksek makamdır.

 

6)Konukseverlik (Misafirperverlik): Misafirperverlik; konuğa verilen önem, değer ve yaklaşım. Türkler de misafir ağırlamanın , misafire verilen değer ve ona yüklenen anlam oldukça önemlidir. Türklere göre zorlu hayat koşulları karşısında insanların misafirperverlikleri sayesinde yaşamları kolaylaşır, ilişkileri gelişir ve kendilerini güvende hissederler.

7)Yardımseverlik: Türk toplumunda yardımseverlik sayesinde birlik ve bütünlüğün önemli ölçüde sağlandığına inanılır. Türk toplumunu ayakta tutan temel ögelerden biri yardımseverliktir. Yardımseverlik sayesinde uluslar bir arada ve çok daha kısa sürede ileriye adımlarınıu atar ve gelişirler. Yardımseverlik engeller karşısında dayanak noktası ve engellerin aşılması yolundada kilidi açan bir anahtar olarak kabul görmektedir. Yardımseverliği maddi ve manevi anlamda ele alabilmek mümkündür.

8)Saygı – Hürmet: Büyüklerimize ve küçüklere karşı saygı duymamız, hürmet göstermemiz bir arada yaşayabilmemiz açısından ilk kural olarak kabul görebilir. Saygı ile engeller aşılır, sorunlar çözülür. Saygı unsurları birlik ve beraberliği sağlar, toplumsal kargaşa ve düzensizliği önler.

9)Namus – Şereflilik: Namuslu ve şerefli olmak örf ve adetlerimiz ile de uyuşan ve bağıntılı olan ilkelerdir. Namuslu ve şerefli olmak suça olan eğilimi önlediği gibi toplumsal birliğinde sağlanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Namus ve şerefin güveni sağlayacağını da açıkça ifade edebiliriz.

10)Ağırbaşlılık ve iç temizlik: Kişinin ağırbaşlı olması ve iç temizliğe sahip olması toplum içinde saygın kazanmasına , hürmet görmesine neden olan temel ögelerdendir. Diğer birçok ilkede ki gibi bu 2 kavramda toplumsal bütünlüğe hizmet etmektedir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Sonuçu Türk toplumunda yaşayan bir birey olarak bu on maddeyi de Türk toplumunun oluşturduğunu düşündüğümüzde değiştirilmesi veya çıkarılması gereken bir madde olduğunu düşünmemekteyim. Ayrıca burada mevcut olan on maddenin hepsinin olumlu maddeler olduğu ve doğruluğa hizmet ettiği unutulmaması gereken bir etken.dir

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bir ulusu var eden ve onu sonsuza dek yaşatacak olan onun değerleridir. Değerlerini kaybeden uluslar ulusal kimliklerini de kaybedeceklerdir. Diğer birçok ülke gibi Türkiye’ de toplumsal değer yargılarını korumalı, korurken de zamana ve teknolojiye entegre olacak ve daha da faydalı olacak bir şekilde değerlerini geliştirmeli , yenilemelidir.

Standard

Çağdaş Adalet İktisad Partisi İLKELERİ

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİ

 

Çağdaş Adalet İktisad Partisi İLKELERİ

Cumhuriyetçilik

Milli birlikçilik

Devletçilik

Felsefecilik: ideal merkezi devlet

İktisat veya ekonomi

Muhafazakarcılık

Yenilikcilik ve Reforumculuk

Sosyal bilimcilik

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİ İLKELERİ

 

  1. A) Cumhuriyetçilik

Cumhuriyet ; egemenliğin , ulusun , halkın elinde bulunduğu , toplumu yönetenlerin halk tarafından seçildiği bir yönetim biçimidir , bir devlet şeklidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Halkın benimsemediği yönetimler, Halkı sınıflara ayırarak bütünlüğünü ayırt ederek birlik beraberliğini kendi emelleri için kendi halkını sınıflara bölerek yönetmek diktatörlüğünü sürdürebilmemeri nedeni ile halkının sosyal kültür iş gücünün üretimlerini zimmetlerine geçirerek halkını hiçe sayan monarşik-teokrası, sosyalistlik ve koministlik temellere dayanan devlet, devlet yöneten.

Monarşi, sosyalizm, komonizm ve dikatör devletin bir kişi tarafından yönetilmesi demektir.

Teokrasi ; devletin, toplumun, Tanrı adına din eliyle, din kurullarıyla yönetilmesidir. Osmanlı İmparatorluğu’nda egemenlik tek kişinin, halife sultanın elindeydi.

Atatürk, padişahlığı ve halifeliği kaldırarak egemenliği gerçek sahibi olan ulusa, halka vermiş ve cumhuriyet yönetimini kurmuştur.

Atatürke şükranlarımızı sunarız.

Demokrasi, halkın halk tarafından halk yararına yönetilmesidir.

Demokratik rejimlerde, halk yöneticilerini belirli bir zaman için seçer, yöneticilerin çalışmalarında başarı elde edemeyen siyasileri yapılacak yeni bir seçimde bu kez başkalarını, başka yöneticileri işbaşına getirir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Halkın kendi egemenliği ile en iyi biçimde yönetilmesi demokratik cumhuriyet rejimiyle olur.

Demokrasi ancak cumhuriyetle gelişip kökleşebilmekte, gerçek  milli kişiliğine cumhuriyetle kavuşabilir.

En iyi yönetim biçimi demokratik cumhuriyettir. Yani egemenliğin belirli bir kişiye , diktator, aileye , zümreye , sınıfa değil ; ulusa , halka ait olduğu ve halkın devlet yönetimine en geniş en etkin bir şekilde katıldığı ve sosyal ekonomi yönledirici başarısız yöneticilerini istediği zaman oylarıyla değiştirebileceği devlet şeklidir.

  1. B) Milli birlikçilik

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk Milletini sevmek , halkın , devletin yücelmesi , yükselmesi için çalışmak , ulusal çıkarları , kişi , zümre , sınıf ve yabancı çıkarlarının kısacası her şeyin üstünde tutmaktır.

Osmanlı İmparatorluğu’nda milliyetçilik değil, ümmetçilik anlayışı egemendi.

Türklere milliyetçilik düşüncesini aşılayan Atatürk olmuştur.

Atatürkmenbey Türk milletinin , başka milletlerin varlığına , bağımsızlığına , içişlerine karışılmamasına saygı gösteriyor ise ve onların da kendi milli misakiye  sınırları içindeki milli birliğine aynı saygıyı gösterilmesini ister ve mücadele edilmesini ve korunmasına çalışır.

Atatürkmenbey  milli birlik ve bütünlük içinde hangi hırkadan olursa olsun Türkiye’de yaşayan , kendini Türk sayan , devletimizin ve yurdumuzun bölünmezliği , bütünlüğü , kalkınması ve mutluluğu için çalışan herkes Türk’tür.

Türk milli birliği benimseyen Türk kimliği verilerek taşımasına layık olur.

Atatürkmenbey millibirlikçiliği , kaynaştırıcı , birleştirici , bütünleştirici , gerçekçi , bilimsel , akılcı , insancıl , barışçı , çağdaş , laik ve antiemperyalist bir milli birlikcidir.

 

TOPLUMCULUKDAN MİLLİLEŞMEK:

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  bölesel, yerelsel insanların bir arada yıllarca bir arada yaşayarak aynı dili,inancı, örf, adetleri günlük alışa gelmiş yaşantılarını birlikde paylaşdıkları insanların Tarihsel gelişmede , çeşitli aşamalardan geçerek millet olma düzeyine ulaşan toplumun , bazı değerlerle donanması Halkcılıkdan, toplumculuğun oluşumunun bütünleşdiği unsur millileşmekdir.

Türk Milli dayanışmanın vazgeçilmez şartlarındandır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak birlikte kararlar vererek düzen halinde oluşdurdukları toplumlaşmış insanlar kendi eğemenliklerini kurması ilede milletleşmeleri ile milli birliklerini koruyacağız.

Millleşerek geniş halk kitlelerinin çıkarlarını kişi , zümre ve sınıf çıkarlarının üstünde tutmak , halkı devlet ve toplum yönetiminde egemen kılacağız .

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Millilik , toplum içinde hiç hırkanın, (etnik köken)( fırkanın) kimsenin diğerinden üstün tutulmamasını , herkesin yasalar önünde eşit olmasını , hiçbir kişiye , zümreye veya fırkalara (etnik köken)  ayrıcalık tanınmamasını öngöreceğiz.

Milli özelliğin ön gördüğ, halkın devlet yönetimine en geniş ve en etkin biçimde katılmasını , devlet hizmetlerinin halka en iyi biçimde götürülmesini , her görüşteki kişilerin , hırkaların (etnik köken) aranmaksızın devlet hizmetlerinden eşit olarak yararlanmasını zorunlu kılacağız .

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Milli ilkesi toplumdaki belli kişi ayrımcılığı, hırkaların veya mesleksel güce değil , tüm halkın çıkarlarının gözetilmesini birinci  ön planda tutar.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Milli, Kişi ayrımcılığı , hırak, meslek güc çıkarı ile halkın çıkarı çatıştığı zaman önlenmesi için tebdir alır halkın çıkarı yeğlenir , tercih edilir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak olarak Genel yararı , zümre yararının üstünde tutar.

 

  1. C) Devletçilik

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Milli birliğin getirdiği unsurlarda kendini yönetme, yönlendirme, gelişdirme sosyal, ekonomi yönden güclü kılmak içindende vatandaşları ile devlet kurumalarınıda beraber bütünleşdireceğiz.

Devlet olmanın gerçek gücü de , her şeyden önce vatandaşların birlik , beraberlik , sevgi ve saygı ortamında bütünleşmelerinin ve bir millet olarak organize edilmelerinin başarı olmaları içinde hizmet veren kurumları devletin devamlılığını vatandaşı bütünleşdirerek güven ortamını sağlayacağız .

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak devletin ekonomiye yön vermesi , ekonomik yaşama doğrudan doğruya katılması , ekonomide öncü olacak ve liğder konumuna getireceğiz .

Atatürkmenbey Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak , Türkiye cumhuriyeti’nin kapitalist yolla , özel sektör eliyle kalkınabileceğine  yabancı kapitalistler , azınlık kompradorları tasfiye edilecek , onların yerini alan her türlü limitsiz teşviklerleTürk kapitalistleri yurdumuzu kalkındıracaklardır.

Elde edilecek gelirlerde vatan içinde kalarak kalkınmaya teşvik için kullanılacaktır.

Bu amaçla devlet , milli bir kapitalizmin gelişmesine büyük ölçüde destek olacak. Yerli kapitalistlere, iş adamlarına büyük olanaklar tanınacak.

Atatürkmenbey, Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak özel sektöre dayalı kalkınma politikasının devletçilik ilkesini benimsemiştir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  Devletçilik ilkesinin benimsenmesiyle, devlet eliyle yeniden yönlendirilecek, ekonomik yaşama katılmaya, ekonomiye yön vermeye başlayacak , teknoloji ve sanayii ile kalkınmanın önünü açarak kendi halkından olan kapitalistler kazandıklarını tekrar kendi halkına hizmet olarak sunacaklardır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak devlet Özel Türk sektörlerine büyük önem veren ve halka , topluma daha çok hizmet götürülmesini devlet denetiminde  limitsiz desteklenecektir.

Bu dönemde ayrıcalıklı yabancı sermaye şirketleri kademeli olarak Türk özel söktere devrederek yüzde yüz Türk özel sökterler, kendi halkına hizmet verdirecek devlet ve yabancı kapitülasyonları kaldırmada başarılı oluncak.

Devlet , Özel Türk sökterlerine hızlı ve dengeli kalkınma amacını gerçekleştirmek için uygulamaya konululacak ve başarılı olunması için özel statü uygulayacaktır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devletçiliğin önemli görevi gerekliliğidir.

  1. D) Felsefe ideal

Çağdaş Adalet İktisad, Partisine göre İdeal Devlet Vatandaşla diyalogu  nasıl olmalıdır?

şia edineceğimiz  islam flilozoflarımızdan Eflatun felsefesinden yola çıkarak , Gelişdirilirliş önemli kuram içersinde inşa edeceğiz;

Bunlar. “bilgi”, – “idealar”, -“ruhun ölümsüzlüğü”, -“evrende doğum”  (Cosmogonie, Cosmogony – Evren’in oluşumunu inceleyen bilim dalı) ve – “devlet” ile ilgili kuramlarıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devlet, diyalog ile vatandaşlarının gereksinimlerini tüm bu kuramlarını, etik ağırlıklı görüşlerle irdeleyerek araşdırarak geliştirmesidir.

Eflatun Felsefesinin Devlet  ana gereği, insanın mutluluğu ve yetkin yaşamın sağlanmasıdır.

Yetkin bir yaşam, ancak erdemli bir hayat sürmekle elde edilebilir. Erdemin temeli “bilgi”, özü “idealar kavramı”, gerekçesi “evrende doğum”, güvencesi “ölümsüzlük”, yaşamsal sığınağı “devlet”tir.

Eflatun’a göre ve gördüğü, olan sorunlara hem fikir katılıyoruz; Eflatun’a görede ancak felsefe ile çözülebilir.

İnsanların doğal amaçları olan toplumsal mutluluğu sağlamakla görevli devlet yönetme sanatı, felsefe bilgisi olmadan yapılamaz; nelerin toplumsal mutluluğu getirebileceğini, felsefeden başka hiçbir şey tarif edemez.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bilinmelidir ki „yığınlar hiçbir zaman filozof olmayacaktır“.

Dolayısı ile toplumları sosyal bilimlere mutluluğa ulaştırmak, yönetimin bilge kişilere teslim edilmesi ile mümkün olur, „başa filozoflar geçmez, ya da baştakiler  felsefe bilim eğitimi almamış ise yapmazlarsa, insanlığın acıları asla sona ermeyecektir.“

Felsefe eğitimi almaları şarttır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak devleti teşkil  eden bireylerin  ergin olmaları  içinde felsefe ve sosyal ilimler bilgisini  sevenler  şeklinde eğitilmeleri,  bilgiyi istemeleri sağlanmalıdır, halk;  –  askerler  ve -koruyucular (Siyasette söz sahibi olanlar) ile toplumu meydana getiren – bireylerin tamamıdır, bu üçünün özelliklerinden birini, diğerlerinden daha fazla arzu ederek ve isteklerine uygun davranarak  Felsefe ve sosyal ilimler ile ideal devlet düzenine ulaşacaklardır.

Hem fikir olduğumuz Eflâtun’un ahlâk anlayışı, bütün insanların kendiliğinden iyiliği aradıkları temel fikrine dayanır.

Ona göre en kusurlu davranışlar istenmeyerek yapılır ve fazîlet (erdem) denilen şey, bilgidir.

Bedenden daha önemli olduğunu söylediği ruhun; bilgelik, adâlet, cesâret ve ılımlılık adı altında dört fazîleti olduğuna inanır ve inanırız. Ayrıca;

– insan, tabiatı icabı sosyal bir varlıktır.

– Akıl karışıklığı, bir toplumun içine düşebileceği en ciddî hastalıktır ve topluma hâkim ortak bir gâyenin olmayışından doğar.

– insanların sosyal mevkilere geçmesi; – bilgi, – beceri ve – kâbiliyetine göre olmalıdır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İslâm düşüncesinde Yeni Eflatun idiyolojisi; ruhun ölümsüzlüğü, tanrı’nın yetkinliği, bütün yaratılanların ve evrenin tanrı özünden fışkırdığı, insan ruhunun bedenden ayrılınca ana kaynağı olan ahıret âleme döneceği görüşüne dayanır.

Tanrı’nın bütün niteliklerin üstünde bir varlık oluşu, varlık kavramı altında toplanan her şeyin ondan gelişi, her şeyin sonunda gene geldiği kaynağa döneceği inancı; İslam dini inanışında yeni Eflatun fikir anlayışla da çözümlenmiştir.

  1. ve X. yy.larda yaşayan İslam filozofları, düşünürleri ve mutasavvıflarının görüşü iki ayrı doğrultuda gelişti, biri; yaratılışın tanrı tarafından yoktan var edilişi olduğunu Kuran ve hadislerde sabit olan görüş, öteki de; yaratılışı, tanrı özünün görünüş alanına çıkış olarak yorumlayan görüştür.

Birinci görüşü savunanlar Sünni düşünürler, bilginler ve filozoflar; ikinci görüşü savunanlar da genellikle mutasavvıflardır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Sünni düşünürler, bilginler ve filozofların desteklediği birinci görüşü savunanlar ile hem fikirle destekleriz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İbni Sina, Farabi, Gazali, İbni Rüşd bir yandan Eflatunun görüşü benimsedi, bir yandan da İbni Sina Aristoteles’in düşüncelerinden de yararlandılar.

İbni Sinanın islamla özleşmeyen fikirlerini ret ederiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak neden ret ederiz….

İbni Sina  Aristoteles’in düşüncelerini düşüncelerinde hem fikir olduğundanda islama  aykırı olduğu içinde İbni Sinanın bazı düşüncelerini benimsemeyiz.

İbni Sinanın islamla özleşmeyen fikirlerini ret ederiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak neden ret ederiz….

İbni Sina  Aristoteles’in düşüncelerini düşüncelerinde hem fikir olduğundanda islama  aykırı olduğu içinde İbni Sinanın bazı düşüncelerini benimsemeyiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak olarak Anadolu’da, gerek sünni, gerek alevi, bütün İslam tarikatları, belli bir anlamda Eflatunun fikirlerini düşüncelerini benimsemiştir.

Bunlar arasında Mevlevilik, Bektaşilik, bir dereceye kadar Hurufilik ve Ekberiye tarikatları, Eflatunun fikir ve görüşlerini benimseyen kuruluşlardır.

Eflatunun düşünce felsefe ve tasavvufun dayalı fikirleride yanı sıra İslam ülkelerinde gelişen edebiyatı da etkiledi.

Tasavvuf konularını işleyen bütün müslüman şairler birer Yeni Eflatun’cudur.

Tasavvufun; «devir nazariyesi» denen ve insan ruhunun değişik aşamalardan geçerek Tanrı’ya yükseldiği, her basamakta ayrı bir varlık katının bulunduğunu, insan yaşarken hangi manevi aşamaya kadar yükselmişse, ölünce ruhunun o aşamada kalacağını savunan görüş, Yeni Eflatun’cu düşüncenin yeni bir yorumudur.

Yeni Eflatun’cu görüş, İslam ülkelerinde, özellikle Kur’an ve hadis verilerine bağlı kalan çevrelerde ve tasavvufu benimseyen yörelerde bugün de vardır.

Eflâtun’un günümüze  ulaşan  eserleri,  34  dialog,  13 mektup  ve  Sokrates’in  savunmasından  ibârettir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devlet,  Vatandaşları arasında Diyaloglar’a bölüştürülmüş felsefesinin bu Diyaloglar’ı birbirine bağlayan orta ve ana halkasıdır; bu özelliğiyle en başta Eflatun felsefesini anlama çabasında bir kilit metin özelliği taşımalıyız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak aynı zamanda, sosyal Bilim yüzyılın başında gerileme dönemine girmiş olan Devletimizin politik, sosyal, kültürel ihtiyaçlarına cevap ve çözüm arayarak Devlet milli bütünlüğü halkası içinde yenilikçi esnek ve reforumlar yaparak tamamen pratiğe dönüştürmektir.

Pratik ile felsefi teorinin bu birlikteliği, adaletin ne olduğu, devletin doğuşu, en iyi devlet, en iyi millet, en büyük ‚iyi‘, devletin bekçileri, yöneticileri, kadroları , sosyal bilgi biçimleri, idealar öğretisi, karakter tipi ile devlet biçimleri ilişkisi vb. üzerinde yaşadığı dünya içinde çağdaşlaşma milletin devle mensubu olduğu uygar modern medeniyet gertirmek zorundadır.

İşte bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal devlet, içinde, milletin ahlaki birlikteliğinin kurulduğu, felsefe ile politikanın, teori ile pratik hayatın bütünleştiği, ideal bir millete dünüşdürülebilecek en üst biçim haline getirmektir.

Devamlı bir  ideal devletin nasıl olacağının araşdırarak ortaya koymaya çalışmakdır.

Ancak bizler, Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ideal devlet konusunda bir “yeni consensus”un dünyada giderek kabul gördüğünü ve kabul göreceğimizi ifade etmek istiyorum.

 

ÇAĞDAŞ ADALET İKTİSAD PARTİSİ

MİLLETTİN EĞEMENLİĞİNDE İDEAL  DEVLET

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal  Devlet tanımı ve edindiğimiz ilkelerimiz

İdeal Devlet olabilmek içinde Sivil toplum düzenin kurulması ve kurumsallaşması için bu ilkelerin büyük önem taşıdığının inancında olarak aşağıda Çağdaş Adalet İktisad Partisi ilkelerini tanımlayacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ilkelerimize uygun olarak aldığımız aşağıdaki maddeleri yoruma açık sunuyoruz.

1- Devlet sosyal consensus’a dayalı bir kurum olmalıdır.

Devletin meşruiyeti için ilk ve temel koşul sosyal consensus’dur.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal Devletin gücünün kaynağı Türk milletidir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak olarak Vatandaşlar, can ve mal varlıklarının  korunmasının ötesinde, bütün meslek gurubları, sosyal bilim, bölgesel yönetim ve yerel yönetim devlete ne tür görevler devredecekleri konusunda diyalog ve görüşmeler yoluyla uzlaşmaya çalışacağız .

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Pratik olarak bunu gerçekleştirmenin yolları pekala mümkündür.

Milletin kendi kurduğu devleti iyi bir İdeal devlet yönetimi için gerekli ilkeleri katılımcı ve uzlaşmacı yollarla tesbitidimizi aşağıda belirterek hizmetler sunacağız

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal devletin bu birinci boyutunu Sözleşmeci (Contractarian) Devlet olarak adlandırıyoruz.

  1. Devlet sosyal sözleşmeye dayalı bir kurum olacakdır.

Zaten devleti imar eden milletir milletin mutluluğu refahını devlet sağlaması gereği mecburdur.

Bu, devlet ile vatandaşlar arasında yeni  bir resmi kontrat (sözleşme) yapılması demektir.

Yeni oluşduracağımız bu resmi kontrat Anayasa’dır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Anayasa, bireylerin hak ve özgürlüklerini güvence altına alan, bununla birlikte devletin güç, yetki, görev ve fonksiyonlarının sınırlarını çizen bir resmi kontrat hüviyetini tanımlayacagız.

Devletin güç ve yetkilerini sınırlamayan ve bununla birlikte vatandaşların hak ve özgürlüklerini güvence altına almayan hiç bir anayasa meşru değildir.

İdeal devletin bu ikinci boyutunu  Anayasal Devlet olarak adlandırıyoruz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Anayasaya sahip olan her devlet Anayasal Devlet olarak kabul edilemez; olsa olsa “Anayasalı Devlet” olarak adlandırılabilir.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Vatandaşların evrensel hak ve özgürlüklerini güvence altına almayan ve etkin bir şekilde koruyamayan bir devlet anayasası Sembolik Anayasa olarak kabul edilebilir.

Temenniden öteye geçmeyen hükümlerle dolu sembolik bir anayasaya sahip olan bir devlet hiç bir zaman Anayasal Devlet olarak kabul edilemez.

  1. Devletin sahip olduğu güç ve yetkiler tek bir elde toplamayacağız; yasama, yürütme ve yargı organları arasında dağıtacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Kuvvetler Ayrılığı olarak ifade edilen bu ilke, optimal devletin bir başka boyutunda oluşturacağız.

Örnegin :

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Milli misakiye sınırlarını özel muhavaza kuvvetler oluşdurarak ve şehir içi güvenliği emniyeti poliler şehir dışı güvenliği özel eğitimli polis timleri oluşdurularak koruma altına alacağız.

Güvencemiz olan ordumuz sadece  güvenliğimizi tehtit eden terör ve ayrılıkçı unsurlara karşı sınır ötesi ve barış gücü olarak milli misakiye sınırları dışında konuşladıracağız.

Kuvvetler ayrılığı ilkesinin anayasada güvence altına alınarak ve etkin bir şekilde ( darbelere karşı ) uygulanması büyük önem  özen göstereceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Özetle, ideal devlet olma yolunda ; Kuvvetlerimizi ordumuzu iç ve dış siyasetten Ayrı sosyal bilime Dayalı Devlet imar edeceğiz.

  1. Devletin sahip olduğu bazı güç ve yetkileri tek merkezden alarak; devletin denetimi altında devlet bilhassa denetleyerek bir kısım güç, yetki, görev ve fonksiyonlar yerel yönetimlere ve diğer devlet birimlerine paylaştırarak bir kısım ağırlığı alarak hafifleteceğiz.

İdeal devletin bu boyutunu Adem-i Merkeziyetçi Devlet (Desantralize Devlet) kimliğini oluşturacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İyi bir ideal devlet için idareler arasında hem hizmet, hem de gelir bölüşümünün anayasal düzeyde yapılandırarak eşit paylaştırılması için düzenleme yapacağız.

Devleti yeniden reforumlarla yapılandırarak eski yapısından çıkartıb merkezi idare ile yerel idareler arasındaki hizmet ve gelir bölüşümünün eşitliğine devletin kendisi ile denetleyerek mutlak hakim olacağız.

Anayasada her iki yönlü güvence altına alınması ve teminatıda ideal devlet olacak.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdari bölgelerde merkez sosyal ekonomi sistemini gelişdireceğiz.

  1. Devletin sahip olduğu “siyasi” güç ve yetkilerin çerçevesi ve sınırları mutlaka devlet anayasasının bir bölümünü oluşturacak “Siyasal Anayasa” içerisinde sınırlandıracağız.

Devlet, vatandaşların hak ve özgürlüklerini koruyan bir kurum haline getirilerek uzlaşımcı sorun değil sorunları çözen dengeli yapısal yapacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bireylerin, devlete devletin bireylere karşı  korumak için devletin hukuk kuralları (anayasal ve yasal kurallar/ normlar) ile birbirlerine sınırlandırılması getireceğiz.

Kamu görevlilerin, memurlar, Belediye başkanlar ve millet vekillerinin dokunulmamazlığı kisveti altında milletin çıkarlarına karşı kendilerine  zırh oluştşramayacaklar.

Dokunulmamazlığı suç unsuru kesinleşdiğine hiç bir neden aranmadan dokunulmamazlığı kaldrılacak ve vatandaş gibi yargılanıb mahkumiyet alacaklardır.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal devletin bu boyutu Hukuk Devleti olarak adlandıracağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Vatandaşın suçu ne olursa olsun, kendisine kesin suçu tebliğ edilmeden gözaltına alınması, tutuklanması ve  avukat bulundurma hakkından yoksun bırakılmayacak, savcılık hazırladığı  iddaanamesini mahkeme kararı ile tutklama emrini çıkaracak demokratik hukuk devleti anlayışı ile İdeal devleti olduğunu hissettireceğiz .

Özetle, iyi devlet, güç ve yetkileri hukuk kuralları ile etkin bir şekilde sınırlandırılmış devlet haline getireceğiz.

  1. Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Devletin sahip olduğu “ekonomik” güç, yetki, görev ve fonsiyonlarının çerçevesi ve sınırları mutlaka devlet anayasınının bir bölümünü oluşturan “İktisadi veEkonomik Anayasası” içerisinde sınırlandıracağız.

Devletin ilk ve temel görevi, insanların canlarının ve mallarının güvenliğini daha etkin anayasa ile sağlayarak teminat altına alacağız.

Şüphesiz Bizler Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk Milletimizin bu Minimal Devlet fonksiyonları (iç ve dış güvenlik, adalet ve yarğı hizmetleri) dışında diğer bazı hizmetlerin ve görevlerin devlet tarafından üstlendirib koruma ve güvence altına alacağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak ancak devletin görev ve fonksiyonlarına bir sınır çizilmemesi halinde devletin giderek genişlemesi ve büyümesinde rol alacak uygun şekli ile milletimizle birlikde mekanızmayı çalıştıracağız.

Artatırılan ve  devlet faaliyetleri, kamu harcamalarını katlayarak, bunun sonucu olarak da vergi ve borç yükü ağırlaşmakta, hükümetler para basma yoluyla harcamaların finansmanına araşdırarak etkin şekilde önlemler alacağız.

Devlet kamu kadrolarını sistematik şekilde her iki tarafın zarara uğratılmadan günün şartlarına göre uygulama getireceğiz.

Yine sınırsız devlet anlayışımızda sadece devlet Türk dilini Dünya ülkelerinde eğitim vererek Türkçenin yayğınlaştırılmasında hizmet vereceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak bu`da bizim ilklerimizden olmazsa olmazlardan olacak.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk dilinin artması Ticari ekonominin büyümesinde yardımcı olacaktır.

Ve dış ticarette alan değil üretimi artıran  satan devlet halini alacağız.

Bununla yani şimdiki devlet yönetimi ile devamlı mali ve parasal disiplin bozulmakta ve ekonomik sorunlar ağırlaşmaktadır aşılmamaktadır.

İdeal devlet için mutlaka hükümetlerin harcama, vergileme, borçlanma ve para basma yetkilerinin çerçevesinin anayasal ve yasal normlarla sınırlandırarak önlem önlemler alacağız

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal devletin bu boyutunu Sınırlı Devlet şeklidirerek devletin nerde nerelerde hareket etme kabiliyetini günü şartları ile belirleyeceğiz.

Devlet kendi Çerçevesi içinde denetlemelerle konturol mekanizmasını çalışdırarak güvence altında olacak.

Bu anlayış ile devletin en uygun görev ve fonksiyonlarının ve optimum büyüklüğünün gelirlerini eşit paylaştırarak tesbit edilmesi amaçlıyoruz.

  1. Devletin egemenliği Millet egemenliğine dayalı bir kurum haline getireceğiz.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak Türk Milleti, kendini yönetecek temsilcilerini serbest seçimler yoluyla belirleyebilmeli ve yönetime 100`de%  katılabilmelidir ve Katılmasını sağlayacağız.

İdeal devletin bu boyutunu Demokratik Devlet olarak ifade edebilir hale getireceğiz.

İdeal Demokratik devlet, aynı zamanda vatandaşların temel hak ve özgürlüklerinin etkin bir şekilde korunması gerekliliğini gerçekleşdireceğiz.

  1. Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak İdeal Devlet piyasa ekonomisinin işleyişine ve fiyat mekanizmasına gerektiğinde müdahale ederek ve sınırlı düzeyde tutulmasını sağlayacağız.

Piyasa ve fiyat mekanizmasına dayalı bir devlet anlayışı oluşturacağız.

İdeal Devlet, mal ve hizmetleri direkt sunan değil, piyasa mekanizması aracılığıyla hizmetlerin sunulmasını kolaylaştıran bir konumda oluştşracağız.

Çağdaş Adalet İktisad Partisi olarak  İdeal devletin bu boyutunu, Katalizör Devlet olarak motorize edeceğiz

  1. İdeal Devlet, özel teşebbüslerin daha iyi ve etkin bir şekilde sunabilecekleri mal ve hizmetleri üretkenliklerini destekleyerek daha iyi modern teknolojileri dünyada her ne varsa son teknoloji Türkiyeye getirtirilerek ve özel sıtatüler vererek destek olacağız.

İdeal Devlet konumunu koruyarak serbest  piyasa ekonomisinde manevra oyunun kurallarını tesbit edeceğiz.

İdeal devletin bu boyutunu, Hakem Devlet olarak adlandırabiliriz.

İdeal Devlet, ancak özel teşebbüslerin yetersizliği söz konusu olduğunda  yetersiz kalan özel teşebbüs yöneticlerinin yerine yeni ekonomideki faaliyetleri üstlenebilecek atamalarda yardımcı olaca